2008-06-23 - 09:18
"TOPLUMSAL SORUMLULUK VE LİDERLİK PROGRAMI"
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneği tarafınından TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde gerçekleştirilen "Toplumsal Sorumluluk ve Liderlik Programı" konulu toplantıya katıldı
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneği tarafınından TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde gerçekleştirilen "Toplumsal Sorumluluk ve Liderlik Programı" konulu toplantıya katıldı.

Toptan, TOBB Eğitim ve Teknoloji Üniversitesi'nde, Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneği'nin, 66 ilden gelen öğrencilerin katılımıyla
oluşturduğu ''Liderlik Enstitüsü'' programının ilk dersini verdi.

Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek gençlerin, liderlik yeteneklerini daha da geliştireceklerine inandığını belirten Toptan, vereceği dersin
konusunun ''Toplumsal sorumluluk ve liderlik'' olduğunu söyledi.

Liderliğin olduğu yerde, sorumluluğun da olacağını ifade eden Toptan, bir yerde sorumluluk yoksa orada liderden de söz edilemeyeceğini dile
getirdi.

Ülkeyi yönetenlerin, toplumun geniş kesimleriyle bir araya gelebilmesinin, bir toplumun ilerlemesi için önemli olduğunu vurgulayan
Toptan, Türkiye'de bu alanda önemli adımlar atıldığını, ülke yönetimine katılmada sivil inisiyatifin önemli roller üstlendiğini anlattı. TBMM
olarak, bir iç tüzük değişikliği ile bunu kural haline getirmeyi amaçladıklarını belirten Toptan, bu yapıldığında bir yasa çıkarılırken
konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin mutlaka düşüncelerinin alınacağını kaydetti.

Türkiye-Hırvatistan maçında, Türkiye'nin yediği golün ardından, futbolculara destek veren Fatih Terim ve Tuncay örneğini veren Toptan,
''Burada liderlik öne çıkıyor. Terim, çok güçlü bir lider. Kalan saniyelerden yararlanma kararlılığı var. Bunu mucize olarak değerlendirdik ama aslında mucize değil. Bir liderin performansıyla ekibinin performansının birleşmesidir. İşte liderlik burada lazım. Terim ve Tuncay da diğer futbolcular gibi kendini yere atsaydı, Avrupa'nın 4 takımından biri olamazdık'' diye konuştu.

-''RİSK VAR AMA MACERA YOK''-

Liderliğin, ekibi doğruya yöneltmek olduğunu kaydeden Toptan, ''Liderlikte risk alma vardır, ama macera yoktur. Lider bunları çok iyi
ayırmak durumundadır'' dedi.

Bir dağcı liderinden örnek veren Toptan, liderin, fırtınalı havada zirveye çıkılmayacağını bilmesi gerektiğini söyledi. Liderlikte,
etrafındakilerin maceraya atılamayacağını belirten Toptan, ''O zaman, basiretsiz bir liderlik, kişisel egoları tatmin olur. Liderlikte aranan
bu değil'' diye konuştu.

Toplumda liderin ortaya çıkması için ana etkenler bulunduğunu anlatan Toptan, bunlardan birinin zor ve kriz günleri olduğunu söyledi. Bu gibi
durumlarda toplumların kendi içlerinden lider veya liderler çıkarabileceğini, böylece krizi atlatmanın mümkün olabileceğini dile getiren Toptan, bunun en güzel örneğinin Atatürk olduğunu ifade etti. Atatürk'ün, Cumhuriyet döneminin büyük liderlik örneği olduğunu vurgulayan Toptan, daha sonraki yıllarda ise eski başbakanlardan Adnan Menderes'in önemli bir lider olduğunu dile getirdi. Menderes'in de geniş halk kitlelerini peşine takarak, toplumu başarıya ulaştırma becerisi gösterdiğini ifade eden Toptan, daha sonraki dönemlerde de bilinen liderlerin ortaya çıktığını dile getirdi.

