TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Görüşmelere geçilmeden önce Adan, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'a söz verdi.
Yerinden konuşan Başarır, yaşamını yitiren Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, Meclis'te grubu olan, olmayan tüm siyasi parti temsilcilerinin cenazeye katıldığını söyledi.
Zor günlerinde yanlarında olan siyasi parti gruplarına teşekkür eden Başarır, Durbay'ın ailesine, Manisa'ya ve Türkiye'ye başsağlığı diledi.
Meclis Başkanvekili Adan, Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet dileyerek, "Biz de hem CHP'ye hem ailesine başsağlığı diliyoruz." dedi.
Genel Kurul'da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının bütçelerinin yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün bütçeleri de ele alınacak.
Bütçeler üzerine ilk sözü CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu aldı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, görüşülen bütçenin, iklim krizini ciddiye alan değil, "bedelini halka yükleyen bir tercih" olduğunu öne sürdü.
İklim krizinin artık gelecek kuşakların meselesi olmaktan çıktığını söyleyen Rızvanoğlu, "İklim krizi tam da bugünün meselesidir. Ekonomi, güvenlik ve adalet meselesidir. Bu nedenle, bugün görüştüğümüz bütçe, teknik nedenlerin değil, siyasi bir tercihlerin sonucudur." sözlerini sarf etti.
Rızvanoğlu, iktidarın halen "mutlak emisyon azaltma hedefi koymadığını" iddia ederek, "Artış hızını az biraz yavaşlatmayı da bizlere 'başarı' diye sunuyor. Bu yaklaşım sadece çevreyi değil, sanayiyi, ihracatı, istihdamı da etkiliyor. Bu ülkede 186 göl kurumuşken, on binlerce hektar orman yangınlarda kaybedilmişken, siz bu bütçeye 'iklim kriziyle mücadele bütçesi' falan diyemezsiniz." ifadelerini kullandı.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, kürsüye şemsiyeyle çıkarak, "Ülkemizde kullanılmaya kullanılmaya tarihi esere dönüşecek. Yağmur yok, kar yok ama kuraklık ve sıcaklığa bağlı olarak güneş şemsiyesi olarak kullanma ihtimali daha yüksek olacak." dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Türkiye'de "konuta erişim" ve "kiraya ulaşabilme" imkansızlığı yaşandığını savundu.
Zeybek, partisinin iktidara gelmesi halinde sosyal konutlarda kira bedelinin hane gelirine göre belirleneceği, büyükşehir ve ilçe belediyeleri bünyesinde "sosyal konut işletmelerinin" kurulacağı yeni bir model geliştireceklerini söyledi.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay'ın inşası, yeniden dönüşümü için bugüne kadar yapılan çalışmalar dolayısıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkür etti.
Kentte çalışmaların sürdüğünü ancak halen eksikler bulunduğunu ve halkın bunlara çözüm beklediğini söyleyen Güzelmansur, binlerce insanın halen konteynerlerde zor şartlarda yaşadığını savundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bütçede tarıma ayrılan payın yetersiz olduğunu ifade ederek, "Faize 2 trilyon 750 milyar harcayacaksınız, tarımsal desteğe 168 milyar. Tam 16 kat daha fazla faize para veriyorsunuz. Bu şunu göstermektedir, bu bütçenin çiftçinin, üreticinin, halkın, 86 milyon tüketicinin bütçesi olmadığı çok açık ve nettir." şeklinde konuştu.
Türkiye'deki çiftçilere, Avrupa Birliği ülkelerindeki çiftçilere göre az destek verildiğini iddia eden Sarıbal, bu durumu eleştirdi.
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, konuşması sırasında, kürsüye domates, soğan, mandalina ve pamuk bıraktı, kasket taktı.
Tarımsal desteğin az olduğunu söyleyen Barut, "Ülkemizin gıda güvenliğini tehlikeye soktuğunuzun farkında değil misiniz? Ellerinin nasırıyla, alınlarının teriyle, 45 derece sıcaklıkta üretim yapan çiftçimiz bunu hak ediyor mu?" ifadelerini kullandı.
Barut, bu yıl çiftçilerin ne ürettiyse zarar ettiğini de savundu.
Kuraklığın ülke tarımı açısından bir sorun hale geldiğine işaret eden Barut, "Kapalı, basınçlı sulama sistemine geçmeniz gerekiyor. İktidarın acilen tüm ülkede kapalı, basınçlı sulama sistemine geçmesi gerekirken DSİ'ye ayrılan kaynak yeterli mi? Vallahi yeterli değil. DSİ ya da diğer kurumlara ayrılan kaynakların artırılıp, su problemini bir daha yaşamak istemiyorsak bu sisteme geçmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde Yeni Yol Partisi milletvekilleri söz aldı.
