2011-04-05 - 19:30
TBMM Genel Kurulu, bugün, Hükümete KHK çıkarma
yetkisi veren tasarının görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışacak.
TBMM Genel Kurulu, bugün, Hükümete KHK çıkarma
yetkisi veren tasarının görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışacak.
AK Parti'nin grup önerisi üzerine söz alan BDP İstanbul Milletvekili Ufuk
Uras, Meclis İçtüzüğünün grup değil birey merkezli olması gerektiğini söyledi.
Kılık kıyafetle ilgili yasakların da kaldırılması gerektiğini belirten Uras,
Avrupa Parlamentosunda bu konuda bir yönetmelik bulunmadığını dile getirdi. Kılıf
kıyafet gibi şekli meselelerin aşılması içerik konusunda adım atılmasının yararlı
olacağını anlatan Uras, kravatını çıkarıp kürsüye koyarak, ''Kravatımı Meclise
hediye ediyorum. Umarım yasaksız, kılık kıyafet yasağının olmadığı bir Meclisimiz
olur'' dedi. Uras, kravatını kürsüde bırakarak yerine geçti.
Başkanvekili Nevzat Pakdil'in, kravatın Uras'a verilmesini istemesi
üzerine kavas kürsüdeki kravatı alarak Uras'a götürdü. Ufuk Uras bu kez kravatı,
oturduğu sıranın üzerine bıraktı. Başkanvekili Pakdil, değişmediği sürece İçtüzük
hükümlerine uyulması gerektiğini hatırlatarak, Uras'tan kravatını takması ya da
salondan çıkması gerektiğini söyledi. Uras ise kravatını sırada bırakarak
salondan çıktı. Daha sonra kavas, kravatı Uras'a götürdü.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Uras'ın kravatını çıkarmasını
eleştirerek, ''Genel Kurul salonunda kravat çıkarılıp bütün gazeteciler de
fotoğraf çektikten sonra tekrar konsantrasyonu sağlamam sanırım zor olacak. Dört
buçuk sene yat milletvekilliğinde, sonra, 'Gider ayak bir şov yapalım da gündeme
gelelim' diye... Bunları doğru işler olarak görmüyorum' dedi.
Hükümete, KHK çıkarma yetkisi veren bir tasarıyı eleştiren İnce,
hükümetin 8,5 yılda yapamadıklarını 6 ayda yapmak istediğini öne sürdü. 23.
dönemde 503 kez toplantı yeter sayısı istendiğini bunun 137'sinde bulunmadığını,
768 karar yeter sayısı talep edildiğini bunun 412'sinde yeter sayı
sağlanamadığını belirten İnce, ''Karar yeter sayısında 138 milletvekili
bulunduramamışsınız. Bu, siz yatmışsınız demektir'' dedi. İnce, bu yetkiyi
istemenin aslında iktidara bir hakaret anlamına geldiğini savundu.
Kürsüde, AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın 2000 yılında yazdığı
''Son Ispartalı'' adlı kitabı gösteren İnce, kitabın önsözünü Tuncay Özkan'ın
yazdığını belirterek, ''Biz selam verdiğimiz zaman Tuncay Özkan'a darbeci,
Silivrici ama siz önsöz yazdırdığınız zaman eyvallah... Pişkinlik bu kadar olur''
dedi.
Daha sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, kürsüye
giderken, İnce'den söz konusu kitabı istedi.
Elitaş, Suat Kılıç'ın, kitabı yazdığı yıllarda Tuncay Özkan'ın
editörlüğünü yaptığı bir televizyonda muhabir olarak görev yaptığını belirterek,
şöyle devam etti:
''Muhabir olarak çalıştığı kurumun editörünün önsöz yazması kadar rahat
ve hoş olan bir şeye karşılık nasıl olur da böyle bir iddiada bulunabilirsiniz?
Türkiye'de darbe geleneği 1960 yılında itibaren başladı. 3 Kasım 2002 tarihinde
itibaren AK Parti'nin önlenemez yükselişi birilerini aşırı derecede rahatsız
ettiğinden dolayı, planlar yapılmaya başlandı. O darbe planlarının ne zaman
yapıldığı da belli. Türkiye'de milletin bağrından çıkmış insanların iktidara
gelmesi birilerini rahatsız etmeye başladığı andan itibaren, 'Bu iktidarı biz
nasıl önleyebiliriz?' diye planlar yapıldığını gördük. Darbenin ayak seslerini
meşru hale getirmek için birilerinin nasıl gayret etiğini gördük.''
