2011-10-25 - 16:32
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, görüşmelere geçilmeden önce, geçen hafta yapılan kapalı oturumun tutanaklarının okunması için kısa bir süre kapalı oturum gerçekleştirildi. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hükümet adına gündemdışı söz alarak, Van'daki depremin ardından yapılan çalışmalar hakkında Genel Kurula bilgi verdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, görüşmelere geçilmeden önce, geçen hafta yapılan kapalı oturumun tutanaklarının okunması için kısa bir süre kapalı oturum gerçekleştirildi. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hükümet adına gündemdışı söz alarak, Van'daki depremin ardından yapılan çalışmalar hakkında Genel Kurula bilgi verdi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hükümet adına gündemdışı söz alarak, Van'daki depremin ardından yapılan çalışmalar hakkında Genel Kurula bilgi verdi.
Büyük bir deprem yaşandığını belirten Atalay, tüm millete ''geçmiş olsun'' dileğinde bulundu. Depremin yaralarının sarılması amacıyla tüm milletin tek vücut olduğunu belirten Atalay, depremzedelere yönelik çalışmaların hızla sürdüğünü ifade etti.
Van'da çok katlı 6 binanın yıkıldığını anlatan Atalay, ağırlıklı olarak hasarın Erciş ve köylerinde görüldüğünü söyledi. Atalay, Erciş'te 80 binanın tamamen yıkıldığını, 19 köyde ise bin 362 binanın kullanılamaz hale geldiğini bildirdi.
Atalay, depremde şu ana kadar 370 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların 248'inin Erciş'te, 122'sinin ise Van'da depreme yakalandığını açıkladı. Yaralı sayısının ise bin 300 olduğunu belirten Atalay, yaralıların bir kısmının ayakta tedavi edildiğini, kalanların Van, Ankara ve deprem bölgesine yakın illerin hastanelerine nakledildiklerini anlattı.
AFAD Başkanlığının koordinasyonu yürüttüğünü anlatan Atalay, deprem haberi alınır alınmaz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile kendisinin de aralarında bulunduğu bazı bakanların Van'a hareket ettiğini söyledi.
Atalay, ilk anda ülkedeki arama ve kurtarma ekiplerinin harekete geçirildiğini ifade ederek, ''Böyle afet durumlarında özellikle bu afet deprem ise önemli husus, arama ve kurtarma çalışmalarının hızlı şekilde yürütülmesidir'' dedi.
Yaralılar için sağlık sistemini en etkili şekilde çalıştırmaya başladıklarını belirten Atalay, şöyle devam etti:
''Sayın Başbakan ile hemen Erciş'e ulaştık, çalışmaları yerinde gördük, vatandaşlarla görüşmeler yaptık. Van'a döndük, gerekli talimatlar verildi. Gece saat 03.00'e kadar yaralılarla ilgilenildi.
Türkiye bu konuda çok büyük birikime sahip. Acı tecrübelerle bu birikim oluşmuştur ama dünyanın en tecrübeli ekipleri burada. Hemen hava köprüsü kuruldu. Ekiplerin önce Van'a sonra Erciş ve köylere ulaşması sağlandı. Van Havaalanında helikopterler hazırdı. Çok hızlı şekilde olay yerine ulaşıldı. Depremle tüm birikimimiz şu anda Van'da dır. Yaklaşık 3 bin arama kurtarma personeli var. Her enkazın başında 2-3 grup var. Ulaşılmamış bir köy yok. Sadece Erciş'te enkaz çalışmaları devam ediyor. İş makinesi, vinç sıkıntısı çekilmedi. Vatandaşlara, özel teşebbüse özellikle teşekkür ederim. Herkes kendi elindeki vinci ve ya diğer araçları seferber etti.''
Sağlık çalışmalarının kapsamlı ve başarılı bir şekilde yürütüldüğünü anlatan Atalay, çevre illerden büyük bir sağlık personeli takviyesi olduğunu belirtti. Deprem bölgesine 2 ambulans uçak getirildiğini ifade eden Atalay, ayrıca 7 ambulans helikopter ve Türk Silahı Kuvvetleri helikopterlerinin de görev yaptığını söyledi.
