2014-01-24 - 16:46
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda HSYK ile ilgili kanun teklifinin bugünkü görüşmelerinde 13 madde daha kabul edilerek, 22. maddeye gelindi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul, HSYK ile ilgili kanun teklifini 9. maddesinden itibaren görüşmeye devam ediyor.
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz ve BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken maddenin anayasaya aykırılığı gerekçesiyle yasadan çıkarılması yönünde verilen önergeler üzerine söz aldılar.
Güler, konuşmasında, yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün önemine dikkati çekti.
MHP Isparta Milletvekili Korkmaz da önerge üzerine yaptığı konuşmada, Doğu Türkistan Türklerinin içinde bulunduğu sorunlara dikkati çekerek, Meclis İnsan Hakları Komisyonunun duyarlı olmasını istedi. Korkmaz, hükümetin de Suriye ve Mısır kadar Doğu Türkistan Türklerinin sorunlarıyla ilgilenmesini istedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise 17 Aralık sonrasında gelişen süreçle ilgili Meclis'in ciddi şekilde inisiyatif alması ve süreci yönetmesi gerektiğini söyledi. Baluken, ülkenin içinde bulunduğu durumda kapsamlı bir "Temiz Eller" operasyonuna ve devleti demokratikleştiren hızlı bir reform sürecine ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından anayasaya aykırılık nedeniyle maddenin tekliften çıkarılmasına ilişkin önergeler oylanarak reddedildi.
AK Parti milletvekillerinin verdiği ve kabul edilen önerge ile Türkiye Adalet Akademisinin hizmet birimi olarak öngörülen "idari ve Mali İşler Daire Başkanlığı" ibaresi "Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı" şeklinde değiştirildi. Ve bu birime hem genel idare hizmetleri sınıfından hem de hakim sınıfından daire başkanı atama ya da görevlendirmesi yapılmasına imkan tanındı.
Ardından Teklifin 9. maddesi önergedeki değişiklik doğrultusunda kabul edilerek, 10. maddenin görüşmelerine geçildi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk 10. maddenin anayasaya aykırılık gerekçesiyle tekliften çıkarılması yönündeki önerge üzerine yaptığı konuşmada, düzenlemenin açıkça anayasa aykırıya olduğunu savundu. Köktürk, "Böyle bir düzenleme hukuk devletinde meşru olarak görülemez. Bu düzenleme sadece Anayasa'mıza açıkça aykırı olmakla kalmayıp yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdığı için cumhuriyetin temel niteliklerini de değiştirmektedir. Açıkça bu yasa ile öngörülen bir rejim değişikliğidir. Bu rejim değişikliğinin 17 Aralık'ta meydana gelen yolsuzluk operasyonundan sonra bakanların, başbakanın çocuklarına yargı muafiyeti, yargı bağışıklığı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş olmasıdır. Türk yargısı bakanların, başbakanın çocuklarının gelecekleri için önlerindeki soruşturmaların kesilmesi için açıkça tepelenmekte, ayaklar altına alınmaktadır. Bu kadar ağır bir düzenlemeyi TBMM gündemine getirenler, tarih önünde de Türk halkı önünde de yargı önünde de er geç hesap vereceklerdir" diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan da aynı gerekçe ile yaptığı konuşmanın başında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün'ü ve komisyon çalışmalarını eleştirerek, Doğu Türkistan'daki Türklerin sorunlarına duyarsız kalındığını savundu.
Oğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin sözlerini de eleştirerek, "Sayın Başbakan'ın konuşmasından, buradaki üzücü hadiselerin daha da devam etmesi yönündeki mesajlarından utanç duydum. Burası TBMM, hepimize düşen buradaki seviyeyi yükseltmektir. 'Konuşan cevabını alır' şeklinde daha da ortamı gerecek açıklamalardan Sayın Başbakan başta olmak üzere hepimizin çekinmesi lazım" dedi.
Oğan, kanun teklifine ilişkin olarak da "Siz bu yolda devam ettiğiniz sürece yarın da bugün kabul ettiğiniz yasadan dolayı sıkıntı yaşayacaksınız, elinize ayağınıza dolaşacak" ifadelerini kullandı. Sorunun uzlaşma ile çözülmesi gerektiğini ifade eden Oğan, "Siz zaten birtakım düzenlemelerle yeterince polisi, savcıyı sürdünüz bari Anayasa'yı çocuk oyuncağı haline getirmeyin" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da sataşma olduğu gerekçesiyle söz aldı.