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa
sahip olan AK Parti'nin, 8,5 yıldır yapamadığını, yetki alarak 6 ayda
gerçekleştirmeyi talep etiğini savunarak, ''6 ay diyorsunuz. İktidar olacağınıza
dair cebinizde senet mi var?'' dedi.
AK Parti iktidarının, bu yetkiyi isteyerek kendi başarısızlığını
gösterdiğini savunan Şandır, ''Kimsenin sizin durumunuza düşmesini tavsiye etmem.
8,5 yıl sonra 'kamu yönetiminin hantal yapısından kurtaramadık, gerekli yasal
düzenlemeleri de yapamadık' diyorsunuz. Peki siz ne yaptınız?'' diye sordu.
İktidarın, söz konusu tasarıyla devletin tüm yapısını değiştirmek için
yetki istediğini savunan Şandır, ''Siz Başkanlık sistemine geçiş için idari bir
zemin mi hazırlıyorsunuz?'' dedi.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurul bugün, hükümete Kanun Hükmünde Kararname çıkarma
yetkisi veren tasarı ile Libya ile yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması
anlaşmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısının görüşmelerinin bitimine
kadar çalışacak.
Genel Kurul yarın çalışmalarını sağlık hizmetlerinin hızlandırılması,
Türkiye ile Suriye arasında bazı anlaşmaların kabulüne ilişkin tasarının bitimine
kadar sürdürecek. Genel Kurul, Perşembe günü de saat 12.00'de toplanarak 6
araştırma komisyonunun raporunu ele alacak.
Sağlık hizmetlerinin hızlandırılmasına ilişkin tasarının Çarşamba günü
bitmemesi durumunda, Perşembe günü komisyon raporlarının ele alınmasının
ardından, tasarı üzerindeki görüşmelere devam edilecek. Söz konusu tasarının
görüşmelerinin Perşembe günü de tamamlanamaması halinde, Genel Kurul Cuma günü
14.00'de toplanacak.
Genel Kurulda daha sonra Hükümete KHK çıkarma yetkisi veren tasarının
görüşmelerine geçildi.
(19.30)
yetkisi veren tasarının görüşmeleri tamamlanıncaya kadar çalışacak.
AK Parti'nin grup önerisi üzerine söz alan BDP İstanbul Milletvekili Ufuk
Uras, Meclis İçtüzüğünün grup değil birey merkezli olması gerektiğini söyledi.
Kılık kıyafetle ilgili yasakların da kaldırılması gerektiğini belirten Uras,
Avrupa Parlamentosunda bu konuda bir yönetmelik bulunmadığını dile getirdi. Kılıf
kıyafet gibi şekli meselelerin aşılması içerik konusunda adım atılmasının yararlı
olacağını anlatan Uras, kravatını çıkarıp kürsüye koyarak, ''Kravatımı Meclise
hediye ediyorum. Umarım yasaksız, kılık kıyafet yasağının olmadığı bir Meclisimiz
olur'' dedi. Uras, kravatını kürsüde bırakarak yerine geçti.
Başkanvekili Nevzat Pakdil'in, kravatın Uras'a verilmesini istemesi
üzerine kavas kürsüdeki kravatı alarak Uras'a götürdü. Ufuk Uras bu kez kravatı,
oturduğu sıranın üzerine bıraktı. Başkanvekili Pakdil, değişmediği sürece İçtüzük
hükümlerine uyulması gerektiğini hatırlatarak, Uras'tan kravatını takması ya da
salondan çıkması gerektiğini söyledi. Uras ise kravatını sırada bırakarak
salondan çıktı. Daha sonra kavas, kravatı Uras'a götürdü.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Uras'ın kravatını çıkarmasını
eleştirerek, ''Genel Kurul salonunda kravat çıkarılıp bütün gazeteciler de
fotoğraf çektikten sonra tekrar konsantrasyonu sağlamam sanırım zor olacak. Dört
buçuk sene yat milletvekilliğinde, sonra, 'Gider ayak bir şov yapalım da gündeme
gelelim' diye... Bunları doğru işler olarak görmüyorum' dedi.
