2012-10-16 - 17:40
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesini kabul etti.
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesini kabul etti.
Hem komisyon hem de komisyon üyesi olmayan milletvekilleri, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesi üzerinde söz aldı.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, kritik tasarılardan biriyle daha karşı karşıya olduklarını söyledi.
Demokrasi, katılımcılık, saydamlık, kamu hizmeti verimliliği gibi kavramların, bu tasarıda da sıkça kullanıldığını ifade eden Kart, tasarı incelendiğinde bu kavramların içinin boşaltıldığının görüldüğünü savundu. Kart, tasarıyla, yönetim ve karar yetkisinin merkezileştirildiğini; atanmışların karar merci haline geldiğini, seçilmişlerin önüne geçtiğini ileri sürdü.
Kart, tasarıyla, onlarca yasayı ilgilendiren düzenlemenin, her türlü sistematikten uzak şekilde torba kanun şekline getirildiğini ifade ederek, ''Merkezi olarak yönetilemeyen Türkiye, yerel olarak da yönetilemez hale geliyor. Tasarıyla, temsili, yerel demokrasiyi, kamu hizmetinin yerindeliğini, seçmen iradesini yok ediyoruz'' dedi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, tasarıyı, Türkiye'nin yönetim yapısını düzenleyen bir tasarı olarak değerlendirdi. Serindağ, 13 büyükşehir belediyesi kurulmasını içeren maddenin, yerel yönetimlerin ortadan kaldırılmasını öngören bir maddeye dönüştürüldüğünü ifade etti.
Sadece nüfus kriterine göre bir yerin kapatılmasının doğru olmayacağını belirten Serindağ, coğrafi koşulların, gelişmişlik durumların, yaz, kış nüfusların yeniden ele alınmasını istedi. Serindağ, ''Bir köyün yönetimini, 300 kilometre uzaklıktaki bir belediyeye devrediyorsunuz. Karar ve hizmetler, vatandaşlara çok uzak yerlere taşınıyor, vatandaşların yerel yöneticilere ulaşması zorlaşıyor'' diye konuştu.
Serindağ, kapatılan belde belediyelerindeki vatandaşların, iradelerine başvurulmadığını söyledi.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, konuşmasına müdahale ettiğini ifade eden Serindağ, Komisyon Başkanı Muammer Güler'in, kendisine yeteri kadar konuşma fırsatı vermesi, gerekli sükuneti sağlaması gerektiğini kaydetti.
Güler'in, ''Siz de bakana soru soruyorsunuz. Bana hitap edin, niye bakana hitap ediyorsunuz-'' sözlerine Seridağ, ''Bakan niye geldi o zaman- Bu tasarıyı geçireceksiniz. Açıkgözlülük yapıp 6 fıkrayı, 47 fıkrayı bir madde olarak yapıyorsunuz. Sonra bize söz hakkı verilmiyor'' karşılığını verdi.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner ise ''Siz usule uyarsanız biz de uyarız. Valiliği niye bıraktık, milletin sesi, sağduyunun sesi olalım, kimseden korkmadan, çekinmeden gerçekleri dile getirmeye geldik'' dedi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, CHP'nin 29 ilin büyükşehir olmasını doğru bulduğunu ancak 29 ili, bütün olarak dayatmanın, Türkiye'yi bölmeye, yönetememeye götüreceğini savundu. Günaydın, bu yerleri nüfuslarına göre, yarı çap esasına göre büyükşehir ilan etmenin, hem kentsel yaşamı destekleyeceğini hem de kırsal yaşama saygı getireceğini belirtti.
Günaydın, ''Referandum yapmadan belde belediyelerini kapatan madde, anayasaya aykırı mı değil mi?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da eleştirilerini şöyle sıraladı:
''Biz müzakere mi yapıyoruz ortak akıl için mi konuşuyoruz, yoksa şekil şartını yerine getirmek için içtüzük hükmünü mü yerine getiriyoruz- Anayasaya aykırılık iddiaları her madde, her fıkra için söyleniyor ama cevabınız yok. Bunlara cevap olmayınca, kör testere ile adam kesmek gibi bir şey oluyor, ızdıraba dönüşüyor. Tasarı, anayasanın 3. maddesine aykırı, 10. maddesine aykırı olduğu da söyleniyor. 29 ile ayrı, 52'sine ayrı bir hukuk uygulayacaksınız, eşitlik ilkesine aykırı. Anayasal kurum, tanım olan bazı konuları, kanun çıkararak nasıl ortadan kaldırabilirsiniz? Anayasaya aykırılığı ortadan kaldırmadan görüşülürse gayrimeşru olur. Bu tasarı, bu ülkeyi böler, anayasaya aykırı. Siz yıkımla mı görevlisiniz? Tasarıyla, devletin siyasi birliğini parçalayacaksınız. Dişi, tırnağıyla kurduğu belediyeyi kapatıyorsunuz, bu tasarının ülkeye ne yararı var? Bu bir seçim tasarısı. Sınırları değiştirerek kazanamadığınız belediyeleri, kazanma hassasiyeti yatıyor. ''
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, tasarının, dönüşü olmayan, sıkıntıya yol açacak, anayasaya aykırılıklar içeren bir düzenleme olduğunu savundu.
