2015-02-25 - 15:53
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6 maddesi daha kabul edilerek 27. maddeye gelindi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Bahçekapılı, Malatya'da dün iki askeri uçağın düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Kurmay Binbaşı Salih Sezer ile Hava Pilot üsteğmenler Osman Onur Özkaya, Zeynel Özgür Özbahçeci ve Yasin Atalay'a Allah'tan rahmet, ailelerine ve millete başsağlığı diledi.

Gruplar adına yapılan konuşmalarda da şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilekleri iletildi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "F-4 uçaklarıyla ilgili çok olumsuz algılar var. Hemen hemen hiçbir ülkede F-4 kullanılmadığı yönünde. Hal böyleyse bu kaza olduğu kadar cinayettir adeta" dedi.

Altay, 4 pilot için Genel Kurul'da bir dakikalık saygı duruşu çağrısında bulunuldu.

CHP, MHP, HDP grup başkanvekilleri, gündeme geçmeden, tasarının görüşmelerinde İçtüzüğe aykırı işlem ve eylemlerin yapıldığı gerekçesiyle TBMM Başkanlığı'na yapılan başvuruların sonuçlanmasının ardından çalışmalara devam edilmesi gerektiğini söylediler.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, bir milletvekilinin itirazıyla Genel Kurul'un çalışmalarına ara veremeyeceğini belirterek, "AK Parti Grubu hiç kimseye saldırmamıştır, şiddet uygulamamıştır. Edep ve adap içerisinde Gazi Meclis'e yakışır şekilde bir duruş sergilemiştir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "AK Parti kimseye saldırmadıysa hastaneye giden milletvekillerini cinler mi çarptı, bilmiyoruz" karşılığını verdi.

Altay, "Bu parlamentoda herkes İçtüzükte kendisine verilen takdir yetkilerini keyfilikle karıştırmasa bu parlamentoyu dünyaya rezil eden olaylar yaşanmazdı. CHP'ye göre, Genel Kurul'un 21 Şubat tarihinden sonraki bütün görüşmeleri hükümsüzdür" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, başvuruların, TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından ele alınacağını, Çiçek yurt dışında olduğu için kendisinin TBMM Başkanlığına vekalet ettiğini, dolayısıyla bu dilekçeleri kendisinin değerlendirmesinin uygun olmayacağını söyledi.

Görüşmelere ara verilmesi gibi bir yetkisinin olmadığını belirten Bahçekapılı, başvuruları Genel Sekreterliğe havale ettiğini ve sürecin başlatıldığını kaydetti.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Bahçekapılı'ya yönelik, gazetelerde yer alan resimleri anımsatarak, "Siz Genel Kurul'u hiddet ve şiddet merkezi haline dönüştürdünüz. Elini gösterip milletvekillerini tahrik edip, olmamış bir şeyi olmuş gibi gösterdiniz. Külliyen yalan" dedi.

Bahçekapılı, "Başkanvekili ve katip üye işlem yaparken kimsenin sınır aşmaması gerekir. Bugün gazetelere yansıyan konu gerçektir, doğrudur ve bu harekette bulunan kişinin ismini şimdiye kadar söylemedim çünkü o kişiyle ilgili olarak helalleştik. Onun ismi bende saklı. Üçüncü kişiye bu konuda konuşmak düşmez" diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Hazır madem başlattıysak helalleşmeyi, bütün milletvekilleri helalleşsin" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay, divana fiziki saldırıda bulunulmuşsa bunu Bahçekapılı'nın şahsına değil divana yapılmış bir saldırı olduğunu belirtti.

Altay, "Kişisel olarak helalleşebilirsiniz, kolunuzu kıran, büken kimse onunla ilgili işlem yapılmasını talep ediyorum. Bunu saklayamazsınız, Hangi partiye mensupsa işlem yapmanızı talep ediyorum. Yoksa usul tartışması talep ediyorum" dedi.

Bahçekapılı, bütün milletvekillerini divana saygılı olmaya davet ederek, birleşime ara verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Suriye'de devam eden iç savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen Suriyelilerin sorunlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için, Suriye'de devam eden iç savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen Suriyelilerle Osmaniye'de bulunan Cevdetiye Türkmen Kampı'nda yaşayan Türkmen soydaşların sorunlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisini Genel Kurul'a getirdi.

MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, 1973'te Süleyman Şah Türbesi'nin sular altında kalması gündeme geldiği zaman Suriye'nin Türkiye'ye, "Burası sular altında kalacak, alın Türkiye'ye götürün" dediğini belirterek, "O zaman Türk heyetinde yer alan Albay Necabettin Ergenekon 'burası Türk toprağıdır, Ardahan, Edirne ne ise burası da bizim için aynıdır' diyor. 'Başka yere götürün' denildiği zaman ise 'Burası sular altında kalacak olursa Suriye'de başka bir yere götürürüz' diyor. Bunun üzerine Suriye, dönemin Türk heyetinin ve albayın kararlı duruşu karşısında türbenin Suriye'de istediği yere taşınması noktasında görüş belirtiyor" dedi.

Suriye'den 1.5 milyona yakın sığınmacının geldiğini belirten Yılmaz, "(Emevi Camii'nde cuma namazı kılacağız) dediniz ama Suriye'den kaçan sığınmacılar Türkiye'de camilerde dileniyor" diye konuştu.

Yılmaz, Türkmenlerin Cevdetiye Kampı'nda, 15 metrekarelik çadırlarda 10-15 kişi birlikte, çok kötü ortamlarda kalmak zorunda kaldığını söyleyerek, bu soydaşların sıkıntılarının el birliği ile çözülmesi gerektiğini ifade etti.

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, yerinden söz alarak, Necabettin Ergenekon'un, kendisinin çevirdiği Beynelminel filmindeki albay olduğunu belirterek, "Sayın hatip, o günleri gören bir MHP ilçe yöneticisini aradığında, bu insanın ne kadar gaddar, işkenceci, zalim olduğunu kendi partili arkadaşlarından öğrenebilir. O albayın yaptıkları o kadar ayyuka çıkmıştır ki faşist cuntanın görevden almak zorunda kaldığı tek kişidir" dedi.

Tekrar söz alan Yılmaz, "Burada mesele şahıslar değil, insanların verilen talimatları yerine getirmesidir. 1973'te heyette yer alan albayın takındığı tavır, Hükümetten kaynaklanmaktadır. Günümüzde de Hükümet oradaki askere talimat verse gereği yapılırdı. Bugün de o kararlılık gösterilebilirdi" diye konuştu.

AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Suriye'den Türkiye'ye 1 milyon 700 bin kişi geldiğini, 251 bin kişinin kamplarda kaldığını belirterek, "Onlar için harcanan para 5.5 milyarı buldu. 3 milyon 700 bin kişi poliklinik hizmeti aldı, 277 bin yatarak tedavi gördü, 45 bin doğum gerçekleşti. 70 bin kişi ilk, orta ve lisede eğitim alıyor. Açılan bin 200 kursa 40 bin kişi katılarak sertifika aldı" dedi.

Soysal, basında Cevdetiye Kampı ile ilgili yer alan haberlerin yalan olduğunu, kampta hiçbir sorun olmadığını söyledi.

Yerlerinden söz alan milletvekilleri de Malatya'da iki uçağın çarpışması sonucu şehit olan pilotların ailesine ve millete, ayrıca babası vefat eden AK Parti Niğde Milletvekili Ömer Selvi'ye başsağlığı diledi.
CHP ve HDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

CHP, polisin orantısız güç kullanımının nedenlerinin araştırılması amacıyla verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu'na getirdi.

Öneri lehinde, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu konuştu. TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, konuşmak için kürsüye elinde kutu ile gelen Moroğlu'na, "Bize hediye mi getiriyorsunuz?" diye takıldı.

Moroğlu, TBMM Başkanlığı'na 3 bin 192 araştırma önergesi sunulduğunu, sadece 10'u hakkında araştırma komisyonu kurulduğunu belirtti.

Kutunun içinden çıkardığı gaz bombasını gösteren Moroğlu, gaz bombalarının son kullanma tarihinden sonra kullanılmaması gerektiğini söyledi. Moroğlu, sokakta artan şiddetin, artık Meclis'te milletvekillerine uygulanmaya başlandığını iddia etti.