Muhalefet partisi mensuplarının masumiyet karinesi ve suçun şahsiliği ilkesini ihlal eden konuşmalar yaptıklarını söyleyen Satır, şöyle konuştu:
"Gerek bireysel olarak açacağımız davalarda, gerek grup olarak ortak hareketle bu tip ifadelerde bulunan değerli milletvekilleriyle, grup başkanvekilleriyle gerek hukuki zeminde gerek siyasi alanda halkımıza şikayet ederek sizlerle mücadele edeceğiz. Bizler buraya sırça köşklerden gelen milletvekilleri değiliz. Hepimiz dişimizle tırnağımızla çalışarak buraya geldik. Ne oyumuzu size yediririz, ezdiririz ne grubumuzu size ezdiririz. Bireysel olarak hukuki zeminde mücadele edeceğiz ayrıca alanda halkımıza şikayet edeceğiz. Bugünden sonra, şiddete karşı olmakla birlike, bize yönelecek her türlü kötü söz ve eyleme cevap vereceğimizi bilmenizi isteriz."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de sataşma nedeniyle söz alarak, şunları kaydetti:
"Yatak odasında kasalar çıkmış, ayakkabı kutusunda dolarlar çıkmış, bir telaş içinde 2000 polisin, savcıların yerini değiştirmişsiniz, alelacele kanun değiştirmek istiyorsunuz, bir telaş içindesiniz. Hakimleri, savcıları ayarlamak istiyorsunuz. Burada muhalefet milletvekilleri size bunu hatırlatınca da kaba kuvvetle bunu kapatmak istiyorsunuz. Bir düşünceyi yolsuzluğu, rüşveti, hukuksuzluğu yumrukla kapatamazsınız. O yetmez biber gazıyla, TOMA'larınızla gelin yine susturamazsınız. Bu susmaz, insanlar bunu anlatacak, söyleyecek. Biz susmayacağız bunu anlatacağız. Millet bunu görecek. Bu telaşınızdan vazgeçin."
İktidarın kanunlar yaparak kendini sağlama alabileceği düşüncesinden vazgeçmesi gerektiğini ifade eden İnce "Biz hepinize hırsız demedik, biz hırsıza hırsız dedik. Neden hepinize diyelim. Başbakan'ın açıklamasını da kınıyorum. Teşvik ediyor. Ortada villa pazarlığı var mı yok mu? Bunlar yalan mı, doğru mu? 'Hayırlı cumalar, nerede villalar?' var mı yok mu? Bunu açıklayacaksın" diye konuştu.
Bu sırada AK Parti ve CHP sıralarından milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar yaşandı.
Daha sonra grubu adına söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da Satır'ın sözlerine tepki göstererek, kavgalar, sözlü sataşma ve tehditlerle işin özünün tartışılamadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de yaptığı konuşmada, iddiaların yargıya intikal ettiğini ve sonucunun ne olacağını hep birlikte göreceklerini söyledi.
Canikli CHP sıralarından sözlerine gelen tepkiler üzerine, "Başkasını suçlayacağınız yerde eski Sayın Genel Başkanınız Deniz Baykal'ın büyük kongrede yaptığı bir konuşma var, hepiniz biliyorsunuz. Ayrıca CHP MYK'sı tarafından onaylanmış, kabul edilmiş, tespit edilmiş ve rapor haline getirilmiş iddialar var. Çok ciddi iddialar. Hatta içinde çok kuvvetli ispat araçları olan iddialar var. Bunlara baktınız mı? Siz kendi MYK'nızın kararına inanmıyor musun? Bunlara bakın. Her şeyi söyleyebilirsiniz ama küfredemezsiniz, hakaret edemezsiniz. Buna müsaade etmeyiz" dedi.
İnce, Canikli'nin sözleri üzerine tekrar kürsüye gelerek, "Sayın Canikli benim partimin eski genel başkanı ile İstanbul Belediye başkan adayımızın 7-8 sene önce olmuş konuşmasını dilinize dolayacağınıza bak arka sırada oturan arkadaşlarınız var. Neden orada oturuyorlar, sizin yanınızda oturmuyorlar biliyor musunuz? Hırsızlığa, yolsuzluğa, rüşvete karşı çıktılar. Dediler ki 'din ile, iman ile hırsızlık bir arada olmaz' dediler. Siz onları tehdit ettiniz, onları disipline vereceğinizi söylediniz" ifadelerini kullandı. İnce şöyle devam etti:
"Yarın partinizden yeni istifaların gelip gelmeyeceği belli değilken, içinizde kazan kaynarken... Hepiniz bu hırsızlıklara tabii ki sahip çıkmadınız. 38 gün oldu fezlekeler hala gelmedi. Fezlekeler nerede? Akay yokuşunu geçti mi? Yazılamıyor mu, bilgisayar mı bozuk? Adalet Bakanı ile ilgili fezleke ne oldu, geldi mi geliyor mu? Dörttü, beş oldu. Yarın bu fezleke sayısının 15-20 olmayacağını kimse garanti edemiyor. Zor durumdasınız Sayın Canikli. Sen boşver benim partimi de sen kendi partinde bu yolsuzluklara, rüşvete isyan eden milletvekillerini niye partinizden atmak istediniz bana bunu anlat."
