2015-01-29 - 14:48
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 22 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Gündemdışı konuşmaların ardından Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
CHP'nin tasarı üzerinde değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, iktidarın yolsuzluk konusunda sınıfta kaldığının, geçen hafta yapılan Yüce Divan oylamasıyla belli olduğunu savundu. Gök, dilleri döndüğünce Türkiye'deki yolsuzlukları anlatmaya çalıştıklarını belirterek, bin 178 sayfalık dört eski Bakan ile ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu Raporu'nu gösterdi.
Kendilerinin raporu halka nasıl anlatacaklarını düşünürken, Meclis Başkanlığı'nın önemli bir çalışma yaparak, herkese okunabilir ve 40-50 sayfalık bloknotlar gönderdiğini anlatan Gök, şöyle konuştu:
"Bin 178 sayfalık raporu okumayanların bilgisine sunuyorum. Ne var bu bloknotlarda. Bu bloknotta Rıza Sarraf diyor ki 'Abi yarın güzel bir çukulata kutusu yaptır, çok pahalı olmasın, bir tane de gümüş tepsi al, 500 bini yerleştir içine, E'ye götür ver.' Gerçekten okunması, cebe koyması kolay. Bin 178 sayfalık raporun taşınması da okunması da zor. Ama Meclis Başkanlığı öyle güzel bir hizmet yapmış ki 50-60 sayfalık bloknotları aldığınız, cebinize koyduğunuz zaman otobüste, metroda, evinizde hatta Meclis çalışmalarını izlerken açıp okumanız mümkün. Böyle bir çalışma yaptığı için Meclis Başkanlığı'nı kutluyorum. Önemli bir çalışmadır, yolsuzluklar konusunda herkesin bilgilenmesi açısından yapılan bu çalışmayı biz de halka mal etmek için bu bloknotlardan epey edindik, halkımıza dağıtıyoruz, sizlere de gönderebiliriz. Bütün yolsuzluk belgeleri burada teker teker yazılmış. TBMM Başkanlığı raporun atıl olacağını düşünerek, bunu daha nasıl verimli hale getirilir diye düşününce böyle parlak bir fikir ortaya çıkmış, Bu fikri veren, bunu basan, uygulayan ve dağıtan bürokratlara ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Ön yüzüne notlarınızı alabilir, arka yüzünden de okuyabilirsiniz. Meclis Başkanlığı'nı yaptığı bu güzel çalışmadan dolayı kutluyorum."
AK Parti Grup Başkanvekiili Ahmet Aydın, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Meclis Başkanlığı ve ilgili bürokratlar tarafından "çevre dostu" görünümünde bastırılan bloknottan dolayı Meclis Başkanlığı'nın ciddi anlamda soruşturma başlatmasını istediklerini söyledi.
Aydın, "Burada skandal bir durum söz konusu. Bu bir skandaldır. Bunun arkasında her kim varsa, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatılan bir soruşturma, hem takipsizlik kararı, hem Soruşturma Komisyonu hem de Genel Kurul'da Yüce Divan'a sevketmeme, hukuki anlamda ortadan kaldırılan konu varken... Meclis Başkanlığı'nın hiç yapmadığı, hiç alışık olmadığımız bir skandal uygulamasıyla bizler de karşı karşıya kaldık. Bunu tamamen reddediyoruz. Bunun arkasında kim varsa, her ne amaç ve saikle yapılmışsa, böyle bir operasyonun dışarıya da servis edilmesi ki tapeler zaten ortadan kaldırıldı. Soruşturma evraklarını gizliliği söz konusu. Sorduğumuzda 'Meclis'in eski, hükmünü yitiren evraklarını bu şekilde yapıyoruz' şeklindeki gerekçe kabul edilemez gerekçedir. Bugüne kadar böyle bloknotla karşılaşmadık. Arka tarafına tapeler, muhalefet şerhi üzerine bastırılıp dağıtılıp tüm Türkiye'ye servis edilmesi, bitmiş olan konuyu algı operasyonu olarak halkın gündemine getirilmesidir. Meclis Başkanlığı konuyu derhal soruşturarak ilgiler hakkında işlem yapılmasını istirham ediyorum" dedi
