2007-01-25 - 17:30
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ADAY MESLEK MEMURLARI TBMM'DE?
Dışişleri Bakanlığı Aday Meslek Memurlarına yönelik hizmet içi eğitim programında bir konuşma yapan TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt TBMM'nin dünya parlametolarına benzemeyen bir özelliği olduğunu belirterek "TBMM kurucu bir parlamentodur, devlet kuran bir parlamentodur" dedi.
TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt TBMM'nin dünya parlametolarına benzemeyen bir özelliği olduğunu belirterek "TBMM kurucu bir parlamentodur, devlet kuran bir parlamentodur" dedi.

TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt, Hizmet içi eğitim kapsamında TBMM'de bulunan Dışişleri Bakanlığı Aday memurlarına Meclis'i tanıtıcı bir konuşma yaptı.

Kendisinin de TBMM'de Yasama Uzman yardımcısı olarak göreve başladığını söyleyen Bozkurt 36 yıl sonra TBMM'de Genel sekreter olarak görev yaptığını ifade etti.

TBMM'nin milli iradenin tecelli ettiği, demokrasinin kalbi olan bir yer olduğunu ifade eden Bozkurt "TBMM'nin dünya parlamentolarına benzemeyen özelliği kurucu bir parlamento olmasıdır. TBMM devlet kuran bir parlamentodur" dedi.

Anayasa'nın TBMM'ye yasama ve denetim yetkisi verdiğini belirten Bozkurt TBMM'nin 14 binden fazla kanun çıkardığını ve özellikle son dönemde AB mevzuatına uyum sağlamak amacıyla bir çok farklı kanunu çıkardığını söyledi.

Meclis'in denetim görevini gensoru, Meclis araştırması ve genel görüşme yöntemleri ile yaptığını ifade eden Bozkurt "Meclis araştırması ve genel görüşme bilgi edinme yöntemidir. Bunları milletvekilleri kullanır." dedi.

Meclis'in yaptığı en önemli denetim işlevlerinden birinin de Bütçe Kanunu olduğunu ifade eden Bozkurt "Hükümetin 1 yıllık gelir ve gideri denetlenir. Benim inancıma göre TBMM'nin iradesi olmadan bir kuruş toplanamaz ve harcanamaz. Bu uygulanıyor ama uygulanamadığı yerler de var. Fakat önümüzdeki süreçte demokrasi bütün kurallarıyla yerleştiği vakit bu daha da işlerlik kazanacaktır." dedi.

TBMM'de kariyer mensubu olarak yasama uzmanlarının olduğunu söyleyen Genel Sekreter Bozkurt yasama uzmanlarının 3 yıllık staj sonunda hazırladıkları tezlerinin kabul edilmesi yöntemiyle göreve başlatıldığını kaydetti.

TBMM'de müzakereci bir sistemin olduğunu vurgulayan Bozkurt "Karar verici - istisnalar hariç- Genel Kurul'dur. Komisyon kararları uygulama alanına girmesi için Genel Kurul'a gelir. Bunun istisnası KİT Komisyonudur." dedi.

Anayasa ve siyasal kurumların bilinmesi gerektiğine işaret eden Bozkurt "Ülkemizi yurtdışında temsil etmek çok onurlu bir görevdir. Kurumları ne kadar iyi tanırsanız, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Meclis'i ne kadar tanırsanız o kadar başırılı olursunuz. 1920 yılına ait gizli tutanakları alın. Meclis'in kuruluş aşamasında aldığı kararların gerekçelerine bakın. Millet için fedekarca çalışanların düşüncelerini bugünkü gözle yeniden değerlendirin." Diye konuştu.

Konuşmasında, Cumhuriyetin siyasal tarihinin de bilinmesi gerektiğine dikkat çeken TBMM Genel Sekreteri Bozkurt, Cumhuriyetin temel felsefesinin 1961 Anayası ile 1980 ihtilaline kadar geçen sürede yeniden işlendiğini ve bu dönemin 1982 Anayasasında önemli bir kırılma yaşadığını söyledi.

TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt ülkemizi yurtdışında temsil etmenin çok onurlu bir görev olduğunu belirterek Dışişleri Bakanlığı aday memurlarına başarılar diledi.

"TÜRKİYE'NİN İNSAN HAKLARI SİCİLİ İYİYE GİDİYOR"

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Nevşehir Mİlletvekili Mehmet Elkatmış da Dışişleri Bakanlığı aday meslek memurlarına, komisyonun faaliyetleri hakkında bilgi verdi ve insan haklarına ilişkin görüşlerini açıkladı.

İçinde yaşanılan çağın ''insan hakları çağı'' olduğunu ifade eden Elkatmış, bu konuda artık hiç bir ülkenin ''benim iç meselem'' diyemediğini söyledi.
Savaşın bir insanlık suçu olduğuna dikkati çeken Elkatmış, Irak, Filistin ve Lübnan'da yaşanan insan hakları ihlallerine işaret etti.

