2012-04-10 - 20:30
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu 18 Mayıs tarihine kadar, salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak. Yarın, darbe ve muhtıralarla ilgili Meclis Araştırma Önergesi'nin görüşmelerine başlanacak. Genel Kurul'da 2-B olarak bilinen orman özelliğini yitirmiş Hazine arazilerinin satışını öngören yasa tasarısı da bu hafta ele alınacak. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kanunda değişiklik öngören kanun teklifi, seçimlerin temel hükümlerine ilişkin kanun tasarısı ve üç uluslararası anlaşma da gündemin ön sıralarına alınacak. Meclis 1 Mayıs Salı günü çalışmayacak.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, üç milletvekili, polis teşkilatının 167. kuruluş yıldönümü dolayısıyla gündemdışı söz aldı.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Oğuz Kağan Köksal, Türk polis teşkilatının, 167 yıldır şan ve şerefle kendisine emanet edilen görevi en güzel şekilde yerine getirme gayretinde olduğunu söyledi.

Devletlerin en önemli görevlerinden birinin, vatandaşların can, mal ve namusunu korumak olduğunu anlatan Köksal, Türk milletinin, bu görevi polis teşkilatına emanet ettiğini kaydetti.

Köksal, polislik mesleğinin ne kadar meşakkatliyse o kadar da şerefli olduğuna işaret etti.

Polis teşkilatının, her geçen gün kendini yenileyerek çağın değişen ve gelişen şartlarına uyduğunu belirten Köksal, ''Polis teşkilatı, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve kardeşlik hukuku, vatandaşlar ile ilişkilerde kendisini yenileyip, değiştirmede çok büyük başarılar elde etti, adımlar attı. Polis teşkilatı, vatandaş ile arasında gönül köprüsü kurmuş, bu köprü üzerinden vatandaşla diyaloğa girmiştir. Toplum destekli polislik, adeta vatandaşların sığındığı bir liman, kanun tanımazların da korkulu rüyası olarak görevini sürdürüyor'' diye konuştu.

Köksal, polis teşkilatının, kendisine verilen temel görevleri, hukukun üstünlüğü içinde yürüttüğünü,vatandaşın gönlüne taht kurduğunu söyledi.

Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığını anımsatan Köksal, bu görevin belki de çocuklarına bırakacağı en önemli miras olduğunu dile getirdi.

MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması, kanun hakimiyetinin, devlet otoritesinin kurulması gibi bir çok görevi üstlenen polis teşkilatının, 167 yıldır ülkede asayiş ve güvenliği sağladığını anlattı.

Erdem, polisin, bu kutsal görevi, zor şartlar altında yürüttüğünü, ülkenin huzur ve güvenliğini sağlamak için gerektiğinde canını verdiğini söyledi.

Zor şartlar altında hayatını ortaya koyan polisin, hizmetlerinin karşılığını alamadığını ileri süren Erdem, AK Parti'nin, emniyet teşkilatının özlük haklarını düzelteceği vaadini yerine getirmediğini savundu.

Erdem, kamu personelinin haftada 40 saat çalışırken, polislerin 72 saat çalıştığını, hafta sonu tatillerinin olmadığını, dini, resmi tatillerden yararlanamadığını, fazla çalışmanın karşılığını alamadığını ifade etti.

CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, polislerin ek göstergelerinin artırılarak, ikramiye ve maaşlarının günün şartlarına uygun hale getirilmesini istedi. Polislerin, yüksek okul, üniversite mezunu da olsa, master, doktora da yapsa birinci derece kadroya yükselemediğini belirten Işık, bununla ilgili bir çalışma yapılması gerektiğini kaydetti.

Işık, polisin özlük haklarının kötü, uzun çalışma şartları ve geçim sıkıntısının, polisi psikolojik olarak etkilediğini ifade etti.

Gündemdışı konuşmaların ardından yerinden söz alan milletvekilleri de polis teşkilatının kuruluş yıldönümünü kutladı.

