2008-03-07 - 01:00
TRT 1'de canlı yayınlanan "Zirveden Bakış" programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Köksal Toptan, yeni, sıfır kilometre bir anayasa yapmak için ''anayasa yapımcısı meclis'' kurulmasını önererek, bu meclisin 100-120 üyesinin seçimle gelecek şekilde 150 kişiden oluşabileceğini söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, yeni, sıfır
kilometre bir anayasa yapmak için ''anayasa yapımcısı meclis''
kurulmasını önererek, bu meclisin 100-120 üyesinin seçimle gelecek
şekilde 150 kişiden oluşabileceğini söyledi.
Toptan, TRT 1'de canlı yayınlanan ''Zirveden Bakış'' programında
gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Anayasanın bazı maddelerinin mi yoksa tamamının mı değiştirilmesi
gerektiği yönündeki bir soruyu Toptan, ''Tercihim, Türkiye'nin yeni bir
anayasa yapmasıdır. Bu yapılırken, Anayasanın başlangıcında yer alan 1,
2, 3 ve 4. maddeleri gibi maddeler mutlaka korunacaktır, tartışma konusu
bile yapmaya gerek yoktur'' diye yanıtladı.
''Yeni bir anayasa, sıfır kilometre bir anayasa yapmak için hukuk
tekniği açısından, bence, siyasi bir yönü yok bunun, bir anayasa
yapımcısı meclis kurmak lazım'' diyen Toptan, 150 kişilik bir anayasa
yapımcısı meclis düşünülebilineceğini ifade etti. Toptan, bu meclisin
100, 110, 120 üyesinin seçimle belirlenebileceğini, ayrıca sivil toplum
örgütleri, ilgili kamu kurumları ve üniversite temsilcilerin de burada
yer alabileceğini belirtti. Toptan, anayasa yapımcısı meclisin
oluşturacağı anayasanın halkoyuna sunulup, kabul edilmesiyle yürürlüğe
gireceğini söyledi.
-''ÖNERİM, KENDİMLE KISITLI KALDI''-
''Bahsettiğiniz, yeni anayasa yapmak üzere bir meclis oluşturulması
mı?'' sorusuna Toptan, ''Evet... 'Bu iş 1,5-2 yılda bitirilecek'
şeklinde süre de verilebilir. Bunun için özel bir kanun lazım''
karşılığını verdi.
Toptan, bu önerisinin kendisiyle kısıtlı kaldığını, kimsenin itibar
etmediğini dile getirdi.
Önlerine, anayasa değişikliğiyle ilgili öneri gelmeden, harekete
geçmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Toptan, bunun bir fikir,
açılım olduğunu vurguladı.
Bu modelin, daha önce uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bir soru üzerine
Toptan, ''Bir yerde uygulanmasına gerek yok ki... Türkiye, sivil
anayasasını kendisi hiç yapmadı ki... 1876'da yapmadı, 1908'de yok. 1982
Anayasasının yerine 2008 Anayasası diyebilmek için benim dediğim
yöntemin dışında yöntem yok. Bunun siyasi boyutu yok, hukukçu olarak
söyledim'' diye konuştu.
-''DAHA GERÇEKÇİ OLUR''-
Şu anda yapılmak istenenin kapsamlı bir anayasa değişikliği olduğuna
dikkati çeken Toptan, bunun için zamanın hızla ilerlediğini ifade etti.
Meclisin gündeminde çok önemli yasa tasarı ve teklifleri bulunduğunu,
reform yasalarının da önümüzdeki günlerde Meclise gelebileceğini ifade
eden Toptan, daha sonra yerel seçim havasına girileceğini, ardından
genel seçimin tartışılabilineceğini söyledi. Toptan, bu konjonktürde
139-140 maddelik yeni bir anayasanın, TBMM tarafından gerçekleştirip
gerçekleştiremeyeceğini çok fazla kestiremediğini belirtti. Toptan,
böyle bir değişikliğin yüzde 100 uzlaşmayla yapılabileceğini, ancak
bunun olmadığını vurgulayarak, ''Kapsamlı anayasa yapmak yerine,
üzerinde yüzde 100 olmasa bile geniş mutabakata varılabilecek, çok uzun
olmayan, değiştirilmesi gerektiğine herkesin inandığı bir takım
hükümlerde iyileştirmeler yapılabilir. Böyle bir anayasa değişikliği
gelirse sanki o daha gerçekçi olabilir'' diye konuştu.
Anayasa değişikliği konusunda, AK Parti'nin ciddi bir hazırlığının
olduğunu, çeşitli sivil toplum örgütlerinin de bu konuda çalışmaları
bulunduğunu anımsatan Toptan, sürecin bir an önce başlatılması
gerektiğini kaydetti. Toptan, ''TBMM Başkanlığına anayasa değişikliği
önerisi getirirler, benden bir talep olacaksa ancak o zaman olabilir.
