2009-11-20 - 13:20
2010 YILI BÜTÇESİ KOMİSYONDA...
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin son 7 yılda gösterdiği ekonomik performans ile dünyanın 17'nci, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi olduğunu belirtti. Bu tabloda sanayi sektörünün payının büyük olduğunu ifade eden Ergün, sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranındaki gelişmelerin sanayide toparlanmanın başladığına işaret ettiğini söyledi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin son 7 yılda gösterdiği ekonomik
performans ile dünyanın 17'nci, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi olduğunu belirtti.
Bu tabloda sanayi sektörünün payının büyük olduğunu ifade eden Ergün, sanayi üretim
endeksi ve kapasite kullanım oranındaki gelişmelerin sanayide toparlanmanın başladığına işaret
ettiğini söyledi.

Ergün, Bakanlık bütçesini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuşunun ilk
bölümünde genel ekonomik değerlendirmelerde bulundu.

Sağlanan istikrar ortamıyla enflasyonun hızlı bir düşüş eğilimine
girdiğini, ard arda yüksek büyüme oranları elde edildiğini ifade eden Ergün, 2002
yılında toplam 36 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Türkiye'nin, 2008 yılında
125 milyar dolarlık hedefine rağmen, yıl sonu itibarıyla 132 milyar dolar ihracat
gerçekleştirdiğini kaydetti.

Ergün, küresel ekonomik krizin etkileri göz önüne alınarak, 2009 yılı
için 98,5 milyar dolar olarak hedeflenen ihracatın, Ekim 2009 itibarıyla 79
milyar dolar olarak gerçekleştiğini, önümüzdeki 2 ayda 98 milyar dolar hedefine
de ulaşılmış olacağını dile getirerek, 2002 yılında 230 milyar dolar Gayri Safi
Yurtiçi Hasıla;ya (GSYİH) sahip olan Türkiye'nin 2008 yılı sonu itibariyle 742
milyar dolarlık bir GSYİH;ye ulaşan ülke konumuna geldiğini anlattı.

Türkiye'nin, son 7 yılda gösterdiği ekonomik performans sayesinde
dünyanın 17'nci, Avrupa;nın 6'ncı büyük ekonomisi olduğunu kaydeden Ergün, şöyle
devam etti:

''Bu tablonun ortaya çıkmasında sanayi sektörümüzün payı büyüktür.
Ülkemiz sanayinin lokomotifi konumundaki otomotiv sektörünün, üretimi ve ihracatı
sürekli artış göstermiş, sektörün 2002 yılında 4,4 milyar dolar olan ihracatı,
2008 yılında 22 milyar dolara ulaşmıştır. Ekonomik krizin etkisi, özellikle de AB
pazarındaki daralma nedeniyle 2009 yılının ilk 10 ayında ise bu sektörde 11,7
milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir. Sektördeki ihracatımızın, yıl
sonunda 14 milyar doları geçmesini bekliyoruz.

Otobüs üretiminde Avrupa'nın birincisiyiz. Demir, çelik ve çimento
üretiminde ise Avrupa üçüncüsüyüz.Bunlar Türkiye açısından çok önemli
kazanımlardır. Tüm bu olumlu gelişmelerde, siyasi istikrarın yanı sıra özellikle,
ekonomide hayata geçirilen yapısal reformların payı büyüktür.

Bu durum, özel sektörüyle, çiftçisiyle, tüccarıyla, esnafıyla,
çalışanıyla elde edilen bir ekonomik başarıdır.''

''ÇIKIŞ TRENDİ BAŞLADI''

Ergün, Türkiye'nin, küresel krizden en az zararla çıkılması adına, etkin
bir ekonomi yönetimi sergilendiğini, bu çerçevede, dünya ekonomisi konjonktürüne
bağlı olmakla birlikte, Türkiye ekonomisinde krizin etkilerinin, 2008;in son
çeyreğinden 2009;un ilk yarısına kadar sürdüğünü, toparlanmanın ise 2009 yılının
ikinci yarısından itibaren başladığını söyledi.

Sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranındaki gelişmelerin
sanayide toparlanmanın başladığına işaret ettiğini kaydeden Ergün, 2009 Şubat
ayında 84,6 ile Ocak 2005;den bu yana en düşük seviyesine gelen sanayi üretim
endeksinin, Eylül ayında 104,1;e ulaşarak, Şubat 2009;a kıyasla yüzde 23
toparlanma gösterdiğini belirtti. Ergün, imalat sanayinde kapasite kullanım
oranının ise Ekim ayında Eylül ayına göre 1,7 puan artarak, yüzde 71,8 seviyesine
yükseldiğini kaydederek, ''Bu noktaya gelinmesinde alınan tedbirlerin payı
büyüktür'' dedi.

