2025-12-11 - 17:07
MİLLİ SAVUNMA İLE SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIKLARININ 2026 YILI BÜTÇELERİ TBMM GENEL KURULU'NDA
TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının yanı sıra Küçük Ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme Ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye Bilimsel Ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Standardları Enstitüsü (TSE), Türk Patent Ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı, Gap Bölge Kalkınma İdaresi, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının bütçeleri de ele alınacak.

Bütçeler üzerinde ilk sözü DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek aldı.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası oluşan siyasi, askeri, iktisadi ve hukuki dengelerin "bir bir çözüldüğü" değerlendirmesini yaptı.

"Çözülen sadece mevcut güç dengeleri değil, buna bağlı olarak insanlığa ait değerlerin de aşındırılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz." diyen Çiçek, binlerce yıllık birikimin sonucu insanlık değerlerini, toplumsal değerleri savunmayı herkesin kabul etmesi gerektiğini söyledi.

ABD-Çin rekabetinin küresel sistem üzerindeki baskıyı artırdığına işaret eden Çiçek, "bu hegemonya kavgasının", yeni enerji ve ticaret yolları arayışlarını da zorunlu kıldığını belirtti.

Ekonomik koridor savaşlarının gittikçe büyüdüğüne dikkati çeken Çiçek, "Bu savaşlar bölge halklarına mülksüzleşme, yerinden edilme, soykırım faturası olarak yazılmaktadır. Kapitalizmin içine girdiği kriz, tıkandığı yerde nefes almak için bizlere dayattığı savaş da en pahalı çözüm yolu oluyor." diye konuştu.

Filistin'de yaşanan soykırımın sadece Yahudi kavminin "vadedilmiş topraklara sadakati gereği" ortaya çıkmadığını söyleyen Çiçek, şöyle konuştu:

"Bu aynı zamanda buz gibi kar çıkarlarının, buz gibi sermaye çıkarlarının dayattığı soykırımlardır. İsrail, Hindistan'dan Hayfa Limanı'na, Kıbrıs'ın güneyine, oradan Yunanistan Pire Limanı'na ve Avrupa'ya, bu koridorun güvenlik içerisine alınabilmesi için bir saha temizliği yapılmaktadır. Halklara savaş ve soykırım dayatılmaktadır."

DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, silahlanma yarışının bir kısır döngü olduğunu, silahlanma arttıkça tehdit algısının, tehdit algısı arttıkça da silahlanma ihtiyacının arttığını dile getirdi.

Silahlanma döngüsünün kazananlarının "topluma sürekli güvenlik kaygısı pompalayıp kendi gücünü konsolide eden otoriter siyasetçiler" olduğunu belirten Parlak, küresel silah endüstrisi ve silah tüccarlarının ise karına kar katmaya devam ettiğini anlattı.

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın hassasiyeti, ekonomik ve toplumsal durumundan dolayı silahlanma çılgınlığına karşı çıkması gerektiğini savunan Parlak, "Bölgesel barışın garantisi daha fazla silahlanma değil daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve daha fazla dostane diplomatik ilişkilerdir." diye konuştu.

Dünya savaşlarının ardından Avrupa'nın çözümü, ekonomik, toplumsal ve siyasal ilişkileri derinleştirmekte gördüğünü belirten Parlak, "Türkiye de başta komşu devletler ve halklar olmak üzere dış politikasını eşitlik ve hukuk temelinde dostane diplomatik ilişkiler kurarak yürütmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Eşitlikten korkan zihniyetin yok olması gerekiyor"

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, AK Parti dönemine özelleştirmelerin damga vurduğunu, TÜPRAŞ, SEKA, TEKEL, demir çelik fabrikalarının özelleştirildiğini ve kamunun sanayi gücünün büyük ölçüde özel sermayeye devredildiğini dile getirdi.

