2015-12-30 - 15:45
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, reformlar ve bütçe ile ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Meclis'te bir araya geldi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, reformlar ve bütçe ile ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Meclis'te bir araya geldi.
Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki makamında gerçekleşen görüşme 2,5 saat sürdü. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ve beraberindeki heyeti makam odası çıkışına kadar uğurladı.
Davutoğlu, beraberinde görüşmeye katılan Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile Meclis'teki makam odasına geçti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki görüşmesinin ardından basın mensuplarına bilgi verdi ve sorularını yanıtladı.
Koç, görüşmeye ilişkin, "Başkanlık sistemi ile ilgili bizler kendi pozisyonumuzu koruyoruz, herhalde onlar da kendi pozisyonlarını koruyorlar" dedi.
Geçen yasama döneminde TBMM'de siyasi partilerin eşit sayıda milletvekili ile temsil edildikleri bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulduğunu, komisyonun 60 maddede uzlaşma sağladığını hatırlatan Koç, "Bu Anayasa Uzlaşma Komisyonunun tekrar canlandırılması önerisi masaya geldi. CHP olarak bu konuda, görüşlerimiz baki kalmak suretiyle, bu çalışmanın devam etmesini bizler önerdik" diye konuştu.
Türkiye'nin artık 12 Eylül darbe yasalarından kurtulmak zorunda olduğunun altını çizen Koç, şöyle devam etti:
"Bunun için Siyasi Partiler Yasası, seçim yasası bir çok 12 Eylül'den kalan mevzuatın ayıklanabilmesi için bir çalışma yapılıyor. Zaten bizim çalışmamız var. TBMM'ye bu konuda değişik yasa teklifleri sunulmuştu CHP tarafından. İktidar partisi de böyle bir envanter ile gelecek. Ve birinci sınıf demokrasiye ulaşabilmek adına, kişi hak ve özgürlükleri önündeki tüm temel 12 Eylül hukuku engellemelerinin artık kalkması gerekiyor. Bu yasal çerçevede yapılması gereken bir çalışma. Bu konuda bir anlayış birliğine varıldı."
Kılıçdaroğlu'nun, torba yasa uygulamalarından şikayet ettiğini, birbiri ile alakasız konuların bir araya getirildiği yasal düzenlemelerden sıkıntı duyduklarını belirttiğini aktaran Koç, bu konuların da iktidar partisi tarafından değerlendirileceğini dile getirdi.
İçtüzük konusunun da gündeme geldiğini belirten Koç, "Tabii ki yasama görevi yanında denetim görevi de var. İsmi üzerinde parlamento, bir tartışma ortamı. Bu işlevlerini sürdürürken yasama gücünün de daha kuvvetlendirilmesi için iktidar partisinin bazı önerileri oldu. Bir İçtüzük çalışması var, hatırlayacaksınız. Bu İçtüzük çalışmasının, o komisyonun çalışmalarına devam etmesi önerildi" dedi.
AB uyum yasalarına ilişkin de görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydeden Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilhassa vize muafiyeti konusunda zaman tahditli olarak da Türkiye'nin önünde bulunan bir takvim var. Daha önceki süreçlerde de CHP, AB ile ilgili getirilen tüm reform paketlerine olumlu oy kullanmıştır. Tespitlerini yapmıştır, varsa uyarılarını yapmıştır ama Türkiye'nin önünü açacak şekilde bir tavır, davranış ortaya koymuştur. Bu konuda da kişisel verilerin korunması olsun, diğer konular olsun, bu paket içinde gelecek. Çünkü miatlı bir takvim. Sonuçta bir vize muafiyetine gidebilecek süreçte TBMM'ye gelecek olan bu şekilde reform paketinde de CHP desteğini tabii ki sürdürecek. Paket geldikten sonra tespit, eleştiri ve uyarılarını yapabilir ama burada yapıcı rolünü daha önce oynadığı gibi oynamaya devam edecek."
Koç, gazetecilerin "Sayın Başbakan size başkanlık sistemini anlattı mı?" sorusuna "Başkanlık sistemi ile ilgili bizler kendi pozisyonumuzu koruyoruz, herhalde onlar da kendi pozisyonlarını koruyorlar" karşılığını verdi. Gazetecilerden "Anlattılar mı size?" sorusunun gelmesi üzerine ise "Net bir açıklama yok" ifadesini kullandı.
