2013-11-05 - 16:09
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik, TBMM Genel Kurulu'na başörtüsüyle katılan beşinci milletvekili oldu.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, Kerbela şehitlerine Allah'tan rahmet diledi.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz ve AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit, Muharrem ayının başlaması dolayısıyla gündemdışı konuşma yaptı. Grupları adına da Muharrem ayı dolayısıyla konuşmalar yapıldı.
AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik de Genel Kurul'a başörtüsüyle katıldı. Candemir, TBMM Genel Kurulu'nda başörtüsü takan beşinci milletvekili oldu.
Geçen hafta başörtüsüyle Genel Kurula giren AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, yerinden yaptığı konuşmada, "Geçen hafta millet iradesinin gözbebeği olan TBMM'de sağduyulu bir şekilde karşılanmamız, ülkemizin birlik ve beraberlik yolunda ne kadar büyük mesafeler kat edebileceğini, önyargılarımızdan, sığ kamplaşmalarımızdan sıyrılabilmenin her an mümkün olduğunu göstermiştir. Yüce Meclisimiz kendine yaraşır tavrı oraya koymuştur. Bu vesileyle o gün parti grupları adına söz alan sayın konuşmacılara ben ve arkadaşlarım adına teşekkür etmek istiyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, fındık üreticisi ve sektörünün sorunlarına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP'nin, fındık üreticisi ve sektörünün sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, dünya tekeli olduğu üründen yeteri kadar para kazanamadığını belirterek, fındık üreticisinin de hak ettiği parayı alamadığını söyledi. Fındığın maliyetin altında satıldığını savunan Karaahmetoğlu, "İhracatta en çok döviz kazandıran ürün olması da çiftçiye bir şey kazandırmıyor. Türkiye tekel konumda olduğu için fiyatı istediği gibi belirleme hakkına sahip, ama başka ülkelerde belirleniyor. Türkiye yerine, Avrupa kapitalizmi ve Türkiye'deki işbirlikçileri para kazanıyor. Fındık üreticisine destek verilmesi, ülke menfati için önem taşıyor. Fiskobirlik yeniden canlandırılmalı" dedi.
AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Fiskobirliğin üretici için piyasayı dengeleyici olmaktan çıktığını TMO vasıtasıyla fındık alındığını hatırlatarak, taban arazilerinde sökümün yüzde 5 seviyesinde kaldığını, Hükümet'in bu konuda da üreticiye teşvik sağladığını anlattı. Geldi, yapılan çalışmalarla Fiskobirliğin bugünkü şartlarda sağlıklı kuruluş haline gelme imkanına kavuştuğunu savundu.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu da öneri lehinde, Karadeniz'de fındığın senet halinde olduğunu, bugün gelinen noktada bu özelliğini yitirdiğini ifade ederek, "Fındık milli üründür ama bugün para etmiyor. Fındık üreticisi artık gündelikçi tutmadan ürününü topluyor. Rekolteye göre üreticiye destek vermeliyiz. Karadeniz illerinin göçünü engellemek istiyorsanız, konut değil, fındık, çay, hayvancılık desteklenmeli. Karadeniz'de kimse hayvancılıkla uğraşmıyor çünkü para etmiyor" görüşünü kaydetti.
AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Genel Kurul gündeminin belli olduğunu, fındığın "dolgu malzemesi" yapılmasını doğru bulmadıklarını söyledi. Fındığa çok büyük destek verildiğini ileri süren Hamarat, üreticinin hep yanında olduklarını, olmaya da devam edeceklerini söyledi.
Alan bazlı desteklemenin daha akılcı olduğunu, üreticilerin de bundan memnun olduğunu ve AK Parti iktidarının bu politikaya devam etmesini istediğini belirten Hamarat, "Asıl sorun fındığın işlenmesidir. Bunun için de gerekli destek verilmektedir. Bu teşvik, başka sektörleri de tetikleyecek" dedi.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın ceza infaz kurumu adının "adli rehabilitasyon ve eğitim kurumu" olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi, kabul edilmedi.
Bayraktutan'ın kürsüden bir cezaevi maketi göstermesi üzerine birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, konuşmacının başka nesnelere ihtiyaç duymaması gerektiğini söyledi.
Bahçekapılı, gündeme geçmeden önce "muharrem iftarı" dolayısıyla birleşime 40 dakika ara verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping kullanımı konusunda verilen araştırma önergeleri, birleştirilerek görüşülüyor.
Hükümet adına söz alan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, doping sorununun, Türk sporunun önemli sorunlarından biri olduğu ve bu konuda siyasetin hemfikir olduğunu kaydetti.
"Doping, tereddütsüz bir zehirdir" ifadesini kullanan Kılıç, dopingin sadece Türk sporunun değil, olimpiyat komitesinin de bir numaralı mücadele gündemi olduğunu dile getirdi.
2011 yılında bazı ülkelerde yapılan dopinglerden örnekler veren Kılıç, 100 metre erkeklerde, en iyi 8 sporcudan 6'sında yasaklı maddeye rastlandığını kaydetti.
Anlık performans isteyen branşlarda doping kullanımının yoğunlaştığını belirten Kılıç, 2012 yılında ABD'de yasaklı maddenin, alınan numune örneğine oranının yüzde 3,22; Türkiye'de ise oranın 1,34 olduğunu bildirdi.
"Bu orana bakarak sevinecek değiliz" diyen Kılıç, "Yaklaşımımız sıfır tolerans prensibidir. Tek dopingli sporcu bırakmayıncaya kadar bu mücadeleye canla başla devam edeceğiz. Buna dahil olanlar en sert şekilde bu işin hesabını verecek, bedelini ödeyecek" dedi.
