2010-02-11 - 16:20
FAİLİ MEÇHUL SALDIRILARDA ÖLENLERİN AİLELERİ TBMM'DE...
Faili meçhul saldırılarda ölenlerin yakınları BDP Grup Başkanvekilleri Ayla Akat Ata, Bengi Yıldız ve DSP milletvekilleriyle ayrı ayrı görüştü. BDT Grup Başkanvekili Yıldız: "Geçmişin bu kara sayfalarını aydınlatmak zorundayız", DSP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Macit: "Faili meçhul bu cinayetlerin aydınlatılması için nereye kadar gidilebiliyorsa, neler gerekiyorsa TBMM'nin görevini yaparak bunu aydınlatması gerekir''
Faili meçhul saldırılarda ölenlerin yakınları, BDP Grup Başkanvekilleri Ayla Akat Ata ve Bengi Yıldız ile TBMM'de biraraya geldi.
Görüşmede konuşan BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, ailelerin acılarını paylaştıklarını ve bu mücadalede her zaman yanlarında olacakları ifade ederek, "Geçmişin bu kara sayfalarını aydınlatmak zorundayız" dedi.

BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenlerin sıradan insanlar olmadığına dikkati çekerek, öldürülenlerin toplumun öncüsü ve aydınları olduğu için, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik mücadelesi verdikleri için hedef alındıklarını söyledi.

Türkiye de eğer demokratikleşecekse, öncelikle geçmişin bu kara sayfalarını aydınlatmak gibi,geçmişiyle hesaplaşmak gibi bir görevle karşı karşıyadır diyen Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Yeni bir anayasa, demokratikleşme, her gün yeni paketler açılımlar... Bu kavramlar her gün havada uçuşuyor ama halen faili meçhullerin failleri aydınlatılmamış. Halen bu devlet, o tür insanlara, o cinayetleri işleyenlere ihtiyaç duyuyor. Demek ki şeffaflaşma, demokratikleşme noktasında devlet henüz hazır değildir. Türkiye'yi yönetenler henüz hazır değildir. Geçmişiyle hesaplaşmayan, yüzleşmeyen bir devletin demokratikleşemeyeceğini düşünüyoruz.''

BDP'li milletvekillerinin de katıldığı görüşme daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Faili meçhul saldırılarda ölenlerin yakınları, bu görüşmeden önce DSP milletvekilleriyle de bir araya geldi.

DSP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit, Türkiye'nin kuruluşundan beri değişik evrelerde,Türkiye'nin aydınlanma, daha
çağdaş, daha uygar ülke olması için mücadele eden birçok aydın, gazeteci, siyasetçi ve sendikacının kahpe tuzaklarla öldürüldüğünü söyledi.

Bu ölümlerin bugüne kadar aydınlatılamadığını belirten Macit, ''Bu karanlık cinayetlerin kahpece kurulan pusularda öldürülen bilim insanlarımızın faillerinin ortaya çıkarılması için, bunlardan hukuk karşısında hesap sorulması için siyasetçilerin, TBMM'nin bir görevi vardır diye düşünüyorum. Bu görevi şimdiye kadar gerçekleştiremedi, yapılamadı ama biran önce ivedilikle bu görevin yerine getirilmesi gerekir. Faili meçhul bu cinayetlerin aydınlatılması için nereye kadar gidilebiliyorsa, neler gerekiyorsa TBMM'nin görevini yaparak bunu aydınlatması gerekir'' diye konuştu.

''Bugün söylem zamanı değil, eylem zamanıdır'' diyen Macit, sözle bir yere varılamadığını, faillerin ortaya çıkarılması için gereken her türlü desteği
vermeye hazır olduklarını söyledi.

Faili meçhul cinayetleri gerçekleştirenlerin halen toplumun içinde olduğuna öne süren Macit, ''Bu katillerin, yarın ne yapacakları belli değil.
Toplumdaki bu insanların biran önce açığa çıkarılması, DSP'nin de en büyük arzusudur'' dedi.

DSP İstanbul Milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş, Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, Adana Milletvekili Mustafa Vural'ın da katıldığı görüşme, daha sonra
basına kapalı sürdürüldü.

