2015-01-29 - 12:35
TBMM KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN SEBEPLERİNİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil başkanlığında toplandı.
TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil başkanlığında toplandı.

Uçma toplantıya gelişinde gazetecilerin komisyonun önceki toplantısında gündeme getirdiği şiddetin önlenmesinde mahallenin etkin olması önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Toplantı kayıtlarındaki belli cümleleri alarak, maniple etmeye çalışan medya grupları olduğunu ifade eden Uçma, şöyle konuştu:

"Bizim söylediğimiz şudur, Anadolu'da bir söz vardır; kamyon devrildikten sonra yol gösteren çok olur. Biz kamyon devrilmeden önce tedbirlerin alınmasından yanayız. Anadolu'nun ve kadim medeniyetimizde mahallede yaşayan insanların sorunlarını birlikte çözme ilkesi diye bir şey vardır. Mahallenin namusu bir deyiştir, mecazi bir söylemdir. Bu mecazi söylemi bir başka yere taşımak doğru değildir. Benim kanaatim ahilikte nasıl esnaf teşkilatı kendi aralarında otokontrolü sağlıyorlar, içlerinden biri kurallara aykırı davranış sergilediğinde onu diğer esnaf uyarıyorlarsa, bunun modernize edilerek mahalli kültürü, komşuluk ilişkileri yeniden gündeme getirilerek bu bağların güçlendirilmesidir."

Mahallenin aydın insanlarının devreye girmesinin aile içi anlaşmazlıkları istenmeyen noktalara gelmeden önleyebileceğini kaydeden Uçma, "Bizim gayemiz olaylar vuku bulmadan tedbir almaktır. Vuku buluyorsa, yerinde tedbirler yetmiyorsa güvenlik tedbirlerini yoğunlaştırmak. Benim önerdiğim husus panik butonunun da olmasına asla aykırı değil ki" dedi.

İktidarları konusunda kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda ciddi gelişmeler kaydedildiğini de belirten Uçma, "Bütün dünya bizim kadın, aile politikalarımızı incelemeye tabi tutmaktadır. Ve 'aynı politikaları biz de uygulayabilir miyiz?' diye gözleri üzerimizdedir" değerlendirmesinde bulundu.

Uçma, mahallenin etkin olması önerisini ceza verme noktasında değil, aklı selime davet etme, sorunlara çözüm üretme, yardımcı olma noktasında etkin kılmayı önerdiğinin de altını çizdi.

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Alev Dedegil de Uçma'nın önerisine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Dedegil, mahallenin akil insanının sorunların çözümünde devreye girmesinin Türk kültüründe yeri olduğunun altını çizerek, "Çünkü şunu gürdük, devlet evin içine ne kadar müdahil olursa problem biraz daha büyüyor gibi. Öfke artıyor, kontrolden çıkıyor" dedi.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde uzlaştırma mekanizmaları oluşturulduğunu, ara mekanizmalar geliştirildiğini anlatan Dedegil, "Tartışmaktan fikirleri öne atmaktan korkmayalım. Komisyonda 17 milletvekili var, 17'sinin de ortak hedefi; tek bir kadına, çocuğa, aileye nasıl faydamız dokunurdur. Dolayısıyla tartışacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Bazı ülkelerde devletin ayırmaya değil, birleştirmeye odaklanarak sorunlara çözüm aradığını belirten Dedegil, "Burada hiç kimse bugüne kadar ki uygulamalardan vazgeçilsin, mahalle korusun, devlet bu alandan çekilsin demiyor. Benim medyadan bir ricam var, eğer sizler de bizim gibi tek bir kadının bile hayatını önemsiyorsanız lütfen konuştuklarımızı doğru aktarın" diye konuştu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de Uçma'nın önerisine ilişkin soru üzerine aile içi şiddet konusunda yalnızca mahallenin değil, kolluk kuvvetlerinin, yargının ve hatta mağdurun ailesinin bile çoğu zaman etkisiz kaldığını, "gelinlikle çıktığın eve kefenle dön" anlayışının, "aile meselesidir, karışılmaz" yaklaşımının etkin olduğuna işaret etti. "Devlet zaten bu alanda yok" diyen Yüceer, kadınların tek başına mücadele ettiğini savundu.

Yüceer, kadın sorunlarının namus kavramıyla ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunun altını çizerek, Türkiye'de kadın sığınma evlerinin gizli kalamadığına ve kadınların güvenliğinin önemine de dikkati çekti.

Toplantıda, Adalet Bakanlığı Ankara Aile Mahkemesi'nden Hakim Zeynep Öksüzoğlu, karşılaştığı davalardan hareketle kadına yönelik şiddetin sebep ve sonuçları ile önlenmesine ilişkin görüş ve önerilerini aktardı.

