2007-05-31 - 13:49
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ''Cumhurbaşkanını halkın seçmesi mi milli egemenlik, AK Parti'nin 3 kişilik heyetinin cumhurbaşkanını ataması mı?'' diye sordu.
Mumcu, partisinin grup toplantısında, büyük umutlarla başlayan bu Parlamento
döneminin ''kaygılarla, korkularla, endişelerle'' noktalandığını söyledi.
Türkiye'de 1950'li yıllardan beri bir parti grubunun, Anayasayı değiştirecek
muktedir çoğunlukla bu dönem Parlamentoya geldiğini anımsatan Mumcu, iktidar
partisinin siyasal çoğunluğunun tek başına reformlar için yeterli olduğunu
söyledi.
Halkın, son dönemde birçok önemli sorununun çözüleceğini umduğunu belirten
Erkan Mumcu, ilk 3 yıl müsaade isteyen iktidarın; zenginliğin, rahatlığın
hissedileceği vaadinde bulunduğunu anımsattı.
-''YOLSUZLUKLAR ORTADAN KALKACAKTI. NE OLDU?''-
İktidar partisinin, aradan 5 yıl geçmemiş, sanki ilk defa aday oluyormuş
gibi davrandığını ifade eden Mumcu, ''Türkiye'de geçen 5 yılda yasaklar,
yolsuzluklar, yoksulluklar ortadan kalkacaktı. Ne oldu? Hangisi ortadan kalktı?''
dedi.
Türkiye'de yeşil kartlı sayısının 4 milyon artarak 13 milyona ulaştığını
kaydeden ANAVATAN lideri Mumcu, yardım bağımlısı insan sayısının da milyonlarca
olduğunu öne sürdü.
Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının depolarının şehrin en
görünür yerlerine kurulduğunu belirten Mumcu, Türkiye'de işsizliğin boyutunun 5
yıl öncesinin de üstüne çıktığını savundu.
Mumcu, her yıl yüzde 8-9 büyüdüğü iddia edilen ekonomi karşısında işsizliğin
binde 2 oranında eksildiğini, bu eksilmenin ise 2.5 milyon işsizin iş bulma
ümidini kaybetmesinden kaynaklandığını söyledi.
Kişi başına yıllık gelirin 2 bin dolardan 5 bin dolara çıkarıldığının
söylendiğini hatırlatan Mumcu, ''bu gelirin reel olmadığı gibi paylaşımının da
adil olmadığını'' söyledi.
-''HESAP GÜNÜNÜN YAKLAŞTIĞI AŞİKARDIR''-
Yolsuzlukların ortadan kaldırılmadığını ileri süren Erkan Mumcu,
''Yolsuzluğu ortadan kaldırmak için bu hükümet bir şey yapmış mı yoksa doğrudan
doğruya yolsuzluk içinde mi kalmış? Bu Hükümet, Cumhuriyet döneminde yolsuzluğa
en fazla bulaşmış bir hükümettir'' diye konuştu.
Mumcu, şöyle devam etti:
''İstanbul'da Şeyh Maktum'a parasız, hisse senedi karşılığı verilmek istenen
araziye itiraz ettik, ihaleye çıktılar. İhalede 1 katrilyon fiyat çıktı. Dün
ödemenin son günüydü ama ödenmedi. Ödeme yapılmadığı için ihale iptal edilecek
mi? İkinci en yüksek fiyatı verene bu arazi verilecek mi merak ediyorum. Sürekli
alavere dalavere...İmarda, özelleştirmede, belediyelerde haddi hesabı olmayan
yolsuzlukların hebası görülecektir. Hesap gününün yaklaştığı aşikardır ki
Hükümet, sağa sola sataşmaktadır.''
-''HANGİSİ DEMOKRASİ, HANGİSİ MİLLİ EGEMENLİK?''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın meslek liselerinin önündeki katsayı
haksızlığının giderilmesi konusunda ''kurumlararası mutabakat lazım'' dediğini
anımsatan ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, şunları kaydetti:
''Katsayı haksızlığının ortadan kaldırılması için bir siyasi irade lazımken,
çözüm için teşebbüste bulunmayanlar, meseleyi sonuna kadar sömürdüler.