2012, 2013 yılında yakalanan numune sayılarının artmasının nedeninin, dopingle mücadele konusundaki hassasiyet olduğunu belirten Kılıç, 2011 yılında Dopingle Mücadele Komisyonu'nun habersiz, ani denetimlerde aldığı toplam numune adedinin 71; 2013 yılında 10 ayda aldığı numune adedinin ise 1077 adet olduğunu bildirdi. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, mücadeledeki kararlılığın apaçık göstergesi. Çünkü Türk sporunu ve sporcusunu böylesine bir lekenin gölgesi altında bırakmak istemiyoruz. Başarı ve başarısızlığı da dopingin tesirlerine mahkum etmek istemiyoruz. Bu amansız mücadele sonuna kadar devam edecek. Halter branşında 32, atletizmde 33 sporcu, iki yıl boyunca yasaklı madde kullanmış olduklarından dolayı müsabakalardan men edildi ve federasyon başkanları da görevlerini bırakmak zorunda kaldı."
Hacetepe Üniversitesi bünyesinde Türkiye Doping Kontrol Merkezi kuruluşunu tamamladığını, örnek numuneleri almaya başladığını, kısa sürede uluslararası akreditasyonunun sağlanacağını söyleyen Kılıç, Hacettepe Üniversitesi ile birlikte Olimpik Spor Enstitüsü'nün de hayata geçirileceğini bildirdi.
CHP grubu adına söz alan Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti döneminde, federasyonların genel kurullarına müdahale edildiğini ve iktidar güdümüne girdiğini öne sürdü.
Özkoç, "Durum, spor kulüplerinin hangi başkanı seçeceklerine müdahale etmesine varıncaya kadar çığrından çıkmıştır. Başbakan, büyük bir oy farkı ile seçilen Türkiye'nin en büyük kulüplerinden bir tanesinin başkanının seçim vaatlerinin gerçekleşmesini engelleyecek açıklama noktasına gelecek kadar gözünü karartmıştır" dedi.
Akdeniz oyunlarının açılışında, Başbakan'ın protestolardan korktuğunu, 25 bin kişilik stada 10 bin kişinin alındığını, biletlerin "AKP örgütü ve müftülükler eliyle satıldığını" öne süren Özkoç, 2004 yılından bu yana her geçen gün artarak devam eden 2013 yılında hız kazanan doping Türk sporunu bulaşıcı bir hastalık gibi sardığını kaydetti.
Ülke insanının dopingin ulaştığı ürkütücü boyut nedeniyle spor haberlerine bakamaz hale geldiğini öne süren Özkoç, "Yandaş sporculara 'nasıl olursa olsun kazanın' baskısı, doping olaylarını patlamıştır" diye konuştu.
Hükümet ve ilgili bakanlığın, sportif başarısızlıkların ve doping gibi skandalların doğrudan sorumlusu olduğunu öne süren Özkoç, şunları ifade etti:
"Son dönemlerde sporumuzu ve Türkiye'yi, dünya kamuoyunda küçük düşüren, itibarsızlaştıran, spor etik ve ruhuna aykırı doping vakalarının ardındaki nedenleri ortaya çıkartmayan, kanunun kendisine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmeyen Bakan'ın, araştırma önergelerine, gensoru önergelerine gerek kalmadan istifa etmesi gerekir. Ancak, böyle bir onurlu duruş, bugüne kadar yaşanmamıştır. Bu nedenle grubumuz önümüzdeki günlerde Gençlik ve Spor Bakanı hakkında gensoru önergesi verecektir. Demokratik bir ülkede bakanlar, sorumlusu oldukları alanda yaşanan skandallardan da sorumludur."
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping olaylarıyla ilgili araştırma önergelerinin görüşmelerinde, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak arasında tartışma yaşandı. Uzunırmak'ın "Bakan doğru cevaplamıyor" sözlerine Kılıç, "Hiçbir kiri veya pisliği örtmemiz mümkün değil" karşılığını verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, grupların dopingle ilgili araştırma önergeleri üzerinde yaptığı konuşmalar tamamlandı.
BDP Grubu adına konuşan Muş Milletvekili Demir Çelik, alkol ve uyuşturucu gibi sporda doping kullanımının da sadece yasalarla toplumun gündeminden çıkarılamayacağını belirterek, konunun "zihniyet işi" olduğunu savundu. Maddiyatın ve paranın ön plana çıktığı ortamda sporun da sporcunun da kirlenmeden nasibini aldığını ifade eden Çelik,"Söz konusu olan dolardır, altındır, madalyadır, statü ve iktidardır. Bundan insanı uzak tutmak, yasa ve cezadan bağımsız zihniyetin değişimi ve dönüşümüyle mümkündür. Öncelikle insanın amatör ruhla, her alanda ve her mekanda spor yapabilmelerine imkan tanınmalı" dedi,
Dünya genelinde her yedi sporcudan birinin dopinge başvurmasının ürkütücü olduğunu vurgulayan Çelik, sporda doping kabul edilemeyeceğini anlattı.
