2010-12-07 - 21:30
TBMM Genel Kurulunda AK Parti Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın, ''görevi kötüye kullanma'' suçuna ceza indirimi
öngören ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''
görüşülüyor.
TBMM Genel Kurulunda AK Parti Kahramanmaraş
Milletvekili Veysi Kaynak'ın, ''görevi kötüye kullanma'' suçuna ceza indirimi
öngören ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''
görüşülüyor.
Teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Afyonkarahisar
Milletvekili Halil Ünlütepe, teklifin TBMM'nin ''normal çalışma düzeni'' içinde
görüşülmediğini, kısa sürede gündeme alındığını belirterek, ''Bu, bunun bir kanun
teklifi değil hükümet tasarısı olduğunu gösteriyor'' dedi.
''Nöbetçi milletvekiline teklif verdirildiği'' görüşünü savunan Ünlütepe,
''Milletvekilinin onuru var. Milletvekili araç olarak kullanılamaz'' diye
konuştu.
Teklifle ''yolsuzluğa bulaşmış belediye başkanları ve bürokratların
kurtarılmaya çalışıldığını'' öne süren Ünlütepe, bunu ahlaki bulmadıklarını
belirtti.
Ünlütepe, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun teklifi ''maydanoz''
olarak nitelendirdiğini ifade ederek, devlet aleyhine suçların ota
benzetilemeyeceğini söyledi.
''Adı bu tür suçlara bulaşmış bir belediye başkanının 'madde Ceza
Yasası'ndan çıkarılsın' dediğini'' ifade eden Ünlütepe, ''Hırsız da hırsızlığın
suç olmaktan çıkarılmasını ister. O belediye başkanı ile hırsız arasında ne fark
var? Bu yasayı çıkarmayı içinize sindirebilecek misiniz'' diye konuştu.
Ünlütepe, teklifin yasalaşmasıyla birçok milletvekilinin
dokunulmazlığının kaldırılması istemli dosyaların ortadan kalkacağını, birçok
bürokratın yargıdan kurtulacağını belirterek, ''Teklifin görüşülmesinden üzüntü
duyuyorum. Yolsuzluğun önü açılıyor. Suç ve suçlu teşvik ediliyor'' görüşünü dile
getirdi.
MHP Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, böyle bir
teklifin verilmesi ve görüşülmesini ''zül'' olarak nitelendirdi.
Teklifi veren Kaynak'ı eleştiren ve ''nöbetçi milletvekili'' ifadesini
kullanan Yalçın, teklifin ''ayıplı ve etik dışı'' olduğunu öne sürdü.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Anayasa Komisyonu
Başkanı Burhan Kuzu'nun konuya ilişkin telefon görüşmelerinin basına yansıdığını
belirten Yalçın, ''Bu ayıplı teklif Genel Kurula kadar gelmişse Sayın Gökçek
tebriği hak ediyor. Bu yasaya Gökçek kanunu dersek bir hakkı teslim etmiş
oluruz'' diye konuştu.
Yalçın, teklifin yasalaşması durumunda belediye başkanı ve kamu
görevlilerinin cezadan kurtulacağını, teklifin ''yüz kızartıcı suçlar açısından
örtülü af getirdiğini'' söyledi.
Teklifle dürüst belediye başkanları ve bürokratların daha çok iktidarın
baskısına maruz kalacağını da öne süren Yalçın, ''Ne kadar ceza indirimi
yaparsanız yapın beytülmala el uzatanlar er ya da geç iki cihanda hesap
verecektir'' diye konuştu.
BDP Grubu adına konuşan Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, teklifin
hangi mantıkla Meclis gündemine taşındığını anlayamadıklarını söyledi.
Görevi kötüye kullanmanın sıkça işlenen bir fiil olduğunu belirten
Geylani, teklifin, bu suçların daha çok işlenmesini ve yolsuzlukları teşvik
edeceğini iddia etti.
Teklifle söz konusu suçu işleyenlerin cezanın ertelenmesi ve paraya
çevrilmesi imkanlarından yararlanır hale geleceğini belirten Geylani, kamu
görevlilerine gizli af getirildiğini ileri sürdü.