Cumhurbaşkanı seçiminde niye mutabakat aramadın? 'ANAVATAN, DYP, CHP milletten
kaçıyormuş, demokrasiye tuzak kuruyormuş' Milleti kandırmayın, yalan söylemeyin.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi mi milli egemenlik, AK Parti'nin 3 kişilik
heyetinin cumhurbaşkanını ataması mı? 'Kardeşim Abdullah Gül, adayım' diye takdim
etmesi demokrasi, halkın oyuyla seçilecek olması demokrasi değil. Hangisi
demokrasi, hangisi milli egemenlik?''
-''HANGİ OĞLUNUZA İSTİYORSUNUZ?...''-
Erkan Mumcu, 2 yıldır cumhurbaşkanını halka seçtirmek için her türlü desteği
verdiklerini söylediğini belirterek, ''Hiçbir sözümüze karşılık vermediler,
sonunda bize geldiler'' dedi.
Mumcu, Cumhurbaşkanı seçimi öncesi Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyetin
kendilerini ziyaret ederek ''Cumhurbaşkanı seçimi için Meclise girecek misiniz?''
diye sorduklarını belirtti.
Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı adayını sorduklarında ''MYK'da tayin
edeceğiz'' cevabını aldığını belirten ANAVATAN lideri Mumcu, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
''Evinize kız istemeye geliyorlar, 'Hangi oğlunuza istiyorsunuz' diye
soruyoruz. 'Belli değil' diyorlar. Böyle bir şey olur mu? 'Kızınızı,
oğullarımızdan biri olur, bakarsınız babasına alırız' Böyle olur mu?
CHP'nin Anayasa Mahkemesine gitmesi ihtimali karşısında 'Türk demokrasisi
üzerinde, Anayasa içtihadı gölgesi bulundurmayın' dedik. 'Gül ile birlikte birkaç
adaya fırsat verin' dedik. Bizi kaale almadılar. Randevu talebimize yanıt
vermeyerek yaptıkları iş mi demokrasi, gelin belli olmayan adayımıza oy verin
demek mi demokrasi?''
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu,
iktidarın, ülkenin huzurunu bozmak için elinden geleni yaptığını öne sürerek,
''Erdoğan, Anayasa Mahkemesi ile kavga ediyor. Kavganın ötesinde hakaretler...
Sen basiretli bir adam olsaydın, turlara geçmeden Anayasayı değiştirseydin bunlar
olmayacaktı'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Mumcu, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecindeki tavrını eleştirdi.
''Adayların belirlenmesi sürecinde demokrasinin işlediğine inanan bir
Allah'ın kulu var mı? AK Parti'li milletvekillerinin en küçük bir iradesi oldu
mu, siyasi partilerin, sivil toplumun oldu mu?'' diye soran Mumcu, Başbakan
Erdoğan'ın, ''Siz çelik çomak oynayın'' dediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bir kanunu incelemek için 15 gün
beklediğinde, Başbakanın küplere bindiğini, ''15 gün bekletmenin suistimal
olduğunu'' söylediğini dile getiren Mumcu, ''Türkiye'de Mayıs 2007 tarihinde
cumhurbaşkanı seçileceği belli değil miydi? 3-5 sene öncesinden belli değil
miydi? Aday müracaat tarihinden bir gün öncesine kadar beklemedin mi, bekletmedin
mi bütün Türkiye'yi? Sen bunu yaparken demokrasi... Bir anayasa paketi 15 gün
incelemek için bekletilirse, bu demokrasiye suikast...'' diye konuştu.
Mumcu, AK Parti'nin önünde sonunda dediklerine geldiğini ifade ederek,
şunları söyledi:
''Türkiye'nin huzurunu bozmak için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Şimdi
de Anayasa Mahkemesi ile kavga ediyor. Kavganın ötesinde hakaretler. Hani
kurumlar arasında mutabakat önemliydi. Hangi kurumları kastetti acaba? Anayasa
Mahkemesine ve yargıya hakaret etmenin ne lüzumu var? Sen dirayetli, basiretli
davransaydın, 2 sene önce Anayasa'yı değiştirseydin bunlar olmayacaktı. Sen
basiretli bir adam olsaydın, turlara geçmeden Anayasa'yı değiştirseydin, bunlar
olmayacaktı. Hiç olmazsa 184 hükmünü değiştirseydin. 367 tartışması en az 3 ay
yapılmadı mı bu ülkede? Ne dediniz, 367'ye gerek yok'. Bana göre de gerek yok.
