2010-12-22 - 11:16
2011 YILI BÜTÇESİ GENEL KURULDA...
TBMM Genel Kurulunda, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi, Kamu İhale Kurumu ve Gelir bütçeleri kabul edildi.
Genel Kurulda bugün 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
bazı maddeleri de oylanacak.

Bütçe üzerinde ilk sözü, MHP Grubu adına Aydın Milletvekili Ertuğrul
Kumcuoğlu aldı.

MHP Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin,
sadece borçların faizlerinin ödenmesi için ülkenin varlıklarının haraç mezat
satıldığını öne sürerek, ''Özelleştirme uygulamaları, Oferleştirme (İsrailli Ofer
Firması), Albayraklaştırma ve Tayyipleştirme olarak geri döndü'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı,
Özelleştirme İdaresi, Kamu İhale Kurumu ve Gelir Bütçesi üzerinde grubu adına söz
alan MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, Türkiye'nin çok ciddi bir sıcak
para sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu ileri sürdü. Yatırımcılar tarafından
sıcak paranın çekilmesi durumunda, ''el elde, baş başta'' kalınacağını savunan
Kumcuoğlu, ihracatın, büyük finansman açıkları verilerek artırıldığını ifade
etti.

Üretim ve istihdam yaratmayan yatırımın sağlıklı olmadığını belirten
Kumcuoğlu, pamuk, buğday üretiminde ekim alanlarının daraldığını, buna bağlı
olarak verimin düştüğünü söyledi. Sanayide durumun çok kötü olduğunu savunan
Kumcuoğlu, ''Demiri eritmek, yuvarlamak üretimi artırmak değildir. Öyle
söylüyorsunuz. Erbakan Hoca duymasın, 'Vah benim çömezlerim ne halde' diye
üzülmesin'' şeklinde konuştu.

MHP İstanbul Milletvekili Ümit Şafak, vergisini düzenli ödeyen
mükelleflerle zaman zaman getirilen aflarla haksızlık edildiğini öne sürdü.
Şafak, 2002 yılına göre vatandaşların benzini daha pahalı kullandığını savunarak,
2007 yılından bu yana kapanan işyeri sayısındaki hızlı artışa dikkati çekti.
Yabancı sermayeli alışveriş merkezlerinin esnafın sonunu hazırladığını ifade eden
Şafak, ''AKP iktidarı bile bile esnafı yabancı sermayeye boğdurmaktadır'' dedi.
İşsizlik ödeneği ve kömür yardımı alan vatandaşların sayısının giderek arttığını
belirten Şafak, bunun ekonominin bozulmasının önemli bir göstergesi olduğunu
savundu.

MHP Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin ise partisinin, çalışanların
mağdur edilmediği bir özelleştirme politikasını her zaman desteklediğini söyledi.
AK Parti iktidarı döneminde özelleştirmenin, ''devletin malı haraç mezat
satılsın'' şeklinde algılandığını ve günübirlik politikalarla yapıldığını öne
süren Çirkin, ''Özelleştirme sonucunda çalışanlar 4C statüsünde köleliğe
itilmekte, karşı çıkanlar gazlı coplu muameleye tabi tutulmaktadır. Tıpkı Tekel
işçileri gibi. Özelleştirmeler karşılığında üretim, istihdam, yatırım olmamıştır.
Sadece borçların faizlerinin ödenmesi için ülkenin varlıkları haraç mezat
satılmıştır. Özelleştirme uygulamaları, Oferleştirme, Albayraklaştırma ve
Tayyipleştirme olarak geri döndü. Bunların hesabını sormak için gün sayıyoruz''
diye konuştu.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, verginin ekonominin aynası olduğunu
belirterek, AK Parti hükümetinin ekonomideki sorunların üstesinden gelemediğini
öne sürdü. ''Hükümetin ekonomik politikalarının, ülkeyi üretmeden tüketen,
kazanmadan harcayan bir ortama sürüklediğini'' ifade eden Akçay, halen esaslı bir
sanayi politikası oluşturulamadığını söyledi. Akçay, ''AKP Hükümeti tarafından
sürekli olarak halka büyüme masalları anlatılmaktadır'' dedi ve halka yansımayan,
kağıt üzerinde kalan sanal bir büyümenin söz konusu olduğunu söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Harun Öztürk de hükümetin belirlediği ekonomik
hedeflerin önemli bir bölümünün gerçekleşmediğini, vergi affı uygulamasını
gerektirmeyecek bir ortam oluşturulamadığını ve af beklentilerini engelleyecek
düzenlemelerin yapılamadığını ifade eden Öztürk, yanlış uygulamalarla vergide af
beklentilerinin sürekli hale getirildiğini söyledi. Öztürk, hükümetin, küresel
ekonomik krize doğru teşhisler koyamadığı için vatandaşların borç batağı
içerisinde olduğunu öne sürdü.

AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün,
''Türkiye'yi borç-faiz sarmalından AK Parti kurtarıyor. Hükümet doğru yoldadır,
Maliye Bakanlığı görevini yapmaktadır'' dedi.

Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi, Kamu
İhale Kurumu ve Gelir Bütçesinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sırasında CHP
Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, verginin mali güce
göre alınmasının Anayasa gereği olduğunu belirterek, dolaysız vergilerin
miktarının çok düşük, dolaylı vergilerin miktarının ise yüksek olduğunu ifade
etti.

Yüzde 70 dolaylı, yüzde 30 dolaysız vergi toplandığını kaydeden Özyürek,
dünyanın en pahalı benzinini Türkiye'nin kullandığını, çünkü astronomik seviyede
ÖTV ve KDV alındığını söyledi.

Sigara ve alkollü içkilerden de yüksek vergi alındığını belirten Özyürek,
''Yasaklamaya cesaret edemediğiniz için içkiyi kullanılmaz hale getiriyorsunuz''
dedi.

Ekonomide kayıtdışılığın çok fazla olduğunu belirten Mustafa Özyürek,
hükümetin bu nedenle dolaylı vergilere ''Yüklendikçe yüklendiğini'' savundu.
Özyürek, ''AKP, kayıtdışı sektörlerden beslenen bir partidir. Bu nedenle bu
konuda hiçbir ilerleme kaydedilememiştir'' görüşünü dile getirdi.

Vergi denetiminin partizanca kullanıldığını da öne süren Özyürek, büyük
bir medya kuruluşunun vergi denetimi ile etkisiz hale getirildiğini, ''adeta
susturulduğunu'' iddia etti. Özyürek, ''İş dünyasına müthiş bir vergi denetimi
korkusu hakimdir'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, hangi kuruluşların özelleştirileceği
konusunda bilgi olmadığını öne sürerek, şubatta bu konuyu sorduğunu, henüz bir
bilgi sahibi olmadığını söyledi.

Anayasa değişikliği ile yargının yerindelik denetimi yapamaz hale
geldiğini belirten Oyan, ''Talan düzenini yargı denetimi dışına çıkarmanın
peşindesiniz'' diye konuştu.

Kamu İhale Yasası'nın mevcut hükümet dönemlerinde 18 kez değiştirildiğini
dile getiren Oyan, yine değiştirilmesinin gündemde olduğunu kaydetti. Oyan, ''Bu
kadar değişikliğe rağmen yasayı ayak bağı olarak görüyorsunuz'' dedi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ise, hükümetleri döneminde
mali disiplin konusunda büyük başarı sağlandığını ifade etti.

Bütçe açığının giderek azaldığını, denk bütçe noktasına doğru yol
alındığını belirten Özgün, bütçe üzerindeki faiz baskısının da giderek azaldığını
dile getirdi. Özgün, ''Türkiye'yi borç-faiz sarmalından AK Parti kurtarıyor.
Hükümet doğru yoldadır, Maliye Bakanlığı görevini yapmaktadır'' dedi.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan ise özelleştirme
ihalelerinin şeffaf bir ortamda gerçekleştirildiğini kaydederek, 2011'in de
özelleştirme açısından başarılı geçeceğini ifade etti.

BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, ''ülke
ekonomisinin, dalgalı kur politikası nedeniyle dev dalgalar içerisinde yüzen bir
gemiye benzediğini'' öne sürdü.

TBMM Genel Kurulunda, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı,
Özelleştirme İdaresi, Kamu İhale Kurumu ve Gelir Bütçesi üzerinde görüşmeler
sürüyor.

AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, yeni oluşturulan kamu
alımları sisteminin saydamlık, verimlilik ve rekabeti artırdığını söyledi.
Sistemin, son yıllarda yapılan çalışmalarla daha ''hesapverilebilir'' bir şekle
dönüştürüldüğünü anlatan Karasayar, ihale sürecinin tüm aşamalarının internet
ortamında yapılmasının hedeflendiğini ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit, kamu alımlarının öneminin
her geçen arttığını belirterek, bu alımların ülkelerin ekonomik ve sosyal
politikalarını da etkilediğini söyledi.

AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, bütçe gelirlerinin
artırılması için kayıtdışılıkla etkili mücadele edilmesi gerektiğine dikkati
çekti. Geçmişte mükelleflerin ödediği vergilerin hizmete dönüşmediği
gerekçesiyle, vergi ödenmekten kaçındığını belirten Kızılcıklı, ''Şimdi insanlar
yapılan yolları, barajları gördüğünde vergilerinin doğru yerlere harcandığını
anlıyor'' dedi.

Vergiden faizlerin ödenmesine ayrılan payın giderek küçüldüğünü ifade
eden Kızılcıklı, bunun hizmete ayrılan payın büyümesine yardımcı olduğunu
söyledi. Kızılcıklı, ''Gelir bütçesini ne kadar artırırsanız, o kadar çok hizmet
edersiniz'' dedi.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bütçede sağlık, eğitim, özürlüler,
kadın ve aileye bütçeden az pay ayrıldığı eleştirisinde bulundu. Hükümetin sosyal
adalet anlayışının bu noktada iflas ettiğini savunan Kaplan, ''Hepsinin bütçesi
Cumhurbaşkanı Gül'ün dün bindiği F-16 uçağının parası kadar etmiyor. Ancak burada
derin devletin bütçesi görünmüyor. Operasyonların parası belli değil. Alın size
illegal, korsan bütçe. Girdisi, çıktısı belli değil. İki Türkiye oluşturdunuz;
biri varsılların, diğeri yoksulların Türkiyesi'' diye konuştu.

Kaplan, Cizre ve Yüksekova'nın il yapılmak istendiğini anımsatarak, ''Ben
'buyrun, hodri meydan' diyorum. Yapmayan namerttir. Getirin yasayı bir günde
çıkaralım. Çünkü biz halka inanır, güveniriz. Güvenmeyenler korksun'' dedi.

BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik ise gelir dağılımı açısından
bölgeler arasında büyük farklar olduğunu ileri sürerek, bugün asgari ücretle iki
depo benzin alınabildiğini söyledi. İnsanların bir maaşıyla ancak iki depo benzin
alınan bir ülkede refahtan söz edilemeyeceğini savunan Özçelik, ''Türkiye'nin
bazı bölgelerinde açlık yüzde 70'lere varıyor. Böyle bir dengesizlik karşısında
demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü geliştirmeniz mümkün mü? Güneydoğu'da insanlar,
çocuklarının gıdalarından keserek bütçelerini oluşturuyor'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı sözlerine atıfta bulunan Özçelik, şöyle
devam etti:

''Ana dilimizde eğitim istemeyeceğiz, fabrika istemeyeceğiz, işsizliği
nasıl önleyeceksiniz? İçtenlikten yoksun kardeşlik söylemleriyle artık bizi
kandıramazsınız, deniz bitti. Ekonomik talepler yok sayılacak, kültürel, sosyal
talepler yok sayılacak, sonra biz kardeş olacağız... Bölgeye yapılan harcamaların
önemli bölümü savunma için. Sağlık ve sosyal alan yatırımları çok küçük. 'Bölgeye
yatırım yapıyoruz'' diye halkı kandıramazsınız.''

BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, konuşmasına başlamadan Maliye Bakanı
Mehmet Şimşek'e hitaben, ''Bakıyorum, komisyon sıralarına bürokraside bir tek
kadın arkadaş yok. Erkekler topluluğu olarak geliyorsunuz. Hemcinslerinizle
gösterdiğiniz bu dayanışmadan ötürü sizi önce eşinize sonra tüm kadınlara şikayet
ediyorum'' dedi. Uras'ın bu konuşmasının ardından iki kadın bürokrat gelerek,
komisyon sıralarına oturdu.

Ekonomide, sıcak para bağımlılığının, uyuşturucu bağımlılığından farklı
olmadığını belirten Uras, ''Sıcak para kullanımıyla cari açık artıyor. Cari açık
ekonomide en önemli risk olmaya devam ediyor. Türkiye, aynı zamada net borç alan
bir ülkedir. Bu nedenle, kur istikrarı çok önemli. Dalgalı kur politikası
nedeniyle ekonomimiz dev dalgalar içerisinde yüzen bir tekne misali sallanıp
duruyor'' diye konuştu.