Yeni Yol Partisi Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalara ilişkin eleştirilerde bulundu.
Depremin ardından Kahramanmaraş'ta şehir planlamasının geciktiğini ve enkaz yönetiminin iyi yönetilemediğini iddia eden Karatutlu, "TOKİ konutları balkonsuz, Maraş kültürüne ve iklimine uymayan binaları verdiler bizlere. Maraş'ın müteahhitleri yok muydu? Ayrıca bugün Maraş'ın altyapı ve trafik sorunlar var." ifadelerini kullandı.
Kentteki bazı sanayi tesislerinin kaçak kuyu açarak su temin ettiğini, bunun da çökmelere ve obruklara neden olduğunu öne süren Karatutlu, Tarım ve Orman Bakanlığının bu sorunun önüne geçmesi gerektiğini söyledi.
Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda TOKİ tarafından başlatılan sosyal konut projelerini desteklediklerini belirterek, "Barınma krizinin bu denli derinleştiği, kiraların tarihi seviyelere ulaştığı bir dönemde sosyal konut projelerinin sayısı ne kadar artarsa biz o kadar memnun olur, bakanlığın gayretlerine destek oluruz." diye konuştu.
"Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında 81 ilde TOKİ tarafından 500 bin konut inşa edileceğini anımsatan Ün, 30 yaş altındaki gençlerin, anne ve babasının üzerine kayıtlı bir tapu olması halinde konut projesine başvuramadığını dile getirdi.
Ün, şöyle konuştu:
"Bu devlet gencini 18 yaşına başladığı an resmen ve hukuken tek başına bir birey olarak tanıyor. Ama bu genç hukuki yükümlülükler söz konusu olduğunda 18 yaşında yetişkin ve ailesinden bağımsız bir bireyken, sosyal hak ve imkanlar söz konusu olduğunda neden anne ve babasının hanesine, onların tapusuna zincirleniyor."
- "Tarım ülkeler için milli güvenlik sorunudur"
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, iktidarın tarım politikalarına ilişkin eleştirilerde bulunarak, Türkiye'nin, buğday, arpa ve mısır ithal eden bir ülke haline geldiğini iddia etti.
Ahırların boş olduğunu, canlı hayvan ve kesilmiş et ithal edildiğini dile getiren Çalışkan, "15 yıldır her gün canlı hayvan ithal ediyoruz ama bir türlü açık kapanmıyor. 2026 yılı hedefi ise 450 bin canlı hayvan, 70 bin ton et ithalatı. Avrupa'nın değil dünyanın kaçıncısı olsan da sen eğer canlı hayvan ithal ediyorsan yok hükmündesin. Tarım artık ülkeler için milli güvenlik sorunudur. Bugün köylü ekmediği, biçmediği için şehirlere göç ediyor." dedi.
Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, tarım, hayvancılık ve orman alanında büyük savrulmalar yaşandığını ileri sürdü.
Yıl içerisindeki orman yangınlarını anımsatan Kılıç, "Sadece bu yıl 80 bin hektar ormanımızı yangınlar sonucu kaybettik. Bu yangınların yarısının sebebi bilinmiyor. Bu kayıp son 10 yılın en büyük ikinci kaybıdır. Orman sahipsiz, çiftçi borçlu, besici yalnız kalmıştır." eleştirisinde bulundu.
Kılıç, son dönemde ülkenin çeşitli bölgelerinde ve yoğun hava trafiğinin bulunduğu alanlarda, gökyüzünde görülen atmosferik izlerin sıklığında, yayılma biçiminde ve kalıcılığında belirgin artış görüldüğünü söyledi.
Yeni Yol Partisi Antalya Milletvekili Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu durum özellikle büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlarımız arasında çevresel sağlık, hava kalitesi ve solunum yolu hastalıklarıyla ilgili kaygıların artmasına yol açmaktadır. Bu konuda kamuoyundaki kaygıları gidermek sizlerin görev alanındadır. Hava sahamızın deney alanı, milletimizin ise denek olarak kullanılmasını hiçbir şekilde kabul etmeyiz, edemeyiz."
- "Çay için artık tehlike çanları çalmaktadır"
Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda açık ara birinci sırada yer aldığını belirterek, "Bu tablo ortadayken gıda enflasyonunu, 'küresel bir sorun' diyerek açıklamak, hatalı tarım politikalarını gizlemeye çalışmaktadır." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığının verilerine göre, Türkiye'nin, 2024 yılında tarımsal hasılayı 74 milyar dolara çıkararak rekor kırdığını belirtti.