Faili meçhul saldırılarda ölenlerin aileleri TBMM'deki temaslarının ardından, Parlamento Muhabirleri Derneğini ziyaret ederek,görüşmeleri hakkında bilgi verdiler ve gazetecilerin sorularını yanıtladılar.

Abid Dursun, faili meçhul saldırılarda ölenlerin ailelerinin ilk kez İstanbul'da geçen yıl düzenlenen, ''Benim Babam Bir Kahraman'' adlı etkinlikte
bir araya geldiğini anlattı. Bu etkinlikte birbirlerini tanıdıklarını ve ''Toplumsal Bellek Platformu''nu kurmaya karar verdiklerini ifade eden Dursun,
''Siyasi hesaplaşma peşinde değiliz. Bir takım hukuk dışı durumlarla yüzleşmemiz gerekiyor'' dedi.

TRT Yapımcısı Ümit Kaftancıoğlu'nun kızı Canan Kaftancıoğlu da cinayetlerin arkasındaki güçler ortaya çıkarılmadıkça dosyaların kapanmayacağını
söyledi.

Meclis'te ziyaret ettikleri parti gruplarındaki görüşmeler hakkında bilgi veren Canan Kaftancıoğlu ile Abid Dursun, cinayetlerin aydınlatılmasının
sağlanması adına bir araştırma komisyonu kurulması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması taleplerini ilettiklerini anlattılar.

Abid Dursun, ''Bizim bu çabamıza partilerin sıcak baktığını gördük.

Partiler üstü bir bakış açısı var sanki. Aramıza yeni çocuklar ve eşler katılmasın istiyoruz'' dedi.

Canan Kaftancıoğlu, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in araştırma komisyonunun kurulmasına yönelik önerge verilmesi için milletvekilleriyle
görüşeceğini söylediğini aktardı.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un, özellikle medya önünde kendilerine taahhütte bulunduğunu belirten Abid Dursun, faili meçhul cinayetlerin
aydınlatılmasının önünde engel olarak gördükleri Anayasa'da yer alan ''Devlet Sırrı'' ve ''Ticari Sır'' ifadelerinin kaldırılması talebini ilettiklerini
anlattı.

-''BABAM GÖZÜMÜN ÖNÜNDE VURULDU'' -

Canan Kaftancıoğlu, TBMM'deki tüm siyasi partilerden randevu istediklerini anımsatarak, ''Sadece MHP ile görüşemedik. Bize 'bir grup
başvekilin il dışında olduğunu, diğerlerinin de programlarının yoğunluğunu' gerekçe gösterdiler'' diye konuştu.

Bir gazetecinin, ''Ziyaret ettiğiniz parti gruplarında konuya ilişkin bir siyasi irade ortaya konulacağına dair işaretler aldınız mı?'' sorusuna Dursun ve
Kaftancıoğlu, ''Süreci izleyeceklerini, tıkandığını gördükleri noktada müdahil olacakları'' yanıtını verdiler.

'MHP'nin ilettiği mazeretler sizi tatmin etti mi?'' sorusuna Kaftancıoğlu, ''Biz ön yargılarla gelmedik buraya. Sonucun ne olacağını hep
birlikte göreceğiz'' dedi.

''Çok zaman geçti. Delillerin karartılmış olabileceğini düşünüyor musunuz?'' şeklindeki soruya Abid Dursun, ''Biz yıllardır zaten bir gizin
peşindeyiz. Bu kaygı hepimizde var. Yeter ki iyi niyet ve kararlı bir siyasi irade olsun'' yanıtını verdi.

Bu arada söz alan Sendikacı Kemal Türkler'in kızı Nilgün Türkler Soydan, ''Bunca yıldan sonra delillerin karartılması korkumuz var ama tanıkları nasıl
karartacaklar? Babam vurulduğunda yanındaydım, katilini tanıyorum onu teşhis edebilirim. Çünkü babam gözümün önünde vurulduğunda 18 yaşındaydım'' diye konuştu.

''Sizce bu cinayetlerin aydınlatılmasında siyasi irade yeterli olacak mı?'' sorusunu Abid Dursun, ''Cinayetlerin aydınlatılmasında herkese görev
düşüyor. Yargıya, Meclis'e, medyaya ve halka görev düşüyor'' şeklinde yanıtladı.