Teklifin görüşmeleri sürüyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, TCK'da değişiklik yapan kanun teklifinin görevi kötüye kullanma suçuyla
ilgili bir af niteliği taşımadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi''nin görüşmelerinde söz alan AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı
Köylü, TCK'nın, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin maddesindeki, ''kazanç''
ibaresinin, ''menfaat'' olarak değiştirildiğini, böylece, yalnızca para ile
ölçülen ekonomik kazanç algılamasının önüne geçildiğini ifade etti. Köylü,
''menfaat'' tanımlamasının, para dışındaki çıkarları da kapsayacağını söyledi.
Hakkı Köylü, görüşülen teklifin bir ''af'' ya da ''cezada indirim
getirdiği'' yönündeki eleştirilerin yanlış olduğunu dile getirdi.
Eleştirileri yanıtlamak üzere söz alan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı
Ahmet İyimaya da kanunların, toplumsal ihtiyaçlara ve gelişen değerlere uygun
olması gerektiğini, yapılan değişikliğin de bu kapsamda olduğunu söyledi.
İyimaya, şu anda Türkiye'nin, görevi kötüye kullanma suçları bakımından, gelişmiş
ceza hukuku sistemlerine göre çok geride olduğunu belirtti.
Teklifte öngörülen düzenlemede amacı, ihtiyacı aşan bir durumun söz
konusu olmadığını ifade eden İyimaya, ''Büyük reformun, akılcı reformun aynen
Almanya'da, Fransa'da olduğu gibi, ceza ve suç adaletine uygun olan
modernleştirmenin, görev olduğunu düşünüyorum'' dedi.
-''724 SUÇ DOSYASI VAR''-
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da teklifle ilgili
''maydanoz'' tabirinin kullanıldığını anımsatarak, ''Güzel söylemişim. Tam
yerinde olmuş. Hukuk literatürü ile ilgili bilgisi olanlar bu işi bilirler. Bu,
torba maddedir'' dedi.
Görüşmelerde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile yaptığı
telefon görüşmesine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Kuzu, şunları söyledi:
''O telefon görüşmesi 2004 yılında yapıldı. Bu dinleme yasa dışı
dinlemeydi. Bu kürsüye çıkıp yasa dışı bir dinlemenin kullanılmasını, hukuk
namusu ile bağdaştıramıyorum. Bu telefon görüşmesi yapılmıştır. Sayın Belediye
Başkanı benden dosyaları istemiştir, vermemişimdir. Birisi telefon açmış, ben de
bilgi vermişim. Bundan doğal daha ne olabilir? Bir suç görmüş gibi konuşulmasını
yakıştırmıyorum.
Bu arada şu an komisyonda 724 suç dosyası var. Bunun içinde her siyasi
partiden var. Parti liderleri bile var.''
Bazı muhalefet milletvekilleri, Kuzu'nun, söz konusu suç dosyalarına
ilişkin ifadelerine tepki gösterdi. Kuzu ile bazı milletvekilleri arasında
tartışma çıktı. Bunun üzerine Başkanvekili Akşener, birleşime ara verdi.
Tartışma, verilen arada da bir süre devam etti.
-''DÜZENLEME AF NİTELİĞİNDE DEĞİL''-
Hükümet adına konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
teklife ön yargılı yaklaşmak yerine teknik detaylar üzerinde durmanın yararlı
olacağını söyledi.
Konuşmalarda özellikle yolsuzluk üzerinde durulduğunu belirten Arınç,
yolsuzluğun bir felaket, bir kanser olduğunu, bir toplumu batırabileceğini ifade
etti. Arınç, buna karşı olmanın her yurttaşın ve her siyasetçinin görevi olduğunu
vurguladı.
Muhalefet partilerinin, konuşmalarda yolsuzluk üzerinde durmasının
kendisini sevindirdiğini ifade eden Arınç, AK Parti iktidarının da yolsuzluklarla
mücadeleyi esas ve ilke edinmiş bir siyasi parti olduğunu dile getirdi.
