2012-11-20 - 16:03
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, MHP'nin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, çocuk haklarıyla ilgili gündem dışı söz aldı. Türkiye'de çocuk olmanın zorluklarını anlatan Demirel, ''Türkiye'de çocuk olmanın iyi yanları da vardır. Siyasi partiler seçim zamanlarında arabalarından Çin malı oyuncaklar atarlar size'' dedi. Demirel, TBMM çatısı altında çocuklar için daha iyi bir gelecek hazırlamaya dönük yasal düzenlemelerin yapılması temennisinde de bulundu.

CHP Trabzon Milletvekili Mehmet Volkan Canalioğlu da 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla söz aldı ve atanamayan öğretmenlerin sorunlarını anlattı. Canalioğlu, ''Eğitimi rant kapısı yaptılar, eğitimde sınıfsal ayrışma yarattılar'' şeklinde konuştu.

AK Parti Çorum Milletvekili Murat Yıldırım ise gündem dışı söz alarak, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıyı kınadı. İsrail'in karadan ve denizden Gazze'ye bomba yağdırmaya devam ettiğini belirten Yıldırım, ''Bir halk yok ediliyor. Evler bombalarla tarumar ediliyor. Bir şehir, bir ülke yerle bir ediliyor. İlaç yok, yaralılar ölüme mahkum'' dedi.

İsrail'in Gazze'ye yıllardır uyguladığı ağır ambargonun yanında Kudüs'ün de işgal altında olduğuna dikkati çeken Yıldırım, İsrail'in kontrol noktalarındaki keyfi uygulamalarla Filistinliler'in günlük yaşamanı da içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini anlattı.

''Filistin halkı soykırıma tabi tutulmaya başlandı'' diyen Yıldırım, İsrail'in Filistin topraklarını parçaladığını ve yeni yerleşim yerleri açmayı sürdürdüğünü ifade etti.

Yıldırım şöyle devam etti:

''İsrail her seçim öncesinde Gazze'ye saldırıyor ve egemen güçler buna 'savunma' diyor. Bu nasıl savunma ki hep İsrail saldırıyor ve öldürüyor. Egemen güçlerin insan hakları anlayışı, Akdeniz'in sularından öteye geçmiyor. Bizi öldürebilirsiniz ama Kudüs bir gün özgür olacak, diye haykırıyor Filistinliler. Kimse yaptığı zulmün, akıttığı kanın yanına kar kalacağını sanmasın. İsrail savaş suçu işlemektedir. Sergilediği bu devlet teröründen dolayı İsrail'i kınıyor, protesto ediyoruz.''

AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulu'nun Aralık ayı sonuna kadar gündem ve çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle AK Parti önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride, bazı yasa tasarıları gündemin ön sıralarına alınırken, Genel Kurul'un aralık ayı sonuna kadar çalışma saatleri düzenleniyor.

Öneri aleyhinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında kendisine ve CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunduğunu belirterek, bunlara ''Başbakan'ın arkasından değil, milletin kürsüsünden cevap vermek gerektiğini'' ifade etti. ''Bizim arkadaşlarımız ile Başbakan'ın fotoğrafı arasında fark var'' diyen İnce, Başbakan Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile geçmişteki bazı fotoğraflarını gösterdi.

İnce, ''Bunlar yetmez foto istiyorsanız işte Kenan Evren'in önünde nasıl eğildiğini, Kaddafi ile nasıl sarıldığını, Mübarek ile dostça sıkılmış, Esad ile gülümseyen fotoğraflar. Bu fotoğrafları çektirip benim milletvekili arkadaşlarımın insani değerlerle, Hükümet'in yapamadığını yapıp gazeteci'yi kurtarmasından bu ne kıskançlık- Başbakan 'öleceksek adam gibi ölelim' diyor, doğru söylüyorsun öleceksek adam gibi ölelim, siyaset yapacaksak adam gibi siyaset yapalım. Yahudi Cesaret Ödülü boynunda olacak, sonra İsrail'e afra tafra yapacaksınız. Önce o madalyayı boynundan çıkaracaksın. Başbakan'ın bir yanı var; ya ölülerin ya da tekerlikle sandalyede oturanların arkasından konuşuyor; ya İsmet Paşa'ın ya da tekerlekli sandalyedeki Şaron'un arkasından konuşur'' diye konuştu.