''Belediyeleri kapatarak, demokratik katılımı, ileri demokrasiyi nasıl kuracaksınız-'' sorusunu yönelten Durmaz, tasarıyla ülkenin geleceğinin karartıldığını ileri sürdü.
Durmaz, ''Yanlış hesap Bağdat'tan değil, alt komisyondan döndü. Tasarı, şehitlerimizin ruhunu incitmektedir, şehit ve gazilerimize hürmetsizliktir, PKK'nın zaferinin ilanı, milletimizin, aslanın kediye boğdurulması misali diz çöktürülmesidir'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, AK Parti'nin, tasarıyla, anayasa suçu işlediğini ileri sürdü. Beldelerin kapatılmasıyla, yerel demokrasinin zaafa uğratılacağını belirten Dinçer, tasarının mevcut haliyle çıkması durumunda, ileride felaket getirebileceğini ifade etti.
CHP İzmir Milletvekili Birgün Ayman Güler, tasarının anayasaya aykırı olduğunu savunarak, ''Bize rağmen yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağız. Yerel yönetim terminatörüsünüz'' dedi.
Her tüzel kişilik için kararın ayrı ayrı verilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, ''toptancı'' bir şekilde, tek tek varlık hakkı kazanan yerel yönetimlerin ortadan kaldırılamayacağını belirtti.
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesini kabul etti.
Komisyon yaklaşık 9 saat süren bugünkü mesaisinde, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören maddeyi kabul etti. Madde üzerinde muhalefet tarafından 10 önerge verildi ancak bu önergeler reddedildi. Kabul edilen maddeye göre, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van, büyükşehir belediyesi olacak.
Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırı olarak belirlenecek.
Bu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği sona erecek, köyler mahalle olarak, belediyeler ise mahalleleriyle birlikte bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılacak.
Bu illerin, bucak teşkilatları da kaldırılacak.
Bu illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği ile İstanbul ve Kocaeli'ndeki orman köyleri de dahil olmak üzere köylerin tüzel kişiliği sona erecek.
Tasarının görüşmelerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, tasarıyı, ''güdük tasarı'' olarak nitelendirerek, ''Umarım kadük de olur'' dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, ''İhanet belgesi olsaydı ancak bu kadar endişeye sevk edebilirdi. Berbat, dökülen bir tasarı. Kim, hangi düşünce, nasıl kafayla hazırlar, bunu düşünürken aklımızı zorlamış oluyoruz. Tasarıyla, adeta bölünmenin ayak sesleri geliyor'' görüşünü savundu.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, ''misket bombasının geldiğini, bunun Başbakan ve şürekasının misket bombası olduğunu'' ileri sürdü. Öner, bu bombalardan birinin devlete, anayasal düzenine, diğerinin millete, kapatılacak belde ve köylerin vatandaşlarına atıldığını öne sürdü.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, ilindeki 11 beldede belediyelerin kapatılıp kapatılmayacağına dair referandum yapıldığını dile getirerek, ''Belde halkımız isyan halinde, her gün 60, 70, 100 arkadaş sağolsunlar buradalar. Bu ay yatırılan maaş yetmeyecek'' diye espri yaptı.
Havutça, büyükşehir sınırlarının, il sınırlarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin, yerelleşmeyle tezatlık oluşturduğunu, tasarının, yerinden yönetim ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Havutça, bir gecede köyleri mahalleye çevirmenin, Türk tarihine ve idare sistemine yapılacak en büyük haksızlık olacağını söyledi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, tasarının çok büyük sıkıntılar içerdiğini, birçok sorunu beraberinde getireceğini, il olmayı hak eden ilçelerin il olma sevdasından vazgeçeceğini ifade etti.
Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Akdeniz, Türkiye Muhtarlar Federasyonu Başkanı Ramazan Özünal da tasarıyla ilgili düşüncelerini dile getirdi.
Konuşmaların ardından İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, eleştirileri yanıtladı.
Herkesin yaklaşımının kendine göre, üyesi olduğu partinin bakışına göre şekillendiğini dile getiren Şahin, bunu doğal karşıladığını söyledi.
''Tasarının alelacele hazırlanıp, Meclis'e sunulduğu'' eleştirilerine yanıt veren Şahin, 61. Hükümet Programı'nda ''Büyükşehir belediyeleri konularında köklü değişiklikler yapılacaktır. Nüfusu 750 binden fazla olan yerlerde büyük şehir kurulacaktır'' ifadelerinin yer aldığını anımsattı.
Şahin, ''Tasarıyla Türkiye'nin federasyon yapısına gittiği'' eleştirilerinin sıkça yapıldığını, tasarının herhangi bir yerinde federe veya federalizm kelimesinin bulunmadığını, böyle bir amacın da söz konusu olmadığını bildirdi. Şahin, tasarı üzerinden varsayımlar üretildiğini, bunun kesinlikle hayal ürünü değerlendirmeler olduğunu belirtti.
''İkili yapı, mevzuat'' eleştirilerine işaret eden Şahin, ''Bugünkü yapıda kaçlı yapı var- Ankara Büyükşehir Belediyesi için Büyükşehir Yasası, Şereflikoçhisar için başka mevzuat yürürlükte değil mi- 'Aynı il içinde ikili yapı varken, farklı iller arasında ikili yapı oluşuyor' eleştirisi ne kadar gerçekçi olabiliyor'' diye sordu.
Şahin, AK Parti hükümetlerinin, yerel yönetimlere yeterli kaynak aktarılmadığına yönelik söylemlerin de bulunduğunu ifade ederek, ''2002'de, devlet kaynaklarından, merkezi idare kaynaklarından mahalli idarelere ayrılan genel bütçe 4,6 milyarken 2011'de devlet bütçe gelirlerinden mahalli idarelere aktarılan kaynak 24 milyar 900 milyon liradır. Bu tasarı da mahalli idarelerin güçlendirilmesi, etkinleştirilmesi amacına yönelik çalışmalardan biridir'' diye konuştu.
Şahin, AK Partili bakanların, milletvekillerinin, ''2 bin nüfusu altındaki belediyelerin kapatılmayacağına'' ilişkin bir açıklamasının bulunmadığını, hükümet programı ve yetkililerin açıklamalarının belli olduğunu kaydetti. Şahin, ''Belki, '2 binin üzerindeki beldelerin kapatılmasını da düşünebiliriz' konuşmasını duyduk derseniz, buna doğrudur diyebilirim'' dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz'ın, ''Bir müjde mi veriyorsunuz'' sözlerine Şahin, bir müjde vermediğini söyledi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın, müktesep hakların bulunduğunu dile getirmesine karşılık Şahin, yapılanın, hukuksuzluk değil, yeni bir hukuk olduğunu belirtti.
Şahin, ''helal süt, haram süt emmişlik'' kavramlarıyla bu konuyu değerlendirmenin, çok sıkıntılı olacağını ifade etti.
Muhalefetin tepkisi üzerine Şahin, ''Bu saati bekledim, müdahale etmedim. Belki bu da helal süt emmişliktir. Ne amaçla söylenirse söylensin, bu ve buna benzer kişisel değerlendirmeler, asıl söylenmek istenileni unutturur. Helale, harama, vatanseverliğe, vatan sevmezliğe götürürsek, esas konudan uzaklaşmış oluruz'' görüşünü dile getirdi.
Şahin, yabancılara mülk satışı ile bu tasarının sonuçlarını birlikte dile getirmenin, çok tutarlı değerlendirme olmadığını kaydetti.
Bakan Şahin, ''tasarının, anayasa ilkelerine aykırı olduğu'' eleştirilerine de yanıt verdi.
