2010-11-02 - 15:00
CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Çankaya Köşkü'nde verilen resepsiyona katılmamasına yönelik eleştirilerle ilgili olarak '''Efendim neymiş, Çankaya Köşkü'ne niye gitmemişiz? Sen gittin, ne oldu, boyun mu uzadı? Ben cumhura gittim, hak arayan işçi kadına gittim, elinden tuttum. Senin hakkını biz koruyacağız dedim. Sen mi iyi iş yaptın, ben mi iyi iş yaptım?'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Çankaya Köşkü'nde verilen resepsiyona katılmamasına
yönelik eleştirilerle ilgili olarak '''Efendim neymiş, Çankaya Köşkü'ne niye
gitmemişiz? Sen gittin, ne oldu, boyun mu uzadı? Ben cumhura gittim, hak arayan
işçi kadına gittim, elinden tuttum. Senin hakkını biz koruyacağız dedim. Sen mi
iyi iş yaptın, ben mi iyi iş yaptım?'' dedi.

Partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin
değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, salona girerken, BDP Grup Salonu'ndan
çıkan Genel Başkan Selahattin Demirtaş'la karşılaştı. Kılıçdaroğlu ve Demirtaş,
tokalaşarak, selamlaştı.

Konuşmasının başında Taksim'de meydana gelen patlamaya değinen
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin terörden çok çektiğini ve büyük bedeller ödediğini
kaydetti. Barıştan ve kardeşlikten yana olanların teröre karşı birleştiğini, bir
yürek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Ayırmak istediler ayrılmadık. Bölmek
istediler bölünmedik. Bölünmeyeceğiz, ayrılmayacağız'' dedi. Terörün olmadığı,
huzurlu bir ülke istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, teröre karşı ortak
mücadelenin hep birlikte sürdürüleceğini vurguladı.

Mutlu ve huzurlu bir ülke için bireylerin aşı ve işi olması gerektiğine
dikkati çeken Kılıçdaroğlu, bunun da sosyal devlet anlayışı içinde
sağlanabileceğini söyledi. Siyasal iktidarın görevinin devleti sosyal tutmak
olduğunu, CHP'nin de bu anlayışla iktidar için yola çıktığını ifade etti.

Cumhuriyetin 87. kuruluş yıl dönümü kutlamaları için İstanbul'a gittiğini
ve Kadıköy'de düzenlenen halk yürüyüşüne katıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu,
buradan Türkiye'nin 81 iline huzur, barış, dostluk ve kardeşlik mesajları
verdiklerini belirtti. Verdikleri huzur, barış ve kardeşlik mesajının ''Ankara'da
birilerini rahatsız ettiğini'' ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle
sürdürdü:

''Ne olmuş? Ben gitmişim Kadıköy'de yurttaşlarla buluşmuşum. Meğer o
cumhurla buluşmak değilmiş. Neymiş cumhurla buluşmak? Daha başka yerlere
gitmekmiş. Bizim oralara gitmediğimizi kim söyledi bunlara? Yani Kadıköy'de
yaşayan insanlar bu ülkenin insanları değil mi? Onlar bu ülkenin halkı değil mi?
Ben diyorum, bunlar bölücü. Bunların gizli gündemi var. Bunlar insanımıza düşman
insanlar, insanımızı bölen insanlar. Biz 'huzur' diyoruz, onlar 'huzursuzluk
olsun' diyorlar. Biz 'bölünmeyelim' diyoruz, onlar 'bölünelim' diyorlar. Bunu
ancak asıl amaçlarına ulaşmak için gizli gündemleri olan siyasal anlayışlar
yapar. AKP'nin hedefi budur. AKP kendi yurttaşına hizmet etmek için gelmiyor
iktidara, devleti ele geçirmeye çalışıyor. Onun için diyorum gizli gündemleri
var. İstediğiniz kadar gidin, tek bir Cumhuriyet Halk Partili kalıncaya kadar
sizinle kararlılıkla mücadele etmek bizim boynumuzun borcudur. Öyle çıkacaksınız
'yok cumhura gitmediler, yok şunu söylediler' cumhur başımızın üstündedir, her
yurttaşımız başımızın üzerindedir. Biz onlar gibi insanları ayırmıyoruz.
Kadıköy'deki de benim insanım Sultan Ahmet'teki de Esenler'deki de. Hakkari'deki
de Bitlis'deki de Trabzondaki de benim başımın üzerindedir. Onlar onbinleri
görünce rahatsız oldular. 'Efendim biz yüzde 42'yi araştırıyoruz siz neden yüzde
58'i merak etmiyorsunuz' Biz yüzde 100'ünü merak ediyoruz Sayın Başbakan sen hiç
meraklanma.''