Madem bu ihtimal var, Anayasa değişikliği getirseydiniz, size hayır mı
diyecektik? Siz ülkeyi idare edemiyorsunuz, götürüp otobüsü duvara çarpıyorsunuz,
ondan sonra duvarı suçluyorsunuz. Kazalarda şoförler içgüdüsel olarak kendilerini
kurtaracak kararlar verirmiş. Bunlar da aynı şeyi yapıyorlar. Akıllı ol, milletin
huzurunu bozma.''
-ERDOĞAN'A SORULAR-
Mumcu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sorular yönelterek, şöyle devam etti:
''Recep Tayyip Erdoğan, bugün cevap vermesen de tarih önünde cevap
vereceksin. Abdullah Şener'in karısının başı açık mı? Örtülü. Deniz Baykal,
Şener'in aday gösterilmesi durumunda oy vereceğini söyledi. Biz zaten haydi haydi
verirdik? Niye aday göstermedi. Demek ki mesele bu değil. İlle de 3'lü çekirdeğin
karar verdiği biri olacak.
Bu ülkede kılık kıyafete, başörtüsüne ilişkin tek durum, Çankaya'ya çıkacak
olan kişinin kılık kıyafeti mi? Üniversitelerde bu sorun yaşanmıyor mu? Bu sorunu
çözecek kapsamlı bir YÖK reformunu önüne getirdim mi getirmedim mi? Getirdim. Sen
ne yaptın? Baykal ile gizli buluşma yaptı. Gizli buluşmada, Baykal ile
başbakanlık pazarlığı yaptı.''
Başbakan Erdoğan'ın, başörtülü öğrenciler için üniversitelere ''Peruk taksın
girsin'' dediğini ifade eden Mumcu, ''Türkiye'de milyonlarca insanın hakkı hukuku
söz konusu olduğunda, bu kadar toleranslı, ama mevzu cumhurbaşkanlığı olunca her
şey değişiyor. Ülkeyi ateşe vermek bile mümkün. Yaptığı iş, ülkeyi ateşe
vermektir'' diye konuştu.
-ANAYASA PAKETİ OYLAMASI-
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, TBMM Genel Kurulunda bugün
yapılan, Anayasa değişikliği paketinin 2. tur oylamasında iktidarın tavrını merak
ettiğini belirterek, ''Biz, göstere göstere oy kullanacağız'' dedi.
İktidara hiçbir güveninin kalmadığını ifade eden Mumcu, ''Buradan bir şey
söyleyeceğim. Yok (referandum yasasını değiştireceğiz de öne alacağız. Seçimi
referandum havasına sokacağız). Bu, ne sizin, ne milletin, ne de memleketin
hayrına olur. (İlle de yapacağız) derseniz, o zaman yapılacak bir şey yok. Başa
gelen çekilir'' diye konuştu.
-DOKUNULMAZLIKLAR-
Vatandaşları, sahte kamplaşma ve kutuplaştırma oyunlarına alet olmamaya
çağıran Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın, ''Herkesin dokunulmazlığı kalkarsa,
kaldırmaya razıyız'' dediğini hatırlattı.
''Hadi, karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar. Kaldırmayan namert... Hadi
buyrun. Öyle bir niyet yok, yalan'' diyen Mumcu, Hükümeti, bu konuda Anayasa
değişikliği teklifi vermeye çağırdı.
Mumcu, iktidarın veremeyeceği çok hesabı bulunduğunu ileri sürerek, şunları
kaydetti:
''Anayasa Mahkemesi Başkanı, açıklamasını Yüce Divan Salonunda yapmış. O
Yüce Divanda yapılmış olmasının, bu adamların ruh dünyasında yarattığı yankının
ne olduğunu ben iyi bilirim. Bugünden tezi yok, kelime başka bir kelime, o
kelimeyi söylemeyeyim, birden yumuşayacaklar. Mesajlar yumuşayacak, beyanlar
yumuşayacak, 'Yanlış anlaşıldı, ordu göz bebeğimiz' diyecekler. Niye kızıştırdın?
Hani çocuklar vardır, evinin kapısının arkasından, açar kapıyı küfreder,
'gelsene gelsene'... Gelirsin, kapıyı kapatır kaçar. Bu tekrarlanır. O oyun
ilanihaye oynanamaz. Hükümete söyleyeceğim şey şu; olmayan bir kahramanlık rolüne
soyunmayın, milletin huzurunu bozmayın, gelirler kapıyı kırarlar, binayı da yerle
bir ederler.''