MHP grubu adına konuşan Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın, Türk sporunun içinde bulunduğu durumu anlatırken "bir haber spikeri gibi hiç sorumluluk duymadan" konuşmasını yadırgadığını belirterek, iktidarın 11 yıldır ülkeyi yönettiğini söyledi. Kılıç'ın doping sayılarının artmasını, kontrollerin sıklaşmasına bağladığını anlatan Uzunırmak, "Bakan, kendinden önceki bakanları suçluyor mu? 11 yıldır yönettiği ülkede mızrağın çuvala sığmadığı alanlardan biri spor mu olmuştur? Bakanın mantığıyla dopingle mücadele başarılı olamaz. Çünkü bakan kendisine ulaşan bilgileri belgeleri, hiçbir zaman dikkate almamaktadır, mahkeme kararlarını bile uygulamıyor. Bakan icraatına bakmak yerine, haber spikeri gibi konuşmaktadır. Tedbir alınmazsa önümüzdeki yıllarda olimpiyalara ve diğer uluslararası etkinliklere gönderilecek sporcu kalmayacak. Çünkü sporcular cezalı konumda olacak. Bir ülke düşünün ki sporcularının yüzde 14'ü dopingli çıksın. 11 yılda doping bu seviyeye gelmişse, sebebi iktidardır" diye konuştu.
Dopingli çıkan bir sporcunun bakanlıkta performans hizmetlerinin başına getirildiğini ve 2012 Olimpiyatları'nda da bayrağı taşıyan sporculardan biri olduğunu ileri süren Uzunırmak, şöyle konuştu:
"Tekvandoda bir şeyler patladı, gazeteler yazdı. Bir antrenör durumu bakana bildirdi, sonra çaresiz kaldı basın toplantısı yaptı. Teftiş Kurulu ne yaptı? Olimpiyata giderken sporcuyu 60 altınla ödüllendirirseniz, o sporcu her şeyi yapar. Antrenörlerin idida ettiği gibi bu ödüller paylaşılıyor mu? Bunlara dürüstçe cevap verilirse Bakan altından kalkamaz. Türk sporu önümüzdeki yıllarda dopingsiz sporcunun kalmayacağı bir noktaya mı gitmektedir? Yasaklı maddelerden herhangi birinin direkt veya dolaylı Türkiye mümessilliğini yapan bakanlıkta bir yönetici veya yetkili var mıdır? Bunlara dürüstçe ve ahlaklı cevap bekliyorum. Bunlarla spor bakanlığının nasıl yönetildiği ya da yönetilip yönetilmediği ortaya çıkacaktır."
AK Parti Grubu adına konşan İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, Türk sporunda dopignle mücadele sürecinin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, sporcuların başarılı olmak için üstün performans ortaya koyduğunu söyledi. Bak, "Geçmişte yılda 30-40 maç yapan bir sporcu, şimdi 70-80 maç yapıyor.Bunu yapmak için de destekler alıyor. Bunu bilimle birlikte yürütmek lazım" dedi.
Bak, dünyada doping sayılarının arttığına işaret ederek, Mecis'te kurulacak komisyonun çok önemli bir süreci destekleyerek önemli işlev sağlayacağını kaydetti.
Bakan Kılıç, gruplar adına konuşmaların tamamlanmasının ardından sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, doping konusunda mücadele odaklı hiçbir şey yapılmadığını söylemenin haksızlık olacağını belirterek, atılan adımlar, alınan kararlar ve yapılan uygulamaların gelecek ve Türk sporu adına umut vadeden gelişmeler ve olumsuzluğu bertaraf eden hamleler olduğunu söyledi.
Ödül yönetmeliğinin yapılan eleştiriler üzerine değiştirildiğini hatırlatan Kılıç, olimpiyat şampiyonu olan sporcunun aldığı altın madalyanın karşılığnın 2 bin tam Cumhuriyet altınının bine, gümüş madalyanın bin 500 tam Cumhuriyet altınından 750'ye, bronz madalyanın karşılığı olan bin Cumhuriyet altınının 500'e indirildiğini anlattı. Kılıç, şöyle konuştu:
"Ödüllerde yüzde 30'dan yüzde 70'e kadar varan indirimlere gittik. Sadece antrenörlerin ödüllerini oransal olarak iki katına çıkardık, bu sayede mevcut ödülleri muhafaza ettik. Antrenör Eğitim Yönetmeliğini değiştirdik, bağımsız spor federasyonlarının çalışma esas ve usullerini yeniden belirledik. Birileri şunu ifade edebilir; federasyonlara siyaset karışıyor diyebilir. Kimi federasyonlara siyaset karışıyor diye ifade edecek, kimi çıkacak başarısızlığın hesabını bizden soracak. Federasyonlar sınırsız bir özerklik kullanacaksa, başarının da başarısızlığın da faturası federasyonda olması gerekmez mi? Bunu birlikte değerlendirmek lazım. Türk sporunun bugün hala bir süre daha siyasetin desteğine, teşviğine, katkısına, etkisine ihtiyacı vardır. Haccetepe Üniversitesi ile birlikte Spor Enstitüsü'nü kuruyoruz, doping merkezlerini yeniden akredite ediyoruz. Özel beden eğitimi spor tesislerinin denetlenmesi yoluna gidiyoruz. Anlatamamış olabilirim; 2011 yılından önce dopinle mücadele komisyonu olmadığı için numuneler federasyonlar tarafından alınıyordu. Benden önce görev yapan bakan arkadaşlarımın kabahati yok. Bir federasyon kendi sporcusunu yasaklı madde kullandığını bile bile, habersizce denetleyip yakalatabilir mi, yakalatmaz. Bağımsız denetime devam ediyoruz. 2011 yılında numune adedi 71, 2012'de 447, bugün bin 77...Elbette 71 numunede çıkan doping sayısı ile bin 77'de çıkan doping sayısı farklı olacaktır ama gaye hepsini sıfırlamaktır. 2002 ylında Türkiye'de lisanslı sporcu sayısı 278 bin iken, bugün 4 milyon 717 bin...4 milyon 717 bin sporcuyla, 278 bin sporcunun riskini karşılaştırmak mümkün değildir."