Doğan, şunları kaydetti:
"Bu alanda Avrupa'da birinci, dünyada 7'nci sıraya yükseldik. Rakama baktığımız zaman gerçekten uçuyor olmamız lazım. Ancak bu rakamı bu hale getirdiği söylenen köylünün, üreticinin, çiftçinin uçtuğu yok. Sayın Bakan, '74 milyar doları nasıl buldunuz?' diye soruyorum."
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye'nin dünya yaş çay üreticileri arasında ilk 5'te yer aldığına dikkati çekerek, çay üreticilerinin sorunlarını aktardı.
Karal, "Ülkemizde çay için artık tehlike çanları çalmaktadır. Doğu Karadeniz bahçelerindeki çay bahçelerinin, Gürcistan'daki çay bahçeleriyle aynı kaderi paylaşmaması, yani terk edilmiş, sahipsiz çaylıklara dönüşmemesi için acil ve kararlı önlemlerin alınması bir zarurettir." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerinde AK Parti milletvekilleri söz aldı.
AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesinin dirençli şehirler kurma, iklim kriziyle mücadele etme ve vatandaşlara güvenli yaşam alanları sunma çabasının büyük bir göstergesi olduğunu söyledi.
"Asrın felaketi" 6 Şubat depremlerinde büyük yara alan bir ilin milletvekili olduğunu belirten Gülsoy, Bakanlığın Osmaniye'de attığı her adımın deprem gerçeğiyle yüzleşen bir şehir için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Gülsoy, "Acıyı en derinden hissederek yaşadığımız 6 Şubat depremleri, kentsel dönüşümün bir tercih değil, bir beka meselesi olduğunu bir kez daha göstermiştir." dedi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Ömer Oruç Bilal Debgici, 6 Şubat depremlerinden sonra bugün gelinen noktada 350 bininci konutu depremzedelere teslim ettiklerini, ay sonunda da 453 bin konutun tamamının yapımını tamamlayarak tüm depremzedelere yeni yuvalarını teslim edeceklerini söyledi.
Debgici, Kahramanmaraş'ta depremin etkisiyle işletilemez duruma gelen altyapılarda yenileme çalışmalarının son sürat devam ettiğini belirterek, "Bu kapsamda içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatları, arıtma tesisleri ve içme suyu depoları inşa edilmekte, sadece şehrimde değil, tüm deprem bölgesinde aynı hızda çalışmalar devam ediyor." diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, 6 Şubat depremlerinden sonra 2 sene içerisinde "enkazdan şehirleri, binaları ve zeminleri" sağlam kentler haline getirdiklerini ifade etti.
Ayan, 15. günde ilk temelin atıldığını, 45 gün geçmeden ilk anahtarların teslim edildiğini ancak muhalefetin kendilerini eleştirmeye devam ettiğini söyleyerek, "Biz 1 milyon 700 bin sosyal konutu inşa etmişken, siz seçim vaadiniz 15 bin sosyal konutu İstanbul'da teslim etmediniz. Deprem bölgesinde saatte 23, günde 550 konut yükseltirken siz İzmir'de 4 bin konutu hala teslim edemediniz." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, kuvvetli meteorolojik hadiseler ve bu hadiseler sonucunda oluşan doğal afetler öncesi meteorolojik erken uyarı sistemlerinin oluşturulması için kurulan meteoroloji radarlarının modernizasyonu için sürecin başlatıldığını belirtti.
Ensarioğlu, 2026 yılında devreye alınması planlanan yeni süper bilgisayar sistemi sayesinde tahminlerin mekansal çözünürlüğü arttırılarak ani yağış, dolu, fırtına ve kısa süreli lokal hadiselerin daha erken ve hassas tahmin edilmesinin mümkün hale geleceğini ifade ederek, "Bu yatırım özelikle sel ve taşkın riskinin azaltılmasında büyük katkı sağlayacaktır." diye konuştu.
- "Depremin ilk anından itibaren asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdük"
AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal, hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.
Yeşildal, 6 Şubat depremlerinin birçok Avrupa ülkesinden daha büyük bir alanda etkili olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:
"Hatay'da can kaybımız 25 bindir. Depremden doğrudan etkilenen diğer 10 ilimizin neredeyse toplamı kadar maalesef can kaybımızı Hatay'da verdik. Bu depremler, bilim insanları tarafından tarihin yer kürede yaşanmış en büyük depremleri olarak kayıtlara geçmiştir. Deprem şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, onların hatıralarını yüreğimizde yaşatmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdük. 85 milyon bir ve beraber olduk. Deprem gerçeğini asla unutmadan, kadim şehrimizin demografisini, sosyal, kültürel ve tarihi özelliklerini muhafaza ederek doğal afetlere ve depremlere dirençli bir şekilde yeniden inşa ediyoruz."
AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerindeki konuşmasında "2026 yılı bütçemiz, üreticimizi destekleme, kırsal kalkınmayı güçlendirme ve doğal kaynaklarımızı koruma bilinciyle hazırlanmıştır." ifadesini kullandı.
Bayraktar, muhalefetin "tarım bitiyor" söylemlerini eleştirerek, AK Parti iktidarı dönemlerinde tarım sektörünün toplam 110 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini belirtti.
AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Türkiye Su Enstitüsünün (SUEN) bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye'nin su politikalarında bilgi üreten, analiz yapan ve strateji geliştiren öncü bir kuruluş haline geldiğine dikkati çekti.
Doğru, suyun, bugün iklim krizinin artan baskısı altında salt çevresel bir başlık olmaktan çıktığını, ulusal güvenlikten dış politikaya, ekonomiden toplumsal istikrara kadar uzanan çok boyutlu ve stratejik bir hal aldığını vurguladı.
SUEN'in 3 kıtadan, 55'ten fazla ülkeden 2 bin 500'ü aşkın su uzmanına eğitim verildiğini ifade eden Doğru, "2026 yılında İstanbul'da düzenlenecek Uluslararası Su Forumu'nun tematik koordinasyonun SUEN'e verilmesi, kurumsal güven ve itibarın açık bir göstergesidir." şeklinde konuştu.
AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, milli parklar, tabiat parkları ve diğer koruma alanlarının, yaban hayatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması faaliyetlerinin, hükümetlerinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını anlattı.
Toy, son 22 yılda yapılan düzenlemelerle 33 olan milli park sayısının 50'ye, 17 olan tabiat parkı sayısının 274'e, 89 olan tabiat anıtı sayısının 111'e, toplam korunan alan sayısının ise 172'den 688'e çıkarıldığını belirtti.
Genel Kurul'da, konuşmaların tamamlamasının ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti milletvekillerinin muhalefete yönelik eleştirilerine tepki gösterdi. Bunun üzerine, AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde İYİ Parti milletvekilleri söz aldı.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek Türkiye'nin üreterek kendisine yeten ürünleri bile ithal ettiğini, yüzde 90'larda yeterlik seviyesine sahip buğdayın yüzde 70'ini, kuru baklanın yarısından fazlasını ithal ettiğini kaydetti.
Gıda enflasyonunda Türkiye'nin OECD ülkeleri şampiyonu olduğunu iddia eden Taşcı, "Arz fazlası ürün tarlada kalıyorsa ve arz eksikliğinden fiyat yükseliyorsa bunun adı plansızlıktır. Tarımda yıllara dayanan bir çöküş yaşanıyor." diye konuştu.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, Türkiye'de tarımsal su sorununun artık bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini, yer altı su rezervlerinin son 15 yılın en düşük seviyesine indiğini, bu sorunun tek başına Tarım ve Orman Bakanlığının meselesi olmadığını, iktidarıyla, muhalefetiyle Türk milletinin ortak bir sorunu olduğunu belirtti.
- "Su bakanlığının kurulması gündeme alınmalıdır"
Su sorunuyla ilgili yetkin bir komisyon kurulmasını isteyen Yaldır, "Vatan toprağı kadar kutsal ve kıymetli olan bu meseleyi hep birlikte, el ele vererek çözmeliyiz. Su bakanlığının kurulması dahi gündeme alınmalıdır. Çiftçilerimiz dolu, don, kuraklık gibi doğal afetlerin yanı sıra elektrik, tohum, ilaç, gübre ve mazot fiyatlarındaki fahiş fiyat artışlarıyla mücadele ederken, önlem alınmaz ise yakın gelecekte su sorunuyla da tanışmış olacaktır." ifadelerini kullandı.
ABD, Çin ve İran gibi ülkelerin nehirlerden boru ve kanallar aracılığıyla çöllere suyu taşıyarak üretim yaptığını aktaran Yaldır, Türkiye'nin de buna benzer yöntemlere başvurması durumunda tarımsal üretimde dışa bağımlılıktan kurtulabileceğini söyledi.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Türkiye'de kirlenmedik dere, akarsu, göl ve baraj kalmadığını, su kaynaklarının azaldığını savundu.
Hükümeti eleştiren Kocamaz, "İktidar ülkemizi Avrupa Birliği ülkelerinin çöplüğüne döndürdü. Ülkemizi Avrupa'dan en fazla plastik atık alan ülke konumuna getirmiştir." dedi.