Sivil toplumla, diğer siyasi partilerle paylaşabileceğim ortada resmiyet
kazanan bir metin olmalı ki harekete geçmeliyim'' dedi.
Toptan, ''türban bir sorundur, bunun çözümü lazım'' şeklinde herkeste
geniş bir kabul olduğu gibi, yeni bir anayasa değişikliği konusunda
bir-iki itiraz dışında toplumda geniş mutabakat olduğunu kaydetti.
Toptan, nerede uzlaşma, birleşmenin olduğunun aranması gerektiğini dile
getirdi.
''Sorun kuşkunun giderilmesi, bunu giderebilir misiniz?'' sorusunu ''Ben
elbette bana düşeni yaparım. Ama durumdan vazife çıkarmam, siyaset
anlayışımda bu yok'' diye yanıtladı.
TSK'NIN K. IRAK HAREKATI
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin
Irak'ın kuzeyine düzenlediği kara harekatını tamamlayarak çekilmesi
konusunda ABD'nin ciddi bir yanlış yaptığını belirterek, ''Çok hoyratça
bir politika izledi. Durumdan bir kar çıkarmaya çalıştı'' dedi.
Toptan, TRT 1'de yayınlanan ''Zirveye Bakış'' programında gazetecilerin
gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevapladı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın kuzeyine düzenlediği operasyondan
sonra yaşanan tartışmaları ve kullanılan üslupları nasıl
değerlendirdiğinin sorulması üzerine Toptan, şöyle konuştu:
''Çok üzülüyorum... Yüzlerce yıllık devlet deneyimi olan bizim, bu tür
tartışmalarda çok dikkatli bir üslup kullanmamız lazım. Elbette
demokrasilerde eleştirilemeyecek, tartışılamayacak hiç bir şey yoktur.
Olamaz da... Bu kural bütün kurumlar için geçerli. Bütün kurumlar
tartışılabilir, bütün kurumlar eleştirilebilir ama burada önemli olan
üslubun çok iyi ayarlanmasıdır.
TBMM'nin, Hükümetin gönderdiği tezkereyi onaylaması suretiyle Hükümete,
Türk Silahlı Kuvvetlerini sınır ötesine gönderme iznini vermesiyle
başlayan süreçte önemli bir takım kilometre taşları var. Bunlardan bir
tanesi, TBMM, Hükümetin gönderdiği tezkereyi eşine kolay kolay
rastlanmayacak bir biçimde oy birliğine yakın bir büyük çoğunlukla
onayladı. En önemlisi, TBMM'nin terörle mücadelede Türk Silahlı
Kuvvetlerine çok büyük bir güven duyduğunu ve verilen görevi Türk
Silahlı Kuvvetlerinin başarıyla yerine getireceği inancının altı
çizildi. Tezkerede hudut, şümul, şekil ve şartını tayin yetkisi Hükümete
verildi.
Hükümetle Genelkurmay'ımız bir koordinasyon içerisinde önce hava
harekatını başlattı, arkasında da 8 gün süren bir kara harekatı
gerçekleştirildi.
Elbette ben asker değilim. Orada neler var onu bilmiyorum ama şunu
biliyorum ben... Görüntülerden bütün dünya, Türkiye izledi. Orada
terörle mücadele çok kolay şartlar altında gerçekleştirilmedi. Zaman
zaman benzetmeler yapıldı, arkadaşlarımız da yazdılar, sanıyorum
Genelkurmay Başkanımız da söyledi; 'Uludağ'a çıkılıp da oradan iniliyor
veya Uludağ'a çıkılıyor' değil... O nedenle oradaki şartları, iklim
şartlarını, coğrafi şartları tam bilmeden, terörle mücadelenin zaten
kendi yapısında olan zor şartları kestirmeden, olayı tartışmanın yanlış
ve haksız olacağını düşünüyorum.''
Orada yanlışlık da yapılmış olabileceğini ifade eden Toptan, ''ama şu
ana kadar, bu harekatla ilgili nerede yanlış yapıldığı konusunda hiç
kimsenin bir iddia ortaya koymadığını biliyoruz'' dedi. Operasyonun
büyük bir titizlikle gerçekleştirildiğini bütün dünyanın izlediğini
belirten Toptan, ''Biz ne dedik? 'Türkiye'nin hedefinde Kuzey Irak
toprakları yoktur. Kuzey Irak'ta yaşayan masum vatandaşlar yoktur,
siviller yoktur.' Şu ana kadar aradan bunca zaman geçti, tersini ortaya
koyabilecek bir iddia ortaya atılabilmiş değil'' diye konuştu.
-ABD'NİN TUTUMU-
Toptan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekatı başarıyla gerçekleştirdiğini
vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Zannediyorum ABD burada ciddi bir yanlış yaptı. Belki kendi iç
politikası bakımından, belki dünyaya mesaj vermesi bakımından... Bugün
bir emekli büyükelçimiz kullandı, ben de severek kullanıyorum; çok
hoyratça bir politika izledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara harekatını
bitirip geriye dönmeye başladığının bilinmesinden sonra; belki ben
bilmiyordum, arkadaşlarım bilmiyordu ama bilinmesinden belli ki onlar
iyi izliyorlar... Kuzey Irak'ta onların konuşlanmış bir durumu var.
