2006-06-14 - 14:50
ANAVATAN GENEL BAŞKANI MUMCU: "MERKEZ BANKASI ÜZERİNDE BİR LOBİ FAALİYETİ YÜRÜTÜLÜYOR"
Merkez Bankasının iradesinin baskı altına alınmaya çalışıldığını belirten Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu "Bu, Türkiye'ye, millete ihanettir. Merkez Bankası'nı uyarıyorum; bu lobiye karşı dikkatli olunuz" dedi.
Merkez Bankasının iradesinin baskı altına alınmaya çalışıldığını belirten Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu "Bu, Türkiye'ye, millete ihanettir. Merkez Bankası'nı uyarıyorum; bu lobiye karşı dikkatli olunuz" dedi.

Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında, Pazar günü yapılacak ÖSS ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

1 milyon 850 bin kişinin hayatlarında çok önemli bir dönemeç yaşanacağını, en az 1 milyon 500 bin gencin, yıllardır süregelen bir akıl dışılığın, ''vahşetin'' kurbanı olacağını ifade eden Mumcu, oğlunun da bu hafta sınava gireceğini söyledi.

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ''vahşi düzenin'' bulunmadığını, sınava girenlerden sadece 200 bininin göreceli olarak kabul edilebilir eğitim programlarına yerleştirileceğini kaydeden Mumcu, 1 milyon 500 binine ise ''Sen işe yaramazsın kardeşim'' denileceğini ifade etti.

Sınavı, ''kırk satır mı kırk katır mı'' sınavı olarak nitelendiren Mumcu, ''(Benim insan vasıflarımla, imtihansız yaşamaya hakkım yok mu?) (Dur bakalım, arkadaşlarından, komşunun çocuğundan, dayı, hala oğlundan önde mi arkada mısın?) İmtihanın manası bu... Aileler, çocuklar başlıyorlar yarışmaya. Anlamsız, amaçsız, tek amacı olsa olsa insanlara değersizlik duygusu vermek üzere planlanmış bir düzen'' diye konuştu.

''UZAYLILAR GİBİ''

Türkiye'nin üniversite sınavına ihtiyacı olmadığını ifade eden Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çocukların mutsuzluğunu nasıl görmezden gelebiliriz. Bu ıstırabı, bu çocuklara niye çektiriyoruz? Bu çocukların tamamı üniversitede okusa ne olur? Paramız mı yok... Yalan, koskoca bir yalan... Sadece dershane ekonomisinin 1 yıllık hacmi 9 milyar dolar. Bu parayla 1,5 milyon çocuğa 4 yıl yükseköğrenim verilir. Devletin imkanları buna yeter. Üniversitelerin devlet tekeli ve bu tekelin yarattığı zulüm... Böyle bir zulmü insanlara akılsızlık yüzünden çektiriyoruz. Kaynak kıtlığı yok, akıl kıtlığı var. Ülkenin temel sorunu akıl kıtlığı ama kimin akıl kıtlığı, yönetici elitlerin akıl kıtlığı...''
Mumcu, ''iktidarları döneminde üniversite sınavını kaldıracaklarını'' belirtti.

Yönetici elitlerin, ülkesinin, halkının gerçeklerini bilmemesi; bilseler bile apaçık ''ihanet içinde olmasının'' Türkiye'nin sorunu olduğunu ileri süren Mumcu, aydınların, bürokrasinin, siyasetin, toplumsal hayatta etkili olanların, bilerek ya da bilmeyerek kendi toplumun ve dünya gerçeğinden koptuklarını söyledi. Mumcu, ''Kendi ülkesiyle, halkıyla adeta yabancı dilden konuşan, dışardan, hatta zaman zaman aydan gelmiş uzaylılar gibidir'' dedi.

''TÜRKİYE'YE İHANETTİR''

Mumcu, iktidarın 4 yılının bittiğini, hipnozun; ''işler iyiye gidiyor'' iyimserliğinin dağıldığını, yerine bir karamsarlığın yerleştiğini ifade etti.
Merkez Bankasının faiz artırma kararını olumlu bulduklarını ancak dün ''vahim, endişe verici'' bir gelişme yaşandığını belirten Mumcu, Merkez Bankasının dövize müdahale ettiğini; bunun tehlikeli olduğunu kaydetti.

