2014-12-03 - 13:00
3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ...
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Hükümet olarak engellilerimizin bir insanın bir toplumda sahip olduğu bütün haklara sahip olabilmesi için çalışıyoruz" dedi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Hükümet olarak engellilerimizin bir insanın bir toplumda sahip olduğu bütün haklara sahip olabilmesi için çalışıyoruz" dedi.

İslam, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nca "3 Aralık Dünya Engelliler Günü" dolayısıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, engellilik konusunun hem Türkiye'de hem dünyada çok önemli bir sosyal konu olduğunu söyledi.

Hükümetleri tarafından özellikle son 12 yılda engelliliği engelsiz hayata dönüştürmek için yapılan çok ciddi programlar, destek mekanizmaları ve iyileştirmeler olduğunu ifade eden İslam, "Hükümet olarak engellilerimizin bir insanın bir toplumda sahip olduğu bütün haklara sahip olabilmesi için çalışıyoruz" diye konuştu.

Engelliliğe sıfır tolerans tanıdıklarını, engelsiz bir dünya kurmak için uğraştıklarını belirten İslam, bu çerçevede hayata dezavantajlı başlamış insanların, dezavantajları ortadan kaldırmak için çalıştıklarını kaydetti.

Parlamentonun bu konuda önemli çalışmalar yaptığını ifade eden İslam, bakanlığından engelliler ya da diğer dezavantaj gruplarla ilgili gelen düzenlemelerin hem komisyonda hem de Genel Kurul'da neredeyse tamamen oy birliğiyle geçtiğini söyledi. İslam, "Diğer partilere mensup arkadaşlarımız destek olurlar. Bizimle ilgili kanunlarda olumlu tartışmalar olumsuz tartışmalardan daha yoğundur" dedi.

İslam, muhalefet milletvekillerine de bu konuya hassasiyetlerinden dolayı teşekkür etti.

Engellilik konusunda iyi yasal düzenlemeler yapılmasının 90'lı yıllarda başladığını ifade eden İslam, şöyle devam etti:

"Yasal düzenlemelerin son 12 yıldır artan bir ivmesi var. Bunun hayata geçirilmesiyle ilgili pratiklerimizi son derece profesyonel bir biçimde geliştirmeye çalışıyoruz. Bir sosyal bilinç oluşturmak gerektiğini fark ediyoruz. Bunun için çok ciddi uğraşlarımız var. Buradaki en büyük paydaşlarımız STK'larımızdır. Toplumda bir bilinç oluşturmak, engelliliğin engelsiz hayata dönüştürülmesini sağlamak için onlarla birlikte çalışıyoruz. Bu çok önemli. STK'lar sosyal devlet olmanın en önemli sac ayaklarından biridir. Eğer sosyalizasyon konularında STK'larla birlikte çalışamıyorsa bir devlet sistemi ya da bir hükümet programı daima halka erişmekte, halka ulaşmakta eksik, noksan kalacaktır. Biz bu eksikliği yaşamamak için STK'larımızla mütemadiyen el ele olmayı arzu ediyoruz. Onlardan da çok olumlu tepkiler alıyoruz hem engellilik konusunda hem de diğer konularda. Bize verdikleri destekler konusunda STK'larımıza çok teşekkür ediyorum."

İslam, yasal uygulamaların hayata geçirilmesi konusunda son derece ısrarlı ve kararlı olduklarını belirterek, yaptıkları bütün yasal değişikliklerin uygulamaya geçmesinin zaman alsa da muhakkak gerçekleşmesi gerektiğini düşündüklerini vurguladı.

Uluslararası tepkilerin Türkiye'nin bu konuda başarı gösterdiği yönünde olduğuna işaret eden İslam, şunları kaydetti:

"Biz sosyal hizmetler, sosyal destekler konusunda gelişmiş ülkeler ligine biraz geç girmiş bir ülkeyiz. Son 10, 15 yılda girmiş bir ülkeyiz. Ama bu geç girişin avantajlarından da faydalanmış bir ülkeyiz. Diğer gelişmiş ülkelerin arayarak, deneme yanılma yoluyla buldukları birçok yöntemi biz bir birikim olarak, bir dünya tecrübesi olarak karşımızda bulduk ve onlardan faydalandığımız için de süratle yol almak, çabuk lige dahil olmak gibi bir avantajla karşılaştık. Bunu elimizden geldiği kadar iyi kullanmaya çalışıyoruz. Bu konuda gelişmiş ülkelerin ilgili birim ve kurum başkanlarından çok ciddi övgüler alıyoruz."

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Kadına yönelmiş bir şiddet sadece tekil, o insana yönelmiş bir şiddet değil, çocuklarına, anne babasına, ailesine yönelmiş bir şiddettir. Kesinlikle ortadan kaldırılması gerekir" dedi.

İslam, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nun 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlediği toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Gazetecilerin, İzmir'de şiddete maruz kalan bir kadının mahkeme kararıyla yüzünün, adres ve kimlik bilgilerinin değiştirileceğinin belirtilmesi üzerine İslam, bunun Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un getirdiği bir hak olduğunu anımsattı.

İslam, ısrarlı takip sonucu mağdur olan kişilerin bireysel başvuruları sonucunda en son ihtimal ya da çare olarak kimliklerinin ve hatta talep etmeleri halinde fiziki durumlarının değiştirilmesinin hakları arasında olduğunu belirterek, "İlgili mahkeme böyle bir karar verdiği için İzmir'de uygulanmış durumda. Burada son çare olarak başvurulması çok önemli. Bir insanın hayatının ancak bu şekilde korunabileceği, normalleşebileceği mahkeme tarafından varsayılıyorsa, buna da hakkı vardır diye bir yasamız var" şeklinde konuştu.

Eşi tarafından "ölme, sürün" denilerek şiddet gören ve bunun sonucu bacakları kesilen kadınla ilgili soru üzerine İslam, durumun yakın takiplerinde olduğunu söyledi. İslam, "Bakanlığımızdan arkadaşlarımız sürekli ziyaret ediyorlar. Çocukları bizim bakımımız altında" dedi.

Kadının hastaneden çıktıktan sonraki hayatını da mümkün olduğu derecede normalleştirmeye ve iyileştirmeye çalışacaklarını ifade eden İslam, şöyle devam etti:

"Ne yazık ki insanlık dışı bir anlayışın sonucu ortaya çıkmış bir durumla karşı karşıyayız. Bütün bunların bir daha tekerrür etmemesi için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Ama toplumca bu çabanın içerisinde olmamız gerekiyor. Ne yazık ki toplumsal şiddetin, aile içi şiddetin, kadına yönelik şiddetin çözümü bir tek yasayla, bir tek bakanlığın çabalarıyla ya da birden fazla bakanlığın çabalarıyla olabilecek bir şey değil. Bu toplumsal bir dönüşüm gerektiren vahim bir sorun. Sadece Türkiye'nin değil, bütün dünyanın baş etmek zorunda olduğu bir sorun. Sadece tek boyutlu değil. Burada sadece kadına yönelik bir şiddetten söz etmiyoruz. İnsana yönelik şiddetten, toplumsal şiddetten, aile içi şiddetten söz ediyoruz. Kadına yönelmiş bir şiddet sadece tekil, o insana yönelmiş bir şiddet değildir. Aynı zamanda o kadının çocuklarına, anne babasına, ailesine yönelmiş bir şiddettir. Bu şiddeti izleyen bütün topluma yönelmiş bir şiddettir. Kesinlikle ortadan kaldırılması gerekir"

İslam, bakanlık ve hükümet olarak kadına yönelik, aile içi ve toplumsal şiddete sıfır toleransla yaklaştıklarını vurguladı.

Bütün mekanizmaları kullanarak bununla mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini kaydeden İslam, "Bizimle birlikte çalışacak olan bütün sivil toplum kuruluşlarını işbirliğine davet ediyoruz. Onlarla daima el ele olmayı arzu ediyoruz. Parlamentomuzu işbirliğine davet ediyoruz ve onlarla daima bu konuyu birlikte çalışacağımızı vaadediyoruz. Ta ki bitirene kadar" diye konuştu.

İslam, TBMM'de kadına yönelik şiddet konusunda Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunun hatırlatılması üzerine, bakanlık olarak kadına yönelik şiddetle alakalı etki analizi yaptıklarını ifade ederek, komisyonun bakanlığın bu konudaki çabalarına destek vereceğini kaydetti.