2018-10-20 - 22:38
TBMM BAŞKANI YILDIRIM, ERZİNCAN'DA "2023 VİZYONUNDA ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN ROLÜ" KONULU ÇALIŞTAYA KATILDI
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2023 Vizyonunda Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin Rolü" konulu çalıştayda yaptığı konuşmada, 2023'ün, Türkiye'nin yakın gelecekte ulaşmasını beklediği hedeflerinin tarihi olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, "Köklü bir medeniyetin varisi olan ülkemiz Türkiye, sürekli ileriye bakan, ileriye dönük hedefleri gözeten bir ülke. Mazlum milletlerin de örnek aldığı, milyonlarca insanın umut bağladığı bir ülkeyiz. Bu coğrafya, zor bir coğrafya." dedi.

Binali Yıldırım, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2023 Vizyonunda Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin Rolü" konulu çalıştayda yaptığı konuşmada, 2023'ün, Türkiye'nin yakın gelecekte ulaşmasını beklediği hedeflerinin tarihi olduğunu söyledi.

Bu tarih ortaya konulduğunda, uzak bir vade gibi gözüktüğünü aktaran Yıldırım, "Bugün, herkesin paylaştığı yakın bir vadeye ve hedefe dönüştü. Bu çalıştay da aslında bizim 2023 hedefleriyle örtüşen bir faaliyettir." ifadesini kullandı.

Yıldırım, memleketi Erzincan'da böyle çalıştay düzenlenmesinden dolayı ilgililere teşekkür ederek, şöyle devam etti:

"Erzincan acıları da kıymeti de bilir. Erzincan depremlerden, afetlerden çok çekmiştir. Bu acılar Erzincan insanını olgunlaştırmıştır. Erzincan insanını 'Bir avuç buğday, bir kor ateşin içine atarsınız yanar, kül olur ama ses çıkmaz' diye tanımlarlar. Bir de Karadeniz insanı vardır. Onlar da mısıra benzer. Onları ateşe atarsınız 5 dakika sonra çatır çatır ses çıkar. Coğrafya ve iklim, yaşadığınız zorluklar insanların tabiatına da fıtratına da şekil verir. Köklü bir medeniyetin varisi olan ülkemiz Türkiye, sürekli ileriye bakan, ileriye dönük hedefleri gözeten bir ülke. Mazlum milletlerin de örnek aldığı, milyonlarca insanın umut bağladığı bir ülkeyiz. Bu coğrafya, zor bir coğrafya. İbn-i Haldun'un dediği gibi 'Coğrafya bir kader'. O halde bu coğrafyada bizim çok büyük sorumluluğumuz var."

Daha çok yapmaları gereken işler bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, "Dünya milletler ailesi içerisinde yerimizi hak ettiğimiz en üst sıralara çıkarmamız, insanımızı nitelikli hale getirmemizle mümkün. İnsanların iş birliği yaptığı, rekabet ettiği, her alanda iyiler arasında daha iyi olmak mecburiyetindeyiz. Bilimde, sporda, sanatta, teknik gelişimde, muasır medeniyetlerin üstüne ancak bu şekilde çıkarız." diye konuştu.

Yıldırım, bu noktada özel eğitime ve rehabilitasyona duyulan ihtiyacın açık olduğunu ve bu şekildeki gençlerin ve vatandaşların kapsam dışı bırakılamayacağını söyledi.

Son 15 yılda bu anlamda büyük sosyal sorumluluk ve devlet projelerinin hayata geçirildiğini anlatan Yıldırım, "Türkiye'nin yakın vadeli hedefi 2023, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyetler seviyesi ötesine geçme hedefidir ama bizim bir de uzun vadeli vizyonumuz var, 2053 ve 2071. Uzun vadeli vizyona yol almak için artık yarın kadar yakın olan 2023'e en iyi şekilde hazırlıklı olmalıyız." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Yıldırım, özel eğitimin bir dönem devletin gündeminde olmadığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnsanlar kendi hallerine bırakılmış, kaderiyle baş başa kalmıştır. Birçok vatandaşımız imkansızlık, mahrumiyet sebebiyle 24 saat evlerine mahkum şekilde hayatlarını sürdürmekteydi. Özel eğitim esasında özellikli eğitimdir. Bu eğitime ihtiyaç duyan insanlar da özellikli insanlardır. Ülkemizde bu eğitimi veren merkezlerin ve öğretmenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu sayıların artması toplumun sağlıksız olduğu manasına gelmez. Sadece geçmişten günümüze biriken sorunların çözümü için atılan adımların var olduğunu göstermektedir. Eğer engel algınızda, inancınızda değilse hiç sorun yok. Engeller azimle aşılır. Eğer engelli diye bu insanlardan birileri vazgeçseydi dünya bu kadar güzel olabilir miydi, elbette olamazdı. Biz insanlığın, yaratılanların en şereflisi olduğuna inanan bir milletiz. Bütün insanlarımızı kazanmak zorundayız."

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, "Türkiye, sosyal devlet olma alanında son 15 yılda büyük mesafe katetti. Türkiye'nin toplam sosyal destekleri 2002'de 3 milyar 100 milyondu, şu an yıllık 52 milyar lira sosyal destek yapılıyor." dedi.

