2014-11-06 - 14:15
TBMM KİT KOMİSYONU...
Eti Maden'in 2012 yılına ilişkin hesapları TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu toplantısında görüşülerek ibra edildi.
Eti Maden'in 2012 yılına ilişkin hesapları TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu toplantısında görüşülerek ibra edildi.

Toplantı öncesinde şirket hakkında bilgi veren Yılmaz, 2013 yılında 1,8 milyon ton bor kimyasalı ve eşdeğer ürün üretimi gerçekleştiğini, 2014 yılında ise 2,1 milyon ton bor kimyasalları ve eşdeğeri ürün üretimi planlandığını, Eylül sonu itibariyle 1,49 milyon ton üretim gerçekleştirildiğini kaydetti.

Yılmaz, son 10 yılda üretim kapasitesinin yatlaşık 4 kat artış gösterdiğini dile getirerek, gelecek 10 yılda da 2,5 katına çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Dünyada 4 milyar ton cevher olduğunu, bunun yüzde 70'inin yaklaşık 3,2 milyar tonun Türkiye'nin değişik yerlerinde rezervleri buluduğunu belirten Yılmaz, şu anda 16 farklı kimyasal madde ürettiklerinin altını çizdi.

Yılmaz, ARGE çalışmaları sonucunda borun tarım alanında kullanımıyla büyük katkılar elde ettiklerini, tarım sektöründe kullanılan borun tüketiminin son 3 yılda 2 katına çıktığını belirterek, " Bu seneyi 150 bin tonla kapatacağız. Bor tarımda mikro besleyici olarak kullanılıyor. Bir çok ülkede yüzde 80-90'a kadar arpada rekolte artışı yaşandı" dedi.

Düz camda bor kimyasalları kullanmaya başladıklarının altını çizen Yılmaz, Rusya'da yaptıkları bir çalışmada reel şartlarda bor kimyasallarını kullanarak yüzde 10 enerji tasarrufu sağladıklarını bildirdi.

Geliştirdikleri temizlik ürünü Eti Matik'in içerisinde petrol türevi olmadığını, dışa bağlı hiçbir girdinin olmadığını belirten Yılmaz, piyasadaki ürünlerle kıyasladıklarını, Eti Matik'in en popüler markaları geçtiğini bildirdi.

Yılmaz, dünya toz çamaşır deterjan piyasasının 85 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, "Biz bu pazarın yüzde 10'ununa ulaşmayı hedefliyoruz. Yani 8,5 milyar dolarlık bir hedef var önümüzde" dedi.

2013 yılında toplam bor ürünleri satışından 826 milyon dolar elde ettiklerinin altını çizen Yılmaz, ihracat tutarının ise 799 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.

Yılmaz, 2014 yılında ise 880 milyon doları ihracat olmak üzere toplam 910 milyon dolar bor satışı gerçekleştirmesinin programlandığını açıkladı.

Genel Müdür Yılmaz, 2014 yılı eylül sonu itibariyle 639 milyon dolar bor ihracatı gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Şirketin 2013 yılı satışlarından 841 milyon lira kar elde edildi. 2014 yılı brüt karının 1 milyar lira olmasını hedefliyoruz. 2014 Eylül sonu itibarıyla brüt karı 750 milyon lira seviyelerine ulaştı. Son 10 yılda kar 26 kat arttı. Eti Maden'in satışlarından elde ettiği gelir ve karın yaklaşık yüzde 97'si ihracat yoluyla gerçekleşti. Şirketin tarihi boyunca Hazine'ye ödediği temettünün yüzde 90'ı son 10 yılda ödendi. Bu dönemde Hazine'ye 2,3 milyar lira temettü ödemesi gerçekleşti."

Yılmaz, 2014 yılında 90 ana başlıkta 150 proje için yaklaşık 230 milyon lira yatırım yapılacağını ifade ederek 2015 yılında ise 360 milyon lira yatırım yapılmasının programlandığını kaydetti.

