2010-12-24 - 12:01
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı. Komisyona, Spor Hukuku Enstitüsü Derneği Başkanı Kısmet Ekiner bilgi verdi.
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'',
AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı. Komisyona, Spor
Hukuku Enstitüsü Derneği Başkanı Kısmet Ekiner bilgi verdi.
Ekiner, Spor Hukuku Enstitüsü Derneği'nin kamu yararına çalışmayı amaçladığını,
spor, hukuk ve eğitim alanlarında çalışan tüm özel ve kamusal kuruluşlardan bağımsız olduğunu söyledi.
Spor ile ilgili sorunların ana nedeninin spor kültürünün eksikliğinden kaynaklandığını
söyleyen Ekiner, " Sporda şiddet ve taşkınlıkları önleyici mevzuat iyileştirilmelidir" dedi.
Spor Kulüpleri Yasası'nın çıkartılması gerektiğine vurgu yapan Ekiner," Spor Federasyonlarının
özerklikleri sözde değil özde mevcut hale getirilmeli, sporda sponsorluğun daha etkin hale
getirilmesi için teşvik tedbirleri uygulanmalıdır." diye konuştu.
Yarışmalar dışında binlerce insanın spor yaptığını anlatan Ekiner,
''yarışmacı'' algılamasının ülkede spor yapan insanların oranını da düşük
gösterdiğine dikkati çekti. Spor yapanların sayısının belirlenmesi amacıyla nüfus
sayımlarında bu yönde sorular sorulmasını istediklerini belirten Ekiner, TÜİK'in
''maliyet aratacağı'' gerekçesiyle buna karşı çıktığını anlattı.
Türkiye'de sadece madalyaya endeksli bir spor anlayışı bulunduğundan
yakınan Ekiner, ''Gelişmiş ülkelerde, 'finalist' kavramı vardır ve bu bir
başarıdır. Bizde ise finale kalarak ilk 8 sporcunun arasına girme başarısı
gösteren bile madalya kazanamazsa başarısız sayılıyor'' dedi.
Türkiye'nin, bilgi ve lisan eksikliği nedeniyle uluslararası
platformlarda çok kolay kazanacağı davaları bile kaybettiğini ifade eden Ekiner,
''Yurtdışı delegasyonlarında bazen sadece bir kişi lisan biliyor ya da bu
delegasyonlarda istikrar sağlayamıyoruz. Her seferinde farklı kişiler
gönderiliyor uluslararası toplantılara. Bunun için, uluslararası
organizasyonlarda çalışacak, bizi temsil edecek insanların yetiştirilmesine
ağırlık vermemiz gerekiyor'' diye konuştu.
Dünyada doping konusunun ''kriminalize edildiğine'' dikkati çeken Ekiner,
bu kavramın, ''kaçakçılık'' ve ''küçük yaştaki çocuklara kullandırılması''
başlıkları altında değerlendirildiğini anlattı.
Ekiner, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugün FIFA, dünyanın en büyük uluslararası şirketlerinden biri
durumunda. Bu iş öyle bir boyuta ulaştı ki spor karşılaşmaları için 'show
busines', yani gösteri işi deyimi kullanılır oldu. Buradan yola çıkan bazı
insanlar, dopingin serbest bırakılmasını istiyorlar. Çünkü onlara göre gösteri
işi kusursuz yapılmalı. 'İnsanların rekor kırılmasını seyretmek için tribünleri
doldurduklarını' söylüyorlar. Bir grup sporcuya, 'size bir madde vereceğiz,
olimpiyatlarda rekor kıracaksınız ama 5 yıl sonra öleceksiniz. İster misiniz?'
diye soruyorlar. Yüzde 52'si 'evet' diyor. Bir nevi modern gladyatörlük gibi
yani.
Uluslararası spor ilişkilerinde Dışişleri Bakanlığı ile koordineli çalışmalar yürütülmeli
ve Bakanlığın mensuplarına bu alanda eğitim verilmelidir. Anayasa'nın 59. maddesine
yeni bir içerik verilmelidir. Halen Anayasamızın doğrudan spor ile ilgili maddesi şu şekildedir:
'Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır,
sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.' Bu madde spor
sorunlarının hiç birisine ışık tutmamakta ve çözüm getirmemektedir. 59. maddeye yeni bir
içerik vermek elzem olmuştur. Devlet Denetleme Kurulu da raporunda bu konuya muhtelif
yerlerinde müteaddit defalar değinmektedir. Bu yüzden Anayasamızın 59. Maddesine
yeni bir içerik kazandıracak çalışmaların yapılmasına gerek görmekteyiz, bu konuda Spor
Hukuku Enstitüsü olarak her türlü çabaya hazırız." (12.01)
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'',
AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı. Komisyona, Spor
Hukuku Enstitüsü Derneği Başkanı Kısmet Ekiner bilgi verdi.