29 Ekim günü Kadıköy'deki yürüyüşün ardından sendikal faaliyetler
yürüttüğü gerekçesiyle işten çıkarıldığı iddia edilen taşeron temizlik işçisi
Türkan Albayrak'ı, açlık grevini sürdürdüğü Paşabahçe Devlet Hastanesindeki
çadırda ziyaret ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Onu da cumhurdan saymıyor,
çünkü o bir asgari ücretli'' dedi.

Albayrak'ın haklı bir mücadele sürdürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu,
mücadelesinin tüm taşeron işçilere ve ''kendisini görmeyen sendika ağalarına''
örnek olması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Sabah akşam AKP şakşakçılığı
yapacaksınız, bedenini ölüme yatıran bir işçiyi görmeyeceksiniz, gözleriniz kör
olacak... Bu mudur sizin sosyal devlet anlayışınız, bu mudur sizin cumhur
anlayışınız? Buna karşı mücadele edeceğiz'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Albayrak'ın sendika üyesi olduğu için işten atıldığını
savunarak, şöyle konuştu:

''Bu cumhurun başına gelenlerden Sayın Başbakan acaba utanıyor mu? O
kadıncağız çadırda, o soğukta bedenini açlık grevine yatırırken acaba vicdanı
sızlıyor mu? Sen kendi çocuklarına beş yıldızlı otellerde düğün yaparken
sıkılmadın da o çadırda yatan insanları görmezlikten gelmek seni sıkmıyor mu?
Sormak istiyorum sendikalı olmak yasak mı bu ülkede? Bir de bunlar milleti
kandırmak için anayasa bir hüküm daha eklediler, 'Bir sendika yetmez, işçi
isterse birden fazla sendikaya üye olabilirmiş'.Bir sendikaya üye olanı kapının
önüne koyuyorsun ya kadıncağız kazara iki sendikaya üye olsaydı ne olacaktı?''

29 Ekim'de Paşabahçe'de cumhuru, hak arayan insanın başına neler
geldiğini gördüklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini ''Efendim neymiş,
Çankaya Köşkü'ne niye gitmemişiz? Sen gittin, ne oldu, boyun mu uzadı? Ben
cumhura gittim, hak arayan işçi kadına gittim, elinden tuttum. Senin hakkını biz
koruyacağız dedim. Sen mi iyi iş yaptın, ben mi iyi iş yaptım? Sen mi cumhura
gittin, ben mi cumhura gittim?'' diye sürdürdü.

AK Parti iktidarının kölelik düzenini dayattığını iddia eden
Kılıçdaroğlu, bu düzenin CHP iktidarında yıkılıcağını da söyledi. ''Siz kim
cumhur kim? Sizin işiniz, gücünüz cebinizi doldurmak'' diyen Kılıçdaroğlu,
sayıları 2 milyonu bulan taşeron işçilere seslenerek, bu işçilerin CHP
iktidarında kadroya ve özlük haklarına kavuşturulacağını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''AKP
kabusunu sona erdirmek zorundayız'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Adapazarı
Vagon Fabrikası'nda taşeron işçi olan bir kişinin kendisine gönderdiği mektuptan
bölümler okudu. İşçinin 4 yıldır ayakkabı alamadığını belirttiğini ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Acaba Başbakan bunları biliyor mu? O, altın çilek yiyor.
Bunlardan ne haberi olacak. O, yırtık ayakkabıyla okula giden Tayyibi unuttu.
Farklı yerlerde geziyor artık. O, bir despot, bir kral'' dedi.

Kılıçdaroğlu, işçileri ve emekçileri mutlaka kucaklayacaklarını, her
zaman ve her yerde onlarla beraber olacaklarını, haklarını sonuna kadar
koruyacaklarını söyledi.

Ankara'da bir dönem Başbakanlık muhabiri olarak çalışan ve Bursa'da
günlük bir gazetede yazılar yazan bir kadın gazetecinin ''patron sizin
yazılarınız yüzünden AKP'li belediyelerden ihale alamaz hale geldi'' gerekçesiyle
işinden atıldığını bildiren Kılıçdaroğlu, ''Bunların demokrasi anlayışı bu.
Bunlar eleştiriye tahammül edemezler. Bunların etrafındakiler şakşakçı, dünyayı
şakşakçıların gözünden görüyorlar. Nasıl oluyor da bir gazetecinin işine sizi
eleştiriyor diye son veriyorsunuz. İnsanda biraz ar, edep olur. Bunlarda var mı?
Yok. Olsa derhal müdahale ederler'' şeklinde konuştu.

İktidar partisi mensuplarını ''demokrasi kültürü olmamakla'' eleştiren
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Buradan bütün kadınlara, analara, bacılara sesleniyorum; Kadınlardan
iki örnek verdim. Birisi açlık grevine yatmış bir işçi, öbürü kalemini satmayan
bir gazeteci. İkisi de işinden oluyor. AKP'nin gerçek yüzünü görsünler. Fotoğrafı
iyi görsünler. Etraflarına baksınlar, mahalleye, komşularına baksınlar ve gerçeği
görsünler. Bazen küçük bir olay bütün bir gerçeği görmemizi sağlar. O küçük olay
Paşabahçe'de, Bursa'da oldu.

