2010-05-06 - 13:00
BAŞBAKAN ERDOĞAN SORULARI CEVAPLADI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, basına kapalı gerçekleştirilen AK Parti Grup toplantısının ardından Meclis bahçesinde Parlamento muhabirleriyle sohbet etti. Erdoğan, ''Bugün yapılacak son oylamayla ilgili bir tereddütünüz var mı?'' sorusuna, ''Böyle bir şey beklemiyorum'' karşılığını verdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliğinin referanduma sunulması
konusunda ''Kampanyamızı, hazırlıklarımızı başlattık. Millete gideceğiz'' dedi.

Bir gazetecinin TBMM Genel Kurulunda dün akşam mal varlığıyla ilgili
tartışmaları hatırlatması üzerine Erdoğan,''Hesap vermeyecek hiçbir şeyim yok.
Hesap vermeyenler, veremeyenler hesap soramazlar. Bunlar hiçbir zaman hesap
vermediler. Ben şeffaf bir liderim, her şeyim ortada'' diye konuştu.

Yunanistan ziyareti konusunda bir ertelemenin şu an olmadığını belirten
Erdoğan, İran ziyaretine ise henüz karar vermediklerini bildirdi. İran'da
zirvenin yapılacağı tarihlerde Azerbaycan ve Gürcistan ziyaretinin
programlandığını kaydeden Erdoğan, bu konuda bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mal varlığıyla ilgili tartışmaları değerlendirirken,
''Ben her yönüyle şeffaf bir liderim. Her şeyim şeffaf, her şeyim ortada...
Eğer dürüst ve namusluysalar, aynı şekilde onlar da kendi liderlerine söylesinler,
siteye bütün mal varlıklarını eşleriyle birlikte koysunlar'' dedi.

Sorular üzerine, Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili görüşmeleri bugün
bitirmeyi hedeflediklerini anlatan Erdoğan, ''Arkadaşlarım muhalefetle de
anlaştılar. Onlar da bugün bitmesini istiyorlar. Her şeye rağmen bugün 8 oylama
yapılacak'' dedi.

Bir kadın gazetecinin 18 yıldan beri Mecliste görev yaptığını öğrenen
Erdoğan'ın, kendisine ''Hiç sıkılmadınız mı?'' derken, aynı gazeteciye
''Bayanların yaşı sorulmaz ama bu mesleğe 13 yaşında mı başladınız?'' diyerek
espri yapması gülüşmelere neden oldu.

Bir başka gazetecinin emekli olduğunu söylemesine Erdoğan şaşırırken,
aynı gazetecinin ''Buranın gündemi her zaman yoğun oluyor. Daha önce koalisyon
hükümetlerinde hep krizler yaşanıyordu'' sözlerine, ''Tek parti iktidarının ülke
için ne kadar hayırlı olduğunu gördünüz'' karşılığını verdi.

Demokrasi ile ekonomik kalkınmanın ''at başı'' gittiğini ifade eden
Erdoğan, gelişmiş ülkelerde hem demokrasi hem de ekonominin ileride olduğunu
kaydetti.

Erdoğan, geri kalmış ülkelerde ise her ikisinin de gelişmediğini
belirterek, Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçte, hem demokrasi hem de ekonomisin
geliştirmeye çalıştığını anlattı.

Bir gazetecinin Yunanistan'da yaşanan olayları hatırlatması üzerine
Erdoğan, ''Görüyorsunuz... Kişi başına milli gelirleri oldukça yüksek. Bir
araştırın; 10 yıl önce Yunanistan'ın nüfusu kaç, şimdi ne? Ciddi manada bir nüfus
düşüşü var. Bu da milli geliri yüksek gösteriyor. Ayrıca AB noktasında
Maastricht Kriterleri noktasında yanıltıcı tablolar var. Umarım Yunanistan'daki
bu durum bütün bölgeye olumsuz örnek teşkil etmez. Umarım hükümet bunu bir an
önce atlatır'' diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Yunanistan'ı ziyaret
ettiğini hatırlatan Erdoğan, kendisinin bu ülkeye 14-15 Mayıs'ta gideceğini
anımsattı.

Erdoğan, ''ziyaretin ertelenip ertelenmeyeceği'' sorusuna, ''Şu anda
erteleme yok'' karşılığını verdi.

