2008-04-18 - 11:40
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü tarafından düzenlenen '3. Genç Akademi Liderlik Sempozyumu'na katıldı.
Meclis Haber- Bilkent Otel Kenferans Merkezi'nde yapılan ''3. Genç Akademi'' açılış töreninde bir konuşma yapan Toptan, "Ülkemizin en seçkin üniversitesinden değerli öğrencilerimizi ve alanında başarılı çok sayıda davetliyi buluşturan bu sempozyumda "liderlik" konusunda ortaya konulacak düşüncelerin hepimize ışık tutacağına inanıyorum." dedi.
"Bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden üniversitelerimiz de, siz değerli öğrencilerimizin böylesine anlamlı etkinlikler düzenlemesini takdirle karşılıyorum."
Tarih boyu insanlığın hep peşinden koştuğu liderlik gücünün, yaşanan değişim ve dönüşümle birlikte her geçen gün daha fazla önemini arttırdığını belirten Toptan, "Yeni çağın öncüsü olabilmek için değişimin farkına varmak ve ihtiyaç duyulan yapılanmaları hayata geçirmek zorunludur" dedi.
TBMM Başkanı Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Toplumların hayatına yön veren liderlik, gelişen teknoloji ve bilimle birlikte siyasi bir kavram olmaktan öte her alanı kapsayan bir nitelik kazanmıştır.
Artık insanlar, siyasetten ekonomiye, kültürden sanata, eğitimden spora kadar hayatın her alanında kazandıkları başarılarıyla lider olmakta, içinde yaşadığı toplumlara yol göstermektedir.
Kendi toplumu içerisindeki liderlik potansiyeline sahip insanları en iyi şekilde değerlendirebilen ülkeler, gelişmenin de öncüleri olmaktadır.
Kuşkusuz ülkelerin lider konuma ulaşabilmesi için en etkili araçlar bilgi ve teknolojidir.
İnsanlık tarihi boyunca bilim bir çok ülkenin kaderini değiştirmiş, toplumların önüne yeni yollar ve ufuklar açmıştır.
Eğitim ve bilim olmadan toplumların gelişemeyeceği lider hale gelemeyeceği insanlık tarihinin bizlere öğrettiği açık bir gerçektir.
Hepimizin ortak amacı, büyük potansiyellere sahip olan Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması ve lider bir ülke konumuna ulaşmasıdır.
Nitekim üstün yeteneği ve dehasıyla yaşadığı çağın en büyük liderlerinden birisi olan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk de bizlere çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşma hedefini göstermiştir."
Türkiye'nin bu hedefi yakalamasını sağlayacak en büyük gücün, alanlarında en iyi şekilde yetişmiş, lider potansiyeli taşıyan gençler olduğunu vurgulayan Toptan, gençlerin, her ülkenin ve toplumun en kıymetli hazineleri olduğunu ve bu potansiyellerini değerlendirebilen toplumların geleceğe güvenle bakarak, insanlığa liderlik yapabileceklerini ifade etti.
Türkiye'nin, nüfusun yarıdan fazlasının 28 yaşının altında ve 20 milyon eğitim çağında öğrencisi bulunan dinamik bir ülke olduğunu ve bu rakamın çok sayıda Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla olduğunu belirten TBMM Başkanı konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bize düşen çocuklarımızı ve gençlerimizi, dünyanın neresinde olursa olsun kendi akranlarıyla bilgide rekabet edebilecek şekilde yetiştirmektir.
Aksi takdirde kendi ülkesinde istediklerini elde edemeyen bir çok nitelikli gencimiz, eğitim ve iş hayatını daha geniş fırsatlar sunan ülkelerde sürdürebilmektedir.
Ulaştıkları seviyelerle lider konumuna gelen ülkeler, nitelikli insanların değerinin farkında oldukları için kapılarını dünyanın dört bir yanından üstün yetenekli gençlere açmaktadır."
Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu çok sayıda ülkenin üstün yetenekli beyinlerinin, kendilerine daha iyi imkanlar sunan devletlere gittiklerini belirten Toptan, "Beyin göçü denilen küresel olgu da böyle yaşanmaktadır." Dedi.