Moroğlu, iç güvenlik paketini eleştirerek, "İktidar bu güne kadar tehlikeli idi ama bugünden sonra çok daha tehlikeli olacak. Ama 7 Haziran'da, tıpkı bu bombada olduğu gibi sizin de son kullanma tarihiniz bitiyor. Bu tarihten sonra kullanılmaya başlanırsa ölümdür, zulümdür" dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın kendilerine söz vermediğini ileri sürerek, "Lütfen bu Meclis'i adaletli yönetin. Sırrı Süreyya Önder'e iki kez, bazı milletvekillerine de söz verdiniz ama bize vermediniz. MHP'ye söz vermemek için gayret gösteriyorsunuz" diye konuştu.

HDP Grubunun, partilerine yönelik saldırı iddialarının araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi de reddedildi.

HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Ege Üniversitesinde bir öğrencinin ölümü, onlarca öğrencinin yaralanmasıyla başlayıp sokağa yansıyan gerilim ve gerginliklerin yanında HDP'nin il, ilçe örgütlerinin de saldırıya maruz kaldığını söyledi.

"Öncelikle İçişleri Bakanımızın devreye girmemesini, her türlü hukuk dışı saldırıları hoş gören bir yaklaşım içerisinde olmasını kınıyorum" ifadesini kullanan Çelik, "Meclisin, her zaman olduğu gibi, önceliklerini, bir kısım pragmatist ve fırsatçı davranışlara hizmet edecek yasalara, kanunlara veriyor olması kabul edilmezdir" dedi.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, "Grup önerisinde yer alan, 'HDP'ye yönelik sistematik saldırıların olduğu ve bunun sorumlusunun da AK Parti hükümetinin olduğu' ifadesine katılmamız mümkün değildir. Ancak bu saldırıların kimler tarafından yapıldığı, sorumlularının bulunup adliyeye teslimi tabii ki hükümetimizin görev alanındadır" diye konuştu.

Ercoşkun, İçişleri Bakanlığı'nın bu konuda gereken önlemleri aldığını, almaya da devam ettiğini söyledi.

Grup önerilerinin ardından "İç Güvenlik Paketi"nin görüşmelerine geçildi.

İçişleri Bakanı Efkan Ala, şu anda başkomiser sayısının neredeyse 2 katı birinci sınıf emniyet müdürü bulunduğunu, bunun sürdürülebilir olmadığını söyledi.

Ala, TBMM Genel Kurulu'nda, "İç Güvenlik Paketi"nin ikinci bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Daha önce 5 polis kolejinden 4'ünün kapatıldığını, polis kolejlerindeki sorunun uzun yıllar öncesine gittiğini belirten Ala, "Bu son polis kolejine de iki yıldır öğrenci alınmıyor. Son 2 sınıfın öğrencisi var. Çünkü yeni bir sisteme geçiliyor" dedi.

2010 yılından itibaren yapılmış olan sınavlarla ilgili olarak şu anda hem adli hem idari soruşturmanın devam ettiğini anımsatan Ala, "Milletin çocuklarının tamamının girdiği sınavın sorularının çalınmış ve birtakım insanlara ayrıcalık tanınmış olmasına dair soruşturma açacak ciddiyette iddiaların olmuş olması hem adli hem idari ciddi bir sorundur. Ancak böyle bir sorun olmasaydı bile polis kolejlerinin ve fakültesinin olması bir sorundur. Bu sistemin yanlışlığı ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülke örneklerinden de yararlanarak daha sivil bir yapıya dönüşmesi bakımından bu karar alınmıştır" diye konuştu. Ala, şunları söyledi:

"Bizim 1754 şu anda birinci sınıf emniyet müdürümüz var, il emniyet müdürlüğü yapacak, oysa 1055 başkomiserimiz var. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yani, başkomiserin 2 katı neredeyse birinci sınıf emniyet müdürü var. Sonra, komiser sayısı 2 bin 174, yine birinci sınıf emniyet müdürüne yakın. Bu 1990'lı yıllardan itibaren bizim sistemimizin ortaya çıkardığı büyük bir sorundur, bunu bizim gidermemiz gerekiyor. Şimdi, terfisi gelmiş olan herkesin terfi etmesi yerine ihtiyacımız kadar terfi edecek sisteme geçiyoruz."

