2009-04-29 - 16:50
"RİSK ALTINDA VE KORUNMASI GEREKEN ÇOCUKLAR ULUSLARARASI SEMPOZYUMU"
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, Ankara Swıssotel'de düzenlenen ''Dünya Çocuklarının Mutlu Geleceği İçin Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu''nun kapanış törenine katıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin himayesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü ve UNICEF işbirliği ile "Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu" Ankara'da yapıldı.

Dünya Çocuklarının Mutlu Geleceği İçin Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Uluslararası Sempozyumu'nun kapanış törenine katılan TBMM Başkanı Köksal Toptan, yaptığı konuşmada, "Çocuklarımızı ne kadar iyi eğitebilir, tehlike ve risklere karşı koruyabilirsek, geleceğimizi de o kadar sağlam temeller üzerine kurma imkanı buluruz." dedi.

Toptan, ''Çocuklarımızın bilgileri, hayalleri, ilgileri gelecek dünyamızı sorunlardan arınmış hale getirecektir. Sevgiyi temsil eden, yaşamı her yönüyle
güzelleştiren çocuklara, tüm haklarının korunduğu, suçtan uzak yaşanabilir bir dünyanın bırakılması, insanlığın ortak sorumluluğudur. Geleceğimizi yakından ilgilendiren bu alanda yapılan çalışmalara her zaman değer veriyor ve destek olmaya çalışıyoruz'' diye konuştu.

Dünyanın geleceğini şekillendirecek çocukların daha mutlu yarınlara ulaşmaları için düzenlenen uluslararası nitelikteki bu sempozyumun, Meclisin
himayesine alınarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında her yıl düzenlenmesinin geleneksel hale getirildiğini söyleyen Toptan, ''Bunu ülkemiz ve dünya çocukları adına çok önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz'' dedi.

''Risk altındaki çocuklar'' tanımlamasının, sokak çocukları, suça itilen çocuklar, çalışan çocuklar ve istismara maruz kalan çocuklar gibi çok geniş
yelpazeyi içerdiğini dile getiren Toptan, şunları kaydetti:

''Gerek toplumun her kesimini etkilemesi, gerekse de bir toplumdan diğerine sınır tanımaz yaygınlığı nedeniyle, risk altındaki çocukların durumu
çağımızın en öncelikli sorunlarının başında gelmektedir. Bu durumda olan çocukların ortak özelliği bulundukları yaşın gerektirdiği hayatı yaşayamamaları ve aile ortamının sağladığı sevgi, güven, dayanışma ve diğer değerlerden yoksun kalmaları tehlikesidir. Risk altındaki çocuklar, okulda, oyunda veya ailesinin yanında olması gerekirken sokakta, çalışma hayatında ya da suç örgütlerinin elinde her türlü tehlikeye maruz ortamlarda bulunmaktadır.

Çocuğun çocukluğunu yaşayamaması, aileden, okuldan kopması, kötü alışkanlıklara ve suça doğru yönlenmesi en önemli toplumsal sorunlarımızın
başında gelmektedir. Çocuklarımıza sahip çıkmak ve onları tüm risklere karşı korumak her şeyden önce insani ve vicdani bir görevdir. Biz toplum olarak çocuklarına önem veren, çocuklarını çok seven ve onların üzerine titreyen bir milletiz.

Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir. 18 yaş grubunda 26 milyon gencimiz ülke nüfusumuzun yüzde 34'üne tekabül etmektedir. Çocuk hakları konusunda sürekli ilerlemeler kaydediyoruz. Ancak bunların yeterli olmadığını biliyoruz. Çünkü çocuklara karşı şiddet, istismar gibi suçlar da maalesef giderek artmaktadır.

Çocuk suçluluğu ve mağdur çocuk sayısı hiç de küçümsenmeyecek düzeylerdedir. 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Yasası ile çocukların cinsel istismarı, çocuklara yönelik şiddet, çocukların suçta kullanılması, çocuk suçlulukla ilgili tedbirler ve rehabilitasyon ile çocuk hakları konularında reform niteliğinde düzenlemeler hayata geçirilmesine rağmen uygulamalarda eksiklikler olduğunu kabul etmeliyiz.''

Çocukları suçlardan toplum olarak korumaya özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Toptan, aile içi şiddete maruz kalmış, sokaklarda yaşayan çocukların halinin ''vicdanları yaraladığını'' söyledi.

