2005-12-07 - 15:11
ANAVATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI MUMCU: ''MAĞDURİYETLER VE KAMPLAŞMALAR DAHA DA DERİNLEŞTİRİLEREK, VATANDAŞIN MAĞDURİYETİ SÖMÜRÜLÜYOR, MAĞDURİYETİ BİR BAĞIMLILIĞA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR''
Mumcu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, milletin tuttuğu avukatlar olduklarını, milletin davasını güttüklerini ifade etti.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, iktidarın, ''halk ile mağduriyet
üzerinden kurduğu duygudaşlığısömürerek, bugüne kadar geldiğini''
savundu. Mumcu, ''mağduriyetler ve kamplaşmalar daha da derinleştirilerek,
vatandaşın mağduriyeti sömürülüyor, mağduriyeti, bir bağımlılığa dönüştürülüyor''
dedi.
Mumcu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, milletin
tuttuğu avukatlar olduklarını, milletin davasını güttüklerini ifade
etti.
Grup toplantılarında asık yüzle konuştuğuna yönelik eleştirileri
dile getiren Mumcu, ''Hak ve hukukun heder edildiği bir durumda, hala
güler yüzlü bir oyun oynayamayız'' dedi.
Erkan Mumcu, Türkiye'nin ağır bedeller ödeyerek ürettiği siyasi
istikrar ve tek başına iktidarın, ülke için istikrarsızlık kaynağı
haline geldiğini öne sürerek, ''kaybeden sadece iktidar değil, siyaset
kurumu, demokrasiye olan inanç ve güvendir. Dolayısıyla 'iktidar
yıpranıyor' diye sevinemeyiz'' diye konuştu.

-''ÇELİŞKİLERİ BESLEMEKTEN YARAR UMUYORLAR''-

Tek seslilik bulunduğunu ifade eden ANAVATAN lideri Mumcu, iktidar
ve muhalefetin, Türkiye'nin çelişkilerini beslemekten siyasi yarar
umduğunu, çelişkileri derinleştirdikçe, milletin, din, laiklik ve
kimlikler üzerinden kamplaştırıldıkça, siyasal alanda yalnız
kalacaklarını umduklarını söyledi.
Mumcu, şöyle konuştu:
''Sayın Başbakan, iktidarın 3 yılı geride kalmışken, Türkiye'nin
Doğu ve Güneydoğu'suna ilişkin hiçbir politika, sorunu çözecek hiçbir
olumlu adım atmamışken, birden bire daha önce reddettiği teşhisi, bu
sorunların çözümü için son derece değerli anahtarmışçasına yüksek
sesle seslendiriyor. 'Sorunun adı Kürt sorunu' diyor.
'Bölücü terör örgütünün ağzıyla konuşmayın, milletin umudunu
kırarsınız' dediğimiz zaman, bazı dostlarımız, ülkenin başbakanına,
böyle demenin şık olmadığını söylediler. Bu sözde bir karalama yok.
Başbakan ise bizim de içinde bulunduğumuz muhalefet için, 'kandan ve
terörden besleniyorlar, medet umuyorlar' dedi. İktidar partisinin
liderinden, muhalefete bundan daha ağır söz söylenmemiş, ağır hakaret
ifade edilmemiştir. Hayatımın hiçbir anında bundan ağır bir hakarete
maruz kalmadım. Buna rağmen, çözümün ne olacağını anlattım.''