Kim olursa olsun halkına zulmeden tüm diktatörler için ''canı cehenneme'' dediğini belirten İnce, ''Irak'ta Müslümanları katleden emperyalistlerin de canı cehenneme. Ben bunu derim de Başbakan gelip bu kürsüden 'emperyalistlerin canı cehenneme' diyor mu- Başbakan bunu yapamaz, ancak arkamızdan okunuşur. Siz Irak'ta 1,5 milyon Müslüman öldürüldüğünde ABD askerlerinin sağ salim eve dönmesi için dua ettiniz mi, etmediniz mi- Bunu ispatlarsam ne olacak- Gazete kupürlerini, ses kayıtlarını getirirsem ne yapacaksınız. Biz dualarımızı Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler için yaparız. Aramızdaki fark bu...'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, sataşma gerekçesiyle söz aldı. İnce'nin polemik yaparken bazen zamanlama hatası yaptığını belirten Bahçekapılı, geçmişte çekilen fotoğrafların sanki bugün çekilmiş gibi yansıttığını söyledi. Bahçekapılı, ''Başbakan o fotoğrafları çektiğinde Esed halkını öldürmüyordu. Siz tarafınızı seçmek zorundasınız. Arkadaşlarınız sokakta dökülen kanın yanında da fotoğraf çektirseydi. Sokakta öldürülen insanlar için ne diyorsunuz, onun cevabını istiyoruz'' diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, 3 aydır tutuklu bulunan gazeteciyi insani duygularla ve hiçbir siyasi kaygı taşımadan ailesine kavuşturmak için mücadele verdiklerini, sonuçta kendisini Türkiye'ye getirdiklerini ifade ederek, bunun için Suriye Devlet Başkanı ile görüşmekten başka çare olmadığını söyledi.

''Gazeteci için size de başvuruldu ama siz kendisini kaderine terk ettiniz'' diyen Eryılmaz, bunun üzerinden siyaset yapmak istemediklerini vurguladı. Eryılmaz, ''Siz ısrarla bu konuyu siyaset alanına çekmek istiyorsunuz. Başbakan'ın 'kardeşim' dediği kişi, meşru devlet başkanı. Fotoğraf çekimine, 'hayır sizinle fotoğraf çektirmiyoruz' mu diyeceksiniz-'' dedi.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul yarın görüşmeleri yarım kalan Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Yasa Tasarısı'nın bitimine kadar çalışacak.

Genel Kurul; Aralık ayı sonuna kadar salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak. AİHM'e yapılan bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne ilişkin esas ve usulleri belirleyen kanun tasarısı, Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı ve uluslararası anlaşmaları içeren yasa tasarıları, gündemin ön sıralarına çekildi.

Başkanvekili Meral Akşener, grup önerisinin kabul edilmesinin ardından birleşime yarım saat ara verdi. Bazı milletvekillerinin itirazı üzerine Akşener, ''Muharrem iftarı'' karşılığını verdi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, AK Parti'nin 'elektrik faturalarında TRT payı aşamalı olarak kaldırılacak'' şeklinde taahhütte bulunmasına rağmen, 10 yılın sonunda bu payın üç kat artırıldığını ifade etti.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, AK Parti iktidarları döneminde TRT ve Anadolu Ajansı'nın yayın politikasını eleştirerek, ''TRT ve Anadolu Ajansı'nın yaptığı taraflı ve siyasi uygulamalar bu dönemde hat safhaya ulaştı. Anadolu Ajansı'nda 201 kişi işinden ayrıldı'' ifadesini kulandı. Türkkan, bir AA muhabirinin önce Uganda'ya, sonra Somali'ye ''sürüldüğünü'' öne sürerek, ''O da pes edip işten ayrılıyor'' dedi.

Geçtiğimiz hafta Kocatepe'deki şehit cenazesiyle ilgili TRT'nin yayınında, törene katılanların tek tek sayılmasına rağmen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin adının zikredilmediğini belirterek, şu ifadeleri kulandı:

''TRT yalnızca Başbakan Erdoğan'a ve AKP'ye çalışmaktadır. TRT, AKP iktidarlarının borazanı olmuştur, dersek yalan olmaz. Eşit ve tarafsız davranmalıdır TRT. Bu kurumda binlerce personel çalıştırılmasına rağmen neredeyse hiçbir program yapılamaz hale gelmiştir. TRT bütün programlarını dışarıya yaptırıyor. TRT'de çalıştırdığınız bu kadar personel iş yapamaz durumda mıdır, ya da mesleki performansları yetersiz midir, ya da onlara güvenmiyor musunuz- Böyle bir televizyon Türkiye Cumhuriyeti'nin televizyonu olamaz.''

