2012-07-02 - 09:00
"3. Yargı Paketi" yasalaştı. Kabul edilen öneriye göre, yarın saat 13.00'de toplanacak olan Genel Kurul'da, bazı kanunlarda değişiklik yapan ''torba teklif'' ile Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ele alınacak. Tasarının tamamlanmaması halinde Genel Kurul Çarşamba günü de çalışacak.
Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak.
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' olarak adlandırılan tasarının 82. ve 106. maddelerini kapsayan 4. bölümün görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti'nin 94. maddeye ilişkin verdiği önerge kabul edildi.
Buna göre, her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak.
Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.
Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilecek ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilecek.
Bu kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar, elektronik ortamda düzenlenecek, işlenebilecek, saklanabilecek ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilecek.
Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar, diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilecek. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmeyecek ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmeyecek.
Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilecek.
Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılacak ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilecek.
Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda bitecek.
Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adli sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmeyecek. UYAP'tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler aynca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmeyecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' tasarısı üzerinde, CHP, MHP ve BDP'nin, tutuklu milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarına imkan sağlayacak önergeleri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da ''3. Yargı Paketi'' olarak adlandırılan tasarının 97. maddesi üzerinde CHP, MHP ve BDP ayrı ayrı, ''12 Haziran 2011 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde milletvekili seçilen ve halen TBMM üyesi olan tutuklu milletvekilleri, tutuksuz yargılanmak üzere salıverilir'' ibaresini içeren önerge verdi.
Önergenin oylamaya sunulmasından önce yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Bir takım bürokratlar için kalkan eller, milletvekilleri için de kalkmalı. Önergeler bu milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarına olanak sağlıyor'' dedi.
Genel Kurul'da yapılan oylamada, önergeler kabul edilmedi.
Tasarı üzerindeki görüşmeler, 4. bölümdeki 99. madde üzerinde sürüyor.
Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250, 251 ve 252. maddelerine göre kurulan özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ile özel yetkili ağır ceza mahkemeleri savcılıklarının yetki ve görevleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek. Bu mahkemelerin kapsamına giren suçlar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı
AK Parti Grup Başkanvekilleri Mahir Ünal, Ayşenur Bahçekapılı ve Ahmet Aydın ile arkadaşları, ''3. yargı paketine'' ilişkin tasarının görüşmelerinde, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. 251. ve 252. maddelerinin kaldırılmasını öngören önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesinde yapılan yeni düzenleme nedeniyle, CMK'nın 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı.
Askeri disiplinin sağlanması ve birtakım askeri gerekliliklerden dolayı, Askeri Ceza Kanunu kapsamındaki suçlarda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması uygulamasından vazgeçildi.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması nedeniyle, bu mahkemelerde bakılmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, CMK'ya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek, verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilecek ve ertelenebilecek
Özel yetkili mahkemelerde devam eden davalar, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor. AK Parti'nin, tasarının Geçici 1 ve Geçici 2. Maddesi üzerinde değişiklik önergesi verdi.
Kabul edilen önergelere göre, mahkumiyet hükmünün infazı ertelenen kişi hakkında bu mahkumiyete bağlı olarak herhangi bir hak yoksunluğu doğmayacak. Ancak bu kişinin, erteleme kararının verildiği tarihtin itibaren 3 yıl içinde yeni bir suç işlemesi halinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu takdirde, ertelenen mahkumiyet hükmüne bağlı hukuki sonuçlar, kişi üzerinde doğacak ve ceza infaz olunacak.
Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin, talepleri halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle, infazına karar verilebilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan 250. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılan davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar, bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
Bu davalarda yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemeyecek. Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinin, kavuşturmaya ilişkin hükümleri, bu davalarda da uygulanacak.
CMUK'nun 251. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları, yürütmekte oldukları soruşturmalara HSYK'ca TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekler.
TMK'nın 10. maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açılan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden durma veya düşme kararı verilemeyecek.
