2013-04-16 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay'da meslek mensupları kontenjanında boş olan 5 üyelik için seçim yapıldı.
Buna göre üyeliklere, Mustafa Mis (255 oy), Ömer Burhanlı (254 oy), Ahmet Okur (252 oy), Orhan Yaşa (251 oy) ve Özcan Rıza Yıldız (251 oy) seçildi. TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, verilen aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine, birleşimi bugün saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'nun başkanlığında toplandı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Hz. Peygamber'in hayatının, insan onurunun timsali olduğunu söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Peygamber'in doğumunun 1442. yılını, insan onurunu özne yaparak kutladıklarını belirtti.
Şandır, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, çok yerinde bir tercihle, Hz. Peygamber ve insan onuru temasını özne yaptığını, bu temanın, her açıdan çok geniş bir manayı içerdiğini kaydetti.
Hz. Peygamber'in hayatının, insan onurunun timsali olduğunu ifade eden Şandır, insan onurunun, her şeyden muteber olduğunu vurguladı. Şandır, insan ne kadar onurluysa, oluşturdukları milletlerin de o kadar onurlu olduğunu dile getirdi.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, TRT'nin düzenlediği 23 Nisan etkinliğine, Abhazyalı çocukların davet listesinden çıkartılmasına ilişkin gündemdışı söz aldı.
Dışişleri Bakanlığı'nın, Abhaz çocuklarını, ''Bizden izin almadan Türkiye'ye gelemezsiniz'' diyerek, elinin tersiyle reddediğini öne süren Özkoç, Abhaz çocukların, Türk çocuklarıyla kucaklaştırılmadığını iddia etti.
Engin Özkoç, Dışişleri Bakanlığı'nın, bütün belediyelere, ''Abhazya'dan gelen talepleri, bakanlığa sormadan kabul etmeyin'' şeklinde bir yazı gönderdiğini söyledi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz da tarihi Diyarbakır surları ve Suriçi Projesi'ne ilişkin yaptığı gündemdışı konuşmada, yıllarca hiç hak etmediği şekilde sadece karpuzla anılan Diyarbakır'ın, çok büyük bir hazine olduğunu söyledi. Beyaz, Diyarbakır surları ve suriçi bölgesinin büyük önem taşıdığını belirterek, Diyarbakır surlarının, dünyada tek ve eşsiz, dünyanın en büyük açık hava yazıtlar müzesi olduğunu anlattı. Beyaz, herkesi Diyarbakır'a davet etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, kredi kartı kullanımında yanlış uygulamalar olabileceğini ifade ederek, "Yakında TBMM gündemine Tüketici Kanunu gelecek. Yanlış uygulamalar varsa, bunların önüne geçilecektir" dedi.
MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için kredi kartlarının kullanımı ve yaşanan mağduriyetlerle ekonomideki son gelişmelere ilişkin araştırma önergelerinin bugün görüşülmesi önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ekonominin kötüye gittiğini savunarak, üretimin perişan olduğunu, iflasların arttığını öne sürdü.
Geçen yıl açılan şirket sayısının önceki yıla göre yüzde 27 azaldığını, kapanan iş yerinin de önceki yıla göre yüzde 25 arttığını ifade eden Ayhan, piyasada ciddi talep daralması olduğunu söyledi.
AK Parti döneminde cari açığın 350 milyar doları geçtiğini anlatan Ayhan, "AK Parti kumar masasında Türkiye'yi üttürmüş" dedi.
TÜİK'in verilerle oynadığını ve büyümenin düştüğünü iddia eden Ayhan, ekonomide "yumuşak iniş" yaşanmadığını, "sert fren" yapıldığını söyledi. Ayhan, ekonominin geldiği durum hakkında bakanların da birbirlerinin aksi açıklamalar yaptığını söyledi.
Merkez Bankası'nın hükümetin güdümünde faiz indirimine gittiğini savunan Ayhan, revize edilen programların da tutmadığını ifade etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da Türkiye'nin 2012 yılında yüzde 2.2 büyüdüğünü anımsatarak, Türkiye'nin bu oranla benzer 150 ekonomi arasında 111'inci, büyümesi en hızlı düşen beşinci ülke olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin son 10 yıldaki dış ticaret açığının 587 milyar dolar olduğunu belirten Öztrak, bunun 80 yıllık dış ticaret açığının iki katı olduğunu söyledi. Öztrak, AK Parti iktidara geldiğinde Merkez Bankası'nın 28,3 milyar dolar rezervi olduğunu, bugün bu miktarın 127 milyar dolara çıktığını dile getirerek, "Artan başka bir şey daha var, kısa vadeli borç. Kısa vadeli borç 28 milyar dolar rezervimiz olduğunda 16 milyar dolarmış. Şimdi gelmişiz 107.5 milyar dolara. Bir yıllık cari açığımız son bir yılda 46.8 milyar dolar, siz iktidara geldiğinizde 626 milyon dolar. Yani AKP iktidara geldiğinde, her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık karşılığında 166 dolar rezerv varmış, bugün 81 dolara düşmüş" diye konuştu.
Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise kredi kartı kullanan vatandaşların sıkıntıları olabileceğini söyledi. Kredi kartı kullanımına ilişkin uygulamada da yanlışlıklar olabileceğini ifade eden Özel, "Yakında TBMM gündemine Tüketici Kanunu gelecek. Sıkıntıları gidermek için gerek Bakanlar Kurulu gerek BDDK çalışmaktadır. Eğer yanlış uygulamalar varsa, vatandaşı mağdur eden uygulamalar varsa bunların önüne geçilecektir" dedi.