Teklife ilişkin eleştirileri yanıtlayan Arınç, yapılan işin, bir kanunun
bir maddesinde değişikliğe gitmek olduğunu belirtti.
Teklifte yapılan değişikliğin ''birilerini korumak amacına yönelik
olduğu'' iddialarına da yanıt veren Arınç, şöyle dedi:
''Yaklaşık 2 milyon kamu görevlisi var. 2008 yılı itibarıyla 257. maddeye
aykırılıktan açılan dava sayısı 11 bin civarında. Yani yaptığımız düzenleme, en
azından binleri ilgilendiren düzenleme. Belli bir şahsa odaklanarak, 'o kişi
hakkında özel bir kanun çıkartılıyor' demek, çok haklı sayılmaz. Yaptığımız
değişiklik, kanunun uygulanmasında, maddi karşılık olmasa bile menfaat sayılan
unsurların da bu suçu oluşturabileceğine yönelik.
Bu af niteliğinde olsa herkesi kurtarmak olurdu, suçu cezasız bırakmış
olurdu. Bu, af niteliğinde bir düzenleme değil.
Mesela telefon dinlemeleri konusunda büyük bir sorumsuzluk yaşandığını
görüyoruz. Yasal dinlemelerin ötesinde, herkesin eline geçirdiği kanunsuz
birtakım imkanlarla insanların özel hayatlarına, kişilik haklarına tecavüz
ettiğini görüyoruz. Elimizdeki yasa değişikliği ile buna ilişkin cezaları
artırıcı bir hazırlık yaptık. Bütçe dolayısıyla belki Ocak ayına kadar
gelemeyecek.
Toplumsal ihtiyaç öyle bir noktaya gelir ki, cezaları artırabilir ve
suçun unsurlarını değiştirebilirsiniz.''
Bu arada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in ''Vicdanınız rahat mı''
diye sorması üzerine Arınç, ''Yaptığımız düzenleme vicdani kanaatime tıpa tıp
uygundur'' dedi.
Düzenlemenin, ceza indirimi ya da suçları cezasız bırakmak anlamına
gelmediğini ifade eden Arınç, ''Yapılan değişiklik, yüksek olarak öngörülen
cezaların hakkaniyete uygun şekilde indirilmesidir. Çok muhtelif kararlar vardı.
TCK'da, görevi kötüye kullanma suçu genel ve tamamlayıcı bir suç tipi olarak
öngörülmüş. Kamu görevlilerinin herhangi bir eylemini bile bir mahkeme hakiminin
bu maddeye aykırı görmesi ve ceza takdir etmesi mümkündür. Bu durumda mahkemeler
kıyas yoluna gidiyor. Bu hükmün kapsamına, çok basit eylemler de girebiliyor.
Suçu oluşturan eylemlerin açıkça belirlenmediği bir maddede, yüksek cezaların
öngörülmesi, ceza adaleti anlayışının temel ilkelerine hakkaniyete uygun
değildir'' diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, Wikileaks internet sitesinde yazılanların, kendilerini ''Amerikan uşağı''
olmakla suçlayanlara büyük bir şamar olduğunu belirterek, ''Şahsiyetimiz
konusunda Amerikalı bazı diplomatların densizliklerine elbette rıza gösterecek
değiliz'' dedi.
Görevi kötüye kullanma suçlarına ceza indirimi öngören yasa teklifinin
tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Arınç, Wikileaks
belgelerinde kendisiyle ilgili hem bir benzetme hem de yaptığı işlere yönelik
bazı konuların yer aldığını söyledi. Arınç, konu ortaya atıldığında Uganda'da
olduğunu, döndükten sonra bazı gazetelere açıklamalar yaptığını belirtti.
Arınç, şöyle devam etti:
''Yazılan çizilen şeylerin bizi Amerikan uşağı olmakla, işbirlikçi
olmakla suçlayanlara büyük bir şamar olduğu kanaatindeyim. Bizim şahsiyetimiz
konusunda Amerikalı bazı diplomatların densizliklerine elbette rıza gösterecek
değiliz. Ama düşünün ki, 250 bin belge içinde sadece Türkiye'nin değil pek çok
ülkenin siyasetçileri konusunda terbiyesizce, aptalca bazı tanımlamalar var.