Boşanma davalarında sürecin uzamasının, adli kolluğun olmamasının şiddetle mücadelede aile mahkemelerinin işini zorlaştırdığını anlatan Öksüzoğlu, "Şiddet eskiden de vardı, şimdi de var ama kadınlar bilinçlendi. Haklarını arayabiliyorlar. Bunun için de sayılar arttı" dedi. Öksüzoğlu, şiddet uygulayanlara yönelik verilen adli kararların sonuçlarına ilişkin ellerinde kesin veriler olmadığını belirterek, ancak evden uzaklaştırma kararının özellikle maddi imkanları kısıtlı kesim üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğunun görüldüğünü kaydetti.

Öksüzoğlu, şiddetle mücadelede eğitimin önemine işaret ederek, okullarda ve askeri birliklerde buna yönelik eğitimler verilebileceğini söyledi.

Ankara?da 2014 yılında bin 374 kadın hakkında koruma kararı alındığını aktaran Öksüzoğlu, mahkeme olarak koruma kararı verirken evli kadın şartının aranmadığının altını çizdi. Koruma kararları içinde kimlik bilgisi değiştirme kararı olduğunu da belirten Öksüzoğlu, bugüne kadar 231 kişiyle ilgili kimlik bilgisi değiştirme kararı alındığını aktardı. Öksüzoğlu, kimlik bilgisi değiştirilen kadınların bu bilgilerinin elektronik ortamlardaki uygulamalarda görülmemesi için de özel uygulamalar geliştirildiğini, bu bilgilere sadece görevliler tarafından ulaşılabildiğini aktardı.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde mağdur odaklının dışında, fail odaklı bir anlayışın da geliştirilmesi gerektiğini, bunun özellikle şiddetin tekrarını önlemede etkili olacağını belirten Öksüzoğlu, yasal düzenlemelerin bu yönünün eksik olduğuna dikkati çekti.

AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde mahalleyi kültürünü etkin kılmaya yönelik önerisine değindi. Uçma, "Polisiye tedbirleri mahalleli alacak değil. Siz, olay vuku bulsun bulmasın bütün güvenlik tedbirlerini alın. Ama benim söylediğim toplumun kendi içindeki dayanışmasına ilişkin bir süreçtir. Ben bir mahallelilik kültüründen bahsediyorum" diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak da mahalle kültürünün özellikle büyük şehirlerde değiştiğini vurgulayarak, "Mahallede sıcak komşuluk ilişkileri insanların birbirine yardımcı olması, paylaşımlar yaşanması, dostluk ilişkileri çok hoş şeyler ama artık böyle mahalle ortamları kalmadı" dedi. Mahallenin bir otorite haline gelerek, kişiyi sürekli gözetler pozisyonda olması tehlikesinin de gözardı edilmemesi gerektiğin vurgulayan Toprak, konunu bu iki boyutuyla dikkatli ele alınması gerektiğini söyledi.

Şiddetin kabul edilemez ve duyarsız kalınamaz bir durum olduğunun da herkese öğretilmesi gerektiğini kaydeden Toprak, "Şiddet gören birine rastlandığında polise haber vermek, 'aman karışmayalım' dememek bir insanlık sorumluluğu" dedi.

Komisyon Başkanı Dedegil de mahallenin etkin olması tartışmasının bir mahalle baskısı olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayarak, "Sözü edilen mahalle baskısı değil, üst kattan biri yardım isteyerek bağırıyor ve sen televizyonda kanal değiştirmeye devam ediyorsan bu bize ters" dedi.

Dedegil, İtalya'da erkek çocuklar üzerinde yapılan karşı cinse yönelik şiddetle ilgili bir araştırmaya ilişkin kısa filmi izlettirdi. Araştırmaya katılan erkek çocuklardan bir kız çocuğuna vurmalarının istenmesi, ancak onların vurmamayı tercih etmesi üzerine Dedegil, "Biz onlara öğretmiyorsak, yetiştirirken yanlış yapmıyorsak çocukların dünyasında şiddet yok" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de kadına yönelik şiddetin önlenmesinin "mahallenin namusu" kavramı ile gündeme getirilmesini eleştirdi. Yüceer, bunun tehlikeli bir yaklaşım olduğunu namus kavramının kişiye göre değişebileceğini ve kadına yönelik mağduriyetler doğurabileceğini savundu.

AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu da komisyon üyelerinin aslında aynı şeyleri savunduğunu, herkesin önceliğinin kadına yönelik şiddetin önlenmesi olduğunu ancak kavramlarda sorun yaşandığını savundu. Kavuncu, "Aynı şeyleri konuşuyoruz ama kavramları yanlış algılıyoruz galiba. Kimse bu durumu mahallenin bıçkın delikanlılarına bırakalım anlayışında değil, her türlü enstrümandan yararlanarak soruna çözüm üretmek istiyoruz" dedi.

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Çankaya İlçe Emniyet Amirliği Cebeci Polis Merkezi Emniyet Amiri Nuğman Demirdiş aile içi şiddet olaylarında izledikleri prosedür ve yapılan işlemler hakkında bilgi verdi.