Ondan sonra sanki onların inisiyatifiyle yani 'bakın biz istedik de Türk
Silahlı Kuvvetleri oradan çekiliyor' havasını vermesi, hoş bir görüntü
olmadı.
Ama bunu niye yaptı ABD? Belki kendi iç kamuoyuna, belki Bağdat
yönetimine, belki de Kuzey Irak yönetimine 'Siz bana bakın... Kızdınız
ama Türkiye'ye yardımcı oldum Kuzey Irak'a kara harekatı ve hava
operasyonu için... Ben de söyledim geri çekiliyorlar' gibi bir hava
yaratmak istedi zannediyorum. Durumdan böyle bir kar çıkarmaya çalıştı.''
-DİPLOMASİ AYAĞI...-
Toptan, ''çekilmeyi biliyorlardı da onun için böyle bir açıklama
yaptılar mı demek istiyorsunuz?'' sorusunu cevaplarken de '' Ben öyle
yorumluyorum. Çekilmeyi sadece 'biliyorlardı' değil. Çekilme, zaten
sonraki açıklamalardan da anlıyoruz ki bir gece evvel başlamış.
Açıklamalar bir gün sonra... ABD Savunma Bakanı'nın açıklaması bir gün
sonra, Başkan Bush'un açıklaması bir gün sonra. Yani çekilme başladıktan
sonra'' diye konuştu.
Toptan, şöyle devam etti:
''Belki burada bugün diplomasi ayağımızda bir eksikliğimiz var. O sıkça
yaşadığımız bir şey. O (açıklama) hemen karşılanabilirdi. Amerikalıların
o tavrı hemen karşılanabilir. Ne yapılabilirdi? 'Dur bakalım. Sen
isteğin için değil, zaten biz oradaki hedeflerimize vardık, amacımızı
gerçekleştirdik, terörle mücadele kapsamında yapılacak şeylerin hepsi
yapılmıştır o nedenle kendi programımız çerçevesinde çekilmeye başladık'
denilebilirdi. Bu karşılanabilirdi ABD'nin o iddialarına karşılık. Belki
de bizim diplomatik eksikliğimiz var.''
-ÇEKİLMEDEN SONRA YAŞANAN TARTIŞMALAR...-
TBMM Başkanı Toptan, iki muhalefet partisiyle Genelkurmay Başkanlığı
arasında yaşanan tartışmaların hatırlatılması üzerine, bu tartışmalarda
bir sorumlu aramaya gerek olmadığını belirtti. ''Fotoğraf hoş bir
fotoğraf değil'' diyen Toptan, şunları söyledi:
''Türk Silahlı Kuvvetlerinin ne şartlarda görev yaptığını hemen unuttuk.
Onu akıldan çıkarmamamız lazım. Orada sayın genel başkanların doğrudan
sayın Genelkurmay Başkanı'ndan yahut da ilgilerden vaya Başbakandan
bilgi almaları gerekirdi diye düşünüyorum. Yani hemen Türk Silahlı
Kuvvetlerine dönük, söylem çok şık olmadı, çok doğru olmadı. Çünkü, bu
silahlı kuvvetlerin yerine başka bir silahlı kuvvetler ikame etmeniz
mümkün mü? Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden bir tanesi Türk
Silahlı Kuvvetleri. Son operasyonda da en yüksek teknolojiyi kullandı
silahlı kuvvetlerimiz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesi
yahut bizi tehdit eden unsurlara karşı mücadelesi, sadece Kuzey Irak
operasyonu ile başlamadı ki. Türkiye bu coğrafyada olduğu sürece, zaten
güçlü bir silahlı kuvvetler bulundurmak zorunda. Hem sonuna kadar
bulundurmak zorunda. O nedenle silahlı kuvvetlere bir şey söylerken
dikkatli olmamız lazım.
Denilebilir ki 'şurada bir operasyonda yanlışlık yapıldı. Şurada
eksiklik yapıldı. Kara yerine havadan gidilebilir. Zamanlaması
yanlış...' Ama silahlı kuvvetleri yıpratacak bu üslubu yanlış görüyorum.
Bunun kimseye faydası yok.
Biraz acele çıkışlar yapıldı. Keşke bunlar Genelkurmay Başkanlığına
değil de Hükümete yapılsaydı. Hükümet çıkar cevap verirdi, konu orada
kapanırdı giderdi.''
-''TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ BİR KURUM''-
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir kurum olduğunu hatırlatan Toptan, bu
kurumun günlük tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasının AK Parti, CHP, MHP ve herkese
zararı olacağını kaydeden Toptan, ''O bakımdan orada bir yanlışlık
yapıldı gibi geliyor. Umuyorum ki diliyorum ki aklı başında,
vatanseverliği malum iki liderlerimiz, tartışmayı burada keserler...''
dedi.
