2006-10-01 - 15:00
TBMM BAŞKANI ARINÇ: "YÜCE MECLİSİMİZ SON 4 YILDA ADETA BİR DEVRİM GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR"
22. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılışında konuşan Arınç, son 50 yılın en büyük reformlarının bu dönemde yapıldığını belirtti. Arınç, önümüzdeki yılı bahane ederek ortamı germek isteyenler bulunduğuna işaret ederek şöyle dedi:"Milletin huzurunu kaçırmak isteyenlere karşı hepimizin dikkatli olması gerekir.Unutmayın ki, milletin ve ülkenin kaderini bu Meclis belirlemektedir."
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, "22. Dönem 5. Yasama Yılı, açılışını yaptığımız önceki dört yasama yılından farklıdır. Zira 24 yıldır Meclisimiz 5. Yasama Yılı'nı erken seçim kararları nedeniyle yapamamış ya da tamamlayamamıştır" dedi.

1982 Anayasası'nda seçimlerin 5 yılda bir yapılması dolayısıyla Meclisin de buna uygun çalışmasının hükme bağlandığını hatırlatan Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

"Ancak 1982 yılından bu yana yani yaklaşık 24 yıl boyunca seçimler hiçbir zaman beş yılda bir yapılamamış, buna paralel olarak Meclisimiz 5. Yasama Yılı çalışmalarının bir kısmına hiç başlayamamış, bir kısmını da tamamlayamamıştır.

Bu durum Türkiye'deki siyasi istikrarın önemli bir göstergesidir. Erken seçim kararları; ya siyasi istikrarın bozulması, ülkedeki ekonomik ve sosyal gidişatın kötüleşmesi üzerine ya da iktidarların rakiplerini hazırlıksız yakalamak istemesi üzerine alınmıştır. Her iki durum da ülkeye çok fazla yararı olmayan durumlardır."

TBMM Başkanı Arınç, bugün eğer bir erken seçim baskısı ve atmosferi olmadan 5. Yasama Yılı'na giriyorsak bu, ülkemizde siyasi bir istikrarın, doğru yolda ilerleyen bir ekonominin ve sağlam bir sosyal yaşamın olduğunu gösterdiğini vurguladı.

"Bu tablonun oluşmasında Meclisimizin, iktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin emeği çok büyüktür. Burada onları yoğun ve yorucu geçen ama ülkemizi büyük bir istikrara kavuşturan çalışmalarından dolayı kutluyorum" diyen Arınç, şöyle devam etti:

"Yüce Meclisimiz, geçtiğimiz dört yasama yılı boyunca adeta bir devrim gerçekleştirmiştir. Son elli yılın en büyük reformları, yenilikleri, değişimi hep bu dönemde yapılmıştır.

Bu büyük değişim hareketi beraberinde siyasi bir istikrarı getirmiş bu da ekonomiyi, dış politikayı doğrudan olumlu yönde etkilemiştir. Bugün eğer erken seçim baskısı, tartışması ve isteği yoksa sebebi işte bu siyasi istikrardır.

Ne üzücüdür ki, siyasi istikrarın olduğuna ve seçimlerin vaktinde yapılmasına seviniyoruz. Zira demokrasisi güçlü bir ülkede seçimlerin vaktinde yapılmasına sevinen, bunu yücelten kimseye rastlayamazsınız. Ancak Türkiye'nin siyasi yaşamı müdahalelerle öylesine bozulmuş, öylesine olağanüstü şartlar yaşanmış ki, artık olağan yaşam bize çok farklı gelmekte ve buna sevinmekteyiz.

Düşünün ki, çok partili yaşama geçtiğimiz yıllardan bu yana, 60 yıl içinde ülkemiz on yıl bile olağan şartlarda zaman geçirememiştir. Ne yazık ki demokrasimiz sürekli yaralanmış, ülkemiz sürekli geriletilmiş ve tüm bunlardan dolayı milletimiz acı çekmiştir.

