2011-12-17 - 13:11
2012 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 12, 13, 14, 15, 16 ve 17. maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı.

Genel Kurul, bugün Bütçe Kanunu Tasarısının 18. maddesinin oylanmasına kadar çalışılacak. Tasarının 12. maddesi üzerinde ilk sözü CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse aldı. Köse, Çorum Belediyesinde yolsuzluk yapıldığına ilişkin iddiaların iyice açığa çıktığını savundu. Köse, ''İzmir Büyükşehir Belediyesine gönderdiğiniz müfettişlerden bir kısmını da Çorum'a gönderin'' dedi.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, hükümetin ekonomik politikasını eleştirdi. Maliye politikası ile para politikasının uyumsuz olduğunu ileri süren Ayhan, hükümetin, kamu mali yönetimine ilişkin taahhütlerinde de sadık olmadığını iddia etti.

BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, cezaevinde ölümle pençeleşen onlarca hasta tutuklu ve hükümlü olduğunu, bu kişilerin cezaevi koşullarında tedavi bile edilemediğini ileri sürdü. ''Kanser hastası tutukluya soğuk algınlığı hapları verilebiliyor'' diyen Buldan, hasta kadın tutuklular hastaneye götürülürken yanlarında kadın koruma memurları verilmediğini söyledi.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, iktidarları döneminde dış politikada önemli adımlar atıldığını söyledi. Şahin, dünyada saygın bir küresel aktör haline gelen ve pek çok ülke tarafından model olarak alınan Türkiye'nin, yakın gelecekte dış politikada daha büyük kazanımlar elde edeceğini dile getirdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de önceki birleşimde yaptığı konuşmada, bir gazetede ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsviçre bankalarında 800 milyon dolar parası olduğuna'' yönelik ifadelerinin bulunduğunu dile getirerek, ''Bu ifade bana aitmiş gibi anlaşıldı. Kesinlikle ben Tayyip Bey'in İsviçre bankalarında parasının olup olmadığı konusunda bir bilgi sahibi değilim'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nı görüştüklerini, tasarının 7. ve 8. maddelerinde, Meclisin verdiği yetkiler çerçevesinde yıl içinde ihtiyaç olması halinde bütçenin bazı kalemlerinden yedek ödeme aktarma yetkisi olduğunu, bu yetkiyi de yine Meclisin kendisine verdiğini söyledi.

Şimşek, 2010 yılında yedek ödenekte oluşturulan yaklaşık 21.2 milyar liralık kaynağın 14 milyar lirasının yatırımlara gittiğini belirterek, ''Yani şunu yapmışız: Yıl içinde gelir performansı yüksek olmuştur, bu yüksek gelir performansının bir kısmını tasarruf etmişiz ve bütçe açığını azaltmışız. Ülkemizin her alanda çok ciddi yatırım ihtiyacı var. Ama 'Biz ayağımızı yorganımıza göre uzatalım' diyerek bütçemizi yapıyoruz. Yıl içinde eğer gelirlerimiz çok ciddi bir şekilde artarsa sizin verdiğiniz yetkiyle biz bu işleri yürütüyoruz'' diye konuştu.

2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kapsamında yaklaşık 29.8 milyar lira yatırım yapılmasının öngörüldüğünü, toplam kamu yatırımlarının ise 53.3 milyar dolar olduğunu belirten Şimşek, buna göre toplam kamu yatırımlarının GSYH'daki payının yüzde 4.2, merkezi yönetim kapsamında yapılanların yüzde 2.3 olduğunu bildirdi.

Bakan Şimşek, başka bir soruyu yanıtlarken, şunları kaydetti:

''2002 yılında arabanızla herhangi bir benzinliğe gittiniz ve 100 liralık benzin aldınız. Onun 70 lira 20 kuruşu vergiye gidiyordu. Doğrudur o gün fiyat 1 lira 63 kuruştu ve o gün Türkiye'nin ithal ettiği ortalama petrol fiyatı da 24 dolar civarındaydı. 2011 yılı Kasım ayı sonuna gelelim. Yine gidin 100 liralık aynı benzinden alın, bugün ödediğiniz vergi yüzde 60'tır. Bizim ithal ettiğimiz petrol fiyatı dün itibariyle 112 dolardır. Petrol fiyatları 4 kattan daha fazla artmış, dolayısıyla benzin fiyatları da artmıştır.''