Ekiner, Spor Hukuku Enstitüsü Derneği'nin kamu yararına çalışmayı amaçladığını,
spor, hukuk ve eğitim alanlarında çalışan tüm özel ve kamusal kuruluşlardan bağımsız olduğunu söyledi.
Spor ile ilgili sorunların ana nedeninin spor kültürünün eksikliğinden kaynaklandığını
söyleyen Ekiner, " Sporda şiddet ve taşkınlıkları önleyici mevzuat iyileştirilmelidir" dedi.
Spor Kulüpleri Yasası'nın çıkartılması gerektiğine vurgu yapan Ekiner," Spor Federasyonlarının
özerklikleri sözde değil özde mevcut hale getirilmeli, sporda sponsorluğun daha etkin hale
getirilmesi için teşvik tedbirleri uygulanmalıdır." diye konuştu.
Yarışmalar dışında binlerce insanın spor yaptığını anlatan Ekiner,
''yarışmacı'' algılamasının ülkede spor yapan insanların oranını da düşük
gösterdiğine dikkati çekti. Spor yapanların sayısının belirlenmesi amacıyla nüfus
sayımlarında bu yönde sorular sorulmasını istediklerini belirten Ekiner, TÜİK'in
''maliyet aratacağı'' gerekçesiyle buna karşı çıktığını anlattı.
Türkiye'de sadece madalyaya endeksli bir spor anlayışı bulunduğundan
yakınan Ekiner, ''Gelişmiş ülkelerde, 'finalist' kavramı vardır ve bu bir
başarıdır. Bizde ise finale kalarak ilk 8 sporcunun arasına girme başarısı
gösteren bile madalya kazanamazsa başarısız sayılıyor'' dedi.
Türkiye'nin, bilgi ve lisan eksikliği nedeniyle uluslararası
platformlarda çok kolay kazanacağı davaları bile kaybettiğini ifade eden Ekiner,
''Yurtdışı delegasyonlarında bazen sadece bir kişi lisan biliyor ya da bu
delegasyonlarda istikrar sağlayamıyoruz. Her seferinde farklı kişiler
gönderiliyor uluslararası toplantılara. Bunun için, uluslararası
organizasyonlarda çalışacak, bizi temsil edecek insanların yetiştirilmesine
ağırlık vermemiz gerekiyor'' diye konuştu.
Dünyada doping konusunun ''kriminalize edildiğine'' dikkati çeken Ekiner,
bu kavramın, ''kaçakçılık'' ve ''küçük yaştaki çocuklara kullandırılması''
başlıkları altında değerlendirildiğini anlattı.
Ekiner, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugün FIFA, dünyanın en büyük uluslararası şirketlerinden biri
durumunda. Bu iş öyle bir boyuta ulaştı ki spor karşılaşmaları için 'show
busines', yani gösteri işi deyimi kullanılır oldu. Buradan yola çıkan bazı
insanlar, dopingin serbest bırakılmasını istiyorlar. Çünkü onlara göre gösteri
işi kusursuz yapılmalı. 'İnsanların rekor kırılmasını seyretmek için tribünleri
doldurduklarını' söylüyorlar. Bir grup sporcuya, 'size bir madde vereceğiz,
olimpiyatlarda rekor kıracaksınız ama 5 yıl sonra öleceksiniz. İster misiniz?'
diye soruyorlar. Yüzde 52'si 'evet' diyor. Bir nevi modern gladyatörlük gibi
yani.
Uluslararası spor ilişkilerinde Dışişleri Bakanlığı ile koordineli çalışmalar yürütülmeli
ve Bakanlığın mensuplarına bu alanda eğitim verilmelidir. Anayasa'nın 59. maddesine
yeni bir içerik verilmelidir. Halen Anayasamızın doğrudan spor ile ilgili maddesi şu şekildedir:
'Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır,
sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.' Bu madde spor
sorunlarının hiç birisine ışık tutmamakta ve çözüm getirmemektedir. 59. maddeye yeni bir
içerik vermek elzem olmuştur. Devlet Denetleme Kurulu da raporunda bu konuya muhtelif
yerlerinde müteaddit defalar değinmektedir. Bu yüzden Anayasamızın 59. Maddesine
yeni bir içerik kazandıracak çalışmaların yapılmasına gerek görmekteyiz, bu konuda Spor
Hukuku Enstitüsü olarak her türlü çabaya hazırız." (12.01)
