2013-03-04 - 12:35
Özcan Yeniçeri: "Bebek katili Öcalan ileri aşamada, "ben Napolyon'um", "İsa'yım" derse kimse şaşırmamalıdır. O; komplolarla düşünen, her şeyi kendisine bağlayan megaloman bir bebek katilidir. AKP'nin muhatap aldığı, Başbakanın çözüm dediği süreç budur"? "Tamamen suç delili olan bu belgeleri savcılar soruşturmalıdır. Bu belgeler, gerçek iktidarın İmralı'ya taşındığını, AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan'ın boşa düştüğünü göstermektedir."
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, düzenlediği basın toplantısında; terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve BDP Milletvekillerinin yaptıkları görüşme tutanaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"İmralı'daki kitle katliamcısı Öcalan'ın söylediklerine göre; PKK'nın dağıtılması, silahlara veda etmesi söz konusu değil" diyen Yeniçeri, "Bebek katili Öcalan, "AKP ile başkanlık ittifakına girebiliriz" diyor. Başkanlık sistemi ile terör veya Kürt isteklerinin ne ilgisi var? Sırrı Süreyya'ya "yaz Sırrı" derken, Erdoğan da TBMM'ye, "geçir şu Anayasayı" diyecektir. Erdoğan iktidarı alıp ilhamını kitle katliamcısı Öcalan'dan verecek Türkiye'ye yeni bir nizam?Bu sözleri duyanlar, AKP'nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarını İmralı'ya taşıdığını sanır. 14 yıldır İmralı'da hapishanede yaşayan birisinin kendisine biçtiği misyon budur. Yalnız Türkiye'yi değil, bölgeyi de kendisinin yönettiğini sanıyor" dedi.
"Bebek katili Öcalan ileri aşamada, "ben Napolyon'um", "İsa'yım" derse kimse şaşırmamalıdır" diyen Yeniçeri, "O; komplolarla düşünen, her şeyi kendisine bağlayan megaloman bir bebek katilidir. AKP'nin muhatap aldığı, devletle sözüm ona görüştüğü adam budur. Başbakanın çözüm dediği süreç budur. İmralı'daki kitle katliamcısı TBMM'nin ne yapması gerektiğini hangi komisyonların kurulması gerektiğini söylüyor" şeklinde konuştu.
"Tutanakların sızması AKP'yi panikletmiştir" diyen Yeniçeri, AK Parti'nin tutanaklarda yazılanları Öcalan'a yakıştıramadıklarını savundu. Yeniçeri şunları söyledi: "Birileri tutanaklar sızar sızmaz, savunma refleksi içinde zevahiri kurtarmak adına işin özüne değil, sızma biçimine dikkatleri çekmiştir. Sızdırılanın ne olduğunu kimse konuşmuyor. Devlete, millete ve tarihe diz çöktürme operasyonunun baş aktörü olan Başbakan'ın tutanakların içeriğiyle ilgili olarak hiç konuşmaması dikkat çekicidir. Öcalan ve BDP'nin görüşmelerinin halk tarafından öğrenilmesi, suçüstü yakalanma telaşıyla AKP'lilerin panik halinde açıklama üstüne açıklama yapmalarına neden olmuştur. Sızdıranlar da muhtemelen AKP hükümetinin yeni müttefiki BDP'lilerin içinden seçerek adaya gönderdiği unsurlardır."
"Başbakan'ın ilham aldığı liberal kalemler ve hükümet var güçleriyle cellat başı Öcalan ve terör örgütü PKK'nın imajını değiştirmek istiyorlar" diyen Yeniçeri, "Gelinen aşamada eli kanlı bebek katili caniye "Dini bütün", "Akil adam", "Barış adamı", "Makul muhatap" gibi yeni sıfatlar verildi. CHP'li Aygün kendisini kaçıran PKK'lılara "iyi çocuklar" diyerek yolu açtı. Ardından Arınç ve güdümlü ekip "dağdaki PKK'lılar için ağlamayan insan değildir" diyerek imaj onarımı operasyonuna büyük katkı verdiler" dedi.