Toptan, şöyle konuştu:
''Genelkurmay Başkanlığının onlara verdiği cevap da ciddi şekilde dozu
çok yüksek bir cevap oldu. O da hoş olmadı. Yani muhalefet partiler ile
Genelkurmay Başkanlığı arasındaki böyle bir polemik de o fotoğraf da
güzel olmadı. Diliyorum ki bu tartışma burada biter. Tartışmanın
sürdürülmesinin kimseye bir yararı yok ama Türkiye'ye zararı var.''
-''TADINI ÇIKARAMADIK''-
TBMM Başkanı Toptan, ''çekilme kararını tartışmaktan operasyonun
başarılarını konuşamadık'' diyen gazeteciye, ''işin tadını çıkaramadık''
karşılığını verdi.
Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarına rağmen tartışmaların altında
ABD'nin tavrının yatıp yatmadığı yönündeki bir soru üzerine de Toptan,
şunları söyledi:
''O çok önemli bir etken... Bu harekatla çok mesaj veriliyor. Burada çok
mesaj var. Herkese mesaj var. Kuzey Irak yönetimine var, PKK'ya var, PKK
sempatizanlarına var, Bağdat yönetimine var, dünyaya var. Türkiye
böylesine önemli, kapsamlı bir harekatı da dünyanın desteğini yanına
almak suretiyle gerçekleştir. Bu çok önemli bir şey. Keyfini çıkarmamız
lazım gelirken çok gereksiz bir tartışma açtık. Bana göre de yanlış
yaptık.''
-''PEYGAMBER OCAĞI''-
Tartışmaları parlamenter sistem açısından nasıl yorumladığı sorusunu da
Toptan, şöyle cevapladı:
''Parlamenter sistem açısından, Türkiye'yi, siyasi partiler sisteminin
Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkisini değerlendirirken, batı
şablonlarında hareket etmeniz mümkün değil. Çünkü, bizde silahlı
kuvvetlerin gelenekselleşen bazı yönleri var. Silahlı kuvvetleri bizim
halkımız 'peygamber ocağı' olarak görür. Dünyanın hiç bir yerinde bu
kadar şehit verilmesine rağmen, 19 yaşındaki çocuğunu davulla zurnayla
askere gönderen bir millet bulamazsınız. Dünyanın hiç bir yerinde şehit
olmuş binbaşının arkasından 'oğlum da onun yolundan gidecek, asker
olacak' diyen anneyi bulamazsınız. O nedenle Türk Silahlı
Kuvvetlerimizin halkımızla ilişkisi çok farklıdır.
Siyasetle ilişkisine bakarken geçmişte askeri müdahaleler var. Bunlar
güzel örnekler değil. Onların Türkiye'ye faturaları var. Ama artık onu
aşmış olmamız lazım. Onu artık aklımıza getirmememiz lazım. Getirip de
konuşmamamız lazım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç siyasete müdahale
etmemesi lazım.''
-''ÖLÇÜSÜZ GÜÇ''-
CHP, MHP ve Genelkurmay Başkanlığının açıklamasıyla ilgili bir başka
soru üzerine de Toptan, ''Her iki taraf da ölçüsüz bir güç kullandı. Ne
silahlı kuvvetlerimiz o eleştiriyi hak ediyordu, ne de siyaset bu
lafları hak ediyordu. herkesin çok dikkatli bir üslup kullanması lazım.
Parlamento açısından olay değerlendirildiğinde, siyaset kurumuna veya
siyaset kurumunun temsilcilerine karşı kullanılan üslup, kesinlikle
ölçüyü aşan bir üslup olmuştur'' dedi.
Toptan, herkesin işin bu noktaya gelmesinden üzüntü duyduğuna inandığını
belirterek, ''benim tanıdığım olayın aktörler için söylüyorum; herkes
işin bu noktaya gelmesinden üzülmüştü. Çünkü, bu tür tartışmanın kimseye
yararı yok'' diye konuştu.
-''İNANMAK ZORUNDAYIZ''-
Bir başka soru üzerine Toptan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar
Büyükanıt'ın açıklamalarına inanmak zorunda olduklarını ifade ederek,
şöyle konuştu:
''Eleştirinin odağında daha çok sanki 'ABD istedi de Türk Silahlı
Kuvvetlerimiz çekildi' gibi bir nokta çok öne çıktı bence. Orada da
haksızlık yapıyoruz. Ben, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başındaki
Genelkurmay Başkanımızın söylediklerinden başka hiçbir şeyi aklıma
getiremem. Mecburum ben Genelkurmay Başkanının söylediğine inanmaya.