Şahin, Anayasa Mahkemesi'nin, tasarıya benzer iki yasaya yönelik açılan davalarla ilgili 2007 ve 2008'de, ''Köy kapatılmasının, köy tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinin, mahallelerin bir yerlere bağlanmasının, yerel yönetim yapısında değişikliklerin, yeni yapılar kurulmasının anayasaya aykırı olmadığına'' ilişkin kararı bulunduğunu bildirdi. Şahin, ''Mahkemenin 2007 ve 2008 kararlarına rağmen, aynı mahiyette ve bunları dikkate alarak düzenlenen bu tasarı üzerinde anayasaya aykırılık iddiasını dile getirmek, zaman ve emek kaybından başka bir sonuç doğurmaz'' diye konuştu.
Şahin, tasarıyla, hiçbir yörenin, mahallenin yerel kimliği, tarihi, doğal özellikleri ve güzellikleriyle ilgili değişiklik amaçlanmadığını dile getirerek, ''En küçük yerleşim yerinden en büyük yerleşim yerine kadar doğal güzelliklerin, tarihi binaların, değerlerin düzen altına alınması, korunması, güzelleştirilmesi, daha iyi hale getirilmesi amaçlanmaktadır; daha düzenli, hızlı, etkin bir yönetim, daha az israfı içeren bir yönetim yapısıyla'' diyerek, sözlerini tamamladı.
Bu arada, komisyonun CHP'li üyeleri, TBMM İçişleri Komisyonu'na, oğlunu trafik kazasında kaybeden Ergenekon tutuklusu Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ile ilgili bir yazı iletti. Yazıyı okuyan CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Hilmioğlu'nun, Silivri Cezaevi'nde neyle suçlandığı belirsiz olarak, kabul edilmez bir süreyle tutuklu bulunduğu, en büyük acılardan birini, oğlunu trafik kazasında yitirerek, evlat acısını yaşadığını belirtti.
Hilmioğlu'na, oğlunun cenaze töreni öncesi ve sonrasında evinde kalma, acısını ailesiyle ve yakınlarıyla paylaşma olanağı tanınmadığını ifade eden Serindağ, ''Kendisi de ağır bir hastalıkla baş etmeye çalışan Sayın Hilmioğlu'na gösterilen bu tutumu kınıyor, hükümeti ve yetkilileri vicdanlı olmaya davet ediyoruz'' dedi.
Tasarının görüşmeleri, bugün 2. madde üzerinden devam edecek.
Hem komisyon hem de komisyon üyesi olmayan milletvekilleri, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesi üzerinde söz aldı.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, kritik tasarılardan biriyle daha karşı karşıya olduklarını söyledi.
Demokrasi, katılımcılık, saydamlık, kamu hizmeti verimliliği gibi kavramların, bu tasarıda da sıkça kullanıldığını ifade eden Kart, tasarı incelendiğinde bu kavramların içinin boşaltıldığının görüldüğünü savundu. Kart, tasarıyla, yönetim ve karar yetkisinin merkezileştirildiğini; atanmışların karar merci haline geldiğini, seçilmişlerin önüne geçtiğini ileri sürdü.
Kart, tasarıyla, onlarca yasayı ilgilendiren düzenlemenin, her türlü sistematikten uzak şekilde torba kanun şekline getirildiğini ifade ederek, ''Merkezi olarak yönetilemeyen Türkiye, yerel olarak da yönetilemez hale geliyor. Tasarıyla, temsili, yerel demokrasiyi, kamu hizmetinin yerindeliğini, seçmen iradesini yok ediyoruz'' dedi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, tasarıyı, Türkiye'nin yönetim yapısını düzenleyen bir tasarı olarak değerlendirdi. Serindağ, 13 büyükşehir belediyesi kurulmasını içeren maddenin, yerel yönetimlerin ortadan kaldırılmasını öngören bir maddeye dönüştürüldüğünü ifade etti.
Sadece nüfus kriterine göre bir yerin kapatılmasının doğru olmayacağını belirten Serindağ, coğrafi koşulların, gelişmişlik durumların, yaz, kış nüfusların yeniden ele alınmasını istedi. Serindağ, ''Bir köyün yönetimini, 300 kilometre uzaklıktaki bir belediyeye devrediyorsunuz. Karar ve hizmetler, vatandaşlara çok uzak yerlere taşınıyor, vatandaşların yerel yöneticilere ulaşması zorlaşıyor'' diye konuştu.
Serindağ, kapatılan belde belediyelerindeki vatandaşların, iradelerine başvurulmadığını söyledi.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, konuşmasına müdahale ettiğini ifade eden Serindağ, Komisyon Başkanı Muammer Güler'in, kendisine yeteri kadar konuşma fırsatı vermesi, gerekli sükuneti sağlaması gerektiğini kaydetti.