Bunları şiddetle reddederiz. Biz bunlara bakarak yolumuzu tayin etmedik. Benim 1
Mart tezkeresindeki tutumum sebebiyle zamanın büyükelçisinin 'bütün fitne bu
adamdan çıkıyor, bununla uyumlu çalışılamaz' demesini, şeref madalyası olarak
görüyorum. Bir milletvekiline Tayyip Erdoğan'ın bilmem nesi gibi hitap
edilmesinden en az benim kadar sizin de utanacağınızı düşündüğüm için, bunu söz
konusu etmemiştim. Sizler veya herhangi bir siyasetçi hakkında böyle büyük bir
terbiyesizlik yapılsaydı ondan önce ben kendim ortaya çıkardım. Cevaplarını
verdik, veriyoruz. Bu konuda el birliği yapalım. Amerika'nın bazı ülkelerde niçin
sevilmediğini araştıranlar, bu diplomatların yaptıkları aptallıkları da göz önüne
alsınlar, ondan sonra araştırmalarını daha bilimsel yapsınlar.''
-TRT SINAVININ İPTALİ-
Arınç, TRT'de yapım ve yayın sorumlusu alımına ilişkin sınavın iptaline
ilişkin bir soruyu yanıtlarken de sınavı ÖSYM'ye yaptırmak istediklerini, ancak
ÖSYM'nin mazeret beyan ederek sınavı yapamayacağını bildirdiğini söyledi. Gazi
Üniversitesine sınavın yapılmasını teklif ettiklerini ve kabul edildiğini
belirten Arınç, üniversitenin, yazılı bildirime rağmen, konulara göre soru
oranlarını yanlış sorduğunu bildirdi.
Arınç, ''Biz kendimiz bunu tespit ettik. Bunun yanlış olacağına kanaat
getirerek sınavın yeniden yapılmasına karar verdik. Ayın 18'inde, gösterdiğimiz
ölçüler içerisinde yeni bir sınav yapılacak. Yanlışa bizim katkımızın olduğunu
düşünmüyorum. Çünkü farkına varan da biziz, sınavın hangi ölçüler içinde
yapılacağını gösteren de biziz. Gazi Üniversitesi bu işi yanlış yapmıştır.
Kendilerine bu işin sorumluluğu da gösterilmiştir. TRT'nin şaibesiz sınav yapması
doğaldır. Bu konuda çalışıyoruz'' diye konuştu.
Yasanın tümü üzerinde şahsı adına söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer
Genç, teklifi ''yüz karası'' olarak nitelendirerek, ''hırsızlık yapan, devleti
soyan kamu görevlileri ile belediye başkanları'' için değişikliğin yapıldığını
öne sürdü. Genç, ''Aklı yerinde olan insanlar böyle bir şeye tevessül etmez''
dedi.
Şahsı adına konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yürürlükteki
maddenin uygulamada ''torba olarak'' kullanıldığını, hakimlere geniş bir takdir
yetkisi verdiğini, sınırlarının çizilmediğini söyledi.
Bozdağ, ''Hukuk devletlerinde böyle madde olmaz. Yolsuzlukla da irtibatı
yoktur. Yolsuzluk konusu ayrı maddelerde zaten düzenlenmiştir'' dedi.
Teklifin af getirmediğini, kimsenin cezadan kurtulmadığını ifade eden
Bozdağ, maddede öngörülen cezanın teklif ile ceza adalet sistemine uygun hale
getirildiğini, kimsenin himaye edilmediğini söyledi.
Konuşmaların ardından teklifin maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Teklifin birinci maddesi üzerinde CHP Grubu adına söz alan Ordu
Milletvekili Rahmi Güner, teklifin halkın isteğiyle değil, halkın sırtından
menfaat sağlayanların, kamuyu zarara uğratanların isteğiyle değiştirilmek
istendiğini ileri sürerek, ''Kanun bu şekliyle geçerse cezanın caydırıcılığı
kalmaz'' dedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, bugünkü çalışma süresinin dolması
nedeniyle yarın saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
(23.58)
Milletvekili Veysi Kaynak'ın, ''görevi kötüye kullanma'' suçuna ceza indirimi
öngören ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''
görüşülüyor.
Teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Afyonkarahisar
Milletvekili Halil Ünlütepe, teklifin TBMM'nin ''normal çalışma düzeni'' içinde
görüşülmediğini, kısa sürede gündeme alındığını belirterek, ''Bu, bunun bir kanun
teklifi değil hükümet tasarısı olduğunu gösteriyor'' dedi.
''Nöbetçi milletvekiline teklif verdirildiği'' görüşünü savunan Ünlütepe,
''Milletvekilinin onuru var. Milletvekili araç olarak kullanılamaz'' diye
konuştu.
Teklifle ''yolsuzluğa bulaşmış belediye başkanları ve bürokratların
kurtarılmaya çalışıldığını'' öne süren Ünlütepe, bunu ahlaki bulmadıklarını
belirtti.
Ünlütepe, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun teklifi ''maydanoz''
olarak nitelendirdiğini ifade ederek, devlet aleyhine suçların ota
benzetilemeyeceğini söyledi.
''Adı bu tür suçlara bulaşmış bir belediye başkanının 'madde Ceza
Yasası'ndan çıkarılsın' dediğini'' ifade eden Ünlütepe, ''Hırsız da hırsızlığın
suç olmaktan çıkarılmasını ister. O belediye başkanı ile hırsız arasında ne fark
var? Bu yasayı çıkarmayı içinize sindirebilecek misiniz'' diye konuştu.
Ünlütepe, teklifin yasalaşmasıyla birçok milletvekilinin
dokunulmazlığının kaldırılması istemli dosyaların ortadan kalkacağını, birçok
bürokratın yargıdan kurtulacağını belirterek, ''Teklifin görüşülmesinden üzüntü
duyuyorum. Yolsuzluğun önü açılıyor. Suç ve suçlu teşvik ediliyor'' görüşünü dile
getirdi.
MHP Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, böyle bir
teklifin verilmesi ve görüşülmesini ''zül'' olarak nitelendirdi.
Teklifi veren Kaynak'ı eleştiren ve ''nöbetçi milletvekili'' ifadesini
kullanan Yalçın, teklifin ''ayıplı ve etik dışı'' olduğunu öne sürdü.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Anayasa Komisyonu
Başkanı Burhan Kuzu'nun konuya ilişkin telefon görüşmelerinin basına yansıdığını
belirten Yalçın, ''Bu ayıplı teklif Genel Kurula kadar gelmişse Sayın Gökçek
tebriği hak ediyor. Bu yasaya Gökçek kanunu dersek bir hakkı teslim etmiş
oluruz'' diye konuştu.
Yalçın, teklifin yasalaşması durumunda belediye başkanı ve kamu
görevlilerinin cezadan kurtulacağını, teklifin ''yüz kızartıcı suçlar açısından
örtülü af getirdiğini'' söyledi.
Teklifle dürüst belediye başkanları ve bürokratların daha çok iktidarın
baskısına maruz kalacağını da öne süren Yalçın, ''Ne kadar ceza indirimi
yaparsanız yapın beytülmala el uzatanlar er ya da geç iki cihanda hesap
verecektir'' diye konuştu.
BDP Grubu adına konuşan Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, teklifin
hangi mantıkla Meclis gündemine taşındığını anlayamadıklarını söyledi.
Görevi kötüye kullanmanın sıkça işlenen bir fiil olduğunu belirten
Geylani, teklifin, bu suçların daha çok işlenmesini ve yolsuzlukları teşvik
edeceğini iddia etti.
Teklifle söz konusu suçu işleyenlerin cezanın ertelenmesi ve paraya
çevrilmesi imkanlarından yararlanır hale geleceğini belirten Geylani, kamu
görevlilerine gizli af getirildiğini ileri sürdü.