Ala, insanların hayatını, alışveriş yapma özgürlüğünü, seyahat etme özgürlüğünü, esnafın ticaret yapma özgürlüğünü belli bir grup insanın molotof kullanarak, ateş ederek, yakıcı kullanarak yok etmesinin önüne geçecek düzenlemeler yapıldığını kaydetti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın istifasının söz konusu olmadığını bildirdi.

Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda "İç Güvenlik Paketi"nin görüşmelerinde, CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu'nun, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın istifa ettiğine dair bazı haberler olduğuna ilişkin sorusunu yanıtladı.

Yıldız, Kuşoğlu'nun sorusuna, "Öyle bir şey söz konusu değil" karşılığını verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "İç Güvenlik Paketi"ne ilişkin tasarı üzerinde verilen önergeyle, polis alımındaki üst yaş sınırı 28'den 30'a çıkarıldı.

Genel Kurul'da, "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 6 maddesi daha kabul edilerek 27. maddeye gelindi.

Tasarının 25. maddesi üzerinde, AK Parti, CHP ve MHP'nin ayrı ayrı verdiği önergelerin kabul edilmesiyle, polis alımındaki üst yaş sınırı 28'den 30'a çıkarıldı.

Buna göre, lisans mezunlarından KPSS'de bakanlıkça belirlenecek taban puanı alanlar arasından sınavın yapıldığı yılın, 31 Aralık tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almayan erkek ve kadın adaylar arasından, sınavda başarılı olanlar polis meslek eğitim merkezlerine alınacak.

Tasarının 26. maddesi üzerinde MHP'nin verdiği önergenin kabul edilmesiyle de değişiklik yapıldı. Buna göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malulü olarak emekli olup, meslekten ilişikleri kesilen emniyet teşkilatı personelinden yeniden memuriyete alınanların meslekten ilişiklerinin kesildiği tarih ile göreve başladıkları tarih arasında geçen süre, rütbe kıdeminde değerlendirilecek. Bu kişiler idarece resen emekliye sevk edilemeyecek.

Tasarının kabul edilen diğer maddelerine göre ise ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde olan polis amirleri; emniyet ve asayiş durumu, ekonomik, sosyal ve kültürel özellikler, nüfus büyüklüğü, şehirleşme düzeyi gibi kriterler dikkate alınarak belirlenecek ilçelere, ilçe emniyet müdürü olarak atanabilecek.

Birimlerin kapatılması nedeniyle ihtiyaç kalmayan dekan yardımcısı, polis koleji müdürü ve müdür yardımcısı görev unvanları ile polis okullarının yüksek okula dönüştürülmesi ve koruma müdürlüklerinin daire başkanlığı seviyesinde yeniden yapılandırılmış olması nedeniyle polis okulu müdürü, polis okulu öğretmeni, cumhurbaşkanlığı koruma müdürü, başbakanlık koruma müdürü, TBMM koruma müdürü, polis okulu müdür yardımcısı, cumhurbaşkanlığı koruma müdür yardımcısı, TBMM koruma müdür yardımcısı, başbakanlık koruma müdür yardımcısı görev unvanları kaldırılıyor.

Polis amirleri; rütbe sırası ile komiser yardımcısı, komiser, başkomiser, emniyet amiri, dördüncü sınıf emniyet müdürü, üçüncü sınıf emniyet müdürü, ikinci sınıf emniyet müdürü, birinci sınıf emniyet müdürü ve sınıf üstü emniyet müdürü şeklinde olacak.

Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise düzenlemede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacak.

Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olmak kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun teklifi ve bakan onayı ile emekliye sevk edilecek. Birinci sınıf emniyet müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi 6 yıl olacak.

Meslekte fiilen iki yılını dolduran ve 45 yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları ile başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olanlardan, Polis Akademisi Başkanlığı'nca düzenlenecek ilk derece amirlik eğitimini başarıyla bitirenler komiser yardımcılığı rütbesine atanacak.

Muhalefetin talebiyle, kabul edilen maddelerin oylamaları açık yapıldı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, 26. maddenin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Yakut, aranın ardından komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, birleşimi 14.00'te toplanmak üzere kapattı.