CHP'li Gök, Meclis'in büyük iddialarla kurulduğunu belirterek, "Yolsuzluklar konusunda Meclis'in duyarlı olmasından daha ne beklenebilir ki? Meclis Başkanlığı da herhalde vicdanen rahatsız olmuş ki az sayıda kişinin okuduğu kurumda, hem milletvekillerine hem de kamuoyunu bilgilendirmek, yurttaşlarımıza bu konuda daha fazla bilgi vermek için bloknot hazırlamış. Bundan dolayı tekrar kutluyorum. Toplatılması gereğine katılmıyorum. Biz zaten bunu aldık, örneğin çoğaltıp, arzu eden herkese göndereceğiz" dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da söz alarak, hukuki delillerin emir komuta zinciri içinde yok edilemeyeceğini belirterek, devlet kayıtlarına girdiğini söyledi. 17-25 Aralık istismarının ülkede her zaman gündeme getirileceğini kaydeden Uzunırmak, "Konuyla ilgili Meclis Başkanlık Divanı olarak bir faaliyet yapılmamıştır. Yapılan tamamen Genel sekreterlik bünyesinde geçmişten bugüne gelen, atıl kağıtların çevre dostu olarak değerlendirilmesi uygulamasıdır. Bu uygulamadan başka anlam çıkarmanın anlamı yok. Eğer alışkanlık haline geldiyse, burayı da paralel yapı suçlamaları gelecek günlerde muhtemeldir" görüşünü savundu.
AK Parti'li Aydın yeniden söz alarak konuyla ilgili olarak Meclis iradesinin belirdiğini ifade ederek, "Söz konusu olayın bir darbe olduğu Yüce Meclisimiz tarafından tescil edilmiştir. Genel Kurul karar vermişken, Meclis'in iradesi de bu noktada sabitken bu olay bilerek veya bilmeyerek her kim tarafından bu hale getirilmişse bunun bir algı operasyonunun parçası olduğunu ve ciddi manada soruşturulması gerektiği kanaatindeyiz. İlgililer hakkında mutlak surette işlem yaptırılması lazım. 8 yıldır milletvekiliyim, böyle bir bloknotla karşılaşmadım. Geçmişten beri yapılıyorsa niye bizim elimize geçmedi. Komisyon evraklarıyla bloknot oluşturulmasının çok yanlış, haksız, mesnetsiz olduğunu, hangi bürokratlar tarafında yapılmışsa ortaya çıkarılıp işlem yaptırılmasını AK Parti Grubu olarak istirham ediyorum" dedi.
CHP'li Gök, iktidarın 17-25 Aralık'ı darbe olarak nitelendirdiğini hatırlatarak ancak geçen hafta yapılan Yüce Divan oylamasında AK Parti'li 50 milletvekilinin farklı oy kullandığını söyledi. Gök, "AKP Grubu içinde farklı davranan 50 milletvekili, eğer bunlar bir darbeyse, acaba onlar darbeye yardım ve yataklık mı yaptılar?" diye sordu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, duruma şaşırmadıklarını, milletvekili olarak dinleme kayıtlarına ulaşamadıklarını söyledi.
Kaplan, "Meclis Başkanlığı'nın dinleme kayıtlarını, tapeleri kendi matbaasında bastırıp dağıtması tek kelimeyle rezalettir. Bunun ötesinde skandaldır. Komisyon, yayın yasağı koymuştu. Sonra TBMM Başkanlığı uygulamanın normal olduğunu, aleniyet kazanmış olanı bastırdıklarını söylüyor. Oysa Komisyon tapelere yok etme kararı almıştı. Bu normal bir matbaa bastırsaydı, polis basmış hepsini içeriye almıştı" görüşünü kaydetti.
Tartışmaların ardından TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, "Meclis Başkanlığı'ndan gelen not, inceleme başlatıldığı yönünde" dedi.
Yakut, söz isteklerine, "Konu kapanmıştır, yeteri kadar söz verdim, konu aydınlanmıştır" diyerek geri çevirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa tasarısının birinci bölümünde yer alan maddeler kabul edildi.
"Temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülen Tasarı'nın birinci bölümünde yer alan 18 madde, küçük değişikliklerle benimsendi.
Bu maddelere göre, maden ruhsatları ve buluculuk hakkı Bakan onayıyla devredilebilecek. Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yoluyla arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılıyor. Tesis veya altyapı tesisi kurulacak alanlar, ruhsat kapsamında değerlendirilecek.
Kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştirakleri hariç yeraltı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamayacak.
Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösteren imalat haritası ve maden jeoloji haritasını genel müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilecek.
Havza madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak amacıyla yeni oluşturulan alanlarla herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş sahalar, alan sınırlamasına bakılmaksızın birleştirilerek ihale edilebilecek. Bu şekilde ihale edilen sahaların ruhsatlandırılmasında alan sınırlaması aranmayacak.
Yükümlülük ihlallerine ağır cezalar getiriliyor.
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, değişiklik önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, "Ekmek almak için seçtiğiniz fırıncılar kasap çıktı. Bunu görmeniz için kaç canın ölmesi gerekiyor? İşi alan firmalar daha fazla kar uğruna gerekli önlemleri almayıp, taşeronlar aracılığıyla yaptıkları üretimlerde facialara kapı aralıyor. Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK), bu konuda ihtisas sahibidir, 100 yıldır kömür üretimi yapıyor. TTK'nin işlettiği ocaklarda, tüm olumsuzluk ve eksikliklere, yatırım yapılmamasına rağmen ölümlü kaza olmamıştır. Ölümler yandaş firmaların işlettiği alanlarda olmuştur. Şatafat ve deb debe için kaçak saray yaptıracağınıza, TTK'da yatırım yapın, işçi alın ve üretimi artırın" dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, dayıbaşı sisteminin işçiler açısından madenleri mezarlık haline getirdiğini savunarak, sektördeki güvencesiz çalışma koşullarının sürdüğünü, yaşam odalarının hala ciddi şekilde ele alınmadığını savundu. Madencilikte aşırı kar, emek sömürüsü ve ekolojik talanı sınırlayacak düzenlemenin getirilmesi gerektiğini, ancak iktidarın sektörde yaşanan ölümleri dert etmediğini ileri süren Baluken, emek karşıtı, sermaye yanındaki hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceklerini söyledi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da sektörle ilgili sorunların çözümü için Madencilik Bakanlığı kurulması gerektiğini belirterek, "Madencilikle ilgili 12 ayrı bakanlık, onlarca genel müdürlük yetmiyormuş gibi ruhsat izinlerini Başbakan'a bağladınız. Çantacılar dolaşıyor, ruhsatlandırılmamış bir karış yer kalmamış" dedi.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, düzenlemenin küçük madenciliği bitireceğini, sektöre sıçrama yaptıracak teşvikleri göremediklerini söyledi.
Tasarının görüşmeleri ikinci bölüm üzerinde sürüyor.
Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Taner Yıldız, Ocak ayı sonu itibariyle 7 bin 202 adet maden arama ruhsatı, 13 bin 424 maden işletme ruhsatı bulunduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 22 maddesi kabul edildi.
İkinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Yıldız, Ocak ayı sonu itibariyle 7 bin 202 adet arama ruhsatı ve 13 bin 424 işletme ruhsatı olmak üzere toplam 20 bin 626 adet maden ruhsat sayısı olduğunu bildirdi.
2 bin 406 arama ve 866 adet işletme ruhsatının 2014 yılında iptal olduğunu söyleyen Yıldız, "Başbakanlık genelgesiyle alakalı, giden ruhsat sayısı 6 bin 118, olumlu görüşle gelen 2 bin 212; olumsuz görüşle gelen 2 bin 682; bekleyen ruhsat sayısı ise bin 224 adet" dedi.
Yıldız, harç ve teminat kaldırıldığından arama ve ruhsat bedellerinin yüksek olmadığını, bu işe gireceklerin bu bedeli göze almaları gerektiğini kaydetti.
Yıldız, "Bakanların damatlarının ve oğullarının ruhsat alıp almadığı soruldu. Damatların ve oğulların listesi bende yok. Yalnızca kendi damat ve oğullarımla ilgili almadıklarını söyleyebilirim. Eğer o listeyi verirseniz onların arasından araştırma yapabiliriz" dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 23. maddenin görüşmeleri sırasında verdiği aranın ardından komisyon ve hükümetin yerine oturmaması üzerine, birleşimi, 3 Şubat salı saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
Gündemdışı konuşmaların ardından Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
CHP'nin tasarı üzerinde değişiklik önergesi üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, iktidarın yolsuzluk konusunda sınıfta kaldığının, geçen hafta yapılan Yüce Divan oylamasıyla belli olduğunu savundu. Gök, dilleri döndüğünce Türkiye'deki yolsuzlukları anlatmaya çalıştıklarını belirterek, bin 178 sayfalık dört eski Bakan ile ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu Raporu'nu gösterdi.