Canikli de kürsüye gelerek, "Bizim arkadaşlarımızla ilgili iddialar yargıda. Yargılanacaklar, gereği yapılacak. Neyse sonuç ortaya çıkacak. Bu aşamadan sonra elbette yargının kararını bekleyeceğiz. Sayın Baykal'ın bütün dünyanın gözü önünde ağır ithamlarda bulunduğu hususla ilgili hiçbir iddia yargıya intikal etmedi. Siz bunu incelediniz mi? Bunları önümüzdeki günlerde konuşacağız, bol bol konuşağız. Çünkü bu kararı alan CHP MYK'sı. Biz CHP MYK'sının doğru söylediğine inanıyoruz. Siz yoksa inanmıyor musunuz? Burada belirli amaçlı siyasi bir manipülasyon mu var diyorsunuz? Bizim partimiz sapa sağlam ayakta. Buna benzer iddialar 2003 yılından beri söyleniyor. Her seçimde bu iddiaların boş olduğu ortaya çıktı" diye konuştu.
AK Parti milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün de Oğan'ın sözleri üzerine sataşma nedeniyle söz aldı. Komisyon çalışmaları hakkında bilgi veren Üstün, komisyon olarak dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun hakkını aradıklarını ve aramaya devam edeceklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda HSYK'nın yapısında değişiklik öngören kanun teklifinin 4 maddesi daha kabul edildi.
Muhalefet milletvekilleri, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'ne yönelik verdiği önergeler üzerine söz aldı.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, teklifin geri çekilerek, anayasal uzlaşma zemini aranmasını istedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da teklifin bir uzlaşmadan sonra yeniden TBMM gündemine getirilmesini talep etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmat Tanal, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın Genel Kurul'da bazı milletvekillerinin "Hırsız var" şeklindeki laf atmalarından rahatsızlık duyarak, birleşime ara verdiğini söyledi. Tanal, "Gidip hırsızı mı aradınız, hırsızı mı yakaladınız?" diye sordu.
Elindeki kağıdı gösteren Tanal, "İşte Bilal Bey ile ilgili çağrı kağıdı. 2 Ocak 2014'te Çağlayan Adliyesi'nde ifadesi isteniliyor" dedi. Tanal, tebligatın yanlış adrese yapıldığını savunarak, adres bilgisi verdi. Tanal, "Başbakan'ın Kısıklı meydanında yaptığı mitingin, polislerin bulunduğu nokta" diye konuştu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, bu makamda oturamayacağını savunan Tanal, adaletin yara almaması, Hükümeti'n gayrimeşru duruma düşmemesi için Bozdağ'ın istifa etmesi gerektiğini öne sürdü.
Teklifin görüşmeleri, 13. madde üzerinde devam ediyor.
Adalet Bakanı bekir Bozdağ, Kayseri yakınlarındaki trafik kazasıyla ilgili, "Hem Pınarbaşı Belediye Başkanı hem de Kayseri Büyükşehir Belediye başkanının olayın akabinde olay yerine gitmiş olmasını ben de bütün gönlümle arzu ederdim. Gitmemiş olmaları bir eksikliktir. Olayla ilgili İçişleri Bakanımız ile de görüştüm; İçişleri Bakanımız da olayla ilgili gerekli idari tahkikatın başlatıldığını da söyledi. Ayrıca adli tahkikat da başlamıştır" dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, teklifin dondurulacağına ilişkin açıklamaların ne anlama geldiğinin netliğe kavuşturulması gerektiğini savundu.
Ortamın toz duman olduğunu, böyle bir ortamda ilerlenemeyeceğini, uzlaşma sağlanması gerektiğini belirten Bal, doğrusunun hakime müdahale edilmemesi, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü noktasında herkesin buluşması olduğunu kaydetti.