Lityum karbonat pilot tesisi ve borlu soda üretimi projelerinin faaliyete geçmesine yönelik çalışmalarının devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, Kırka'da kurulması planlanan Merkezi Kalsilasyon ve Çözme Ünitesi ile Bigadiç Kalsin Kolemanit Tesisi Projelerinin yatırım programına uygulama projesi olarak ilave edilmesi için Kalkınma Bakanlığı nezdinde girişimlerinin devam ettiğini bildirdi.

Yılmaz, önümüzdeki dönemlerde özel bor kimyasalları olarak tanımlanan ve özel sektör tarafından geliştirilmesi için gerekli destek verilmesine rağmen önemli gelişmelerin kaydedilemediği bor karbür, bor nitrür, ferro bor başta olmak üzere pek çok kimyasalın daha Eti Maden'in ürün portföyünde yer almasının gündeme gelebileceğini bildirdi.

Eti Maden'in bor tüketim miktarını artırmak için başta borlu temizlik ürünleri olmak üzere düz cam, cam yünü kompozit ürünler geliştirmenin yanı sıra küresel oyuncu olma yolunda yurtdışında şirket satın alma ortaklık kurma tesis kurma dahl işbirliklerinin geliştirilmesini hedeflediğini anlatan Yılmaz, "Stratejik alanlardabelirlenen üretim ve satış hedeflerinin gerçekleştirilmesiyle 2019 yılında yüzde 65 pazar payına ulaşarak 2,5 milyar dolar satış geliri hedefliyoruz. 2023 vizyonunda bor kimyasalları üretim kapasitesini 5,5 milyon tona satış gelirini 2,5 milyar dolara, brüt karın ise 1,5 milyar dolara çıkarılması ve 2 bin 500 kişiye yeni istihdam sağlanması hedefleniyor" diye konuştu.

Sunumun ardından soru ve öneriler kısmında söz alan İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, borun tarımsal alanlarda kullanımının artırılmasını ve tarım örgütleriyle irtibata geçilerek borun tarımda daha yaygın kullanılmasını sağlayacak tedbirlerin alınması gerektiğini bildirdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de toprakta kullanılan bor ürünlerinin çiftçi ve kullanıcılara hitap edilecek bir isim konulmasına ilişkin önerisini sundu.

MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy da karbon salınımının azaltılması için baca gazı filtrasyonunun çok önemli olduğunun altını çizerek, Eti Maden'in bu konudaki çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı.

Öneriler hakkında söz alan Yılmaz da tarım sektöründe kullanılan borla ilgili iç piyasa ve dış piyasadaki durumun çok farklı olduğunu belirterek, "İç piyasada bu malı bedava versek de bir şey olmaz. Sektör kullanmaz. İlk başta bu kültürü oluşturmak lazım. Biz buna karar verdik referans topraklar alacağız. Rekolteleri karşılaştırmamız lazım. Referans topraklar alarak referans değerler toplamaya çalışıyoruz. Bizim hedefimiz gerekiyorsa ürünü bedava vermek ve referans topraklardan referans bilgiler almak." diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye'deki tarımsal alanlarda bor kimyasal ürününün doğru kullanımının yaygınlaşması için yerli gübre üreticileri , üniversiteler ve tarım örgütleriyle de irtibata geçtiklerini bildirdi.

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsüsü'nün (BOREN) herhangi bir üniversite ile işbirliği yapmadığı ve Eti Maden'e ARGE anlamında katkısının yeterli olmadığı eleştirilerini de yanıtlayan Yılmaz, "Danıştay'ın verdiği karara göre Eti Maden İşletmeleri ARGE çalışması yapamaz. Ama bizim ana statümüzde ARGE çalışması yapabilir yazıyor. Eğer bir kurum yaşayacaksa ve söz sahibi olacaksa proje üretmesi gerekiyor. Ne yapalım frene mi basalım? BOREN'e ayrılan bütçe ile bu konuşulan şeylerin yapılması mümkün değil" diye konuştu.

BOREN Başkanı Şükrü Öztürk de konuya ilişkin, BOREN olarak patent müracatlarının 30'a yaklaştığını, 2014 yılı sonuna kadar da 50'ye ulaşmasını hedeflediklerini kaydetti.