Zor zamanlarda ortaya çıkan liderler olduğu gibi, ''normal zamanların liderleri'' de bulunduğunu söyleyen Toptan, normal şartlarda liderliğin kendini gösterebileceğini, bunun toplumun eleştiri gücüyle doğru orantılı olduğunu belirtti.

Tarihin her çağında, döneminde, her sistemde, her rejimde, kral, padişah, şef gibi bir yöneten mutlaka bulunduğunu anlatan Toptan, ''Yine
üzülerek ifade etmek gerekir ki, yine tarihin her döneminde, yönetenin yanında dalkavuğu da, ne yaparsa yapsın 'çok iyi yaptın' diyeni de
vardır. İyi lideri, diğerinden ayıran, dalkavuğun yanına bilge kişiler alma özelliğidir'' dedi.

Bunun, Türkler'in geleneğinde var olduğunu söyleyen Toptan, padişahların Şeyhülislam'a danıştıklarını söyledi.

Bir liderin, yanında bilge kişisi olsa bile taşıması gereken bazı şartlar bulunduğunu ifade eden Toptan, gücün bilekte, kasta, parada veya
kasada olduğu dönemlerin aksine, gücün kafada, bilgide olduğu dönemin yaşandığını, her dönemin kendi şartlarına göre değerlendirilmesi
gerektiğini anlattı.

-LİDER OLMA ŞARTLARI-

Günümüzde lider olmanın şartlarını da sıralayan Toptan, şunları kaydetti:

''Öncelikle lider kendisiyle barışık olmalı. Kendi kusurunu bilmeli ve barışık olmalı. Bunu yapamayan kişinin mutlu olması da, lider olması da
mümkün değildir. Barışık olmazsa baskı altında kalır. Bir liderin hayal kurması, büyük hayaller kurması gerekir. Hayal kurmayan veya hayal
kurmak için uğraş vermeyen kişi, sıradan insan ötesine geçemez. Lider, kişisel özellikleri olan kişidir. Liderin mutlaka iyi dinleyici olması
gerekir. Sadece söyleyen değil, söyleneni can kulağıyla dinleyen kişi olması lazım gelir. Başkalarını ya da toplumu dinlemeyen kişide
'liderlik özelliği var' denemez. Lider, sevgi dolu olmalıdır. Hem ekibini hem toplumu hem de insanlığı sevmelidir. Lider, hoşgörülü olmalıdır. Tüm dinlerde, felsefi inançlarda hoşgörü vardır. Başkasına tahammül edebilmeli, yanlışları affedebilmelidir.''

Bir liderin, cesur olması gerektiğini ancak cesaretle risk almanın, riskle maceranın da ayrılması gerektiğini kaydeden Toptan, ''Bunu yapamazsanız, cesaret, risk ve macera birbirine karışır'' dedi. Bu anlamda Sadık Ahmet örneğinin verilebileceğini belirten Toptan, Ahmet'in Batı Trakya'da baskıların en yoğun olduğu dönemde cesaretle, yılmadan mücadele ettiğini belirtti.

Toptan, bir liderin sorumluluk almasını bilen kişi olması gerektiğini, sorumluluk almaya hazır olmayanların lider olamayacaklarını ifade etti.

Bir liderin, çalışkan olması, çok iyi okuması, çağın gerektirdiği donanıma sahip, bilgisayar okur-yazarı, sabırlı ve tahammüllü olması gerektiğini anlatan Toptan, lider ile yöneticinin de birbirinden ayrılmasının zorunluluğuna işaret etti.

Toptan, rutini yöneten TBMM Başkanı veya bakanın yönetici olduğunu, işini kazasız, belasız sürdürdüğü sürece görevin devam
edeceğini belirtti. Ancak liderin değişimi sağlayan kişi olduğunu anlatan Toptan, rutin dışı iş yapan kişinin lider olacağını ifade etti.