Kendilerinin raporu halka nasıl anlatacaklarını düşünürken, Meclis Başkanlığı'nın önemli bir çalışma yaparak, herkese okunabilir ve 40-50 sayfalık bloknotlar gönderdiğini anlatan Gök, şöyle konuştu:
"Bin 178 sayfalık raporu okumayanların bilgisine sunuyorum. Ne var bu bloknotlarda. Bu bloknotta Rıza Sarraf diyor ki 'Abi yarın güzel bir çukulata kutusu yaptır, çok pahalı olmasın, bir tane de gümüş tepsi al, 500 bini yerleştir içine, E'ye götür ver.' Gerçekten okunması, cebe koyması kolay. Bin 178 sayfalık raporun taşınması da okunması da zor. Ama Meclis Başkanlığı öyle güzel bir hizmet yapmış ki 50-60 sayfalık bloknotları aldığınız, cebinize koyduğunuz zaman otobüste, metroda, evinizde hatta Meclis çalışmalarını izlerken açıp okumanız mümkün. Böyle bir çalışma yaptığı için Meclis Başkanlığı'nı kutluyorum. Önemli bir çalışmadır, yolsuzluklar konusunda herkesin bilgilenmesi açısından yapılan bu çalışmayı biz de halka mal etmek için bu bloknotlardan epey edindik, halkımıza dağıtıyoruz, sizlere de gönderebiliriz. Bütün yolsuzluk belgeleri burada teker teker yazılmış. TBMM Başkanlığı raporun atıl olacağını düşünerek, bunu daha nasıl verimli hale getirilir diye düşününce böyle parlak bir fikir ortaya çıkmış, Bu fikri veren, bunu basan, uygulayan ve dağıtan bürokratlara ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Ön yüzüne notlarınızı alabilir, arka yüzünden de okuyabilirsiniz. Meclis Başkanlığı'nı yaptığı bu güzel çalışmadan dolayı kutluyorum."
AK Parti Grup Başkanvekiili Ahmet Aydın, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Meclis Başkanlığı ve ilgili bürokratlar tarafından "çevre dostu" görünümünde bastırılan bloknottan dolayı Meclis Başkanlığı'nın ciddi anlamda soruşturma başlatmasını istediklerini söyledi.
Aydın, "Burada skandal bir durum söz konusu. Bu bir skandaldır. Bunun arkasında her kim varsa, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatılan bir soruşturma, hem takipsizlik kararı, hem Soruşturma Komisyonu hem de Genel Kurul'da Yüce Divan'a sevketmeme, hukuki anlamda ortadan kaldırılan konu varken... Meclis Başkanlığı'nın hiç yapmadığı, hiç alışık olmadığımız bir skandal uygulamasıyla bizler de karşı karşıya kaldık. Bunu tamamen reddediyoruz. Bunun arkasında kim varsa, her ne amaç ve saikle yapılmışsa, böyle bir operasyonun dışarıya da servis edilmesi ki tapeler zaten ortadan kaldırıldı. Soruşturma evraklarını gizliliği söz konusu. Sorduğumuzda 'Meclis'in eski, hükmünü yitiren evraklarını bu şekilde yapıyoruz' şeklindeki gerekçe kabul edilemez gerekçedir. Bugüne kadar böyle bloknotla karşılaşmadık. Arka tarafına tapeler, muhalefet şerhi üzerine bastırılıp dağıtılıp tüm Türkiye'ye servis edilmesi, bitmiş olan konuyu algı operasyonu olarak halkın gündemine getirilmesidir. Meclis Başkanlığı konuyu derhal soruşturarak ilgiler hakkında işlem yapılmasını istirham ediyorum" dedi
CHP'li Gök, Meclis'in büyük iddialarla kurulduğunu belirterek, "Yolsuzluklar konusunda Meclis'in duyarlı olmasından daha ne beklenebilir ki? Meclis Başkanlığı da herhalde vicdanen rahatsız olmuş ki az sayıda kişinin okuduğu kurumda, hem milletvekillerine hem de kamuoyunu bilgilendirmek, yurttaşlarımıza bu konuda daha fazla bilgi vermek için bloknot hazırlamış. Bundan dolayı tekrar kutluyorum. Toplatılması gereğine katılmıyorum. Biz zaten bunu aldık, örneğin çoğaltıp, arzu eden herkese göndereceğiz" dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da söz alarak, hukuki delillerin emir komuta zinciri içinde yok edilemeyeceğini belirterek, devlet kayıtlarına girdiğini söyledi. 17-25 Aralık istismarının ülkede her zaman gündeme getirileceğini kaydeden Uzunırmak, "Konuyla ilgili Meclis Başkanlık Divanı olarak bir faaliyet yapılmamıştır. Yapılan tamamen Genel sekreterlik bünyesinde geçmişten bugüne gelen, atıl kağıtların çevre dostu olarak değerlendirilmesi uygulamasıdır. Bu uygulamadan başka anlam çıkarmanın anlamı yok. Eğer alışkanlık haline geldiyse, burayı da paralel yapı suçlamaları gelecek günlerde muhtemeldir" görüşünü savundu.