Kocamaz, birçok ilde kentsel dönüşümün yapılmadığını, bu yüzden yorgun binaların kendiliğinden yıkılmaya başladığını, mal ve can kayıplarının yaşandığını iddia etti.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, milletin evindeki bütçenin çöktüğünü, kira fiyatlarının birçok şehirde asgari ücreti aştığını, emekli maaşını katladığını, öğrencilerin ise ev değil, sadece yatak aramak durumunda kaldığını savundu.
Konut sahipliğinin sürekli gerilediğini ileri süren Aydın, "Bazı haneler ilk evine ulaşamazken bir başka kesim ikinci, üçüncü, beşinci evi rahatlıkla alabiliyor. Demek ki mesele sadece kaç konut üretildiği meselesi değil, kimin konuta erişebildiği, kimin konutu stokladığı meselesidir. Sosyal devlet barınmayı piyangoya, kura heyecanına, nasip söylemine bırakamaz." diye konuştu.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek, şöyle konuştu:
"Bir ülke, kendi toprağında, kendi insanını doyuramaz hale gelmişse sorun tarımda değil, yanlış tarım politikalarında ve yanlış yönetimdedir. Ülkede üretim daralıyor, çiftçi ayakta kalmakta zorlanıyor. Çiftçilerin son bir yılda bankalara olan borcu yüzde 43 artarak toplam borcu 1 trilyon 130 milyar liraya ulaştı. Çiftçimizin son 20 yıldaki geliri 1 lira artarken, borcu 7 lira arttı. Hayvansal ve bitkisel gıda kaynaklarımız adım adım üretimden pazarlamaya kadar küresel işgalin kontrolüne girmiş durumda."
Arslan, Türk tarımına yönelik en büyük tuzağın AB'ye giriş fasıllarının açılmasıyla başladığını, tarımda ve gıdada işgal planının yürürlüğe girdiğini, iktidarın da bunu izlediğini iddia etti.
TBMM Genel Kurulu'nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı.
MHP Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, iklim krizinin sadece çevre meselesi değil, doğrudan doğruya bir milli güvenlik, milli ekonomi ve milletin refah seviyesini belirleyen bir etkene dönüştüğünü söyledi.
Artık hiçbir ülke ve toplumun, "iklim krizi bana dokunmaz" diyemediğini belirten Durmaz, "Bu anlamda ülkemizin aldığı tedbirler, geliştirdiği çevre politikaları ve küresel mücadeleye sağladığı önemli katkılarla üzerine düşeni fazlasıyla yapmakta ve dünyayı en az kirleten ülkeler arasında yer almaktadır. 2026 yılında ülkemizin ev sahipliği yapacağı COP31 de iklim değişikliği ile mücadelede ortaya koyduğumuz çevreye duyarlı politikaları ve bu konuda uluslararası işbirliğine verdiğimiz önemi detaylarıyla tüm dünyaya anlatabilmek açısından son derece önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.
Türk İslam kültüründe suyun hayat kaynağı görüldüğüne dikkati çeken Durmaz, su kaynaklarının ve varlığının korunması için hayat alanlarının tamamında ileri biyolojik arıtma tesisleri kurulması gerektiğini ifade etti.
MHP Balıkesir Milletvekili Ekrem Gökay Yüksel, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 yılı planlamalarının, Türkiye'nin meteoroloji alanında teknolojik dönüşümünü hızlandırdığının açıkça görüldüğünün altını çizdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün, köklü tecrübesiyle Türkiye'nin afetlere hazırlanmasında stratejik bir yol üstlendiğini vurgulayan Yüksel, "Erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, radar ve gözlem ağının genişletilmesi, yapa zeka destekli tahmin modellerinin geliştirilebilmesi gibi çalışmalar vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini doğrudan koruyan önemli adımlardır." ifadelerini kullandı.
- "Tarımsal sulamayı en verimli şekilde kullanmayı teşvik etmemiz lazım"
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Devlet Su İşleri'nin faaliyetlerini anlatarak, talep ve beklentileri aktardı.
Çeşitli sebeplerle ciddi su azalması yaşandığını dile getiren Varlı, "Bundan sonrası için bizim, tarımsal sulamayı en iyi, en verimli şekilde kullanmayı teşvik etmemiz ve bunun nasıl yapılacağı noktasında yatırımlarımızı geliştirmemiz lazım. Artık kesinlikle yeraltında kapalı devre sistemle sulamaya geçmek lazım. Çünkü açık devre sistemde sulama ile barajlardan tarlaya ulaşan su yüzde 50'ye yakın azalıyor. Bunu yapmazsak gelecek yıllarda çok ciddi bir problem yaşayacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Üretim yapan çiftçinin korunması ve desteklenmesi gerektiğini kaydeden Varlı, Tarım ve Orman Bakanlığının bu alandaki desteklemelerini artırmasının daha iyi olacağını belirtti. Varlı, "Üreticilerimizi korumak için gerekirse köylerdeki insanların çocuklarının eğitim, ulaşım ve gerekirse sosyal güvencesini sağlamamız lazım. Biz insanlarımızı köylerde tutamazsak çiftçiliği, hayvancılığı kim yapacak?" dedi.