Ancak bu asla kaçınılmaz bir kader değildir. Kimse demokrasimizin ve özgürlüğümüzün ilelebet kısıtlanabileceğini düşünmesin.

İşte bugün bu Yüce Meclis, gerçekleştirdiği sessiz devrimle ülkemizi o karanlık, makus talihinden kopartıp aydınlık bir geleceğe doğru taşımaktadır. Ülkenin yıllardır kangren olmuş sorunları, kördüğüm olmuş problemleri bu yüce çatı altında tek tek çözülmüş ve milletimizin gönlünde umut güneşi doğmuştur."

TBMM Başkanı Arınç, Türkiye'de ve dünyada farklı düşünen kesimlere "Türkiye kendi yolunu çizmiş ve hedefine kilitlenmiştir" diye seslenerek, şöyle devam etti:

"Bizim hedefimiz; içine kapanmayan, dünya ile entegrasyon içinde olan, bölgesinde söz sahibi, sarsılmaz bir iradeyle milletinin refahını ve mutluluğunu en ön sırada tutan 'bir dünya ülkesi Türkiye' kurmaktır. Bu hedefimize ulaşmak için güçlü bir millete, özgür toprakları olan bir ülkeye, kuvvet veren bir tarihe ve bizi birbirimize bağlayan bir inanca ihtiyacımız vardır. Çok şükür ki, bunların hepsine sahibiz.

Bu nedenledir ki, Türkiye'nin geleceği aydınlıktır. Bu gelecek, siz saygıdeğer milletvekillerinin geceli gündüzlü çalışarak çıkarttığı reform yasalarıyla kurulacak ve çocuklarımız güzel bir ülkede yaşayacaktır."

Bugün 5. Yasama Yılı'nı saygın ve itibarlı bir Meclis, istikrarlı bir siyasi ortam, tüm dünyada saygı uyandıran bir ülkeye sahip olarak açtıklarını kaydeden Arınç,
"Bugüne kadar ve halen her fırsatta milletvekillerini, Meclisi ve siyasetçileri eleştirenlere bu tabloyu bir kez daha göstermek isterim. Sahip olduğumuz bu istikrar ve saygınlık, o her şeyi eleştirilen milletvekillerinin sayesinde gerçekleşmiştir. Onların Meclis çalışmalarındaki çabaları ve fedakarlıkları olmasaydı, o sesiz devrimleri gerçekleştiremeyecek, dolayısıyla ülkemiz dünyada bu saygınlığa ve güvene sahip olmayacaktı. Bu yüzden herkesin eleştiri ve tenkitlerinde hem doğru hedefi seçmeleri, hem de seviyelerini koruması gerekir. Bir ülkede her şeyin suçlusu Milletvekilleri ve siyasetçiler olamaz" diye konuştu.


TBMM Başkanı Arınç, 22. Dönem Parlamentosunun 2007 yılında çalışmalarını tamamlayacağını hatırlatarak önümüzdeki yılın, Türkiye için son derece önemli gelişmelerin olacağı bir yıl olacağını hatırlattı.

Meclisin yeni yılda Cumhurbaşkanı seçimini gerçekleştireceğini, ayrıca genel seçimlerin yapılacağını belirten Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu nedenle gelecek yıl Meclisimiz için çok önemlidir. Meclisimiz, geçtiğimiz 86 yıl boyunca olduğu gibi her zaman milletin iradesini ve hassasiyetlerini siyasete yansıtmaya devam edecektir. Meclisimiz büyük bir olgunlukla, sağduyu ve kararlılıkla üzerine düşen görevleri yerine getirecek, milletine yakışır en güzel kararları alacaktır.