Hükümete, KHK çıkarma yetkisi veren bir tasarıyı eleştiren İnce,
hükümetin 8,5 yılda yapamadıklarını 6 ayda yapmak istediğini öne sürdü. 23.
dönemde 503 kez toplantı yeter sayısı istendiğini bunun 137'sinde bulunmadığını,
768 karar yeter sayısı talep edildiğini bunun 412'sinde yeter sayı
sağlanamadığını belirten İnce, ''Karar yeter sayısında 138 milletvekili
bulunduramamışsınız. Bu, siz yatmışsınız demektir'' dedi. İnce, bu yetkiyi
istemenin aslında iktidara bir hakaret anlamına geldiğini savundu.
Kürsüde, AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın 2000 yılında yazdığı
''Son Ispartalı'' adlı kitabı gösteren İnce, kitabın önsözünü Tuncay Özkan'ın
yazdığını belirterek, ''Biz selam verdiğimiz zaman Tuncay Özkan'a darbeci,
Silivrici ama siz önsöz yazdırdığınız zaman eyvallah... Pişkinlik bu kadar olur''
dedi.
Daha sonra söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, kürsüye
giderken, İnce'den söz konusu kitabı istedi.
Elitaş, Suat Kılıç'ın, kitabı yazdığı yıllarda Tuncay Özkan'ın
editörlüğünü yaptığı bir televizyonda muhabir olarak görev yaptığını belirterek,
şöyle devam etti:
''Muhabir olarak çalıştığı kurumun editörünün önsöz yazması kadar rahat
ve hoş olan bir şeye karşılık nasıl olur da böyle bir iddiada bulunabilirsiniz?
Türkiye'de darbe geleneği 1960 yılında itibaren başladı. 3 Kasım 2002 tarihinde
itibaren AK Parti'nin önlenemez yükselişi birilerini aşırı derecede rahatsız
ettiğinden dolayı, planlar yapılmaya başlandı. O darbe planlarının ne zaman
yapıldığı da belli. Türkiye'de milletin bağrından çıkmış insanların iktidara
gelmesi birilerini rahatsız etmeye başladığı andan itibaren, 'Bu iktidarı biz
nasıl önleyebiliriz?' diye planlar yapıldığını gördük. Darbenin ayak seslerini
meşru hale getirmek için birilerinin nasıl gayret etiğini gördük.''
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa
sahip olan AK Parti'nin, 8,5 yıldır yapamadığını, yetki alarak 6 ayda
gerçekleştirmeyi talep etiğini savunarak, ''6 ay diyorsunuz. İktidar olacağınıza
dair cebinizde senet mi var?'' dedi.
AK Parti iktidarının, bu yetkiyi isteyerek kendi başarısızlığını
gösterdiğini savunan Şandır, ''Kimsenin sizin durumunuza düşmesini tavsiye etmem.
8,5 yıl sonra 'kamu yönetiminin hantal yapısından kurtaramadık, gerekli yasal
düzenlemeleri de yapamadık' diyorsunuz. Peki siz ne yaptınız?'' diye sordu.
İktidarın, söz konusu tasarıyla devletin tüm yapısını değiştirmek için
yetki istediğini savunan Şandır, ''Siz Başkanlık sistemine geçiş için idari bir
zemin mi hazırlıyorsunuz?'' dedi.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Genel Kurul bugün, hükümete Kanun Hükmünde Kararname çıkarma
yetkisi veren tasarı ile Libya ile yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması
anlaşmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısının görüşmelerinin bitimine
kadar çalışacak.
Genel Kurul yarın çalışmalarını sağlık hizmetlerinin hızlandırılması,
Türkiye ile Suriye arasında bazı anlaşmaların kabulüne ilişkin tasarının bitimine
kadar sürdürecek. Genel Kurul, Perşembe günü de saat 12.00'de toplanarak 6
araştırma komisyonunun raporunu ele alacak.
Sağlık hizmetlerinin hızlandırılmasına ilişkin tasarının Çarşamba günü
bitmemesi durumunda, Perşembe günü komisyon raporlarının ele alınmasının
ardından, tasarı üzerindeki görüşmelere devam edilecek. Söz konusu tasarının
görüşmelerinin Perşembe günü de tamamlanamaması halinde, Genel Kurul Cuma günü
14.00'de toplanacak.
Genel Kurulda daha sonra Hükümete KHK çıkarma yetkisi veren tasarının
görüşmelerine geçildi.
(19.30)