Teklifin görüşmeleri sürüyor.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, TCK'da değişiklik yapan kanun teklifinin görevi kötüye kullanma suçuyla
ilgili bir af niteliği taşımadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifi''nin görüşmelerinde söz alan AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı
Köylü, TCK'nın, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin maddesindeki, ''kazanç''
ibaresinin, ''menfaat'' olarak değiştirildiğini, böylece, yalnızca para ile
ölçülen ekonomik kazanç algılamasının önüne geçildiğini ifade etti. Köylü,
''menfaat'' tanımlamasının, para dışındaki çıkarları da kapsayacağını söyledi.
Hakkı Köylü, görüşülen teklifin bir ''af'' ya da ''cezada indirim
getirdiği'' yönündeki eleştirilerin yanlış olduğunu dile getirdi.
Eleştirileri yanıtlamak üzere söz alan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı
Ahmet İyimaya da kanunların, toplumsal ihtiyaçlara ve gelişen değerlere uygun
olması gerektiğini, yapılan değişikliğin de bu kapsamda olduğunu söyledi.
İyimaya, şu anda Türkiye'nin, görevi kötüye kullanma suçları bakımından, gelişmiş
ceza hukuku sistemlerine göre çok geride olduğunu belirtti.
Teklifte öngörülen düzenlemede amacı, ihtiyacı aşan bir durumun söz
konusu olmadığını ifade eden İyimaya, ''Büyük reformun, akılcı reformun aynen
Almanya'da, Fransa'da olduğu gibi, ceza ve suç adaletine uygun olan
modernleştirmenin, görev olduğunu düşünüyorum'' dedi.
-''724 SUÇ DOSYASI VAR''-
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da teklifle ilgili
''maydanoz'' tabirinin kullanıldığını anımsatarak, ''Güzel söylemişim. Tam
yerinde olmuş. Hukuk literatürü ile ilgili bilgisi olanlar bu işi bilirler. Bu,
torba maddedir'' dedi.
Görüşmelerde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile yaptığı
telefon görüşmesine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Kuzu, şunları söyledi:
''O telefon görüşmesi 2004 yılında yapıldı. Bu dinleme yasa dışı
dinlemeydi. Bu kürsüye çıkıp yasa dışı bir dinlemenin kullanılmasını, hukuk
namusu ile bağdaştıramıyorum. Bu telefon görüşmesi yapılmıştır. Sayın Belediye
Başkanı benden dosyaları istemiştir, vermemişimdir. Birisi telefon açmış, ben de
bilgi vermişim. Bundan doğal daha ne olabilir? Bir suç görmüş gibi konuşulmasını
yakıştırmıyorum.
Bu arada şu an komisyonda 724 suç dosyası var. Bunun içinde her siyasi
partiden var. Parti liderleri bile var.''
Bazı muhalefet milletvekilleri, Kuzu'nun, söz konusu suç dosyalarına
ilişkin ifadelerine tepki gösterdi. Kuzu ile bazı milletvekilleri arasında
tartışma çıktı. Bunun üzerine Başkanvekili Akşener, birleşime ara verdi.
Tartışma, verilen arada da bir süre devam etti.
-''DÜZENLEME AF NİTELİĞİNDE DEĞİL''-
Hükümet adına konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
teklife ön yargılı yaklaşmak yerine teknik detaylar üzerinde durmanın yararlı
olacağını söyledi.
Konuşmalarda özellikle yolsuzluk üzerinde durulduğunu belirten Arınç,
yolsuzluğun bir felaket, bir kanser olduğunu, bir toplumu batırabileceğini ifade
etti. Arınç, buna karşı olmanın her yurttaşın ve her siyasetçinin görevi olduğunu
vurguladı.
Muhalefet partilerinin, konuşmalarda yolsuzluk üzerinde durmasının
kendisini sevindirdiğini ifade eden Arınç, AK Parti iktidarının da yolsuzluklarla
mücadeleyi esas ve ilke edinmiş bir siyasi parti olduğunu dile getirdi.
Teklife ilişkin eleştirileri yanıtlayan Arınç, yapılan işin, bir kanunun
bir maddesinde değişikliğe gitmek olduğunu belirtti.