Mevzuatta CMUK'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılan atıflar, TMK'nın 10. maddesinde belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacak.
Kamuoyunda, ''3. Yargı Paketi'' olarak bilinen Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Deva Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecek.
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilecek. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkansız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunlu olacak. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek.
Rekabet Kurumu ve Şeker Kurumu'nun nihai kararlarına karşı Danıştay yerine idare mahkemesinde dava açılabilecek. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava, öncelikli işlerden sayılacak. İdari para cezaları dahil, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları da Danıştay yerine yetkili idare idare mahkemesinde açılabilecek.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davalar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun düzenleyici ve denetleyici nitelikteki kararlarına karşı, Danıştay yerine yetkili idare mahkemesinde dava açılabilecek.
Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. maddesinin başlığı, ''Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi'' olarak değiştirildi. TMK kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine, HSYK tarafından yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Bu mahkemelerin başkan ve üyeleri, Adli Yargı Adalet Komisyonu'nca, bu mahkemelerden başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemeyecek. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile Askeri Mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklı kalacak.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili olarak soruşturma, HSYK'ca bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılacak. Bu Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başka mahkemelerde ve işlerde görevlendirilemeyecek.
Türk Ceza Kanunu'nun(TCK), ''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Anayasayı ihlal'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'' ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'' ve ''Suç için anlaşma'' maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlemiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacak. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 26. maddesi hükmü saklı olacak. Bu kanunun 26. maddesi, ''MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanunun 250. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması, Başbakanın iznine bağlıdır'' hükmünü içeriyor.
Yürütülen soruşturmalarda hakim tarafından verilmesi gerekli kararları alma, bu kararlara karşı yapılan itirazları incelemek ve sadece bu işlere bakmak üzere yeteri kadar hakim görevlendirilecek.
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalamanın ardından itibaren 48 saat saati geçemeyecek.
Soruşturmanın amacı tehlikeye düşebilecekse yakalanan veya gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında, Cumhuriyet savcısının emri ile sadece bir yakınına bilgi verilecek.
Gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilecek. Bu zaman zarfında ifade alınamayacak.
Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılacak. Kolluk görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkartılan davetiye veya çağrı kağıdı, kolluk görevlisinin iş adresine tebliğ edilecek. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilecek.
Güvenliğin sağlanması bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verilebilecek.
Açılan davalara adli tatilde de bakılacak.
Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu, haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlarla ilgili açılan davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.
''Temel milli yararlara karşı hakaret'', ''Halkı askerlikten soğutma'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''Savaşta yalan haber yayma'', ''Seferberlikle ilgili görevin ihmali'', ''Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü'' ve ''Askeri yasak bölgelere girme'' suçları hariç, ağır ceza mahkemelerinde görülecek diğer davalar ise şunlar:
''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Düşmanla işbirliği yapmak'', ''Devlete karşı savaşa tahrik'', ''Yabancı devlet aleyhine asker toplama'', ''Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma'', ''Düşman devlete maddi ve mali yardım'', ''Anayasayı ihlal'', ''Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'' , ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'', ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'', ''Suç için anlaşma'', ''Askeri komutanlıkların gasbı'', ''Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma'', ''Savaş zamanında emirlere uymama'', ''Savaş zamanında yükümlülükler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin belgeler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme'' ''Siyasal veya askeri casusluk'', ''Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama'', ''Gizli kalması gereken bilgileri açıklama'', ''Uluslararası casusluk'', ''Devlet sırlarından yararlanma'', ''Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik'', ''Yasaklanan bilgileri temin'', ''Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini'', ''Yasaklanan bilgileri açıklama'', ''Yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama'', ''Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi'', ''Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma.''
Bu suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen tutuklama süresi 2 katı olacak. Çocuklar, bu madde hükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamayacak. Bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar için uygulanmayacak.
Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak günlük süreli yayınlar yönünden 4 ay, diğer basılmış eserler yönünden 6 ay içinde açılması zorunlu olacak. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi duracak. Durma süresi 4 ayı geçemeyecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinde yapılan yeni düzenleme nedeniyle, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan 250. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılan davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar, bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
Bu davalarda yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemeyecek. Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinin, kavuşturmaya ilişkin hükümleri, bu davalarda da uygulanacak.
CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları, yürütmekte oldukları soruşturmalara HSYK'ca TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekler.
TMK'nın 10. maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açılan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden durma veya düşme kararı verilemeyecek.
Mevzuatta CMK'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılan atıflar, TMK'nın 10. maddesinde belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacak.
Askeri disiplinin sağlanması ve birtakım askeri gerekliliklerden dolayı, Askeri Ceza Kanunu kapsamındaki suçlarda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması uygulamasından vazgeçildi.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması nedeniyle, bu mahkemelerde bakılmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, CMK'ya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek, verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilecek ve ertelenebilecek.
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, ceza bir kat artırılacak.
Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa edenlere, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İfşa edilen bu verilerin basın yayın yoluyla yayınlanması halinde de aynı ceza uygulanacak.
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişiye, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 4000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişiye, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Gizlilik, görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla ihlal edilirse ceza bir kat artırılacak.
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası alacak. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde aynı ceza uygulanacak.
Ekonomik faaliyetini bedeni çalışmasıyla sürdüren borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, aile bireyleri için lüzumlu eşya, borçlunun haline münasip evi ve öğrenci bursları haczedilemeyecek.
Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Deva Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanuna göre, her icra dairesinde Adalet Bakanlığı'nca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunacak.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı'nca yaptırılacak yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanacak. İcra katipleri arasından bakanlıkça gerçekleştirilecek sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilecek.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilecek.
İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılacak.
İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' olarak adlandırılan tasarının 82. ve 106. maddelerini kapsayan 4. bölümün görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti'nin 94. maddeye ilişkin verdiği önerge kabul edildi.
Buna göre, her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak.
Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.
Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilecek ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilecek.
Bu kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar, elektronik ortamda düzenlenecek, işlenebilecek, saklanabilecek ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilecek.
Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar, diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilecek. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmeyecek ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmeyecek.
Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilecek.
Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılacak ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilecek.
Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda bitecek.
Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adli sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmeyecek. UYAP'tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler aynca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmeyecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' tasarısı üzerinde, CHP, MHP ve BDP'nin, tutuklu milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarına imkan sağlayacak önergeleri kabul edilmedi.
Genel Kurul'da ''3. Yargı Paketi'' olarak adlandırılan tasarının 97. maddesi üzerinde CHP, MHP ve BDP ayrı ayrı, ''12 Haziran 2011 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde milletvekili seçilen ve halen TBMM üyesi olan tutuklu milletvekilleri, tutuksuz yargılanmak üzere salıverilir'' ibaresini içeren önerge verdi.
Önergenin oylamaya sunulmasından önce yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Bir takım bürokratlar için kalkan eller, milletvekilleri için de kalkmalı. Önergeler bu milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarına olanak sağlıyor'' dedi.
Genel Kurul'da yapılan oylamada, önergeler kabul edilmedi.
Tasarı üzerindeki görüşmeler, 4. bölümdeki 99. madde üzerinde sürüyor.
Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250, 251 ve 252. maddelerine göre kurulan özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ile özel yetkili ağır ceza mahkemeleri savcılıklarının yetki ve görevleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek. Bu mahkemelerin kapsamına giren suçlar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı
AK Parti Grup Başkanvekilleri Mahir Ünal, Ayşenur Bahçekapılı ve Ahmet Aydın ile arkadaşları, ''3. yargı paketine'' ilişkin tasarının görüşmelerinde, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. 251. ve 252. maddelerinin kaldırılmasını öngören önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesinde yapılan yeni düzenleme nedeniyle, CMK'nın 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı.