Bal, istifa eden bakanlarla ilgili fezlekelerin TBMM'ye gelmesinin şart olduğunu da vurguladı.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da konuşmasında, teklifi faşizme ve diktatörlüğe giden yolun son taşlarını döşeyen düzenleme olarak tanımladı. Hırsızlardan rüşvetçilerden hesap sormanın her onurlu milletvekillinin görevi olduğunu ifade eden Atıcı, bunun yargı yoluyla yapılacağını belirtti. Atıcı, "Rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık olaylarının ucu nereye giderse gitsin, buradaki bütün milletvekilleri, bana laf atmaya çalışan milletvekilleri dahi olmak üzere, bu işin peşine düşmezlerse biz bu kürsüde veya sokağın her noktasında bunları konuşmaya devam edeceğiz. Öyle kaba kuvvetle bizi korkutacağınızı zannediyorsanız gerçekten size acıyorum" diye konuştu.
Ardından söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın İstanbul'dan Muş'a giden yolcu otobüsünün Kayseri yakınlarında şarampole yuvarlanmasıyla ilgili konuşması sırasında gerginlik yaşandı. Sakık'ın kazayla ilgili bazı iddiaları tekrar etmesi üzerine AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ve bazı milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Tartışmanın uzaması üzerine Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı oturuma ara verdi. Bu sırada Sakık, AK Parti sıralarına doğru gelerek Dağ ve bazı milletvekilleriyle tartışmaya devam etti. BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve diğer milletvekillerinin araya girmesi üzerine Sakık yerine döndü.
Aranın ardından AK Parti Muş Milletvekili Faruk Işık kürsüye gelerek kaza ile ilgili bilgi verdi ve bir ihmal söz konusu ise sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da söz alarak kazayla ilgili açıklama yaptı.
Bozdağ, Kayseri-Malatya karayolunun 117. kilometresinde saat 02.00 sularında meydana gelen kazada 21 kişinin hayatını kaybettiğini, 29 kişinin de yaralandığını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarını başsağlığı, yaralılara da acil şifalara diledi. Olayın hemen ardından 112 Acil Servisine ilk duyurunun geldiğini ve 22 ambulansın Kayseri'den, 3 ambulansın da Sivas'ın Gürün ilçesinden olay yerine hareket ettiğini aktardı. İlk ambulansın saat 02.40'da kaza mahaline ulaştığını belirten Bozdağ, 20 kişinin olay yerinde hayatlarını kaybettiğinin belirlendiğini aktardı. Bozdağ, şöyle konuştu:
"Donma sonucu hayatını kaybeden vatandaşımız olmamıştır. Tabii bunlarla alakalı ilgililerin olay yerine gitmesi elbette hepimizin arzu ettiği bir şeydir. Keşke Kayseri Valisi, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı, Pınarbaşı Belediye Başkanı olay yerinde hemen hazır olsalardı. Ancak onlardan benim aldığım bilgi, olay duyulduğu anda hemen gerekli hareketler yapıldı ama olayın vahameti ambulansların ve ilgililerin olay yerine intikalinden sonra anlaşıldığı için bu anlaşılma üzerine Vali, Pınarbaşı Kaymakamı ve bütün oradaki idareciler olay yerine intikal etmişlerdir. Gecikmede biraz olayın muhtevasının anlaşılmasından kaynaklanıyor. Tabii gece de hem hava sisli hem de kar yağışı olduğunu da arkadaşlar bana ifade ettiler. Tabii ben arzu ederdim ki hem Pınarbaşı Belediye Başkanı, hangi partiden bilmiyorum ama, hem de Kayseri Büyükşehir Belediye başkanının olayın akabinde olay yerine gitmiş olmasını ben de bütün gönlümle arzu ederdim. Gitmemiş olmaları bir eksikliktir. Olayla ilgili İçişleri Bakanımız ile de görüştüm; İçişleri Bakanımız da olayla ilgili gerekli idari tahkikatın başlatıldığını da söyledi. Ayrıca adli tahkikat da başlamıştır."
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da söz alarak ölenlere rahmet yaralılara şifa dileyerek kaza hakkında kendilerine ulaşan bilgileri aktardı.
BDP'li Sakık tekrar söz alarak, daha önce yaptığı konuşma sırasında yaşanan tartışmalarda kendisine yönelik sözlere ilişkin, "Arkadaşlarımızın haksız bir iddiası var, bize büyük bir haksızlık ettiniz. Biz acılar üzerinden nasıl siyaset yaparız sevgili kardeşim. Böyle bir talebim olsa ben AKP'li arkadaşımı yanıma alarak buraya gider miyim?" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz ve BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken maddenin anayasaya aykırılığı gerekçesiyle yasadan çıkarılması yönünde verilen önergeler üzerine söz aldılar.
