Hollanda Temsilciler Meclisi Başkanı Thom van Campen, Kuzey Makedonya Meclisi Başkanı Afrim Gashi, Norveç Parlamento Başkanı Masud Gharahkhani, İngiltere Lordlar Kamarası Başkanı Lord Forsyth, İngiltere Avam Kamarası Başkan Yardımcısı Judith Cummins, NATO Parlamenter Asamblesi Fransa Delegasyonu Başkanı Natalia Pouzyreff, İspanya Senatosu Birinci Başkanvekili Javier Maroto, İsveç Parlamentosu Üçüncü Başkanvekili Kerstin Lundgren, Arnavutluk Meclisi Dışişleri ve AB İşleri Komisyonu Başkanı Igli Hasani, NATO Parlamenter Asamblesi Yunanistan Delegasyonu Başkan Yardımcısı Dimitris Keridis, NATO Parlamenter Asamblesi İzlanda Delegasyonu Başkanı Dagur Eggertsson, NATO Parlamenter Asamblesi Karadağ Delegasyonu Başkanı Duško Stjepovic ve NATO Parlamenter Asamblesi Ukrayna Delegasyonu Başkanı Yehor Cherniev, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuştu.
Hollanda Temsilciler Meclisi Başkanı Van Campen, konuşmasının başında, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a ev sahipliği için Türkçe teşekkür etti.
Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 1612'ye kadar uzandığını, bunun Avrupa'daki "en eski ve kesintisiz ikili ilişkilerinden biri" olduğunu belirten van Campen, "İlişkilerimiz diplomasi ve ticaretin ötesine uzanmaktadır. Hollanda'nın en ünlü simgelerinden biri olan lale, Anadolu'da ortaya çıkmıştır ve bu, halklarımız arasındaki derin ve kalıcı bağların canlı hatırlatıcısıdır." diye konuştu.
Van Campen, parlamentolar arası diplomasinin ülkeler arasında güven inşası, karşılıklı anlayışın geliştirilmesi ve transatlantik dayanışmanın pekiştirilmesinde "hayati rol" oynadığını ifade ederek, "Kıtalar ve kültürler arasında köprü görevi gören Türkiye'de bir araya geliyoruz ve bu bir tesadüf değildir. Tarihlerimiz farklı olsa da amaçlarda birleşmiş bir ittifak, tam da hedeflememiz gereken türden bir ittifaktır." dedi.
"Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşı, yalnızca Ukrayna'nın egemenliğine yönelik tehdit olmakla kalmayıp, hepimizi koruyan kurallara dayalı uluslararası düzene de doğrudan saldırıdır." ifadesini kullanan van Campen, bu bağlamda, NATO bünyesinde, parlamentolar arasında işbirliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı.
Van Campen, müttefiklerin birbirini desteklemeyi sürdürmesi ve NATO'nun "birleşik, kararlı ve harekete geçmeye hazır" olduğunun gösterilmesi çağrısında bulundu.
- "İttifakın stratejik yeniden başlatılması"
Kuzey Makedonya Meclisi Başkanı Gashi dünyanın hızla değiştiğini, NATO'nun da karşı karşıya olduğu tehditlere uygun olarak hızlı şekilde hareket etmesi gerektiğini belirterek, "NATO 3.0, ittifakın stratejik yeniden başlatılması perspektifinden değerlendirilmelidir. Müttefikler, Avrupa'nın konvansiyonel savunma yükünün daha büyük kısmını üstlenebileceğini ve kıtanın savunmasında birincil sorumluluğu üstlenebileceğini öngörmelidir." diye konuştu.
Gashi, Ukrayna'ya gelecekteki destekte "dengeli yük paylaşımı ve müttefiklerin kendi ulusal kapasitelerine yaptıkları yatırımların" dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu'daki gelişmelerin barış, enerji piyasaları ve insani koşullar açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade eden Gashi, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
- "Daha fazla koordinasyon sağlamamız gerekiyor"
Norveç Parlamento Başkanı Gharahkhani de ülkesinin savunma üretimini artırdığını, insansız hava araçları ve "dijital çözümler" gibi yeni sistemlere yatırım yaptığını aktararak, "Bu, isteğe bağlı bir konu değildir. Daha fazla koordinasyon sağlamamız gerekiyor. Ortak güvenliğimizi güçlendirmek için endüstriyel kapasitelerimizi ve üretimimizi hızlandırmamız gerekiyor. Bu, hem ulusal ihtiyaçları hem de NATO'nun hazırlık durumunu desteklemekle ilgilidir." ifadelerini kullandı.