Teklifte yapılan değişikliğin ''birilerini korumak amacına yönelik
olduğu'' iddialarına da yanıt veren Arınç, şöyle dedi:
''Yaklaşık 2 milyon kamu görevlisi var. 2008 yılı itibarıyla 257. maddeye
aykırılıktan açılan dava sayısı 11 bin civarında. Yani yaptığımız düzenleme, en
azından binleri ilgilendiren düzenleme. Belli bir şahsa odaklanarak, 'o kişi
hakkında özel bir kanun çıkartılıyor' demek, çok haklı sayılmaz. Yaptığımız
değişiklik, kanunun uygulanmasında, maddi karşılık olmasa bile menfaat sayılan
unsurların da bu suçu oluşturabileceğine yönelik.
Bu af niteliğinde olsa herkesi kurtarmak olurdu, suçu cezasız bırakmış
olurdu. Bu, af niteliğinde bir düzenleme değil.
Mesela telefon dinlemeleri konusunda büyük bir sorumsuzluk yaşandığını
görüyoruz. Yasal dinlemelerin ötesinde, herkesin eline geçirdiği kanunsuz
birtakım imkanlarla insanların özel hayatlarına, kişilik haklarına tecavüz
ettiğini görüyoruz. Elimizdeki yasa değişikliği ile buna ilişkin cezaları
artırıcı bir hazırlık yaptık. Bütçe dolayısıyla belki Ocak ayına kadar
gelemeyecek.
Toplumsal ihtiyaç öyle bir noktaya gelir ki, cezaları artırabilir ve
suçun unsurlarını değiştirebilirsiniz.''
Bu arada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in ''Vicdanınız rahat mı''
diye sorması üzerine Arınç, ''Yaptığımız düzenleme vicdani kanaatime tıpa tıp
uygundur'' dedi.
Düzenlemenin, ceza indirimi ya da suçları cezasız bırakmak anlamına
gelmediğini ifade eden Arınç, ''Yapılan değişiklik, yüksek olarak öngörülen
cezaların hakkaniyete uygun şekilde indirilmesidir. Çok muhtelif kararlar vardı.
TCK'da, görevi kötüye kullanma suçu genel ve tamamlayıcı bir suç tipi olarak
öngörülmüş. Kamu görevlilerinin herhangi bir eylemini bile bir mahkeme hakiminin
bu maddeye aykırı görmesi ve ceza takdir etmesi mümkündür. Bu durumda mahkemeler
kıyas yoluna gidiyor. Bu hükmün kapsamına, çok basit eylemler de girebiliyor.
Suçu oluşturan eylemlerin açıkça belirlenmediği bir maddede, yüksek cezaların
öngörülmesi, ceza adaleti anlayışının temel ilkelerine hakkaniyete uygun
değildir'' diye konuştu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, Wikileaks internet sitesinde yazılanların, kendilerini ''Amerikan uşağı''
olmakla suçlayanlara büyük bir şamar olduğunu belirterek, ''Şahsiyetimiz
konusunda Amerikalı bazı diplomatların densizliklerine elbette rıza gösterecek
değiliz'' dedi.
Görevi kötüye kullanma suçlarına ceza indirimi öngören yasa teklifinin
tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Arınç, Wikileaks
belgelerinde kendisiyle ilgili hem bir benzetme hem de yaptığı işlere yönelik
bazı konuların yer aldığını söyledi. Arınç, konu ortaya atıldığında Uganda'da
olduğunu, döndükten sonra bazı gazetelere açıklamalar yaptığını belirtti.
Arınç, şöyle devam etti:
''Yazılan çizilen şeylerin bizi Amerikan uşağı olmakla, işbirlikçi
olmakla suçlayanlara büyük bir şamar olduğu kanaatindeyim. Bizim şahsiyetimiz
konusunda Amerikalı bazı diplomatların densizliklerine elbette rıza gösterecek
değiliz. Ama düşünün ki, 250 bin belge içinde sadece Türkiye'nin değil pek çok
ülkenin siyasetçileri konusunda terbiyesizce, aptalca bazı tanımlamalar var.