Bu özelleştirmelerin ekonominin olumlu yönde seyrettiğine dair geçici bir illüzyona neden olduğunu savunan İrmez, ülkeye yapılan yatırımlardan da bölgelerin eşit yararlanmadığını iddia etti.

GAP bölgesinde yer alan illerde sanayi, teşvik ve yatırımın "yok denecek seviyede" olduğunu ileri süren İrmez, GAP ve DAP için ayrılan bütçe oranlarını eleştirdi.

Yatırımlarda bölgeler arası dengeleme hamlesi görmediklerini savunan İrmez, "Kardeşlik ve eşitlik söylemi reelde gerçekleşenle örtüşmüyor. Bu ayrımcı politikaların sonlanması ve ülke kaynaklarının eşit bir biçimde dağılması için GAP'ın ve DAP'ın bütçesinin artırılması ve en önemlisi eşitlikten korkan zihniyetin yok olması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, iktidarın sanayi vizyonunun KOBİ'leri sadece birer figüran görmekten ibaret olduğunu ileri sürdü.

KOBİ desteklerinde en çok kalkınmaya ihtiyaç duyan bölgelerin kasıtlı ihmal edildiğini savunan Bartın, Bakanlığın hazırladığı SEGE 2025 Raporu'nda yer alan en az gelişmiş bölgeler listesinin Cumhuriyet tarihi boyunca "değişmeyen bir döngünün kanıtı" olduğunu söyledi.

Bartın, şu ifadeleri kullandı:

"Bütçeniz, KOBİ'leri köleleştiren, bilimi araçsallaştıran, emeği sömüren ve bölgesel eşitsizliği derinleştiren bir bütçedir, biz bu bütçeye 'Hayır' diyoruz. Kaynakların emeğe, üretime ve toplumsal barışa ayrıldığı, insan odaklı, demokratik, ekolojik bir sanayi ve kalkınma sistemini biz inşa edeceğiz."

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçelerinin görüşmeleri üzerinde CHP milletvekilleri söz aldı.

CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, dünyanın 4. sanayi devrimini gerçekleştirdiğini belirtti. Başarılı bir sanayi devrimi için sanayi üretiminin artması gerektiğini söyleyen Özlale, Türkiye'de sanayi üretiminin yerinde saydığını, istihdamın azaldığını ileri sürdü.

Dünyada gelişmiş ülkelerin, tekstil ve hazır giyim sektörlerinden çekilmediğini anlatan Özlale, şöyle konuştu:

"3 seneden beri bizim tekstilcimiz, hazır giyimcimiz, dericimiz, makinecimiz, kimyacımız, bunlar bir yapısal dönüşüm talep ediyor ve üç seneden beri herhangi bir şekilde kendi haklı taleplerine bir cevap olmuyor. 300 bin kişiyi kaybetmişiz hazır giyimde, bizim tekstilde bir dönüşüm programımız var mı, yok. İtalya'nın en zengin 5 kişisinden 2'si hazır giyimde, İspanya'nın en zengin, dünyanın en zenginlerinden birisi hazır giyimde. Bizim tasarıma, katma değere önem vermemiz gerekirken, tekstilden, hazır giyimden çıkacak olan çalışanlarımızı başka sektörlere yöneltmemiz gerekirken biz bunların hiçbir tanesini yapmıyoruz."

Bütçeden bölgesel kalkınmaya az pay ayrıldığını ileri süren Özlale, "Bakanlar buraya geliyorlar, 'bizler daha eşitlikçi, sosyoekonomik koşulları iyileştiren bir bütçe sunuyoruz' diyorlar, ondan sonra biz bütçe rakamlarının içine baktığımızda tam tersini görüyoruz. Bölgesel kalkınmaya daha az pay, Ar-Ge ve yeniliğe daha az pay, yaşam boyu öğrenmeye daha az pay ayırıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Savunma sanayisinin AK Parti iktidarıyla başlamadığını ifade eden Özlale, "Savunma sanayisine ayrılan paylar nereye gidiyor bunların hiçbir tanesini bilmiyoruz. Küçük ve orta ölçekli yerli savunma sanayi şirketlerini desteklemeniz lazım." dedi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Anıtkabir'de düzenlenen törenlerde bazı sloganlar atıldığını ve Milli Savunma Bakanlığının bu konuda gerekli tedbirleri almadığını ileri sürdü.

