2010-06-29 - 15:01
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bazı açıklamaların içeriğine tümüyle katılmasak bile en azından terörün sonlanması açısından sivil toplum örgütlerinin inisiyatif üstlenerek, PKK terör örgütüne silahların bırakılması yönünde yaptığı çağrıya katılıyoruz. Terör örgütünün koşulsuz silah bırakması lazım. Silahların olduğu yerde sorunların çözülmeyeceği açıktır'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bazı açıklamaların içeriğine tümüyle
katılmasak bile en azından terörün sonlanması açısından sivil toplum örgütlerinin
inisiyatif üstlenerek, PKK terör örgütüne silahların bırakılması yönünde yaptığı çağrıya
katılıyoruz. Terör örgütünün koşulsuz silah bırakması lazım. Silahların olduğu yerde
sorunların çözülmeyeceği açıktır'' dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında gündemdeki konulara
ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sözlerine, grup salonunda kadrosuz usta öğreticilerinde olduğunu
belirterek başlayan Kılıçdaroğlu, sorunları bulunan tüm kesimlerin çözüm
adresinin artık CHP olduğunu ve bu gerçeğin herkes tarafından görüldüğünü
söyledi.
AK Parti'nin yönetim anlayışının tüm kesimleri sorunlarla karşı karşıya
bıraktığını ve artık değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu,
Türkiye'yi gezdiklerini ve CHP'nin sorunlara ilişkin çözüm önerilerini ortaya
koyduklarını anlattı.
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
''Bizim gördüğümüz şu; halkın gündemiyle AKP'nin yarattığı sanal gündem
arasında dağlar kadar fark var. Ama biz kararlılıkla ve ısrarla halkın gündemini
yakalamaya, halkın yaşadığı sorunları çözmeye ve çözüm önerilerini anlatmaya
talibiz. Biz sanal gündem yaratarak toplumu içinde bulunduğu sorunlardan çekip,
sorunları dile getirmesini engelleyen bir siyasal anlayıştan yana değiliz. AKP
bunu ısrarla yapıyor, bilinçli olarak yapıyor. Ama hiç meraklanmayın, biz CHP
olarak hem sorunları hem de nasıl çözüleceğini çok iyi biliyoruz.
AKP, çözüm üreten bir parti olma kimliğinden süratle uzaklaşmış, sorun
yaratan bir parti kimliğine ulaşmıştır. AKP sorun yaratıyor, yarattığı sorunların
altında eziliyor. Zemin kaydıkça da baskı aracı olarak yasaları kullanmaya
başlıyor. İnsanların sorunlarını dile getirmesine ortam hazırlamaktan özenle
kaçınıyor. Bu konudaki baskılarını süratle sürdürüyor.
AKP, bunu yalnızca iç politikada yapmıyor, dış politikada da benzer bir
tablo var. Dış politikada da Türkiye'yi güven veren, sağlıklı politika üreten,
özü sözü bir ülke konumundan çıkarmış durumda. Tam tersine Türkiye'yi dış
politikada kullanılan ülke konumuna getirmiş durumda. Bunu şiddetle reddediyoruz
ve AKP'yi Türkiye'yi kullanılan ülke imajını yarattığı için de kınıyoruz.''
Terörün yıllardır Türkiye'nin çok ciddi bir sorunu olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, bu konuda Diyarbakır'da sivil toplum örgütlerinin değişik
zamanlarda açıklamalar yaptıklarını hatırlattı. Kılıçdaroğlu, ''Bazı
açıklamaların içeriğine tümüyle katılmasak bile en azından terörün sonlanması
açısından sivil toplum örgütlerinin inisiyatif üstlenerek, PKK terör örgütüne
silahların bırakılması yönünde yaptığı çağrıya katılıyoruz. Terör örgütünün
koşulsuz silah bırakması lazım. Silahların olduğu yerde sorunların çözülmeyeceği
açıktır'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, yarının 30 Haziran Emekliler Günü olduğunu hatırlatarak, bu
kesimin emeklerinin karşılığını yeterince alamadığını söyledi. CHP iktidarında
emeklilerin mutlaka ikinci sınıf yurttaş konumundan çıkarılacağını kaydeden
Kılıçdaroğlu, İntibak Yasasının hayata geçirileceğini, emeklilerin milli gelir
artışından pay alacağını ve emekliliğin ardından çalışanların ödediği Sosyal
Güvenlik Destek Priminin de kaldırılacağını bildirdi.