Güler'in, ''Siz de bakana soru soruyorsunuz. Bana hitap edin, niye bakana hitap ediyorsunuz-'' sözlerine Seridağ, ''Bakan niye geldi o zaman- Bu tasarıyı geçireceksiniz. Açıkgözlülük yapıp 6 fıkrayı, 47 fıkrayı bir madde olarak yapıyorsunuz. Sonra bize söz hakkı verilmiyor'' karşılığını verdi.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner ise ''Siz usule uyarsanız biz de uyarız. Valiliği niye bıraktık, milletin sesi, sağduyunun sesi olalım, kimseden korkmadan, çekinmeden gerçekleri dile getirmeye geldik'' dedi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, CHP'nin 29 ilin büyükşehir olmasını doğru bulduğunu ancak 29 ili, bütün olarak dayatmanın, Türkiye'yi bölmeye, yönetememeye götüreceğini savundu. Günaydın, bu yerleri nüfuslarına göre, yarı çap esasına göre büyükşehir ilan etmenin, hem kentsel yaşamı destekleyeceğini hem de kırsal yaşama saygı getireceğini belirtti.
Günaydın, ''Referandum yapmadan belde belediyelerini kapatan madde, anayasaya aykırı mı değil mi?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da eleştirilerini şöyle sıraladı:
''Biz müzakere mi yapıyoruz ortak akıl için mi konuşuyoruz, yoksa şekil şartını yerine getirmek için içtüzük hükmünü mü yerine getiriyoruz- Anayasaya aykırılık iddiaları her madde, her fıkra için söyleniyor ama cevabınız yok. Bunlara cevap olmayınca, kör testere ile adam kesmek gibi bir şey oluyor, ızdıraba dönüşüyor. Tasarı, anayasanın 3. maddesine aykırı, 10. maddesine aykırı olduğu da söyleniyor. 29 ile ayrı, 52'sine ayrı bir hukuk uygulayacaksınız, eşitlik ilkesine aykırı. Anayasal kurum, tanım olan bazı konuları, kanun çıkararak nasıl ortadan kaldırabilirsiniz? Anayasaya aykırılığı ortadan kaldırmadan görüşülürse gayrimeşru olur. Bu tasarı, bu ülkeyi böler, anayasaya aykırı. Siz yıkımla mı görevlisiniz? Tasarıyla, devletin siyasi birliğini parçalayacaksınız. Dişi, tırnağıyla kurduğu belediyeyi kapatıyorsunuz, bu tasarının ülkeye ne yararı var? Bu bir seçim tasarısı. Sınırları değiştirerek kazanamadığınız belediyeleri, kazanma hassasiyeti yatıyor. ''
MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, tasarının, dönüşü olmayan, sıkıntıya yol açacak, anayasaya aykırılıklar içeren bir düzenleme olduğunu savundu.
''Belediyeleri kapatarak, demokratik katılımı, ileri demokrasiyi nasıl kuracaksınız-'' sorusunu yönelten Durmaz, tasarıyla ülkenin geleceğinin karartıldığını ileri sürdü.
Durmaz, ''Yanlış hesap Bağdat'tan değil, alt komisyondan döndü. Tasarı, şehitlerimizin ruhunu incitmektedir, şehit ve gazilerimize hürmetsizliktir, PKK'nın zaferinin ilanı, milletimizin, aslanın kediye boğdurulması misali diz çöktürülmesidir'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, AK Parti'nin, tasarıyla, anayasa suçu işlediğini ileri sürdü. Beldelerin kapatılmasıyla, yerel demokrasinin zaafa uğratılacağını belirten Dinçer, tasarının mevcut haliyle çıkması durumunda, ileride felaket getirebileceğini ifade etti.
CHP İzmir Milletvekili Birgün Ayman Güler, tasarının anayasaya aykırı olduğunu savunarak, ''Bize rağmen yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağız. Yerel yönetim terminatörüsünüz'' dedi.
Her tüzel kişilik için kararın ayrı ayrı verilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, ''toptancı'' bir şekilde, tek tek varlık hakkı kazanan yerel yönetimlerin ortadan kaldırılamayacağını belirtti.
TBMM İçişleri Komisyonu'nda, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde değişiklik yapan kanun tasarısının 1. maddesini kabul etti.