Bayraktutan, akeri yargı organlarının kaldırılmasına da tepki gösterdi.

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Milli Savunma Bakanlığının iyi yönetilmesinin hayati öneme haiz olduğunu belirtti. 15 Temmuz sonrası yapılan değişikliklerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasallaşması adına çok tehlikeli adımlar atıldığını ileri süren Ceylan, "Orduyu siyasete alet etmeyin, bunun bedelini aynı 15 Temmuz'da olduğu gibi hepimize ödeteceksiniz." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, askeri sağlık kuruluşlarının yeniden açılması gerektiğini ifade etti.

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Türkiye ekonomisinin büyümesinin imalat sanayisinin büyümesinden geçtiğini anlattı. Son büyüme rakamlarının alarm verdiğini kaydeden Ateş, "İmalat sanayi gayrisafi yurt içi hasılada 2024 yılı sonunda yüzde 16,8 gerilemişti, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde 14,8 kadar geriledi. Bu oran gösteriyor ki Türkiye ekonomisi sağlıklı ve kalıcı büyümüyor, bu büyüme değil balonlaşmadır. Bu şekilde dünyayla rekabet etme şansımız, ihracata dayalı büyümemiz imkansızdır." ifadelerini kullandı.

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacaklara bütçeden hiç pay ayrılmadığını söyledi.

"Sürecin barış inşası, geçiş dönemi adaleti, güvenlik reformları ve kalkınma bağlamında yürümesi şarttır." diyen Alp, şunları kaydetti:

"Fakat başarılı olabilmesi için temel bir şart vardır, yerel kalkınma, sağlık, adalet toplum hayatına adapte olabilmek için gerekli imkanları yaratmak gerekir. Dünyada bu modelin başarısız örnekleri vardır. Başarısız denemelerin akıbetine uğramamak için, bütçe vesilesiyle uyarıyorum. Sürece ve bütçeye daha ciddi yaklaşmak gerekir. Barış sürecine muhakkak surette, 2026 yılı bütçesinde kaynak ayrılması gerekir. Yoksa bu sürecin demokrasi arayışlarını yadsıyarak, plansız, programsız bir kaynak ayırmadan, bütçede karşılığı olmadan yapılması halinde başarısız olma riski de her zaman vardır."

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde AK Parti milletvekilleri söz aldı.

AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir yandan ülkenin sınırlarını koruduğunu, diğer yandan dünyanın çeşitli bölgelerinde güven ve istikrar için mücadele ettiğini söyledi.

Türkiye'nin hiçbir zaman çevresindeki sorunlara ilgisiz kalmadığını belirten Erkan, "Bu bakış, Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık dile getirdiği 'gönül coğrafyamız' ifadesinin tezahürüdür. Bu bakış, bir taraftan Anadolu'ya, bir taraftan Gazze'ye, Doğu Türkistan'a, Saraybosna'ya, Libya'ya, Sudan'a, Afganistan'a uzanmaktadır. Nerede bir sıkıntı, çatışma, istikrarsızlık varsa tamamı ülkemiz için dikkatle takip edilmesi gereken hassas konulardır. Binlerce yıllık Türk devlet geleneği bunu gerektirmektedir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Ankara Milletvekili Mustafa Nedim Yamalı, Türkiye'nin uzun yıllar savunma sanayisi tedariğini büyük ölçüde dışarıdan sağladığını anımsattı.