Bölgede 210 ambulansın görev yaptığını anlatan Atalay, Van'da hizmete yeni açılan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin büyük bir hizmet gördüğünü ifade etti.
Erciş ve Van'daki hastanelerden 37 yaralının uçaklarla Ankara'ya götürüldüğünü belirten Atalay, binalardaki hasar tespiti çalışmalarının da hızlı bir şekilde sürdüğünü anlattı.
Kurulan hava köprüsü aracılığıyla depremzede vatandaşların tüm ihtiyaçlarının karşılanmaya çalışıldığını ifade eden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Van, Erciş ve köylerimize 15 bin civarında çadır ulaşmıştır. Yarın sabaha kadar da çadır sayısı 25 bine çıkacaktır ama yine de çadır konusunda vatandaşın daha fazla talebi olmuştur. Belli bir yetersizlik de yaşanmaktadır. Bunun sebebi şu; hemen ilk akşam çadırkentler kuruldu, evi yıkılanlar oraya yerleştirildi ama artçı sarsıntılar olduğu için hiç kimse evine girmek istemiyor. Çadırkentlere de gitmek istemiyor. Bir çadır sahibi olmak evinin yakınında kalarak, bazı ihtiyaçlarını zaman zaman evden karşılamak istiyor. Bu tabii bir talep. Bu yolu da açtık.
Çadır konusunda işin doğrusu bu kadar yüksek talep beklemiyorduk. Hasar tespiti hızlı bir şekilde yapılıyor. Evi sağlam olanlara 'eve girin' deniliyor. Diğerlerine 'kırmızı çarpı' işareti konuluyor. Ama vatandaşa 100 bin hane çadır talebinde bulunduğunda onu karşılayamıyorsunuz. Çadır ve ısıtıcı dışında bir sıkıntı yok. Hem devlet kurumlarından hem sivil toplum kuruluşlarından çok ciddi şekilde yardım özellikle dün geceden itibaren Van'a akmaya başladı. Türkiye'nin tüm imkanlarını seferber ettik. Komşu ülkelerden de çadır nakli sağlanıyor.''
Van'ın merkezinde hayatın normale dönmeye başladığını belirten Atalay, marketlerin, mağazaların, işyerlerinin açık olduğunu bildirdi.
''Deprem şehri'' atmosferinin giderek azaldığını vurgulayan Atalay, köylere kadar sıcak yemek dağıtımının sürdüğünü söyledi.
Milletin en temel özelliklerinden birinin ''duyarlı işbirliği'' olduğunu ifade eden Atalay, şöyle konuştu:
''Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı ile muhalefet partilerinin üst düzey yöneticileri bölgeyi ziyaret etti. Bu ziyaretler bütünleşmenin başka bir parçasıdır. Meclisimiz, kurumlarımız işbirliği içinde bunların üstesinden gelecektir. Çadırla ilgili şu anda köyler de dahil bu gece yine takviye ettik. Evi yıkılan ve çadır ihtiyacı olan vatandaşımızın ihtiyacı karşılanmıştır. Ekstra çadır isteyenler için çalışmalar sürüyor. Çadırlarda 1 ay geçici iskanı öngörüyoruz. 1 ay sonrası için kışa, soğuğa dayanaklı, içerisinde banyo, tuvalet ve mutfak olan konteynerleri devreye sokmaya çalışıyoruz. TOKİ Başkanı ile Çevre ve Şehircilik Bakanı bunun ihale şartları üzerinde çalışıyorlar. Konteynerlerle kışı geçirmeye planlıyoruz. Kalıcı konutlara yönelik ihale ve arazi temini için çalışmalar başlatıldı. En geç 1 yıl içinde evi yıkılan vatandaşlara konutları teslim edilecek.''
Van'ın tamamında elektrik bulunduğunu belirten Atalay, dün akşam itibarıyla Erciş'in de yüzde 70'ine elektrik verildiğini bildirdi.
Köylere halen elektrik verilemediğini ifade eden Atalay, Van Havaalanının da en yoğun günlerini yaşadığını ifade etti.