Güler, konuşmasında, yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün önemine dikkati çekti.
MHP Isparta Milletvekili Korkmaz da önerge üzerine yaptığı konuşmada, Doğu Türkistan Türklerinin içinde bulunduğu sorunlara dikkati çekerek, Meclis İnsan Hakları Komisyonunun duyarlı olmasını istedi. Korkmaz, hükümetin de Suriye ve Mısır kadar Doğu Türkistan Türklerinin sorunlarıyla ilgilenmesini istedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise 17 Aralık sonrasında gelişen süreçle ilgili Meclis'in ciddi şekilde inisiyatif alması ve süreci yönetmesi gerektiğini söyledi. Baluken, ülkenin içinde bulunduğu durumda kapsamlı bir "Temiz Eller" operasyonuna ve devleti demokratikleştiren hızlı bir reform sürecine ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından anayasaya aykırılık nedeniyle maddenin tekliften çıkarılmasına ilişkin önergeler oylanarak reddedildi.
AK Parti milletvekillerinin verdiği ve kabul edilen önerge ile Türkiye Adalet Akademisinin hizmet birimi olarak öngörülen "idari ve Mali İşler Daire Başkanlığı" ibaresi "Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı" şeklinde değiştirildi. Ve bu birime hem genel idare hizmetleri sınıfından hem de hakim sınıfından daire başkanı atama ya da görevlendirmesi yapılmasına imkan tanındı.
Ardından Teklifin 9. maddesi önergedeki değişiklik doğrultusunda kabul edilerek, 10. maddenin görüşmelerine geçildi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk 10. maddenin anayasaya aykırılık gerekçesiyle tekliften çıkarılması yönündeki önerge üzerine yaptığı konuşmada, düzenlemenin açıkça anayasa aykırıya olduğunu savundu. Köktürk, "Böyle bir düzenleme hukuk devletinde meşru olarak görülemez. Bu düzenleme sadece Anayasa'mıza açıkça aykırı olmakla kalmayıp yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdığı için cumhuriyetin temel niteliklerini de değiştirmektedir. Açıkça bu yasa ile öngörülen bir rejim değişikliğidir. Bu rejim değişikliğinin 17 Aralık'ta meydana gelen yolsuzluk operasyonundan sonra bakanların, başbakanın çocuklarına yargı muafiyeti, yargı bağışıklığı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş olmasıdır. Türk yargısı bakanların, başbakanın çocuklarının gelecekleri için önlerindeki soruşturmaların kesilmesi için açıkça tepelenmekte, ayaklar altına alınmaktadır. Bu kadar ağır bir düzenlemeyi TBMM gündemine getirenler, tarih önünde de Türk halkı önünde de yargı önünde de er geç hesap vereceklerdir" diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan da aynı gerekçe ile yaptığı konuşmanın başında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün'ü ve komisyon çalışmalarını eleştirerek, Doğu Türkistan'daki Türklerin sorunlarına duyarsız kalındığını savundu.
Oğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin sözlerini de eleştirerek, "Sayın Başbakan'ın konuşmasından, buradaki üzücü hadiselerin daha da devam etmesi yönündeki mesajlarından utanç duydum. Burası TBMM, hepimize düşen buradaki seviyeyi yükseltmektir. 'Konuşan cevabını alır' şeklinde daha da ortamı gerecek açıklamalardan Sayın Başbakan başta olmak üzere hepimizin çekinmesi lazım" dedi.
Oğan, kanun teklifine ilişkin olarak da "Siz bu yolda devam ettiğiniz sürece yarın da bugün kabul ettiğiniz yasadan dolayı sıkıntı yaşayacaksınız, elinize ayağınıza dolaşacak" ifadelerini kullandı. Sorunun uzlaşma ile çözülmesi gerektiğini ifade eden Oğan, "Siz zaten birtakım düzenlemelerle yeterince polisi, savcıyı sürdünüz bari Anayasa'yı çocuk oyuncağı haline getirmeyin" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da sataşma olduğu gerekçesiyle söz aldı.
