2010-06-16 - 12:45
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığında (TAEK) görevli Fizik Yüksek Mühendisi Ayşe Gönül Buyan, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda, TAEK'in Çernobil nükleer santralindeki patlamanın Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı araştırmalar eşliğinde sunum yaptı.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığında (TAEK) görevli Fizik Yüksek
Mühendisi Ayşe Gönül Buyan, Doğu Karadeniz'deki kanser vakasındaki
artış hızının diğer bölgelerdekinden fazla olmadığını belirterek, ''Bilimsel
verilen ışığında, kanser konusunda Çernobil kesinlikle aklanmıştır.
Çünkü dozlar, hesaplar ve riskler ortadadır'' dedi.
Buyan, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda, TAEK'in Çernobil nükleer
santralindeki patlamanın Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı
araştırmalar eşliğinde sunum yaptı.
Çernobil'deki patlamanın ardından ortaya çıkan radyoaktif buluttan en
fazla etkilenen ülkelerin Ukrayna, Rusya Federasyonu ve Beyaz Rusya olduğunu
belirten Buyan, Türkiye'de ise Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinin radyoaktif
yağış aldığını anımsattı.
Türkiye'de yapılan çalışmalarda hava, su, toprak ve gıda maddeleri
üzerinde yüz binlerce ölçüm yapıldığını anlatan Buyan, ülkenin havadan
ışınlanmadığını, topraktan gerçekleşen ışınlanmanın ise çok düşük miktarlarda
olduğunu belirtti. Çernobil'deki patlamanın ardından Türkiye'nin çok geniş
güvenlik önlemleri aldığına dikkati çeken Buyan, ''Patlamanın ardından dünyanın
pek çok ülkesine gittik. Gerçekten en yoğun güvenlik önlemleri bizim ülkemizde
alınmıştı'' şeklinde konuştu.
''Doğu Karadeniz'deki kanser artış hızı diğer bölgelerdekinden fazla
değil'' diyen Buyan, şöyle devam etti:
''Mesela, ülkenin Çernobil bulutundan hiç etkilenmeyen ili Ispartadır.
Buradaki kanser vakasındaki artış hızı Doğu Karadeniz illerindekiyle aynıdır.
Edirne'de de tiroit kanseri açısından kapsamlı bir çalışma yapıldı ama anlamlı
verilere ulaşılamadı. Unutmayalım, tüm dünyada kanser artıyor. Çernobil ardından
yapılan araştırmalarda elde edilen radyasyon oranları bir kanser oluşturma
riskini gündeme getirecek düzeyde değildir.''
Buyan, komisyon üyelerinden bazılarının, ''O zaman Cahit Aral doğru
söylemiş. Çayların gömülmesine gerek yokmuş'' sözleri üzerine, ''Çaylar, halkın
üzerindeki psikolojik etkileri gözönüne alınarak gömülmüştü. Patlama döneminde
çayda sağlık açısından hiçbir risk yoktu, içilebilirdi...'' dedi.
CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, ''Yani Çernobil aklandı
mı?'' sorusuna Buyan, ''Bilimsel veriler ışığında, kanser konusunda Çernobil
kesinlikle aklanmıştır. Çünkü dozlar, hesaplar ve riskler ortadadır'' yanıtını
verdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu da yaptıkları araştırmalarda,
Çernobil ile Doğu Karadeniz bölgesinde kanser olaylarında anlamlı bir ilişki
bulamadıklarını söyledi. (12.45)
Mühendisi Ayşe Gönül Buyan, Doğu Karadeniz'deki kanser vakasındaki
artış hızının diğer bölgelerdekinden fazla olmadığını belirterek, ''Bilimsel
verilen ışığında, kanser konusunda Çernobil kesinlikle aklanmıştır.
Çünkü dozlar, hesaplar ve riskler ortadadır'' dedi.
Buyan, TBMM Kanser Araştırma Komisyonunda, TAEK'in Çernobil nükleer
santralindeki patlamanın Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı
araştırmalar eşliğinde sunum yaptı.
Çernobil'deki patlamanın ardından ortaya çıkan radyoaktif buluttan en
fazla etkilenen ülkelerin Ukrayna, Rusya Federasyonu ve Beyaz Rusya olduğunu
belirten Buyan, Türkiye'de ise Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinin radyoaktif
yağış aldığını anımsattı.
Türkiye'de yapılan çalışmalarda hava, su, toprak ve gıda maddeleri
üzerinde yüz binlerce ölçüm yapıldığını anlatan Buyan, ülkenin havadan
ışınlanmadığını, topraktan gerçekleşen ışınlanmanın ise çok düşük miktarlarda
olduğunu belirtti. Çernobil'deki patlamanın ardından Türkiye'nin çok geniş
güvenlik önlemleri aldığına dikkati çeken Buyan, ''Patlamanın ardından dünyanın
pek çok ülkesine gittik. Gerçekten en yoğun güvenlik önlemleri bizim ülkemizde
alınmıştı'' şeklinde konuştu.
''Doğu Karadeniz'deki kanser artış hızı diğer bölgelerdekinden fazla
değil'' diyen Buyan, şöyle devam etti:
''Mesela, ülkenin Çernobil bulutundan hiç etkilenmeyen ili Ispartadır.
Buradaki kanser vakasındaki artış hızı Doğu Karadeniz illerindekiyle aynıdır.
Edirne'de de tiroit kanseri açısından kapsamlı bir çalışma yapıldı ama anlamlı
verilere ulaşılamadı. Unutmayalım, tüm dünyada kanser artıyor. Çernobil ardından
yapılan araştırmalarda elde edilen radyasyon oranları bir kanser oluşturma
riskini gündeme getirecek düzeyde değildir.''
Buyan, komisyon üyelerinden bazılarının, ''O zaman Cahit Aral doğru
söylemiş. Çayların gömülmesine gerek yokmuş'' sözleri üzerine, ''Çaylar, halkın
üzerindeki psikolojik etkileri gözönüne alınarak gömülmüştü. Patlama döneminde
çayda sağlık açısından hiçbir risk yoktu, içilebilirdi...'' dedi.
CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış'ın, ''Yani Çernobil aklandı
mı?'' sorusuna Buyan, ''Bilimsel veriler ışığında, kanser konusunda Çernobil
kesinlikle aklanmıştır. Çünkü dozlar, hesaplar ve riskler ortadadır'' yanıtını
verdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu da yaptıkları araştırmalarda,
Çernobil ile Doğu Karadeniz bölgesinde kanser olaylarında anlamlı bir ilişki
bulamadıklarını söyledi. (12.45)