TBMM Genel Kurulunda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın Hükümet adına gündemdışı söz alarak Van'da yaşanan depremle ilgili bilgi vermesinin ardından, İçtüzük hükümlerine göre, gruplara söz hakkı doğdu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, depremin kimlik, din, mezhep ve bölge ayrımı gözetmediğini söyledi. Kaplan, ''Sayıları çok az olsa da ırkçı haber ve yorumlarda bulunanları, intikamcılık ve ayrımcılık yapanları, insanlık suçu işleyen bir sosyal çürümüşlüğün girdabında debelenen bir avuç zavallıyı, onlara görev verenleri, koruyanları en acı günlerde fırsatçılık, yağma ve kalleşlik yapanları kınamak istiyorum'' diyen konuştu. Kaplan, yaşanan korkunç felaketlerin, bunlardan dersler çıkarılması gerektiğini ortaya koyduğunu anlattı.
BDP'li Kaplan, Van Belediye Başkanının, ''Van Valisi ile birlikte çalışma önerisinin reddedildiğini'' öne sürerek, ''Bir felaket anında ilk müdahaleyi yapacak merkezi idareler ve yerel yönetimler arasındaki bu kopukluğu, taraflı yaklaşımı kimse izah edemez. Vatandaş enkaz altında can çekişirken Başbakan ve bakanları karşılama hazırlığı içinde olan aymazlığa dikkat çekmek istiyorum. Yoksa böyle acı günlerde siyaset yapacak değiliz'' dedi.
Devlet kurumlarının ilk yıkılan binalar olduğunu öne süren Kaplan, ''İlk enkaz altında kalan devletti'' ifadesini kullandı.
Hasip Kaplan, şöyle konuştu:
''Kaç deprem, afet yaşadık. Marmara'da ve Van'da hala değişen bir şey yok. Devleti, dış yardımlar; Hükümeti bugüne kadar toplanan 20 milyar lira deprem vergisi konusunda şeffaflığa davet ediyorum. Hükümeti buradan uyarıyoruz; Van Belediyemizin deprem sonrası Van Valiliği ile ortak çalışma isteğinin reddedilmesi seçilmiş iradelere saygısızlığın en büyüğüdür. Van'ın kedisi meşhurdu bir de ayrımcı valisi ile meşhur olmaya başladı.''
CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Van depreminin ardından bölgeye giden ilk parti lideri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu'nun yaptığı incelemede eline aldığı beton örneklerinin ''tuz buz olduğunu'' gördüğünü ifade eden Eyidoğan, CHP'nin bugünden itibaren il başkanlarını ve belediye başkanlarını bölgede toplayacağını söyledi.
Marmara depremlerinin ardından depreme karşı yapılması gerekenlerin hep konuşulduğunu ancak Van'da yaşananların hala eksiklik olduğunu gösterdiğini belirten Eyidoğan, ''160 üniversitesi, binlerce uzmanı, mühendisi, uluslararası çimento fabrikaları, çok sayıda inşaat şirketleri, 400 bin konut yapan TOKİ'si bulunan bu ülkede, neden hala binalar ölüm makinelerine dönüşüyor? Yapıların önemli bir bölümünü plansız yapıyoruz ve yapılmasına göz yumuyoruz'' dedi.
Eyidoğan, Türkiye'nin 12 senedir İmar Yasasını hala değiştiremediğini, kentsel dönüşüm yasasını çıkaramadığını, DASK kararnamesini yasalaştıramadığını anlattı.
Marmara depremlerinin, herkesin bundan gerekli dersleri almasını sağladığını, ancak Hükümetin üzerine düşen ev ödevlerini gereği gibi yapamadığını ileri süren Eyidoğan, toplanan deprem vergileri ile ilgili soru önergelerinin cevapsız kaldığını iddia etti.
Haluk Eyidoğan, yaşanan depremlerin, köklü bir yapı denetim sisteminin oluşturulması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade ederek, yapı denetim sistemindeki aksaklık ve denetimsizliğin faturasının topluma ve ekonomiye çok ağır olduğunu ve böyle giderse de olmaya devam edeceğini belirtti.