-''UYDURMA TARTIŞMALAR...''-

''Aşure değiliz, içinden fasulye, nohudu, üzümü ayıracak bir şey
değiliz. Bunları ayrıştırmaya çalışmayın'' diyen Mumcu, ''uydurma
tartışmalarla milletin başının ağrıtılmaması gerektiğini'' belirtti.
Erkan Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İktidarın, bir vizyonu, sorun çözmeye dair yeteneği, sorunların
esasını kavrayacak birikimi yok. Bugüne kadar, halkla, mağduriyet
üzerinden kurduğu duygudaşlığı sömürerek geldi. Millet, 'onlar da biz
de mağduruz' dedi. Mağduriyet üzerinden kurulmuş bir duygudaşlıkla
iktidar olundu. Şimdi mağduriyetler ve kamplaşmalar daha da
derinleştirilerek, vatandaşın mağduriyeti sömürülüyor, mağduriyeti bir
bağımlılığa dönüştürülüyor. Vatandaşın mağduriyetini çözmek için ne
yapıyorsunuz? Milli Eğitim Bakanı, başörtüsü konusunda söz
vermediklerini söylüyor. Seçimde vatandaşa anlatırsınız böyle bir söz
verip vermediğinizi.''

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan
Mumcu, enerji ve doğalgaz alanında olup bitenlere kamuoyunun dikkati
çekmek istediğini, bu alanda ''yüzyılın soygununun
gerçekleştirildiğini'' öne sürdü.
Mumcu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, iktidarın,
enerji politikalarını eleştirdi.
Türkiye'nin, bu alandaki rekabet gücünün kısıtlandığını ve yüzyıl
sürecek bir risk, tehdit ve tehlike ile karşı karşıya olduğunu ileri
süren Erkan Mumcu, hükümetin, nedenini izah edemediği bir şekilde
doğalgaz anlaşmalarını yenileyerek, Türkiye'nin doğalgaz faturasını en
az 10 milyar dolar daha yüksek bir düzeye taşıdığını ileri sürdü.
''Karalana karalana bitirilemeyen, AK Parti'nin muhalefet
bayrağı'' diye nitelediği Mavi Akım Projesi'nde, hükümetin, ilk
anlaşmaya göre doğalgaz fiyatını iki kat artırılabilecek formüle imza
attığını iddia eden Mumcu, bunun bedelini milletin ödeyeceğini
söyledi.
Türkiye'nin enerji ve doğalgaz piyasasında olup bitenlere
kamuoyunun dikkatini çekmek istediğini söyleyen Mumcu, bu alanda
yüzyılın soygununun gerçekleştirildiğini savundu.

-''SOÇİ'DE NE KONUŞTUNUZ?''-

Doğalgaz kontrat devri ihaleleri ve 2. Mavi Akım hattı yapılması
konularında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı
Putin'in mutabık kaldığını, İtalya Başbakanı Berlusconi'nin de
arabuluculuk yaptığını iddia eden ANAVATAN lideri Mumcu, Erdoğan'a,
''Soçi'de, yanınızda devletimizi temsil edecek bir tercüman dahi
bulunmazken, ne konuştunuz?'' sorusunu yöneltti.

-''BALTACI ADINDA BİR KERAMET VAR''-

''Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde bunun bir örneği daha var
mı?'' diye soran Mumcu, şöyle devam etti:
''Var... Baltacı Mehmet Paşa... Türk-Rus ilişkilerinde 'Baltacı'
adında bir keramet var. BOTAŞ'ın yapmış olduğu öne sürülen, aslında
Gasprom'un yaptığı kontrat devri ihalesinde de bir 'Baltacı' çıkıyor
karşımıza... Kontrat devrinden en büyük payı alan, geçen yıl kurulan
şirket... Sayın Başbakan'ın en yakınlarının ve bizzat Enerji
Bakanı'nın işlerini takip ettiği şirket...''

-''ZERRE KADAR MASUMİYET YOK''-

Erkan Mumcu, Doğalgaz Piyasası Kanunu'nda doğalgaz kontrat
devirleri için yapılan değişiklikte, ''zerre kadar masumiyet
olmadığını'' ifade ederek, yeterlilik belgesi alan firmalardan 4'üne
Rus doğalgaz şirketi Gasprom tarafından yetki verildiğini kaydetti.
Gasprom'un, Mavi Akım için hiçbir şirkete izin vermediğini anlatan
Mumcu, Gasprom ve ortaklarının sunduğu fiyatı, BOTAŞ'ın ancak zararla
sunabileceğini, Türkiye'nin 30 yıl enerjisini dünya ortalamasının 2
katı fiyatla alacağını ve rekabet gücünün elinden alınacağını iddia
etti.