Erkan Mumcu, ''Din mi devlet mi?'' tartışmasının, bu ülke için çok yazık
olacağını ifade ederek, ''Zekat diye verdik, banka kurdular. Talebe verdik,
götürüp haremine aldılar. Biz yine devlete güveneceğiz'' dedi.
döneminin ''kaygılarla, korkularla, endişelerle'' noktalandığını söyledi.
Türkiye'de 1950'li yıllardan beri bir parti grubunun, Anayasayı değiştirecek
muktedir çoğunlukla bu dönem Parlamentoya geldiğini anımsatan Mumcu, iktidar
partisinin siyasal çoğunluğunun tek başına reformlar için yeterli olduğunu
söyledi.
Halkın, son dönemde birçok önemli sorununun çözüleceğini umduğunu belirten
Erkan Mumcu, ilk 3 yıl müsaade isteyen iktidarın; zenginliğin, rahatlığın
hissedileceği vaadinde bulunduğunu anımsattı.
-''YOLSUZLUKLAR ORTADAN KALKACAKTI. NE OLDU?''-
İktidar partisinin, aradan 5 yıl geçmemiş, sanki ilk defa aday oluyormuş
gibi davrandığını ifade eden Mumcu, ''Türkiye'de geçen 5 yılda yasaklar,
yolsuzluklar, yoksulluklar ortadan kalkacaktı. Ne oldu? Hangisi ortadan kalktı?''
dedi.
Türkiye'de yeşil kartlı sayısının 4 milyon artarak 13 milyona ulaştığını
kaydeden ANAVATAN lideri Mumcu, yardım bağımlısı insan sayısının da milyonlarca
olduğunu öne sürdü.
Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının depolarının şehrin en
görünür yerlerine kurulduğunu belirten Mumcu, Türkiye'de işsizliğin boyutunun 5
yıl öncesinin de üstüne çıktığını savundu.
Mumcu, her yıl yüzde 8-9 büyüdüğü iddia edilen ekonomi karşısında işsizliğin
binde 2 oranında eksildiğini, bu eksilmenin ise 2.5 milyon işsizin iş bulma
ümidini kaybetmesinden kaynaklandığını söyledi.
Kişi başına yıllık gelirin 2 bin dolardan 5 bin dolara çıkarıldığının
söylendiğini hatırlatan Mumcu, ''bu gelirin reel olmadığı gibi paylaşımının da
adil olmadığını'' söyledi.
-''HESAP GÜNÜNÜN YAKLAŞTIĞI AŞİKARDIR''-
Yolsuzlukların ortadan kaldırılmadığını ileri süren Erkan Mumcu,
''Yolsuzluğu ortadan kaldırmak için bu hükümet bir şey yapmış mı yoksa doğrudan
doğruya yolsuzluk içinde mi kalmış? Bu Hükümet, Cumhuriyet döneminde yolsuzluğa
en fazla bulaşmış bir hükümettir'' diye konuştu.
Mumcu, şöyle devam etti:
''İstanbul'da Şeyh Maktum'a parasız, hisse senedi karşılığı verilmek istenen
araziye itiraz ettik, ihaleye çıktılar. İhalede 1 katrilyon fiyat çıktı. Dün
ödemenin son günüydü ama ödenmedi. Ödeme yapılmadığı için ihale iptal edilecek
mi? İkinci en yüksek fiyatı verene bu arazi verilecek mi merak ediyorum. Sürekli
alavere dalavere...İmarda, özelleştirmede, belediyelerde haddi hesabı olmayan
yolsuzlukların hebası görülecektir. Hesap gününün yaklaştığı aşikardır ki
Hükümet, sağa sola sataşmaktadır.''
-''HANGİSİ DEMOKRASİ, HANGİSİ MİLLİ EGEMENLİK?''-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın meslek liselerinin önündeki katsayı
haksızlığının giderilmesi konusunda ''kurumlararası mutabakat lazım'' dediğini
anımsatan ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, şunları kaydetti:
''Katsayı haksızlığının ortadan kaldırılması için bir siyasi irade lazımken,
çözüm için teşebbüste bulunmayanlar, meseleyi sonuna kadar sömürdüler.
Cumhurbaşkanı seçiminde niye mutabakat aramadın? 'ANAVATAN, DYP, CHP milletten
kaçıyormuş, demokrasiye tuzak kuruyormuş' Milleti kandırmayın, yalan söylemeyin.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi mi milli egemenlik, AK Parti'nin 3 kişilik
heyetinin cumhurbaşkanını ataması mı? 'Kardeşim Abdullah Gül, adayım' diye takdim
etmesi demokrasi, halkın oyuyla seçilecek olması demokrasi değil. Hangisi
demokrasi, hangisi milli egemenlik?''