Başkanlık sistemi konusunda detaylı bir tartışma olmadığını belirten Koç, "Çünkü biz burada pozisyonumuzu koruyoruz. Yani demokratik temsili parlamenter sistemin güçlendirilmesi, yasama, yürütme ve yargı erkinin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlendirilerek hayata geçirilmesi için biz temel düşüncelerimizi zaten ifade etmiştik. Bizim pozisyonumuz aynı noktada" diye konuştu.
"Başbakan model önerdi mi, başkanlık sistemine geçilmesiyle ilgili?" sorusuna da Koç, "Hayır. kendi düşüncelerinin bu şekilde olduğunu ama o şeklin çerçevesi gelmediği için açıklamak durumunda değilim. Onu kendisi değerlendirir" yanıtını verdi.
Anayasa Uzlaşma Komisyonuyla ilgili sorular üzerine komisyonun yine aynı şekilde oluşturulmasından yana olduklarını bildiren Koç, kişi hak ve özgürlüklerini öne alan, demokratik, özgürlükçü, her türlü vesayetten arınmış bir çerçeve içinde anayasanın oluşması gerektiğini öteden beri söylediklerini aktardı.
Koç, Davutoğlu'nun MHP ile de görüşeceğine dikkati çekti.
"Yeniden bir araya gelecek misiniz?" sorusunu ise Koç, "Şimdiye kadar Türkiye'de hükümet olan iktidar partisi ile muhalefetin arasında bir bariyer, bir görüşmemezlik vardı. Siyasetin zaman zaman kendi iç doğası olarak sertleştiği dönemler olur ama paylaşmak, diyalog çerçevesini zorlamak bence gelişmiş bir demokrasinin temel şartlarından biri. Sayın Başbakan burada iyi niyetini ortaya koyuyor. Sayın Kılıçdaroğlu da zaten diyaloğa açık. Ama biz kendi pozisyonumuzu, kendi ilkelerimizi ve kendi gerekçelerimizi koruyarak bu diyaloğa kapalı değiliz" şeklinde cevapladı.
Koç, Kılıçdaroğlu'nun tutuklu gazetecilerle rahatsızlığını görüşmede bir kez daha dile getirdiğinin altını çizerek, "Sayın Başbakan da tutuklu yargılamanın kabul edilemeyeceğini, tutuksuz olması gerektiğini, bunları daha önce de ifade ettiğini vurguladı. Bu konuda nasıl bir gelişme olacak onu da hep beraber takip edeceğiz" dedi.
AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyete karşılamada gösterdikleri nezaket ve ortaya çıkan verimli tablodan dolayı teşekkürlerini sundu. Çelik, görüşmenin 2 saat 15 dakika sürdüğünü ve hemen hemen hiç ara vermeden son derece değerli bir görüşme olduğunu söyledi.
Asıl konunun yeni anayasa meselesi olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
"Mevcut anayasanın değişmesi gerektiği, her iki tarafın da adlandırmasıyla darbe hukukuna kaynaklık eden bu anayasanın ruhundan başlayarak, ruhunun özellikle ve arkasından metninin beraberce değiştirilmesi konusunda tam bir mutabakat var. Tabi bizim yeni anayasa konusundaki görüşümüz son derece net bir görüştür. Biz Türkiye'nin mevcut bu devlet yazılımını ifade eden anayasayla çok daha fazla 2023 hedeflerine, bir yol yürüneceğine inanmıyoruz. 1876'dan beri Türkiye bir anayasa meselesini tartışıyor."
Çelik, 2011 yılında da siyasi partileri ziyaret ettiklerini ve ardından anayasa için uzlaşma komisyonu kurulduğunu hatırlatarak, net bir biçimde Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi. Ömer Çelik, "Yeni anayasa Türkiye'nin kimlik belgesidir. Türkiye'nin 2023'e ilerlemedeki yol haritasıdır. Bu bakımdan Başbakanımız, Türkiye'nin her alanındaki sorunların aşılması için en üst hukuki metin olan anayasada sadece değişikliklerle yetinilemeyeceğini, Türkiye'nin artık anayasa konusunda revizyon dönemini geride bırakması ve tam bir reform anayasası zeminine geçilmesi gerektiğini açık bir şekilde ifade etmiştir" diye konuştu. Çelik, CHP Sözcüsü Haluk Koç'un da açıklamalarını yaptığını belirterek, "darbe hukukunun kaynağını oluşturan anayasanın değiştirilmesi konusunda CHP'nin de hemfikir olduğunu" söyledi.
Çelik, şöyle devam etti:
"Bunun yanı sıra bütün bir mevzuatımızdaki darbe hukukunun izlerinin silinmesi, mevzuatımızdan darbe hukukunun arındırılması konusunda da bir mutabakat var. Bu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından dile getirildi. Bizim bundan önce Adalet Bakanlığı temelinde darbe hukukunun bütün unsurlarını ve bütün izlerini mevzuatımızdan arındırma yönünde bir çalışmamız var. Bu çalışma bundan sonrasında CHP ile paylaşılıp, grup başkanvekilleri kendi aralarında görüşüp mevzuatımızın arındırılması için ne yapılması gerektiğini dile getirecekler.
AK PARTİ'nin uzlaşma komisyonuna verdiği yeni bir denetim modeli olan başkanlık sistemi, Başbakanımız tarafından gündeme getirildi. Bizim başkanlık sisteminden ne anladığımız, başkanlık sistemi çerçevesinde sadece etiket düzeyindeki tartışmaların verimsiz olduğu, içeriğe odaklanılması gerektiği, bu bakımdan bizim başkanlık sistemi önerimiz ile CHP'nin parlamenter demokrasi önerilerinin karşılıklı olarak tartışılması gerektiğini ve asıl odaklanılması gereken unsurun şu olduğunu; Türkiye'de temel hak ve hürriyetleri teminat alma konusunda, yargı bağımsızlığını temin etme konusunda, kuvvetler ayrılığını gerçekten kuvvetler ayrılığı düzeni haline getirme konusunda denge ve denetim mekanizmalarını güçlendirme konusunda en önemlisi de halkın devlet yönetiminde yegane özne olmasını sağlayacak bir anayasal sistemin ortaya çıkması konusunda, biz bunun, başkanlık sistemi ile mümkün olacağını söyleyerek, bu önerimizi gündeme getirdik.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki makamında gerçekleşen görüşme 2,5 saat sürdü. Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ve beraberindeki heyeti makam odası çıkışına kadar uğurladı.
Davutoğlu, beraberinde görüşmeye katılan Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile Meclis'teki makam odasına geçti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki görüşmesinin ardından basın mensuplarına bilgi verdi ve sorularını yanıtladı.
Koç, görüşmeye ilişkin, "Başkanlık sistemi ile ilgili bizler kendi pozisyonumuzu koruyoruz, herhalde onlar da kendi pozisyonlarını koruyorlar" dedi.
Geçen yasama döneminde TBMM'de siyasi partilerin eşit sayıda milletvekili ile temsil edildikleri bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulduğunu, komisyonun 60 maddede uzlaşma sağladığını hatırlatan Koç, "Bu Anayasa Uzlaşma Komisyonunun tekrar canlandırılması önerisi masaya geldi. CHP olarak bu konuda, görüşlerimiz baki kalmak suretiyle, bu çalışmanın devam etmesini bizler önerdik" diye konuştu.
Türkiye'nin artık 12 Eylül darbe yasalarından kurtulmak zorunda olduğunun altını çizen Koç, şöyle devam etti:
"Bunun için Siyasi Partiler Yasası, seçim yasası bir çok 12 Eylül'den kalan mevzuatın ayıklanabilmesi için bir çalışma yapılıyor. Zaten bizim çalışmamız var. TBMM'ye bu konuda değişik yasa teklifleri sunulmuştu CHP tarafından. İktidar partisi de böyle bir envanter ile gelecek. Ve birinci sınıf demokrasiye ulaşabilmek adına, kişi hak ve özgürlükleri önündeki tüm temel 12 Eylül hukuku engellemelerinin artık kalkması gerekiyor. Bu yasal çerçevede yapılması gereken bir çalışma. Bu konuda bir anlayış birliğine varıldı."
Kılıçdaroğlu'nun, torba yasa uygulamalarından şikayet ettiğini, birbiri ile alakasız konuların bir araya getirildiği yasal düzenlemelerden sıkıntı duyduklarını belirttiğini aktaran Koç, bu konuların da iktidar partisi tarafından değerlendirileceğini dile getirdi.
İçtüzük konusunun da gündeme geldiğini belirten Koç, "Tabii ki yasama görevi yanında denetim görevi de var. İsmi üzerinde parlamento, bir tartışma ortamı. Bu işlevlerini sürdürürken yasama gücünün de daha kuvvetlendirilmesi için iktidar partisinin bazı önerileri oldu. Bir İçtüzük çalışması var, hatırlayacaksınız. Bu İçtüzük çalışmasının, o komisyonun çalışmalarına devam etmesi önerildi" dedi.
AB uyum yasalarına ilişkin de görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydeden Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilhassa vize muafiyeti konusunda zaman tahditli olarak da Türkiye'nin önünde bulunan bir takvim var. Daha önceki süreçlerde de CHP, AB ile ilgili getirilen tüm reform paketlerine olumlu oy kullanmıştır. Tespitlerini yapmıştır, varsa uyarılarını yapmıştır ama Türkiye'nin önünü açacak şekilde bir tavır, davranış ortaya koymuştur. Bu konuda da kişisel verilerin korunması olsun, diğer konular olsun, bu paket içinde gelecek. Çünkü miatlı bir takvim. Sonuçta bir vize muafiyetine gidebilecek süreçte TBMM'ye gelecek olan bu şekilde reform paketinde de CHP desteğini tabii ki sürdürecek. Paket geldikten sonra tespit, eleştiri ve uyarılarını yapabilir ama burada yapıcı rolünü daha önce oynadığı gibi oynamaya devam edecek."
Koç, gazetecilerin "Sayın Başbakan size başkanlık sistemini anlattı mı?" sorusuna "Başkanlık sistemi ile ilgili bizler kendi pozisyonumuzu koruyoruz, herhalde onlar da kendi pozisyonlarını koruyorlar" karşılığını verdi. Gazetecilerden "Anlattılar mı size?" sorusunun gelmesi üzerine ise "Net bir açıklama yok" ifadesini kullandı.
Başkanlık sistemi konusunda detaylı bir tartışma olmadığını belirten Koç, "Çünkü biz burada pozisyonumuzu koruyoruz. Yani demokratik temsili parlamenter sistemin güçlendirilmesi, yasama, yürütme ve yargı erkinin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlendirilerek hayata geçirilmesi için biz temel düşüncelerimizi zaten ifade etmiştik. Bizim pozisyonumuz aynı noktada" diye konuştu.
"Başbakan model önerdi mi, başkanlık sistemine geçilmesiyle ilgili?" sorusuna da Koç, "Hayır. kendi düşüncelerinin bu şekilde olduğunu ama o şeklin çerçevesi gelmediği için açıklamak durumunda değilim. Onu kendisi değerlendirir" yanıtını verdi.
Anayasa Uzlaşma Komisyonuyla ilgili sorular üzerine komisyonun yine aynı şekilde oluşturulmasından yana olduklarını bildiren Koç, kişi hak ve özgürlüklerini öne alan, demokratik, özgürlükçü, her türlü vesayetten arınmış bir çerçeve içinde anayasanın oluşması gerektiğini öteden beri söylediklerini aktardı.
Koç, Davutoğlu'nun MHP ile de görüşeceğine dikkati çekti.
"Yeniden bir araya gelecek misiniz?" sorusunu ise Koç, "Şimdiye kadar Türkiye'de hükümet olan iktidar partisi ile muhalefetin arasında bir bariyer, bir görüşmemezlik vardı. Siyasetin zaman zaman kendi iç doğası olarak sertleştiği dönemler olur ama paylaşmak, diyalog çerçevesini zorlamak bence gelişmiş bir demokrasinin temel şartlarından biri. Sayın Başbakan burada iyi niyetini ortaya koyuyor. Sayın Kılıçdaroğlu da zaten diyaloğa açık. Ama biz kendi pozisyonumuzu, kendi ilkelerimizi ve kendi gerekçelerimizi koruyarak bu diyaloğa kapalı değiliz" şeklinde cevapladı.
Koç, Kılıçdaroğlu'nun tutuklu gazetecilerle rahatsızlığını görüşmede bir kez daha dile getirdiğinin altını çizerek, "Sayın Başbakan da tutuklu yargılamanın kabul edilemeyeceğini, tutuksuz olması gerektiğini, bunları daha önce de ifade ettiğini vurguladı. Bu konuda nasıl bir gelişme olacak onu da hep beraber takip edeceğiz" dedi.
AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyete karşılamada gösterdikleri nezaket ve ortaya çıkan verimli tablodan dolayı teşekkürlerini sundu. Çelik, görüşmenin 2 saat 15 dakika sürdüğünü ve hemen hemen hiç ara vermeden son derece değerli bir görüşme olduğunu söyledi.
Asıl konunun yeni anayasa meselesi olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
"Mevcut anayasanın değişmesi gerektiği, her iki tarafın da adlandırmasıyla darbe hukukuna kaynaklık eden bu anayasanın ruhundan başlayarak, ruhunun özellikle ve arkasından metninin beraberce değiştirilmesi konusunda tam bir mutabakat var. Tabi bizim yeni anayasa konusundaki görüşümüz son derece net bir görüştür. Biz Türkiye'nin mevcut bu devlet yazılımını ifade eden anayasayla çok daha fazla 2023 hedeflerine, bir yol yürüneceğine inanmıyoruz. 1876'dan beri Türkiye bir anayasa meselesini tartışıyor."
Çelik, 2011 yılında da siyasi partileri ziyaret ettiklerini ve ardından anayasa için uzlaşma komisyonu kurulduğunu hatırlatarak, net bir biçimde Türkiye'nin yeni bir anayasaya kavuşması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi. Ömer Çelik, "Yeni anayasa Türkiye'nin kimlik belgesidir. Türkiye'nin 2023'e ilerlemedeki yol haritasıdır. Bu bakımdan Başbakanımız, Türkiye'nin her alanındaki sorunların aşılması için en üst hukuki metin olan anayasada sadece değişikliklerle yetinilemeyeceğini, Türkiye'nin artık anayasa konusunda revizyon dönemini geride bırakması ve tam bir reform anayasası zeminine geçilmesi gerektiğini açık bir şekilde ifade etmiştir" diye konuştu. Çelik, CHP Sözcüsü Haluk Koç'un da açıklamalarını yaptığını belirterek, "darbe hukukunun kaynağını oluşturan anayasanın değiştirilmesi konusunda CHP'nin de hemfikir olduğunu" söyledi.
Çelik, şöyle devam etti:
"Bunun yanı sıra bütün bir mevzuatımızdaki darbe hukukunun izlerinin silinmesi, mevzuatımızdan darbe hukukunun arındırılması konusunda da bir mutabakat var. Bu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından dile getirildi. Bizim bundan önce Adalet Bakanlığı temelinde darbe hukukunun bütün unsurlarını ve bütün izlerini mevzuatımızdan arındırma yönünde bir çalışmamız var. Bu çalışma bundan sonrasında CHP ile paylaşılıp, grup başkanvekilleri kendi aralarında görüşüp mevzuatımızın arındırılması için ne yapılması gerektiğini dile getirecekler.
AK PARTİ'nin uzlaşma komisyonuna verdiği yeni bir denetim modeli olan başkanlık sistemi, Başbakanımız tarafından gündeme getirildi. Bizim başkanlık sisteminden ne anladığımız, başkanlık sistemi çerçevesinde sadece etiket düzeyindeki tartışmaların verimsiz olduğu, içeriğe odaklanılması gerektiği, bu bakımdan bizim başkanlık sistemi önerimiz ile CHP'nin parlamenter demokrasi önerilerinin karşılıklı olarak tartışılması gerektiğini ve asıl odaklanılması gereken unsurun şu olduğunu; Türkiye'de temel hak ve hürriyetleri teminat alma konusunda, yargı bağımsızlığını temin etme konusunda, kuvvetler ayrılığını gerçekten kuvvetler ayrılığı düzeni haline getirme konusunda denge ve denetim mekanizmalarını güçlendirme konusunda en önemlisi de halkın devlet yönetiminde yegane özne olmasını sağlayacak bir anayasal sistemin ortaya çıkması konusunda, biz bunun, başkanlık sistemi ile mümkün olacağını söyleyerek, bu önerimizi gündeme getirdik.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