Dünyada tüm ülkelerin Türkiye ekonomisine gıptayla baktığının altını çizen Özel, Türkiye'nin, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen Türkiye'nin ufak çaplı da olsa büyüme gerçekleştirdiğini kaydetti. Özel, Türkiye'nin geçmişte 9 ay olan borçlanma vadesinin bugün 66-70 aya çıkmasının güven ve istikrar sayesinde olduğunu belirtti.
Borçların Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki oranına bakmak gerektiğini anlatan Özel, geçmişte Türkiye'nin her 100 lirasından 90 lirasının, bugün ise 12 lirasının faize gittiğini söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök de Türkiye'de 55 milyon kişinin kredi kartı kullandığına dikkati çekerek, bu yolla yapılan harcamaların boyutunun ekonomik canlılığı gösterdiğini belirtti.
Kredi kartı ödemesini düşünmeyen, bütçesinin hesabını yapmadan harcayan bilinçsiz bir kesim olduğunu dile getiren Gök, kredi kartının kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almada önemli bir araç olduğunu vurguladı. Gök, "2003 yılı ile 2013 arasında değerlendirme yaptığımızda kayıt dışını 6 puan aşağıya çekmiş durumdayız" şeklinde konuştu.
Gök, Mayıs ayında 400 milyon dolar ödendikten sonra Türkiye'nin IMF'ye borcunun kalmayacağını belirtti.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada Genel Kurul'da yapılan oylamayla İçtüzük Uzlaşma Komisyonu üyelerinin 17-18 Nisan'da Fransa'ya, 23-26 Nisan'da ABD'ye ve 30 Nisan - 2 Mayıs'ta İngiltere'ye çalışma ziyaretlerinde bulunması kabul edildi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM Genel Kurulu'nda bugün Sayıştay'ın 5 üyeliği için yapılacak seçimde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için haftalık çalışma programına ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu'nda bugün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek. Genel Kurul'da Sayıştay'ın 5 üyeliği için seçim yapılacak.
Demiryolları ulaşımının serbestleştirilmesini öngören tasarı da bu hafta görüşülecek.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, iktidarın Meclis çalışmalarında öncelik sırasını belirleme takdiri ve sorumluluğu olduğunu ifade ederek, ancak görüşülen konuların milletin gündemini yansıtmadığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise iktidarın, Sayıştay'ın boşalan üyeliklerini tek yanlı olarak doldurduğunu öne sürdü. Sayıştay'ın anayasal yapısı ve özelliklerinin buna uygun olmadığını ifade eden Hamzaçebi, üye seçiminde muhalefetin de görüşlerinin yansıtılması gerektiğini söyledi.
Tavırlarının Sayıştay'a üye seçileceklere yönelik değil, iktidarın tek yanlı üye seçme politikasına yönelik olduğunu ifade eden Hamzaçebi, bu nedenle Sayıştay'a üye seçiminde oy kullanmayacaklarını açıkladı.
Genel Kurul bugün, yarın ve perşembe günü çalışmalarını, günlük programlarının bitimine kadar sürdürecek.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yerine getirdiğini, bunu yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ettiğini bildirdi.
Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularına, Hükümet adına yanıt verdi.
Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı işbirliğiyle düzenlenen vekalet yoluyla kesilen kurbanlıkların fiyatlarının, ülkeler bazında ve bölgesel olarak kurbanlık hayvanın kilosuna göre değişiklik gösterdiğini belirtti.
Hac dönemindeki aşırı istihdam nedeniyle hacıların zorlandıkları konuların başında kurban kesim işleminin geldiğini ifade eden Bozdağ, Mina ve çevresindeki şartlar nedeniyle hacıların kendi imkanlarıyla, yalnız başına bu görevi yerine getirmelerinin neredeyse imkansız olduğunu kaydetti.
Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu alanda gerekli çalışmaları yaptığını, 2011 yılı haccına katılan vatandaşların kurban bedelini, daha Türkiye'deyken banka emanet hesabına yatırmalarını teşvik ettiğini ifade ederek, ''Böylece kurban bedellerine istinaden topluca kesim yapmak üzere, İslam Kalkınma Bankası ile protokol yapılmıştır. Başkanlığımızca haccın en yoğun günlerinde oluşturulan kurban kesim ve takip ekibi tarafından hacılarımızın kurbanlarının hijyenik ortamda topluca kesimi sağlandı'' dedi.
Türkiye'nin temel politikasının, ''Yurtta sulh cihanda sulh'' olduğunu dile getiren Bozdağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin, hiçbir ülkenin topraklarında gözünün olmadığını, hiçbir ülkeye savaş açma düşüncesi, niyetinin bulunmadığını vurguladı.