Türkkan konuşmasını, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın daha önce söylediği, ''Kamu yayıncılığı yapan kuruluşların tarafsız ve adaletli olması gerekir'' şeklindeki sözünü hatırlatarak bitirdi.

BDP grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis'te bir ''gensoru enflasyonu'' olduğunu belirterek, ''Doğrusu Meclis'te gensoru havası yok. Herkes sakin, hatta sıralar boş. Biraz da gensoru enflasyonu olunca etkili olmaktan çıkıyor'' dedi.

Kaplan, geçmiş iktidarlar döneminde de TRT ve Anadolu Ajansı'na bu iktidarların aynı şekilde yaklaştığını öne sürerek, ''TRT ve Anadolu Ajansı konusuna geldiğimiz zaman bir gerçek vardır ki kim iktidar olduysa TRT'yi de Anadolu Ajansı'nı da borazan gibi kullanmıştır. Kadrolaşmıştır. Bunu burada 'yapmadım' diyen iktidar yok'' diye konuştu.

Meclis TV'nin canlı yayınının saat 19.00'da kesilmesinin ''halkın bilgi alma hakkının engellenmesi ve muhalefetin sesinin kısılması'' olarak değerlendirdiklerini belirten Kaplan, TRT yayınlarında BDP haberlerine çok az yer verildiğini öne sürdü.

''Burada bir adalet sorunu, vicdan sorunu ve vergi sorunu var. O zaman her şeyi özeleştirdiler TRT'yi de özelleştirsinler'' diyen Kaplan, TRT'nin yanlı yayın yaptığını iddia etti. Kaplan, ''Sayın Arınç'ın kişiliğiyle o TRT yönetimine 'böyle davranın' diye bir talimatı olmamıştır'' şeklinde konuştu.

TRT Şeş'in belirli bir dünya görüşüne göre yayın yapmaya başladığını iddia eden Kaplan, ''Adı niye TRT Kürt değil de TRT Şeş. İktidar zannediyor ki TRT Kürt değil de TRT Şeş derse durumu idare edecek. Kürtçe'nin adını koymadan, anayasal güvence getirmeden yayın yaparsanız, bu, bir yönetim değişikliği ile ortadan kalkar'' ifadelerine yer verdi. Kaplan, ''Bu gensoru enflasyonunda da taraf değiliz'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TRT Genel Müdürü'nün kadrolaşmayı açıkça savunduğunu öne sürerek, ''Sayıştay raporunda hakkında soruşturma açın dediği kişiyi vekaletle yürüttüğü görevine asaletle atadınız. 'Elektrik faturalarında TRT payı aşamalı olarak kaldırılacak' dediniz ama 10 yıl iktidarınızın sonunda üç kat artırdınız. Parayı vatandaştan alıp AKP borazanı yaptınız'' ifadelerini kullandı.

TRT'nin bazı günlere ilişkin haber yayınlarından istatistiki bilgiler veren İnce, AK Parti'nin CHP'nin 8 katı, 30 katı fazla haber olduğunu öne sürdü. Diyarbakır'daki şehit cenazesinde, törene katılanların isimlerinin TRT yayınında dört kez söylendiğini, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüntüde olmasına rağmen adının söylenmediğini belirten İnce, Arınç ile ilgili olarak da şu ifadeleri kullandı:

''Sayın Arınç siz Hacca gittiniz. Hacca giden helallik alır, siz bizden giderken helallik almadınız. Bu milletin parasıyla hepimiz, o elektrik faturalarıyla oraya ortağız. Bizim paralarımızla AKP propagandası yaptınız. Çünkü adil yönetmediniz. Siz dürüst davranmadınız. Orayı helal edecek yönde yönetmediniz. Kendini bilmez biri TRT'ye çıktı ve CHP'ye Sayın Baykal'a hakaret etti. Sonra TRT'den tazminat ödediniz. Parayı TRT Genel Müdürü neden ödemiyor- Neden milletin parasından bunu ödediniz-''

TRT Arapça'da yayınlanan programları kimin denetlediğini soran İnce, ''Arapça bilen bu denetçi kimdir-'' diye sordu.

Anadolu Ajansı'nın da TRT'den farklı bir durumda olmadığını iddia eden İnce, ''Orada da adil değilsiniz. Orada da personel kayırma var, orada da sansür var'' ifadesini kullandı.