Kılıç'ın ardından söz alan MHP'li Uzunırmak, "Bakan doğru cevaplamıyor. 2004, 2005'te federasyonlar vasıtasıyla alınan numunelerden pozitif çıktığı halde acaba bu sporcular ne yapılmıştır? Bunlardan Bakanlıkta görevli olan var mıdır? Kendi kadrolarında taşıdığı var mıdır? Sayın Bakan'ın bu zihniyetle dopingele mücadele etmesi mümkün değildir" dedi.
Bakan Kılıç, yeniden söz alarak, Tekvando Federasyonu'nda yaşanılanlarla ilgili olarak Teftiş Kurulu'nun gazete haberlerinden önce harekete geçirildiğini, teftişin federasyonda devam ettiğini belirterek, " Ucu nereye giderse gitsin, kimi izan ederse etsin, kimi itham ederse etsin Tekvando Federasyonu'ndaki teftiş sonuna kadar gidecek. Hiçbir kiri veya pisliği örtmemiz mümkün değil. Türk sporunu ayağa kaldırmak, yeni bir vizyon kazandırmak, olimpik harekete dahil etmek üzere Hükümet olarak bütün imkanlarımızı seferber ettik. Bahsettiğiniz isim eski güreşçi Mehmet Özal, 2004 yılında değerlendirilmiştir, karıştığı hadise üzerinde Teftiş Kurulu tahkikata devam etmektedir. Bahse konu ithamlar doğruysa görevinde kalması mümkün değildir. Benim görev teklif ettiğimi, benim taltif ettiğim bir isim değli. Sporun polemik malzemesi yapılmaması lazım" diye konuştu.
Uzunırmak ve MHP'li milletvekillerinin tepkilerini sürdürmesi üzerine Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, "Sporu konuşuyoruz. Lütfen fair play ilkelerine göre bu tartışmayı yapalım. Ayrıca biraz sonra Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın maçı var. İşi gerginleştirmeyelim. Ben Divan ve sizler adına Galatasaray'a, Danimarka Kopenhag karşısında başarılar diliyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping sorununun araştırılması için komisyon kurulması kabul edildi.
Önerge üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, kürsüde konuşurken, AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür'ün komisyon sıralarında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile konuşmasına tepki gösterdi.
Atıcı, "Komisyon kurmanız için illa birinin mi ölmesi gerekiyor?" diye sordu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın "AK Parti Hükümetinin ihaleleri ve bakanları şikecidir" sözleri, Genel Kurul'da tartışma yarattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır, sataşmadan söz alarak, "Bu konuda belge, bilgi, döküman varsa neden bugüne kadar neden suç duyurusunda bulunmadınız? Varsa bilgi, belge, bunları savcılara, mahkemelere vermek en tabii hakkınızdır. Onun dışında belge olmayan konularda hükümeti eleştirmek hakkınız ve haddiniz değil" dedi.
Geçlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da söz alarak, şunları söyledi:
"Gerçekten doping konuşuluyor olsaydı ama maalesef sıklıkla kişilere hakaretlerde bulunuldu. Hükümete yönelik hakaret ve iftiralarda bulunuldu. AK Parti Hükümeti, Başbakanı veya bakanlarından herhangi biri, son yapılan Fenerbahçe kongresine şu veya bu şekilde müdahil olmuş değil. Ondan önce Beşiktaş genel kurulu vardı. Hükümetimizin oraya da dahli söz konusu olmamıştır. Buraların statüleri, üye yapılar bellidir. Buralardaki başkanlık mücadelesinin hangi zeminde, ne şekilde yapıldığı ve yürütüldüğü bellidir. Bütün bu konular karşısında hükümetimizin yaklaşımı da bellidir.
Bazı milletvekilleri Mersin'deki Akdeniz oyunlarında pazarlık usulünün sıklıkla kullanıldığıdan söz ettiler, doğrudur. Çünkü Yunanistan hükümeti almıştır ve 4 yıl boyunca taş üstüne taş koymamıştı. 18 ay içerisinde Akdeniz oyunlarını hem ihaleleri hem projeleri hem inşaatları hem de organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Milletvekilinin ciddiyetine yakışan varsa belgesi Cumhuriyet savcılığına başvurmaktır."
Yeniden söz alan Türkkan, Türkiye'de parlamentoya giren her gencin spor bakanı olmak isteyeceğini belirterek, "Ancak üzülerek ifade ediyorum, siz bu konuyu beceremediniz. Sizin çıka çıka Hamamönü'nde üç tane binayla ilgili meseleniz çıktı" dedi.
Yeniden söz alan Kılıç, "Daha önce gensoru konusu yapılmış bir konuyu buraya getirmekle doping konusunda hazırlıksızlığını ve diğer iddialarıyla ilgili ciddiyetsizliğini ortaya koymuş oldu. Mülk edinme hakkı denen bir hak var. Ben de bu hakkımı kullandım. Varsa gayri kanuni bir şey onunla da ilgili savcılığa gidebilirsiniz" diye konuştu.
Suat Kılıç ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, Galatarasay'a bu akşam oynayacağı şampiyonlar ligi maçında başarılar diledi.