Bozdağ, Suriye'de, yönetimin zulmü olduğunu dile getirerek, ''Suriye yönetimi, kendi ülkesinde yaşayan insanlara denizden gemilerle, havadan uçaklar, helikopterlerle, karadan tanklarda ölüm yağdırmaktadır. Böylesi yönetimin zulmüne maruz kalan ve orada hayatını kaybeden haksızlığa uğrayan bu insanların hakkını, hukukunu dile getirmek, bu zulme karşı durmak, bugüne kadar bütün haksızlıklar ve zulümler karşısında durmayı şiar edinen Türkiye Cumhuriyeti'nin geleneksel politikasıdır. Biz de bu politikayı sürdürüyoruz. Suriye yönetimi ölümlere son verinceye kadar, buradaki haksızlık, hukuksuzluk bitinceye kadar Türkiye'nin tavrı değişmeyecektir. Orada yüz bini aşkın insan hayatını kaybetti. Kendi vatandaşı, kendisi gibi Müslüman olan yüz bin insanı, kadın, çocuk, yaşlı demeksizin ölüme göndermek İslam'ın, Kuran'ın neresinde yazıyor. Bunu Beşar Esad'a sormanız daha isabetli olur'' diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanlığı'na camilerin sadece yönetimlerinin verildiğine işaret eden Bozdağ, camilerin gelirleri, ihtiyaçlarına ilişkin konuların, dernekler, vakıflar tarafından yerine getirildiğini anımsattı. Bozdağ, Diyanet'in, talep halinde, zaman zaman imkanları ölçüsünde kısmi desteklerde bulunduğunu dile getirdi.
Bozdağ, anayasal kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirdiğini kaydetti.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yaptığını vurgulayan Bozdağ, ''Bu görevini yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ediyor'' dedi.
Bozdağ, hutbelerin, il hutbe komisyonları tarafından hazırlanıp, okutulduğunu belirterek, Suriye yakınlarındaki il ve ilçelerde görev yapan imam ve vaizlerin, El Kaide mensupları veya başka bir terör örgütü tarafından vaaz vermeleri konusunda baskıya maruz kaldığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay'da boş olan 5 üyelik için seçim yapılıyor.
Grup önerileri ve sözlü soruların yanıtlanmasının ardından Sayıştay meslek mensupları kontenjanından boş bulunan 5 üyelik için seçimlere geçildi.
Sayıştay Kanunu'na göre, Sayıştay, kurumun meslek grubundan boşalan üyelikler için 4 katı olan 20 aday seçerek TBMM Başkanlığı'na gönderdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay'ın önerileri arasından Ahmet Ay, Ömer Burhanlı, Fikret Göçer, Hüseyin Dikilitaş, Mustafa Mis, Ahmet Okur, Kadir Özen, Ahmet Tezcan, Orhan Yaşa ve Özcan Rıza Yıldız'ı aday olarak belirledi.
TBMM Genel Kurulu, bu 10 aday arasından 5'ini seçecek.
CHP, oylamaya katılmıyor.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yurt dışında yaşayan Türk ailelerden çocukların alınması sorunuyla ilgili olarak vatandaşların yoğun yaşadığı yerlere aile müşavirlikleri görevlendireceklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü soru önergelerini yanıtlayan Bozdağ, TİKA eliyle Moğolistan'da çok sayıda projenin tamamlandığını ve devam ettiğini belirtti.
Moğolistan'ın en küçük etnik grubu Duha Türkleri'ne yönelik acil yardım projesi de uygulandığını anlatan Bozdağ, bu topluluğa 75 bin dolarlık kışlık malzemelerden oluşan insani yardım yapıldığını kaydetti.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın faaliyetleri hakkında da bilgi veren Bozdağ, en çok şikayet edilen konuların bedelli askerlik ücreti ve pasaport harçlarının yüksekliği, mavi kart sahiplerinin emeklilik haklarının olmaması, vize sorunları, aile birleşimi ve sosyal yaşamda rastlanan ayrımcılıklar olduğunu ifade etti.
Yurt dışında yaşayan Türk ailelerin elinden alınan çocuklarla ilgili Dışişleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordineli çalıştıklarını dile getiren Bozdağ, başvuru sahibi ailelere rehberlik ve danışmanlık yanı sıra ilgili ülkelerdeki sivil toplum kuruluşlarına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Bozdağ, Türk aile yapısını güçlendirmek için sivil toplum kuruluşlarının geliştirdiği projelerin desteklendiğini kaydetti.
Yurt dışı ülkelerdeki gençlik dairelerinin, çocuğun gelişiminin ve selametinin tehlike altında olduğunu tespit ettiğinde çocukları alarak, koruyucu ailelere ve yurtlara verdiğini anlatan Bozdağ, Türk koruyucu aile olmaması halinde çocukların var olan ailelere teslim edildiğini belirtti. Bozdağ, Almanya, Hollanda ve Avusturya'da çocukların öz din ve kültürüne yabancı ailelere verildiği durumların söz konusu olduğunu vurguladı.
Bazı ülkelerde çocukların sübjektif gerekçelerle ailelerinden alındığı iddiaları olduğunu dile getiren Bozdağ, "Hükümetler arası görüşmelerde ve bütün temaslarımızda objektif nedenler olmadan çocukların alınmaması, alınması halinde öncelikle Türk bakıcı ailelere ya da başka aile olsa bile ailenin onayının alınması, eğitimlerin de çocuğun sahip olduğu kültür farklılıkları dikkate alınarak sürdürülmesi ve aileyle görüşmesinin kesilmemesi konusunda çalışmalarımız sürüyor. Bu konularda atılacak ciddi adımlarımız var" diye konuştu.
Ailelerinden alınan çocuklar konusunda yurt dışında yaşayan vatandaşlara hukuki yardımlar yaptıklarının altını çizen Bozdağ, büyükelçiliklerde hukuk müşavirleri olduğunu, ayrıca Türk asıllı avukatlarla da ailelere yardım ettiklerini söyledi. Bozdağ, ihtiyaç duyulması halinde avukat masrafının da başkanlık tarafından karşılandığını ifade etti.