Sanayi Bakanı Ergün, şöyle konuştu:

''Mart ayından itibaren Türkiye;de, bir çıkış trendi başlamıştır. Bu
çıkışın çok hızlı bir çıkış olmasını beklemek yanlış olur. Önemli olan, bu
çıkışın istikrarlı olmasıdır.

Ancak içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda, dış talepte ciddi bir
toparlanma olmadan iç talepte beliren canlanmanın etkisi sınırlı düzeyde
kalacaktır. Yakalanan ivmenin korunmasında, gelişmekte olan ülkelere yönelik
ihracatımız büyük önem taşıyor. Özellikle Uzak Doğu, Afrika, Orta Doğu, Rusya ve
Türk cumhuriyetleri önümüzdeki dönemde bizim için yeni fırsatlar doğuracak
pazarlar olacaktır. Afrika ile 5 milyar dolar olan ticaret hacmimiz 17 milyar
dolara çıkmıştır. Bunun 50 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz.''

Global kriz sürecinde Avrupa kıtasında talep daralması nedeniyle
Türkiye'nin yüzünü keşfedilmemiş bölgelere çevirdiğini belirten Ergün, ''İş
adamlarımız son dönemde 'Kara Kıta' Afrika;yı adeta mesken tutmuştur. Yine Orta
Doğu, Körfez ve Orta Asya;yı da adeta ticaret platformuna dönüştürdük. İş
adamlarımızla birlikte son dönemde gerçekleştirdiğimiz Katar, Bosna-Hersek, Fas
ve Macaristan ziyaretlerinde de bu ülkelerle ticari işbirliğimizin en üst
seviyeye çıkarılmasına yönelik çok önemli kararlar aldık'' diye konuştu.

''TÜRKİYE, TEK BAŞINA AŞAMAZ''

Ergün, Ekim ayında Türkiye'nin, aylık ihracatta 10 milyar doları
yakaladığını, beklentilerinin Kasım ayında bu rakamın aşılması yönünde olduğunu
belirtti. Ergün, ''Ancak Türkiye;nin tek başına alacağı tedbirlerle, küresel
krizin tüm olumsuz etkilerinden kurtulmasını beklemek doğru olmaz'' diye
konuştu.

Ergün, küresel krizin, başta Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği,
Japonya ve Çin olmak üzere bütün ülkelerin birlikte alacağı ve koordineli bir
şekilde uygulayacağı tedbirlerle aşılabileceğini vurguladı.

Nihat Ergün, şöyle devam etti:

''Türkiye, 2008 yılının son çeyreğinden itibaren piyasalarda hissedilen
olumsuz havaya rağmen, Hükümetimizin almış olduğu sıkı tedbirler sayesinde global
ekonomik türbülansı en az hasarla atlatmış durumdadır.

Sürekli birlikte olmaya özen gösterdiğimiz iş adamlarımız, KOBİ;lerimiz,
meslek odalarımız, yatırımcılarımız ve ihracatçılarımızın moral ve motivasyonu,
sık sık ziyaret ettiğimiz dış ülkelerdeki meslektaşlarına göre örnek olacak
derecede yüksektir. Her zaman söylüyoruz. Ekonomimizin yüzde 60;ı psikolojidir.
Bu süreçte iş dünyamızın moral ve motivasyonunu yüksek tutması bizler için
sevindiricidir.

Türkiye;nin, bölgesinde lider ülke olmanın ötesine geçerek, küresel
ekonomik bir güç olma yolunda kararlılıkla ilerlediğinin de altını çizmek
istiyorum.

Gerek dünya gerek ülkemiz ekonomisinde son dönemde yaşanan gelişmelere
paralel olarak, genel tablonun bu yılın son çeyreğinden itibaren daha da iyiye
gideceğine inanıyoruz. Hükümet olarak biz de, ekonomimizde son dönemde yakalanan
bu ivmeyi korumak için gerekli tedbirleri titizlikle almaya ve uygulamaya devam
edeceğiz.''


