2010-02-25 - 14:48
TBMM MADENCİLİĞİN SORUNLARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na yaptığı sunumda, Türkiye'nin kalkınabilmesi için maden değerlerine önem vermesi gerektiğini söyledi.
Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal,
10 yılda toplam 21 milyar dolar yatırım ile madencilik
üretiminin 216 milyar dolara yükseltilebileceğini söyledi.

Önal, TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması
Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na
yaptığı sunumda, Türkiye'nin kalkınabilmesi için maden değerlerine önem vermesi
gerektiğini belirtti.

Önal, GSMH'da madenciliğin payının ABD'de yüzde 4.3, Almanya'da yüzde 4,
Kanada'da yüzde 8, Avustralya'da yüzde 9, Çin'de yüzde 14, Hindistan'da yüzde 13
iken Türkiye'de bu oranın yüzde 1,9 olduğunu, bu durumun ülkede toplumun refah
düzeyine yansıdığını ifade etti.

Prof. Dr. Önal, hurdaya dayalı demir-çelik üretimi, doğalgaza dayalı
elektrik üretimi, kömür, petrokok ve diğer hammadde ithalatı ile altın
madenciliğinin ilerlemesinin önüne geçilmesinin, madenciliğin önündeki en büyük
engeller olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin sosyal sorunlarının başında bölgeler arası gelişmişlik farkı,
iç göç ve işsizlik olduğuna dikkati çeken Önal, bu açıdan bakıldığında,
madencilik sektörünün yöresel istihdam için zorunlu ve katma değeri en yüksek iş
kolu olduğunun görüleceğini kaydetti.

Türkiye'nin maden potansiyeli hakkında bilgi veren Önal, ülkenin 25
milyar ton mermer ve doğal taş, 11,5 milyar ton linyit, 1,1 milyar ton taş
kömürü, 3 milyar tonun üzerinde bor rezervine sahip olduğunu söyledi. Önal,
50'nin üzerinde maden çeşidine sahip olan Türkiye'nin, petrol ve doğalgaz hariç
2,5 trilyon dolar düzeyinde maden varlığı bulunduğunu belirtti.
Türkiye'nin 2008 yılında 464 milyon ton, 11 milyar dolar düzeyinde
madencilik üretimi yaptığını kaydeden Önal, bunun 3,2 milyar dolarını ihracatın
oluşturduğunu söyledi.

Prof. Dr. Önal, vakıf olarak yaptıkları bir çalışmaya göre, 10 yılda
toplam toplam 21 milyar dolar yatırım ile madencilik üretiminin 216 milyar dolara
ulaşabileceğini belirterek, ''Yani 10 yıl sonunda 17,3 milyar doları ihracat
olmak üzere yıllık 34,2 milyar dolar gelir sağlanabilir'' dedi.

Madencilik sektöründeki sorunlara da değinen Önal, çevre mevzuatı ile su
havzaları, orman, mera, zeytinlikle ilgili kanunların ve arazi tahsisi gibi genel
mevzuatların, ruhsat güvencesini ortadan kaldırdığını, yatırımcıları caydırdığını
söyledi. Önal, madencilikteki bu sıkıntıların giderilmesi için öncelikle
madencilik bakanlığının kurulması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Önal, madencilikte hedefe ulaşılması için sektöre 10 yıl vergi
muafiyeti tanınması, devlet hakkı oranının düşürülmesi, arazi ve orman tahsisinin
ucuzlatılması gerektiğini ifade etti.

TÜPRAŞ Genel Müdürü Yavuz Erkut da komisyona yaptığı sunumda, Batman
Rafinerisi faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Erkut, TÜPRAŞ'ın kurulduğu dönemden itibaren Batman'ın altına 64 bin ton
benzin sızdığı şeklindeki iddianın tamamen spekülatif, bilimsel verilere
dayanmayan, gerçek dışı bir durum olduğunu söyledi.

Söz konusu iddiaya göre, her gün 5 ton, yani bir tanker benzinin ortadan
kaybolması gerektiğini, ancak bunun mümkün olamayacağını anlatan Erkut, bunun
yanında, yer altına sızdığı iddia edilen 64 bin ton benzinin değerinin 70 milyon
lira olduğunu, bu parayı yalnızca TÜPRAŞ değil, hiçbir şirketin gözardı
edemeyeceğini ifade etti.

Batman'da 2004 yılında meydana gelen patlamanın ardından açılan davanın
sürdüğünü anımsatan Erkut, ''Yargılama sürecinde yapılan tespitler, sızıntıya
konu olan benzinin, Batman Rafinerisi üretimi olmadığı yolundadır'' dedi.

Erkut, geçmişte rafineri çevresinde, sayıları onlarla ifade edilen, bir
çeşit kaçak rafineri faaliyeti sürdüren tesisler olduğunu, bölgenin daha önce
tanker ve oto tamir sanayi çarşısı olarak kullanıldığını, değişik yollarla buraya
getirilen benzin ve diğer ürünlerin bu bölgede pazarlandığını ve depolandığını,
tanker temizliği sonrasında atıkların kontrolsüz kanallara akıtıldığını söyledi.
Erkut ayrıca, Batman Rafinerisinde 2008 yılından bu yana benzin üretilmediğini
ifade etti. (14:48)