Benim elimde aksi bir kanıt olursa da onu gündeme getiririm,
tartışılmasını sağlarım. Aksi sabit oluncaya kadar buna inanırım. ABD
Irak'ta başarılı mı? ABD böyle tartışmalar yapmıyor.''
kilometre bir anayasa yapmak için ''anayasa yapımcısı meclis''
kurulmasını önererek, bu meclisin 100-120 üyesinin seçimle gelecek
şekilde 150 kişiden oluşabileceğini söyledi.
Toptan, TRT 1'de canlı yayınlanan ''Zirveden Bakış'' programında
gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Anayasanın bazı maddelerinin mi yoksa tamamının mı değiştirilmesi
gerektiği yönündeki bir soruyu Toptan, ''Tercihim, Türkiye'nin yeni bir
anayasa yapmasıdır. Bu yapılırken, Anayasanın başlangıcında yer alan 1,
2, 3 ve 4. maddeleri gibi maddeler mutlaka korunacaktır, tartışma konusu
bile yapmaya gerek yoktur'' diye yanıtladı.
''Yeni bir anayasa, sıfır kilometre bir anayasa yapmak için hukuk
tekniği açısından, bence, siyasi bir yönü yok bunun, bir anayasa
yapımcısı meclis kurmak lazım'' diyen Toptan, 150 kişilik bir anayasa
yapımcısı meclis düşünülebilineceğini ifade etti. Toptan, bu meclisin
100, 110, 120 üyesinin seçimle belirlenebileceğini, ayrıca sivil toplum
örgütleri, ilgili kamu kurumları ve üniversite temsilcilerin de burada
yer alabileceğini belirtti. Toptan, anayasa yapımcısı meclisin
oluşturacağı anayasanın halkoyuna sunulup, kabul edilmesiyle yürürlüğe
gireceğini söyledi.
-''ÖNERİM, KENDİMLE KISITLI KALDI''-
''Bahsettiğiniz, yeni anayasa yapmak üzere bir meclis oluşturulması
mı?'' sorusuna Toptan, ''Evet... 'Bu iş 1,5-2 yılda bitirilecek'
şeklinde süre de verilebilir. Bunun için özel bir kanun lazım''
karşılığını verdi.
Toptan, bu önerisinin kendisiyle kısıtlı kaldığını, kimsenin itibar
etmediğini dile getirdi.
Önlerine, anayasa değişikliğiyle ilgili öneri gelmeden, harekete
geçmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Toptan, bunun bir fikir,
açılım olduğunu vurguladı.
Bu modelin, daha önce uygulanıp uygulanmadığına ilişkin bir soru üzerine
Toptan, ''Bir yerde uygulanmasına gerek yok ki... Türkiye, sivil
anayasasını kendisi hiç yapmadı ki... 1876'da yapmadı, 1908'de yok. 1982
Anayasasının yerine 2008 Anayasası diyebilmek için benim dediğim
yöntemin dışında yöntem yok. Bunun siyasi boyutu yok, hukukçu olarak
söyledim'' diye konuştu.
-''DAHA GERÇEKÇİ OLUR''-
Şu anda yapılmak istenenin kapsamlı bir anayasa değişikliği olduğuna
dikkati çeken Toptan, bunun için zamanın hızla ilerlediğini ifade etti.
Meclisin gündeminde çok önemli yasa tasarı ve teklifleri bulunduğunu,
reform yasalarının da önümüzdeki günlerde Meclise gelebileceğini ifade
eden Toptan, daha sonra yerel seçim havasına girileceğini, ardından
genel seçimin tartışılabilineceğini söyledi. Toptan, bu konjonktürde
139-140 maddelik yeni bir anayasanın, TBMM tarafından gerçekleştirip
gerçekleştiremeyeceğini çok fazla kestiremediğini belirtti. Toptan,
böyle bir değişikliğin yüzde 100 uzlaşmayla yapılabileceğini, ancak
bunun olmadığını vurgulayarak, ''Kapsamlı anayasa yapmak yerine,
üzerinde yüzde 100 olmasa bile geniş mutabakata varılabilecek, çok uzun
olmayan, değiştirilmesi gerektiğine herkesin inandığı bir takım
hükümlerde iyileştirmeler yapılabilir. Böyle bir anayasa değişikliği
gelirse sanki o daha gerçekçi olabilir'' diye konuştu.
Anayasa değişikliği konusunda, AK Parti'nin ciddi bir hazırlığının
olduğunu, çeşitli sivil toplum örgütlerinin de bu konuda çalışmaları
bulunduğunu anımsatan Toptan, sürecin bir an önce başlatılması
gerektiğini kaydetti. Toptan, ''TBMM Başkanlığına anayasa değişikliği
önerisi getirirler, benden bir talep olacaksa ancak o zaman olabilir.
Sivil toplumla, diğer siyasi partilerle paylaşabileceğim ortada resmiyet
kazanan bir metin olmalı ki harekete geçmeliyim'' dedi.