AK Parti iktidarının üreten, çalışan hiçbir kesimi sevmediğini iddia eden
Kılıçdaroğlu, ''Onun sevdiği alanlar farklı. Rantçılar, köşe dönmeciler,
talancılar, yağmacılar onun ilgi alanı. Onun için emekli kardeşlerimden bir şey
istiyorum; yakında sandık önlerine gelecek Adalet ve Kalkınma Partisi'ni malulen
emekli etme görevi de emeklilerimize düşecek'' dedi.
Türkiye'nin ciddi sorunlarından birinin de yoksulluk olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, bu dramı en acımasızca kadınların yaşadığını söyledi. Kılıçdaroğlu,
15 milyon insanının yoksulluk sınırının altında olduğunu bildirdi.
Anayasasında ''sosyal devlet'' yazan bir ülkede 15 milyon yoksul insan
olmasının, sosyal devletin yalnızca Anayasada yazılı kaldığı ve hayata
geçirilemediği anlamına geldiğini öne süren Kılıçdaroğlu, yoksulluğun
derinleşmesinin sebebini, AK Parti'nin izlediği yanlış ekonomi politikalasına
bağladı.
Yoksulluğun siyasi sömürü alanı haline getirilmesinin, inançlara ve
sosyal devlet ilkesine aykırı insanlık suçu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, AK
Parti'nin yoksulluğun artmasından yana olduğunu ve buna hizmet eden politikalar
izlediğini de iddia etti.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), UNICEF ve Dünya
Bankasının yaptığı 2009 Yılı Refah İzleme Araştırmasına göre, Türkiye'de nüfusun
en yoksul yüzde 20'lik kesiminin yüzde 87'sinin gelirinin azaldığını ifade
ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Bu araştırmadan Recep Bey'in haberi var mı? Elbette haberi var. Ama
Recep Bey dut yemiş bülbül gibi bu araştırmalar konusunda ne konuşuyor, ne de
düşüncelerini ifade ediyor. O şunu bekliyor, 'seçim gelecek, sandıklar konacak
ben yine makarna bulgur seferberliğine başlayacağım ve bu insanların yoksulluğunu
sömürerek oy kapacağım.' Ama bu kez halkımız uyanacak. Bu kez farklı bir tablo
var. Bu kez bizim, hep beraber, halkla beraber Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu
yoksulluğu sömürü anlayışını sandığa gömmek görevimiz var ve bu görevi yerine
getireceğiz.''
CHP iktidarında sağlıklı bir yoksulluk envanterinin çıkarılacağını
anlatan Kılıçdaroğlu, yoksullukla mücadele için kurulan kurumların dağınıklıktan
kurtarılacağını ve kısa adı ''ASKUR'' olan Aile Sigortası Kurumunun hayata
geçirileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, geliri olmayan veya belli rakamın altında
olan ailelere Aile Sigortası Kurumundan düzenli ve sistemli kaynak aktarılacağını
belirterek, ''Sadaka dağıtan devletten sosyal devlete geçeceğiz, makarnacı devlet
değil, sosyal devlet olacağız'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''aile sigortası'' ile yoksulluğu
tarihe gömeceklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu, getirmeyi vaat ettiği ''aile sigortası'' konusunda değerlendirmelerde
bulundu. Kılıçdaroğlu, aile sigortası için kaynağın bulunduğunu, devletin
10 kuruluşunun zaten bu harcamaları yaptığını, bunları bir araya toplayacaklarını
söyledi.
Kılıçdaroğlu, ''Yapılan kaynak savurganlıklarını önlemek, doğru dürüst
çalışan bir yapıyı oluşturmak ve o yapı içinde var olan kaynakları akılcı bir
biçimde kullanmak... Bunu CHP yapacak. Çünkü, biz yandaşlardan yana değil,
halktan yana bir politika izleyeceğiz. Unutulmaması gereken bir şey var: AKP
bunları yaparken bir liralık ürünü 5 liraya alıyor. O kadar gözleri dönmüş ki
yoksulun yoksulluğunu sömürürken kendi ceplerini bile düşünüyorlar. Bu yapıyı
yoksul yurttaşlarımızın çok iyi bilmesi ve sorgulaması gerekir'' diye konuştu.