Başbakan'ın tutanakların basına yansıması üzerine; "böyle bir haberi atamazsınız, atmamalısınız" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Gazeteci başka ne iş yapar? Gerçekleri duyurmayacak da hükümetin borazanı mı olacak? Niye yazmayacak? Sen bugün varsın yarın yoksun Başbakan. Halka hesap verecek yerde halka hesap soruyor. Suçüstü yakalanmanın telaşı içinde bağırıyor, çağırıyor. Ey AKP bu ne pişkinliktir?" diye konuştu.
Terör örgütü PKK'nın kış aylarında hareket kabiliyetinin sınırlı olduğunu, iktidarın bu durumdan yararlanarak "artık terör olmuyor" durumu yaratmaya çalıştığını savunan Yeniçeri, "Bu sahte ve sanal bir görüntüdür" dedi.
Tutanakları, "İkinci Oslo faciası" olarak niteleyen Yeniçeri, Cumhuriyet savcılarını görevlerini yapmaları gerektiğini söyledi. Yeniçeri, "Tamamen suç delili olan bu belgeleri savcılar soruşturmalıdır. Bu belgeler gerçek iktidarın İmralı'ya taşındığını, AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan'ın boşa düştüğünü göstermektedir. AKP iktidarı meşruiyetini ve legalitesini ayaklar altına almıştır" dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın "Eski bir ülkücü olarak yıllarca Kürt olduğunu söyleyememiş birisiyim" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Bizim partimizde her etnik gruptan insanlar vardır. Ailelerinin kökenlerini geldiklerini rahatlıkla söylerler. Demek ki sende bir problem var. Yiğitlik eksik, korkak davranmışsın demek ki. Bunları PKK'yı desteklemenin aracı olarak kullanmanız ayıptır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve kendisi hakkında fazla basın toplantısı yaptıklarına ilişkin sözlerinin sorulması üzerine Yeniçeri, "Arınç haddini bil, sınırlarını aşma. Ülkeyi kritik viraja getireceksiniz biz konuşmayacağız. Şükretsin ki dağa çıkmıyoruz, basın toplantısı yapıyoruz. Dağa çıksak ağlardı belki. Sen önce, Basın Enformasyon binası için gariplerin vergileriyle neden 10 milyon kirayı neden ödedin onun cevabını ver" dedi. (12:35)
Meltem SALİMOĞLU
"İmralı'daki kitle katliamcısı Öcalan'ın söylediklerine göre; PKK'nın dağıtılması, silahlara veda etmesi söz konusu değil" diyen Yeniçeri, "Bebek katili Öcalan, "AKP ile başkanlık ittifakına girebiliriz" diyor. Başkanlık sistemi ile terör veya Kürt isteklerinin ne ilgisi var? Sırrı Süreyya'ya "yaz Sırrı" derken, Erdoğan da TBMM'ye, "geçir şu Anayasayı" diyecektir. Erdoğan iktidarı alıp ilhamını kitle katliamcısı Öcalan'dan verecek Türkiye'ye yeni bir nizam?Bu sözleri duyanlar, AKP'nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarını İmralı'ya taşıdığını sanır. 14 yıldır İmralı'da hapishanede yaşayan birisinin kendisine biçtiği misyon budur. Yalnız Türkiye'yi değil, bölgeyi de kendisinin yönettiğini sanıyor" dedi.
"Bebek katili Öcalan ileri aşamada, "ben Napolyon'um", "İsa'yım" derse kimse şaşırmamalıdır" diyen Yeniçeri, "O; komplolarla düşünen, her şeyi kendisine bağlayan megaloman bir bebek katilidir. AKP'nin muhatap aldığı, devletle sözüm ona görüştüğü adam budur. Başbakanın çözüm dediği süreç budur. İmralı'daki kitle katliamcısı TBMM'nin ne yapması gerektiğini hangi komisyonların kurulması gerektiğini söylüyor" şeklinde konuştu.