Ambargolar, siyasi baskılar, geciken teslimatlar ve teknoloji transferi engellerinin Türkiye'ye önemli bir ders verdiğini ifade eden Yamalı, bu dersin "bağımsız olmayan savunma politikaları, bağımsız bir dış politika üretemez" gerçeğini gösterdiğini söyledi.

Devletlerin artık yalnızca fiziksel sınırlarını değil, veri güvenliklerini ve dijital varlıklarını da korumak zorunda olduğunu belirten Yamalı, şunları kaydetti:

"İşte bu zorunluluk ülkemizde devasa bir yerli savunma teknolojileri dönüşümünü ortaya çıkardı. Türkiye, bugün Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Güney Amerika'ya, NATO ülkelerinden Orta Doğu ülkelerine, geniş bir coğrafyaya savunma ürünleri ihraç eden ve hatta askeri yardımlarda bulunan bir ülke haline geldi. Bu ihracat, sadece ekonomik değil, diplomatik bir dönüşüm de oluşturdu. Savunma ürünleri, Türkiye'nin dış politikasında yeni bağlar, yeni ortaklıklar ve yeni etki alanları oluşturdu."

AK Parti Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, Avrupa'nın sanayi üretimi geriye giderken Türkiye'nin sanayi üretiminin yüzde 30,6 artış gösterdiğini ve bu başarının tesadüf olmadığını söyledi.

Kocacık, Türkiye'nin tam bağımsızlığının ve istikbalinin teminatının milli savunma sanayisi olduğunu belirterek, "Bugün dünyada satılan her 3 SİHA'nın 2'sini Türk firmaları üretiyor. AK Parti döneminde savunma sanayi projelerimiz, 62'den 1400'ün üzerine çıkmıştır." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin son 23 yılda sanayide, teknolojide, üretimde sessiz ama devrim niteliğinde bir dönüşüm yaşadığını ve 2002'de 36 milyar dolar ihracat yapan Türkiye'nin bugün 250 milyar doları aşan bir gücü olduğunu belirtti.

Milletin kuru lafla değil eser ve icraatla ilgilendiğini söyleyen Ayaydın, "Bu bütçeyle yerli üretim ve Ar-Ge yatırımları daha da güçlenecek, KOBİ'lerin dijital dönüşümü hızlanacak, teknopark ve girişimcilik ekosistemi büyüyecek, Türkiye'nin küresel sanayi ligindeki yükselişi kararlılıkla sürecektir." dedi.

Türk kadın mühendisleri, yazılımcıları ve girişimcilerinin dünyaya yön verdiğini söyleyen Ayaydın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının destek programlarında kadın girişimcilerinin payının her yıl arttığını belirtti.

- "Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin ortak arzusudur"

AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin Gazze meselesinde dünyada en net duruşu sergilediğini, bir yandan insani yardımları ulaştırdığını bir yandan da kalıcı ateşkes için kararlı bir diplomasi yürüttüğünü ve nihayetinde barış için ciddi bir yol kat edildiğini belirtti.

Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün, tanklarımız sahada, uçaklarımız gökyüzümüzde, TOGG'umuz yollarda, hızlı tren hatlarımız şehirlerimizi birbirine bağlıyor. KIZILELMA ise MURAD radarı ile tespit ettiği hedefi, GÖKDOĞAN füzesiyle görüş ötesi mesafeden vurarak dünyada bir ilke imza atıyor. Bu test, CHP Genel Başkanı'nın yine her zaman yaptığı üzere, gerçekleşmesine engel olamadığını yerme çabasıyla 'ROKETSAN, balıkları ürkütüyor' dediği Sinop'ta yapılmıştır. Hepimizin bildiği üzere mevzu bahis balıklar değil, başı sıkıştığında dış kapılara koşanların ezberidir. Ülkem adına ben utanıyorum. Bugün birileri, İstanbulumuzun Beşiktaş, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Beyoğlu, Beykoz, Şişli, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Avcılar, Şile Belediyeleri ve İBB'de şahsi servetlerine servet katarken ben utanıyorum."