Erdoğan, Trabzon ile Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Ziraat Kupası
finalini soran bir gazetecinin, ''Torununuz Trabzonsporluymuş, nasıl
anlaştınız?'' demesi üzerine, torununun maçtan sonra kendisini arayarak
Trabzonsporun galip geldiğini söylediğini anlattı. Başbakan Erdoğan, kızının
''oğlum deden Fenerbahçeli'' demesi üzerine ise torununun ''Hayır, dedem bordo
mavili'' dediğini belirterek, güldü.

Bu sırada Erdoğan'ın yanında bulunan Devlet Bakanı Faruk Özak'ın telefonu
çaldı. Özak, ''Sayın Başbakanım bakın kim arıyor; Şenol Güneş' diyerek telefonu
Erdoğan'a uzattı. Erdoğan, Güneş'i kutlayarak, ''Çok iyi pres yaptınız. İlk golü
yemenize rağmen oyun disiplinini bırakmadınız. 3 güzel gol oldu'' diyerek sahayı
beğenip beğenmedekilerini sordu. Güneş'in sahayı beğendiğini söyleyen Erdoğan,
Özak'ı kastederek ''Bu bakan hem taraflı, hem bağımlı'' dedi.

Erdoğan, gazetecilerin soruları üzerine Bursaspor, Kasımpaşaspor ve
Rizespor ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

Bursasporun matematik olarak şanslı olduğunu ifade eden Erdoğan,
''Bursasporun şampiyon olacağına en az Fenearbahçenin olması kadar sevineceğini''
söyledi.

Erdoğan, evde eşinin dışında herkesin Fenerbahçeli olduğunu belirterek,
eşi Emine Erdoğan'ın Beşiktaş taraftarı olduğunu ifade etti. ''Bizi birbirimize
vurdurmazsınız herhalde'' diyen Erdoğan, eşinin kendisinin çalışma temposuna
nasıl ayak uydurduğu sorusuna, 'Alıştı. Zaten biz bu yola çıkarken biliyordu. O
da işin içinde...'' dedi.

Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda gün gece yaşanan ''mal varlığı
tartışmalarını nasıl değerlendirdiği'' soruna karşılık, şunları kaydetti:

''Ben her yönüyle şeffaf bir liderim. Her şeyim şeffaf, her şeyim
ortada... Eğer dürüst ve namusluysalar, aynı şekilde onlar da kendi liderlerine
söylesinler, siteye bütün mal varlıklarını eşleriyle birlikte koysunlar.

Ben hayatımı memuriyetle geçirmedim. Benim hayatımda 17 yıllık iş
adamlığı, özel sektör süreci var. Devlette çalışmışlığım, futbol oynadığım
dönemdedir....

12 Eylül'den itibaren tamamen serbestim. Ama malum kişiler, iftira atıp,
'Acaba buradan bir şey tutturabilir miyiz' gayretindeler. Ama benim
halkım,vatandaşım neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Bu iktidar yolsuzlukların
iktidarı olsaydı, bu yatırımların hiçbirini gerçekleştiremezdi. Bizden önceki
iktidarların yaptıkları ortada. Bizim 7 yıla sığdırdıklarımız ortada.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği süreci konusunda,
''Bizim bundan sonraki sürecimiz hemen kampanya. Şu anda hazırlıklarımızı başlattık'' dedi.

Erdoğan, hükümetin sağlık, eğitim, ulaşım, enerji ve adalet alanlarındaki icraatı hakkında bilgiler de
verdi. Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin muhalefetin 3. köprü için de yargıya gideceğini
hatırlatması üzerine, şöyle konuştu:

''Ana muhalefetin Anayasa Mahkemesine yakıştırdığı ad; ana muhalefet
mahkemesi... Yani 'biz bütün işlerimizi burada çözeriz' her şeyleri bu... Bu,
komünist, solcu zihniyetin bu ülkede bir tek eseri yoktur. Göstersinler, 'biz
şunu yaptık' desinler. Bulamazsınız... 1. köprüye, 2. köprüye bunlar karşı çıktı.
Şimdi de 3. köprüye karşı çıkıyorlar. Aynı şekilde raylı sisteme karşı çıktılar.
Raylı sistemde 4 yıl kaybetmemize neden oldular. Yazıktır, günahtır... Bunlardan
kim istifade edecek? Halkım istifade edecek. Yani insandan daha önemli bir şey
var mı? Ama bunlar insanın önüne başka şeyleri geçiriyorlar. İnsanın önüne hiçbir
şey geçemez. Yani bir mabedi bile, bizim değerlerimizde Kabe'yi yıkarsın ama
insan gönlünü yıkamazsın. Bu kadar önemli bu iş. Biz orada insanımızın geleceği
için modern bir Türkiye, modern bir İstanbul için, İstanbul'un ulaşım sorununu
çözmek lazım. Gelip orada tarihi çınar mı kesecek? Kesilecek, makiliktir...
Bunların söyledi o... Makilik planda orman olarak geçer. 3. köprüyü en az hasarla
en iyi nasıl yaparız, ona baktık.