Değişimle birlikte ''iyi lider-kötü lider'' kavramının ortaya çıkacağını anlatan Toptan, ''Dünyayı maceraya sürükleyen kötü liderlere bu dünya,
her çağda hatta bu çağda da tanıklık etmiştir'' dedi.

-ÖĞRENCİLERDEN SORULAR-

TBMM Başkanı Toptan, dersin ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Konya'dan programa katılan bir öğrencinin, ''Padişahlar yaptıkları işleri Şeyhülislam'a danışırmış. Günümüzde bu görevi Anayasa Mahkemesi
mi üstleniyor?'' sorusu üzerine, o dönemde Şeyhülislam'ın dini konularda referans olduğunu, günümüz Türkiyesinin çağdaş bir hukuk devleti
olduğunu söyledi.

İstanbul'dan bir öğrencinin, ''Medyayı izleyince bugün demokrasi tehdit altında gibi hissediyoruz'' demesi üzerine Toptan, Türkiye'nin demokrasi
konusunda çok önemli yol katetmiş bir ülke olduğunu ifade ederek, zaman zaman demokrasinin eksikliklerinden söz edilebileceğini kaydetti.
Türkiye'de demokrasi kültürünün tam olarak sağlanamadığından söz edilebileceğini belirten Toptan, bunun sağlanması için herkesin el ele
vermesi gerektiğini söyledi.

Liderlerin ''şeffaflık'' konusunda nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin bir soruya karşılık Toptan, dürüst bir liderin, topluma hesap
verebilirlik konusunda açık olması gerektiğini ifade etti.

Toptan, ''Anayasa Mahkemesi denetlenebilir hale gelecek mi?'' şeklindeki soruyu yanıtlarken, sistemde kimin ne yapacağının belli olduğunu,
Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'da öngörülen görevleri yerine getirdiğini ifade etti. Anayasa Mahkemesinin kararlarının kesin olduğunu belirten
Toptan, ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin denetimi gibi bir durumun da olduğunu söyledi.

Köksal Toptan, bir başka öğrencinin, ''Eğitim sistemi sürekli değişiyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz?'' demesi üzerine, değişim ve gelişimin
birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Toptan, ''Sizi buraya getiren bu eğitim sistemidir'' dedi.

Eğitime daha fazla kaynak aktarılması, eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Toptan, ''Ancak Milli eğitimin temel hedefinde
bir yanlışlık yok'' diye konuştu.

-''LAF ATMALAR, PARLAMENTER HAYATIN TUZU BİBERİ''-

Toptan, bir öğrencinin, ''TBMM'de bazen milletvekilleri bağırarak, birbirlerinin üzerine yürüyor. Bu bir iletişim sorunu mu?'' sorusu üzerine gülerek, ''Bazen oluyor'' dedi.

Bu tür olayların olmasını istemediklerini belirten Toptan, diğer ülkelerin parlamentolarına göre Türkiye'de tartışmaların daha az olduğunu söyledi. TBMM'de kürsü dokunulmazlığnın korunması ve kürsüdeki hatibin yeminine sadık kalarak konuşması halinde buna tahammül etmek gerektiğini ifade eden Toptan, ''Laf atmalar oluyor. Bunlar parlamenter hayatın tuzu biberidir, renk katar. Ama bu laf atmalar hakarete varınca,
ona da cevap verilince ortalık karışıyor'' diye konuştu.

Parlamentoya ilk girdiği yıllara göre, bu dönemin çok iyi olduğunu anlatan Toptan, bundan 10-20 sene sonra daha iyi konumlara gelineceğine
inandığını dile getirdi.

Toptan, ''Türkiye'nin dışa bağımlı olup olmadığı'' yönündeki bir başka soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin, Avrupa Birliği kriterleri çerçevesinde
üzerine düşeni yerine getirdiğini ancak egemenliğin başkalarıyla paylaşılamayacağını vurguladı.