Terörden Türkiye'nin arındırılması için kesintisiz bir iradeyle mücadele yürütüldüğünü söyleyen Çelik, "Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin ortak arzusudur. Bu mücadeleyle terörden arındırılan bölgelerde evlatlarımızın ufkunu karartan karanlığı, tamamen ortadan kaldırarak huzur iklimi oluşturmak hepimizin boynunun borcudur. Allah'ın izniyle terörün tamamen bittiği huzurlu Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz." dedi.

Çelik'in CHP'ye ilişkin sözleri üzerine AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde Yeni Yol Partisi milletvekilleri söz aldı.

Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye'de üretim yapan KOBİ ve sanayicilerin sahipsiz olduğunu öne sürdü. KOBİ'lerin haklarını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının savunması gerektiğini belirten Kısacık, "Şu anda sanayiciler, politika üretilmemekten dolayı, gerçekten zor durumda." diye konuştu.

Kısacık, "iktidarın sanayicileri krediye bağımlı hale getirdiğini ve KOBİ'lerin krediyle döner hale geldiğini" de iddia etti.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, son yayımlanan GAP Eylem Planı'nda bazı projelerin bitirilmediğinin görüldüğünü dile getirdi. Milletin, GAP Eylem Planı'yla ilgili iktidardan artık eylem planı değil, kesin hesap ve bitiş raporu beklediğini söyleyen Kaya, "GAP'taki bu gecikme bir beceriksizlik, iş bilmezlik değil, bilinçli bir tercihtir. Rakamlar bize bunu söylüyor." ifadesini kullandı.

Kaya, GAP'ın "enerji" ve "sulama" olmak üzere iki ana ayağı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Eylem Planı'na göre enerji yatırımlarının gerçekleşme oranı yüzde 92. Demek ki istenince yapılabiliyormuş. Peki barajlar bitti, türbinler dönüyor. Atatürk, Karakaya, Bilecik, Ilısu barajları şakır şakır elektrik üretiyor. Devlet bu santrallerden de bugüne kadar on milyarlarca dolarlık gelir elde etti. Devletin elde ettiği bu gelir millet olarak hepimizin. Memnunuz, buna bir itirazımız yok. Ancak elektrik için yaptığınız bu yatırımlar kadar niçin sulama projeleriyle ilgili aynı cömertliği göstermiyorsunuz?"

- "Lojman yetersizliği had safhada"

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Anadolu topraklarından büyük imparatorlukların gelip geçtiğini, bu imparatorlukların büyük ordular ve ekonomilerle ayakta kaldıklarını, büyük ordularını kaybedince de yıkıldığını anlattı.

En önemli savunmanın toplumun bütünleştirilmesi olduğuna dikkati çeken Özdağ, "Devletle millet arasındaki bağ ne kadar güçlü olursa o ülkenin savunması da o kadar güçlü olur. Bu bağı güçlendirmenin yegane yolu, insan gibi yaşayacak şartları temin etmektir. Kısaca halkı güçlü olan devletlerin milli savunmaları da güçlü olur." değerlendirmesinde bulundu.

Özdağ, askeri personelin sorunlarına değinerek, "Lojman yetersizliği had safhada. Binlerce askeri personel, özellikle büyükşehirlerdeki fahiş kira artışları altında eziliyor. Yine emekli maaşlarındaki statü adaletsizliği giderilmelidir. Kahraman personelimizin ek göstergelerinin hak ettikleri seviyeye yükseltilmesi gerekmektedir." şeklinde konuştu.

Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, bölgesel ve uluslararası gelişmelere dikkati çekti, güncel şartların milli savunmanın planlı, şeffaf ve caydırıcı bir mimariyle yönetilmesini zorunlu kıldığını belirtti.

Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin geçen yıla göre artırılmak istendiğine işaret eden Bilici, "Ülkemizin milli güvenliği ile yeni teknolojik yatırımlar için Milli Savunma Bakanlığı bütçesi son derece kritik bir bütçedir. Bu sebepten ülkemizin de askeri teknolojiye ciddi yatırımlar yapması gerekmekte. Pek tabii olarak bütçe ihtiyacı hasıl olmaktadır." ifadelerini kullandı.

- "Mühendislerimize ve tüm emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum"

Yeni Yol Partisi Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, Türkiye'nin yerli otomobili Togg'un başarısına işaret ederek, "Yerli markamız Togg'un piyasaya çıktığından bu yana toplam satış adedinin 75 bini aşması, Avrupa pazarında da 'Biz de varız' demesi önemli bir başarıdır. Bu başarıda imzası bulunan mühendislerimize ve tüm emekçi kardeşlerime teşekkür ediyorum." dedi.

Bakanlığın bu yılın 11 ayında yatırım teşviklerine ayırdığı paya dikkati çeken Kaya, "Bölgeler arası kalkınmayı destekleyen yeni teşvik sistemleriyle katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin önünün açılması son derece kıymetlidir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu bağlamda attığı adımlardan dolayı Bakanlık bürokrasisine buradan teşekkür etmek istiyorum." diye konuştu.

Kaya, tekstil sektörüne ilişkin de "Tekstildeki bu kan kaybı devam ettiği sürece ekonomisi ve sanayisinde tekstilin büyük yer tuttuğu Gaziantep, Bursa, Denizli, Uşak, İstanbul, Tekirdağ gibi illerimiz ciddi bir işsizlik dalgasının yanı sıra ekonomik ve sosyal çöküş yaşayacaktır." iddiasında bulundu.

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde İYİ Parti milletvekilleri söz aldı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Milli Savunma Bakanlığı bütçesinde savunma ve güvenlik harcamalarının arttığını ancak bütçenin Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik riskler açısından yeterli olmadığını ifade etti.

Bütçenin hala NATO ülkeleri ortalamalarının gerisinde olduğunu belirten Türkeş, savunma harcamasının bir yük olmadığını, katma değer üreten stratejik bir yatırım olduğunu söyledi.

Türkeş, "Mesele sadece bütçenin büyüklüğü de değildir, verimlilik, yerlilik oranı, istihdam ve ihracatla kurulan bağ esas meseledir." dedi.

İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, partisinin milli savunma alanındaki "milli" anlayışı nedeniyle bütçeye "evet" oyu vereceklerini ancak bütçeyi yetersiz bulduklarını belirtti.

Çirkin, dünyadaki tüm devletlerin ordularının ana kaynağının "millet" olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Milleti tarafından kutsanmayan, dualandırılmayan, desteklenmeyen hiçbir ordu yoktur ki dünyada başarılı olsun. Milletimiz, ordusunu sever. Ordumuzun en büyük kaynağı ve gücü önce Cenab-ı Allah'tır sonra Türk milletidir. 41 yıldan beri Türk milleti, şehitler verdiği halde, evlatları gazi olduğu halde çocuklarını askere hala davul zurna ile göndermektedir. İçinde yaşadığımız süreç içerisinde çocuklarımızı katleden ve devletimize kast eden bu teröristlere 'kahraman' muamelesinin yapıldığı bir ortamda bir milleti küstürürsünüz. Buna çok dikkat edilmesi gerekir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin mensuplarının yüzüne karşı komisyonlarda ağır sözler söylenmesine müdahale etmez ve gereğini yapmazsanız bu milletin desteğini kaybedersiniz."

İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Milli Savunma Bakanlığı bütçesinin ülkenin gençlerinin geleceğine, askerlerin can güvenliğine, devletin kurumsal birikimine ve ulusal bütünlüğüne dair siyasi iradenin tercihlerini gösteren bir metin olduğunu savundu.