Bütçenin, yurttaşların belgesi olması gerektiğini ifade eden Uras,
kaynaklar ve harcamalar dengesinin vatandaşların katılımına açık hale getirilmesi
gerektiğini savundu. Ekonomide de katılım ve demokrasinin hakim olmasının önemli
olduğunu, AK Parti'nin bu anlayışı taşımadığını savunan Uras, vergi verenlerin
taleplerinin dinlenmesi gerektiğini belirterek, ekonomik büyümenin demokrasi ve
özgürlükten ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

''Biz bir çınarız ne kadar budarsanız o kadar gürleşiriz'' diyen Uras,
özgür ve demokratik bir tartışmadan korkulmaması gerektiğini söyledi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de hemen
hemen bütün vergi kategorilerinde vergi yükünün düştüğünü söyledi. Akaryakıt
ürünlerinde 2002 yılında da şimdi de vergi yükünün yüksek olduğunu belirten
Şimşek, ''Ama bugün daha az'' dedi.

Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi, Kamu
İhale Kurumu ve Gelir bütçelerinin TBMM Genel kurulundaki görüşmeleri sırasında
milletvekillerinin eleştirilerini yanıtlayan Şimşek, iddia edildiği gibi
Türkiye'de genel olarak vergi yükünün yüksek olmadığını ifade etti.

OECD ülkelerindeki oranlar hakkında bilgi veren Şimşek, Türkiye'deki
dolaylı vergi oranlarının da OECD ortalamasına yakın olduğunu, çok farklı
olmadığını söyledi.

Gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergilerin milli gelire oranın düşük
olduğunu ancak bunun yeni bir husus olmadığını belirten Şimşek, düzeltilmesi için
''epey adım attıklarını'' kaydetti.

Şimşek, son birkaç yıldır yapılan çalışmalar sayesinde 540 bin yeni kira
vergisi mükellefi kazandıklarını belirterek, ''Birtakım çalışmalar var, hakikaten
bir başarı da var'' dedi.

Türkiye'de 2005 yılında ortalama yüzde 16 olan KDV oranını yüzde 14.4'e
düşürdüklerini belirten Şimşek, KDV'si düşürülen ürünleri sayarak, ''Bu dönemde
KDV'si artan bir ürün gösterin, gerçekten bakalım'' dedi.

Şimşek, AB'de de alkollü içkiler ve tütün mamullerinden ÖTV alındığına
değinerek, AB ile uyum çerçevesinde vergi faslının aşıldığını kaydetti. Bazı
ürünlerde vergi yükünün yüksek olduğunu, bunu her zaman dile getirdiğini ifade
eden Şimşek, ''Ama 2002 yılından bu yana bu vergilerde bir artış olmamıştır''
dedi.

Benzin ve motorindeki ÖTV oranları konusunda geçmişe dönük bilgiler veren
Şimşek, şöyle devam etti:

''Bütün bunlar akaryakıt ürünlerinde vergi yükünün yüksekliğini ortadan
kaldırmıyor. Akaryakıt ürünlerinde 2002 yılında da vergi yükü yüksekti, şimdi de
yüksek ama bugün daha az. 2002 yılında 100 liralık benzin alsanız o gün 70
liradan fazlası Hazineye geliyordu, bugün yaklaşık 65 lirası geliyor. AK Parti
hükümetleri döneminde tek tük bazı ürünler hariç hiçbir konuda vergi yükü ciddi
oranda artmamıştır. Akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükü azalmıştır. Hemen
hemen bütün vergi kategorilerinde vergi yükü düşmüştür, artmamıştır.''

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, belediye ve il
özel idarelerinin istihdam büroları değil, hizmet büroları olmasını istediklerini
söyledi.

Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında
milletvekillerinin bakanlık bütçesi üzerindeki sorularını yanıtladı.