Toptan, "Yani biz kendi elimizdeki potansiyelimizi etkin bir şekilde,
kullanamazken, gelişmiş toplumlar, birçok ülkeden topladığı beyinlerle bilim ve teknoloji alanındaki liderliklerini pekiştirmektedir." diyerek, Türkiye'nin beyin göçü veren değil, bilimsel alandaki gelişmelere yön veren lider bir ülke konumuna ulaşması için herkese büyük görevler düştüğünü ifade etti.
Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Liderler, topluma yön veren, yol gösteren, vizyon ortaya koyan, öncü olan ve iz bırakan insanlardır. Sizler de kendi alanlarınızda geleceğin liderleri olacaksınız.
Kendinizi çağın koşullarına uygun şekilde yetiştirdiğiniz takdirde kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyetin sizleri geleceğin liderliğine taşıyacağına hiç kuşkunuz olmasın.
Hepimiz sizlerin değişimin gücü, yarınların anahtarı olduğunuzun bilincindeyiz. Ülkemizin yarınları sizlerin elindedir.
Sizlerden ricam, her zaman büyük düşünmeniz, büyük hayaller kurmanız ve büyük hedefler seçmenizdir.
Çünkü Türkiye'nin sizin bu büyük hayallerinize, düşüncelerinize ve hedeflerinize ihtiyacı var.
Hayatınız boyunca karşılaştığınız zorluklar ne kadar çetin olursa olsun asla karamsarlığa düşmeyin, yılmadan çalışarak ülkemize ve tüm insanlığa faydalı kişiler olun.
Bilgi kaynaklarını en iyi şekilde kullanabilmeli, kendinizi her alanda yetiştirmeli, üretmeyi temel alan bir anlayışa sahip olmalısınız.
Sizler, bilimin yol göstericiliğinden ayrılmadan, toplumsal ve evrensel barışın korunması için çaba göstermelisiniz.
Üniversitede öğreneceğiniz bilgilerin hayatınızı zenginleştireceğini bilmeli, kendinize ve ülkenize güvenmelisiniz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, gençlerimizin en güzel şekilde yetişerek, başta siyaset olmak üzere tüm karar mekanizmalarında etkin bir şekilde yer alması için gayret gösteriyoruz.
Gençlerimizin, toplumumuzun sorunlarına duyarlı, ülkemizin kaderini belirleyen siyasete girme konusunda daha istekli olması gerektiği kanaatindeyim.
Çünkü gençlerimizin katılımının hayatımıza dinamizm ve güç katarak bizlere yeni ufuklar açacağına ve ülkemizi hepimizin ortak hedefi olan liderliğe taşıyacağına inanıyorum.
Son günlerde karanlık bazı ellerin kendi çirkin oyunlarının üniversitelerimizde sahnelemeye çalıştıklarını üzülerek görüyoruz. Bu tür girişimlerin amacı üniversitelerimizde gerilimi artırmak, toplumsal huzurumuzu ve barışımızı bozmaktır.
Sizlerin bu tür girişimlere alet olmamanız, sağduyu içerisinde hareket etmeniz gerekir. Çünkü Türkiye, üniversitelerde yaşanan olayların acısını çok çekti.
Sorunlarınıza kaba kuvvetle değil, akılla, bilgiyle, diyalog ve dayanışma içerisinde çözüm bulma gayreti içerisinde olun.
Düşünceleriniz, olaylara yaklaşımlarınız ve siyasi görüşleriniz farklı olabilir. Ancak çatışmadan, kavga etmeden farklı fikirlere saygı duyarak, insanlığın evrensel değerleri olan insan hakları, demokrasi ve özgürlükleri her şeyin üzerinde tutamaya özen gösterin.
Sizlerin bilgi ve becerilerini geliştirebilecekleri, liderlik vasıflarını ortaya koyabilecekleri demokratik ve özgür ortamlara ihtiyacımız var.
Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü gibi örgütler, hem gençlerimizin potansiyellerini ortaya çıkaran hem de sorunlarına çözüm bulabilecekleri demokratik platformlara en güzel örnektir.
