2011-03-24 - 15:03
TBMM GENEL KURULU...
Libya'da istikrar ve güvenliğin yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda bulunmak üzere TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda hükümete 1 yıllığına yetki verilmesini öngören Başbakanlık tezkeresi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Akkuyu'da
nükleer santral için yeni, bilimsel ve teknolojik araştırmalar yapılmasını
isteyerek, ''Çocuklarımızın geleceğinin korunması adına Akkuyu'ya asla kazma
vurulmamalıdır'' dedi.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Genel Kurulda, üç
milletvekili gündemdışı söz aldı.

Nükleer santral kazalarındaki radyasyonun etkileri hakkında gündemdışı
söz alan Arıtman, radyasyondan en çok ana rahmindekiler, bebekler ve çocukların
etkilendiğini anlattı. Arıtman, nükleer santral sızıntılarının, bugün yaşayanları
ve yüz binlerce yıl sonra yaşayacak kişilerin bile radyasyondan etkilenmesine yol
açacağını kaydetti.

Arıtman, Japonya gerçeğinin göz önünde alınmasını, Akkuyu'da nükleer
santral için yeni, bilimsel ve teknolojik araştırmalar yapılmasını istedi.
Arıtman, Türkiye ve komşularında yaşayan milyonlarca kişinin, çocuklarının
geleceğinin korunması adına Akkuyu'ya asla kazma vurulmaması gerektiğini
belirtti.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan, seçim bölgesine yapılan
yatırımlar hakkında gündemdışı yaptığı konuşmada, Türkiye genelindeki eğitim,
sağlık, ulaşım alanlarındaki yatırımların Zonguldak'ta da devam ettiğini ifade
etti.

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan da gündemdışı
konuşmasında, seçim bölgesinin sorunlarını dile getirdi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, gündemdışı konuşmalara Hükümet adına
yanıt verdi.

Eroğlu, Zonguldak'ta 563 adet derslik yapıldığını, daha önce bilgisayar
diye bir şeyin olmadığını belirterek, ''Zonguldak'ta eğitim adına geçmişte
yapılanlar ile hükümetlerimiz döneminde yapılanları karşılaştırırsanız arada
dağlar kadar fark olduğunu göreceksiniz'' dedi.

Afyonkarahisar'da da her alanda ''destansı'' yatırımlar yapıldığını ifade
eden Eroğlu, hükümetleri döneminde bu ilde 27 baraj, gölet, sulama tesisini
bitirdiklerini, 64 dereyi ıslah ettiklerini anlattı.

Konuşması sırasında CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in ''Senden bakan
olmaz'' şeklinde laf atması üzerine Eroğlu, ''Senden milletvekili olmaz. Bakan
olup olmayacağımı takdir edecek sen değilsin, bu sözden dolayı seni kınıyorum''
karşılığını verdi.

Eroğlu, Afyonkarihasar'a yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.


TBMM Genel Kurulunda, Libya'da istikrar ve
güvenliğin yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda
bulunmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yabancı ülkelere gönderilmesine
ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un yönetimindeki Genel Kurulda, gündemdışı
konuşmalardan sonra, hükümet önergesinin kabul edilmesiyle kapalı oturuma
geçildi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, hükümetin kapalı oturum önergesinin
okunmasından sonra, görüşmelerin açık oturumla yapılması yönünde görüş bildirdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ise İçtüzük hükümlerine göre hükümetin bu yöndeki
talebi üzerinde görüşme yapılamayacağını ifade etti.

Kapalı oturum öncesinde Genel Kuruldaki görüşmeleri izleyen gazeteciler
dışarı çıkarıldı. Genel Kurul salonu çevresindeki kulis ve koridorlar, basın
kuruluşlarının salona bitişik olan büroları boşaltıldı.

Kapalı oturumdaki görüşmelerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Genel
Kurulu bilgilendirecek, gruplar adına konuşmalar yapılacak. Daha sonra da
hükümete yetki veren tezkerenin oylaması yapılacak.

Tezkerede, Libya'daki olayların 15 Şubat 2010'de başladığı belirtilerek,
şu ifadelere yer veriliyor:

''Olaylar neticesinde ortaya çıkan şiddet ortamının sona
erdirilebilmesini teminen BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan 26 Şubat 2011
tarihli ve 1970 sayılı kararla 17 Mart 2011 tarihli 1973 sayılı kararda kayıtlı
hüküm ve çağrıları dikkate alarak ve meskur kararlar çerçevesinde Libya'da
istikrar ve güvenliğin yeniden tesisine yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu
katkıda bulunmak üzere; lüzum, sınır, kapsam, şekil, yöntem ve zamanı hükümetçe
takdir ve tespit edilmek kaydıyla TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve
bununla ilgili gerekli düzenlemelerin hükümet tarafından yapılması için
Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle izin istenilmesi Bakanlar
Kurulunca kararlaştırılmıştır.''