Aile sigortası için hiçbir prim alınmayacağını, devlette yeteri kadar
kaynak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Bu kaynak akılcı kullanıldığı zaman ek
kaynağa ihtiyaç yok. Sağlıklı, tutarlı, iyi çalışan bir model içinde bunu hayata
geçireceğiz'' dedi.
Aile sigortası çıktığı zaman yoksulun ''yeşil kartı''nın elinden
alınmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, yeşil kartlıların sağlık hizmetlerinden
tam olarak yararlanmasının tüm altyapısını oluşturacaklarını kaydetti.
Aile sigortasının en yüksek asgari ücret tutarında olacağını anlatan
Kılıçdaroğlu, parayı, evin ihtiyaçlarını en iyi bildiği ve ''evin orta direği''
olduğu için kadının banka hesabına yatıracaklarını dile getirdi. Kılıçdaroğlu,
''Kadını güçlendireceğiz. Evinde güçlü olan kadın güçlü Türkiye demektir'' diye
konuştu.
''Sizin yaptığınızın AKP'nin yaptığından ne farkı var, o makarna, bulgur
dağıtıyordu, siz para veriyorsunuz?'' sorusunun sorulabileceğine işaret eden CHP
lideri, ikisinin aynı şey olmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Dağlar kadar fark var arada. Eğer gıda dağıtırsanız kişi minnet duygusu
duyar, itiraz etmez. Var olanla yetinme duygusu yaratır. Arkası gelmezse itiraz
etmez. Ve hak aramaz. Kula kul olma mantığını egemen kılar, yurttaş olma
mantığını egemen kılmaz. Bu temel farkı iyi bilmemiz lazım. Ne diyordu büyük
ozan: Kula kul olmayı yok edeceğiz. 'Yok edin insanın insana kulluğunu' diyordu
Nazım Hikmet. İnsanın insana kulluk duygusunu yok etmenin yolu aile sigortasından
geçiyor. Aile sigortasıyla kişi hak aramaya başlayacak. Onun yoksul olduğunu
kimse bilmeyecek. Bankadan parasını çekecek, çoluk çocuğunun rızkını sağlayacak.
Yoksulluğunu teşhir etmeyeceksiniz. Onun onurunu koruyacaksanız, ailenin, çocuğun
orunu koruyacaksınız. Yani bizim felsefemize uygun olarak sağ elin verdiğini sol
el görmeyecek.''
Anayasanın herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu hükmünü
içerdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Makarna ile hak aranmaz. Hak, sosyal
devletin şemsiyesi altında aranır. Eğer hak arıyorsanız demokrasi vardır. Onun
için aile sigortası çok önemlidir'' diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, aile sigortası kapsamında yoksul aile çocuklarının yurt ve
harç masraflarının da karşılanacağını bildirdi.
Yardımların sonsuza kadar devam etmeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu,
işe almada bu ailelerin fertlerine öncelik verileceğini, aileler üretici konuma
geldiklerinde aile sigortasının kapsamından çıkacaklarını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, ''Üreten Türkiye derken, aile sigortasını olabildiğince
küçültmeyi, yoksulluğu tarihe gömmeyi kastediyoruz'' dedi.
Ana hedefin sosyal devlet olduğunu, sosyal demokrasinin de temel
görevinin bu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, refahı tabana yaymayı, hayatın her
alanında kişiye, aileye güvence vermeyi amaçladıklarını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
''Aile sigortasının bu açından çok büyük önemi var. Hiçbir siyasi
partinin programına almadığı, AKP'nin karşı çıktığı, ama CHP'nin parti programına
aldığı ve gerçekleştirmek için taahhüt ettiği bir sigorta dalıdır. Bu sigorta
dalıyla yoksulluğu tarihe gömeceğiz, yoksul insanların onurunu korumuş olacağız,
yoksulların yoksulluğunu teşhir etme ayıbını ortadan kaldıracağız, geleceğe
güvenle bakan bir toplumu yaratacağız. Yoksulun yoksulluğunu istismar eden
çağdışı bir siyasal anlayışı da yoksulların gücüyle ve desteğiyle tarihe
gömeceğiz. Aile sigortasını insan ve insanlık için getireceğiz. Bu çağdaş modeli
Türkiye'ye getirmek CHP'nin temel görevlerinden birisi olacaktır. Yoksulları
kuyruğa dizip, ekmek, makarna vermeyeceğiz. Geleceğe güvenle bakan bir toplumu
yaracağız.'' (15:01)