Yüksek Askeri Şura'nın yapısının değiştirildiğini, terfi süreçlerinin keyfiliğe açık hale getirildiğini, komuta zincirinin siyasal baskılarla dizayn edildiğini ileri süren Kırkpınar, bunun bir devlet projesi değil parti projesi olduğunu iddia etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, imalat sanayinin çok önemli olduğunu çünkü Türkiye'nin üretim yapması gerektiğini söyledi.

Kavuncu, enerjide dışa bağımlı, cari açık veren bir ülke olduklarını belirterek, "Ekonomimizi güçlü hale getirmek istiyorsak, ülkede istikrar sağlamak istiyorsak ihracatımızın ana damarı olan imalat sanayimizi de güçlendirmek zorundayız." dedi.

Türk sanayisinin büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu savunan Kavuncu, Avrupa Birliğinin bazı ürünler için yüzde 70 Avrupa'da üretilmiş ham madde kullanılması şartı getirdiğini anımsattı.

Kavuncu, konuşması şöyle sürdürdü:

"Bu ne anlama geliyor? En fazla ihracatını Avrupa'ya yapan Türkiye'nin bu konuda ciddi riskle karşı karşıya kaldığı anlamına geliyor. Zira, bizim ihracat kalemimiz içerisinde de en büyük kalem otomotiv ve otomotiv yan sanayi ve bu sektörün de en fazla ihracat yaptığı yer, Avrupa Birliği. Avrupa Birliği şimdi çıktı, dedi ki, 'Ben artık üreteceğim araçlarda 'Made in EU' yani 'local content' yani 'yerel ürün kullanacağım' Acaba Sanayi Bakanlığımız bu konuyla ilgili ne tür bir adım atıyor?"

TBMM Genel Kurulunda Milli Savunma ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının 2026 yılı bütçelerinin görüşmeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.

MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, uluslararası gelişmelere dikkati çekerek, tehdit ve risklerin artmasıyla ülkelerin savunma doktrinlerinin ve bütçe tercihlerinin de köklü biçimde değiştiğini söyledi.

Koçak, Türkiye'nin askeri harcamalarının milli gelire oranının yüzde 2 seviyesinde olduğunu, bu oranın birçok gelişmiş ülkeyle kıyaslandığında son derece mütevazı kaldığını dile getirdi.

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında öncelikli hedeflerinin "Terörsüz Türkiye"nin inşa edilmesiyle Türkiye'yi daha huzurlu, güvenli ve müreffeh hale getirmek olduğunun altını çizen Koçak, "Nitekim Terörsüz Türkiye için ok yaydan çıkmıştır ve mutlaka hedefine ulaşacaktır. Artık terörün dönüşü olmayacak şekilde ülke gündeminden çıkarılması gerekmektedir. Siyaset alanı şiddetten tamamen arındırılmalı, demokratik siyaset tahkim edilmelidir." diye konuştu.

Koçak, tarım sektörünün bazı yapısal sorunlarla yüzleştiğini, çiftçilerin zorlandığını ve tarım için hayati önem taşıyan su kaynaklarının giderek azaldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Suyun büyük bölümünü tarımda tüketen bir ülke olarak 'havza bazlı planlama', artık bizim için bir tercih değil zorunluluktur. Bu çerçevede 'Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli'nin suyu merkeze alan bir anlayışla hazırlanmasının ve Konya Ovası gibi su kısıtı bulunan havzalarda planlı üretime uygun üretim yapacak çiftçilerimize ilave destek verilmesinin isabetli bir politika olduğunu değerlendiriyoruz. Ayrıca tarımsal sulama ihtiyacı her geçen gün artan Konya Ovası'na dış havzalardan su transferinin yapılması gerektiği kanaatindeyiz."

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, Türkiye'nin, bulunduğu konum ve tarihi misyonu itibarıyla jeopolitik tehditlerin, ekonomik operasyonların, sosyal ve siyasal gerginliklerin olumsuz sonuçlarına maruz kaldığını söyledi.

