2008-06-10 - 14:44
DTP GRUP TOPLANTISI...
DTP Genel Başkan Vekili ve Grup Başkanı Emine Ayna, ''Türkiye'nin bugün karşı karşıya kaldığı krizin nedeni, yapısal sorundur. 86 yıllık halksız cumhuriyet, demokrasisiz cumhuriyet sistemi artık tıkanmıştır'' dedi.
DTP Grubu toplandı.

DTP Genel Başkan Vekili ve Grup Başkanı Emine Ayna,
partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 86 yaşındaki
Türkiye Cumhuriyetinin bugün yine bir kriz yaşadığını belirterek,
Türkiye'nin artık 'krizler devleti' olarak anıldığını söyledi.
Sorunları sıralarken ''başörtüsü'' ya da ''türban'' kelimelerini bilerek
kullanmadıklarını vurgulayan Ayna, sorunun çözümünü doğru tartışmak ve
bulmak için sorunun adının da doğru konulması gerektiğini belirti.
Türkiye'de her sorunun, kuvvetler birliğini gözeten Anayasa nedeniyle
yaşandığını ileri süren Ayna, ''Türkiye her ne kadar anayasasında
demokratik ve laik bir ülke olduğunu söylese de, anti-demokratik ve
anti-laik bir ülkedir. Din işleri ile devlet işlerini ayrıştırmalıyız.
Dinlere, inançlara, kültürlere devlet karışmamalı, aksine inançları,
kültürleri yaşatmak ve korumak sorumluluğunu taşımalıdır. Türkiye'de
artık doğru laiklik anlayışını geliştirmeliyiz. Herkesin dini, etnik,
kültürel, siyasi gibi her türlü kimliğini tanıyıp, gözeten bir zihniyet
ve onun anayasası; yani özgürlükçü ve demokratik bir anayasa
meclislerin, hükümetlerin kimin neyi nasıl giyeceği ile aylarca uğraşmak
yerine -öyle ki bir kadının ne giyeceğine ve nasıl giyeceğine meclis
olarak karar veriyoruz ve bunun adına da özgürlük diyoruz- ülkenin temel
sorunlarını örneğin Tuzla cinayetlerini tartışır ve çözmeye çalışır''
diye konuştu.
Tuzla'da önceki gün bir işçinin hayatını kaybettiğini anımsatan Ayna,
''Bu ölümler, cinayet tanımlamasını aştı artık. Bu ölümlere göz
yumuluyorsa ve sayı 92'ye ulaşmışsa bu bir katliamdır. AKP Hükümeti işçi
katliamı yapıyor'' dedi.

-''DEMOKRASİSİZ CUMHURİYET SİSTEMİ...''-

Yüzde 47 oy alan bir hükümetin daha yılını doldurmadan, bu kadar kısa
bir sürede ancak bu kadar ülkeyi kaosa sürükleyebileceğini ifade eden
Ayna, ''Dün, bugün, yarın ve daha sonra yaşanacak krizlerin temel nedeni
AKP'nin demokrasi konusundaki çıkarcı yaklaşımı, iki yüzlü tutumudur.
Sadece kendine demokrat olanların gelebileceği yer buraya kadardır''
dedi.
Ayna, ''Türkiye'nin bugün karşı karşıya kaldığı krizin nedeni, yapısal
sorundur. 86 yıllık halksız cumhuriyet, demokrasisiz cumhuriyet sistemi,
artık tıkanmıştır. Tekçi, statükocu, otoriter ve milliyetçi çizgiye
dayanan bu sistem artık ülkeyi ve toplumu daha fazla taşıyamıyor.
Toplumun daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük talebi karşısında
mevcut statükocu sistem daralmakta, zorlanmakta, sıkıştığı noktada
çatışma çıkartarak kriz yaratmaktadır'' diye konuştu.

-''ANAYASA, VAHİYLERDEN ÜSTÜN KILINMAKTADIR''-

''Anayasa Mahkemesi, verdiği bir kararla yetkisini aşmıştır. Bu nedenle
karar hukuki değil, siyasi bir boyut taşımaktadır'' diyen Ayna, şöyle
devam etti:
''Verilen karar öyle bir nitelik taşıyor ki, yasama organının bundan
sonra yapacağı olası anayasa çalışmalarının bile şimdiden önü
kesilmiştir. Bu yüzden çok ciddi olarak ele alınması ve
değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Şu anlaşılmalıdır; dünyada dini
inançlar bakımından insanlar tarafından değiştirilemez olarak kabul
edilen dini kurallar bile çağa uydurulmaya çalışılırken ve hatta
değiştirilebilinirken; insanların yaptığı, onun da ötesinde askerlerin
yaptığı cunta anayasasının dünyanın bulunduğu konuma, AB kriterlerine
sosyal-kültürel-siyasal yaşama asla ama asla uymadığı biline biline
mevcut anayasa değiştirilememektedir. Çünkü değiştirilemez ve
değiştirilmesi asla teklif edilemez maddeler içermektedir. Yani anayasa
vahiylerden ve dini kitaplardan üstün kılınmaktadır.''
Kürtlerin anayasada kendilerini görmek istediklerini söyleyen Ayna,
Anayasada yer alan ''Türk Milleti'' kavramı yerine ''Türkiye Milleti''
kavramının getirilmesini önerdi. Anayasada değiştirilemez hükümler
varken bu önerisinin gerçekleştirilemeyeceğini belirten Ayna, ''Bu
gerçekleri açık konuşmak, tartışmak ve çözüm üretmek gerekir. Geri adım
atan korkak tavırlar çözüm getirmez. Cesaret çözüm iradesini açığa
çıkarır. Biz cesuruz. Bizim cesaretimiz ve yüreğimiz var, bu ve benzeri
gerçekleri dile getirdiğimiz için kapatılmayla karşı karşıyayız. Ancak
bedeli ne olursa olsun, doğrulardan ve gerçeklerden asla
vazgeçmeyeceğiz. Ve Meclise de hükümetlere de doğruları ve gerçekleri
dayatmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.