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, polise, ''İnsan haklarını tesis et'' denildiğini ancak polise yönelik insan hakları ihlali yapıldığını savundu. Altay, ''Türk polisi şehit olmaktan korkmaz ama emekli olmaktan korkuyor. İktidar, bu konuda bir yol almadı. Öğretmenlere nasıl ödenek veriyorsak, polisimize de 10 Nisan'da bir maaş ikramiyeyi niye çok görüyoruz-'' diye konuştu.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, herkesin, polis teşkilatının kuruluş yıldönümünü kutladığını anımsatarak, ancak kutlamanın, maaş, çalışma şartlarını iyileştirmekten geçtiğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, polislere verilen sözlerin yerine getirilmesini talep ederek, bu konuda Hükümet'i göreve çağırdı.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de şehit olan polisleri rahmetle andı, görevleri sırasında yaralananlara da şifa diledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, Suriyeli sığınmacıların sorunları ile ilgili Meclis araştırması açılmasına yönelik önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerine BDP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Suriye ile savaşa adım adım yaklaşıldığını ileri sürdü. Hükümetin Suriye politikasını eleştiren ve gelişmeler konusunda Meclis'in bilgilendirilmediğini belirten Kaplan, ''Bu, bizi kardeş ülkeyle savaşa götürecek tehlikeli maceranın başlangıcı ise ve Meclis bunun hiçbir yerinde yok ise bunu oturup düşünmemiz gerekiyor. Çünkü milletin karar merci burası'' diye konuştu. Hasip Kaplan, gerekirse bu konuda genel bir görüşme açılması gerektiğini söyledi.

AK Parti Kilis Milletvekili Fuat Karakuş, Suriyeli mülteciler için oluşturulan konteyner kentlerdeki çalışmaları anlattı. Mültecilerin yaşam alanlarında temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirten Karakuş, yeşil alan planlamasından eğitim tesislerine kadar bir çok hizmet verildiğini söyledi. Güvenlik konusunda da gerekli çalışmaların yapıldığını anlatan Karakuş, sahanın, tüm saldırılara karşı izole edildiğini belirtti. Fuat Karakuş, Suriyeliler'in yaşam alanlarındaki olası sorunlarının çözülmesi konusunda Hükümetin gerekli bilgi ve birikime sahip olduğunu kaydetti.

CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, Suriye'de yaşanan gelişmelerin, savaş tekellerinin bir komplosu olduğunu iddia etti. Ülkeye uluslararası bir müdahale için zemin hazırlandığını savunan Eryılmaz, Türkiye'nin de buna alet edildiğini ileri sürdü.

CHP'li Eryılmaz, Suriye ile bir savaşın, Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürükleyeceğini savundu.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, AK Parti Hükümeti'nin, Suriye politikası ile ilgili olarak Meclis'i devre dışı bırakmak istediğini savundu. ''Memleket bir savaşın eşiğinde'' diyen Oğan, Türkiye'nin görevinin bölgede savaşmak değil, barışı sağlamak olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin, bölgede etkin olmanın yollarını araması gerektiğini, ancak bunun yolunun savaş değil barış olduğunu anlatan Oğan, ''Türkiye, bölgede büyük bir güçtür. Bu nedenle bölgede savaşan tarafları barıştırması gerekiyor. Ancak aksine savaş çığırtkanlığı yapıyorsunuz. Meclis'i devre dışı bırakarak milleti savaşa sokamazsınız. Buna hakkınız yok. Bu millet size devrimcilik oynayasınız diye yetki vermedi'' diye konuştu.

Yapılan oylamada, BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Oğuz Kağan Köksal, polisin uzun çalışma saatlerine yönelik eleştirilere ilişkin, ''Dünya 24 saat dönüyor, 24 saat hizmet var, insanlar yaşıyor. Onların güvencesini birisi sağlayacak, o da polis'' dedi.

MHP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için polis teşkilatının sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul'un gündemine getirdi.

MHP Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, öneri lehinde yaptığı konuşmada, her memurun, vatandaşla muhatap olduğunu, polisin ise suçlu, terörist, uyuşturucu kaçakçısı, sarhoş, trafik ihlali yapanla muhatap olduğunu söyledi.