Ergün, Bakanlığının bütçesini Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuşunun ikinci
bölümünde, ağırlık olarak Bakanlığının çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Ergün, ekonomik büyümenin, Türkiye için kaçınılmaz derecede önemli
olduğunu vurguladı ve ekonominin dikkatle izlendiğini, yeri geldikçe gerekli
tedbirleri uygulamaya koyduklarını bildirdi. Ergün, İmalatçı KOBİ;ler ile esnaf
ve sanatkarlara yönelik 350 milyon TL;lik sıfır faizli can suyu kredi desteğini
iki katına çıkardıklarını, vergi borçlarına 18 ay süreyle yüzde 3 faizle
taksitlendirilmesi imkanı getirdiklerini, reel kesimin daha rekabetçi bir ortamda
gelişmesi için istihdam paketini yürürlüğe koyduklarını, özellikle beyaz eşya,
otomotiv ve mobilya sektörü başta olmak üzere bazı sektörlerde ÖTV ve KDV
indirimi sağlandığını belirtti.

Ergün, yeni kredi destek paketiyle de esnaf ve sanatkarlarla, tüm
KOBİ'lere yönelik 3 ayaklı yeni bir kredi destek programını uygulamaya
koyduklarını, bu programlarla Türkiye'deki tüm KOBİ'lere işletme sermayesi olarak
uygun koşullarda yeni bir finansal destek sağlamayı amaçladıklarını anlattı.

Türkiye;nin 'Sanayi Strateji Belgesi'ni hazırlamak üzere yürüttükleri
çalışmaları son aşamaya getirdiklerini belirten Ergün, bununla orta ve yüksek
teknolojili sektörlerin üretim ve ihracat içindeki payının arttırılmasını, düşük
teknolojili sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçişin sağlanmasını ve
becerilerini sürekli geliştirebilen şirketlerin ekonomideki ağırlığının
arttırılmasını hedeflediklerini kaydetti.

Ergün, 5593 sayılı Kanun kapsamında başlatılan Sanayi Tezleri Programı
ile üniversite-sanayi işbirliğinin kurumsallaşması yönünde önemli bir adım
attıklarını ifade ederek, bu kapsamdan da, 2007 yılından bu yana desteklenmesi
uygun bulunan 157 adet projeden 22'sinin tamamlandığını bildirdi.

Nihat Ergün, yüksek eğitimli ve nitelikli gençlerin iş hayatına
kazandırılması amacıyla başlatılan Teknogirişim Sermayesi Desteği kapsamında genç
girişimcilere 100.000 TL;ye kadar hibe desteği sağladıklarını, bu kapsamda gelen
toplam 159 başvurudan 78'nin uygun bulunduğunu anlattı.

Ergün, 50 adedi son 7 yılda olmak üzere toplam 120 adet Organize Sanayi
Bölgesi projesinin altyapı inşaatının tamamlandığını, bununla yaklaşık 800 bin
kişiye istihdam sağlandığını, 71 adedi son 7 yılda olmak üzere toplam 429 adet
Küçük Sanayi Sitesinin üstyapı ve altyapı inşaatını tamamlandığını kaydetti.

"ESNAFA DESTEK"

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, esnaf ve sanatkarların, dünyadaki yapısal
dönüşümün sunduğu fırsatlardan azami ölçüde yararlanmalarının sağlanması ve bu
dönüşümün olumsuz etkilerinin azaltılmasının hükümet programında yer alan temel
hedeflerden biri olduğunu kaydetti.

Bakanlık olarak bu hedefe hizmet etmek amacıyla esnaf ve sanatkara yeni
bir vizyon ortaya koyacak, sorunlarını belirli bir yol haritası kapsamında
çözecek ''Esnaf Stratejisi'' üzerindeki hazırlıkları son aşamaya getirdiklerini
belirten Ergün, Bakanlık olarak buradaki temel amaçlarının büyümeyi, sürekli
gelişmeyi ve kalıcı olmayı hedefleyen, etik ve ahlak değerlerini gözeten, ulusal
ve uluslararası gelişmeleri takip eden, teknoloji kullanma ve müşteriyle birebir
ilişki kurma suretiyle, müşteriye özel mal ve hizmet üretebilen, işbirliği ve
ortak çalışmaya açık olan bir esnaf ve sanatkar vizyonu geliştirmek olduğunu dile
getirdi.

Esnaf ve sanatkarlara yönelik çok önemli bir düzenlemeyi de hayata
geçirdiklerini belirten Ergün, KOSGEB desteklerinden imalat sanayinin yanı sıra
hizmet sektöründe faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların da
yaralanmalarına imkan sağladıklarını kaydetti.