"Terörsüz Türkiye" hedefi ile Türkiye'nin terörle mücadelede kritik dönemeçten geçtiğine dikkati çeken Karakoç, "Bu süreçte bölgesel istikrara katkı sağlayan somut sonuçlar ortaya çıkmış, terörden arındırılmış bir Türkiye iradesi, milletimizin kararlı duruşu ile Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik hedeflerinin temel unsuru haline gelmiştir." dedi.

Karakoç, MSB personelinin çalışma şartları ile mali ve sosyal haklarının güçlendirilmesinin devletin asli görevi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Şehit yetimlerimizin tamamı ile gazilerimize ilave istihdam hakkının verilmesi, terörle mücadelede yaralanmalarına rağmen gazi sayılmayanların mağduriyetlerinin giderilmesi de önceliğimizdir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin de bizim de defaatle dile getirdiğimiz üzere askeri hastaneler yeniden açılmalıdır. NATO ülkeleri içerisinde en yüksek askeri güce sahip olup askeri hastanesi olmayan tek ülke Türkiye'dir. Askeri tıp geleneğinin ve harp cerrahisinin titizlikle tatbik edildiği askeri hastanelerin yeniden ordumuzun hizmetine sunulması, milli bir güvenlik meselesidir."

- "Üreten bir Türkiye, güçlü bir Türkiye'dir"

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan da Bakanlığın çalışmalarının Türkiye'nin istiklali ve istikbaliyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin AR-GE harcamalarındaki artışa değinen Başkan, buna ilişkin oranları paylaştı.

AR-GE'nin milli gelir üzerindeki payının 2026'da yüzde 1,77'ye ulaşmasının hedeflendiğini kaydeden Başkan, "Bu, doğru bir hedeftir ancak yeterli değildir. Türkiye'nin küresel rekabette kalıcı üstünlük sağlayabilmesi için bu oranın orta vadede yüzde 3 seviyelerine çıkarılması gerekmektedir." diye konuştu.

Başkan, teknoloji odaklı sanayi hamlesinin en somut çıktıklarının savunma sanayisinde görüldüğüne işaret ederek, "Türkiye, bugün savunma sanayisi ihracatında 8,4 milyar dolar seviyesine ulaşmış, yaklaşık 3 bin 500 firma ve 100 bine yakın çalışanıyla bu alanda dünyanın sayılı üretici ülkeleri arasına girmiştir." dedi.

Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıraya yükseldiğini anlatan Başkan, "Bunların tamamı planlı, kararlı ve milli hedeflere dayalı sanayi politikasının ürünüdür." ifadesini kullandı.

Üretimi, teknolojiyi, yerli sanayiyi ve milli kalkınmayı bütün olarak gördüklerini anlatan Başkan, "Sanayide dışa bağımlılığı azaltan, yüksek teknolojiyi güçlendiren, istihdamı artıran ve coğrafyamızın her köşesine üretim yayan her adımın kararlılıkla arkasındayız çünkü biliyoruz ki üreten bir Türkiye, güçlü bir Türkiye'dir. Teknolojide bağımsız olan bir Türkiye, siyasi bağımsızlığını da kalıcı hale getirir. Sanayisi güçlü olan bir Türkiye, küresel rekabette söz sahibi olur." diye konuştu.

MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının bütçesi üzerine söz aldı.

Özyavuz, DAP'ın 6,5 milyon vatandaşa doğrudan hitap eden son derece kapsamlı bölgesel kalkınma projesi olduğuna dikkati çekerek, "Doğu Anadolu Bölgemizin sahip olduğu güçlü mera ve hayvancılık potansiyeli, sulama altyapısıyla daha da güçlenecektir." dedi.

Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının bütçesi üzerine söz alan MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal da Başkanlığın bölgede çok değerli çalışmalar yürüttüğünü dile getirdi.