Öztürk, ARGE süreçlerinin uzun süreli yatırımlar gerektrdiğini belirterek, bor alanında bir uzmanlık alanının bulunmadığını, farklı alanlardaki uzmanlıkları bor için mobilize etmeye çalıştıklarını ifade etti.

Tasfiye halinde olan Karadeniz Bakır İşletmeleri AŞ'nin 2012 yılına ilişkin hesapları TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) komisyonu toplantısında görüşülerek, genel görüşe sunuldu.

Tasfiye halinde olan Karadeniz Bakır İşletmeleri AŞ'nin 2012 yılına ilişkin hesapları TBMM KİT komisyonu toplantısında değerlendirilerek genel görüşe sunuldu.

Karadeniz Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Rüstem Ateş, şirket hakkında bilgiler vererek, şirkete ait son işletmenin de satılması neticesinde Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 22 Haziran 2007 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verdiğini anımsattı.

Şirketin sermayesinin tamamının ödenmiş 100 milyon lira olduğunu ifade eden Ateş, mevcut sermayenin yüzde 99,997'sinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na, yüzde 0,001'inin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne, yüzde 0,002'sinin de özel şahıslara ait olduğunu bildirdi.

Ateş, "Şirketimiz 2012 yılını 7 milyon 543 bin 882 lira, 2013 yılını ise 5 milyon 560 bin 661 lira dönem karı ile kapattı" dedi.

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun (MKEK) 2012 yılına ait bilançoları TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nda ibra edildi.

KİT Komisyonu toplantısının başında söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Bakanlar Kurulu'nun onayladığı yönetmelik yokken Sayıştay Raporu'nun üzerinde "gizli" ibaresinin bulunmasını eleştirdi.

MKEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İzzet Artunç, şirket hakkında bilgiler vererek, dünya ve NATO standartlarına uygun şekilde üretim yaptıklarının altını çizdi. Türkiye'deki güvenlik güçlerinin ihtiyaçları karşıladıktan sonra yurt dışı pazarlama faaliyetlerine hız verdiklerini belirten Artunç, yeni çelikhane yapım projesi için teklifler alındığını, değerlendirme çalışmalarının ardından projeye başlanacağını bildirdi.

Artunç, performans test çalışmalarının ardından geçici kabulü yapılacak olan Oleum Tesisi ve Sıvı Patlayıcı Tesisi projelerinin de 2015 yılında tamamlanacak projeler arasında olduğunu söyledi.

1974 yılından bu yana 250'yi aşkın ARGE projesinin tamamlandığına dikkati çeken Artunç, seri üretim sürecine dönüşeek ARGE projelerinin toplam maliyetinin 256 milyon 769 bin 608 lira olduğunu kaydetti.

Üretim ve satış rakamlarına ilişkin bilgi veren Artunç, "Eylül 2014 sonu itibariyle üretimimiz 268,5 milyon TL, satış rakamımız 509,2 milyon TL, ihracatımız 39,4 milyon TL olarak gerçekleşti" dedi.

Faaliyet sonuçlarına ilişkin de Artunç, yılın 9 ayında 299,2 milyon TL satışa karşılık 180 milyon TL faaliyet karı, 36,4 milyon TL de dönem karı elde ettiklerini açıkladı.

Artunç, Sayıştay önerileri arasında yer alan "Savunma Sanayi Müsteşarlığı Koordinatörlüğünde yürütülen M60 A1 tanklarının modernizasyonu programı kapsamında, 120 mm tank topu sistemi ve 120 mm tank mühimmatı imalatında kullanılacak malzemelerin yurt dışı yerleşik firmadan tedarikinde yaşanan problemler dolayısıyla teslimatın zamanında yapılamayacağı ve gecikme cezası doğacağından ilgili merciler nezdinde cezasız süre uzatımı hususunda yeniden girişimlerde bulunulması" önerisini yanıtladı.