Ergün, ''Açıkladığımız 100 bin işletmeye yönelik kredi destek paketine
başvurular da 70 bini aştı. Ay sonu itibariyle 100 bini bulacağız. İlk kredi
kullanımını da Kurban Bayramından önce başlatmış olacağız'' diye konuştu.

"REKLAM UYARISI"

Bakanlık olarak üreticiyi desteklerken, tüketiciyi de ihmal etmediklerini
ifade eden Ergün, tüketicinin korunmasına yönelik çalışmaları anlattı.

Ergün, son yıllarda iletişim hizmetlerine yönelik aldatıcı nitelikteki
reklamların sayısında önemli artış olduğunu ifade etti. Ergün, ''Yediden yetmişe
toplumumuzun her kesimini yakından ilgilendiren ve önemli tüketici
mağduriyetlerine yol açan aldatıcı reklamlarla ilgili olarak 2009 yılında Reklam
Kurulu tarafından, iletişim sektöründe faaliyet gösteren firmalara toplam 4
milyon 255 bin 200 lira idari para cezası uygulanmıştır'' dedi.

Ergün, Reklam Kurulu sadece aldatıcı ve yanıltıcı reklamlarla değil aynı
zamanda piyasaların düzgün işleyişini engelleyen ve rekabet ortamını bozucu
nitelikli olan reklamlarla da ilgili yaptırımlar uyguladığını, bu bağlamda, bir
teknoloji firması tarafından yakın bir geçmişte yapılan ve yarı insan yarı hayvan
figürlü reklamların, kurul tarafından değerlendirildiğini, söz konusu reklamların
rakip firmaları kötüleyici ve küçük düşürücü, aynı zamanda diğer firmalardan
alışveriş yapan tüketicileri de rencide edici nitelikte olduğu kanaatiyle reklamı
veren firma hakkında 134 bin 400 lira idari para cezası uygulanmasına karar
verildiğini kaydetti.

Ergün, şöyle devam etti:

''Bu konuda gerçekten hem üreticilerimizin, hem tüketicilerimizin bir
kere daha dikkatlerini çekmekte fayda var. Üreticilerin tüketicileri yanıltıcı
reklam ve kampanya yapmamaları, tüketicilerin de özellikle teknolojiyi tüketirken
son derece dikkatli davranmaları gerekiyor. Mesela, cep telefonlarımıza gelen sms
mesajları... Bir bakıyorsunuz şunu yaz boşluk bırak 2525'e gönder veya şu
programı indir. Bunları ilk etapta insanlar bedava zannetmektedir. Bedava
zanettikleri için de hemen o mesaja cevap vermekte ve teknolojiyi
tüketmektedirler. Ama sonra kendilerine yüklü bir fatura gelmektedir. Telefonları
kontörlü ise kontürlerinin hızla eridiğini görmektedirler. Firmaların tüketiciyi
yanıltıcı bir kampanya yapmaları son derece yanlıştır. Tüketici hakları açısından
bilişim sektöründe çalışan firmalara çok ciddi yaptırımlar gelebilmektedir.
Tüketiciler de ciddi faturalarla karşı karşıya kalmaktadır.''

''ŞU KREMİ SÜR 20 YAŞ GENÇLEŞ''

Mahiyeti yanıltıcı olan reklamlara da dikkati çeken Ergün, şöyle
konuştu:

''Şu kremi sür 20 yaş gençleş... Şu çayı iç 3 kilo ver... Bütün bunların
bu özellikleri taşımadıkları denetim sonucunda ortaya çıkabilmekte ve tüketiciyi
yanıltıcı olanlar hakkında ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu tür reklamlara
karşı tüketicilerimizin son derece dikkatli olmasında fayda var. Denetim
yapılıyor ve ağır cezalar da getirilebiliyor, ama o yapılana kadar bazı
tüketiciler de yanıltılabiliyor. Bir kere daha tüketicileri, üreticileri ve
reklam firmalarını buradan uyarıyorum.''

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, Bakanlık olarak, Türkiye'yi
girişimciliğe, yenilikçiliğe ve yüksek katma değerli teknoloji üretimine dayalı
ekonomik yapısıyla, Asya ve Avrupa'nın mal ve hizmet üretim üssü haline getirme
konusunda kararlı olduklarını belirterek, ''Hedefimiz, Türkiye;yi dünyanın en
gelişmiş 10 ülkesi içinde hak ettiği konuma yükseltmektir'' dedi.