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, Türkiye'nin, ''komşularla sıfır sorun'' derken, ABD ve AB ile birlik olup Müslüman komşuları ''sıfırladığını'' iddia ederek, ''İsa'nın, Musa'nın değil, Hz. Muhammed'in ümmeti olun'' ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun en başarısız bakan olduğunu ileri süren Türkkan, ''Mazlumun değil, zalimin, sömürgecinin yanında yer alan Dışişleri Bakanı olarak kanlı harflerle tarihe yazılacaksınız. Efendileriniz tarafından ne kadar övünseniz azdır. Ancak şunu bilmelisiniz, kavimler kapısı, tüm dinlerin ve medeniyetlerin beşiği Anadolu Mezopotamya kutsal topraklardır. Yiğitler yetiştirdiği gibi hainler de yetiştirmiştir'' diye konuştu.

MHP'li Türkkan, AK Parti Grubunun, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nu, bakanlığının bütçe görüşmelerinde Dışişleri Bakanı olarak değil, Başbakan Recep Erdoğan'dan sonraki Başbakan gibi karşıladıklarını iddia ederek, ''Umuyorum öyle olmaz. Uzun yıllar yurtdışında yaşayan, Batman'da doğan Sayın Maliye Bakanını dahi Dışişleri Bakanından çok daha milli buluyorum'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını cevaplayan Şimşek de ''kamu görevlilerine verilen hediyelerin'' Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 3. maddesinde düzenlendiğini söyledi.

Maddede, ''Mal bildiriminde bulunacak kamu görevlileri herhangi bir özel, tüzelkişi veya kuruluştan aldıkları tarihteki değeri on aylık net asgari ücret toplamını aşan hediye veya hibe niteliğindeki eşyayı aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde kendi kurumlarına teslim etmek zorundadırlar'' denildiğini belirten Şimşek, şöyle konuştu: ''Hediyenin kuruma teslim edilmesi veya açıklanması için burada kanun demiş ki '6 bin 589,5 TL'yi aşması lazım' değerinin. 2002'den bu yana zaten böyle bir hediye alınmışsa, mal bildiriminde bulunması gereken kişi tarafından bunun beyan edilmiş ve ilgili kuruma teslim edilmiş olması lazım. Öyle bir hediye var mı yok mu- Böyle bir istitastik yok. Dolayısıyla, sizin her kurumdan, bakanlıktan ilgiliden teker teker sormanız lazım bu verilerin toplanması için.''

Şimşek, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü olduğunu belirterek, ''Yani asgari ücretin 10 katından fazla değerdeki bir hediye alınmışsa bu hediyenin ilgili kuruma teslim edilmesi veya mal bildiriminde açıklanması gerekir'' dedi.

İller Bankasının yasa değişikliğiyle anonim şirket, yani kamu kuruluşu niteliğinden banka haline getirildiğini kaydeden Şimşek, ''İller bankasından hangi belediyeye ne kadar para gittiği konusunda bilgi almak için biz kendilerinden talep ederiz, bize gönderirlerse biz de sizinle paylaşırız'' diye konuştu.

Bakan Şimşek, ''Kira mı satın alma mı- Bu önemli bir konu. Kamuda optimalite anlamında bir analiz yapılması lazım. Bu yönde de çalışmamız yoksa bu konuyu çalışalım. Hangisi daha mantıklı, hangisi daha çok kamu yararınaysa onu yapalım eğer bu ana kadar yapılmadıysa'' dedi.

''Elazığ'a kamu ödeneklerinde cimri davranıldığı'' konusundaki soruyu yanıtlarken Şimşek, sadece KÖYDES'e bakılarak bunun anlaşılamayacağını söyledi.