'TOKİ' diyoruz adamlar çıldırıyor. 'Gelsin hesap versinler' diyorlar.
Neyin hesabını vereceğiz sana ya... Eser ortada. Şu an 410 bin inşaat var. Bunun
300 binini sahiplerine teslim etmiş vaziyetteyiz. Çok çok merak ediyorsan ve bu
işi de çok iyi biliyorsan, gelirsen samimi bir şekilde... Gel otur, sana
anlatsın. Çok da anlamıyorsan gelir özel bir oturumda anlatılır. Bu öyle 3-5
dakikaya sığmaz.

Bizim hesabını veremeyeceğimiz hiçbir adım yoktur, rahat rahat veririz.
Böyle kabadayı gibi; 'bunun hesabını gel ver... Bilmem ne hesabını ver'. Hesap
vermeyenler, hesap veremeyenler hesap soramazlar. Bunlar hiçbir zaman hesap
vermediler ki, veremediler ki neyin hesabını soruyorsun?''

Enerji ve dış politikada Türkiye'nin çok farklı bir yerde olduğunu
anlatan Başbakan Erdoğan, yaşanan gelişmelerin durup dururken olmadığını söyledi.
Erdoğan, ''Ama bunlar konuşulmuyor. Hep böyle iftira üzerine oluşturulmuş
gündemlerle gündem sapması yapılıyor. Biz burada 'Anayasa tartışalım' derken,
Anayasa dışında her şeyi konuştular'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ''Bugün son bir oylama var, bu konuda
bir endişeniz var mı? sorusuna, ''Öyle bir şey beklemiyorum'' karşılığını
verirken, aynı gazetecinin ''bugün süreç tamamlandıktan sonra muhtemelen
referandum süreci başlayacak' sözleri üzerine de değerlendirmesini şöyle
sürdürdü:

''Bizim bundan sonraki sürecimiz hemen kampanya. Şu anda hazırlıklarımızı
başlattık. Biz, millete gideceğiz. Çünkü millet diyor ki 'gel bana, Mecliste
bağırıp çağırmayın. Bu işin asıl sahibi benim, oradaki vekillerin bağırıp
çağırmasına bakmayın, bana gelin' diyor. Bunlar millete gitmekten korkuyorlar.
Biz de diyoruz 'hadi gidelim millete, millet versin akarı' bu işin asıl sahibi
onlar değil mi? Biz, vekiliz onlar asıl... Gidelim milletimize anlatalım. Burada
bu kadar madem kabiliyetlisiniz, bu kadar kürsüleri bırakmıyorsunuz. Bana az söz
verdiniz diyorsunuz. Git milletin karşısında istediğin kadar konuş. Kararı,
millet versin. Gel meydanda anlat.''

Erdoğan, bir gazetecinin, ''İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad'ın
açıklaması vardı, İran'daki zirveye sizin katılacağınıza dair'' sözlerine
karşılık ''İran konusuyla ilgili olarak... Şu an gidip gitmeyeceğim noktasındaki
durum. Bizim buradaki gelişmelerle ve benim o tarihlerle ilgili Gürcistan ve
Azerbaycan ziyaretlerim var. Önceden belirlenmiş'' dedi.

Gürcistan ve Azerbaycan'daki temasları hakkında bilgiler veren Başbakan
Erdoğan, ''Arkadaşlar 'bunu teyit edelim' diye bir şeyin içindeler ama süre de
daraldı. Onlara karşı doğru olmaz düşüncemiz var. Arkadaşlar bugün yarın o
görüşmeleri yapıp nihai kararımızı vereceğiz. Şu anda bu konuda nihai karar
verilmiş değil'' şeklinde konuştu.