Söz konusu mühimmatların İsrailli IMI firmasından alınacağını ifade eden Artunç ancak firmanın "tungsten" fiyatlarında yüzde 600'lük bir artış olduğunu gerekçe göstererek, mevcut sözleşme kapsamındaki fiyatlardan malzemeleri vermemesi nedeniyle sözleşmedeki sürede tedarik yapılamadığını belirtti.

Bunun üzerine Milli Savunma Bakanlığı'ndan bir kaç defa süre uzatımı taleplerinde bulunduklarını ancak kabul edilmediğini dile getiren Artunç, son yaptıkları cezasız süre uzatımı talebinin yanıtını beklediklerini kaydetti.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar konuya ilişkin, "Gecikme cezası yüzde 600'lük fiyat artışından mı, yoksa o dönemde İsrail ile ilişkilerin çıkmaza girmesinden mi kaynaklanıyor" sorusunu yöneltti.

Soruyu yanıtlayan Artunç, "Biz fiyat artırımını kabul etmedik. Çeşitli müzakerelerde bulunduk. Fesih konusu da gündeme geldi. Biz bunu yaparız dendi. Ama uluslararası tahkime gidildiğinde bu konular sonunda genelde olumsuzlukla sonuçlanıyor. İsrail tarafında fiyatın normale döndürülmesi konusunda bir yumuşama oldu. Sipariş yapıldı. Parçalar geldi. Şimdi biz o parçalarla üretim yapıyoruz" diye konuştu.

MKEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Artunç, Sayıştay'ın "Bin dönüm arazi kamulaştırması yanında 107 personelin yurt dışında eğitimi yaptırılarak 52 binadan oluşan tesis kurulmak suretiyle tamamına yakın bölümü bitirilen Tanksavar Füzesi Üretim Projesi (ERYX) kapsamında Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ile firma arasında gelişen anlaşmazlık sonucunda 2004'te durdurularak sözleşmesinin feshedilmesine müteakip başlatılan tahkim süreci 2009 tarihinde sonuçlandı. Kurum ile 3 yabancı firma arasında imzalanan ve halen yürürlükte olan sözleşmelerin durumlarının açıklığa kavuşturulması ve 9 yılı aşkın süredir atıl durumda bekletilen tesisin akıbetinin bir an önce netleştirilmesi" önerisine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Artunç, söz konusu proje kapsamında sözleşmelerin sonlandırılması için çalışmalara başlandığını söyledi.

Firma temsilcileriyle görüşmeler yapıldığını belirten Artunç, bu görüşmelerde kurum depolarındaki firmalara ait malların envanterinin kesinleştirilmesi, bu malların hangilerinin firmalarca geri alınarak yurt dışına çıkartılacağının ve hangilerinin imha edileceğinin belirlenmesi, bunlara bağlı olarak sözleşmelerin sona erdirilmiş olduğunu belirten bir metnin taraflar arasında imzalanması gerektiğinin ifade edildiğini açıkladı.

İzzet Artunç, konuya ilişkin bir komisyon kurulduğunu, komisyon çalışmaları ile varılacak sonuca göre firmalardan MBDA-F firması ile olan sözleşmelerin sonlandırılacağını ve atıl olarak bekletilen tesisin akıbeti hususunda bir karar verilebileceğini bildirdi.

Bir soru üzerine şu anda binalar ve arsanın MKEK'in bünyesinde olduğunu ifade eden Artunç, proje kapsamında eğitim alan 107 personelden kurumda sadece 4-5 kişinin kaldığını bunun da kanayan bir yara olduğunu belirtti.

Bu tesisi Roketsan ile yapılan projelerde altyapı olarak kullanma planlarının olduğunu ifade eden Artunç, halihazırdaki üretim bantlarını Roketsan'ın kullanabileceğini söyledi.

"2014 yılındaki karlılık hedefiniz nedir" sorusunu da yanıtlayan Artunç, bu sene öngörülen karın geçen sene elde edilen kardan düşük olduğunu söyledi.

Toplantının ardından MKEK'nin 2012 yılına ait bilançoları ibra edildi.