Muhalefet partisi mensuplarının masumiyet karinesi ve suçun şahsiliği ilkesini ihlal eden konuşmalar yaptıklarını söyleyen Satır, şöyle konuştu:
"Gerek bireysel olarak açacağımız davalarda, gerek grup olarak ortak hareketle bu tip ifadelerde bulunan değerli milletvekilleriyle, grup başkanvekilleriyle gerek hukuki zeminde gerek siyasi alanda halkımıza şikayet ederek sizlerle mücadele edeceğiz. Bizler buraya sırça köşklerden gelen milletvekilleri değiliz. Hepimiz dişimizle tırnağımızla çalışarak buraya geldik. Ne oyumuzu size yediririz, ezdiririz ne grubumuzu size ezdiririz. Bireysel olarak hukuki zeminde mücadele edeceğiz ayrıca alanda halkımıza şikayet edeceğiz. Bugünden sonra, şiddete karşı olmakla birlike, bize yönelecek her türlü kötü söz ve eyleme cevap vereceğimizi bilmenizi isteriz."
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de sataşma nedeniyle söz alarak, şunları kaydetti:
"Yatak odasında kasalar çıkmış, ayakkabı kutusunda dolarlar çıkmış, bir telaş içinde 2000 polisin, savcıların yerini değiştirmişsiniz, alelacele kanun değiştirmek istiyorsunuz, bir telaş içindesiniz. Hakimleri, savcıları ayarlamak istiyorsunuz. Burada muhalefet milletvekilleri size bunu hatırlatınca da kaba kuvvetle bunu kapatmak istiyorsunuz. Bir düşünceyi yolsuzluğu, rüşveti, hukuksuzluğu yumrukla kapatamazsınız. O yetmez biber gazıyla, TOMA'larınızla gelin yine susturamazsınız. Bu susmaz, insanlar bunu anlatacak, söyleyecek. Biz susmayacağız bunu anlatacağız. Millet bunu görecek. Bu telaşınızdan vazgeçin."
İktidarın kanunlar yaparak kendini sağlama alabileceği düşüncesinden vazgeçmesi gerektiğini ifade eden İnce "Biz hepinize hırsız demedik, biz hırsıza hırsız dedik. Neden hepinize diyelim. Başbakan'ın açıklamasını da kınıyorum. Teşvik ediyor. Ortada villa pazarlığı var mı yok mu? Bunlar yalan mı, doğru mu? 'Hayırlı cumalar, nerede villalar?' var mı yok mu? Bunu açıklayacaksın" diye konuştu.
Bu sırada AK Parti ve CHP sıralarından milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar yaşandı.
Daha sonra grubu adına söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da Satır'ın sözlerine tepki göstererek, kavgalar, sözlü sataşma ve tehditlerle işin özünün tartışılamadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de yaptığı konuşmada, iddiaların yargıya intikal ettiğini ve sonucunun ne olacağını hep birlikte göreceklerini söyledi.
Canikli CHP sıralarından sözlerine gelen tepkiler üzerine, "Başkasını suçlayacağınız yerde eski Sayın Genel Başkanınız Deniz Baykal'ın büyük kongrede yaptığı bir konuşma var, hepiniz biliyorsunuz. Ayrıca CHP MYK'sı tarafından onaylanmış, kabul edilmiş, tespit edilmiş ve rapor haline getirilmiş iddialar var. Çok ciddi iddialar. Hatta içinde çok kuvvetli ispat araçları olan iddialar var. Bunlara baktınız mı? Siz kendi MYK'nızın kararına inanmıyor musun? Bunlara bakın. Her şeyi söyleyebilirsiniz ama küfredemezsiniz, hakaret edemezsiniz. Buna müsaade etmeyiz" dedi.
İnce, Canikli'nin sözleri üzerine tekrar kürsüye gelerek, "Sayın Canikli benim partimin eski genel başkanı ile İstanbul Belediye başkan adayımızın 7-8 sene önce olmuş konuşmasını dilinize dolayacağınıza bak arka sırada oturan arkadaşlarınız var. Neden orada oturuyorlar, sizin yanınızda oturmuyorlar biliyor musunuz? Hırsızlığa, yolsuzluğa, rüşvete karşı çıktılar. Dediler ki 'din ile, iman ile hırsızlık bir arada olmaz' dediler. Siz onları tehdit ettiniz, onları disipline vereceğinizi söylediniz" ifadelerini kullandı. İnce şöyle devam etti:
"Yarın partinizden yeni istifaların gelip gelmeyeceği belli değilken, içinizde kazan kaynarken... Hepiniz bu hırsızlıklara tabii ki sahip çıkmadınız. 38 gün oldu fezlekeler hala gelmedi. Fezlekeler nerede? Akay yokuşunu geçti mi? Yazılamıyor mu, bilgisayar mı bozuk? Adalet Bakanı ile ilgili fezleke ne oldu, geldi mi geliyor mu? Dörttü, beş oldu. Yarın bu fezleke sayısının 15-20 olmayacağını kimse garanti edemiyor. Zor durumdasınız Sayın Canikli. Sen boşver benim partimi de sen kendi partinde bu yolsuzluklara, rüşvete isyan eden milletvekillerini niye partinizden atmak istediniz bana bunu anlat."