Bunları şiddetle reddederiz. Biz bunlara bakarak yolumuzu tayin etmedik. Benim 1
Mart tezkeresindeki tutumum sebebiyle zamanın büyükelçisinin 'bütün fitne bu
adamdan çıkıyor, bununla uyumlu çalışılamaz' demesini, şeref madalyası olarak
görüyorum. Bir milletvekiline Tayyip Erdoğan'ın bilmem nesi gibi hitap
edilmesinden en az benim kadar sizin de utanacağınızı düşündüğüm için, bunu söz
konusu etmemiştim. Sizler veya herhangi bir siyasetçi hakkında böyle büyük bir
terbiyesizlik yapılsaydı ondan önce ben kendim ortaya çıkardım. Cevaplarını
verdik, veriyoruz. Bu konuda el birliği yapalım. Amerika'nın bazı ülkelerde niçin
sevilmediğini araştıranlar, bu diplomatların yaptıkları aptallıkları da göz önüne
alsınlar, ondan sonra araştırmalarını daha bilimsel yapsınlar.''
-TRT SINAVININ İPTALİ-
Arınç, TRT'de yapım ve yayın sorumlusu alımına ilişkin sınavın iptaline
ilişkin bir soruyu yanıtlarken de sınavı ÖSYM'ye yaptırmak istediklerini, ancak
ÖSYM'nin mazeret beyan ederek sınavı yapamayacağını bildirdiğini söyledi. Gazi
Üniversitesine sınavın yapılmasını teklif ettiklerini ve kabul edildiğini
belirten Arınç, üniversitenin, yazılı bildirime rağmen, konulara göre soru
oranlarını yanlış sorduğunu bildirdi.
Arınç, ''Biz kendimiz bunu tespit ettik. Bunun yanlış olacağına kanaat
getirerek sınavın yeniden yapılmasına karar verdik. Ayın 18'inde, gösterdiğimiz
ölçüler içerisinde yeni bir sınav yapılacak. Yanlışa bizim katkımızın olduğunu
düşünmüyorum. Çünkü farkına varan da biziz, sınavın hangi ölçüler içinde
yapılacağını gösteren de biziz. Gazi Üniversitesi bu işi yanlış yapmıştır.
Kendilerine bu işin sorumluluğu da gösterilmiştir. TRT'nin şaibesiz sınav yapması
doğaldır. Bu konuda çalışıyoruz'' diye konuştu.
Yasanın tümü üzerinde şahsı adına söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer
Genç, teklifi ''yüz karası'' olarak nitelendirerek, ''hırsızlık yapan, devleti
soyan kamu görevlileri ile belediye başkanları'' için değişikliğin yapıldığını
öne sürdü. Genç, ''Aklı yerinde olan insanlar böyle bir şeye tevessül etmez''
dedi.
Şahsı adına konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yürürlükteki
maddenin uygulamada ''torba olarak'' kullanıldığını, hakimlere geniş bir takdir
yetkisi verdiğini, sınırlarının çizilmediğini söyledi.
Bozdağ, ''Hukuk devletlerinde böyle madde olmaz. Yolsuzlukla da irtibatı
yoktur. Yolsuzluk konusu ayrı maddelerde zaten düzenlenmiştir'' dedi.
Teklifin af getirmediğini, kimsenin cezadan kurtulmadığını ifade eden
Bozdağ, maddede öngörülen cezanın teklif ile ceza adalet sistemine uygun hale
getirildiğini, kimsenin himaye edilmediğini söyledi.
Konuşmaların ardından teklifin maddelerine geçilmesi kabul edildi.
Teklifin birinci maddesi üzerinde CHP Grubu adına söz alan Ordu
Milletvekili Rahmi Güner, teklifin halkın isteğiyle değil, halkın sırtından
menfaat sağlayanların, kamuyu zarara uğratanların isteğiyle değiştirilmek
istendiğini ileri sürerek, ''Kanun bu şekliyle geçerse cezanın caydırıcılığı
kalmaz'' dedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, bugünkü çalışma süresinin dolması
nedeniyle yarın saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
(23.58)
