2010-10-20 - 17:24
AK Parti Grup Başkanlığından, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasının ''Parlamenter demokratik rejime açık bir
müdahale niteliğinde'' olduğu belirtildi.
AK Parti Grup Başkanlığından, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasının ''Parlamenter demokratik rejime açık bir
müdahale niteliğinde'' olduğu belirtildi.
AK Parti Grup Başkanlığında yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) siyasi parti grupları arasında
temas ve görüşmeler sürerken, aynı konuda ve eşzamanlı olarak Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının görüşmelerin içeriğini hedef alan ve kuvvetler ayrılığını yok
sayan açıklaması parlamenter demokratik rejime açık bir müdahale
niteliğindedir.
Bir demokratik toplumda, kişilerin, kurumların veya toplumsal grupların
siyaset müessesinden hak ve özgürlük talebinde bulunmaları, bu taleplerin
toplumun her kesiminde tartışmaya açılması ve siyaset kurumunun gündeminde yer
alması demokratik bir hukuk devleti anlayışının gereğidir. Bu taleplere olumlu
veya olumsuz cevap verecek ve kural koyacak olan kurum yasama yetkisini elinde
bulunduran TBMM'dir.
Yargı yetkisini kullananların görevi kanun koymak değil, TBMM tarafından
kabul edilen yasaları uygulamaktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı önleyici bir
yargısal yetkiye sahip değildir.
Yüksek yargıda güçlü pozisyonlara aday konumunda bulunanların kendilerine
destek sağlamak üzere TBMM'yi ve siyaset kurumunu hedef alan açıklamalar
yapmaları kabul edilemez. Hiçbir kişi, organ veya makam TBMM'ye emir ve talimat
veremez.''
(17.24)
Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasının ''Parlamenter demokratik rejime açık bir
müdahale niteliğinde'' olduğu belirtildi.
AK Parti Grup Başkanlığında yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) siyasi parti grupları arasında
temas ve görüşmeler sürerken, aynı konuda ve eşzamanlı olarak Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının görüşmelerin içeriğini hedef alan ve kuvvetler ayrılığını yok
sayan açıklaması parlamenter demokratik rejime açık bir müdahale
niteliğindedir.
Bir demokratik toplumda, kişilerin, kurumların veya toplumsal grupların
siyaset müessesinden hak ve özgürlük talebinde bulunmaları, bu taleplerin
toplumun her kesiminde tartışmaya açılması ve siyaset kurumunun gündeminde yer
alması demokratik bir hukuk devleti anlayışının gereğidir. Bu taleplere olumlu
veya olumsuz cevap verecek ve kural koyacak olan kurum yasama yetkisini elinde
bulunduran TBMM'dir.
Yargı yetkisini kullananların görevi kanun koymak değil, TBMM tarafından
kabul edilen yasaları uygulamaktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı önleyici bir
yargısal yetkiye sahip değildir.
Yüksek yargıda güçlü pozisyonlara aday konumunda bulunanların kendilerine
destek sağlamak üzere TBMM'yi ve siyaset kurumunu hedef alan açıklamalar
yapmaları kabul edilemez. Hiçbir kişi, organ veya makam TBMM'ye emir ve talimat
veremez.''
(17.24)