Erkan Mumcu, şöyle konuştu:
''Hükümet, 3 yıldır olup biteni zaten anlayamamıştı; işler iyiye gidiyor korosu, işler iyiye gidiyor şarkısını söylerken, o şarkının nağmeleri arasında sarhoş olmuşlar, niye iyiye gittiğini anlamamışlardı, kötüye gittiğini de yine anlayamadılar. Bu işler, önünüze konulan camlardan okumakla olmuyor, kafa yormanız lazım, okuduğunuzu anlamanız, anladıklarınızdan çıkardığınız sonuçları muhakeme etmeniz, bilmiyorsanız bilene danışmanız lazım.
Nutukla geçiştirilemez.

Hükümet, olup bitenin farkında değildi ama ekonomiden anlayanlara ne oluyor? TÜSİAD hükümeti eleştiriyor. Haklı ama dün neredeydiniz?
Merkez Bankasının pozisyonunu koruması gerekir. Merkez Bankası üzerinde bir lobi faaliyeti yürütülüyor. Merkez Bankasının iradesi baskı altına alınmaya çalışılıyor. 'Bu rezervleri niye tuttun, piyasaya müdahale et, döviz sat' Bu, Türkiye'ye, millete ihanettir. Merkez Bankası'nı uyarıyorum; bu lobiye karşı dikkatli olunuz. Madem dalgalı kur sistemi, işte dalgalanıyor. Bankanın, kur taahhüdü var mıydı? Merkez Bankasını, sistemin böyle olduğunu bilerek ters seçimi yapan herkes, bu seçimin bedelini kendisi ödemeye mecburdur, bedeli millete ödettirmeye kimsenin hakkı yoktur.''

MERKEZ BANKASI DÖVİZ REZERVİ...

Mumcu, piyasalardaki dalgalanmanın 1999, 2000 ve 2001 yıllarındaki krizle aynı olduğunu bildirerek, ''Göz göre göre, içinde vatandaşların
bulunduğu otobüsü uçuruma yuvarlıyorlar'' görüşünü ifade etti. Merkez Bankasının hortumlatılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Mumcu,
''Bu Hükümet, gaflette, dalalette, hatta hıyanette bulunarak Merkez Bankası rezervlerini hortumlatmaya çalışırsa, karşısında bizi bulacaktır'' diye konuştu.

Merkez Bankasının döviz rezervlerini satmasının zamanı olmadığını, bu koşullarda döviz alması gerektiğini savunan Mumcu, şöyle devam
etti:
''Siz keyfinize göre kumar oynayacaksınız, zararı millete ödeteceksiniz; yok böyle yağma. Merkez Bankası 65 milyar dolar döviz rezerviyle dimdik durmaya çalışırsa, herkes dersini alacaktır. Eğer bu rezervin hortumlanmasına imkan verirseniz bunun bedeli, 7-8 yılda ödenecektir. Buna izin vermeyiz. Herkes oyunu bilerek oynadı. Bu bedeli bir kez daha millete ödettirilmesine izin vermeyeceğiz. Kürsülerde konuşmakla yetinmeyip, meydanlara iner 10 binleri, 100 binleri önünüze getiririz.''

Milletin sırtından asalak gibi geçinen ''krizkoliklere'' seslendiğini ifade eden Mumcu, isim vermeden CHP'yi eleştirerek, ''3 yıl yağcılıktan başka bir şey yapmayıp 'kriz ihtimaliyle göçerler, 5 yıl da biz geliriz' diye bekliyorlar. Kendilerince kadro biriktirip, bunlarla kurtarıcı rolü oynamaya hazırlananlar var. Türkiye'de, 6 ay-1yıl sonrasına siyasi senaryo yazanlar var. Millet, bu filmi 5 kez seyretti. Sizin gizli oyunlarınızı deşifre etmek için elimizden geleni yapacağız. Milletimiz, sizin kirli tuzaklarınıza bir daha alet olmayacaktır'' diye konuştu.