-''ATATÜRK'ÜN ÖNERİSİNİ TARTIŞALIM''-

Hükümetin yasama ve yürütmeyi tek elde topladığını, CHP'nin desteğiyle
yargı ve muhalefetin tek elde toplandığını belirten Ayna, ''Güçler
ayrılığı yerine güçlerin birbirine karşı ittifakı ve devleti ele geçirme
çabaları bu kaosun nedenidir. Bugün devleti elinde bulunduran elit
kesimler, AKP'nin devleti ele geçirme girişimine karşı savaş açmış
durumdalar. Mesele bundan ibarettir. Bu kavgayı resmi ideolojiye karşı
verilen bir kavga olarak görmek yanılgıdır. Bu resmi ideolojik devlete
kimin sahip olacağı mücadelesidir. İşte bunun adı iktidar savaşıdır.
AKP-CHP-MHP arasındaki devleti ele geçirme kavgasında halkın zarar
görmemesi için bir an önce bu kesimlerden kurtulması için mücadelemizi
yükselteceğiz'' ifadesini kullandı.
Emine Ayna, Türkiye'yi askeri darbeler, e-darbeler ve y-darbeler ülkesi
olmaktan çıkaracaklarını savunarak, çözümün idari yapının reformundan
geçtiğini söyledi.
1921 Anayasasının yapıldığı dönemde Mustafa Kemal Atatürk tarafından
dile getirilen ve önerilen muhtariyetin yani özerk bölgelerin
tartışılması çağrısında bulunan Ayna, ''Bizim önerimiz olarak tartışmak
istemiyorsanız Atatürk'ün önerisi olarak tartışalım. Atatürk'ün bu
önerisini güncelleştirelim. Bugüne yorumlayalım. İhtiyaçlara cevap
olacağını hep birlikte göreceğiz. Demokratik Özerklikten korkmayalım.
Biz DTP olarak her zaman ve her yerde halkın kendi öz yönetimi ve
demokrasinin yerelleştirilmesi olarak ifade ettiğimiz bu projenin
Türkiye'nin temel sorunlarının çözümünde en makul, en akılcı yol
olduğunu anlatacağız. Bu çözüm projelerimiz ile hem statükoyu hem de
onun bir devamı olarak kendini var etmeyi hesaplayan AKP'yi Türkiye'nin
başına bela olmaktan çıkaracağız'' diye konuştu.
TRT'de Kürtçe yayın yapılmasına ilişkin düzenlemeyi eleştiren Ayna,
''Kürtçe kanal yasa dışıdır. Bugünkü Anayasaya göre uygulanamaz. W, x, q
harfleri yasak. Bu iş nasıl olacak? Kürtçe kanalı newrozu nasıl yazacak,
nasıl okuyacak? Yasalarla güvenceye alınmamış, kişilerin ve hükümetlerin
keyfiyetlerine göre tanınan haklar hak değildir. Kürtleri böyle
kandıramazsınız'' dedi.

-BÖLGESEL MECLİS OLUŞTURMA ÖNERİSİ-

Ayna, siyaset kurumunun, Meclisin ve Hükümet'in kendisini gözden
geçirmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
''Siyaset kurumu şu noktada tercihini yapmak zorundadır. Devletçi
siyaset mi, halk adına siyaset mi? Siyaset kurumunun önce bu noktada
netleşmesi gerekiyor. Bu aşamadan sonra senato gibi çözüm önerilerini
tartışarak zaman kaybetmek yerine, derhal yeni bir anayasa tartışmasını
TBMM çatısı altında başlatarak, Türkiye'yi darbe anayasasından kurtarmak
gerekir. Senato gibi Meclis üstü bir yapı oluşturmak yerine, bizim
Demokratik Özerklik Projesinde de önerdiğimiz üzere Bölgesel Meclisleri
oluşturmak daha çözümleyici olacaktır. Bu arada şunu da belirtmek
isteriz ki, bu sorunu AKP'nin başını ağrıtacak bir sorun olarak görmeyi
bir kenara bırakıp, çözümü de AKP'yi kurtarma operasyonuna
dönüştürülmediği müddetçe her türlü diyalog ve tartışma zemininde ve
demokratik teamüller çerçevesinde özgülükleri ve meclis iradesini
savunacağız.''