Demirdiş, 14 ilde hizmet veren Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ile kolluk kuvvetleri arasında mevzuattan kaynaklanan bazı sıkıntılar ve iletişim kopuklukları olduğuna dikkati çekerek, ŞÖNİM'in vakalarda kendilerinden GBT kaydı, doktor raporu ve ifadeleri istediğini, ancak soruşturmanın gizliliği gereği bunları bir başka kuruma vermelerinin suç olduğunu belirtti.

Evden uzaklaştırılma kararı verilen kişiler için kalacak yer sorunu olduğunu, bunun istenmeyen olaylara yol açtığını kaydeden Demirdiş, Ankara'da kısa süre önce annesi ve kardeşine şiddet uyguladığı için evden uzaklaştırma kararı verilen madde bağımlısı kişinin sabahladığı parkta ölü bulunduğunu anlattı. Demirdiş, sosyal devlet olmanın gereği olarak bu kişilere yönelik de düzenleme yapılması ve barınacak yer sağlanması gerektiğini söyledi.

Şikayetler sonrasında mağdurların ikametinin haftada bir kez kolluk kuvvetlerince kontrol edilmesinin bazı mağdurları rahatsız ettiğini ve evlerine polis gelmesini istemediklerini de ifade eden Demirdiş, elektronik kelepçe uygulamasının bu sorunu ortadan kaldırabileceği görüşünü aktardı.

Demirdiş, şiddet vakalarında yasa gereği doldurulması zorunlu anketlerde yer alan bazı soruların polisler tarafından sorulmasının da uygun olmadığını ve tepki aldıklarını belirterek, bu sorular arasında evlenme nedeni, boşanma davası olup olmadığı, kaçıncı evlilik olduğu gibi sorular bulunduğunu ifade etti.

Koruma talep eden mağdurlara, can güvenliğinin olmaması halinde ekip otolarının eşlik ettiğini anlatan Demirdiş, "Bazı kişiler 'benim koruma kararım var' diyerek ekip otolarını taksi gibi kullanmak istiyor" dedi.

İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Erkek Konukevi'nden İl Müdür Yardımcısı Arzu Gür de komisyonda bir sunum gerçekleştirdi.

Gür, erkek konukevlerinin fiziksel, cinsel, duygusal ekonomik ve sözlü istismara maruz kalan erkekler için 2013 yılında açıldığını, İstanbul ve İzmir'de olmak üzere iki erkek konukevinin hizmet verdiğini anlattı. Erkek konukevlerinde de kadınlardaki hizmetlerin hepsinin verildiğini vurgulayan Gür, önceliklerinin kalanların can güvenliği olduğunu, bu nedenle erkek konukevinin adreslerinin de gizli tutulduğunu söyledi.

Şiddet mağdurlarına hizmet verdiklerinin altını çizen Gür, "Şu ana kadar erkek konukevimizden 15 kişi yararlandı. 15 vakanın 15'i de emniyetten barınma tedbir kararı alınarak geldi" dedi. Gür, 75 yaşında da bir kişinin de erkek konukevinden yararlandığını, kendilerine başvuranlar arasında bir öğretim görevlisinin de olduğunu belirtti. Kendilerine başvuranların çoğunluğunun kan davası, töre gibi gerekçelerle can güvenliğinin kaybolması riski altındaki kişiler olduğuna işaret eden Gür, Emniyetin de bu vakaları takip ettiğini kaydetti.

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel ise komisyona bilgi veren kamu çalışanlarının hizmetleri gayet güzel anlattıklarını ancak kadın ölümlerinin neden sürdüğünü kimsenin açıklayamadığını kaydetti. Demirel, eleştirel gözle bakılmaması halinde sorunlara çözüm üretilemeyeceğini vurgulayarak, "Yoğurdun ekşi tarafını konuşmamız gerekiyor. Sunum yapan kamu görevlisi arkadaşlar mevzuatın eksik taraflarını anlatsınlar. Yoksa biz bu komisyonu niye kurduk?" değerlendirmesinde bulundu.

Ankara Barosu'ndan Avukat Ülkercan Özbey İlhan da sunumunda Baro bünyesindeki Gelincik Merkezi hakkında bilgi verdi. İlhan, merkezin 7 gün 24 saat avukatların hizmet verdiği çağrı hattı bulunduğunu, bugüne kadar 25 bin mağdurun başvuru yaptığını ve 2 bin 418 kişiye avukat atandığını söyledi.

Komisyonda Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu Numune Hastanesi Kriz Merkezi'nde görevli psikolog Ayça Balkanlı, Ankara Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'nden (ŞÖNİM) psikolog Nurdan Irmak, Kadın Konukevinden Çocuk Gelişimci Aydan Çilingir ve Mamak Belediyesi Kadın Danışma Merkezinden Sosyal Çalışmacı Hilal Gürpınar da kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda deneyim ve önerilerini aktardılar.

Bu arada komisyon üyeleri arasında toplantı gün ve saatleri ile gündemi konusunda daha sağlıklı haberleşmek amacıyla cep telefonlarında kullanılan bir uygulama üzerinden haberleşme grubu oluşturuldu.