2016-04-05 - 15:55
HDP GRUP TOPLANTISI...
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasına, Avukatlar Günü'nü kutlayarak başladı.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasına, Avukatlar Günü'nü kutlayarak başladı.

Adalet saraylarının da adalet dağıtmadığını ileri süren Demirtaş, bazı savcıları eleştirerek, "Hakim ve savcılar, özellikle savcılar; Adalet Bakanlığının memurları, o binaları kendine ait neredeyse mülk gibi görüyorlar. Zannediyorlar ki adalet binaları, mahkeme binaları savcılara tapulanmak üzere inşa edilmiştir. Aynı zamanda avukatların işyeri olduğuna dair algı yok savcılarda." diye konuştu.

Demirtaş, savcıların, adliye binası önünde açıklama yapan ve adalet sistemini eleştiren herhangi bir konuyla ilgili tavır koymak isteyen avukatların polis tarafından gözaltına alınarak dövülmesi talimatı verebildiğini iddia etti. Demirtaş, hayatını kaybeden Tahir Elçi'yi de andı.

Selahattin Demirtaş, Suriye'deki savaşın en çok Suriyelileri, arkasından Türkiye'yi etkilediğini söyledi.

Yaklaşık 5 yıl önce savaş başlarken söylediklerinin bugün çıktığını anlatan Demirtaş, AK PARTİ'nin Şam'daki başka mezhepten olan Baas rejimini istemediği, orada kendine yakın bir mezhebin iktidarını arzuladığı için savaşı körüklediğini savundu.

Hükümetin, Suriyeli sığınmacıların yerleştirdikleri yerlerdeki "mezhep ve demografik yapının değiştirilmesi için kullanıldığını" savunan Demirtaş, Suriye'de barış ortamının sağlanmasının ardından ülkelerinden kaçma zorunda kalanların ülkelerine döneceğinin altını çizdi. Demirtaş, mülteciler vatandaş olmak istiyorsa vatandaşlık verilmesini istedi.

Selahattin Demirtaş, Türkiye?nin şimdi de Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmalara taraf olarak Azerbaycan'ı "gaza getirmeye çalıştığını" öne sürerek, ülkenin dört bir yanındaki sıkıntılar sonucu kendisini güvende hissetmeyen toplumun "AKP?ye sarılmaya ve sarayın çevresine kümelenmeye" teşvik edildiğini savundu. Demirtaş, Dağlık Karabağ'daki sorunun diyalog yoluyla çözülmesi önerisinde bulundu.

Konuşmasında Ensar Vakfı üzerinden yaşanan tartışmalara ve konuyla ilgili gensorunun reddedilmesine de değinen Demirtaş, şunları ifade etti:

"Bu bakanla ilgili verilen gensoruda dünkü rezaleti gördünüz. Çakma milliyetçi Çin malı bir parti var, onların da desteği ile bir kez daha gensoru reddedildi. 7 Haziran'dan bu yana bu çakma milliyetçi parti, AKP'nin kuyruğu diyordum ama düzeltiyorum artık; AKP'den daha AKP'li olmuş durumdalar. Her hafta salı günleri artık iki tane AKP grup toplantısı yapılıyor, birini Bahçeli, birini Davutoğlu yapıyor. Emeğe de yazık, zamana da yazık, israf da yapmayın bence, MHP-AKP grup toplantıları bence artık tek toplantı halinde gerçekleşsin. Davutoğlu konuşurken Bahçeli'de yanında durup kafasını sallasa yeterli, ikisi de grup toplantısı yapmış olur.

Bu taciz, tecavüz, istismar mevzusunda rahatlıkla anlaşabilen bu kafa, savaş konusunda da işbirliği yapıyorlar. Bu Çin malı çakma Milliyetçi, koltuğunu kaybetmenin telaşıyla biraz önce Nusaybin'de 'taş üstünde taş, baş üstünde baş koymayın' diyerek milliyetçiliğe, şovenliğe, ırkçılığa oynamanın tadıyla buradan katliam çağrısı yaptı.

Zannediyor musunuz ki zaten orada beyfendinin çağrısına uygun şeyler yapılmıyor mu; yapılıyor. Zaten taş üstünde taş baş üstünde baş konulmuyor için rahat olsun. Kan görmek istiyorsan kan bolca var, tam senlik günler yaşanıyor. Kan görünce kendisinin yanaklarına can geldiğini defalarca acı bir şekilde tecrübe ettik zaten. Zaten kan dökülüyor senin için rahat olsun, zaten oralar yıkılıyor, insanlar göç ettiriliyor senin için rahat etsin. Bizim içimiz rahat değil; candan yana olan, insandan yana olan, barıştan yana olanın içi rahat değil."

Demirtaş, ayrıca "kiralık köle yasası" olarak nitelediği "özel istihdam büroları yasası"nın çıkmaması için 24 saat parlamentoyu kilitleyecek şekilde çalışacaklarını kaydetti.

Demirtaş, yakın zamanda üç ayların başlayacağına da dikkati çekerek, Regaip Kandili vesilesi ile savaşların bitmesini ve silahların susması temennisinde bulundu.