Gharahkhani, ülkesinde 2036'ya kadar uzanan savunma planı üzerinde siyasi partiler arasında mutabakat bulunduğunun altını çizerek, "Bu durum, güvenlik ortamının daha da ciddileştiğini ve Rusya'nın Ukrayna'da yürüttüğü acımasız savaştan çıkarılan dersleri yansıtmaktadır." dedi.
İngiltere Lordlar Kamarası Başkanı Forsyth, İngiltere Avam Kamarası Başkan Yardımcısı Judith Cummins ve NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Fransa Delegasyonu Başkanı Natalia Pouzyreff, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuştu.
Forsyth, "İngiltere için Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya'nın kesişim noktasında birçok alanda değerli bir ortak. Bölgeleri birbirine bağlamada ve çatışmalarda arabuluculuk yapmada hayati bir diplomatik rol oynuyorsunuz." ifadelerini kullandı.
İngiltere'nin savunma politikasının temel direğinin NATO olduğunun altını çizen Forsyth, hürriyet, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne yönelik tehditlere karşı beraber durduklarını söyledi.
Forsyth, "Caydırıcılık, çatışmadan çok daha az masraflı; müşterek savunma, tek başına hareket etmekten daha etkili." diyerek, yapay zeka ve siber teknolojilerin sebep olduğu değişime ve bu duruma ayak uydurmaya hazır olduklarına işaret etti.
Ukrayna'nın yıllardır "Rusya'nın saldırılarına katlandığını" söyleyen Forsyth, "Bugün Ukrayna, buradaki hepimiz adına bu saldırganlığa karşı cepheyi tutuyor. Bundan dolayı Ukraynalılara büyük bir minnet borçluyuz. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir." ifadelerini kullandı.
- Ortak tehditler karşısında işbirliği mesajı
Cummins de "NATO, 77 yıldır ortak bir tarih ve paylaşılan değerlerle birleşmiş bir şekilde bizi güvende ve refah içinde tuttu. Bu durum, müşterek güvenliğin saldırganlığı caydırmadaki kalıcı gücünün bir kanıtıdır." dedi.
Ukrayna ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyadaki gerilimlere dikkati çeken Cummins, "Tarihimizin bu en tehlikeli noktasında, biz NATO üyelerinin birbirine ihtiyacı var. Daha yakın bir işbirliği yapmalı ve birimize yapılan saldırının hepimize yapılmış sayılacağı ilkesini pekiştirmeliyiz." diye konuştu.
Cummins, güncel engellerin daha az öngörülebilir olduğu değerlendirmesinde bulunarak büyüyen rekabet ortamına ve yeni teknolojik tehditlere işaret etti.
Pouzyreff de Fransa'da yapılan G7 Liderler Zirvesi'nde Orta Doğu'daki durumun yatıştırılması ve Hürmüz Boğazı'ndan geçiş konularının gündeme geldiğini hatırlatarak, G7 kapsamında Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tanıyan ve ülkeye yönelik askeri yardımın güçlendirilmesi çağrısı yapan bir ortak bildiri yayımlandığına dikkati çekti.
"Ukrayna'nın geleceğinin NATO'da olduğunun teyit edilmesi gerektiği" değerlendirmesinde bulunan Pouzyreff, Ukrayna'nın Avrupa-Atlantik entegrasyonunun, güvenliğe ve bölgesel istikrara doğrudan katkı sağladığını kaydetti.
İspanya Senatosu Birinci Başkanvekili Javier Maroto, İsveç Parlamentosu (Riksdag) Üçüncü Başkanvekili Kerstin Lundgren ve Arnavutluk Meclisi Dışişleri ve AB İşleri Komisyonu Başkanı Igli Hasani, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuştu.
İspanya Senatosu Birinci Başkanvekili Maroto, konuşmasında NATO müttefiki ülkelerin liderlerinin, işbirliği yapmaları gerektiğini belirterek "Tüm NATO ülkeleri, Ukrayna'da ya da Orta Doğu'da olsun, istisnasız her çatışmada uluslararası hukuka saygıyı savunmalı." dedi.