Çirkin, polislerin, maddi ve çalışma şartlarına ilişkin sorunları bulunduğunu ifade ederek, emekliliğin, polisin korkulu rüyası olduğunu, polisin emekliliğinde daha önce aldığı maaşın ancak yarısını alabildiğini belirtti. Çirkin, polisin emekli olduktan sonra güvenlik görevlisi, idari hizmetli olarak çalıştığını, bunun acı bir durum olduğunu vurguladı.

Polisin bayram, yılbaşı, resmi tatil izinlerinin, güncellenmiş bir teşkilat yasasının bulunmadığını ifade eden Çirkin, ''Haftada 240 saat çalışan polisin psikoloji ne hale gelir. Baba olabilir mi, evlatlarına babalık, eşine kocalık yapabilir mi, anasına, babasına evlatlık yapabilir mi- Kaç polisi ailesiyle beraber sinemada, bir hafta sonu yemekte görebildik-'' diye sordu.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Oğuz Kağan Köksal, polisin büyük fedakarlıkla çalıştığını, çalışma şartlarının süre olarak ağır olduğunu dile getirdi.

Polis sayısını 180 binden 250 bine çıkardıklarını belirten Köksal, polis sayısının artırılması halinde çalışma sürelerinde kısalma olacağını söyledi. Köksal, 8 saatlik çalışma süresine ilişkin projenin, bazı illerde pilot uygulama olarak yürütüldüğünü vurguladı. Köksal, geçen yıl 145 bin polise, maaş taltifi verildiğini, yüzde 60'ının maaş taltifi aldığını bildirdi.

Vatandaşın, sayılan, sevilen, takdir edilen polis teşkilatına her şeyini emanet ettiğini belirten Köksal, polisin uzun çalışma saatlerine yönelik eleştirilerine ilişkin, ''Dünya 24 saat dönüyor, 24 saat hizmet var, insanlar yaşıyor, onların güvencesini birisi sağlayacak, o da polis'' diye karşılık verdi.

Köksal, ''Bu kadar özveriyle çalışan teşkilata ne kadar çok verirseniz yeridir. Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir komisyonda, çalışma şartları, maddi imkanlarla ilgili neler yapılabileceğine ilişkin çalışma sürüyor. Bu komisyonun vereceği rapora göre, daha iyi imkanlara kavuşacaktır'' diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Celal Dinçer, son 10 yılda 192 polisin şehit olduğunu, bin 556 polisin görevi sırasında, görevden kaynaklanan hastalıklardan yaşamını yitirdiğini bildirdi.

Dinçer, zor şartlar altında, özveriyle çalışan polislerin, çok büyük sorunları bulunduğunu, verdiği hizmetin karşılığını alamadığını, emekli olduğunda maaşlarının yarı yarıya düştüğünü söyledi. Yoğun ve stresli şartlar altında çalışan polisin, kendisine ve ailesine zaman ayıramadığını belirten Dinçer, polislerin psikolojisinin bozulduğunu, intihar oranı en yüksek meslek grubunun polisler olduğunu savundu. Dinçer, bütün bunların da polisin 24 saat yüz yüze geldiği vatandaşa da olumsuz yansıdığını ifade etti.

Görüşmenin ardından yapılan oylamada, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, CHP'nin, polis teşkilatının çalışma şartları ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