-''HANGİ OĞLUNUZA İSTİYORSUNUZ?...''-
Erkan Mumcu, 2 yıldır cumhurbaşkanını halka seçtirmek için her türlü desteği
verdiklerini söylediğini belirterek, ''Hiçbir sözümüze karşılık vermediler,
sonunda bize geldiler'' dedi.
Mumcu, Cumhurbaşkanı seçimi öncesi Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyetin
kendilerini ziyaret ederek ''Cumhurbaşkanı seçimi için Meclise girecek misiniz?''
diye sorduklarını belirtti.
Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı adayını sorduklarında ''MYK'da tayin
edeceğiz'' cevabını aldığını belirten ANAVATAN lideri Mumcu, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
''Evinize kız istemeye geliyorlar, 'Hangi oğlunuza istiyorsunuz' diye
soruyoruz. 'Belli değil' diyorlar. Böyle bir şey olur mu? 'Kızınızı,
oğullarımızdan biri olur, bakarsınız babasına alırız' Böyle olur mu?
CHP'nin Anayasa Mahkemesine gitmesi ihtimali karşısında 'Türk demokrasisi
üzerinde, Anayasa içtihadı gölgesi bulundurmayın' dedik. 'Gül ile birlikte birkaç
adaya fırsat verin' dedik. Bizi kaale almadılar. Randevu talebimize yanıt
vermeyerek yaptıkları iş mi demokrasi, gelin belli olmayan adayımıza oy verin
demek mi demokrasi?''
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu,
iktidarın, ülkenin huzurunu bozmak için elinden geleni yaptığını öne sürerek,
''Erdoğan, Anayasa Mahkemesi ile kavga ediyor. Kavganın ötesinde hakaretler...
Sen basiretli bir adam olsaydın, turlara geçmeden Anayasayı değiştirseydin bunlar
olmayacaktı'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Mumcu, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecindeki tavrını eleştirdi.
''Adayların belirlenmesi sürecinde demokrasinin işlediğine inanan bir
Allah'ın kulu var mı? AK Parti'li milletvekillerinin en küçük bir iradesi oldu
mu, siyasi partilerin, sivil toplumun oldu mu?'' diye soran Mumcu, Başbakan
Erdoğan'ın, ''Siz çelik çomak oynayın'' dediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bir kanunu incelemek için 15 gün
beklediğinde, Başbakanın küplere bindiğini, ''15 gün bekletmenin suistimal
olduğunu'' söylediğini dile getiren Mumcu, ''Türkiye'de Mayıs 2007 tarihinde
cumhurbaşkanı seçileceği belli değil miydi? 3-5 sene öncesinden belli değil
miydi? Aday müracaat tarihinden bir gün öncesine kadar beklemedin mi, bekletmedin
mi bütün Türkiye'yi? Sen bunu yaparken demokrasi... Bir anayasa paketi 15 gün
incelemek için bekletilirse, bu demokrasiye suikast...'' diye konuştu.
Mumcu, AK Parti'nin önünde sonunda dediklerine geldiğini ifade ederek,
şunları söyledi:
''Türkiye'nin huzurunu bozmak için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Şimdi
de Anayasa Mahkemesi ile kavga ediyor. Kavganın ötesinde hakaretler. Hani
kurumlar arasında mutabakat önemliydi. Hangi kurumları kastetti acaba? Anayasa
Mahkemesine ve yargıya hakaret etmenin ne lüzumu var? Sen dirayetli, basiretli
davransaydın, 2 sene önce Anayasa'yı değiştirseydin bunlar olmayacaktı. Sen
basiretli bir adam olsaydın, turlara geçmeden Anayasa'yı değiştirseydin, bunlar
olmayacaktı. Hiç olmazsa 184 hükmünü değiştirseydin. 367 tartışması en az 3 ay
yapılmadı mı bu ülkede? Ne dediniz, 367'ye gerek yok'. Bana göre de gerek yok.
Madem bu ihtimal var, Anayasa değişikliği getirseydiniz, size hayır mı
diyecektik? Siz ülkeyi idare edemiyorsunuz, götürüp otobüsü duvara çarpıyorsunuz,
ondan sonra duvarı suçluyorsunuz. Kazalarda şoförler içgüdüsel olarak kendilerini
kurtaracak kararlar verirmiş. Bunlar da aynı şeyi yapıyorlar. Akıllı ol, milletin
huzurunu bozma.''