Binali Yıldırım, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre Merkezi'nde düzenlenen "2023 Vizyonunda Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin Rolü" çalıştayında yaptığı konuşmada, sosyal devletin, hiçbir vatandaşı sistemin dışında bırakmayan devlet demek olduğunu söyledi.

Kazanılan her insanın ailelerine, topluma, ülkeye ve bütün insanlığa kazandırılmış değer olduğuna işaret eden Yıldırım, "Yeteneksiz insan yoktur, yeteneği keşfedilmemiş insan vardır. Eğer engelli bir kardeşimiz atıl durumdaysa bunun sorumlusu biziz. Biz ilgi gösterdiğimiz, imkan verdiğimiz, fırsat sağladığımız takdirde her insanımız kendisinden başlamak üzere bütün çevresine faydalı olabilir." diye konuştu.

Yıldırım, akıl sağlığını kaybetmeyen her insanın keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olduğunu anlatarak, şunları dile getirdi:

"Yeter ki bizler sabır gösterip o hazineyi keşfetmesini bilelim. Ülkemiz bu noktada, engelliliği engel olmaktan çıkarmak için önemli adımlar atmıştır. 2006'dan itibaren kanunların tamamından özürlü, sakat ifadeleri ayıklanmış ve tek engelli tanımı konulmuştur. Birçok mevzuatımız buna göre düzenlenmiştir. Rahmetli babam ayağı sakat, çenesi hareket etmeyen bir insandı. Onun hayatında hiç şikayet ettiğini duymadım ama bir şeyden gönlü buruktu, nüfus kağıdında 'çürük' yazıyordu. Çünkü askere alınmamıştı. Hayatı boyunca bunu mesele yaptı. Bu noktada yaptığımız en önemli düzenlemelerden bir tanesi de özel eğitim kurumlarını da sosyal hizmetler bünyesinden alıp Mili Eğitim Bakanlığının bünyesine bağlamak oldu. Bu çok önemli bir değişim. Çünkü artık engellilik bir vatandaşlık hakkı haline gelmiştir. Bu değişiklikle özel eğitim ve rehabilitasyon konusuna bakışımızı da ortaya koymuş olduk. Çünkü insanlarımızın engelli olmaları, korunmak konusundan çok bir eğitim meselesidir."

Yıldırım, hiçbir vatandaşın acziyet duygusuyla yaşamasına gönüllerinin razı gelmediğini söyledi.

Her insanın öz güvenle yaşaması gerektiğini aktaran Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün engelli değilim diye böbürlenmeyin, yarın engelli olabilirsiniz. Bu konuda hayli mesafe aldık. İnsanlarımızın bilinçlendirilmesinden başlamak üzere kurumlarımız, kuruluşlarımız engellilik konusunda altyapılarını sürekli geliştiriyor. Her şeyden önemlisi yapılan yasal düzenlemeler ve yayınlarla özel eğitime ihtiyaç duymak eksiklik gibi algılanmaktan çıkarılmıştır. Engellerin toplumsal dayanışma, iş birliği ve anlayışla aşılabileceği algısı artık toplumda yerleşmeye başlamıştır. Engelsiz bir Türkiye meydana getirmek için başlatılan çalışmalar insan kaynağımızı en verimli şekilde kullanmamıza fırsat verecektir. Engelsiz Türkiye'de bilgi ve yetenek çok daha öne çıkacaktır. İnsanlar fiziki yeterlilikleri ile değil beyinleri ile öne çıkacaktır. Bu noktada Türkiye, insan kapasitesini azami ölçüde değerlendirmek mecburiyetindedir. Her geçen yıl dijitalleşen dünyada başka da seçeneğimiz yoktur."

Yıldırım, 50 bin insanın bu işten ekmek yediğini, engellilerin eğitimini yaptığını ve devleti de bu anlamda büyük yükten kurtardığını anlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İmkanlarımız kısıtlı, ihtiyaçlarımız sınırsız. Yapmamız gereken kısıtlı imkanlarla sınırsız ihtiyaçları öncelikleri gözeterek karşılamak. Mükemmel, iyinin düşmanıdır. Onun için mükemmel hedef olacak. Tabii ki sizin daha iyi şartlarda sürdürülebilir hizmet vermeniz için ihtiyaçlarınız var, bunu biliyoruz. Verilen hizmetin geriye gitmesine asla müsaade etmeyiz. Bu kazanım devam etmelidir. Bu birçok ülkede olmayan bir imkandır. Türkiye sosyal devlet olma alanında son 15 yılda büyük mesafe katetti. Türkiye'nin toplam sosyal destekleri 2002'de 3 milyar 100 milyondu, şu an yıllık 52 milyar lira sosyal destek yapılıyor."

Konuşmaların ardından, Özel Eğitim Kurumları Derneği Genel Başkanı Yunus Kılıç, TBMM Başkanı Yıldırım'a plaket verdi.

Programa, Erzincan Valisi Ali Arslantaş, Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, 3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, AK Parti Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman ve Burhan Çakır, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent katıldı.

Yıldırım, çalıştay sonunda Engelliler Voleybol Şampiyonası'nda birinci olan takıma kupasını verdi.