Önümüzdeki yılı bahane ederek siyaseti yıpratmak, ortamı germek, milletin huzurunu kaçırmak isteyenlere karşı hepimizin dikkatli olması gerekir. Unutmayın ki, milletin ve ülkenin kaderini bu Meclis belirlemektedir. Dolayısıyla bu kadar ağır bir sorumluluğun gereği olarak hepimizin vakur ve olgun davranması gerekir. Tahriklere kapılarak gerginliğin tarafı olmak, siyasi istikrarı bozacak davranışlar sergilemek milletvekiline yakışmaz.

Bizler milletin temsilcisi, ülkenin sahibi olan Meclisin birer üyesiyiz. Ülkemizin kaderine ve geleceğine, Millet iradesinin tek temsil makamı olan bu yüce Meclis karar verecektir. Bu gerçek ne yapılırsa yapılsın değişmeyecektir. Bu gerçeği bilip güven içinde, sağduyuyla, sükunetle bir yılı tamamlamak gerekir.

Hiç kimse düşünmese bile, milletvekilleri ülkenin ve milletin geleceğini tehlikeye atacak hareketlerden kaçınmak zorundadır."

Konuşmasında Avrupa Parlamentosu'nda onaylanan son ilerleme raporuna da değinen Arınç, "raporda AB hedefimizde bir rehavetin ve duraklamanın olduğunu ifade eden görüşlerin doğruları içermediğini kaydetti.
Meclisin AB sürecini önemsediğini, olağanüstü toplanıp uyum paketlerini yeniden çıkartarak gösterdiğini ifade eden Arınç, "bu konudaki isteğimiz ve arzumuz her zamanki gibi güçlü ve tereddütsüzdür" dedi.

TBMM Başkanı Arınç, son bölümünü AB ile ilişkilere ayırdığı konuşmasında şunları söyledi:

"AB sürecinde bir duraklama olduğu kanaatini pekiştiren konulardan birinin anketlerde Türk halkının AB'ye olan desteğinin azaldığı hususudur sanırım. Milletimizin desteğinin azalmasının tek bir sebebi vardır, o da AB'nin uyguladığı çifte standartlardır.

"Kıbrıs sorununda verilen sözlerin tutulmadığını, başkalarına uygulanmayan kriterlerin Türkiye'ye uygulanmak istendiğini gördükçe Türk Milleti'nin AB'ye olan inancı zayıflamaktadır. Bu nedenle Avrupalı dostlarımız, Türkiye'ye haksızlık yapılmaması, her ülkeye uygulanan kriterlerin ülkemize de uygulanması halinde halkımızın desteğinin arttığını görecektir.

Raporun tavsiyeler bölümünde yer alan bazı hususların, yine kriterler arasında bulunmayan siyasi talepler olduğunu üzülerek görmekteyiz. Bu siyasi taleplerin bir kısmı tartışılabilir gözükse de bir kısmını kabullenmemiz mümkün değildir.

Elbette Türkiye üzerine düşen tüm kriterleri yerine getirecektir. Ancak bazı Avrupa ülkeleri fikir özgürlüğü ve ırk ayrımcılığı konusunda çok kötü sınavlar verirken, bizi eleştirmeleri şaşkınlık vericidir.

Asılsız Ermeni soykırımı iddialarını inkar edenlere hapis cezaları öngören, bu insanların siyaset yapmasını engelleyen bir Avrupa'nın şimdi bizden bazı kanunlarımızı değiştirmemizi istemesi büyük bir çelişkidir. Buna rağmen biz Avrupa'daki bazı ülkelerin yanlış tutumlarına düşmeden, fikir özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması için her zaman aydınlarımızın ve milletimizin sesine kulak vermeli ve gerekirse kanunlarımızda değişiklik yapmalıyız."



Not: TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 22. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılışında yaptıkları konuşmanın tam metnine "İlgili dökümanlar" bölümünden ve www.tbmm.gov.tr adresindeki "TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç'ın konuşma, açıklama ve mesajları" bölümünden ulaşabilirsiniz.