Sözlerime son verirken, ülkemizin çağdaş medeniyet yolundaki ideallerine üniversitelerin desteği ile ulaşacağına olan inancımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Milletimizin yetiştirdiği en büyük lider olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurarak sizlere emanet ettiği genç Türkiye Cumhuriyeti'ne onun gösterdiği ilkeler ışığında sahip çıkacağınıza inancımız tamdır."
"Bilimin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleştirilmesine öncülük eden üniversitelerimiz de, siz değerli öğrencilerimizin böylesine anlamlı etkinlikler düzenlemesini takdirle karşılıyorum."
Tarih boyu insanlığın hep peşinden koştuğu liderlik gücünün, yaşanan değişim ve dönüşümle birlikte her geçen gün daha fazla önemini arttırdığını belirten Toptan, "Yeni çağın öncüsü olabilmek için değişimin farkına varmak ve ihtiyaç duyulan yapılanmaları hayata geçirmek zorunludur" dedi.
TBMM Başkanı Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Toplumların hayatına yön veren liderlik, gelişen teknoloji ve bilimle birlikte siyasi bir kavram olmaktan öte her alanı kapsayan bir nitelik kazanmıştır.
Artık insanlar, siyasetten ekonomiye, kültürden sanata, eğitimden spora kadar hayatın her alanında kazandıkları başarılarıyla lider olmakta, içinde yaşadığı toplumlara yol göstermektedir.
Kendi toplumu içerisindeki liderlik potansiyeline sahip insanları en iyi şekilde değerlendirebilen ülkeler, gelişmenin de öncüleri olmaktadır.
Kuşkusuz ülkelerin lider konuma ulaşabilmesi için en etkili araçlar bilgi ve teknolojidir.
İnsanlık tarihi boyunca bilim bir çok ülkenin kaderini değiştirmiş, toplumların önüne yeni yollar ve ufuklar açmıştır.
Eğitim ve bilim olmadan toplumların gelişemeyeceği lider hale gelemeyeceği insanlık tarihinin bizlere öğrettiği açık bir gerçektir.
Hepimizin ortak amacı, büyük potansiyellere sahip olan Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması ve lider bir ülke konumuna ulaşmasıdır.
Nitekim üstün yeteneği ve dehasıyla yaşadığı çağın en büyük liderlerinden birisi olan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk de bizlere çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşma hedefini göstermiştir."
Türkiye'nin bu hedefi yakalamasını sağlayacak en büyük gücün, alanlarında en iyi şekilde yetişmiş, lider potansiyeli taşıyan gençler olduğunu vurgulayan Toptan, gençlerin, her ülkenin ve toplumun en kıymetli hazineleri olduğunu ve bu potansiyellerini değerlendirebilen toplumların geleceğe güvenle bakarak, insanlığa liderlik yapabileceklerini ifade etti.
Türkiye'nin, nüfusun yarıdan fazlasının 28 yaşının altında ve 20 milyon eğitim çağında öğrencisi bulunan dinamik bir ülke olduğunu ve bu rakamın çok sayıda Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla olduğunu belirten TBMM Başkanı konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Bize düşen çocuklarımızı ve gençlerimizi, dünyanın neresinde olursa olsun kendi akranlarıyla bilgide rekabet edebilecek şekilde yetiştirmektir.
Aksi takdirde kendi ülkesinde istediklerini elde edemeyen bir çok nitelikli gencimiz, eğitim ve iş hayatını daha geniş fırsatlar sunan ülkelerde sürdürebilmektedir.
Ulaştıkları seviyelerle lider konumuna gelen ülkeler, nitelikli insanların değerinin farkında oldukları için kapılarını dünyanın dört bir yanından üstün yetenekli gençlere açmaktadır."
Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu çok sayıda ülkenin üstün yetenekli beyinlerinin, kendilerine daha iyi imkanlar sunan devletlere gittiklerini belirten Toptan, "Beyin göçü denilen küresel olgu da böyle yaşanmaktadır." Dedi.
Toptan, "Yani biz kendi elimizdeki potansiyelimizi etkin bir şekilde,
kullanamazken, gelişmiş toplumlar, birçok ülkeden topladığı beyinlerle bilim ve teknoloji alanındaki liderliklerini pekiştirmektedir." diyerek, Türkiye'nin beyin göçü veren değil, bilimsel alandaki gelişmelere yön veren lider bir ülke konumuna ulaşması için herkese büyük görevler düştüğünü ifade etti.
Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;
"Liderler, topluma yön veren, yol gösteren, vizyon ortaya koyan, öncü olan ve iz bırakan insanlardır. Sizler de kendi alanlarınızda geleceğin liderleri olacaksınız.
Kendinizi çağın koşullarına uygun şekilde yetiştirdiğiniz takdirde kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyetin sizleri geleceğin liderliğine taşıyacağına hiç kuşkunuz olmasın.
Hepimiz sizlerin değişimin gücü, yarınların anahtarı olduğunuzun bilincindeyiz. Ülkemizin yarınları sizlerin elindedir.
Sizlerden ricam, her zaman büyük düşünmeniz, büyük hayaller kurmanız ve büyük hedefler seçmenizdir.
Çünkü Türkiye'nin sizin bu büyük hayallerinize, düşüncelerinize ve hedeflerinize ihtiyacı var.
Hayatınız boyunca karşılaştığınız zorluklar ne kadar çetin olursa olsun asla karamsarlığa düşmeyin, yılmadan çalışarak ülkemize ve tüm insanlığa faydalı kişiler olun.
Bilgi kaynaklarını en iyi şekilde kullanabilmeli, kendinizi her alanda yetiştirmeli, üretmeyi temel alan bir anlayışa sahip olmalısınız.
Sizler, bilimin yol göstericiliğinden ayrılmadan, toplumsal ve evrensel barışın korunması için çaba göstermelisiniz.
Üniversitede öğreneceğiniz bilgilerin hayatınızı zenginleştireceğini bilmeli, kendinize ve ülkenize güvenmelisiniz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, gençlerimizin en güzel şekilde yetişerek, başta siyaset olmak üzere tüm karar mekanizmalarında etkin bir şekilde yer alması için gayret gösteriyoruz.
Gençlerimizin, toplumumuzun sorunlarına duyarlı, ülkemizin kaderini belirleyen siyasete girme konusunda daha istekli olması gerektiği kanaatindeyim.
Çünkü gençlerimizin katılımının hayatımıza dinamizm ve güç katarak bizlere yeni ufuklar açacağına ve ülkemizi hepimizin ortak hedefi olan liderliğe taşıyacağına inanıyorum.
Son günlerde karanlık bazı ellerin kendi çirkin oyunlarının üniversitelerimizde sahnelemeye çalıştıklarını üzülerek görüyoruz. Bu tür girişimlerin amacı üniversitelerimizde gerilimi artırmak, toplumsal huzurumuzu ve barışımızı bozmaktır.
Sizlerin bu tür girişimlere alet olmamanız, sağduyu içerisinde hareket etmeniz gerekir. Çünkü Türkiye, üniversitelerde yaşanan olayların acısını çok çekti.
Sorunlarınıza kaba kuvvetle değil, akılla, bilgiyle, diyalog ve dayanışma içerisinde çözüm bulma gayreti içerisinde olun.
Düşünceleriniz, olaylara yaklaşımlarınız ve siyasi görüşleriniz farklı olabilir. Ancak çatışmadan, kavga etmeden farklı fikirlere saygı duyarak, insanlığın evrensel değerleri olan insan hakları, demokrasi ve özgürlükleri her şeyin üzerinde tutamaya özen gösterin.
Sizlerin bilgi ve becerilerini geliştirebilecekleri, liderlik vasıflarını ortaya koyabilecekleri demokratik ve özgür ortamlara ihtiyacımız var.
Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü gibi örgütler, hem gençlerimizin potansiyellerini ortaya çıkaran hem de sorunlarına çözüm bulabilecekleri demokratik platformlara en güzel örnektir.
Sözlerime son verirken, ülkemizin çağdaş medeniyet yolundaki ideallerine üniversitelerin desteği ile ulaşacağına olan inancımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Milletimizin yetiştirdiği en büyük lider olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurarak sizlere emanet ettiği genç Türkiye Cumhuriyeti'ne onun gösterdiği ilkeler ışığında sahip çıkacağınıza inancımız tamdır."