Toptan, ''türban bir sorundur, bunun çözümü lazım'' şeklinde herkeste
geniş bir kabul olduğu gibi, yeni bir anayasa değişikliği konusunda
bir-iki itiraz dışında toplumda geniş mutabakat olduğunu kaydetti.
Toptan, nerede uzlaşma, birleşmenin olduğunun aranması gerektiğini dile
getirdi.
''Sorun kuşkunun giderilmesi, bunu giderebilir misiniz?'' sorusunu ''Ben
elbette bana düşeni yaparım. Ama durumdan vazife çıkarmam, siyaset
anlayışımda bu yok'' diye yanıtladı.
TSK'NIN K. IRAK HAREKATI
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin
Irak'ın kuzeyine düzenlediği kara harekatını tamamlayarak çekilmesi
konusunda ABD'nin ciddi bir yanlış yaptığını belirterek, ''Çok hoyratça
bir politika izledi. Durumdan bir kar çıkarmaya çalıştı'' dedi.
Toptan, TRT 1'de yayınlanan ''Zirveye Bakış'' programında gazetecilerin
gündemdeki konulara ilişkin sorularını cevapladı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın kuzeyine düzenlediği operasyondan
sonra yaşanan tartışmaları ve kullanılan üslupları nasıl
değerlendirdiğinin sorulması üzerine Toptan, şöyle konuştu:
''Çok üzülüyorum... Yüzlerce yıllık devlet deneyimi olan bizim, bu tür
tartışmalarda çok dikkatli bir üslup kullanmamız lazım. Elbette
demokrasilerde eleştirilemeyecek, tartışılamayacak hiç bir şey yoktur.
Olamaz da... Bu kural bütün kurumlar için geçerli. Bütün kurumlar
tartışılabilir, bütün kurumlar eleştirilebilir ama burada önemli olan
üslubun çok iyi ayarlanmasıdır.
TBMM'nin, Hükümetin gönderdiği tezkereyi onaylaması suretiyle Hükümete,
Türk Silahlı Kuvvetlerini sınır ötesine gönderme iznini vermesiyle
başlayan süreçte önemli bir takım kilometre taşları var. Bunlardan bir
tanesi, TBMM, Hükümetin gönderdiği tezkereyi eşine kolay kolay
rastlanmayacak bir biçimde oy birliğine yakın bir büyük çoğunlukla
onayladı. En önemlisi, TBMM'nin terörle mücadelede Türk Silahlı
Kuvvetlerine çok büyük bir güven duyduğunu ve verilen görevi Türk
Silahlı Kuvvetlerinin başarıyla yerine getireceği inancının altı
çizildi. Tezkerede hudut, şümul, şekil ve şartını tayin yetkisi Hükümete
verildi.
Hükümetle Genelkurmay'ımız bir koordinasyon içerisinde önce hava
harekatını başlattı, arkasında da 8 gün süren bir kara harekatı
gerçekleştirildi.
Elbette ben asker değilim. Orada neler var onu bilmiyorum ama şunu
biliyorum ben... Görüntülerden bütün dünya, Türkiye izledi. Orada
terörle mücadele çok kolay şartlar altında gerçekleştirilmedi. Zaman
zaman benzetmeler yapıldı, arkadaşlarımız da yazdılar, sanıyorum
Genelkurmay Başkanımız da söyledi; 'Uludağ'a çıkılıp da oradan iniliyor
veya Uludağ'a çıkılıyor' değil... O nedenle oradaki şartları, iklim
şartlarını, coğrafi şartları tam bilmeden, terörle mücadelenin zaten
kendi yapısında olan zor şartları kestirmeden, olayı tartışmanın yanlış
ve haksız olacağını düşünüyorum.''
Orada yanlışlık da yapılmış olabileceğini ifade eden Toptan, ''ama şu
ana kadar, bu harekatla ilgili nerede yanlış yapıldığı konusunda hiç
kimsenin bir iddia ortaya koymadığını biliyoruz'' dedi. Operasyonun
büyük bir titizlikle gerçekleştirildiğini bütün dünyanın izlediğini
belirten Toptan, ''Biz ne dedik? 'Türkiye'nin hedefinde Kuzey Irak
toprakları yoktur. Kuzey Irak'ta yaşayan masum vatandaşlar yoktur,
siviller yoktur.' Şu ana kadar aradan bunca zaman geçti, tersini ortaya
koyabilecek bir iddia ortaya atılabilmiş değil'' diye konuştu.
-ABD'NİN TUTUMU-
Toptan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekatı başarıyla gerçekleştirdiğini
vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Zannediyorum ABD burada ciddi bir yanlış yaptı. Belki kendi iç
politikası bakımından, belki dünyaya mesaj vermesi bakımından... Bugün
bir emekli büyükelçimiz kullandı, ben de severek kullanıyorum; çok
hoyratça bir politika izledi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara harekatını
bitirip geriye dönmeye başladığının bilinmesinden sonra; belki ben
bilmiyordum, arkadaşlarım bilmiyordu ama bilinmesinden belli ki onlar
iyi izliyorlar... Kuzey Irak'ta onların konuşlanmış bir durumu var.