MHP Grubu adına konuşan Vural, kayıplar karşısında 74 milyonun yüreğinin orada atmış olmasının, milletin arasına fay hattı sokmak isteyenlere karşı milletin bir ve bütün olmaya kararlı olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Vural, ''Bir taraftan şehitlerimize al bayrağını sallayarak sahip çıkanlar aynı zamanda buradaki kayıplar karşısında da yardım için her şeyi yapıyorlar. Biz büyük Türk milletiyiz. Bu acıları sarmasını biliriz. Yeter ki milletimizin arasına fay hattı döşemek isteyenlere izin vermeyelim'' diye konuştu.
Devletin bu depremler karşısında gücünün büyük olduğunu ve yaraları sarabileceğini belirten Vural, dün sabah bir heyet halinde bölgeye gittiklerini anımsattı ve temaslarıyla ilgili bilgi verdi.
Bu tür depremler karşısında zaman zaman koordinasyonsuzluklar yaşandığını belirten Vural, bazı binalarda arama kurtarma çalışmalarının olmamasının vatandaşlar tarafından eksiklik olarak değerlendirildiğini kaydetti. Vatandaşların, çadır ve yardımların adil şekilde dağıtılmadığına ilişkin kanaatlerini kendilerine aktardığını anlatan Vural, ''Kriz yönetim başkanı krizi yönetmelidir. Bir takım insanların karşılanması, gönderilmesi onların görevi değil'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Bakanlar Kurulu toplantısının ardından ''Bölgeye 8 bin 964 çadır gönderildi. Bu sayısının yeterli olduğu anlaşılabilir'' açıklamasını yaptığını, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in ise ''çadır yeterli değil'' dediğini ifade eden Vural, ''Kriz belki de Türkiye yöneten partinin içerisinde de var. Bu tip söylemler bir takım şeylere haklılık kazandırıyor'' diye konuştu.
Türkiye'nin bir çok bölgesinden arama kurtarma ekibi geldiğini, jandarmanın önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade eden Vural, yardımların siyasi değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
Vural, ''Yardımları dağıtırken insanları ayrımcılığa tabii tutarsak en başta yaralayacağımız husus milletin dayanışmacı ruhudur'' dedi.
MHP olarak kendi yardımlarının da bölgeye ulaştığını ifade eden Vural, ''Pakistan'a Mevlana evleri yapılırken burada nerede bu Mevlana evleri? Kamu görevlilerinin tayin meselesinin, esnafın durumunun çözülmesi lazım. Hasar tespitinin yapılması lazım'' diye konuştu.
AK Parti Grubu adına konuşan Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy da depremle ilgili yapılan yasal düzenlemelerle ilgili bilgi verdi.
Ersoy, ''Acı hepimizi için çok büyüktür ama devlet gidenleri geri getiremiyorsa kalanların 'nerede bu devlet' haykırmasına ve sızlanmasına fırsat vermemelidir. Geçmişte gıpta ile baktığımız ülkelerin, bizim yurt içinde ve yurt dışında ulaştığımız operasyon kabiliyetine gıpta ediyor oldukları görmekten, 7,2 şiddetinde bir depreme hiç bir uluslararası yardıma ihtiyaç duymadan müdahale edebilen bir devletimizin varlığından gurur duyuyoruz'' diye konuştu.
Ersoy, kardeşliğin, kucaklaşmanın en güzel örneğini gösteren millete teşekkür etti.
Ersoy'un konuşması sırasında Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın yanına gelerek birlikte kulise çıktılar. Masasında ''fenerle'' oturan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, hükümet sırasında hiç bir bakanın bulunmadığını belirterek, görüşmelerin yapılamayacağını kaydetti ve itirazda bulundu. Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik kulisten gelerek Bakanlar Kurulu sıralarına oturdu. CHP milletvekilleri bakanlar otururken alkışladı.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, milletin ve devletin iradesinin, gücünün deprem felaketinin altından kalkmaya yeterli olduğunu belirtti.