İnce, Arınç'a ''Gazze için ağlamayın. Gazze'ye üzülüp ağlamanız için önce boynunuzdaki Yahudi Cesaret Ödülü'nü çıkarmanız lazım. Hem boynunuzda Yahudi Cesaret Ödülü taşıyacaksınız hem de Gazze için ağlayacaksınız'' diye seslendi.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, ''TRT ve Anadolu Ajansı, son yıllardaki atılımlarıyla Türkiye'nin yüz akı oldu'' dedi.

MHP'nin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hakkında TRT ve Anadolu Ajansı ile ilgili verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmede MHP grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Mehmet Günal, TRT ve Anadolu Ajansı'nın özerklik ve tarafsızlık konusunda anayasal güvence altına alındığını ifade etti.

Yüksek Seçim Kurulu'nun, 12 Eylül 2010'daki referandum süreci boyunca TRT'yi tarafsız olması konusunda uyardığını anlatan Günal, yayın ilkelerine uyulmadığını söyledi. Günal, yayın süreleri açısından MHP aleyhine de ayrımcılık yapıldığını ileri sürdü.

Meclis yayınlarının saat 19.00'da kesildiğini anımsatan Günal, ''Muhalefetin sesini kısarak, nasıl ileri demokrasi uygulaması gerçekleştiriyorsunuz anlamakta zorlanıyorum. Biz İbrahim Şahin ve TRT'ye muhtaç değiliz. İptal edin o protokolü, açın yayın ihalesi, bütün televizyonlar katılıyor. Gelsin burada yayınlasınlar, niye gocunuyorsunuz-'' diye konuştu.

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin döneminde kurum dışına yaptırılan yapımların arttığını belirten Günal, giderlere ilişkin soru önergelerine, bilginin kurumun internet sitesinde bulunduğu cevabı verildiğini söyledi.

Şahin döneminde, TRT dışına yaptırılan yayınların süresinin 10 kattan fazla arttığını anlatan Günal, 2008 yılından sonra kurumun giderlerine ilişkin rakamların da internet sitesinde yer almadığını kaydetti. TRT'nin internet sitesinde 10 sayfa gelir dökümü yapıldığını, gider kalemlerinin ise dört satır olduğunu ifade eden Günal, 2009 ve 2010'da gelir ve gider miktarlarının aynı olduğuna dikkati çekti.

Günal, TRT Genel Müdürü Şahin'in kuruma personel alımında hemşehricilik yaptığını da öne sürdü.

Günal'ın ardından AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Arınç hakkındaki gensoru konusunun temellerinin sağlam olmadığını ve delillere dayanmadığını belirtti.

Muhalefetin Meclis çalışmalarının dengeli çalışmasını engellemek amacıyla gensoru verdiğini savunan Tunç, geçen haftaki genel kurul mesaisinin üçte ikisini gensoru görüşmelerinin oluşturduğuna işaret etti.

AK Parti iktidarından önce TRT'nin de birçok kurum gibi hantal bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Tunç, AK Parti'nin TRT'nin kayıplarını ortadan kaldırdığını söyledi. Tunç, elektrik faturalarındaki TRT payının iktidarları döneminde yüzde 3.5'tan yüzde 2'ye, fatura bedeli üzerinden yüzde 1.5'e indirildiğini hatırlattı.

TRT'deki kanal sayısının artmasına rağmen kadro sayılarının düşürüldüğünü, kendilerinden önceki koalisyon döneminde 12 bin olan personel sayısının 7 bine indirildiğini anlatan Tunç, ''Geçmişte çiftlik gibi kullandığınız TRT, bugün milletine hizmet eden kurum haline geldi'' dedi.

Tunç, Anadolu Ajansı'nın da Türkiye'nin resmi ajansı olduğunu belirterek, ajansta son yıllarda çalışan sayısı azalırken haber ve abonelik gelirlerinin arttığını vurguladı.

Anadolu Ajansı'nın muhalefetin sesini duyurduğunun altını çizen Tunç, kurumun Parlamento Haberleri Editörlüğü'nün Ekim ayında CHP ile ilgili 78, MHP ile ilgili 65, AK Parti ile ilgili 40 ve BDP ile ilgili 31 haber yaptığını söyledi. Tunç, muhalefete ''İktidar olarak biz sitem edeceğimize siz sitem ediyorsunuz'' diye seslendi.

Gensoru önergesinde Anadolu Ajansı ile ilgili de somut iddia olmadığını ifade eden Tunç, ''Bu kadar komik, ciddiyetten uzak gensoru olamaz. TRT ve Anadolu Ajansı son yıllardaki atılımlarıyla Türkiye'nin yüz akı oldu'' dedi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***