2009-04-26 - 17:00
TBMM Başkanı Köksal Toptan, TBMM Genel Sekreterliği Milli Saraylar Daire Başkanlığı Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ''Türk Süsleme Sanatları Karma Sergisi''ni, Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde açtı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, antik Patara parlamento binasını, Kültür ve Turizm Bakanlığından devraldıklarını belirterek, ''2010 yılı sonbaharında açılışa hazır hale getirmeye çalışıyoruz. 2300 yıl sonra dünyanın ilk parlamento binasında dünya parlamento başkanları toplantısı gerçekleştirmek istiyoruz'' dedi.
Toptan, TBMM Genel Sekreterliği Milli Saraylar Daire Başkanlığı Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen ''Türk Süsleme Sanatları Karma Sergisi''ni, Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi'nde açtı.
Açılış töreninde konuşan Toptan, bu eserlerin sadece günümüz sanatını göstermediğini, eserlerin başlangıcının Buhara'ya dayandığını ve şimdi Anadolu'da kuşaklar arasında bu sanatın yeniden yeşertildiğini kaydetti.
Toptan, nesilleri ve çağları birbirine bağlayan kültür hareketinin bu olduğunu ifade ederek, kendi sanat dallarını geliştirebilen ülkelerin, kültürünü geliştirdikleri bu alanların tamamında dünyanın iddialı ülkeleri haline geldiklerini söyledi.
TBMM Başkanı Toptan, kültürün çeşitli alanlarına, özellikle de geleneksel sanatlara daha fazla yatırım yapmanın, modern devletlerin başlıca görevlerinden olduğunu, bu nedenle geleneksel el sanatlarını korumak gerektiğini dile getirerek, bu konuda TBMM Başkanlığının üstüne düşeni yaptığını belirtti.
Bir taraftan geleneksel sanatları geliştirirken, diğer taraftan da Anadolu'da binlerce yıl öncesine ait antik kentleri ortaya çıkarma çalışmalarının bulunduğunu anlatan Toptan, bunlardan birinin de antik Patara parlamento binası olduğunu söyledi.
Milattan önce, Lidyalılar dönemine ait antik Patara parlamento binasının dünyanın ilk ''demokratik parlamento binası'' olduğunu bildiren Toptan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Antik Patara parlamento binasını, Kültür ve Turizm Bakanlığından devraldık. Ortaya çıkarmak için ciddi bir bütçe ayırdık. 2010 yılı sonbaharında açılışa hazır hale getirmeye çalışıyoruz. 2300 yıl sonra dünyanın ilk parlamento binasında dünya parlamento başkanları toplantısı gerçekleştirmek istiyoruz. Amacımız, Anadolu'daki büyük zenginlikleri bütün dünyaya anlatmaktır. Bizdeki bu zenginliklerin yüzde, binde 1'i başka ülkelerde olsa, bunu yeryüzüne yayarlardı. Biz o kadar büyük zenginliklerin içinde yaşıyoruz ki biz onların onda, yüzde, binde 1'ini başkalarına anlatamıyoruz. Bunu yapmalıyız. Bunların çağımızdaki sahipleri olarak, her türlü eserleri ortaya çıkarmak, hem korumak, hem de dünya mirası olan bu eserlere bütün dünya ile paylaşmak durumdayız. Geleneksel el sanatlarını da bunların üzerine bir örtü olarak örtebiliriz.''
Ebru sanatçılarından Hikmet Barutçugil de yaptığı konuşmada, medeniyetlerin kültür ve sanatla oluştuğunu belirterek, ''Bizden sonraki nesillerin bizden alacağı var. Onlara bir medeniyet kurmalıyız. Bu kendi öz medeniyetimiz olmalı. İthal kültürle medeniyet olmaz'' diye konuştu.
Geleneksel sanatlara ilginin artmaya başladığına işaret eden Barutçugil, artık İstanbul denilince akla hat ve ebru sanatının geldiğini söyledi.
Tezhip, ebru, minyatür, hat ve kaatı sanatının örneklerinin yer aldığı sergi, 5 Mayısa kadar gezilebilecek.
Sergide, her biri kendi alanında uzman Nilüfer Kurfeyz, Selim Sağlam, Taner Alakuş, Dürdane Ünver, Müjgan Başköylü, Hikmet Barutçugil ve Talip Mert'in 100'e yakın eseri bulunuyor.