Komisyonun kurulmasının kabul edilmesinin ardından, sıradaki araştırma önergeleri için hükümet ve komisyon yerine oturmayınca, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Bahçekapılı, Kerbela şehitlerine Allah'tan rahmet diledi.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz ve AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit, Muharrem ayının başlaması dolayısıyla gündemdışı konuşma yaptı. Grupları adına da Muharrem ayı dolayısıyla konuşmalar yapıldı.
AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik de Genel Kurul'a başörtüsüyle katıldı. Candemir, TBMM Genel Kurulu'nda başörtüsü takan beşinci milletvekili oldu.
Geçen hafta başörtüsüyle Genel Kurula giren AK Parti Mardin Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey, yerinden yaptığı konuşmada, "Geçen hafta millet iradesinin gözbebeği olan TBMM'de sağduyulu bir şekilde karşılanmamız, ülkemizin birlik ve beraberlik yolunda ne kadar büyük mesafeler kat edebileceğini, önyargılarımızdan, sığ kamplaşmalarımızdan sıyrılabilmenin her an mümkün olduğunu göstermiştir. Yüce Meclisimiz kendine yaraşır tavrı oraya koymuştur. Bu vesileyle o gün parti grupları adına söz alan sayın konuşmacılara ben ve arkadaşlarım adına teşekkür etmek istiyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, fındık üreticisi ve sektörünün sorunlarına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP'nin, fındık üreticisi ve sektörünün sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, dünya tekeli olduğu üründen yeteri kadar para kazanamadığını belirterek, fındık üreticisinin de hak ettiği parayı alamadığını söyledi. Fındığın maliyetin altında satıldığını savunan Karaahmetoğlu, "İhracatta en çok döviz kazandıran ürün olması da çiftçiye bir şey kazandırmıyor. Türkiye tekel konumda olduğu için fiyatı istediği gibi belirleme hakkına sahip, ama başka ülkelerde belirleniyor. Türkiye yerine, Avrupa kapitalizmi ve Türkiye'deki işbirlikçileri para kazanıyor. Fındık üreticisine destek verilmesi, ülke menfati için önem taşıyor. Fiskobirlik yeniden canlandırılmalı" dedi.
AK Parti Giresun Milletvekili Mehmet Geldi, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Fiskobirliğin üretici için piyasayı dengeleyici olmaktan çıktığını TMO vasıtasıyla fındık alındığını hatırlatarak, taban arazilerinde sökümün yüzde 5 seviyesinde kaldığını, Hükümet'in bu konuda da üreticiye teşvik sağladığını anlattı. Geldi, yapılan çalışmalarla Fiskobirliğin bugünkü şartlarda sağlıklı kuruluş haline gelme imkanına kavuştuğunu savundu.
CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu da öneri lehinde, Karadeniz'de fındığın senet halinde olduğunu, bugün gelinen noktada bu özelliğini yitirdiğini ifade ederek, "Fındık milli üründür ama bugün para etmiyor. Fındık üreticisi artık gündelikçi tutmadan ürününü topluyor. Rekolteye göre üreticiye destek vermeliyiz. Karadeniz illerinin göçünü engellemek istiyorsanız, konut değil, fındık, çay, hayvancılık desteklenmeli. Karadeniz'de kimse hayvancılıkla uğraşmıyor çünkü para etmiyor" görüşünü kaydetti.
AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Genel Kurul gündeminin belli olduğunu, fındığın "dolgu malzemesi" yapılmasını doğru bulmadıklarını söyledi. Fındığa çok büyük destek verildiğini ileri süren Hamarat, üreticinin hep yanında olduklarını, olmaya da devam edeceklerini söyledi.
Alan bazlı desteklemenin daha akılcı olduğunu, üreticilerin de bundan memnun olduğunu ve AK Parti iktidarının bu politikaya devam etmesini istediğini belirten Hamarat, "Asıl sorun fındığın işlenmesidir. Bunun için de gerekli destek verilmektedir. Bu teşvik, başka sektörleri de tetikleyecek" dedi.
Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Öte yandan, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın ceza infaz kurumu adının "adli rehabilitasyon ve eğitim kurumu" olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi, kabul edilmedi.
Bayraktutan'ın kürsüden bir cezaevi maketi göstermesi üzerine birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, konuşmacının başka nesnelere ihtiyaç duymaması gerektiğini söyledi.
Bahçekapılı, gündeme geçmeden önce "muharrem iftarı" dolayısıyla birleşime 40 dakika ara verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping kullanımı konusunda verilen araştırma önergeleri, birleştirilerek görüşülüyor.
Hükümet adına söz alan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, doping sorununun, Türk sporunun önemli sorunlarından biri olduğu ve bu konuda siyasetin hemfikir olduğunu kaydetti.
"Doping, tereddütsüz bir zehirdir" ifadesini kullanan Kılıç, dopingin sadece Türk sporunun değil, olimpiyat komitesinin de bir numaralı mücadele gündemi olduğunu dile getirdi.
2011 yılında bazı ülkelerde yapılan dopinglerden örnekler veren Kılıç, 100 metre erkeklerde, en iyi 8 sporcudan 6'sında yasaklı maddeye rastlandığını kaydetti.
Anlık performans isteyen branşlarda doping kullanımının yoğunlaştığını belirten Kılıç, 2012 yılında ABD'de yasaklı maddenin, alınan numune örneğine oranının yüzde 3,22; Türkiye'de ise oranın 1,34 olduğunu bildirdi.
"Bu orana bakarak sevinecek değiliz" diyen Kılıç, "Yaklaşımımız sıfır tolerans prensibidir. Tek dopingli sporcu bırakmayıncaya kadar bu mücadeleye canla başla devam edeceğiz. Buna dahil olanlar en sert şekilde bu işin hesabını verecek, bedelini ödeyecek" dedi.