Mehmet Şimşek, Gaziantep milletvekilliği yaptığı dönemde bu ilin KÖYDES anlamında ihtiyaçlarının son derece sınırlı olduğunu kaydederek, Karadeniz'deki bir ile 20-30 milyon lira verilirken, Gaziantep'e 2-3 milyon lira verildiğini ve kendisinin de buna itiraz etmediğini ifade etti. Şimşek, ''Neden- Gaziantep'in altyapısı... Eğer bir ilde köy altyapısı nispeten daha gelişmişse ki bunu Devlet Planlama Teşkilatı ve İçişleri Bakanlığı beraber... Bakalım herhangi bir şey varsa düzeltelim'' dedi.

''AB ülkelerinden daha çok gelişmişiz, niye bu kadar bağış ve hibe alıyoruz-'' sorusunu yanıtlayan Şimşek, hibe ve bağışların sadece devletten devlete değil, kuruluşlar arasında da olabildiğini söyledi. Mehmet Şimşek, ''Türkiye eskiden hakikaten ciddi bir şekilde hibe ve bağış alıyordu ama son yıllarda bu değişti. Türkiye'nin son yıllarda yaptığı yardımların miktarı 750 milyon doları aştı. Vatandaşların da yaptıkları yardımı dikkate alırsanız, Türkiye 1,5 milyar doların üzerinde uluslararası yardımda bulunuyor. Bu çok ciddi rakamdır. Aslında 1970'li yıllardan nereden nereye geldiğinin de çok güzel bir göstergesidir'' diye konuştu.

Bakan Şimşek, Van depremindeki yıkımın Simav depreminden çok daha yüksek dozda olduğunu belirterek, Simav'da da ihtiyaç olması durumunda o konuda gereken adımların atılacağını belirti.
Tasarı üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, hükümetin ''komşularla sıfır problem'' politikasının, ''sıfır komşu'' politikasına dönüştüğünü savundu. Eryılmaz, iktidarın, Suriyeli muhalif gruplara destek vererek küresel güçlerin Ortadoğu'da yaratmak istediği kardeş kavgasına alet olduğunu iddia etti.

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, özel durumlu insanlar için ''özürlü'' ifadesinin kullanılmasını reddettiklerini, bu kelimeyi yazanların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Türkiye'nin birçok bölgesinde ABD ve NATO'ya ait ''açık ve örtülü'' üslerin bulunduğunu savunarak, ''Bu ülkenin, bu üsleri kiraya vermek gibi bir ihtiyacı var mı?'' dedi.

AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu, uluslararası alanda önemli bir yer edinen Türkiye'nin dış politikasını, artık korkuların değil ümitlerin yönlendirdiğini ifade etti. Kavaklıoğlu, AK Parti iktidarının iç politikada olduğu gibi dış politikada da dönüşümün öncüsü olduğunu, bunun küresel barışın da yararına olacağını kaydetti.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, Libya'ya kullandırılan 200 milyon dolarlık kredinin uluslararası bir anlaşma çerçevesinde 2 yıl vadeyle Hazine tarafından verildiğini belirterek, krediye uygulanacak faiz oranının, Hazine Müsteşarlığının daha önce çıkardığı borçlanma senetlerinin vadesine 2 yıl kalan tahvillerin faiziyle aynı oranda olduğunu bildirdi. Şimşek, bu anlaşmanın da Meclise gelmeyeceğini söyledi.

Şimşek, hiçbir masum insanın bir gün bile gözaltında tutulmasını tasvip etmediklerini belirterek, ''Ancak şu anda bir süreç yaşanıyor. Bu süreç kısmen, yargılamanın hızlandırılması ile ilgilidir. Mesela ben İngiltere'yi çok iyi biliyorum. Orada bir savcı, hakim kararı bile olmadan polis çok uzun süreli olarak gözaltına alabiliyor. Türkiye'deki uygulamalar, Avrupa müktesebatından çok farklı değil. Ama yine söylüyorum, masum vatandaşlarımızın bir gün dahi tutulmasını biz tasvip etmiyoruz'' dedi.