Komisyon yaklaşık 9 saat süren bugünkü mesaisinde, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören maddeyi kabul etti. Madde üzerinde muhalefet tarafından 10 önerge verildi ancak bu önergeler reddedildi. Kabul edilen maddeye göre, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van, büyükşehir belediyesi olacak.
Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırı olarak belirlenecek.
Bu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği sona erecek, köyler mahalle olarak, belediyeler ise mahalleleriyle birlikte bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılacak.
Bu illerin, bucak teşkilatları da kaldırılacak.
Bu illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği ile İstanbul ve Kocaeli'ndeki orman köyleri de dahil olmak üzere köylerin tüzel kişiliği sona erecek.
Tasarının görüşmelerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, tasarıyı, ''güdük tasarı'' olarak nitelendirerek, ''Umarım kadük de olur'' dedi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, ''İhanet belgesi olsaydı ancak bu kadar endişeye sevk edebilirdi. Berbat, dökülen bir tasarı. Kim, hangi düşünce, nasıl kafayla hazırlar, bunu düşünürken aklımızı zorlamış oluyoruz. Tasarıyla, adeta bölünmenin ayak sesleri geliyor'' görüşünü savundu.
CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, ''misket bombasının geldiğini, bunun Başbakan ve şürekasının misket bombası olduğunu'' ileri sürdü. Öner, bu bombalardan birinin devlete, anayasal düzenine, diğerinin millete, kapatılacak belde ve köylerin vatandaşlarına atıldığını öne sürdü.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, ilindeki 11 beldede belediyelerin kapatılıp kapatılmayacağına dair referandum yapıldığını dile getirerek, ''Belde halkımız isyan halinde, her gün 60, 70, 100 arkadaş sağolsunlar buradalar. Bu ay yatırılan maaş yetmeyecek'' diye espri yaptı.
Havutça, büyükşehir sınırlarının, il sınırlarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin, yerelleşmeyle tezatlık oluşturduğunu, tasarının, yerinden yönetim ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Havutça, bir gecede köyleri mahalleye çevirmenin, Türk tarihine ve idare sistemine yapılacak en büyük haksızlık olacağını söyledi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, tasarının çok büyük sıkıntılar içerdiğini, birçok sorunu beraberinde getireceğini, il olmayı hak eden ilçelerin il olma sevdasından vazgeçeceğini ifade etti.
Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Akdeniz, Türkiye Muhtarlar Federasyonu Başkanı Ramazan Özünal da tasarıyla ilgili düşüncelerini dile getirdi.
Konuşmaların ardından İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, eleştirileri yanıtladı.
Herkesin yaklaşımının kendine göre, üyesi olduğu partinin bakışına göre şekillendiğini dile getiren Şahin, bunu doğal karşıladığını söyledi.
''Tasarının alelacele hazırlanıp, Meclis'e sunulduğu'' eleştirilerine yanıt veren Şahin, 61. Hükümet Programı'nda ''Büyükşehir belediyeleri konularında köklü değişiklikler yapılacaktır. Nüfusu 750 binden fazla olan yerlerde büyük şehir kurulacaktır'' ifadelerinin yer aldığını anımsattı.
Şahin, ''Tasarıyla Türkiye'nin federasyon yapısına gittiği'' eleştirilerinin sıkça yapıldığını, tasarının herhangi bir yerinde federe veya federalizm kelimesinin bulunmadığını, böyle bir amacın da söz konusu olmadığını bildirdi. Şahin, tasarı üzerinden varsayımlar üretildiğini, bunun kesinlikle hayal ürünü değerlendirmeler olduğunu belirtti.
''İkili yapı, mevzuat'' eleştirilerine işaret eden Şahin, ''Bugünkü yapıda kaçlı yapı var- Ankara Büyükşehir Belediyesi için Büyükşehir Yasası, Şereflikoçhisar için başka mevzuat yürürlükte değil mi- 'Aynı il içinde ikili yapı varken, farklı iller arasında ikili yapı oluşuyor' eleştirisi ne kadar gerçekçi olabiliyor'' diye sordu.
Şahin, AK Parti hükümetlerinin, yerel yönetimlere yeterli kaynak aktarılmadığına yönelik söylemlerin de bulunduğunu ifade ederek, ''2002'de, devlet kaynaklarından, merkezi idare kaynaklarından mahalli idarelere ayrılan genel bütçe 4,6 milyarken 2011'de devlet bütçe gelirlerinden mahalli idarelere aktarılan kaynak 24 milyar 900 milyon liradır. Bu tasarı da mahalli idarelerin güçlendirilmesi, etkinleştirilmesi amacına yönelik çalışmalardan biridir'' diye konuştu.