Türkiye'den bir heyetin bu ülkelerdeki ilgili birimlerle görüştüğünü anlatan Bozdağ, temasların ardından rapor hazırlanacağını ve atılacak adımların belirleneceğini kaydetti.
Bozdağ, "Yurt dışındaki vatandaşlarımızın yoğun olduğu yerlere aile müşavirliği görevlendirmesi yoluna gideceğiz. Bununla ilgili yasal çalışmayı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız devam ettiriyor" dedi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın çocukların ana dillerini unutmaması için ve kendi kültürünü kaybetmeden yaşadığı toplumla uyumlu olabilmesi için gerekli çalışmaları yürüttüğünü de dile getiren Bozdağ, birçok konuda faaliyet yürütüldüğünü söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 15 Şubat 2013 tarihi itibariyle bedelli askerlik için 70 bin 143 başvuru yapıldığını, bedelli askerlikten 67 bin 630 kişinin yararlandığını belirtti. Bedelli askerlikten 2 milyar 28 milyon 900 bin lira gelir elde edileceğini kaydeden Bozdağ, bu gelirin şehit yakınları, gaziler, engelliler, muhtaç erbaş ve er aileleri, TSK ve emniyet hizmet ve vazife malullerinin sosyal hizmet ve yardım finansmanında kullanılacağını bildirdi.
Türkiye'de 1990'dan beri yapılan çalışmalar sonucunda sera gazı emisyonlarının yüzde 20 azaltıldığını belirten Bozdağ, toplam azaltılan emisyon miktarının 1.4 milyar ton civarında olduğunun tahmin edildiğini vurguladı.
Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak, Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi için Zamana Bağlı Ulusal Politika ve Program Çerçevesi hazırlandığını anlatan Bozdağ, "Hazırlanan bu programla, başta çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri olmak üzere çocuk işçiliğinin 2005-2015 içinde önlenmesi temel hedeftir" diye konuştu.
Çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşme ve belgelerde yer alan evrensel ilkelerin referandumla Anayasa'ya dahil edildiğini belirten Bozdağ, çocukların tarım işlerinde çalışmasının önlenmesi ve eğitime ulaşımlarının artırılmasına yönelik önemli tedbirler alındığını vurguladı. Bozdağ, AB ülkeleri örnek alınarak, çocukların sanatsal ve kültürel faaliyetlerde çalışmasına ilişkin düzenlemeler yapılacağını söyledi.
Sokakta yaşayan çocuklara eğitim ve iş imkanları sağlayacak programların da yürütüldüğünü anımsatan Bozdağ, çocuk ve gençlerin çalıştığı iş yerlerinde teftişler yapıldığını, eksiklik görülmesi halinde gerekli yaptırımların uygulandığını belirtti.
TBMM Başkanlığına 24. Yasama Dönemi'nde bugün itibariyle 20 bin 517 yazılı soru önergesi verildiğini bildiren Bozdağ, 5 bin 173 sorunun süresi içinde, 8 bin 432 sorunun süresi geçtikten sonra cevaplandığını kaydetti. Bozdağ, 4 bin 746 yazılı soru önergesinin cevaplandırılmadığını, 2 bin 106 sorunun işlemde olduğunu ifade etti.
Bekir Bozdağ, 3 bin 519 sözlü soru önergesinin bin 38'inin cevaplandığını, 2 bin 467'sinin gündemde olduğunu, 14 önergenin geri alındığını söyledi.
TBMM İçtüzüğüne göre yazılı soruların, Başbakanlık ya da ilgili bakanlığa gönderilmesinden itibaren 15 gün içinde cevaplanması gerektiğini anımsatan Bozdağ, süresi içinde cevaplanmayan önergeler için ilgili bakanın dikkatinin çekildiğini, 10 gün içinde de cevaplanmazsa ilan edildiğini anlattı. Bekir Bozdağ, "Soru önergelerinin süresi içinde cevaplandırılmasına bakanlarımız tarafından büyük önem verilmesine rağmen, bazı imkansızlıklar nedeniyle süresi içinde cevap verilememektedir" diye konuştu.
Yerinden söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bozdağ'ın, sorularını yanıtlamadığını söyledi. AK Parti'li bakanların sorularını yanıtlamaktan özenle kaçtığını savunan Genç, "Siz kaçın, ben sizi kovalayacağım. Cehennemin kapısına kadar kovalayacağım sizi" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Genç'in sözleri üzerine, "Sayın Genç, her zaman kendisine yakışan üslupta konuşmayı tercih etti" ifadesini kullandı.
Genç'in sorularının cevabını getirdiğini, ancak sözlü soru sırasına göre sürenin yetmediğini belirten Bozdağ, "Bizim kaçtığımız yok. Sorularınız cevaplanmayacak soru değil. Bizim hesabı verilemeyecek işimiz yok. Abdestimizden hiç şüphemiz olmadı bugüne kadar. Söylediklerinizin hepsi iftira" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay'da meslek mensupları kontenjanında boş olan 5 üyelik için seçim yapıldı.
Buna göre üyeliklere, Mustafa Mis (255 oy), Ömer Burhanlı (254 oy), Ahmet Okur (252 oy), Orhan Yaşa (251 oy) ve Özcan Rıza Yıldız (251 oy) seçildi.