2012, 2013 yılında yakalanan numune sayılarının artmasının nedeninin, dopingle mücadele konusundaki hassasiyet olduğunu belirten Kılıç, 2011 yılında Dopingle Mücadele Komisyonu'nun habersiz, ani denetimlerde aldığı toplam numune adedinin 71; 2013 yılında 10 ayda aldığı numune adedinin ise 1077 adet olduğunu bildirdi. Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu, mücadeledeki kararlılığın apaçık göstergesi. Çünkü Türk sporunu ve sporcusunu böylesine bir lekenin gölgesi altında bırakmak istemiyoruz. Başarı ve başarısızlığı da dopingin tesirlerine mahkum etmek istemiyoruz. Bu amansız mücadele sonuna kadar devam edecek. Halter branşında 32, atletizmde 33 sporcu, iki yıl boyunca yasaklı madde kullanmış olduklarından dolayı müsabakalardan men edildi ve federasyon başkanları da görevlerini bırakmak zorunda kaldı."
Hacetepe Üniversitesi bünyesinde Türkiye Doping Kontrol Merkezi kuruluşunu tamamladığını, örnek numuneleri almaya başladığını, kısa sürede uluslararası akreditasyonunun sağlanacağını söyleyen Kılıç, Hacettepe Üniversitesi ile birlikte Olimpik Spor Enstitüsü'nün de hayata geçirileceğini bildirdi.
CHP grubu adına söz alan Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, AK Parti döneminde, federasyonların genel kurullarına müdahale edildiğini ve iktidar güdümüne girdiğini öne sürdü.
Özkoç, "Durum, spor kulüplerinin hangi başkanı seçeceklerine müdahale etmesine varıncaya kadar çığrından çıkmıştır. Başbakan, büyük bir oy farkı ile seçilen Türkiye'nin en büyük kulüplerinden bir tanesinin başkanının seçim vaatlerinin gerçekleşmesini engelleyecek açıklama noktasına gelecek kadar gözünü karartmıştır" dedi.
Akdeniz oyunlarının açılışında, Başbakan'ın protestolardan korktuğunu, 25 bin kişilik stada 10 bin kişinin alındığını, biletlerin "AKP örgütü ve müftülükler eliyle satıldığını" öne süren Özkoç, 2004 yılından bu yana her geçen gün artarak devam eden 2013 yılında hız kazanan doping Türk sporunu bulaşıcı bir hastalık gibi sardığını kaydetti.
Ülke insanının dopingin ulaştığı ürkütücü boyut nedeniyle spor haberlerine bakamaz hale geldiğini öne süren Özkoç, "Yandaş sporculara 'nasıl olursa olsun kazanın' baskısı, doping olaylarını patlamıştır" diye konuştu.
Hükümet ve ilgili bakanlığın, sportif başarısızlıkların ve doping gibi skandalların doğrudan sorumlusu olduğunu öne süren Özkoç, şunları ifade etti:
"Son dönemlerde sporumuzu ve Türkiye'yi, dünya kamuoyunda küçük düşüren, itibarsızlaştıran, spor etik ve ruhuna aykırı doping vakalarının ardındaki nedenleri ortaya çıkartmayan, kanunun kendisine yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmeyen Bakan'ın, araştırma önergelerine, gensoru önergelerine gerek kalmadan istifa etmesi gerekir. Ancak, böyle bir onurlu duruş, bugüne kadar yaşanmamıştır. Bu nedenle grubumuz önümüzdeki günlerde Gençlik ve Spor Bakanı hakkında gensoru önergesi verecektir. Demokratik bir ülkede bakanlar, sorumlusu oldukları alanda yaşanan skandallardan da sorumludur."
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping olaylarıyla ilgili araştırma önergelerinin görüşmelerinde, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak arasında tartışma yaşandı. Uzunırmak'ın "Bakan doğru cevaplamıyor" sözlerine Kılıç, "Hiçbir kiri veya pisliği örtmemiz mümkün değil" karşılığını verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, grupların dopingle ilgili araştırma önergeleri üzerinde yaptığı konuşmalar tamamlandı.
BDP Grubu adına konuşan Muş Milletvekili Demir Çelik, alkol ve uyuşturucu gibi sporda doping kullanımının da sadece yasalarla toplumun gündeminden çıkarılamayacağını belirterek, konunun "zihniyet işi" olduğunu savundu. Maddiyatın ve paranın ön plana çıktığı ortamda sporun da sporcunun da kirlenmeden nasibini aldığını ifade eden Çelik,"Söz konusu olan dolardır, altındır, madalyadır, statü ve iktidardır. Bundan insanı uzak tutmak, yasa ve cezadan bağımsız zihniyetin değişimi ve dönüşümüyle mümkündür. Öncelikle insanın amatör ruhla, her alanda ve her mekanda spor yapabilmelerine imkan tanınmalı" dedi,
Dünya genelinde her yedi sporcudan birinin dopinge başvurmasının ürkütücü olduğunu vurgulayan Çelik, sporda doping kabul edilemeyeceğini anlattı.