Canikli de kürsüye gelerek, "Bizim arkadaşlarımızla ilgili iddialar yargıda. Yargılanacaklar, gereği yapılacak. Neyse sonuç ortaya çıkacak. Bu aşamadan sonra elbette yargının kararını bekleyeceğiz. Sayın Baykal'ın bütün dünyanın gözü önünde ağır ithamlarda bulunduğu hususla ilgili hiçbir iddia yargıya intikal etmedi. Siz bunu incelediniz mi? Bunları önümüzdeki günlerde konuşacağız, bol bol konuşağız. Çünkü bu kararı alan CHP MYK'sı. Biz CHP MYK'sının doğru söylediğine inanıyoruz. Siz yoksa inanmıyor musunuz? Burada belirli amaçlı siyasi bir manipülasyon mu var diyorsunuz? Bizim partimiz sapa sağlam ayakta. Buna benzer iddialar 2003 yılından beri söyleniyor. Her seçimde bu iddiaların boş olduğu ortaya çıktı" diye konuştu.
AK Parti milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün de Oğan'ın sözleri üzerine sataşma nedeniyle söz aldı. Komisyon çalışmaları hakkında bilgi veren Üstün, komisyon olarak dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun hakkını aradıklarını ve aramaya devam edeceklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda HSYK'nın yapısında değişiklik öngören kanun teklifinin 4 maddesi daha kabul edildi.
Muhalefet milletvekilleri, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'ne yönelik verdiği önergeler üzerine söz aldı.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, teklifin geri çekilerek, anayasal uzlaşma zemini aranmasını istedi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da teklifin bir uzlaşmadan sonra yeniden TBMM gündemine getirilmesini talep etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmat Tanal, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın Genel Kurul'da bazı milletvekillerinin "Hırsız var" şeklindeki laf atmalarından rahatsızlık duyarak, birleşime ara verdiğini söyledi. Tanal, "Gidip hırsızı mı aradınız, hırsızı mı yakaladınız?" diye sordu.
Elindeki kağıdı gösteren Tanal, "İşte Bilal Bey ile ilgili çağrı kağıdı. 2 Ocak 2014'te Çağlayan Adliyesi'nde ifadesi isteniliyor" dedi. Tanal, tebligatın yanlış adrese yapıldığını savunarak, adres bilgisi verdi. Tanal, "Başbakan'ın Kısıklı meydanında yaptığı mitingin, polislerin bulunduğu nokta" diye konuştu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, bu makamda oturamayacağını savunan Tanal, adaletin yara almaması, Hükümeti'n gayrimeşru duruma düşmemesi için Bozdağ'ın istifa etmesi gerektiğini öne sürdü.
Teklifin görüşmeleri, 13. madde üzerinde devam ediyor.
Adalet Bakanı bekir Bozdağ, Kayseri yakınlarındaki trafik kazasıyla ilgili, "Hem Pınarbaşı Belediye Başkanı hem de Kayseri Büyükşehir Belediye başkanının olayın akabinde olay yerine gitmiş olmasını ben de bütün gönlümle arzu ederdim. Gitmemiş olmaları bir eksikliktir. Olayla ilgili İçişleri Bakanımız ile de görüştüm; İçişleri Bakanımız da olayla ilgili gerekli idari tahkikatın başlatıldığını da söyledi. Ayrıca adli tahkikat da başlamıştır" dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, teklifin dondurulacağına ilişkin açıklamaların ne anlama geldiğinin netliğe kavuşturulması gerektiğini savundu.
Ortamın toz duman olduğunu, böyle bir ortamda ilerlenemeyeceğini, uzlaşma sağlanması gerektiğini belirten Bal, doğrusunun hakime müdahale edilmemesi, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü noktasında herkesin buluşması olduğunu kaydetti.