-ERDOĞAN'A SORULAR-
Mumcu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sorular yönelterek, şöyle devam etti:
''Recep Tayyip Erdoğan, bugün cevap vermesen de tarih önünde cevap
vereceksin. Abdullah Şener'in karısının başı açık mı? Örtülü. Deniz Baykal,
Şener'in aday gösterilmesi durumunda oy vereceğini söyledi. Biz zaten haydi haydi
verirdik? Niye aday göstermedi. Demek ki mesele bu değil. İlle de 3'lü çekirdeğin
karar verdiği biri olacak.
Bu ülkede kılık kıyafete, başörtüsüne ilişkin tek durum, Çankaya'ya çıkacak
olan kişinin kılık kıyafeti mi? Üniversitelerde bu sorun yaşanmıyor mu? Bu sorunu
çözecek kapsamlı bir YÖK reformunu önüne getirdim mi getirmedim mi? Getirdim. Sen
ne yaptın? Baykal ile gizli buluşma yaptı. Gizli buluşmada, Baykal ile
başbakanlık pazarlığı yaptı.''
Başbakan Erdoğan'ın, başörtülü öğrenciler için üniversitelere ''Peruk taksın
girsin'' dediğini ifade eden Mumcu, ''Türkiye'de milyonlarca insanın hakkı hukuku
söz konusu olduğunda, bu kadar toleranslı, ama mevzu cumhurbaşkanlığı olunca her
şey değişiyor. Ülkeyi ateşe vermek bile mümkün. Yaptığı iş, ülkeyi ateşe
vermektir'' diye konuştu.
-ANAYASA PAKETİ OYLAMASI-
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, TBMM Genel Kurulunda bugün
yapılan, Anayasa değişikliği paketinin 2. tur oylamasında iktidarın tavrını merak
ettiğini belirterek, ''Biz, göstere göstere oy kullanacağız'' dedi.
İktidara hiçbir güveninin kalmadığını ifade eden Mumcu, ''Buradan bir şey
söyleyeceğim. Yok (referandum yasasını değiştireceğiz de öne alacağız. Seçimi
referandum havasına sokacağız). Bu, ne sizin, ne milletin, ne de memleketin
hayrına olur. (İlle de yapacağız) derseniz, o zaman yapılacak bir şey yok. Başa
gelen çekilir'' diye konuştu.
-DOKUNULMAZLIKLAR-
Vatandaşları, sahte kamplaşma ve kutuplaştırma oyunlarına alet olmamaya
çağıran Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın, ''Herkesin dokunulmazlığı kalkarsa,
kaldırmaya razıyız'' dediğini hatırlattı.
''Hadi, karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar. Kaldırmayan namert... Hadi
buyrun. Öyle bir niyet yok, yalan'' diyen Mumcu, Hükümeti, bu konuda Anayasa
değişikliği teklifi vermeye çağırdı.
Mumcu, iktidarın veremeyeceği çok hesabı bulunduğunu ileri sürerek, şunları
kaydetti:
''Anayasa Mahkemesi Başkanı, açıklamasını Yüce Divan Salonunda yapmış. O
Yüce Divanda yapılmış olmasının, bu adamların ruh dünyasında yarattığı yankının
ne olduğunu ben iyi bilirim. Bugünden tezi yok, kelime başka bir kelime, o
kelimeyi söylemeyeyim, birden yumuşayacaklar. Mesajlar yumuşayacak, beyanlar
yumuşayacak, 'Yanlış anlaşıldı, ordu göz bebeğimiz' diyecekler. Niye kızıştırdın?
Hani çocuklar vardır, evinin kapısının arkasından, açar kapıyı küfreder,
'gelsene gelsene'... Gelirsin, kapıyı kapatır kaçar. Bu tekrarlanır. O oyun
ilanihaye oynanamaz. Hükümete söyleyeceğim şey şu; olmayan bir kahramanlık rolüne
soyunmayın, milletin huzurunu bozmayın, gelirler kapıyı kırarlar, binayı da yerle
bir ederler.''
Erkan Mumcu, ''Din mi devlet mi?'' tartışmasının, bu ülke için çok yazık
olacağını ifade ederek, ''Zekat diye verdik, banka kurdular. Talebe verdik,
götürüp haremine aldılar. Biz yine devlete güveneceğiz'' dedi.