MHP grubu adına konuşan Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın, Türk sporunun içinde bulunduğu durumu anlatırken "bir haber spikeri gibi hiç sorumluluk duymadan" konuşmasını yadırgadığını belirterek, iktidarın 11 yıldır ülkeyi yönettiğini söyledi. Kılıç'ın doping sayılarının artmasını, kontrollerin sıklaşmasına bağladığını anlatan Uzunırmak, "Bakan, kendinden önceki bakanları suçluyor mu? 11 yıldır yönettiği ülkede mızrağın çuvala sığmadığı alanlardan biri spor mu olmuştur? Bakanın mantığıyla dopingle mücadele başarılı olamaz. Çünkü bakan kendisine ulaşan bilgileri belgeleri, hiçbir zaman dikkate almamaktadır, mahkeme kararlarını bile uygulamıyor. Bakan icraatına bakmak yerine, haber spikeri gibi konuşmaktadır. Tedbir alınmazsa önümüzdeki yıllarda olimpiyalara ve diğer uluslararası etkinliklere gönderilecek sporcu kalmayacak. Çünkü sporcular cezalı konumda olacak. Bir ülke düşünün ki sporcularının yüzde 14'ü dopingli çıksın. 11 yılda doping bu seviyeye gelmişse, sebebi iktidardır" diye konuştu.
Dopingli çıkan bir sporcunun bakanlıkta performans hizmetlerinin başına getirildiğini ve 2012 Olimpiyatları'nda da bayrağı taşıyan sporculardan biri olduğunu ileri süren Uzunırmak, şöyle konuştu:
"Tekvandoda bir şeyler patladı, gazeteler yazdı. Bir antrenör durumu bakana bildirdi, sonra çaresiz kaldı basın toplantısı yaptı. Teftiş Kurulu ne yaptı? Olimpiyata giderken sporcuyu 60 altınla ödüllendirirseniz, o sporcu her şeyi yapar. Antrenörlerin idida ettiği gibi bu ödüller paylaşılıyor mu? Bunlara dürüstçe cevap verilirse Bakan altından kalkamaz. Türk sporu önümüzdeki yıllarda dopingsiz sporcunun kalmayacağı bir noktaya mı gitmektedir? Yasaklı maddelerden herhangi birinin direkt veya dolaylı Türkiye mümessilliğini yapan bakanlıkta bir yönetici veya yetkili var mıdır? Bunlara dürüstçe ve ahlaklı cevap bekliyorum. Bunlarla spor bakanlığının nasıl yönetildiği ya da yönetilip yönetilmediği ortaya çıkacaktır."
AK Parti Grubu adına konşan İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, Türk sporunda dopignle mücadele sürecinin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, sporcuların başarılı olmak için üstün performans ortaya koyduğunu söyledi. Bak, "Geçmişte yılda 30-40 maç yapan bir sporcu, şimdi 70-80 maç yapıyor.Bunu yapmak için de destekler alıyor. Bunu bilimle birlikte yürütmek lazım" dedi.
Bak, dünyada doping sayılarının arttığına işaret ederek, Mecis'te kurulacak komisyonun çok önemli bir süreci destekleyerek önemli işlev sağlayacağını kaydetti.
Bakan Kılıç, gruplar adına konuşmaların tamamlanmasının ardından sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, doping konusunda mücadele odaklı hiçbir şey yapılmadığını söylemenin haksızlık olacağını belirterek, atılan adımlar, alınan kararlar ve yapılan uygulamaların gelecek ve Türk sporu adına umut vadeden gelişmeler ve olumsuzluğu bertaraf eden hamleler olduğunu söyledi.
Ödül yönetmeliğinin yapılan eleştiriler üzerine değiştirildiğini hatırlatan Kılıç, olimpiyat şampiyonu olan sporcunun aldığı altın madalyanın karşılığnın 2 bin tam Cumhuriyet altınının bine, gümüş madalyanın bin 500 tam Cumhuriyet altınından 750'ye, bronz madalyanın karşılığı olan bin Cumhuriyet altınının 500'e indirildiğini anlattı. Kılıç, şöyle konuştu:
"Ödüllerde yüzde 30'dan yüzde 70'e kadar varan indirimlere gittik. Sadece antrenörlerin ödüllerini oransal olarak iki katına çıkardık, bu sayede mevcut ödülleri muhafaza ettik. Antrenör Eğitim Yönetmeliğini değiştirdik, bağımsız spor federasyonlarının çalışma esas ve usullerini yeniden belirledik. Birileri şunu ifade edebilir; federasyonlara siyaset karışıyor diyebilir. Kimi federasyonlara siyaset karışıyor diye ifade edecek, kimi çıkacak başarısızlığın hesabını bizden soracak. Federasyonlar sınırsız bir özerklik kullanacaksa, başarının da başarısızlığın da faturası federasyonda olması gerekmez mi? Bunu birlikte değerlendirmek lazım. Türk sporunun bugün hala bir süre daha siyasetin desteğine, teşviğine, katkısına, etkisine ihtiyacı vardır. Haccetepe Üniversitesi ile birlikte Spor Enstitüsü'nü kuruyoruz, doping merkezlerini yeniden akredite ediyoruz. Özel beden eğitimi spor tesislerinin denetlenmesi yoluna gidiyoruz. Anlatamamış olabilirim; 2011 yılından önce dopinle mücadele komisyonu olmadığı için numuneler federasyonlar tarafından alınıyordu. Benden önce görev yapan bakan arkadaşlarımın kabahati yok. Bir federasyon kendi sporcusunu yasaklı madde kullandığını bile bile, habersizce denetleyip yakalatabilir mi, yakalatmaz. Bağımsız denetime devam ediyoruz. 2011 yılında numune adedi 71, 2012'de 447, bugün bin 77...Elbette 71 numunede çıkan doping sayısı ile bin 77'de çıkan doping sayısı farklı olacaktır ama gaye hepsini sıfırlamaktır. 2002 ylında Türkiye'de lisanslı sporcu sayısı 278 bin iken, bugün 4 milyon 717 bin...4 milyon 717 bin sporcuyla, 278 bin sporcunun riskini karşılaştırmak mümkün değildir."