Bir başka soru üzerine de TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun
kedisinden randevu isteyerek ziyaretine geldiğini anlatan Erdoğan, ''fevkalade
bir durum olmazsa bu ayın 22'sindeki genel kurula katılma niyetinde olduğunu''
söyledi. ''Sizin önerinize bir cevap verdiler mi?'' sorusuna, Erdoğan, ''olumsuz
cevap vermiyor kendine göre. Kayserili pratiği yapıyor...'' karşılığını verdi.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı'nın ''Engizisyon mahkemesinde
yargılanıyorum'' şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine, Erdoğan, ''Yargıda
olan bir süreci bize sormayın. Şu an o yargıda... Bizimle hiç yakından uzaktan
alakası yok. Biz yürütmeyiz'' dedi.

Erdoğan, Anayasanın Geçici 15. maddenin yürürlükten kaldırılmasına
ilişkin soru üzerine, muhalefetin tavrını anlamanın mümkün olmadığını belirterek,
''Her şeyi illa 'bu zaman aşımına uğramıştır' diye değerlendirilmez ki... Bazı
şeyler de vardır ki tarihe bir not düşmektir. Onu bir defa tarihe karşı
sorumluluğu gidermek anlamında anlamlıdır. Yani zaman aşımına uğradı şöyledir, bu
önemli değil'' diye konuştu.

Sohbette, Nazım Hikmet'e vatandaşlık verilmesi konusuna kimse cesaret
edemezken, kendilerinin cesaret ettiğini anlatan Erdoğan, bunun bir iade itibar
olduğunu söyledi. ''Ahmet Kaya meselesinde biz niye bu kadar cesaretle hareket
ettik?'' diye soran Erdoğan, Kaya'yı belediye başkanlığı döneminde tanıdığını
anlattı.

Erdoğan, şunları söyledi:

''Dünya görüşlerimiz farklı olabilir ama ben ne zaman davet etiysem sağ
olsun gelmiştir. Ali Sami Yen'de davet ettiğimiz konsere katılmıştır. Ben
belediye başkanlığından düşürüldüğüm zaman, Kazlıçeşme'de yaklaşık 1 milyon
insanın katıldığı veda töreninde çıkıp oradaki hitabı benim için çok anlamlıdır.
Farklı dünya görüşüne sahip olmamıza rağmen orada farklı düşünceye nasıl sahip
çıktığını göstermesi bakımından bunlar önemlidir.

Aynı sanat dünyasının içinde olan insanların ona verilen ödül töreninde
takındıkları tavrı da ben gözlerim yaşlı izledim... O gün ona çatal, bıçak, tabak
fırlattıkları o tabloyu ben unutamıyorum. Bu mudur demokrasi? Bu mudur temel hak
ve özgürlüklere saygı? Buralarda bir defa biz sanatçının kafasındakine değil icra
ettiğine bakayacağız. İcra ettiğine de saygı duyacaksın. Olaya da böyle
bakıyorum. Her şeyden önce insan olarak bakıyoruz.''

Erdoğan, Ahmet Kaya'yı dinler miydiniz'' sorusuna ''Tabii, evet''
karşılığını verdi. Hangi şarkılarını sevdiğinin sorulması üzerine, Erdoğan, ''Ben
hem çalışıyorum, hem dinliyorum'' dedi.

''Siz kendinizi zengin görüyor usunuz?'' sorusuna ise şu karşılığı
verdi:

''The Economist'in Türkiye temsilcisi Amberin Zaman, Anadolu Ajansı'na
ayrıca açıklama yaptı. Açıklamayı da arkadaşlarım Meclis'te gündeme getirdiler.
Dünyadaki 192 ülkenin siyasi liderinin mal varlıkları benim bilgim dahilinde
değil ama bizim Meclisimizin içinde bir beyefendi var ki... Bu mal varlıklarını
yakından takip ediyor herhalde. Sonra öyle The Economist'in söylediğine göre,
bilmem neye göre bunlar ifade edilmez. Bunlar böyle çakma mantıkla ortaya
konulmuş şeylerdir.

Benim bütün mal varlığım internet sitemde vardır, eşimin hepsi vardır.
Diğer liderler de mal varlıklarını gelsinler açıklasınlar koysunlar sitenin
içerisine. Herkes oradan güncelleştirerek sergilesinler. Ben güncelleyerek
sergiliyorum ve bu noktada görevli olan arkadaşım, sürekli onu günceller ve orada
bunu açıklar. Diğer genel başkanlar da aynı şekilde koysunlar. Niye
koymuyorlar?