AK Parti'li Aydın yeniden söz alarak konuyla ilgili olarak Meclis iradesinin belirdiğini ifade ederek, "Söz konusu olayın bir darbe olduğu Yüce Meclisimiz tarafından tescil edilmiştir. Genel Kurul karar vermişken, Meclis'in iradesi de bu noktada sabitken bu olay bilerek veya bilmeyerek her kim tarafından bu hale getirilmişse bunun bir algı operasyonunun parçası olduğunu ve ciddi manada soruşturulması gerektiği kanaatindeyiz. İlgililer hakkında mutlak surette işlem yaptırılması lazım. 8 yıldır milletvekiliyim, böyle bir bloknotla karşılaşmadım. Geçmişten beri yapılıyorsa niye bizim elimize geçmedi. Komisyon evraklarıyla bloknot oluşturulmasının çok yanlış, haksız, mesnetsiz olduğunu, hangi bürokratlar tarafında yapılmışsa ortaya çıkarılıp işlem yaptırılmasını AK Parti Grubu olarak istirham ediyorum" dedi.
CHP'li Gök, iktidarın 17-25 Aralık'ı darbe olarak nitelendirdiğini hatırlatarak ancak geçen hafta yapılan Yüce Divan oylamasında AK Parti'li 50 milletvekilinin farklı oy kullandığını söyledi. Gök, "AKP Grubu içinde farklı davranan 50 milletvekili, eğer bunlar bir darbeyse, acaba onlar darbeye yardım ve yataklık mı yaptılar?" diye sordu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, duruma şaşırmadıklarını, milletvekili olarak dinleme kayıtlarına ulaşamadıklarını söyledi.
Kaplan, "Meclis Başkanlığı'nın dinleme kayıtlarını, tapeleri kendi matbaasında bastırıp dağıtması tek kelimeyle rezalettir. Bunun ötesinde skandaldır. Komisyon, yayın yasağı koymuştu. Sonra TBMM Başkanlığı uygulamanın normal olduğunu, aleniyet kazanmış olanı bastırdıklarını söylüyor. Oysa Komisyon tapelere yok etme kararı almıştı. Bu normal bir matbaa bastırsaydı, polis basmış hepsini içeriye almıştı" görüşünü kaydetti.
Tartışmaların ardından TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, "Meclis Başkanlığı'ndan gelen not, inceleme başlatıldığı yönünde" dedi.
Yakut, söz isteklerine, "Konu kapanmıştır, yeteri kadar söz verdim, konu aydınlanmıştır" diyerek geri çevirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan yasa tasarısının birinci bölümünde yer alan maddeler kabul edildi.
"Temel kanun" olarak iki bölüm halinde görüşülen Tasarı'nın birinci bölümünde yer alan 18 madde, küçük değişikliklerle benimsendi.
Bu maddelere göre, maden ruhsatları ve buluculuk hakkı Bakan onayıyla devredilebilecek. Ruhsat almak için yapılan ilk müracaat yoluyla arama ve işletme ruhsatı alma uygulaması kaldırılıyor. Tesis veya altyapı tesisi kurulacak alanlar, ruhsat kapsamında değerlendirilecek.
Kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştirakleri hariç yeraltı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamayacak.
Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösteren imalat haritası ve maden jeoloji haritasını genel müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilecek.
Havza madenciliğini geliştirmek ve jeolojik yapıyı aydınlatmak amacıyla yeni oluşturulan alanlarla herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş sahalar, alan sınırlamasına bakılmaksızın birleştirilerek ihale edilebilecek. Bu şekilde ihale edilen sahaların ruhsatlandırılmasında alan sınırlaması aranmayacak.
Yükümlülük ihlallerine ağır cezalar getiriliyor.
CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, değişiklik önergesi üzerinde yaptığı konuşmada, "Ekmek almak için seçtiğiniz fırıncılar kasap çıktı. Bunu görmeniz için kaç canın ölmesi gerekiyor? İşi alan firmalar daha fazla kar uğruna gerekli önlemleri almayıp, taşeronlar aracılığıyla yaptıkları üretimlerde facialara kapı aralıyor. Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK), bu konuda ihtisas sahibidir, 100 yıldır kömür üretimi yapıyor. TTK'nin işlettiği ocaklarda, tüm olumsuzluk ve eksikliklere, yatırım yapılmamasına rağmen ölümlü kaza olmamıştır. Ölümler yandaş firmaların işlettiği alanlarda olmuştur. Şatafat ve deb debe için kaçak saray yaptıracağınıza, TTK'da yatırım yapın, işçi alın ve üretimi artırın" dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, dayıbaşı sisteminin işçiler açısından madenleri mezarlık haline getirdiğini savunarak, sektördeki güvencesiz çalışma koşullarının sürdüğünü, yaşam odalarının hala ciddi şekilde ele alınmadığını savundu. Madencilikte aşırı kar, emek sömürüsü ve ekolojik talanı sınırlayacak düzenlemenin getirilmesi gerektiğini, ancak iktidarın sektörde yaşanan ölümleri dert etmediğini ileri süren Baluken, emek karşıtı, sermaye yanındaki hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceklerini söyledi.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da sektörle ilgili sorunların çözümü için Madencilik Bakanlığı kurulması gerektiğini belirterek, "Madencilikle ilgili 12 ayrı bakanlık, onlarca genel müdürlük yetmiyormuş gibi ruhsat izinlerini Başbakan'a bağladınız. Çantacılar dolaşıyor, ruhsatlandırılmamış bir karış yer kalmamış" dedi.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, düzenlemenin küçük madenciliği bitireceğini, sektöre sıçrama yaptıracak teşvikleri göremediklerini söyledi.
Tasarının görüşmeleri ikinci bölüm üzerinde sürüyor.
Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Taner Yıldız, Ocak ayı sonu itibariyle 7 bin 202 adet maden arama ruhsatı, 13 bin 424 maden işletme ruhsatı bulunduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 22 maddesi kabul edildi.
İkinci bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Yıldız, Ocak ayı sonu itibariyle 7 bin 202 adet arama ruhsatı ve 13 bin 424 işletme ruhsatı olmak üzere toplam 20 bin 626 adet maden ruhsat sayısı olduğunu bildirdi.
2 bin 406 arama ve 866 adet işletme ruhsatının 2014 yılında iptal olduğunu söyleyen Yıldız, "Başbakanlık genelgesiyle alakalı, giden ruhsat sayısı 6 bin 118, olumlu görüşle gelen 2 bin 212; olumsuz görüşle gelen 2 bin 682; bekleyen ruhsat sayısı ise bin 224 adet" dedi.
Yıldız, harç ve teminat kaldırıldığından arama ve ruhsat bedellerinin yüksek olmadığını, bu işe gireceklerin bu bedeli göze almaları gerektiğini kaydetti.
Yıldız, "Bakanların damatlarının ve oğullarının ruhsat alıp almadığı soruldu. Damatların ve oğulların listesi bende yok. Yalnızca kendi damat ve oğullarımla ilgili almadıklarını söyleyebilirim. Eğer o listeyi verirseniz onların arasından araştırma yapabiliriz" dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 23. maddenin görüşmeleri sırasında verdiği aranın ardından komisyon ve hükümetin yerine oturmaması üzerine, birleşimi, 3 Şubat salı saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
