2013-05-24 - 14:58
TBMM'de Etik Haftası Etkinliği kapsamında "İşyerinde Psikolojik Taciz" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Dilek Ekici'nin konuşmacı olduğu konferansa TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Haydar Çiftçi, TBMM İdari Teşkilatı ve TBMM personeli katıldı.
TBMM'de Etik Haftası Etkinliği kapsamında "İşyerinde Psikolojik Taciz" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Dilek Ekici'nin konuşmacı olduğu konferansa TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Haydar Çiftçi, TBMM İdari Teşkilatı ve TBMM personeli katıldı.
Mobbing kavramının Türkiye'de henüz çok yeni olduğunu kaydeden Ekici, yaptığı sunumda "mobbing" kavramını "işyeri kanseri" olarak niteledi. Herhangi bir kurumda mobbing ortaya çıktığı zaman herkesin bu mobbing davranışlarına odakladıklarını, bu stresli ortamda işlerini yapmaya çalıştıklarını ifade eden Ekici, "eğer sabahları işe gitmek istemiyorsanız, son zamanlarda hiç bir şey hoşunuza gitmiyorsa, bakalım bugün başıma neler gelecek diye işe gidiyorsanız, geceleri gözünüze uyku girmiyorsa belki siz de mobbing mağduru olabilirsiniz" dedi.
Mobbingi çalışanların iş yerlerinde birbirlerine karşı hileli, saldırgan ve sistematik davranışları olarak tanımlayan Ekici, mobbingin işyerlerinde psikolojik şiddet ve yıldırma anlamına geldiğini söyledi.
Ekici, psikolojik şiddet ile çalışanı iş yerinde yıldırmaya ve kaçırmaya yönelik sistematik davranışlar olan mobbing davranışlarının kasıtlı, sistematik ve uzun süreli olan davranışlar olduğunu ifade etti.
İşyerinde psikolojik tacizin asıl amacın kişinin imajını zedelemek olduğunu kaydeden Ekici, bu davranışlarla psikolojik tacize uğrayan kişinin görmezlikten gelinebileceğini, ufak hatalarının büyütüldüğünü ve başarılarının küçümsendiğini, ünvanlarının göz ardı edildiğini belirtti.
Hiyerarşik sıraya göre yukarıdan aşağıya, göz korkutmak amaçlı mobbing uygulanabileceğini kaydeden Ekici, aynı statüde çalışanların da rekabet amaçlı birbirlerine mobbing davranışları sergileyebileceğini ifade etti. Ekici, mağdurların genellikle gururundan ya da çekindiğinden konuyla ilgili yardım istemediklerini, tacizcilerin de megolaman, kıskanç, hırslı, kontrol delisi ve itaat bekleyen insanlar olduğunu söyledi.
İş yerinde tacizin üçüncü şahıslar tarafından ilgisiz karşılanmasının da mobbinge ortaklık olduğunu kaydeden Ekici, bazılarının da verdikleri destek ve birliği ile tacizciye destek olabildiğini öne sürdü. Kadınların ve erkeklerin eşit oranda mobbinge maruz kaldığını belirten Ekici, kadınların daha çok kadınlardan, erkeklerin de hem erkeklerden hem kadınlardan bu davranışları gördüklerini kaydetti.
İş yerlerinde çalışanların başarısının yöneticinin başarısı olduğunu ve oyunun kurallarının yönetici tarafından konulduğunu hatırlatan Ekici, iş yerinde fazla rekabet olmasının, değerlendirme yöntemlerini rekabet üzerine kurmasının mobbinge yol açabildiğini, her konuda tek başına karar vermesinin de çalışanlarına güvensizlik olarak algılanacağını ve mobbinge ortam hazırladığını söyledi. Çalışanları sürekli yakından izleyen yöneticilerin de mobbinge yol açtığını kaydeden Ekici, kurumda sorun çözme yerine suçlu arama kültürünün olmasındansa sorunun kaynağını bulmanın önemine değindi.
F. Banu Doğan
Mobbing kavramının Türkiye'de henüz çok yeni olduğunu kaydeden Ekici, yaptığı sunumda "mobbing" kavramını "işyeri kanseri" olarak niteledi. Herhangi bir kurumda mobbing ortaya çıktığı zaman herkesin bu mobbing davranışlarına odakladıklarını, bu stresli ortamda işlerini yapmaya çalıştıklarını ifade eden Ekici, "eğer sabahları işe gitmek istemiyorsanız, son zamanlarda hiç bir şey hoşunuza gitmiyorsa, bakalım bugün başıma neler gelecek diye işe gidiyorsanız, geceleri gözünüze uyku girmiyorsa belki siz de mobbing mağduru olabilirsiniz" dedi.
Mobbingi çalışanların iş yerlerinde birbirlerine karşı hileli, saldırgan ve sistematik davranışları olarak tanımlayan Ekici, mobbingin işyerlerinde psikolojik şiddet ve yıldırma anlamına geldiğini söyledi.
Ekici, psikolojik şiddet ile çalışanı iş yerinde yıldırmaya ve kaçırmaya yönelik sistematik davranışlar olan mobbing davranışlarının kasıtlı, sistematik ve uzun süreli olan davranışlar olduğunu ifade etti.
İşyerinde psikolojik tacizin asıl amacın kişinin imajını zedelemek olduğunu kaydeden Ekici, bu davranışlarla psikolojik tacize uğrayan kişinin görmezlikten gelinebileceğini, ufak hatalarının büyütüldüğünü ve başarılarının küçümsendiğini, ünvanlarının göz ardı edildiğini belirtti.
Hiyerarşik sıraya göre yukarıdan aşağıya, göz korkutmak amaçlı mobbing uygulanabileceğini kaydeden Ekici, aynı statüde çalışanların da rekabet amaçlı birbirlerine mobbing davranışları sergileyebileceğini ifade etti. Ekici, mağdurların genellikle gururundan ya da çekindiğinden konuyla ilgili yardım istemediklerini, tacizcilerin de megolaman, kıskanç, hırslı, kontrol delisi ve itaat bekleyen insanlar olduğunu söyledi.
İş yerinde tacizin üçüncü şahıslar tarafından ilgisiz karşılanmasının da mobbinge ortaklık olduğunu kaydeden Ekici, bazılarının da verdikleri destek ve birliği ile tacizciye destek olabildiğini öne sürdü. Kadınların ve erkeklerin eşit oranda mobbinge maruz kaldığını belirten Ekici, kadınların daha çok kadınlardan, erkeklerin de hem erkeklerden hem kadınlardan bu davranışları gördüklerini kaydetti.
İş yerlerinde çalışanların başarısının yöneticinin başarısı olduğunu ve oyunun kurallarının yönetici tarafından konulduğunu hatırlatan Ekici, iş yerinde fazla rekabet olmasının, değerlendirme yöntemlerini rekabet üzerine kurmasının mobbinge yol açabildiğini, her konuda tek başına karar vermesinin de çalışanlarına güvensizlik olarak algılanacağını ve mobbinge ortam hazırladığını söyledi. Çalışanları sürekli yakından izleyen yöneticilerin de mobbinge yol açtığını kaydeden Ekici, kurumda sorun çözme yerine suçlu arama kültürünün olmasındansa sorunun kaynağını bulmanın önemine değindi.
F. Banu Doğan