CHP Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, polis memurlarının, ağır çalışma şartları nedeniyle yer yer intihar girişimlerinde bulunduklarını söyledi. Öner, uzun çalışma sürelerinin, haksız baskılarla karşılaşma gibi unsurların polisi bunalıma sürüklediğini, polislerin ortalama yaşam süresinin 60'ın altına düştüğünü ifade etti. Hükümeti de eleştiren Öner, ''Yandaş polis ve yandaş yargı yaratma gayretleri yoğunlaştı. Polis teşkilatı ve yargı erki bundan zarar görmektedir'' dedi.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde polis teşkilatının, çağdaş ve teknolojik yapılanma ile yüksek performans sergilediğini, toplumda kazandığı güvenin takdirle karşılandığını belirtti. Polis memurlarına yönelik özellikle eğitim çalışmalarına hız kazandırıldığını anlatan Kavaklıoğlu, bunun, polisin verdiği hizmetin kalitesini de yükselttiğini kaydetti. Kavaklıoğlu, polis teşkilatında her yıl personel sayısının artmasına rağmen intihar sayılarının düştüğünü, ayrıca intiharların önüne geçilebilmesi için uzman kişilerin çalışmalar yaptığını, personele psikolojik destek verildiğini söyledi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, polisin asıl görevinin toplumun huzur ve güvenliğini sağlamak olduğunu, ancak Türkiye'de polisin, sistemi topluma karşı korumakla görevli olduğunu savundu. Kurt, polisleri değil, polisleri sistem bekçiliği ile görevlendiren zihniyeti eleştirdiğini ifade etti.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, AK Parti iktidarının tüm kurumlarda olduğu gibi polis teşkilatı ile ilgili sorunların çözümünde de önemli yol katettiğini söyledi. Şahin, vatandaş-polis barışını sağladıklarını, toplumla kucaklaşan bir polis teşkilatı oluşturduklarını vurgulayarak ''Biz yalnız bir günde polisleri anan, diğer günlerde taşlayanlardan olmadık'' dedi.

Yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.


Genel Kurul'da daha sonra AK Parti'nin gurup önerisi görüşüldü. Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul 18 Mayıs tarihine kadar, salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri 14.00-20.00 saatleri arasında çalışacak. Yarın, darbe ve muhtıralarla ilgili Meclis Araştırma Önergesi'nin görüşmelerine başlanacak. Genel Kurul'da 2-B olarak bilinen orman özelliğini yitirmiş Hazine arazilerinin satışını öngören yasa tasarısı da bu hafta ele alınacak.

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kanunda değişiklik öngören kanun teklifi, seçimlerin temel hükümlerine ilişkin kanun tasarısı ve üç uluslararası anlaşma da gündemin ön sıralarına alınacak. Kabul edilen öneriyle ayrıca Meclis 1 Mayıs Salı günü çalışmayacak.

Öneri üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türkiye'nin, Suriye politikalarının, ''yabancı merkezlerde değil, parlamentoda tartışılmasını, Genel Görüşmeyle değerlendirilmesini'' istedi. Vural, ''Buralarda görüşülmemiş hususları gazetelerde okuyoruz'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'ün Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapan kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin öneri de Genel Kurul'da kabul edilmedi. CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, teklifin, insanlığın en utanç verici suçlardan işkenceyi yapanların cezalandırılmasına dönük olduğunu belirterek, Türkiye'nin, AİHM tarafından bu konuda defalarca mahkum edildiğini, işkenceyi yapanın neredeyse yanında kar kaldığını söyledi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularını cevapladı.
Bakan Yılmaz, 2 yıllık önlisans mezunlarının askerlik sürelerinin, lise mezunlarına göre daha kısa olması yönünde bir çalışmanın bulunmadığını bildirdi.
Askere alma işlemlerinin, şifreli kayıtlar üzerinden bilgisayar ortamında yapıldığını, sisteme herhangi bir şekilde müdahale edilmediğini ifade eden Yılmaz, asker alma faaliyetlerinin, Milli Savunma Bakanlığı'nın ilgili birimlerince denetlendiğini kaydetti.
Kuzey Atlantik Anlaşması'nın en önemli maddelerinden birinin, müttefikler arasında ortak savunma kurumunu tesis eden 5. madde olduğuna işaret eden Yılmaz, Kasım 2010'da düzenlenen NATO Lizbon Zirvesi'nde yeni bir stratejik konsept kabul edildiğini anımsattı. Yılmaz, bu belgenin, ittifakın gelecek 10 yıl içinde ve mevcut uluslararası güvenlik ortamında izleyeceği yol haritasını ortaya koyduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yeni stratejik konsepte göre, NATO'nun savunması, ağırlıklı olarak caydırıcılığının kuvvetlendirilmesine dayanıyor. Bu da olası füze saldırıları dahil, geniş yelpazedeki tehditlere karşı koyacak güçlü bir savunma sistemi geliştirilmesini gerektirmektedir. Bu çerçevede müttefik ülkeler halklarının topraklarını ve birliklerinin korunmasına yönelik olarak adil, risk ve külfet paylaşımı temelinde, NATO füze savunma sistemi geliştirilmesi kararı Lizbon Zirvesi'nde alındı. Bu sistem, ittifakın mevcut imkanları temelinde, müttefiklerin katkılarıyla inşa edilecektir, tamamen savunma amaçlıdır. Sistemin herhangi bir ülkeye karşı kullanılması hedeflenmemektedir. Savunma amaçlı bu sisteme iştirak edilmesi, ülkemizin güvenliği açısından katkı sağlayacak olup, küresel balistik füze tehdidin önlenmesi amacıyla füze savunma sisteminin geliştirilmesi, caydırıcılığının kuvvetlendirilmesi yönünde müttefik olarak ortaya koyduğumuz iradeyle de uyumludur.''