Şahin, AK Partili bakanların, milletvekillerinin, ''2 bin nüfusu altındaki belediyelerin kapatılmayacağına'' ilişkin bir açıklamasının bulunmadığını, hükümet programı ve yetkililerin açıklamalarının belli olduğunu kaydetti. Şahin, ''Belki, '2 binin üzerindeki beldelerin kapatılmasını da düşünebiliriz' konuşmasını duyduk derseniz, buna doğrudur diyebilirim'' dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz'ın, ''Bir müjde mi veriyorsunuz'' sözlerine Şahin, bir müjde vermediğini söyledi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın, müktesep hakların bulunduğunu dile getirmesine karşılık Şahin, yapılanın, hukuksuzluk değil, yeni bir hukuk olduğunu belirtti.
Şahin, ''helal süt, haram süt emmişlik'' kavramlarıyla bu konuyu değerlendirmenin, çok sıkıntılı olacağını ifade etti.
Muhalefetin tepkisi üzerine Şahin, ''Bu saati bekledim, müdahale etmedim. Belki bu da helal süt emmişliktir. Ne amaçla söylenirse söylensin, bu ve buna benzer kişisel değerlendirmeler, asıl söylenmek istenileni unutturur. Helale, harama, vatanseverliğe, vatan sevmezliğe götürürsek, esas konudan uzaklaşmış oluruz'' görüşünü dile getirdi.
Şahin, yabancılara mülk satışı ile bu tasarının sonuçlarını birlikte dile getirmenin, çok tutarlı değerlendirme olmadığını kaydetti.
Bakan Şahin, ''tasarının, anayasa ilkelerine aykırı olduğu'' eleştirilerine de yanıt verdi.
Şahin, Anayasa Mahkemesi'nin, tasarıya benzer iki yasaya yönelik açılan davalarla ilgili 2007 ve 2008'de, ''Köy kapatılmasının, köy tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinin, mahallelerin bir yerlere bağlanmasının, yerel yönetim yapısında değişikliklerin, yeni yapılar kurulmasının anayasaya aykırı olmadığına'' ilişkin kararı bulunduğunu bildirdi. Şahin, ''Mahkemenin 2007 ve 2008 kararlarına rağmen, aynı mahiyette ve bunları dikkate alarak düzenlenen bu tasarı üzerinde anayasaya aykırılık iddiasını dile getirmek, zaman ve emek kaybından başka bir sonuç doğurmaz'' diye konuştu.
Şahin, tasarıyla, hiçbir yörenin, mahallenin yerel kimliği, tarihi, doğal özellikleri ve güzellikleriyle ilgili değişiklik amaçlanmadığını dile getirerek, ''En küçük yerleşim yerinden en büyük yerleşim yerine kadar doğal güzelliklerin, tarihi binaların, değerlerin düzen altına alınması, korunması, güzelleştirilmesi, daha iyi hale getirilmesi amaçlanmaktadır; daha düzenli, hızlı, etkin bir yönetim, daha az israfı içeren bir yönetim yapısıyla'' diyerek, sözlerini tamamladı.
Bu arada, komisyonun CHP'li üyeleri, TBMM İçişleri Komisyonu'na, oğlunu trafik kazasında kaybeden Ergenekon tutuklusu Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ile ilgili bir yazı iletti. Yazıyı okuyan CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Hilmioğlu'nun, Silivri Cezaevi'nde neyle suçlandığı belirsiz olarak, kabul edilmez bir süreyle tutuklu bulunduğu, en büyük acılardan birini, oğlunu trafik kazasında yitirerek, evlat acısını yaşadığını belirtti.
Hilmioğlu'na, oğlunun cenaze töreni öncesi ve sonrasında evinde kalma, acısını ailesiyle ve yakınlarıyla paylaşma olanağı tanınmadığını ifade eden Serindağ, ''Kendisi de ağır bir hastalıkla baş etmeye çalışan Sayın Hilmioğlu'na gösterilen bu tutumu kınıyor, hükümeti ve yetkilileri vicdanlı olmaya davet ediyoruz'' dedi.
Tasarının görüşmeleri, bugün 2. madde üzerinden devam edecek.