Özellikle büyük şehirlerin korkulu rüyası olan kapkaç ve hırsızlık vakalarına çocukların karıştırıldığını ve onlara suç işletildiğini dile getiren
Toptan, ''Başta terör olmak üzere çok sayıda suçta çocuklarımızın kullanıldığına tanık oluyoruz. Yapılan istatistiklerde uyuşturucu kullanımının gençler arasında yüzde 75 oranında arttığını görmekteyiz. Anne ve babalarını hunharca katleden gençlerimizin varlığına üzülerek şahit oluyoruz. Böylesine ciddi sosyal sorunlarla karşı karşıyayız'' dedi.

POLİSİYE ÖNLEMLERLE ÇÖZÜM BULMAK KOLAY DEĞİL...
Böylesine hayati sorunlara sadece yasal düzenlemelerle ya da polisiye önlemlerle çözüm bulmanın kolay olmadığını anlatan Toptan, yaşanan bu sorunlar karşısında yasal düzenlemelerin yanı sıra sosyal politikalar üretmeyi ve bunu topluma yaymayı sorunun çözümü için çok önemli gördüklerini kaydetti.

Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek için öncelikle toplumun en temel taşı olan aileden başlayarak herkesin el birliğiyle ortak bir anlayışla çaba
göstermesi gerektiğini belirten Toptan, ''Çocukların yaşadığı tüm sorunların aşılmasında aile içerisindeki sevgi bağlarının güçlü olması hayati önem
taşımaktadır'' dedi. Toptan, şunları söyledi:

''Toplumun aynası olan ailenin dışında kamu kurumları başta olmak üzere eğitimcilere, sivil toplum örgütlerine ve toplumun tüm kesimlerine büyük görevler düşmektedir. Bu sorunların aşılmasında görsel ve yazılı medyanın sorumluluğu da gerçekten büyüktür. Reyting kaygısıyla şiddeti özendiren yayınların çocuklarımıza verdiği tahribatı herkesin çok iyi görmesi ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim. Teknolojinin sınır tanımaz bir hızda ilerlediği günümüzde çocuklarımızı çağın sunduğu bu imkanlardan en güzel şekilde
faydalanan, ancak tehlikelerine karşı duyarlı bir hale getirmeliyiz.

Geleceğin devlet adamları, öğretmenleri, doktorları, hukukçuları, mühendisleri olacak çocuklarımızı; şiddetten, zararlı alışkanlıklardan ve bütün
kötülüklerden korumalıyız. Geleceğimizi inşa edecek en kıymetli hazinelerimiz olan çocuklarımızı suçun ve kötülüklerin karanlık ellerine bırakamayız. Bu konuda toplumsal ve küresel dayanışmaya ve seferberliğe bizim ve tüm insanlığın ihtiyacı var. Toplumsal sorunlarımızın çözümünde son derece hassas olan TBMM, her zaman çocuklarımızın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir.

Geleceğimizin aydınlık parıltıları olan sevgili çocuklarımızın suça itilmemesi ve istismar edilmemeleri için her türlü desteği vermeye hazırız. Yaptığımız yasal çalışmaların yanı sıra kurduğumuz araştırma komisyonlarıyla da bu önemli sorunların çözümü için çaba sarf ediyoruz. TBMM'de, çocuk haklarının geliştirilmesi yönünde yaptığı çalışmaları kurumsal bir yapıya kavuşturarak Çocuk Hakları İzleme Komitesi oluşturmuştur. Bu amaçla siyasi parti gruplarından temsilcilerin yer aldığı Çocuk Hakları İzleme Komitesi'nin çalışmaları çocuk hakları konusunda yol gösterici olacağı kanaatindeyim.''

Toptan, TBMM'nin himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal da çocukların iyi yetiştirilmesinin önemine dikkati çekti. Çocukların pek çok sebeplerle risk altında veya riskin içinde olduklarını, ülkelerdeki çeşitli kurumların bazı projelerle bu sorunun üstesinden gelmeye çalıştıklarını kaydeden Köksal, Emniyet
Genel Müdürlüğünün de bu konuyla ilgili birçok çalışması olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından Köksal, Toptan'a katkılarından dolayı bir plaket sundu.

Köksal Toptan da sempozyum katılımcılarına birer plaket verdi.