- "Lütfen bir şekilde bu konutlarınızı yenileyin"
MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaptığı çalışmaları aktardı.
Depremden önce uyarılara rağmen Hatay'daki binaların dönüşümünü sağlayamadıklarını anlatan Kaşıkçı, şöyle konuştu:
"İzmir, Manisa, Balıkesir gibi kentlerimizdeki insanlara çağrı yapıyorum; sizlerin canı çok kıymetli. Lütfen bir şekilde bu konutlarınızı yenileyin. Biz bunu yapamadık, bedelini çok ağır bir şekilde ödedik. Manisa'da diri fay hattı üzerinde binlerce binanın olduğunu biliyoruz. Ödümüz ağzımızda, 'Allah korusun' diyoruz. Bu binaların dönüşüme tabi tutulmasını, gerek belediye gerek bakanlık eliyle bu vatandaşlarımızı bir şekilde bu binalardan çıkartmamız lazım."
MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, Orman Genel Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmaların hem ormanların korunmasının hem de orman köylerinin sosyal ve ekonomik gelişimi açısından hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Doğaya saygı ve kanunlara bağlı şekilde avcılık faaliyeti sürdüren yüzbinlerce vatandaşın bazı sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, "Avcılarımızın kayıt altına alınması, avcılığa ilişkin istatistik verilerin sağlıklı şekilde toplanması, avlaklarda belirlenen kotalara ilişkin geliştirilen AVBİS, geldiğimiz aşamada yetersiz kalmakta ve mağduriyetler oluşturmaktadır. AVBİS'in altyapısında güncelleme yapılarak gerekli bütçe ve personeli sağlanmalıdır." dedi.
- İYİ Parti'li Çirkin'den Bakan Kurum'a teşekkür
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri görüşmeleri sırasında partisi adına söz alan İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, deprem bölgesinde yürütülen çalışmalarla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkür etti.
"Doğrusunu söylemek gerekir ki Sayın Çevre Bakanına Hataylılar adına, Hataylı depremzedeler adına buradan teşekkür ederim" diyen Çirkin, Bakan Kurum'un Hatay'a çok güzel hizmetlerde bulunduğunu, Hatay'ın yaralarını sarmak adına neredeyse sürekli Hatay'a geldiğini aktardı.
Çirkin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum'un Hatay'da deprem sonrası yaptığı hizmetlere dikkati çekerek, şunları vurguladı:
"Hatay'la ilgili gerçekten hakkını vermek gerekir. Sayın Bakan, bir kısım hassasiyetlerimizi de aktardıktan sonra Hatay'a daha farklı bakmaya başladı. Zaman zaman bu teşekkürlerimiz yanlış anlaşılıyor, yani farklı değerlendirenler oluyor. Biz kendisi geldiğinde, toplantılarda kendisine teşekkür ediyoruz. Orada basın yok, orada kimse duymuyor ama fikri namus gereği burada da teşekkürü bir vazife biliyoruz."
TBMM Genel Kurulu'nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri üzerinde DEM Parti'li milletvekilleri söz aldı.
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, ciddi bir sistem ve yönetim sorunuyla karşı karşıya kaldıklarını ileri sürdü.
Türkiye'de konut meselesinin dünyadan farklı bir şekilde yönetildiğini iddia eden Akın, Türkiye’nin çok fazla inşaat yaptığı için övünülecek bir yanı olmadığını, çevre ve iklimle ilgili de söyleyecek sözünün bulunmadığını iddia etti.
DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, orman yangınlarına karşı uçak ve diğer donanımların yeterli olmadığını ileri sürdü.
Tiryaki, Türkiye'de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini, Türkiye'nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın bazı maddelerine şerh koyarak imzaladığını ve bu şerhlerin kaldırılması gerektiğini savundu.