Askeri disiplinin sağlanması ve birtakım askeri gerekliliklerden dolayı, Askeri Ceza Kanunu kapsamındaki suçlarda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması uygulamasından vazgeçildi.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması nedeniyle, bu mahkemelerde bakılmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, CMK'ya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek, verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilecek ve ertelenebilecek
Özel yetkili mahkemelerde devam eden davalar, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi'' tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor. AK Parti'nin, tasarının Geçici 1 ve Geçici 2. Maddesi üzerinde değişiklik önergesi verdi.
Kabul edilen önergelere göre, mahkumiyet hükmünün infazı ertelenen kişi hakkında bu mahkumiyete bağlı olarak herhangi bir hak yoksunluğu doğmayacak. Ancak bu kişinin, erteleme kararının verildiği tarihtin itibaren 3 yıl içinde yeni bir suç işlemesi halinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu takdirde, ertelenen mahkumiyet hükmüne bağlı hukuki sonuçlar, kişi üzerinde doğacak ve ceza infaz olunacak.
Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin, talepleri halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle, infazına karar verilebilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan 250. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılan davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar, bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
Bu davalarda yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemeyecek. Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinin, kavuşturmaya ilişkin hükümleri, bu davalarda da uygulanacak.
CMUK'nun 251. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları, yürütmekte oldukları soruşturmalara HSYK'ca TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekler.
TMK'nın 10. maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açılan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden durma veya düşme kararı verilemeyecek.
Mevzuatta CMUK'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılan atıflar, TMK'nın 10. maddesinde belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacak.
Kamuoyunda, ''3. Yargı Paketi'' olarak bilinen Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Deva Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecek.
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilecek. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkansız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunlu olacak. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek.
Rekabet Kurumu ve Şeker Kurumu'nun nihai kararlarına karşı Danıştay yerine idare mahkemesinde dava açılabilecek. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava, öncelikli işlerden sayılacak. İdari para cezaları dahil, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları da Danıştay yerine yetkili idare idare mahkemesinde açılabilecek.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davalar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun düzenleyici ve denetleyici nitelikteki kararlarına karşı, Danıştay yerine yetkili idare mahkemesinde dava açılabilecek.
Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. maddesinin başlığı, ''Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi'' olarak değiştirildi. TMK kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine, HSYK tarafından yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Bu mahkemelerin başkan ve üyeleri, Adli Yargı Adalet Komisyonu'nca, bu mahkemelerden başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemeyecek. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile Askeri Mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklı kalacak.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili olarak soruşturma, HSYK'ca bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılacak. Bu Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başka mahkemelerde ve işlerde görevlendirilemeyecek.
Türk Ceza Kanunu'nun(TCK), ''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Anayasayı ihlal'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'' ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'' ve ''Suç için anlaşma'' maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlemiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacak. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 26. maddesi hükmü saklı olacak. Bu kanunun 26. maddesi, ''MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanunun 250. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması, Başbakanın iznine bağlıdır'' hükmünü içeriyor.
Yürütülen soruşturmalarda hakim tarafından verilmesi gerekli kararları alma, bu kararlara karşı yapılan itirazları incelemek ve sadece bu işlere bakmak üzere yeteri kadar hakim görevlendirilecek.
Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalamanın ardından itibaren 48 saat saati geçemeyecek.
Soruşturmanın amacı tehlikeye düşebilecekse yakalanan veya gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında, Cumhuriyet savcısının emri ile sadece bir yakınına bilgi verilecek.
Gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilecek. Bu zaman zarfında ifade alınamayacak.
Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılacak. Kolluk görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkartılan davetiye veya çağrı kağıdı, kolluk görevlisinin iş adresine tebliğ edilecek. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilecek.
Güvenliğin sağlanması bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verilebilecek.
Açılan davalara adli tatilde de bakılacak.
Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu, haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlarla ilgili açılan davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.
''Temel milli yararlara karşı hakaret'', ''Halkı askerlikten soğutma'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''Savaşta yalan haber yayma'', ''Seferberlikle ilgili görevin ihmali'', ''Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü'' ve ''Askeri yasak bölgelere girme'' suçları hariç, ağır ceza mahkemelerinde görülecek diğer davalar ise şunlar:
''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Düşmanla işbirliği yapmak'', ''Devlete karşı savaşa tahrik'', ''Yabancı devlet aleyhine asker toplama'', ''Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma'', ''Düşman devlete maddi ve mali yardım'', ''Anayasayı ihlal'', ''Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'' , ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'', ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'', ''Suç için anlaşma'', ''Askeri komutanlıkların gasbı'', ''Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma'', ''Savaş zamanında emirlere uymama'', ''Savaş zamanında yükümlülükler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin belgeler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme'' ''Siyasal veya askeri casusluk'', ''Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama'', ''Gizli kalması gereken bilgileri açıklama'', ''Uluslararası casusluk'', ''Devlet sırlarından yararlanma'', ''Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik'', ''Yasaklanan bilgileri temin'', ''Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini'', ''Yasaklanan bilgileri açıklama'', ''Yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama'', ''Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi'', ''Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma.''
Bu suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen tutuklama süresi 2 katı olacak. Çocuklar, bu madde hükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamayacak. Bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar için uygulanmayacak.
Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak günlük süreli yayınlar yönünden 4 ay, diğer basılmış eserler yönünden 6 ay içinde açılması zorunlu olacak. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi duracak. Durma süresi 4 ayı geçemeyecek.
Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinde yapılan yeni düzenleme nedeniyle, özel yetkili mahkemelerin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. 251. ve 252. maddeleri yürürlükten kaldırıldı.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan 250. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılan davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar, bu mahkemelerce bakılmaya devam edilecek.
Bu davalarda yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemeyecek. Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesinin, kavuşturmaya ilişkin hükümleri, bu davalarda da uygulanacak.
CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen Cumhuriyet Savcıları, yürütmekte oldukları soruşturmalara HSYK'ca TMK'nın 10. maddesi uyarınca görevlendirilen Cumhuriyet savcıları göreve başlayıncaya kadar devam edecekler.
TMK'nın 10. maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle açılan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden durma veya düşme kararı verilemeyecek.
Mevzuatta CMK'un 250. maddesine göre kurulan ağır ceza mahkemelerine yapılan atıflar, TMK'nın 10. maddesinde belirtilen ağır ceza mahkemelerine yapılmış sayılacak.
Askeri disiplinin sağlanması ve birtakım askeri gerekliliklerden dolayı, Askeri Ceza Kanunu kapsamındaki suçlarda hükmün açıklanmasının geriye bırakılması uygulamasından vazgeçildi.
TMK kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması nedeniyle, bu mahkemelerde bakılmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, CMK'ya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek, verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilecek ve ertelenebilecek.
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, ceza bir kat artırılacak.
Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa edenlere, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İfşa edilen bu verilerin basın yayın yoluyla yayınlanması halinde de aynı ceza uygulanacak.
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişiye, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 4000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişiye, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Gizlilik, görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla ihlal edilirse ceza bir kat artırılacak.
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası alacak. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde aynı ceza uygulanacak.
Ekonomik faaliyetini bedeni çalışmasıyla sürdüren borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, aile bireyleri için lüzumlu eşya, borçlunun haline münasip evi ve öğrenci bursları haczedilemeyecek.
Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İlişkin Deva Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanuna göre, her icra dairesinde Adalet Bakanlığı'nca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunacak.
İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı'nca yaptırılacak yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanacak. İcra katipleri arasından bakanlıkça gerçekleştirilecek sözlü sınav sonucuna göre de icra müdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilecek.
İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilecek.
İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılacak.
İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