"Tutanakların sızması AKP'yi panikletmiştir" diyen Yeniçeri, AK Parti'nin tutanaklarda yazılanları Öcalan'a yakıştıramadıklarını savundu. Yeniçeri şunları söyledi: "Birileri tutanaklar sızar sızmaz, savunma refleksi içinde zevahiri kurtarmak adına işin özüne değil, sızma biçimine dikkatleri çekmiştir. Sızdırılanın ne olduğunu kimse konuşmuyor. Devlete, millete ve tarihe diz çöktürme operasyonunun baş aktörü olan Başbakan'ın tutanakların içeriğiyle ilgili olarak hiç konuşmaması dikkat çekicidir. Öcalan ve BDP'nin görüşmelerinin halk tarafından öğrenilmesi, suçüstü yakalanma telaşıyla AKP'lilerin panik halinde açıklama üstüne açıklama yapmalarına neden olmuştur. Sızdıranlar da muhtemelen AKP hükümetinin yeni müttefiki BDP'lilerin içinden seçerek adaya gönderdiği unsurlardır."
"Başbakan'ın ilham aldığı liberal kalemler ve hükümet var güçleriyle cellat başı Öcalan ve terör örgütü PKK'nın imajını değiştirmek istiyorlar" diyen Yeniçeri, "Gelinen aşamada eli kanlı bebek katili caniye "Dini bütün", "Akil adam", "Barış adamı", "Makul muhatap" gibi yeni sıfatlar verildi. CHP'li Aygün kendisini kaçıran PKK'lılara "iyi çocuklar" diyerek yolu açtı. Ardından Arınç ve güdümlü ekip "dağdaki PKK'lılar için ağlamayan insan değildir" diyerek imaj onarımı operasyonuna büyük katkı verdiler" dedi.
Başbakan'ın tutanakların basına yansıması üzerine; "böyle bir haberi atamazsınız, atmamalısınız" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Gazeteci başka ne iş yapar? Gerçekleri duyurmayacak da hükümetin borazanı mı olacak? Niye yazmayacak? Sen bugün varsın yarın yoksun Başbakan. Halka hesap verecek yerde halka hesap soruyor. Suçüstü yakalanmanın telaşı içinde bağırıyor, çağırıyor. Ey AKP bu ne pişkinliktir?" diye konuştu.
Terör örgütü PKK'nın kış aylarında hareket kabiliyetinin sınırlı olduğunu, iktidarın bu durumdan yararlanarak "artık terör olmuyor" durumu yaratmaya çalıştığını savunan Yeniçeri, "Bu sahte ve sanal bir görüntüdür" dedi.
Tutanakları, "İkinci Oslo faciası" olarak niteleyen Yeniçeri, Cumhuriyet savcılarını görevlerini yapmaları gerektiğini söyledi. Yeniçeri, "Tamamen suç delili olan bu belgeleri savcılar soruşturmalıdır. Bu belgeler gerçek iktidarın İmralı'ya taşındığını, AKP iktidarı ve Başbakan Erdoğan'ın boşa düştüğünü göstermektedir. AKP iktidarı meşruiyetini ve legalitesini ayaklar altına almıştır" dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın "Eski bir ülkücü olarak yıllarca Kürt olduğunu söyleyememiş birisiyim" sözlerini de eleştiren Yeniçeri, "Bizim partimizde her etnik gruptan insanlar vardır. Ailelerinin kökenlerini geldiklerini rahatlıkla söylerler. Demek ki sende bir problem var. Yiğitlik eksik, korkak davranmışsın demek ki. Bunları PKK'yı desteklemenin aracı olarak kullanmanız ayıptır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve kendisi hakkında fazla basın toplantısı yaptıklarına ilişkin sözlerinin sorulması üzerine Yeniçeri, "Arınç haddini bil, sınırlarını aşma. Ülkeyi kritik viraja getireceksiniz biz konuşmayacağız. Şükretsin ki dağa çıkmıyoruz, basın toplantısı yapıyoruz. Dağa çıksak ağlardı belki. Sen önce, Basın Enformasyon binası için gariplerin vergileriyle neden 10 milyon kirayı neden ödedin onun cevabını ver" dedi. (12:35)
Meltem SALİMOĞLU