Şimşek, asgari geçim indiriminin AK Parti Hükümetleri döneminde getirildiğini hatırlattı. Bundan önce asgari ücretlinin efektif olarak yüzde 12,8 oranına kadar vergi verdiğini kaydeden Şimşek, ''2008 sonrasında; evli, 4 çocuklu ve eşi çalışmayandan sıfır, evli 3 çocukludan yüzde 0,7 vergi alınıyor. Evli ve 2 çocukludan yüzde 1,5, evli ve bir çocukludan yüzde 2,6, evli ve çocuksuzdan yüzde 3,8 alıyoruz; bekar olandan ise yüzde 5,3 vergi alıyoruz'' dedi.

Mehmet Şimşek, doğalgazı yaklaşık 450 dolara mal ettiklerini söyledi. Bunun TL karşılığının 800 liranın üzerinde olması rağmen doğalgazı 580 liraya sattıklarını ifade eden Şimşek, ''Aslında devlet ithal ettiği doğalgazı 800 liraya alıyor, 600 liranın altında satıyor ve ciddi bir şekilde doğalgaz satışından dolayı devlet kar elde etmiyor, zarar ediyor'' diye konuştu.

TOKİ'nin ürettiği 500 bin konutun en az 140 binini yoksul vatandaşlara ürettiğini belirten Şimşek, ''Biz TOKİ'ye arsa verirken, iş karşılığı veriyorsak piyasa rayiç bedelleri üzerinden arsaları veriyoruz. Sosyal nitelikli, yoksullara yönelik veriliyorsa ya bedelsiz veriyoruz ya de TOKİ'ye emlak vergi değeri üzerinden veriyoruz. TOKİ çok başarılı bir kuruluştur'' dedi.

Bakan Şimşek, ''bazı denetim elemanlarının mağdur edildiği'' yönündeki soruyu yanıtlarken, denetim elamanları dahil olmak üzere hiç bir memurun ücretinin düşmediğini, bir mağduriyetin söz konusu olmadığını belirtti. ''Bazılarını yükselttik, neden? Çünkü eşit işe eşit ücret çerçevesinde bir düzenleme yaptık'' dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bakan yardımcılığının, birilerine iş bulmak için oluşturulmuş bir unvan olmadığını belirterek, ''Bakan yardımcılarının net maaşı KHK ile belirlendi, 9 bin 500 liradır'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.

Tasarı üzerine söz alan CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, Hükümetin ülkeyi KHK'larla yönetmeyi alışkanlık haline getirdiğini, bunun, Parlamentodaki bütün milletvekillerine saygısızlık olduğunu savundu.

MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, AK Parti döneminde resmi hizmetlerde kullanılan araç sayısının arttığını, on binlerce aracın bu kapsamda kiralandığını savunarak, yeni atanan bir bakan yardımcısının, makam aracı olarak kiralanan aracı beğenmeyerek daha lüksünü istediğini iddia etti. Erdem, Elazığ Belediyesinin tanesi 30-40 bin lira olan 6 adet pikabı 7 milyon 795 bin liraya, tanesi 20-30 bin lira olan 4 binek otomobili 4 milyon 350 bin liraya kiraladığını öne sürdü. Erdem, ''Bu vicdana sığıyor mu- Böyle bir kira ödenebilir mi- Eğer söylediğim rakamlar değişik çıkarsa burada istifa etmeye hazırım'' dedi.

AK Parti Mersin Milletvekili Nebi Bozkurt, Erdem'in araç kiralanmasına ilişkin iddialarına karşılık, bunun salt araç kiralaması olmadığını düşündüğünü, partilerinin idaresince konunun inceleneceğini ifade etti. Bozkurt, ''Bizim anlayışımızda bir hassasiyet vardır. Kendi işini yaparken kendi mumunu yakmak, devletin işini yaparken devletin mumunu yakmak...'' dedi.

Bozkurt, şunları söyledi:

''Burada herkes hadis okudu. Sırrı Süreyya da hadis okudu. Biraz hadisi çarpıtarak, anlamından başka manalara çekerek, hadisi bağlamından kopararak...Peygamber'i, hadisi herkes kullanıyor. Hazreti Peygamber'in sözlerini lütfen bağlamından koparmadan kullanalım. Hazreti Peygamber, 'Veda Hutbesi'nde ırkçılığa karşı, ırkçılığa karşı...' BDP'li arkadaşlara özellikle söylüyorum, Hazreti Peygamber, 'Ümmetimin başına bir takım depremler gelir, Bu depremlerde 10 bin, 20 bin, 30 bin kişi ölür. Bu depremler muttakiler için bir nasihat, müminler için bir rahmet, kafirler için bir azaptır' diyor.''