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan, Türkiye'de ekolojik krizin günden güne derinleştiğini öne sürerek, şöyle konuştu:
"İklim krizi gerçekten kırmızı alarm veriyor. Ülkemiz çölleşiyor, ülkenin su havzaları yok oluyor, gölleri tek tek kuruyor. Bugün itibariyle Türkiye'deki 240 gölün dörtte üçü kurumuş vaziyette ve bilebildiğimiz kadarıyla 186 göl kurumuş durumda. Kalanlar ise ne yazık ki can çekişiyor. Türkiye'nin yüzde 88'i çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya."
DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, tarımın insanlık tarihindeki önemine işaret ederek, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi.
Çiftçiliğin tekrar onur duyulacak, sevilecek ve uğraşılacak kutsal bir meslek haline getirilmesi gerektiğini dile getiren Demir, "Ülkede her yıl çiftçilerin sayısı azalıyor. Kırsal tasfiye edilirken, çiftçilerin emekleri tarlada yanıp kül olurken, tarım cenneti olan bu ülkede ithalat rekorları kırılırken 'kusursuzuz' demek kusurlu bir yaklaşımdır" diye konuştu.
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, çiftçilerin artık geçinemediğini, tohum ve mazot gibi girdi maliyetlerinin arttığını, çiftçilerin tüccarların insafına bırakıldığını ve üreticilerin sürekli borçlanarak tükendiğini savundu.
DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, iklim krizinin bütün dünyayı etkilediğini ancak hükümetin bu krize karşı bir politikasının bulunmadığını iddia etti.
Su tasarrufuna işaret eden Sarıtaş, tarımsal amaçlı suyun yarısının 1970'lerden kalan açık kanallarda buharlaştığını, yapılan projelerin de kağıt üzerinde kaldığını savundu.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise hayvanat bahçelerindeki hayvanların su ve yiyecek sıkıntısı yaşadığını iddia ederek, bazı aktivistlerin kendisine bu duruma ilişkin ilettiği talepleri aktardı.
Çubuk, hayvanat bahçelerine yasak getirilerek, yeni hayvanat bahçelerinin açılmasının önlenmesi gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanı ve başkanvekilleri yerlerinden söz alarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Tarım ve Orman bakanlıklarının 2026 yılı bütçesi üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatarak, hükümetin politikalarını eleştirdi.
Devlet kurumlarının günlerce deprem bölgesine giremediğini iddia eden Ekmen, "Enkaz altındaki insanlar, depremde günlerce dışarıya sesini duyurmaya çalışarak yardım beklediler ama soğuktan donarak öldüler. Günlerce aileler, yıkıntıların yanı başından içeriye seslenerek bir umutla beklediler ama günler sonra ellerine ancak bir cenaze, bir beden teslim edilebildi." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin en bereketli topraklara sahipken, en yüksek gıda enflasyonu ile yaşayan bir ülke durumuna geldiğini söyledi.
Tarım politikalarını eleştiren Çömez, şöyle konuştu:
"Allah aşkına bu kadar iş yaptınız, bu kadar başarılısınız, harika işler yaptınız. Tarım da rekor üstüne rekor kırıyorsunuz. Peki bu gıda enflasyonu nedir? Gıda enflasyonu yüzde 35'lerde. OECD'nin ortalamasına baktığınızda ise gıda enflasyonu yüzde 4'lerde. Bizimki almış başını gitmiş. Diyorlar ki 'savaş var.' Rusya'ya bakıyorsunuz, yüzde 7,5 civarında. Diyorlar ki 'kuraklık oldu.' Suudi Arabistan'a bakıyorsunuz yüzde 1,3 civarında. Bu bereketli coğrafyalarda ülkemizin gıda enflasyonu neden bu kadar yüksek?"
Çömez, çiftçinin yok sayıldığını, tarım alanlarının azaldığını, çiftçilerin borçlarında ciddi artışlar meydana geldiğini ve bu borçların 1 trilyon 85 milyar liraya vardığını ileri sürdü.
- "Gıda denetimine gıda mühendisi girmelidir"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, ülkenin asrın felaketini yaşadığını, o toz ve dumanın içinde devletin bir dakika bile diz çökmediğini vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürüttüğü çalışmaların sıradan bir inşaat faaliyeti olmadığına dikkati çeken Kılıç, "Bu asrın seferberliğidir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerini bile yıllarca kaldıramayacağı enkazı devletimiz, milletimizle el ele vererek bir yılda kaldırmış, deprem bölgesinde yükselen her konut devletimizin kudretinin, milletimizin birlik ve beraberliğine somut bir nişanesi olmuştur." ifadelerini kullandı.