TBMM Genel Kurulunda, Libya'da istikrar ve
güvenliğin yeniden sağlanması için uluslararası çabalara çok boyutlu katkıda
bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
kabul edildi.

Genel Kurulda tezkerenin kapalı oturumdaki görüşmeleri, yaklaşık 3 saat
sürdü. Görüşmelerde önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Genel Kurulu
bilgilendirdi. Daha sonra AK Parti'den Yaşar Yakış (Düzce), CHP'den Hüseyin
Pazarcı (Balıkesir), MHP'den Deniz Bölükbaşı (Ankara), BDP'den Hasip Kaplan
(Şırnak) söz alarak partilerinin görüşlerini dile getirdiler.

Gruplar ve kişisel konuşmaların ardından yeniden kürsüye gelen Bakan
Davutoğlu yöneltilen eleştiri ve sorulara yanıt verdi. Daha sonra yapılan işari
oylamada tezkere kabul edildi.

Görüşmelerde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile bazı
bakanlık bürokratları da hazır bulundu.

Kabul edilen tezkerede, Libya'daki olayların 15 Şubat 2010'de başladığı
belirtilerek, şu ifadelere yer veriliyor:

''Olaylar neticesinde ortaya çıkan şiddet ortamının sona
erdirilebilmesini teminen BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan 26 Şubat 2011
tarihli ve 1970 sayılı kararla 17 Mart 2011 tarihli 1973 sayılı kararda kayıtlı
hüküm ve çağrıları dikkate alarak ve meskur kararlar çerçevesinde Libya'da
istikrar ve güvenliğin yeniden tesisine yönelik uluslararası çabalara çok boyutlu
katkıda bulunmak üzere; lüzum, sınır, kapsam, şekil, yöntem ve zamanı hükümetçe
takdir ve tespit edilmek kaydıyla TSK'nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve
bununla ilgili gerekli düzenlemelerin hükümet tarafından yapılması için
Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle izin istenilmesi Bakanlar
Kurulunca kararlaştırılmıştır.''

Bu arada, tezkerenin gerekçesinde, Libya'da 15 Şubat 2011'de başlayan
olaylar sonucunda, kısa sürede iç çatışma ortamı doğduğu belirtilerek,
Türkiye'nin olayların başlamasından itibaren, bu ülkeyle yakın tarihi ve kültürel
bağlara sahip ülke olarak ''ilkeli, aşamalı ve belli bir stratejiye dayandırılmış
kararlı ve kendi içinde tutarlı politika izlediği'' ifade ediliyor.

Libya konusunda BM Güvenlik Konseyi çerçevesindeki adımların yakından
takip edildiği ilgili kararın oluşturulması sürecinde ''Libya'nın egemenliğinin,
toprak bütünlüğünün ve kardeş Libya halkının esenliğinin gözetilmesi'' yönünde
çabalar sarf edildiği belirtilerek, ''BM kararlarına tam destek veren ülkemiz, bu
kararların uygulamaya geçirilmesine katkıda bulunma kararlılığını ortay
koymuştur'' deniliyor.

Gerekçede, BM Güvenlik Konseyinin iki kararına işaret edilerek, şu
değerlendirmelere yer veriliyor:

''1973 sayılı karar, sivil halkın korunmasına teminen gerekli tüm
önlemlerin alınmasına yetki vermek suretiyle, Libya'ya yönelik sınırlı bir askeri
harekata (kara harekatı seçeneği açıkça hariç tutulmuştur) cevaz vermektedir.

Ülkemiz, Libya'daki gelişmeler hakkında NATO çerçevesinde yapılan
çalışmalara da başından bu yana yapıcı katkı sağlamış ve aktif yönlendirmede
bulunmuştur. NATO, BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca bir görevlendirme
yapılması ihtimaline hazırlıklı olabilmek amacıyla, görünür ihtiyaç, sağlam
hukuki zemin ve bölgesel destek ilkeleri temelinde insani yadım çabalarının ve
silah ambargosunun uygulanmasının desteklenmesi ve uçuşa yasak bölge
oluşturulması alanlarında planlama çalışmalarını gerçekleştirmiştir. NATO'nun
Libya bağlamında üstlenmesi muhtemel rolde, ittifakın mümtaz konuma sahip bir
üyesi olarak ülkemizin de ulusal strateji ve çıkarlarımız doğrultusunda üzerine
düşen sorumlulukları üstlenmesi ve gerekli katkıları yapması öngörülmektedir.

Libya'nın geleceğiyle yakından ilgilenen ülkemiz, uluslararası çabalar
çerçevesinde de Libya'nın yanında olmaya devam etme kararlılığına sahiptir.
Ülkemizin bölgeyle siyasi, ekonomik, tarihi ve kültürel ilişkileri çerçevesinde,
anılan BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasına askeri katkı da dahil
destek vermesi ve uluslararası çabalara etkin şekilde katılması aynı zamanda
ulusal çıkarlarımızın bir gereğidir.''
(15.03)