-''HESABI KİMDEN SORMAK LAZIM''-

Mavi Akım Projesiyle ilgili Yüce Divan'da dava olduğunu anımsatan
Mumcu, ''Bu Mavi Akım pahalıysa, yeni anlaşmayla neden fiyatı 2
katına çıkardınız? Alınması taahhüt edilen doğalgaz miktarı fazlaysa,
neden 2. Mavi Akım hattını yapıyorsunuz? İçerdeki dağıtım yetkisini,
neden Gasprom'a veriyorsunuz? Hesabı, şimdi Yüce Divan'da hesap veren
adamdan mı, yoksa Recep Tayyip Erdoğan'dan mı, Enerji Bakanı'nda mı
sormak lazım?'' diye sordu.

-''LİDERLERİN KANTARA ÇIKTIĞI PLATFORMLAR...''

Bütçe görüşmelerini liderlerin kantara çıktığı platformlar olarak
nitelendiren ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu, Başbakan Erdoğan'a,
Kuşadası ve Galataport limanları ihaleleri, Telekom ve Yarımca
limanının özelleştirilmesi ile Mavi Akım konularına ilişkin, milletin
avukatı olarak sorular yönelteceğini söyledi.
Mumcu, ''Hazırlıklı gelin. Millet adına bunları soracağım. O
kantardan sakın kaçmaya kalkışmayın. Gelin, millet görsün. Kim kaç
okka çekiyor?'' dedi.

-''GEZİ FERİBOTLA İLGİLİ, YAKINDA KOKUSU ÇIKAR''-

Başbakan Erdoğan'ın yurtdışı gezilerine ilişkin eleştirilerini de
yineleyen Erkan Mumcu, Avustralya gezisinin de İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'nin bir ihalesiyle ilgili olduğunu öne sürerek, ''İDO'nun
alacağı feribotlarla ilgilidir. Yakında kokusu çıkar'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu
dönemde çalışma arkadaşı olan kişileri, ''büyükşehir belediye spor''
ve ''şebekenin kare ası'' diye tanımlayan ANAVATAN lideri Mumcu,
usulsüzlüklere ilişkin geçmişte ve bugün hesap vermeyen bu kişilerden,
gelecekte mutlaka hesap sorulacağını savundu.
Erkan Mumcu, Erdoğan'ın ''ortak kimliğin din'' olduğu yönünde
yaptığı açıklamaları da eleştirerek, dini duyarlılığı olan kişilerin,
kul hakkı yememe konusunda da duyarlı olması gerektiğini söyledi.

-''KİME GİDİYOR BU PARA? HARİRİ'YE...''-

Vergi indiriminden dar gelirlilerin değil, büyük şirketlerin
yararlanacağını savunan Mumcu, kurumlar vergisinde indirimden büyük
şirketlerin faydalanacağını, bunlardan birisinin de Telekom olduğunu
öne sürdü. Telekom'un, 400 trilyon lira daha az vergi ödeyeceğini
ifade eden Mumcu, ''Kime gidiyor bu para? Hariri'ye... Tebrik ederim.
Türkiye için bulabildiğiniz çözüm bu'' dedi.

-''PAYLAŞIM ŞEBEKESİ İÇİNDE OLMAYANLAR...''-

ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, AK Parti TBMM Grubu'nun dünkü
toplantısında bazı milletvekillerinin dile getirdiği eleştirileri,
''çok değerli, namuslu milletvekillerinin vicdanının sesidir'' diye
değerlendirdi.
''Paylaşım şebekesi içinde olmayanların, vicdanen rahatsız
olduklarını'' savunan Mumcu, ''yolsuzlukların haddi hesabının
olmadığını ve insanların midesinin bulandığını'' ileri sürdü. Mumcu,
insanların, içindekini dışarı çıkarmak adına seslerini yükseltmeye
başladığını sözlerine ekledi.