İnsan hakları savunucusu olarak bilinen ''medeni ülkelerin'' bugün en fazla insan hakları ihlali yapar konuma geldiklerini anlatan Elkatmış, ''Son yıllarda Türkiye'nin insan hakları sicili iyiye doğru giderken, Avrupa'da ve dünyada bir geriye gidiş yaşanıyor'' diye konuştu.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Elkatmış, özellik 11 Eylül saldırıları ile Londra ve Madrid'deki saldırıların ardından Avrupa ülkelerinde insan hakları ihlallerinin arttığını ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı ve büyükelçiliklerden yeterince bilgi alamamaktan şikayet eden Elkatmış, ''Bir yabancı heyet geliyor bize, bazı konulardaki insan
hakları ihlallerini soruyor. Biz de o ülkede neler olup bittiğini öğrenmek istiyoruz ancak Dışişleri Bakanlığı ve dış temsilciliklerden bilgi gelmiyor.
Komisyon başkanı olarak bundan şikayetçiyim'' dedi.

Aday meslek memurlarının sorularını da yanıtlayan Elkatmış, F tipi cezaevleri ile ilgili kuruldukları günden itibaren inceleme yaptıklarını söyledi.

Eskiden cezaevlerinin birer suç makinesi gibi çalıştığını, suçlulara eğitim verildiğini ve devletin buralara giremediğini anlatan Elkatmış, F tipi
cezaevlerinin bunun üzerine kurulduğunu söyledi.

Elkatmış, ''Eskiden cezaevleri 'mapushane'ydi, şimdi okul gibi... Üretim merkezlerine dönüştü, sanat ve kültür faaliyetleri yapılıyor. Birer üretim
merkezi haline geldiler. Mahkum ailelerine ve Adalet Bakanlığı bütçesine katkı sağlıyorlar'' diye konuştu.

Komisyonlarının en büyük sorunlarından birisinin de uzman eksikliği olduğunu belirten Elkatmış, AB ve BM ile ilişkilerini yürütecek uzmanlara ihtiyaç duyduklarını söyledi.

"TBMM'DE KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMALI"

Parlamentolararası Birlik (PAB) Türk Grubu Başkan Yardımcısı ve CHP Adana Milletvekili Gaye Erbatur Dışişleri Bakanlığı aday memurlarına PAB'ın yapısı ve çalışmaları hakkında brifing verdi. 1889 yılında kurulan PAB'ın, dünyada seçilmiş parlamentoları biraraya getiren en eski kuruluşlardan biri
olduğunu belirterek, gruba 148 ülkenin üye, 7 ülkenin de gözlemci statüsüyle katıldığını söyledi.

Erbatur, PAB'ın, Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü ile paralel çalışmalar yaptığını ifade ederek, ''ABD, bu gruba üye olmasına rağmen
toplantılara katılmıyor. PAB'ın kararları ABD'yi mutlu etmiyor. Çünkü PAB, barış ve toplumlararası ilişkileri tesis etmeye çalışıyor'' dedi.

Erbatur, genç bir diplomatın, ''TBMM'de kadın milletvekillerinin sayısı neden az?'' sorusu üzerine, ''Bu soru, beni kalbimden vuran bir soru'' dedi.
Her gittiği yerde bu soruyla karşılaştığını dile getiren Erbatur, şunlarıkaydetti: ''Bana kalsa derhal bir kota kanunu çıkartırım. Kadın milletvekillerinin sayısını artırmak için kanunla yüzde 50-50 kota getirilmeli. Ama bu, şu anda Türkiye için çok çok uzak görünüyor. Seçimlerde milletvekili çıkaracak partilerin daha çok kadın aday göstermesini ümit ediyorum. Partiler, kadınları seçilecek yerlere koymalı. Bu konuda kurumsal bir düzenleme getirilmeli.''

CHP Adana Milletvekili Erbatur, PAB'a üye ülkeler arasında kadın milletvekili en az ülkenin yüzde 4.4 ile Türkiye olduğuna dikkati çekerek,
Türkiye'nin girmeye çalıştığı Avrupa Birliği ülkelerinde, bu oranın yüzde 20'ler civarında olduğunu söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan'ın, Avrupa Parlamentosu Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu Başkanlığına getirilmesinin sevindirici olduğunu da ifade eden Erbatur, ''Ancak bunun TBMM'de karşılığı olan bir komisyon yok. Bu, trajikomik bir durum. TBMM'de, Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu kurulmalı. Buradan kadınlara da sesleniyorum; Ne olur siyasete girin. Partilere gidin. Partiler 'Biz yapacaktık ama kadın aday yok' demesinler'' diye konuştu.

TBMM Küçük Grup Salonu'nda gerçekleştirilen programa 50'ye yakın aday memur katıldı.