Kılıç'ın ardından söz alan MHP'li Uzunırmak, "Bakan doğru cevaplamıyor. 2004, 2005'te federasyonlar vasıtasıyla alınan numunelerden pozitif çıktığı halde acaba bu sporcular ne yapılmıştır? Bunlardan Bakanlıkta görevli olan var mıdır? Kendi kadrolarında taşıdığı var mıdır? Sayın Bakan'ın bu zihniyetle dopingele mücadele etmesi mümkün değildir" dedi.
Bakan Kılıç, yeniden söz alarak, Tekvando Federasyonu'nda yaşanılanlarla ilgili olarak Teftiş Kurulu'nun gazete haberlerinden önce harekete geçirildiğini, teftişin federasyonda devam ettiğini belirterek, " Ucu nereye giderse gitsin, kimi izan ederse etsin, kimi itham ederse etsin Tekvando Federasyonu'ndaki teftiş sonuna kadar gidecek. Hiçbir kiri veya pisliği örtmemiz mümkün değil. Türk sporunu ayağa kaldırmak, yeni bir vizyon kazandırmak, olimpik harekete dahil etmek üzere Hükümet olarak bütün imkanlarımızı seferber ettik. Bahsettiğiniz isim eski güreşçi Mehmet Özal, 2004 yılında değerlendirilmiştir, karıştığı hadise üzerinde Teftiş Kurulu tahkikata devam etmektedir. Bahse konu ithamlar doğruysa görevinde kalması mümkün değildir. Benim görev teklif ettiğimi, benim taltif ettiğim bir isim değli. Sporun polemik malzemesi yapılmaması lazım" diye konuştu.
Uzunırmak ve MHP'li milletvekillerinin tepkilerini sürdürmesi üzerine Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, "Sporu konuşuyoruz. Lütfen fair play ilkelerine göre bu tartışmayı yapalım. Ayrıca biraz sonra Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın maçı var. İşi gerginleştirmeyelim. Ben Divan ve sizler adına Galatasaray'a, Danimarka Kopenhag karşısında başarılar diliyorum" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, sporda doping sorununun araştırılması için komisyon kurulması kabul edildi.
Önerge üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, kürsüde konuşurken, AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür'ün komisyon sıralarında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile konuşmasına tepki gösterdi.
Atıcı, "Komisyon kurmanız için illa birinin mi ölmesi gerekiyor?" diye sordu.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın "AK Parti Hükümetinin ihaleleri ve bakanları şikecidir" sözleri, Genel Kurul'da tartışma yarattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır, sataşmadan söz alarak, "Bu konuda belge, bilgi, döküman varsa neden bugüne kadar neden suç duyurusunda bulunmadınız? Varsa bilgi, belge, bunları savcılara, mahkemelere vermek en tabii hakkınızdır. Onun dışında belge olmayan konularda hükümeti eleştirmek hakkınız ve haddiniz değil" dedi.
Geçlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da söz alarak, şunları söyledi:
"Gerçekten doping konuşuluyor olsaydı ama maalesef sıklıkla kişilere hakaretlerde bulunuldu. Hükümete yönelik hakaret ve iftiralarda bulunuldu. AK Parti Hükümeti, Başbakanı veya bakanlarından herhangi biri, son yapılan Fenerbahçe kongresine şu veya bu şekilde müdahil olmuş değil. Ondan önce Beşiktaş genel kurulu vardı. Hükümetimizin oraya da dahli söz konusu olmamıştır. Buraların statüleri, üye yapılar bellidir. Buralardaki başkanlık mücadelesinin hangi zeminde, ne şekilde yapıldığı ve yürütüldüğü bellidir. Bütün bu konular karşısında hükümetimizin yaklaşımı da bellidir.
Bazı milletvekilleri Mersin'deki Akdeniz oyunlarında pazarlık usulünün sıklıkla kullanıldığıdan söz ettiler, doğrudur. Çünkü Yunanistan hükümeti almıştır ve 4 yıl boyunca taş üstüne taş koymamıştı. 18 ay içerisinde Akdeniz oyunlarını hem ihaleleri hem projeleri hem inşaatları hem de organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Milletvekilinin ciddiyetine yakışan varsa belgesi Cumhuriyet savcılığına başvurmaktır."
Yeniden söz alan Türkkan, Türkiye'de parlamentoya giren her gencin spor bakanı olmak isteyeceğini belirterek, "Ancak üzülerek ifade ediyorum, siz bu konuyu beceremediniz. Sizin çıka çıka Hamamönü'nde üç tane binayla ilgili meseleniz çıktı" dedi.
Yeniden söz alan Kılıç, "Daha önce gensoru konusu yapılmış bir konuyu buraya getirmekle doping konusunda hazırlıksızlığını ve diğer iddialarıyla ilgili ciddiyetsizliğini ortaya koymuş oldu. Mülk edinme hakkı denen bir hak var. Ben de bu hakkımı kullandım. Varsa gayri kanuni bir şey onunla da ilgili savcılığa gidebilirsiniz" diye konuştu.
Suat Kılıç ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, Galatarasay'a bu akşam oynayacağı şampiyonlar ligi maçında başarılar diledi.
Komisyonun kurulmasının kabul edilmesinin ardından, sıradaki araştırma önergeleri için hükümet ve komisyon yerine oturmayınca, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
