2008-03-04 - 14:13
DTP Eş Başkanı Ayna:"Türkiye'nin idari, üniter yapısı korunarak, Türkiye sınırları içerisinde yerel yönetimlerin insiyatifi artırılacak şekilde yetkileri artırılmalıdır"
DTP Grubu toplandı.
DTP Eş Başkanı ve Mardin Milletvekili Emine
Ayna, partisinin grup toplantısında, Kürt sorununun çözümünde
Türkiye'nin 30 yıl kaybettiğini belirterek, ''Türkiye, dünya ülkesi
olmasının önündeki en büyük sorun Kürt sorununun çözülmemesidir. 30 yıl
daha kaybetmek istemiyoruz. Bu gerekçeyle sınır için veya sınır ötesi
operasyonlara karşı duruyoruz'' diye konuştu.
Kara operasyonunun 300 kişinin ölümünden başka bir şey ifade etmediğini
ileri süren Ayna, ''(Terör örgütüyle mücadele ediyoruz) denilerek
operasyonu tanımlayamazsınız. PKK'yi oluşturan nedenler vardır'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Tek dil'', ''Tek millet''
kavramlarını kullandığını belirten Ayna, şunları söyledi:
''Sayın Başbakan beni inkar ediyor. Ben Kürt'üm; inkar ve imha çözüm
değildir. Meclis'teki tüm partiler sorunu görmeli. Kimine göre 5 bin,
kimine göre 10 bin insan var; Bunlar Kürt sorununun ihmali nedeniyle
dağa çıktılar. Bu insanları ne yapacağımıza karar vermeden Kürt sorununu
çözemeyiz. Teslimiyet dayatılarak çözüm bulunmaz. Her şeyi göze alarak
dağa çıkmışlar. 'Gelin teslim olun' demekle olmuyor. Çözümün yeri
burası, Amerika değil.''
Kara operasyonuna ilişkin ''Gerektiğinde tekrar gireriz'' açıklamalar
yapıldığına değinen Ayna, ''İstiyoruz ki bu sözler söylenmesin. Bir
insanın ölümü; (ister Türk, ister Kürt, ister asker, ister gerilla
olsun) geride onlarca insanda ölmeye hazır ruh hali oluşturuyor. Her bir
insanın ölümü Kürtlerle Türkler arasındaki mesafeyi açıyor. Kürt
sorununun bir parçası olan PKK konusunun çözümü askeriyeden
beklenmemelidir. Çözümü, askeri yöntemlerde, silahta, şiddette değil,
Meclis'te tartışmalıyız. Türkiye'nin idari, üniter yapısı korunarak,
Türkiye sınırları içerisinde yerel yönetimlerin inisiyatifi artırılacak
şekilde yetkileri artırılmalıdır'' diye konuştu.
HASANKEYF'E BARAJ YAPILMASI...
DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, baraj yapılması planlanan
Hasankeyf'i altın yumurtlayan tavuğa benzetti.
Bu bölgede baraj yapılarak Hasankeyf'in baraj gölünde bırakılmasının
başka nedenleri olduğunu ileri süren Yıldız, ''Hasankeyf, Kürt'lerin
yüzyıllarca hüküm sürdüğü bir yerdir. Selahattin Eyyubi'nin öz be öz
Kürt olduğunu tüm dünya biliyor. Kürt mirasının yok edilmek istendiğini
biliyoruz'' dedi.
TBMM İdare Amiri ve Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise 14 yıl önce bugün
DEP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığını anımsatarak, o
günlerde yaşadıklarını anlattı.
TBMM Karma Komisyonunun, DTP'li bazı milletvekillerinin
dokunulmazlıklarının yok sayılarak, mahkemelerinin sürmesine yönelik
kararını eleştiren Sakık, ''Komisyonun böyle bir görevi yok ama durumdan
vazife çıkarıyor. Halen bu ülkede kararları TBMM değil, ilahi güçler
veriyor. 14 yıl önce kalemşörler, bize biat etme şansımızın olduğunu
söylüyorlardı. Biat kültürü bizde olmaz. Bedeli ne olursa olsun DTP
olarak ödemeye hazırız'' diye konuştu.
8 Mart Ankara Kadın Platformu adına söz alan Nilgün Aktaş, Kürt
sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesini, operasyonlara son
verilmesini, Kürt halkının taleplerinin kabul edilmesini istediklerini
söyledi.
DTP Grubuna katılan bazı kadın partililerin; sarı, kırmızı ve yeşil
renkte türban takarak yan yana oturdukları gözlendi.
Toplantı, daha sonra gruba kapalı sürdürüldü.
DTP Eş Başkanı ve Mardin Milletvekili Emine
Ayna, partisinin grup toplantısında, Kürt sorununun çözümünde
Türkiye'nin 30 yıl kaybettiğini belirterek, ''Türkiye, dünya ülkesi
olmasının önündeki en büyük sorun Kürt sorununun çözülmemesidir. 30 yıl
daha kaybetmek istemiyoruz. Bu gerekçeyle sınır için veya sınır ötesi
operasyonlara karşı duruyoruz'' diye konuştu.
Kara operasyonunun 300 kişinin ölümünden başka bir şey ifade etmediğini
ileri süren Ayna, ''(Terör örgütüyle mücadele ediyoruz) denilerek
operasyonu tanımlayamazsınız. PKK'yi oluşturan nedenler vardır'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Tek dil'', ''Tek millet''
kavramlarını kullandığını belirten Ayna, şunları söyledi:
''Sayın Başbakan beni inkar ediyor. Ben Kürt'üm; inkar ve imha çözüm
değildir. Meclis'teki tüm partiler sorunu görmeli. Kimine göre 5 bin,
kimine göre 10 bin insan var; Bunlar Kürt sorununun ihmali nedeniyle
dağa çıktılar. Bu insanları ne yapacağımıza karar vermeden Kürt sorununu
çözemeyiz. Teslimiyet dayatılarak çözüm bulunmaz. Her şeyi göze alarak
dağa çıkmışlar. 'Gelin teslim olun' demekle olmuyor. Çözümün yeri
burası, Amerika değil.''
Kara operasyonuna ilişkin ''Gerektiğinde tekrar gireriz'' açıklamalar
yapıldığına değinen Ayna, ''İstiyoruz ki bu sözler söylenmesin. Bir
insanın ölümü; (ister Türk, ister Kürt, ister asker, ister gerilla
olsun) geride onlarca insanda ölmeye hazır ruh hali oluşturuyor. Her bir
insanın ölümü Kürtlerle Türkler arasındaki mesafeyi açıyor. Kürt
sorununun bir parçası olan PKK konusunun çözümü askeriyeden
beklenmemelidir. Çözümü, askeri yöntemlerde, silahta, şiddette değil,
Meclis'te tartışmalıyız. Türkiye'nin idari, üniter yapısı korunarak,
Türkiye sınırları içerisinde yerel yönetimlerin inisiyatifi artırılacak
şekilde yetkileri artırılmalıdır'' diye konuştu.
HASANKEYF'E BARAJ YAPILMASI...
DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, baraj yapılması planlanan
Hasankeyf'i altın yumurtlayan tavuğa benzetti.
Bu bölgede baraj yapılarak Hasankeyf'in baraj gölünde bırakılmasının
başka nedenleri olduğunu ileri süren Yıldız, ''Hasankeyf, Kürt'lerin
yüzyıllarca hüküm sürdüğü bir yerdir. Selahattin Eyyubi'nin öz be öz
Kürt olduğunu tüm dünya biliyor. Kürt mirasının yok edilmek istendiğini
biliyoruz'' dedi.
TBMM İdare Amiri ve Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise 14 yıl önce bugün
DEP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığını anımsatarak, o
günlerde yaşadıklarını anlattı.
TBMM Karma Komisyonunun, DTP'li bazı milletvekillerinin
dokunulmazlıklarının yok sayılarak, mahkemelerinin sürmesine yönelik
kararını eleştiren Sakık, ''Komisyonun böyle bir görevi yok ama durumdan
vazife çıkarıyor. Halen bu ülkede kararları TBMM değil, ilahi güçler
veriyor. 14 yıl önce kalemşörler, bize biat etme şansımızın olduğunu
söylüyorlardı. Biat kültürü bizde olmaz. Bedeli ne olursa olsun DTP
olarak ödemeye hazırız'' diye konuştu.
8 Mart Ankara Kadın Platformu adına söz alan Nilgün Aktaş, Kürt
sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesini, operasyonlara son
verilmesini, Kürt halkının taleplerinin kabul edilmesini istediklerini
söyledi.
DTP Grubuna katılan bazı kadın partililerin; sarı, kırmızı ve yeşil
renkte türban takarak yan yana oturdukları gözlendi.
Toplantı, daha sonra gruba kapalı sürdürüldü.