Benim kardeşimin, kız kardeşimin, oğlumun oturduğu yerleri kalkıp da bana
tapulamaya, zimmetlemeye kimin hakkı var? Artık hepsi belli yaşa gelmiş insanlar.
Kardeşimin şu an kendi işi var, eniştemin kendi işi var. Oğlum belli bir işte
çalışıyor, bana olan borcu var. E, olur? Bir babanın, oğlunu borçlandırmasından
ki bırakın borçlandırmayı baba kalkar evladına icabında karşılıksız da verir. Ama
bunlar bu işi çok ilerilere götürdüler.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifinin parti kapatmayla
ilgili 8. maddenin reddedilmesi konusunda ''8. maddede olan olmuştur. O maddeye
oy vermeyenler düşünsün. Biz bugüne kadar o maddenin bize sağladıklarıyla yürümedik.
Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz'' dedi.

Erdoğan, partiyi kurduktan sonra hakkındaki dosya sayısının kabardığını ve 65'e yükseldiğini
belirterek, bunlara 2-3'ü hariç beraat ve takipsizlik kararı verildiğini söyledi.
Diğer dosyaların milletvekili olduğu için kaldığını hatırlatan Erdoğan, ancak
kendisiyle aynı dosyada bulunan diğer kişilerin hepsinin beraat ettiğini
kaydetti.

Bu sırada Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın, ''Sizinle ilgili olay Siirt'e
kadar gidiyor. O davanın iddianamesinde 'Geleceğin Başbakanı olduğu havası var''
denildiğini ifade etmesi, gülüşmelere yol açtı.

Erdoğan, Yazıcı'yı kastederek, ''Bir de bir akşam bunlar bana bir hüsran
yaşattı. Avukatlar da bir gariptir. Beni ifadeye çağırdılar. İsmini vermeyeceğim
o savcının. Ben de gittim tabii ifade veriyorum. Hayati Bey, Bülent Bey falan
onlar da yan taraftaki odada duruyorlar. Girerken, 'buradan bir şey çıkmaz' falan
diye konuşulurken, ifadeyi verdik, bunların rengi, ruhsarı falan kaçtı. Nedir
filan? 'Bu adam işi iyice saptırdı' dedi. Bir de baktım, idamla yargılanıyoruz.
Ben başbakan değilim o zaman. Belediyeden filan çıktık hani. Kılıçdaroğlu'nun
elini öper, o dosyaları ona vermek lazım'' diye konuştu.

Yazıcı da olayı anlatırken, Başbakan Erdoğan'ın 2002 yılında Rize'de
yaptığı bir konuşma yüzünden yetkili olan Erzurum DGM'de inceleme başlatıldığını
söyledi. Buna rağmen, Ankara DGM'den Başbakan Erdoğan'a bir celp gönderildiğini
ve polis zoruyla mahkeme çağrıldığını kaydeden Erdoğan, DGM savcısının 1 saatten
fazla ifade aldığını ve TCK'nın 146. maddesi uyarınca idam talebiyle nöbetçi
mahkemeye sevk ettiğini anlattı. Yazıcı, nöbetçi hakimin kendisini içeriye
almadığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, ''O zaman da bir sıfatımız yok. Genel Başkanım.
Avukatım falan yok, yalnız giriyorum içeriye '' dedi.

Erdoğan, Ankara Milletvekili Faruk Koca ile ilgili iddiaların sorulması
üzerine, şunları söyledi:

''Arkadaşımız gerekli açıklamayı yaptı. Ben de arkadaşlarımdan açıklamayı
aldım. Arkadaşlardan özür diledi. Böyle bir şeyi yapmak, düşünmek bizim açımızdan
asla mümkün değil. Böyle bir şeye zaten şahsen ben fırsat vermem, veremem.

8. maddede olan olmuştur. Ondan sonra 18, 23 ve diğer maddelerde de
olanlar olmuştur. İnşallah, birliğimiz, beraberliğimiz aynı şekilde bugün de
devam edecektir.''

Erdoğan, ''Anayasa mahkemesine gidecek misiniz, kapatma davası için''
sorusuna karşılık, ''Yok, yok o hukuken olmuyor. Arkadaşlar çalıştı, olmuyor''
karşılığını verdi.

Siyasi partilerin kapatılmasının paketten düşmesiyle ilgili soruya
karşılık ise Erdoğan, ''O maddeye oy vermeyenler düşünsün. Bizim artık düşünecek
hiçbir şeyimiz yok. Biz bugüne kadar o maddenin bize sağladıklarıyla yürümedik.
7,5 yıllık hizmetimizi o maddenin varlığı altında yaptık. Bundan sonra da aynı
şekilde yolumuza devam edeceğiz'' dedi.

(13.00)