Bu tabloyu değiştirmek bizim elimizde. Bu tabloyu değiştirmek sizin
elinizde. Bu tabloyu değiştirmek emeği ile geçinen işçilerin, annelerin,
fabrikada, tarlada çalışanların elinde. AKP kabusunu sona erdirmek zorundayız.
Güçlü, kararlı, dirayetli, hayata direnerek, AKP'ye, baskılarına direnerek
yolumuza devam edeceğiz. Bizi yıldıramayacaklar.''

Türkiye'de son 5 yılda intihar vakalarında yüzde 27, son 8 yılda ise
intihara teşebbüs olaylarında yüzde 52 artış olduğunu bildiren Kılıçdaroğlu,
''Bunun tek sorumlusu vardır, o da Başbakandır. Adı da Recep Tayyip Erdoğan'dır''
dedi.

Konuşması sık sık ''Başbakan Kemal'' tezahüratlarıyla kesilen
Kılıçdaroğlu, bir araştırmanın sonuçlarına göre, 2003'te 14 milyon kutu olan anti
depresan ilaç kullanımının 2007 yılında 26 milyon kutuya çıktığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Mutlu olan, evine ekmek götüren bir insan niye anti depresan
kullansın. Bunun sorumlusu da bu hükümettir. Başbakandır, adı da Recep Tayyip
Erdoğan'dır'' diye konuştu.

Boşanma davalarında artışlar olduğunu, boşanmaların gelir düzeyi yüksek
kesimlerde daha az gerçekleştiğini anlatan Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'da boşanma
oranının 2001'den bu yana yüzde 200 arttığını kaydetti ve ''Sayın Başbakan, ülke
güllük, gülistanlık diyor. Borsa patladı, yükseldi diyor. Diyarbakır'daki insan
niye boşansın? Batman'daki kadınlar niye intihar etsin? Mutluluktan mı
yapıyorlar? Yoksa üzerlerindeki baskıdan mı, sosyal devletin olmamasından da
mı?'' dedi.

İşsizlik, yoksulluk sorunlarının çözülmediğini belirten Kılıçdaroğlu,
''Halkımıza söz veriyoruz. CHP iktidarında hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Her
ailenin sigortası olacak. Makarna, mercimek... Yok bunlar. Bunları tarihe
gömeceğiz'' diye konuştu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türk Ceza Kanununda ''görevi kötüye kullanma''
suçunu düzenleyen hükmün değiştirilmesi için yasa teklifi verildiğini, teklifin
Adalet Komisyonunda görüşüleceğini anımsatarak, bu tür suçlara ''af''
getirilmesinin amaçlandığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, ''İnsanda biraz ar, edep, haya olur. Millet açlık, sefalet
içinde, rüşvet aldın, verdin... Hani sen Müslüman geçiniyordun. Rüşvet almak
vermek günahtır diyordun. Neye göre affediyorsun? Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanının belediye başkanlığı elinden gidecek, onun telaşına mı kapıldın?'' diye
konuştu.

Kılıçdaroğlu, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek ile TBMM Anayasa
Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu arasında geçen bir telefon konuşmasının internete
düştüğünü ifade etti.

İSO toplantısında yaptığı konuşmayı da anımsatan Kılıçdaroğlu, CHP
iktidarında ekonomiyi sanayiciye teslim edeceklerini söylediğini anlattı.

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın her yerde ''hapishanede ne
çileler çektiğini'' anlattığını belirterek, çıkan bir kitaptan ''Erdoğan'ın
hapishanedeki konforuna ilişkin'' bölümler okudu.

Kılıçdaroğlu, ''Sanırsın ki Recep Tayyip Erdoğan köşkü. Neymiş Sayın
Başbakan hapishanede yatmış. Bir de gözlerinden yaşlar dökülerek hapishanede
yattım diyor. Yemezler Sayın Başbakan'' diye konuştu.

Erdoğan'ın bugün ''terbiyeden, cumhurdan söz ettiğini'' dile getiren
Kılıçdaroğlu, ''Sen cumhura ananı da al git demedin mi. Sen nasıl bana cumhurdan
söz edersin. Sen önce o analardan özür dile. Bir toplantıda birisi geliyor oğlum
işsiz diyor. Kızıyor, Başbakan. Böyle bir soru sorulur mu Başbakana? Krala böyle
bir şey sorulur mu? Otur oturduğun yerde, senin oğlun da işsiz kalıversin, diyor.
Cumhura hitabına bakın. Cumhuru ne kadar seviyor'' şeklinde konuştu.
(15.00)