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakan yardımcılığının, birilerine iş bulmak için oluşturulmuş bir unvan olmadığını söyledi. Bakanlara gerek milletvekillerinden, gerekse bölgelerden gelen taleplerin takibi için Bakan yardımcılarının önemli bir fonksiyon oynadığına dikkati çeken Şimşek, ''Bakan yardımcılarının net maaşı KHK ile belirlendi, 9 bin 500 liradır. Şu ana kadar henüz atanmayan bakan yardımcıları da var. Mesela Maliye Bakanlığında şu anda bakan yardımcısı yok. Bütün bakan yardımcıları atansa dahi burada kiralanabilecek veya satın alınabilecek taşıt sayısı 26'yı geçmez'' diye konuştu.

Bakan Şimşek, Erdem'in, kiralanan taşıtlara ilişkin iddialarıyla ilgili, ''Bu yönde bir bilgi yok. Varsa araştırır bakarız. Maliye Bakanlığı olarak biz de düzeltelim. Maliye Bakanlığı olarak yeni bir taşıt kanun taslağı hazırladık. Bu kanun taslağına ilişkin tüm kamu kurum ve kuruluşların görüşlerini alıyoruz. Bunlar nihai şeklini alınca Meclisimize getiririz. Taşıtlar konusunda yeni, daha rasyonel bir düzenleme yapılması gerekiyorsa hep birlikte yaparız'' dedi.

Şimşek, elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin soru üzerine, ortalama bir devlet memuru maaşıyla 2002 yılında 3 bin 595 kilovat/saat saat elektrik, 1593 metreküp doğalgaz, şimdi ise 6 bin 82 kilovat/saat elektrik, 2 bin 191 metreküp doğalgaz satın alınabildiğini söyledi. Mehmet Şimşek, ''İddia edildiği gibi Türkiye'de enerji fiyatları yükselmemiştir. Türkiye'de elektrik olsun, doğalgaz olsun kısmen ithalata bağımlıdır. Uluslararası fiyatları Türkiye belirlemiyor. Ankara'da 450 dolara (yaklaşık 830 TL) mal ettiğimiz doğalgazın bir metreküpünü, biz 580 liraya satıyoruz. Burada aslında devlet vatandaşın bir sürü yükünü üstüne alıyor'' diye konuştu.

Katılım payları ile ilgili eleştirileri de yanıtlayan Şimşek, şöyle devam etti:

''Bugün itibariyle birinci basamaktan 2 lira, ikinci ve üçüncü basamaktan 8 lira, özele gidilirse 15 lira katılım payı alınıyor. Bunların amacı ne- Türkiye'de kişi başına yıllık muayene sayısı Avrupa'yı geçecek şekilde artmış durumda. Çok ciddi bir şekilde talep yönetilmesi gerekiyor. Bu kaynaklar ülkenin kaynakları. Fuzuli bir şey varsa tabii devlet bunları talep yönetimi yoluyla sınırlayacak. Bu hizmetleri sürdürebilmek önemlidir. Hiçbir ülkenin kaynakları sınırsız değildir. Sağlık bizim için çok önemli, önemli mesafe katettik. Ama burada sınırsız kaynak var diyemeyiz.''

Bakan Şimşek, işsizliğin son 10 yılın en düşük seviyesinde olduğunu, yüzde 8,8'e kadar düştüğünü ifade etti. Şimşek, Türkiye'de mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranının şu anda 9,5 olduğunu kaydederek, ''Bu rakamlar ilk defa 2005 yılında tutulmaya başlandı. 2005'ten bu yana mevsimsel etkilerden arındırılmış en düşük işsizlik oranıyla karşı karşıyayız'' dedi.

(13:11)

*** HABERİN DEVAMINA 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ***