2016-11-29 - 10:07
APA 9.GENEL KURUL TOPLANTISI?
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Kamboçya'da katıldığı Asya Parlamenterler Asamblesi 9. Genel Kurul Toplantısı'nda bir konuşma yaptı.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Kamboçya'da katıldığı Asya Parlamenterler Asamblesi 9. Genel Kurul Toplantısı'nda bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında Kamboçya Krallığı ve Ulusal Meclisi'ne teşekkür eden Aydın, toplantıya katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Dünyanın etkileri derinden hissedilen güçlü bir değişim ve dönüşüm sürecinde olduğuna dikkat çeken Aydın, Ortadoğu'dan Afrika'ya kadar çeşitli krizlerin küresel istikrarı tehdit ettiğini, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, ırkçılık ve İslam karşıtlığı, iklim ve çevre sorunları, uluslararası terörizm, mülteci krizi gibi birçok meselenin çözüm beklediğini kaydetti.

Küresel ekonomik faaliyetler bakımından yeni merkezlerin ortaya çıktığı, küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya, Asya ülkelerine kaydığı görüşünü savunan Ahmet Aydın, APA'nın önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

"APA'nın, Asya'daki en büyük parlamentolar arası kurum olarak, Asya'nın istikrarı, refahı ve kalkınmasına büyük katkılar sağladığını düşünüyorum. Çağdaş dünyamızın gerekli bir unsuru haline gelen parlamenter diplomasinin önemli bir kurumu olan APA'nın sosyo-kültürel, siyasi ve ekonomik alanlar dahil olmak üzere geniş bir yelpazede yürütmekte olduğu çalışmaların sadece Asya kıtası ülkeleri için değil küresel düzeyde de önem taşıdığına inanıyorum."

Türkiye'nin son dönemde dünyanın dikkatinin odaklandığı krizlerin merkezinde olduğunu belirten Aydın, bölgede yaşanan şiddet ve boyutları her geçen gün artan çalkantılardan Türkiye'nin kaçınılmaz olarak etkilendiğini söyledi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Suriye konusunda şunları söyledi:

"Suriye'de beşinci yılını dolduran iç savaş sonucunda evlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan Suriyeli kardeşlerimizi, Batının utanç duvarları kurduğu dönemde bizler, açık kapı politikamız çerçevesinde ülkemizde ağırlamaya devam ediyoruz. Bugün iki milyon yedi yüz binden fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülkemiz, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin rakamlarına göre en fazla mülteci barındıran ülke konumundadır.

Zor günlerinde tereddütsüz kucak açtığımız kardeşlerimizi ağırlamanın ülkemize getirdiği mali yük, ülkemizdeki insani yardım kuruluşlarının da katkılarıyla 25 milyar doları aşmış bulunmaktadır. Bu yükü, insani, vicdani ve uluslararası yükümlülüklerimizin gereği olarak, uluslararası toplumun sadece sembolik olarak nitelendirilebilecek katkısıyla, tek başımıza taşımayı sürdürüyoruz.

Bölgede devam eden kaos ortamından faydalanarak etkinliğini ve gücünü artıran terör örgütlerinin faaliyetleri ise, son dönemde ulusal güvenliğimizi doğrudan tehdit eden bir hal almıştır. DEAŞ'ın ülkemizde düzenlediği ve yüzlerce vatandaşımızın canına mal olan terör saldırıları, karşı karşıya bulunduğumuz tehdidin boyutlarını açıkça ortaya koymaktadır. DEAŞ'ın faaliyetlerine son dönemde PKK terör örgütünün hız kazanan hain saldırıları da eklenmiş durumdadır. Bu çerçevede, kamu düzenini ve vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden Suriye ve Irak'taki terör odaklarına karşı başlattığımız kapsamlı operasyonları kararlılıkla sürdürmekteyiz."

Aydın, daha sonra 15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşanan kanlı darbe girişimi ve FETÖ terör örgütüne değindi. O gece yaşananları detaylarıyla aktaran Aydın, yaşananların Türkiye'yi işgal girişimi olduğunu söyledi.

"Büyük çoğunluğu asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu bu hain teröristler, Türkiye'nin demokratik ve hukuki bütünlüğüne son vermeye ve halkın iradesine karşı askeri bir cunta yönetimi kurmaya kalkışmışlardır. Demokrasiye kastedilen bu karanlık gecede, maalesef 248 vatandaşımız şehit olarak hayatını kaybetmiş ve 2193 vatandaşımız da yaralanmıştır" ifadelerine yer veren Aydın, TBMM Başkanı'nın davetiyle siyasi görüş ayırt etmeksizin, çalışma günü olmamasına rağmen milletvekillerinin Genel Kurul'a geldiğini ve toplantı gerçekleştirdiğini söyledi. Genel Kurul'un toplantı halindeyken bombalandığını ve yaralananların olduğunu belirten Aydın, kalkışma gecesinin ertesi günü yayımlanan ortak deklarasyonla tüm siyasi partilerin demokrasiye bağlılıklarını ve her türlü darbeye karşı olduklarını dünyaya ilan ettiklerini söyledi. Halkın da Cumhurbaşkanı'nın çağrısıyla sokaklara çıkıp darbeyi önlediğini belirten Aydın FETÖ terör örgütü ile ilgili üye ülkeleri uyardı:

"FETÖ, sadece Türkiye için değil, varlık gösterdiği 170 ülkenin tamamı için bir milli güvenlik tehdididir. Türkiye'de uyguladıkları taktikleri faaliyet gösterdikleri diğer ülkelerde de uygulamaktadırlar. Örgütün temel stratejisi eğitim, diyalog, hoşgörü, sivil toplum kuruluşu kisvesi altında başta istihbarat, emniyet ve yargı olmak üzere devlet kurumlarına sızmak, toplumu etkilemek, ekonomik kaynaklara hâkim olmaktır. Her türlü değerden ve ahlaktan yoksun olan bu örgüt, telefon dinlemelerinden gizli kamera görüntülerine kadar, sınav sorularını çalmaktan her türlü aşağılık oyuna kadar amaçları doğrultusunda her aracı meşru sayarak toplumun önde gelenlerine komplolar kurmuştur ve en güçlü hissettikleri dönemde darbeye kalkışmışlardır.

Buradan tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için, ülkelerinin geleceği için Fetullahçı terör örgütüne karşı gerekli önlemleri süratle almaları ve Türkiye ile bu yönde işbirliği yapma çağrısında bulunuyorum. Bunun da bu şekilde kayıtlara geçmesini talep ediyorum.

Terörden çok çekmiş bir ülke olarak, ismi ne olursa olsun- DEAŞ, PKK, PYD veya FETÖ- terörün her türüne karşı, ayrım yapmadan mücadelemize devam edeceğiz; terörle mücadele konusunda Türkiye'nin kararlılığından kimsenin şüphesi olmasın. Tüm dostlarımızdan da beklentimiz terörün her türüne karşı, ayrım yapmadan ve ilkeli bir tutum içinde mücadele etmeleridir. Ankara'da, İstanbul'da, Lahor'da, Kabil'de, Halep'te, Gazze'de intihar saldırısı düzenleyen bir örgüt de teröristtir. Brüksel'de, Paris'te intihar saldırısı düzenleyenler de öyledir. Bunlara Josvi Paris, Josvi Brüksel diyebildiğimiz ölçüde Josvi Lahore, Josvi Halep, Kabil, İstanbul, Ankara, Gazze diyebilmeli ve her nerede terör saldırı oluyorsa aynı duyarlılıkta davranabilmeliyiz.

Bunlarla ve bunların uzantılarıyla eşit kararlılıkla mücadele edilmesi gerekmektedir. Uluslararası toplum bu ilkeyi benimsemeli ve bu çerçevede hareket etmelidir. Terörün dini, ırkı, milliyeti ortak olmaz. Nereden gelirse gelsin, kime karşı işlenirse işlensin ayırım yapmaksızın tüm terör örgütlerine karşı ortak mücadele etmeliyiz."

APA'nın demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi değerleri savunma ve koruma konusunda kilit bir rol üstlenmeye devam edeceğine inandığını belirten Ahmet Aydın, bu değerlerin daha da güçlenmesi, kapsayıcılığının artması için yüzyıllar süren bir mücadele verildiğini, canlar verildiğini ve dostlar kaybedildiğini, bu bedellerin ödenmeye de devam edileceğini söyledi.

"Asya Parlamenter Asamblesi'nin bu rolünü destekler şekilde Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, gerek yakın çevresindeki gerek küresel düzeydeki gelişmeleri, insanı merkez alan bir bakış açısıyla değerlendirmeye, istikrar ve kalkınma temelinde barışın tesisine yönelik adımlara öncülük etmeye, bu yöndeki girişimleri desteklemeye devam edecektir" ifadelerine yer veren Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Başta, tarihi, kültürel, beşeri yakınlığımız bulunan komşularımızın maalesef pek çoğunda yaşanmakta olan ve hepimizi derinden etkileyen, üzen istikrarsızlıklar, çatışmalar ve insani krizlerin çözülmesi, yaraların sarılması için elimizden gelen katkıları sağlamak Türkiye olarak ilk önceliğimiz olmaya devam edecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Asya Parlamenter Asamblesi'nin 2017-2018 Dönem Başkanlığı'nı üstlenmiş olmasından onur duyuyor; güçlü desteğiniz için teşekkür ediyorum. Bu vesile ile dönem başkanlığımız sırasında sizleri ülkemizde ağırlayacak olmaktan duyduğum memnuniyeti de şimdiden ifade etmek isterim."

Aydın'ın konuşmasının ardından FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz darbe girişimini içeren kısa bir video gösterimi yapıldı.