Avrupa'nın NATO içinde daha güçlü üye haline gelmesi gerektiğini söyleyen Maroto, "NATO reformu, daha az ABD anlamına gelmemeli, Avrupalıların daha fazla komuta ve sorumluluk üstlenmeleri, bölgesel liderlik yapmaları ve geleneksel savunma yükünü daha çok sırtlanmaları anlamına gelmeli." ifadelerini kullandı.
Maroto, bu hedefte Avrupa'nın savunma alanında henüz ortak ses çıkarmadığına dikkati çekerek "Birçok Avrupalı, demokrasiden, savunma olmadan korunabilirmiş gibi bahsediyor ancak güvenlik olmadan refah devleti, hastaneler, okullar ve özgürlük olmaz." diye konuştu.
- "Demokrasi, insan hakları ve serbest ticaret, NATO'yu güçlü kılan ilkeler"
İsveç Parlamentosu Üçüncü Başkanvekili Lundgren de Ankara'daki NATO Liderler Zirvesi'nde gündemlerinin, İttifak kapasitesinin, Ukrayna'ya sürdürülebilir desteğin ve savunma alanında endüstriyel üretimin artırılması gibi konuları içereceğini belirtti.
İsveç Parlamentosundaki partilerin, NATO üyelerinin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması kararına bağlı olduğunu dile getiren Lundgren, "NATO, demokrasi, insan hakları, kurallara dayalı dünya düzeni ve serbest ticaretin yalnızca büyük idealler değil aynı zamanda bugün bizi güçlü kılan ilkeler olduğu görüşü temelindeki bir ittifaktır." dedi.
Bu görüşün, güvenlik tehditleri ve zorluklarla karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Lundgren, müttefiklerini korumaya bağlılıkları ile Ukrayna'ya verilen desteğin öneminin altını çizdi.
- "Güvenlik, yalnızca savaş alanında değil sürdürülen dayanışma ve kararlılıkla savunulur"
Arnavutluk Meclisi Dışişleri ve AB İşleri Komisyonu Başkanı Hasani de güvenliğin, birlikte hareket edebilme kapasitesine dayandığına dikkati çekti.
Hasani, Arnavutluk'un Ukrayna'ya desteğini dile getirerek "Temel bir ilkeyi yineliyoruz: Güvenlik, yalnızca savaş alanında değil sürdürülen dayanışma ve kararlılıkla savunulur." dedi.
NATO'ya savunma yatırımı planlarının hazırlıklı olma, dayanıklılık ve caydırıcılık açısından stratejik bir adım olduğunu belirten Hasani, kritik altyapıyı, modern savunmanın itici gücü gördüklerini söyledi.
Hasani, Batı Balkanlar'ın, bazı tehditlerle karşı karşıya bulunduğunu ve bölgenin, stratejik önceliğinin olması gerektiği yorumunu yaparak NATO Parlamenter Asamblesinin, ittifaka, birliğe ve güvenilirliğe katkısını güçlendirmenin önemini vurguladı.
NATO PA Yunanistan Delegasyonu Başkan Yardımcısı Dimitris Keridis, NATO PA İzlanda Delegasyonu Başkanı Dagur Eggertsson, NATO PA Karadağ Delegasyonu Başkanı Dusko Stjepovic, NATO PA Ukrayna Delegasyonu Başkanı Yehor Cherniev Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuştu.
Keridis, İstanbul'u "görkemli ve ihtişamlı" olarak niteleyerek, "Dünyada pek çok şehir vardır ama İstanbul tektir." dedi.
Yunanistan Başkonsolosluğunun, Türk vatandaşlarına günde yaklaşık 2 bin Schengen vizesi verdiğine işaret eden Keridis, bu durumun iki ülkenin halklarının ne kadar iç içe olduğunu ve birbirlerine karşı olumlu duygular beslediğini gösterdiğini söyledi.
Keridis, bu yıl da 2 milyondan fazla Türk vatandaşının Yunanistan'ı ziyaret etmesini beklediklerini dile getirdi.