Bal, istifa eden bakanlarla ilgili fezlekelerin TBMM'ye gelmesinin şart olduğunu da vurguladı.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da konuşmasında, teklifi faşizme ve diktatörlüğe giden yolun son taşlarını döşeyen düzenleme olarak tanımladı. Hırsızlardan rüşvetçilerden hesap sormanın her onurlu milletvekillinin görevi olduğunu ifade eden Atıcı, bunun yargı yoluyla yapılacağını belirtti. Atıcı, "Rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık olaylarının ucu nereye giderse gitsin, buradaki bütün milletvekilleri, bana laf atmaya çalışan milletvekilleri dahi olmak üzere, bu işin peşine düşmezlerse biz bu kürsüde veya sokağın her noktasında bunları konuşmaya devam edeceğiz. Öyle kaba kuvvetle bizi korkutacağınızı zannediyorsanız gerçekten size acıyorum" diye konuştu.
Ardından söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın İstanbul'dan Muş'a giden yolcu otobüsünün Kayseri yakınlarında şarampole yuvarlanmasıyla ilgili konuşması sırasında gerginlik yaşandı. Sakık'ın kazayla ilgili bazı iddiaları tekrar etmesi üzerine AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ve bazı milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Tartışmanın uzaması üzerine Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı oturuma ara verdi. Bu sırada Sakık, AK Parti sıralarına doğru gelerek Dağ ve bazı milletvekilleriyle tartışmaya devam etti. BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ve diğer milletvekillerinin araya girmesi üzerine Sakık yerine döndü.
Aranın ardından AK Parti Muş Milletvekili Faruk Işık kürsüye gelerek kaza ile ilgili bilgi verdi ve bir ihmal söz konusu ise sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da söz alarak kazayla ilgili açıklama yaptı.
Bozdağ, Kayseri-Malatya karayolunun 117. kilometresinde saat 02.00 sularında meydana gelen kazada 21 kişinin hayatını kaybettiğini, 29 kişinin de yaralandığını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarını başsağlığı, yaralılara da acil şifalara diledi. Olayın hemen ardından 112 Acil Servisine ilk duyurunun geldiğini ve 22 ambulansın Kayseri'den, 3 ambulansın da Sivas'ın Gürün ilçesinden olay yerine hareket ettiğini aktardı. İlk ambulansın saat 02.40'da kaza mahaline ulaştığını belirten Bozdağ, 20 kişinin olay yerinde hayatlarını kaybettiğinin belirlendiğini aktardı. Bozdağ, şöyle konuştu:
"Donma sonucu hayatını kaybeden vatandaşımız olmamıştır. Tabii bunlarla alakalı ilgililerin olay yerine gitmesi elbette hepimizin arzu ettiği bir şeydir. Keşke Kayseri Valisi, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı, Pınarbaşı Belediye Başkanı olay yerinde hemen hazır olsalardı. Ancak onlardan benim aldığım bilgi, olay duyulduğu anda hemen gerekli hareketler yapıldı ama olayın vahameti ambulansların ve ilgililerin olay yerine intikalinden sonra anlaşıldığı için bu anlaşılma üzerine Vali, Pınarbaşı Kaymakamı ve bütün oradaki idareciler olay yerine intikal etmişlerdir. Gecikmede biraz olayın muhtevasının anlaşılmasından kaynaklanıyor. Tabii gece de hem hava sisli hem de kar yağışı olduğunu da arkadaşlar bana ifade ettiler. Tabii ben arzu ederdim ki hem Pınarbaşı Belediye Başkanı, hangi partiden bilmiyorum ama, hem de Kayseri Büyükşehir Belediye başkanının olayın akabinde olay yerine gitmiş olmasını ben de bütün gönlümle arzu ederdim. Gitmemiş olmaları bir eksikliktir. Olayla ilgili İçişleri Bakanımız ile de görüştüm; İçişleri Bakanımız da olayla ilgili gerekli idari tahkikatın başlatıldığını da söyledi. Ayrıca adli tahkikat da başlamıştır."
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da söz alarak ölenlere rahmet yaralılara şifa dileyerek kaza hakkında kendilerine ulaşan bilgileri aktardı.
BDP'li Sakık tekrar söz alarak, daha önce yaptığı konuşma sırasında yaşanan tartışmalarda kendisine yönelik sözlere ilişkin, "Arkadaşlarımızın haksız bir iddiası var, bize büyük bir haksızlık ettiniz. Biz acılar üzerinden nasıl siyaset yaparız sevgili kardeşim. Böyle bir talebim olsa ben AKP'li arkadaşımı yanıma alarak buraya gider miyim?" dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