Diyarbakır'dan bir öğrencinin, ''Parti kapatmalar demokrasinin üzerine çekilen bir set değil mi?'' sorusunu yanıtlayan Toptan, sürecin sonunun
beklenmesi ve herkesin Yüksek Mahkeme'ye güvenmesi gerektiğini ifade etti.

Malatya'dan programa katılan bir başka öğrencinin, ''İmamlar dışarıda dini kıyafetle gezemiyor ama papaz ve hahamlar dini giysilerini giyiyor.
Bu demokratik değil. Çözüm yolu var mı?'' şeklindeki sorusu üzerine Toptan, imamların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi
olduklarını, görevlerini yaparken dini kıyafet giydiklerini, onun dışında kanuna uygun hareket etmek zorunda olduklarını anlattı.

Toptan, Malatya'dan bir başka öğrencinin, ''Dini özgürlüklerden bahsediyorsunuz ama bu özel proje için bile 2 başı kapalı arkadaşımızın
türbanlarını çıkarmaları istendi. Diğer dinlere gösterilen saygıyı niye kendi dinimize göstermiyoruz'' demesi üzerine, ''Bunları da aşacağız
inşallah'' karşılığını verdi.

TBMM Başkanı Toptan, ''Türkiye'nin lideri kim?'' sorusunu ise ''Türkiye'de lider çok, hepsi size gelecek ders verecek'' diye
yanıtladı.

Üstün Zekalı ve Yetenekli Çocuklar Derneğinin 15 gün sürecek ''Liderlik Enstitüsü'' programı kapsamında öğrencilere, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de ders vereceği bildirildi.

TBMM Başkanı toplantıya gelişinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

2008 Avrupa Şampiyonasında Türk Milli Takımı'nın Almanya ile Çarşamba günü yapacağı yarı final karşılaşmasına gidip gitmeyeceğinin sorulması
üzerine Toptan, Futbol Federasyonu'nun Türkiye'de herkesi ve her kesimi davet ettiğini belirterek, ''Ama nedense TBMM'yi çok akıllarına
getirmediler. Şu ana kadar bana gelmiş bir davet yok. Gelirse elbette paylaşırım'' dedi.

Toptan, Çarşamba günü Ukrayna'da olacağını da ifade etti.

Fatih Terim'in Türk Milli Takımı'nın gerçekten kanıtlanmış bir lideri olduğunu söyleyen Toptan, liderin her zaman, her yerde öncü kişi olduğunu kaydetti. Bunu Fatih Terim'in her zaman, her yerde başardığını dile getiren Toptan, ''Mucize olarak nitelendirilen durumlar, liderin ekibiyle tam bütünleşmesi, ekibinin performansının lidere yaklaşması, bütünleşmesi halinde ortaya çıkıyor'' dedi.

Türkiye-Hırvatistan maçında Türkiye'nin uzatmaların son dakikalarında gol yediğini hatırlatan Toptan, ''Golden sonra bazı futbolcularımız
yerde yatarken, saha kenarında Fatih Terim ekibin lideri olarak saha içinde de Tuncay arkadaşlarını ikaz ederek, 'daha maç bitmedi, haydi
ayağa kalkın' dedi. İşte bu, ekiple liderin performansının bütünleştiği andır. İşte böyle anlarda mucize denilen başarı ortaya çıkıyor. Çarşamba
günü de inşallah yeniden böyle bir mucize olarak nitelendirilen takım performansıyla lider performansının birleşimi yaşanır'' diye konuştu.

Toptan, ''Geçtiğimiz günlerde liderler zirvesi toplama projesini ortaya koymuştunuz. Bu konuda gelişme var mı?'' sorusunu yanıtlarken çok fazla
yurt dışı seyahati yaptığını belirtti. Toptan, ''Ama gündemimizde, uygun bir zamanda inşallah gerçekleştirilecek'' dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın bir Amerikan gazetesine verdiği demeçte, ''Atatürk'ün yaptığı devrimlerin travma
yarattığı'' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Toptan, ''Yok canım, bizi bugünlere getiren Atatürk devrimleridir'' karşılığını verdi.