Türkiye'nin "Schengen Bölgesi'ne alınması gerektiğine inandıklarını" belirten Keridis, "Bazı Avrupalı ortaklarınız ticari anlaşmalar konusunda istekli davranırken sizi Schengen'den uzak tutmayı tercih ediyor. Biz ise dostluk elimizi uzatma konusunda samimiyiz." ifadelerini kullandı.
- Güven ve ortak değer vurgusu
NATO PA İzlanda Delegasyonu Başkanı Eggertsson, "Kültürleri, kıtaları ve medeniyetleri yüzyıllardır birbirine bağlayan İstanbul'da bulunmak ayrı bir ayrıcalıktır. Bu şehir bize güvenliğin hiçbir zaman izolasyon içinde değil, diyalog, işbirliği ve ortak sorumlulukla inşa edildiğini hatırlatmaktadır." diye konuştu.
Uluslararası düzenin benzeri görülmemiş bir baskı altında olduğu dönemde bir araya geldiklerine işaret eden Eggertsson, uluslararası hukuka yönelik artan tehditler, demokratik kurumları zayıflatma girişimleri ve toplumlardaki güveni sarsmayı amaçlayan dezenformasyon faaliyetlerinin görüldüğünü vurguladı.
Eggertsson, NATO'nun "yalnızca toprakları savunmak için değil barışı mümkün kılan ilkeleri korumak için var olduğunu" belirterek, şunları kaydetti:
"Askeri kapasite önemlidir, caydırıcılık önemlidir ve NATO'nun kalbinde yer alır ancak askeri güç tek başına bir ittifakı sürdüremez. Gerçek temel güvene dayanır. Birbirimize güven, demokratik kurumlarımıza güven ve savunduğumuz ortak değerlerin korunmaya değer olduğuna dair güvendir."
- NATO'nun önemi her zamankinden fazla
NATO PA Karadağ Delegasyonu Başkanı Stjepovic, Avrupa ve Orta Doğu'da devam eden savaşların, siber saldırıların, dezenformasyon kampanyalarının ve demokratik kurumları zayıflatmaya yönelik girişimlerin, güvenliğin artık yalnızca devletlerin bakış açısıyla değerlendirilemeyeceğini açıkça gösterdiğine, bu nedenle NATO'nun her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
NATO'nun savunma kapasitesinin daha da güçlendirilmesini ve savunmaya yapılan yatırımların artırılmasını güçlü biçimde desteklediklerini dile getiren Stjepovic, "Bu mesele yalnızca istatistikler ya da gayri safi yurt içi hasılanın belirli bir yüzdesiyle ilgili değildir. Bu, barışı, istikrarı ve ortak yaşam biçimimizi korumaya ne kadar hazır olduğumuzun bir göstergesidir." dedi.
Stjepovic, Karadağ'ın 2028'de Avrupa Birliği'nin bir sonraki üyesi olmayı hedeflediğini hatırlatarak, bu sayede Avrupa ile Akdeniz bölgesinin istikrarına daha fazla katkıda bulunacaklarına inandıklarını kaydetti.
- "(Rusya'ya) Yeniden toparlanma fırsatı vermemeliyiz"
NATO PA Ukrayna Delegasyonu Başkanı Cherniev, yıllardır ortak yürütülen çabaların sonuç vermeye başladığına dikkati çekerek, Ukrayna halkı adına teşekkür etti ve Rusya ile savaşta inisiyatifi ele geçirmeye başladıklarını söyledi.
Rusya'nın "askeri, ekonomik, insani ve ahlaki kayıplar yaşadığını" savunan Cherniev, "Yeniden toparlanma ve güçlerini yeniden inşa etme fırsatı vermemeliyiz. Sonunda onu baskı altına almalı ve barışa zorlamalıyız çünkü barış istemeyen tek ülke Rusya'dır." ifadesini kullandı.
Cherniev, "2022'de İstanbul'da yürütülen müzakereleri organize ettiği için Türkiye'ye minnettarız. Ne yazık ki bu görüşmelerin sonuçları başarılı olmadı, çünkü barış şartları Ukrayna için adil ve kabul edilebilir değildi, egemenliğimizi kaybedebilirdik." dedi.
Savaş sonrası dönemde Ukrayna'nın değerinin NATO için daha da artacağını dile getiren Cherniev, Avrupa'nın güvenliğinin, Ukrayna'nın NATO'ya tam üyeliği olmadan eksik kalacağını belirtti.