Denetim elemanlarının vergi mükelleflerini matrah artırmaya hiçbir
şekilde zorlayamayacağını belirten Şimşek, ''Bu söz konusu olamaz'' dedi.
Muhalefet partisi milletvekillerinin bu sözlerine itiraz etmesi üzerine Şimşek,
şunları kaydetti:

''Bir yerde yanlışlık varsa düzeltiliriz. Bize spesifik bilgiyi verin,
üzerine gidelim. Ben genel ilkelerden bahsediyorum. Mükellefleri yapılan
düzenlemeler konusunda bilgilendirmekle sorumluyuz. 'Bakın böyle bir imkan var,
şartları budur' demek onları zorlamak anlamına gelmez. Hiçbir şekilde
mükelleflerimizi matrah artırmaya zorlamayız, zorlayan olursa da gereğini
yaparız.''

Milletvekillerinin, ''Yapar mısınız?'' sorusunu Bakan Şimşek, ''Yaparım''
diye yanıtladı.

Çiftçilerin elektrik borçları ile belediyelerin vergi borçlarının da
yapılandırma kapsamında olduğunu anımsatan Şimşek, ''Aşağı yukarı, hemen hemen
herkesi kucaklayacak şekilde kolaylık sağlıyoruz. Dolayısıyla, belediyelerimizin
ve çiftçilerimizin bu işin dışında tutulması diye bir şey söz konusu değildir''
dedi.

Kredi kartlarının, bankanın vatandaşla yaptığı bir sözleşme sonucunda
verildiğini hatırlatan Şimşek, şöyle devam etti:

''Geçtiğimiz dönemde buna ilişkin bir düzenleme de yaptık ama hiçbir
şekilde bankaları zorlayamayız. Bankalar istediği zaman böyle bir kanuna gerek
kalmadan kredi kartı mükellefiyle oturup, istediği şekilde faizi, vadeyi
düzenleyebilir. Şu anda buna kanuni bir engel söz konusu değil. Çünkü sonuç
itibarıyla özel bir anlaşma... Banka ile tüketici arasındaki bir anlaşmadır.''

Bakan Şimşek, Türkiye'de AB'nin birçok ülkesine göre vergi yükünün düşük
olduğunu vurgulayarak, ''Bundan sonra imkanımız olursa daha düşük vergi yükünü
-ama seçici bir şekilde- istihdama, rekabet gücüne yönelik kullanmayı tabii ki
isteriz'' diye konuştu.

Kurumlar veya gelir vergisinde mükelleflerin bazı harcamalarının
düşürülmesine imkan sağlayacak çalışmalar yapılabileceğini anlatan Şimşek, Gelir
Vergisi Kanunu'nun düzenlenmesine ilişkin çalışma yapıldığını hatırlattı. Şimşek,
''Bu çerçevede bir düzenleme yapılabilir ama şu an için nihai şekli verilmiş bir
düzenleme olmadığı için detaylarına girmek istemiyorum'' dedi.

Şimşek, İçişleri Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan Köy Kanunu
kapsamında muhtarların sorunlarının giderileceğini söyledi.

İl özel idaresinde veya belediyelerde ihtiyaç fazlası çalışanların kamuya
geçişine imkan sağlayan düzenlemenin ilgili alt komisyonda olduğunu belirten
Şimşek, düzenlemeyi geri çekmeyi düşünmediklerini ifade etti.

''Belediyelerin ve il özel idarelerinin istihdam bürosu olmasını
istemiyoruz'' diyen Şimşek, şunları söyledi:

''Biz onların hizmet büroları olmalarını istiyoruz. Kendilerine gelen
kaynağı büyük bir kısmını vatandaşımıza hizmet, yatırım için harcasınlar. Maaş
ödeyemeyen bir sürü belediyemiz olduğunu biliyorum. Bu sıkıntıların çoğu bana
yansıyor. Bu sıkıntıları köklü bir şekilde çözmek için arayış içerisine girdim.
BELDES'i bütçemize yine koyduk. Neden? Çünkü belediyeler maaş ödemekten
kanalizasyon, su gibi bir takım temel ihtiyaçları karşılayamıyordu. Bu temel
ihtiyaçlar karşılansın diye BELDES'e para koyduk.''

Bakan Şimşek, Türkiye'nin, küresel ekonomik kriz döneminde faizleri en
fazla düşüren gelişmekte olan ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Konuşmanın ardından, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı,
Özelleştirme İdaresi, Kamu İhale Kurumu ve Gelir bütçeleri kabul edildi.

Daha sonra, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın
maddelerinin görüşülmesine geçildi.


(11.16)

**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****