Endişeye gerek olmadığını ifade eden Şandır, ''Tüm Vanlılar devletlerine, Meclislerine güvensinler. En kısa sürede bu felaketin altından kalkılacak. Yaralar en kısa sürede sarılacaktır. Bu konuda gösterilen gayretlere çok teşekkür ederim. Bugün tenkit günü değil, sahada bulunan herkesi teşvik günüdür'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, deprem sırasında Van'da bulunduğunu belirterek, depremin ardından ortaya çıkan tabloyu tüm çıplaklığıyla gördüğünü söyledi.
Bölgede koordinasyon eksikliği yaşandığını ve çalışmalar arasında eşgüdüm bulunmadığını öne süren Tanrıkulu, şöyle devam etti:
''Bir çaba gösteriliyor fakat eşgüdüm yok. Sonuçta aynı görüşte olmayabiliriz ama Van ilinde seçilmiş bir belediye başkanı var. Aynı düşünceyi paylaşır ya da paylaşmaz, bu felaketten hemen sonra Sayın Başbakan ve İçişleri Bakanı, o yerin seçilmiş belediye başkanın arayıp 'geçmiş olsun' demeliydi. Felaketler ayrışmanın değil bir arada yaşamanın günüdür. Bu saate kadar bunun sağlanamamış olmasının da büyük bir eksiklik olduğunu belirtiyorum. Bu kritik süreçte böyle bir birlikteliğe ve bir arada olmaya ihtiyacımız var.''
Tanrıkulu, çadır dağıtımı konusunda da sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek, ''Sadece yakınları olanların ve siyasilere ulaşanların çadır elde etmesi doğru değil. O nedenle, yerel yönetimle çalışılması gerekiyor. Bu acılar sarılıncaya kadar orada olacağız, dayanışma içerisinde olacağız. Bu felaket nedeniyle ırkçılık ve nefret dolu bazı söylemler medyada yer buldu. Bunlar 'küçük', 'marjinal' diye geçiştirilemez'' şeklinde konuştu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Pelin Gündeş Bakır da, merkezi hükümetin depreme yerel idarelerle eş zamanlı olarak müdahale ettiğini söyledi.
Muhalefet partilerinin deprem bölgesinde incelemelerde bulunmasının çok önemli bulduğunu belirten Bakır, iktidarıyla muhalefetiyle elele tutuşmanın zamanı olduğunu ifade etti. Bakır, ''İşbirliği için en iyi duygularımızla elimizi uzatıyoruz. Muhalefet partilerimizin de siyaset üstü gördüğümüz bu konuda tam destek vereceklerine olan inancım tamdır'' diye konuştu.
Bakır, özellikle İStanbul'un önemli bir risk alanı olduğunu belirterek, oturulamayacak durumda olan binaların yıkılarak, yerlerine depreme dayanıklı binaların yapılmasını önerdi. Bakır, ''Mevcut yapı stoğu içerisinde oldukça büyük sayıda bina standart dışıdır'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık yerinden söz alarak, ''Enkaz altında insanlar ölürken, enkaz üstünde de insanlık ölüyor. Faşist söylemleri görüyoruz. Bir dinci faşist gazete, 'ilahi ikaz' diye yazıyor Kürt coğrafyasını çizerek. Bu faşist bir duygudur'' şeklinde konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara da yerinden söz alarak, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'a, ''Yardımlar tek elden mi dağıtılıyor? Çadır dağıtımında bir kadının iteklenerek elinden çadırının alındığını gördük. Adrese dayalı sisteme göre mi dağıtılıyor acaba çadırlar? Bir sürü yetkisi olmayan kişiler yardım topluyor. Bunlarla ilgili tedbir alınmış mıdır?'' sorularını yöneltti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise deprem bölgesinde dayanışmanın en güzel örneğinin yaşandığını belirterek, ''Bu hayatımızın diğer alanlarında da örnek olsun. Yaraları sarmak için devletin tüm imkanlarıyla elinden geleni yapacağına inanıyorum'' dedi. (16:32)
NOT: Haberin devamına ilgili dökümanlar bölümünden ulaşılabilir.