Diğer adaylar Ahmet Tezcan 4 oy, Kadir Özen 3 oy, Ahmet Ay 2 oy, Fikret Göçer 2 oy ve Hüseyin Dikilitaş 1 oy aldı.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Hz. Peygamber'in hayatının, insan onurunun timsali olduğunu söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Peygamber'in doğumunun 1442. yılını, insan onurunu özne yaparak kutladıklarını belirtti.
Şandır, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, çok yerinde bir tercihle, Hz. Peygamber ve insan onuru temasını özne yaptığını, bu temanın, her açıdan çok geniş bir manayı içerdiğini kaydetti.
Hz. Peygamber'in hayatının, insan onurunun timsali olduğunu ifade eden Şandır, insan onurunun, her şeyden muteber olduğunu vurguladı. Şandır, insan ne kadar onurluysa, oluşturdukları milletlerin de o kadar onurlu olduğunu dile getirdi.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, TRT'nin düzenlediği 23 Nisan etkinliğine, Abhazyalı çocukların davet listesinden çıkartılmasına ilişkin gündemdışı söz aldı.
Dışişleri Bakanlığı'nın, Abhaz çocuklarını, ''Bizden izin almadan Türkiye'ye gelemezsiniz'' diyerek, elinin tersiyle reddediğini öne süren Özkoç, Abhaz çocukların, Türk çocuklarıyla kucaklaştırılmadığını iddia etti.
Engin Özkoç, Dışişleri Bakanlığı'nın, bütün belediyelere, ''Abhazya'dan gelen talepleri, bakanlığa sormadan kabul etmeyin'' şeklinde bir yazı gönderdiğini söyledi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz da tarihi Diyarbakır surları ve Suriçi Projesi'ne ilişkin yaptığı gündemdışı konuşmada, yıllarca hiç hak etmediği şekilde sadece karpuzla anılan Diyarbakır'ın, çok büyük bir hazine olduğunu söyledi. Beyaz, Diyarbakır surları ve suriçi bölgesinin büyük önem taşıdığını belirterek, Diyarbakır surlarının, dünyada tek ve eşsiz, dünyanın en büyük açık hava yazıtlar müzesi olduğunu anlattı. Beyaz, herkesi Diyarbakır'a davet etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, kredi kartı kullanımında yanlış uygulamalar olabileceğini ifade ederek, "Yakında TBMM gündemine Tüketici Kanunu gelecek. Yanlış uygulamalar varsa, bunların önüne geçilecektir" dedi.
MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için kredi kartlarının kullanımı ve yaşanan mağduriyetlerle ekonomideki son gelişmelere ilişkin araştırma önergelerinin bugün görüşülmesi önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, ekonominin kötüye gittiğini savunarak, üretimin perişan olduğunu, iflasların arttığını öne sürdü.
Geçen yıl açılan şirket sayısının önceki yıla göre yüzde 27 azaldığını, kapanan iş yerinin de önceki yıla göre yüzde 25 arttığını ifade eden Ayhan, piyasada ciddi talep daralması olduğunu söyledi.
AK Parti döneminde cari açığın 350 milyar doları geçtiğini anlatan Ayhan, "AK Parti kumar masasında Türkiye'yi üttürmüş" dedi.
TÜİK'in verilerle oynadığını ve büyümenin düştüğünü iddia eden Ayhan, ekonomide "yumuşak iniş" yaşanmadığını, "sert fren" yapıldığını söyledi. Ayhan, ekonominin geldiği durum hakkında bakanların da birbirlerinin aksi açıklamalar yaptığını söyledi.
Merkez Bankası'nın hükümetin güdümünde faiz indirimine gittiğini savunan Ayhan, revize edilen programların da tutmadığını ifade etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da Türkiye'nin 2012 yılında yüzde 2.2 büyüdüğünü anımsatarak, Türkiye'nin bu oranla benzer 150 ekonomi arasında 111'inci, büyümesi en hızlı düşen beşinci ülke olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin son 10 yıldaki dış ticaret açığının 587 milyar dolar olduğunu belirten Öztrak, bunun 80 yıllık dış ticaret açığının iki katı olduğunu söyledi. Öztrak, AK Parti iktidara geldiğinde Merkez Bankası'nın 28,3 milyar dolar rezervi olduğunu, bugün bu miktarın 127 milyar dolara çıktığını dile getirerek, "Artan başka bir şey daha var, kısa vadeli borç. Kısa vadeli borç 28 milyar dolar rezervimiz olduğunda 16 milyar dolarmış. Şimdi gelmişiz 107.5 milyar dolara. Bir yıllık cari açığımız son bir yılda 46.8 milyar dolar, siz iktidara geldiğinizde 626 milyon dolar. Yani AKP iktidara geldiğinde, her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık karşılığında 166 dolar rezerv varmış, bugün 81 dolara düşmüş" diye konuştu.
Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise kredi kartı kullanan vatandaşların sıkıntıları olabileceğini söyledi. Kredi kartı kullanımına ilişkin uygulamada da yanlışlıklar olabileceğini ifade eden Özel, "Yakında TBMM gündemine Tüketici Kanunu gelecek. Sıkıntıları gidermek için gerek Bakanlar Kurulu gerek BDDK çalışmaktadır. Eğer yanlış uygulamalar varsa, vatandaşı mağdur eden uygulamalar varsa bunların önüne geçilecektir" dedi.
