2010-12-19 - 18:24
TBMM Genel Kurulunda Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezinin 2011 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda Adalet Bakanlığı, Ceza ve
İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi
Başkanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezinin 2011
yılı bütçelerinin onuncu tur görüşmelerde MHP grubu adına söz alan Konya Milletvekili Faruk
Bal, adalet sisteminde 8 yıl önceki sorunların devam ettiğini, 8 yılın adalet
açısından ''heba edildiğini'' savundu.
Mal aleyhine işlenen suçlarda patlama olduğunu söylenen Bal, ''AKP, 8
yıllık iktidarında yargının temel sorunlarına çözüm getirememiş aksine yeni
sorunlar üretmiştir'' dedi.
AK Parti'nin ''devleti partileştirmede, devlet kadrolarına parti
militanlarını yerleştirmede başarılı olduğunu'' ileri süren Bal, iktidarın
toplumu, ''yandaş olan, olmayan'' diye ikiye böldüğünü savundu.
Bal, ''Türkiye'nin değil bütün dünyanın bilim adamı olarak değer verdiği
Sayın Mehmet Haberal kitap yazıyor 'Benim Suçum Ne?' diye. Sayın Haberal'ın suçu
nedir? Kaç aydır, yıldır içerde yatmaktadır. Sayın Haberal gibi yargısız infazdan
cezaevlerinde yatanları buradan saygıyla selamlamak istiyorum. Yaşın yanında
kurularla beraber yargısız infaza tabi tutulanlara da sabırlar diliyorum'' diye
konuştu.
Bazı AK Parti milletvekilleri, Bal'ın bu sözlerine alkışlayarak tepki
gösterdiler.
MHP Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul, cezaevlerinin kapasitesinin 140
bine çıkarılmasının planlandığını belirterek, ''İşi, aşı olan insan kolay kolay
hukuksuzluk yapmaz o zaman cezaevlerinin kapasitesini artırmaya da gerek kalmaz''
dedi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ''İktidarın 2011 bütçesiyle
kısır döngüyü kırmaya niyeti olmadığını'' öne sürdü.
Ayhan, Cumhuriyet döneminden AK Parti dönemine kadar toplam dış ticaret
açığının 250 milyar dolar olduğunu, bu yılın sonunda ise 400 milyar dolara
ulaşacağını ifade etti.
Ayhan, gelişmiş ülkelerde uygulamaya konulan genişletici para
politikalarının gelişmekte olan ülkelere sermaye akışına neden olduğunu,
Türkiye'nin buna karşı tedbir almadığını savundu.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, her fırsatta ''vesayetten''
şikayet eden iktidarın ''hükümetin kurumlardaki vesayetini görmemezlikten
geldiğini'' savundu.
''Yargının kalitesizleştiğini'' ileri süren Öztürk, ''İnsanların yargıya
olan güvenleri giderek azalıyor çünkü insanlarımız hak aramaktan bıktı. Bugün
İstanbul'da 13-14 ay sonrasına gün verilmektedir'' diye konuştu.
''Adalet hizmetlerinin hızlı, kolay, ucuz olmasını sağlayacak reforma
ihtiyaç olduğunu'' ifade eden Öztürk, Adalet Bakanlığının ''hukuksuzluğun,
keyfiliğin üretildiği bir bakanlık haline geldiğini'' öne sürdü.
CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, cezaevlerinin fiziki
koşullarının çok kötü olduğunu söyledi.
Tutuklamanın ''fiili bir cezaya dönüştürüldüğünü'' savunan Özdemir,
''Silivri'yi toplama kampına dönüştürdünüz'' dedi.
''Aynı toplama kampında Balyoz davasına da başladığını'' anımsatan
Özdemir, ''Hangi hukuk devletinde davaya bir gün kala mahkemenin başkanı
değiştirilir?'' diye sordu.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Türkiye Adalet Akademisinin
idari, mali ve bilimsel özerkliğinin bulunmadığını ileri sürdü.
Köktürk, ''AKP ve sayın Başbakan bağımsız yargıda dilediğince at
koşturabilme hevesinden vazgeçmelidir'' dedi.
CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren, dış ticaret açığına dikkat
çekerek, ''Sadece iktidar yandaşı sermaye için kriz teğet geçmiştir'' diye
konuştu.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan,
Türkiye'nin ihracatı ve ithalatındaki ilk 10 ürünün başında demir çeliğin
geldiğini belirterek, ''Bu nasıl oluyor? Siz dışarıdan 9'a demir çelik alıp, 10'a
mı satıyorsunuz?'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Dış Ticaret
Müsteşarlığı ile İhracatı Geliştirme Etüd Merkezinin 2011 yılı bütçeleri
görüşülüyor.
AK Parti Grubu adına konuşan Karabük Milletvekili Mustafa Ünal, yargının
iş yükünün fazlalığına dikkati çekti.
Avrupa'da hakimlerin bir yılda baktıkları dosya sayısı 200 iken,
Türkiye'de hakimlerin bin 78 davaya, savcıların da bin 417 soruşturmaya baktığını
ifade eden Ünal, yargının iş yükünün azaltılması gerektiğini söyledi.
AK Parti Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, iktidarlarında, yargı
reformunun demokratikleşme sürecinin bir unsuru olarak ele alındığını ifade
ederek, yargıyla ilgili bir çok yasanın arka arkaya çıkarıldığını kaydetti.
AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Türkiye'nin ihracat
yapmadığı ülke kalmadığını dile getirerek, en çok Çin'e yapılan ihracatın
arttığını belirtti.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, AK Parti'nin yargıda köklü bir
değişiklik yapmadığını öne sürdü.
'DGM'leri kaldırdı ama onun yerine özel yetkili mahkemeleri getirerek,
dolanma yapmıştır'' diyen Geylani, uzun süreli tutuklamaların meşrulaştırıldığını
iddia etti. Geylani, TCK ve CMUK'la ifade özgürlüğünün baskı altına alınmaya
çalışıldığını savundu.
Yargı birliğinin sağlanması için, askeri mahkemelerin sadece askeri
disiplin suçları kapsamında kalması gerektiğini vurgulayan Geylani, ''Özel
yetkili mahkeme ve savcılık uygulamasına son verilmelidir'' dedi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal da 19 Aralık 1999'da
cezaevlerinde ''ölüm operasyonları'' yapıldığını öne sürdü.
O dönemin bakanı, ''operasyon kararının MGK'de görüşülüp alındığını''
söylemesine rağmen bugüne kadar hiç bir şey yapılamadığını kaydeden Birdal, ''Bir
protesto eyleminde bir milletvekili arkadaşımız yaralandı, ancak polisler
hakkında hiç bir şey yapılamadı. Bu da o polisleri cesaretlendiriyor'' diye
konuştu.
''Biz askeri vesayetten bahsediyoruz ama asıl vesayet yargıda'' diyen
Birdal, tutukluluk halinin cezaya dönüştürüldüğünü, KCK davasında tutukluların
aylar sonra hakim karşısına çıkarıldığını söyledi.
BDP'li Hasip Kaplan ise Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'a, ''70 ülke
geziyorsunuz ama yanınıza muhalefetten bir tane milletvekili almıyorsunuz''
eleştirisinde bulundu.
''Sayın Bakan Muşlu ama Muş 2007'ye kadar hiç ihracat yapmayan iller
arasındaydı'' diyen Kaplan, ''Bölgede hayvancılığı da bırakmadınız, memleketi
anguslara bıraktınız'' dedi.
Hasip Kaplan, Türkiye'nin en çok ithalatının Rusya ile olduğuna işaret
ederek, ''Bu ilginç değil mi? ''Eskiden (komünistler Rusya'ya) denilirdi. Şimdi
ne diyeceğiz? Yeşil milliyetçiler Moskova'ya mı diyeceğiz?'' diye sordu.
Kaplan, ''Sayın Bakan (Zafer Çağlayan), Güney Amerika'da sadece
Brezilya'ya gitmiş. Arjantin ve Latin Amerika ülkelerine gitmemiş. Gidip
Castro'nun bir çayını içseydiniz, Chavez'e bir selam verseydiniz'' ifadesini
kullandı.
Türkiye'nin ihracatında ve ithalatındaki ilk 10 ürünün başında demir
çeliğin yer aldığını ifade eden Kaplan, ''Bu nasıl oluyor, anlamak mümkün değil.
Hem ihracatın hem de ithalatın ilk sırasında demir-çelik... Siz dışarıdan demir
çelik alıp satıyor musunuz? 9'a alıp 10'a mı satıyorsunuz?'' diye konuştu.
(21.50)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