Ondan sonra sanki onların inisiyatifiyle yani 'bakın biz istedik de Türk
Silahlı Kuvvetleri oradan çekiliyor' havasını vermesi, hoş bir görüntü
olmadı.
Ama bunu niye yaptı ABD? Belki kendi iç kamuoyuna, belki Bağdat
yönetimine, belki de Kuzey Irak yönetimine 'Siz bana bakın... Kızdınız
ama Türkiye'ye yardımcı oldum Kuzey Irak'a kara harekatı ve hava
operasyonu için... Ben de söyledim geri çekiliyorlar' gibi bir hava
yaratmak istedi zannediyorum. Durumdan böyle bir kar çıkarmaya çalıştı.''
-DİPLOMASİ AYAĞI...-
Toptan, ''çekilmeyi biliyorlardı da onun için böyle bir açıklama
yaptılar mı demek istiyorsunuz?'' sorusunu cevaplarken de '' Ben öyle
yorumluyorum. Çekilmeyi sadece 'biliyorlardı' değil. Çekilme, zaten
sonraki açıklamalardan da anlıyoruz ki bir gece evvel başlamış.
Açıklamalar bir gün sonra... ABD Savunma Bakanı'nın açıklaması bir gün
sonra, Başkan Bush'un açıklaması bir gün sonra. Yani çekilme başladıktan
sonra'' diye konuştu.
Toptan, şöyle devam etti:
''Belki burada bugün diplomasi ayağımızda bir eksikliğimiz var. O sıkça
yaşadığımız bir şey. O (açıklama) hemen karşılanabilirdi. Amerikalıların
o tavrı hemen karşılanabilir. Ne yapılabilirdi? 'Dur bakalım. Sen
isteğin için değil, zaten biz oradaki hedeflerimize vardık, amacımızı
gerçekleştirdik, terörle mücadele kapsamında yapılacak şeylerin hepsi
yapılmıştır o nedenle kendi programımız çerçevesinde çekilmeye başladık'
denilebilirdi. Bu karşılanabilirdi ABD'nin o iddialarına karşılık. Belki
de bizim diplomatik eksikliğimiz var.''
-ÇEKİLMEDEN SONRA YAŞANAN TARTIŞMALAR...-
TBMM Başkanı Toptan, iki muhalefet partisiyle Genelkurmay Başkanlığı
arasında yaşanan tartışmaların hatırlatılması üzerine, bu tartışmalarda
bir sorumlu aramaya gerek olmadığını belirtti. ''Fotoğraf hoş bir
fotoğraf değil'' diyen Toptan, şunları söyledi:
''Türk Silahlı Kuvvetlerinin ne şartlarda görev yaptığını hemen unuttuk.
Onu akıldan çıkarmamamız lazım. Orada sayın genel başkanların doğrudan
sayın Genelkurmay Başkanı'ndan yahut da ilgilerden vaya Başbakandan
bilgi almaları gerekirdi diye düşünüyorum. Yani hemen Türk Silahlı
Kuvvetlerine dönük, söylem çok şık olmadı, çok doğru olmadı. Çünkü, bu
silahlı kuvvetlerin yerine başka bir silahlı kuvvetler ikame etmeniz
mümkün mü? Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden bir tanesi Türk
Silahlı Kuvvetleri. Son operasyonda da en yüksek teknolojiyi kullandı
silahlı kuvvetlerimiz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesi
yahut bizi tehdit eden unsurlara karşı mücadelesi, sadece Kuzey Irak
operasyonu ile başlamadı ki. Türkiye bu coğrafyada olduğu sürece, zaten
güçlü bir silahlı kuvvetler bulundurmak zorunda. Hem sonuna kadar
bulundurmak zorunda. O nedenle silahlı kuvvetlere bir şey söylerken
dikkatli olmamız lazım.
Denilebilir ki 'şurada bir operasyonda yanlışlık yapıldı. Şurada
eksiklik yapıldı. Kara yerine havadan gidilebilir. Zamanlaması
yanlış...' Ama silahlı kuvvetleri yıpratacak bu üslubu yanlış görüyorum.
Bunun kimseye faydası yok.
Biraz acele çıkışlar yapıldı. Keşke bunlar Genelkurmay Başkanlığına
değil de Hükümete yapılsaydı. Hükümet çıkar cevap verirdi, konu orada
kapanırdı giderdi.''
-''TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ BİR KURUM''-
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir kurum olduğunu hatırlatan Toptan, bu
kurumun günlük tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasının AK Parti, CHP, MHP ve herkese
zararı olacağını kaydeden Toptan, ''O bakımdan orada bir yanlışlık
yapıldı gibi geliyor. Umuyorum ki diliyorum ki aklı başında,
vatanseverliği malum iki liderlerimiz, tartışmayı burada keserler...''
dedi.