Dünyada tüm ülkelerin Türkiye ekonomisine gıptayla baktığının altını çizen Özel, Türkiye'nin, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen Türkiye'nin ufak çaplı da olsa büyüme gerçekleştirdiğini kaydetti. Özel, Türkiye'nin geçmişte 9 ay olan borçlanma vadesinin bugün 66-70 aya çıkmasının güven ve istikrar sayesinde olduğunu belirtti.
Borçların Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki oranına bakmak gerektiğini anlatan Özel, geçmişte Türkiye'nin her 100 lirasından 90 lirasının, bugün ise 12 lirasının faize gittiğini söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök de Türkiye'de 55 milyon kişinin kredi kartı kullandığına dikkati çekerek, bu yolla yapılan harcamaların boyutunun ekonomik canlılığı gösterdiğini belirtti.
Kredi kartı ödemesini düşünmeyen, bütçesinin hesabını yapmadan harcayan bilinçsiz bir kesim olduğunu dile getiren Gök, kredi kartının kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almada önemli bir araç olduğunu vurguladı. Gök, "2003 yılı ile 2013 arasında değerlendirme yaptığımızda kayıt dışını 6 puan aşağıya çekmiş durumdayız" şeklinde konuştu.
Gök, Mayıs ayında 400 milyon dolar ödendikten sonra Türkiye'nin IMF'ye borcunun kalmayacağını belirtti.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada Genel Kurul'da yapılan oylamayla İçtüzük Uzlaşma Komisyonu üyelerinin 17-18 Nisan'da Fransa'ya, 23-26 Nisan'da ABD'ye ve 30 Nisan - 2 Mayıs'ta İngiltere'ye çalışma ziyaretlerinde bulunması kabul edildi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM Genel Kurulu'nda bugün Sayıştay'ın 5 üyeliği için yapılacak seçimde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için haftalık çalışma programına ilişkin grup önerisini Genel Kurul gündemine getirdi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu'nda bugün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek. Genel Kurul'da Sayıştay'ın 5 üyeliği için seçim yapılacak.
Demiryolları ulaşımının serbestleştirilmesini öngören tasarı da bu hafta görüşülecek.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, iktidarın Meclis çalışmalarında öncelik sırasını belirleme takdiri ve sorumluluğu olduğunu ifade ederek, ancak görüşülen konuların milletin gündemini yansıtmadığını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise iktidarın, Sayıştay'ın boşalan üyeliklerini tek yanlı olarak doldurduğunu öne sürdü. Sayıştay'ın anayasal yapısı ve özelliklerinin buna uygun olmadığını ifade eden Hamzaçebi, üye seçiminde muhalefetin de görüşlerinin yansıtılması gerektiğini söyledi.
Tavırlarının Sayıştay'a üye seçileceklere yönelik değil, iktidarın tek yanlı üye seçme politikasına yönelik olduğunu ifade eden Hamzaçebi, bu nedenle Sayıştay'a üye seçiminde oy kullanmayacaklarını açıkladı.
Genel Kurul bugün, yarın ve perşembe günü çalışmalarını, günlük programlarının bitimine kadar sürdürecek.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yerine getirdiğini, bunu yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ettiğini bildirdi.
Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularına, Hükümet adına yanıt verdi.
Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı işbirliğiyle düzenlenen vekalet yoluyla kesilen kurbanlıkların fiyatlarının, ülkeler bazında ve bölgesel olarak kurbanlık hayvanın kilosuna göre değişiklik gösterdiğini belirtti.
Hac dönemindeki aşırı istihdam nedeniyle hacıların zorlandıkları konuların başında kurban kesim işleminin geldiğini ifade eden Bozdağ, Mina ve çevresindeki şartlar nedeniyle hacıların kendi imkanlarıyla, yalnız başına bu görevi yerine getirmelerinin neredeyse imkansız olduğunu kaydetti.
Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu alanda gerekli çalışmaları yaptığını, 2011 yılı haccına katılan vatandaşların kurban bedelini, daha Türkiye'deyken banka emanet hesabına yatırmalarını teşvik ettiğini ifade ederek, ''Böylece kurban bedellerine istinaden topluca kesim yapmak üzere, İslam Kalkınma Bankası ile protokol yapılmıştır. Başkanlığımızca haccın en yoğun günlerinde oluşturulan kurban kesim ve takip ekibi tarafından hacılarımızın kurbanlarının hijyenik ortamda topluca kesimi sağlandı'' dedi.
Türkiye'nin temel politikasının, ''Yurtta sulh cihanda sulh'' olduğunu dile getiren Bozdağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin, hiçbir ülkenin topraklarında gözünün olmadığını, hiçbir ülkeye savaş açma düşüncesi, niyetinin bulunmadığını vurguladı.
Bozdağ, Suriye'de, yönetimin zulmü olduğunu dile getirerek, ''Suriye yönetimi, kendi ülkesinde yaşayan insanlara denizden gemilerle, havadan uçaklar, helikopterlerle, karadan tanklarda ölüm yağdırmaktadır. Böylesi yönetimin zulmüne maruz kalan ve orada hayatını kaybeden haksızlığa uğrayan bu insanların hakkını, hukukunu dile getirmek, bu zulme karşı durmak, bugüne kadar bütün haksızlıklar ve zulümler karşısında durmayı şiar edinen Türkiye Cumhuriyeti'nin geleneksel politikasıdır. Biz de bu politikayı sürdürüyoruz. Suriye yönetimi ölümlere son verinceye kadar, buradaki haksızlık, hukuksuzluk bitinceye kadar Türkiye'nin tavrı değişmeyecektir. Orada yüz bini aşkın insan hayatını kaybetti. Kendi vatandaşı, kendisi gibi Müslüman olan yüz bin insanı, kadın, çocuk, yaşlı demeksizin ölüme göndermek İslam'ın, Kuran'ın neresinde yazıyor. Bunu Beşar Esad'a sormanız daha isabetli olur'' diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanlığı'na camilerin sadece yönetimlerinin verildiğine işaret eden Bozdağ, camilerin gelirleri, ihtiyaçlarına ilişkin konuların, dernekler, vakıflar tarafından yerine getirildiğini anımsattı. Bozdağ, Diyanet'in, talep halinde, zaman zaman imkanları ölçüsünde kısmi desteklerde bulunduğunu dile getirdi.