Devletin çiftçiye verdiği desteklerin altını çizen Kılıç, çiftçinin omuzlarındaki yükü hafifletmenin boyunların borcu olduğunu, kuraklık tehlikesine karşı modern sulama projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Gıda güvenliğinin önemine vurgu yapan Kılıç, şöyle konuştu:
"Bakanlığımızın sahada fedakarca çalışan bir denetim ordusu var. 7 bin 522 gıda kontrol görevlimiz sahada. Sayı güzel ancak burada liyakat ve uzmanlık hususunun altını çizmek zorundayız. Yaptığımız incelemeler gösteriyor ki bu 7 bin 522 kişilik ordunun yalnızca yüzde 25'i yani dörtte biri gıda mühendislerinden oluşuyor. Gıda denetimi dediğimiz iş, sadece paketin üzerine bakmak, son kullanma tarihini okumak değildir.
Nasıl ki ameliyata doktor giriyorsa, gıda denetimine de işin uzmanı gıda mühendisi girmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi grubu olarak Cumhur İttifakı hassasiyetiyle gelin, bu denetim mekanizmalarını bilimle tahkim edelim. Bakanlığımızda çok daha fazla sayıda gıda mühendisi istihdam edelim. O yüzde 25'lik oranı süratle yukarı taşıyalım. Hem atama bekleyen, devletine hizmet etmek için can atan binlerce mühendis kardeşimize kapı açalım hem de milletimizin sofrasına uzanan o hileli elleri işin uzmanlarıyla kıralım."
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 6 şubat depremlerine dikkati çekerek, "Yapı stokunun bu kadar çürük olmasına, uygunsuz imar aflarının yapılmış olmasına, denetimlerin eksikliğine, AFAD'ın zamanında gitmemiş olmasına, insanların günlerce enkaz altında kalıp bağırarak yaşamlarını yitirmesine dair tek bir cümle ve öz eleştiri duymadık." ifadelerini kullandı.
Depremden sonra bölgeye gittiğini aktaran Koçyiğit, "Deprem sonrasında "AFAD yoktu, kurumlar yoktu. Kim vardı? Ülkenin ve dünyanın dört bir yanından gelen gönüllüler, halk ve halkın yardım seferberliği vardı. AFAD tek bir damla su veremedi günlerce. İnsanlara ekmeği başka şehirlerde fırıncılar, halk gönderdi." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye'de gıda enflasyonunun çok yüksek olduğunu söyledi.
Bazı ülkelerden enflasyon oranlarına ilişkin rakamlar paylaşan Başarır, şöyle devam etti:
"Dünyanın yardım ettiği bir ülke Yunanistan, enflasyon yüzde 1.6. Bizde ise TÜİK'e göre yüzde 31.7 ki bu bile doğru değil. Bu ülkeden Yunanistan'a günü birlik market turu yapılıyor. Benim ülkemdeki yurttaşlarım, gıda enflasyonundan dolayı otobüse biniyor, Yunanistan'a gidiyor, alışveriş yapıp, ülkeye geri geliyor. Bu normal değil. Niye bu durumdayız? Niye insanlar Yunanistan'a gidiyor? Yunanistan'da 1 litre ayçiçek yağı 88 lira, benim ülkemde 130 lira. 1 litre zeytinyağı 201 lira, benim ülkemde 425 lira. 1 kilo zeytin 245 lira, benim ülkemde 500 lira. Ülkemin geldiği nokta vahim."
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, 6 Şubat depremlerinin hemen sabahında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve diğer hükümet yetkililerinin sahada özveriyle çalıştığına şahit olduğunu aktardı.
Hükümetin çalışmalarını anlatan Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Depreme 90 milyar dolar para harcandı. Bugün 174 ayrı alanda 3 bin 481 ayrı şantiyede, 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz şu saatte bile çalışıyor. Günde 550 konut üretiliyor. Sayın Ali Mahir Başarır konuşup bitirinceye kadar Bakanımız bir konutu daha bitirerek vatandaşımıza teslim etti. Bu eserleri yapmaya devam edeceğiz. TOKİ'nin yaptığı konutlarda bir tane bile can kaybımız olmadı. Bu titiz çalışmaların sonucudur. 1 milyon 750 bin konut vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. 500 bin sosyal konut da vatandaşlarımıza teslim edilmek üzere yapılıyor."
Tarım ve Orman Bakanlığının çalışmalarına da vurgu yapan Gül, Türkiye'nin 2002 yılında tarımsal hasılada Avrupa'da dördüncü, dünyada ise 12. sırada iken bugün Avrupa'da birinci dünyada 7. sırada olduğunu söyledi.
Gül, alın teriyle, göz nuruyla emeğiyle çalışan çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini, tarım meselesini bir milli güvenlik meselesi gördüklerini belirterek, 2026 bütçesinden tarıma 938 milyar lira, tarımsal sulamaya 122 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade etti.