Toptan, şöyle konuştu:
''Genelkurmay Başkanlığının onlara verdiği cevap da ciddi şekilde dozu
çok yüksek bir cevap oldu. O da hoş olmadı. Yani muhalefet partiler ile
Genelkurmay Başkanlığı arasındaki böyle bir polemik de o fotoğraf da
güzel olmadı. Diliyorum ki bu tartışma burada biter. Tartışmanın
sürdürülmesinin kimseye bir yararı yok ama Türkiye'ye zararı var.''
-''TADINI ÇIKARAMADIK''-
TBMM Başkanı Toptan, ''çekilme kararını tartışmaktan operasyonun
başarılarını konuşamadık'' diyen gazeteciye, ''işin tadını çıkaramadık''
karşılığını verdi.
Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarına rağmen tartışmaların altında
ABD'nin tavrının yatıp yatmadığı yönündeki bir soru üzerine de Toptan,
şunları söyledi:
''O çok önemli bir etken... Bu harekatla çok mesaj veriliyor. Burada çok
mesaj var. Herkese mesaj var. Kuzey Irak yönetimine var, PKK'ya var, PKK
sempatizanlarına var, Bağdat yönetimine var, dünyaya var. Türkiye
böylesine önemli, kapsamlı bir harekatı da dünyanın desteğini yanına
almak suretiyle gerçekleştir. Bu çok önemli bir şey. Keyfini çıkarmamız
lazım gelirken çok gereksiz bir tartışma açtık. Bana göre de yanlış
yaptık.''
-''PEYGAMBER OCAĞI''-
Tartışmaları parlamenter sistem açısından nasıl yorumladığı sorusunu da
Toptan, şöyle cevapladı:
''Parlamenter sistem açısından, Türkiye'yi, siyasi partiler sisteminin
Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkisini değerlendirirken, batı
şablonlarında hareket etmeniz mümkün değil. Çünkü, bizde silahlı
kuvvetlerin gelenekselleşen bazı yönleri var. Silahlı kuvvetleri bizim
halkımız 'peygamber ocağı' olarak görür. Dünyanın hiç bir yerinde bu
kadar şehit verilmesine rağmen, 19 yaşındaki çocuğunu davulla zurnayla
askere gönderen bir millet bulamazsınız. Dünyanın hiç bir yerinde şehit
olmuş binbaşının arkasından 'oğlum da onun yolundan gidecek, asker
olacak' diyen anneyi bulamazsınız. O nedenle Türk Silahlı
Kuvvetlerimizin halkımızla ilişkisi çok farklıdır.
Siyasetle ilişkisine bakarken geçmişte askeri müdahaleler var. Bunlar
güzel örnekler değil. Onların Türkiye'ye faturaları var. Ama artık onu
aşmış olmamız lazım. Onu artık aklımıza getirmememiz lazım. Getirip de
konuşmamamız lazım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç siyasete müdahale
etmemesi lazım.''
-''ÖLÇÜSÜZ GÜÇ''-
CHP, MHP ve Genelkurmay Başkanlığının açıklamasıyla ilgili bir başka
soru üzerine de Toptan, ''Her iki taraf da ölçüsüz bir güç kullandı. Ne
silahlı kuvvetlerimiz o eleştiriyi hak ediyordu, ne de siyaset bu
lafları hak ediyordu. herkesin çok dikkatli bir üslup kullanması lazım.
Parlamento açısından olay değerlendirildiğinde, siyaset kurumuna veya
siyaset kurumunun temsilcilerine karşı kullanılan üslup, kesinlikle
ölçüyü aşan bir üslup olmuştur'' dedi.
Toptan, herkesin işin bu noktaya gelmesinden üzüntü duyduğuna inandığını
belirterek, ''benim tanıdığım olayın aktörler için söylüyorum; herkes
işin bu noktaya gelmesinden üzülmüştü. Çünkü, bu tür tartışmanın kimseye
yararı yok'' diye konuştu.
-''İNANMAK ZORUNDAYIZ''-
Bir başka soru üzerine Toptan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar
Büyükanıt'ın açıklamalarına inanmak zorunda olduklarını ifade ederek,
şöyle konuştu:
''Eleştirinin odağında daha çok sanki 'ABD istedi de Türk Silahlı
Kuvvetlerimiz çekildi' gibi bir nokta çok öne çıktı bence. Orada da
haksızlık yapıyoruz. Ben, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başındaki
Genelkurmay Başkanımızın söylediklerinden başka hiçbir şeyi aklıma
getiremem. Mecburum ben Genelkurmay Başkanının söylediğine inanmaya.
Benim elimde aksi bir kanıt olursa da onu gündeme getiririm,
tartışılmasını sağlarım. Aksi sabit oluncaya kadar buna inanırım. ABD
Irak'ta başarılı mı? ABD böyle tartışmalar yapmıyor.''