Bozdağ, anayasal kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirdiğini kaydetti.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, anayasa ve yasalar çerçevesinde toplumu din konusunda aydınlatma görevini yaptığını vurgulayan Bozdağ, ''Bu görevini yaparken de anayasa ve kanunlara uygun hareket ediyor'' dedi.
Bozdağ, hutbelerin, il hutbe komisyonları tarafından hazırlanıp, okutulduğunu belirterek, Suriye yakınlarındaki il ve ilçelerde görev yapan imam ve vaizlerin, El Kaide mensupları veya başka bir terör örgütü tarafından vaaz vermeleri konusunda baskıya maruz kaldığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay'da boş olan 5 üyelik için seçim yapılıyor.
Grup önerileri ve sözlü soruların yanıtlanmasının ardından Sayıştay meslek mensupları kontenjanından boş bulunan 5 üyelik için seçimlere geçildi.
Sayıştay Kanunu'na göre, Sayıştay, kurumun meslek grubundan boşalan üyelikler için 4 katı olan 20 aday seçerek TBMM Başkanlığı'na gönderdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Sayıştay'ın önerileri arasından Ahmet Ay, Ömer Burhanlı, Fikret Göçer, Hüseyin Dikilitaş, Mustafa Mis, Ahmet Okur, Kadir Özen, Ahmet Tezcan, Orhan Yaşa ve Özcan Rıza Yıldız'ı aday olarak belirledi.
TBMM Genel Kurulu, bu 10 aday arasından 5'ini seçecek.
CHP, oylamaya katılmıyor.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yurt dışında yaşayan Türk ailelerden çocukların alınması sorunuyla ilgili olarak vatandaşların yoğun yaşadığı yerlere aile müşavirlikleri görevlendireceklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü soru önergelerini yanıtlayan Bozdağ, TİKA eliyle Moğolistan'da çok sayıda projenin tamamlandığını ve devam ettiğini belirtti.
Moğolistan'ın en küçük etnik grubu Duha Türkleri'ne yönelik acil yardım projesi de uygulandığını anlatan Bozdağ, bu topluluğa 75 bin dolarlık kışlık malzemelerden oluşan insani yardım yapıldığını kaydetti.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın faaliyetleri hakkında da bilgi veren Bozdağ, en çok şikayet edilen konuların bedelli askerlik ücreti ve pasaport harçlarının yüksekliği, mavi kart sahiplerinin emeklilik haklarının olmaması, vize sorunları, aile birleşimi ve sosyal yaşamda rastlanan ayrımcılıklar olduğunu ifade etti.
Yurt dışında yaşayan Türk ailelerin elinden alınan çocuklarla ilgili Dışişleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordineli çalıştıklarını dile getiren Bozdağ, başvuru sahibi ailelere rehberlik ve danışmanlık yanı sıra ilgili ülkelerdeki sivil toplum kuruluşlarına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Bozdağ, Türk aile yapısını güçlendirmek için sivil toplum kuruluşlarının geliştirdiği projelerin desteklendiğini kaydetti.
Yurt dışı ülkelerdeki gençlik dairelerinin, çocuğun gelişiminin ve selametinin tehlike altında olduğunu tespit ettiğinde çocukları alarak, koruyucu ailelere ve yurtlara verdiğini anlatan Bozdağ, Türk koruyucu aile olmaması halinde çocukların var olan ailelere teslim edildiğini belirtti. Bozdağ, Almanya, Hollanda ve Avusturya'da çocukların öz din ve kültürüne yabancı ailelere verildiği durumların söz konusu olduğunu vurguladı.
Bazı ülkelerde çocukların sübjektif gerekçelerle ailelerinden alındığı iddiaları olduğunu dile getiren Bozdağ, "Hükümetler arası görüşmelerde ve bütün temaslarımızda objektif nedenler olmadan çocukların alınmaması, alınması halinde öncelikle Türk bakıcı ailelere ya da başka aile olsa bile ailenin onayının alınması, eğitimlerin de çocuğun sahip olduğu kültür farklılıkları dikkate alınarak sürdürülmesi ve aileyle görüşmesinin kesilmemesi konusunda çalışmalarımız sürüyor. Bu konularda atılacak ciddi adımlarımız var" diye konuştu.
Ailelerinden alınan çocuklar konusunda yurt dışında yaşayan vatandaşlara hukuki yardımlar yaptıklarının altını çizen Bozdağ, büyükelçiliklerde hukuk müşavirleri olduğunu, ayrıca Türk asıllı avukatlarla da ailelere yardım ettiklerini söyledi. Bozdağ, ihtiyaç duyulması halinde avukat masrafının da başkanlık tarafından karşılandığını ifade etti.