Yılmaz, Milli Savunma Bakanlığı'nda 2010'da 189 özürlü personel çalıştırılması gerekirken bu sayının 204 olduğunu, 2011'de 192 özürlü personel çalıştırılması gerekirken 202 özürlü personelin çalıştığını vurguladı.
Bakan Yılmaz, Savunma Sanayi Destekleme Fonu'nun 2010'da 138 milyon dolar gelirine karşın 1 milyar 832 milyon dolar giderin olduğunu belirtti.
Medeniyetler İttifakı'na ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, Medeniyetler İttifakı girişiminin, Türkiye'nin uluslararası sistemdeki saygınlığına katkıda bulunan bir proje olduğunu kaydetti.
Yılmaz, Medeniyetler İttifakı'nın dinler arası diyalog girişimi değil, kültürel ve siyasi bir girişim olduğunu söyledi. Yılmaz, Medeniyetler İttifakı'nın, kültürler arası barış, diyaloğa hizmet eden her türlü çabayı destekliğini kaydetti.

Bakan Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'le ilgili intihal iddialarına ilişkin soruyu yanıtlarken, bu konudaki ilk iddiayı gündeme getiren gazete aleyhine Dinçer'in dava açtığını anımsattı. Yılmaz, bilirkişi incelemesinde intihal yapılmadığının ortaya çıktığını ifade etti. İntihal iddiasının haksız ve yanlış olduğu tespit edilince amaçlarına ulaşamayanların başka bir kitapla ilgili intihal iddiasında bulunduğunu belirten Yılmaz, ancak bu iddianın da gerçeği yansıtmadığının belirlendiğini dile getirdi.
Yılmaz, F klavye kullanımına ilişkin soruyu yanıtlarken, Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayımlanan genelge ile Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında F klavyenin kullanılacağının duyurulduğunu söyledi. Yılmaz, Bakanlığın bilgisayar alımına ilişkin şartnamelerinde de klavyenin F klavye olacağının belirtildiğini kaydetti.
Bakan Yılmaz, kamu yararına çalışan dernek sayısının 409 olduğunu, bunlardan 22'sinin AK Parti Hükümeti döneminde bu statüyü kazandığını ifade etti. Yılmaz, bu derneklerin en az iki yılda bir denetlendiğini, bu denetimler sonucunda, kamu yararına çalışan derneklerden 187 derneğe idari işlem, 8 derneğe adli işlem uygulandığını, 17 derneğin ise kamu yararına çalışan dernek statüsünden sayılmasının kaldırıldığını söyledi.
Yılmaz, kamu yararına çalışan dernekler arasında bulunan Deniz Feneri Derneği'nin 2007, 2009 ve 2010 yıllarında denetlendiğini, denetim sonucunda söz konusu derneğin, kamu yararına çalışan derneklerden sayılmasının kaldırılmasına yönelik herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığının bildirildiğini hatırlattı.

Yılmaz'ın konuşmasının ardından, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, çalışma süresinin tamamlanması nedeniyle yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.(20.30)