DENİZLİ MİTİNGİNE DAVA

Erkan Mumcu, Denizli'de yaptığı mitingdeki konuşmasından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine dava açtığını belirterek, ''Dava açmasaydı, hatırım kalırdı'' dedi. Mumcu, şöyle devam etti:

''Yolsuzluğu ortadan kaldıracağını söyleyerek işbaşına gelen bu hükümet döneminde, yolsuzluk hükümetin zirvesine taşınmıştır. İhale tezgahlamak, (tezgah benim değil Sayın Başbakanın ifadesidir) bizzat Başbakanlara kadar ulaşmıştır. Başbakana, milletvekillerinin, bakanlarının, belediye başkanlarının huzurunda, bir ihaleyi falanca kişiye tezgahlamayı talimat veren Başbakana, cesareti varsa bu sözlerimi yalanlamaya davet ediyorum. Cesaretin varsa benimle bir göz göze gel, milletin önünde bir konuşalım. Öyle derviş kılığında milletin itimadını alıp götüren sahte
dervişlerin gerçek yüzünü millete hep beraber gösterelim. Milletin en samimi din duygularını köküne kadar sömür, ama milletin, yetimin
rızkını çal, çalınmasına alet ol. Yok öyle yağma, Erkan Mumcu konuşacak...''

''AZI DİŞİNİZİ SÖKECEK KADAR HESAP SORARIM''

Yurtdışında finans kurumlarına para yatıranların sorunlarına değinen Mumcu, ''Yeşil sermaye konusunda derdini anlatan vatandaşa 'sahtekar' diyeceksiniz, ben milletvekili olarak size alkış mı tutacağım. Yurdundan ayrı, horlanmış insanlara, dinine sarılarak kimliğini ayakta tutmuş insanlara 'faiz haramdır, bize paranı ver fabrika kuralım' deyip aldatanlar, senin etrafında değil mi? Senin partinde, parti yöneticin, milletvekilin değil mi? Bu işin içinde sen yok musun? Bu insanların çalınan hayatları sömürülen inançları sana siyasi malzeme olmadı mı? Asıl sahtekar bunu yapandır. Buna seyirci olandır. Benim vatandaşıma kim 'sahtekar' diyorsa, sahtekarın daniskası odur'' diye konuştu.

Mumcu, kendisinin 7 sülalesinin hesaplarının araştırıldığını belirterek, ''Erkan Mumcu'yu susturamazsınız. Niye... Çünkü, Erkan Mumcu'nun bir korkusu, veremeyeceği hesabı yoktur. 21 milletvekiliyle ben size, azı dişinizi sökecek kadar hesap sorarım, gıkınız bile çıkmaz'' dedi.

''SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM''

TBMM'de grup kurdukları dönemde, CHP ile AK Parti'nin anlaşarak, Anavatan Partisi'nin alacağı siyasi parti yardımının kaldırıldığını öne süren Mumcu, ''Bu CHP'nin demokrasi anlayışı bu kadardır. CHP'yi bir şeyle korkutmak istiyorsanız demokrasiyi gösterin, halkı gösterin. Adı halk ama halk görmemişler. Halkın gerçek yüzüyle karşı karşıya kaldıklarında dengeleri bozuluyor'' dedi.

Grup kurduklarında kazanılmış hakları olduğunu belirten Mumcu, başvurdukları mahkemeleri kazandıklarını söyledi. Maliye Bakanlığını; mahkeme kararına uymayıp, hazine yardımı ödemediğini belirten Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sizin göreviniz, siyasi otoritenin emrine uymak değil, hukukun emrine uymaktır. Eğer 24 saat içinde hukukun gereğini uygulamazsanız suç duyurusunda bulunacağım. Devletin bürokratlarının cezalandırılmasını istemem. Son kez uyarıyorum. Bugüne kadar parasız pulsuz geldik. Olsa fena mı olurdu. Biz de sesimizi daha fazla duyuracak imkanlar bulabilirdik. Başta Baykal'ın canı sağ olsun. Milletin karşısına çıkıp, nasıl demokrasiyi savunacak merak ediyorum.''