Türkiye'den bir heyetin bu ülkelerdeki ilgili birimlerle görüştüğünü anlatan Bozdağ, temasların ardından rapor hazırlanacağını ve atılacak adımların belirleneceğini kaydetti.
Bozdağ, "Yurt dışındaki vatandaşlarımızın yoğun olduğu yerlere aile müşavirliği görevlendirmesi yoluna gideceğiz. Bununla ilgili yasal çalışmayı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız devam ettiriyor" dedi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın çocukların ana dillerini unutmaması için ve kendi kültürünü kaybetmeden yaşadığı toplumla uyumlu olabilmesi için gerekli çalışmaları yürüttüğünü de dile getiren Bozdağ, birçok konuda faaliyet yürütüldüğünü söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 15 Şubat 2013 tarihi itibariyle bedelli askerlik için 70 bin 143 başvuru yapıldığını, bedelli askerlikten 67 bin 630 kişinin yararlandığını belirtti. Bedelli askerlikten 2 milyar 28 milyon 900 bin lira gelir elde edileceğini kaydeden Bozdağ, bu gelirin şehit yakınları, gaziler, engelliler, muhtaç erbaş ve er aileleri, TSK ve emniyet hizmet ve vazife malullerinin sosyal hizmet ve yardım finansmanında kullanılacağını bildirdi.
Türkiye'de 1990'dan beri yapılan çalışmalar sonucunda sera gazı emisyonlarının yüzde 20 azaltıldığını belirten Bozdağ, toplam azaltılan emisyon miktarının 1.4 milyar ton civarında olduğunun tahmin edildiğini vurguladı.
Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak, Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi için Zamana Bağlı Ulusal Politika ve Program Çerçevesi hazırlandığını anlatan Bozdağ, "Hazırlanan bu programla, başta çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri olmak üzere çocuk işçiliğinin 2005-2015 içinde önlenmesi temel hedeftir" diye konuştu.
Çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşme ve belgelerde yer alan evrensel ilkelerin referandumla Anayasa'ya dahil edildiğini belirten Bozdağ, çocukların tarım işlerinde çalışmasının önlenmesi ve eğitime ulaşımlarının artırılmasına yönelik önemli tedbirler alındığını vurguladı. Bozdağ, AB ülkeleri örnek alınarak, çocukların sanatsal ve kültürel faaliyetlerde çalışmasına ilişkin düzenlemeler yapılacağını söyledi.
Sokakta yaşayan çocuklara eğitim ve iş imkanları sağlayacak programların da yürütüldüğünü anımsatan Bozdağ, çocuk ve gençlerin çalıştığı iş yerlerinde teftişler yapıldığını, eksiklik görülmesi halinde gerekli yaptırımların uygulandığını belirtti.
TBMM Başkanlığına 24. Yasama Dönemi'nde bugün itibariyle 20 bin 517 yazılı soru önergesi verildiğini bildiren Bozdağ, 5 bin 173 sorunun süresi içinde, 8 bin 432 sorunun süresi geçtikten sonra cevaplandığını kaydetti. Bozdağ, 4 bin 746 yazılı soru önergesinin cevaplandırılmadığını, 2 bin 106 sorunun işlemde olduğunu ifade etti.
Bekir Bozdağ, 3 bin 519 sözlü soru önergesinin bin 38'inin cevaplandığını, 2 bin 467'sinin gündemde olduğunu, 14 önergenin geri alındığını söyledi.
TBMM İçtüzüğüne göre yazılı soruların, Başbakanlık ya da ilgili bakanlığa gönderilmesinden itibaren 15 gün içinde cevaplanması gerektiğini anımsatan Bozdağ, süresi içinde cevaplanmayan önergeler için ilgili bakanın dikkatinin çekildiğini, 10 gün içinde de cevaplanmazsa ilan edildiğini anlattı. Bekir Bozdağ, "Soru önergelerinin süresi içinde cevaplandırılmasına bakanlarımız tarafından büyük önem verilmesine rağmen, bazı imkansızlıklar nedeniyle süresi içinde cevap verilememektedir" diye konuştu.
Yerinden söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bozdağ'ın, sorularını yanıtlamadığını söyledi. AK Parti'li bakanların sorularını yanıtlamaktan özenle kaçtığını savunan Genç, "Siz kaçın, ben sizi kovalayacağım. Cehennemin kapısına kadar kovalayacağım sizi" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Genç'in sözleri üzerine, "Sayın Genç, her zaman kendisine yakışan üslupta konuşmayı tercih etti" ifadesini kullandı.
Genç'in sorularının cevabını getirdiğini, ancak sözlü soru sırasına göre sürenin yetmediğini belirten Bozdağ, "Bizim kaçtığımız yok. Sorularınız cevaplanmayacak soru değil. Bizim hesabı verilemeyecek işimiz yok. Abdestimizden hiç şüphemiz olmadı bugüne kadar. Söylediklerinizin hepsi iftira" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sayıştay'da meslek mensupları kontenjanında boş olan 5 üyelik için seçim yapıldı.
Buna göre üyeliklere, Mustafa Mis (255 oy), Ömer Burhanlı (254 oy), Ahmet Okur (252 oy), Orhan Yaşa (251 oy) ve Özcan Rıza Yıldız (251 oy) seçildi.
Diğer adaylar Ahmet Tezcan 4 oy, Kadir Özen 3 oy, Ahmet Ay 2 oy, Fikret Göçer 2 oy ve Hüseyin Dikilitaş 1 oy aldı.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
