2015-03-18 - 15:00
Resmi ziyaretler çerçevesinde Türkiye'de bulunan Avrupa Parlamentosu Dış ilişkiler Komitesi (AFET) Başkanı Elmar Brok başkanlığındaki heyet, TBMM'de AK Parti, CHP, MHP ve HDP gruplarını ziyarette bulundu.
Resmi ziyaretler çerçevesinde Türkiye'de bulunan Avrupa Parlamentosu Dış ilişkiler Komitesi (AFET) Başkanı Elmar Brok başkanlığındaki heyet, TBMM'de AK Parti, CHP, MHP ve HDP gruplarını ziyarette bulundu.
Heyeti ilk olarak, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural kabul etti.
MHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Tuğrul Türkeş'in de yer aldığı kabulde Vural, heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretin çok önemli bir dönemde yapıldığını ifade eden Vural, "Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinin açıkçası bitmeyen senfoniye dönüştüğü bir ortam içerisinde ve Türkiye'nin demokrasi, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ekseninde birçok tartışmanın olduğu ve seçim öncesi dönemde yapılan bu ziyaret bu bakımdan oldukça önemli" dedi.
Heyet adına konuşan AFET üyesi ve İngiltere Parlamentosu üyesi Amjad Bashir, ziyaret etmekten memnuniyet duyduğu Türkiye'ye bir kez daha gelmekten dolayı mutlu olduğunu ifade etti.
Delegasyonun Başkanı Brok'un, ziyaretin yönlendirmesini kendisine bıraktığını anlatan Bashir, ziyaretinin amacını şöyle anlattı:
"AB için de sizin için de çok ilginç bir dönemden geçiyoruz. Hepinize seçimler öncesinde başarılar dilerim, umarım sizin için iyi sonuçları olan bir seçim olur ve seçimlerden sonra daha farklı bir pozisyonunuz olur, sizin için daha pozitif bir sonuç olur. Genel olarak AB-Türkiye süreci nasıl ilerleyecek, siz ne yapmayı düşünüyorsunuz onu öğrenmek isteyeceğiz."
Heyet Başkanı Brok ise bir gazetecinin Türkiye'de hükümetin demokrasi ve insan haklarına yönelik politikaları ve tutuklu gazeteciler ile ilgili görüşünü sorması üzerine şunları söyledi:
"Biz de ziyaretimizde aynı şekilde bu soruları soruyoruz. Türkiye'de oluşan gelişmeler neler, onları takip etmeye çalışıyoruz, sizin geçen hafta ve bu hafta içerisinde gerçekleşen İç Güvenlik Paketi ile görüşmelerinizi ve tartışmalarınızı aynı şekilde takip ediyoruz ve biz de bununla ilgili sorular soruyoruz.
İç güvenlik paketinizde güvenlik ve özgürlükler konusunda ve onlar arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirdiğinizi öğrenmeye çalışıyoruz farklı taraflarla görüşerek. Biz bu paketle beraber şiddet ve teröre karşı mücadeleyi destekliyoruz fakat bunun temel haklar ve özgürlükler ve ifade özgürlüğüne zarar vermeyecek şekilde gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu gelişmelerin AB'ye göre o boyutta da düşünülmesi, değerlendirilmesi önemli. Karşılanması gereken Kopenhag Kriterleri var, hukukun üstünlüğünün, demokrasinin, ifade özgürlüğünün olması gerekiyor."
Heyet, daha sonra CHP'de Grup Başkanvekili Altay, Bursa Milletvekili Turhan Tayan ve Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan ile görüştü.
Engin Altay, kabulde yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bizim için çok özel ve anlamlı bir günde bu ziyaret gerçekleşti. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100. yılını kutluyoruz. Bu vesile ile bütün geçmiş savaşlarda ölen şehitlerimizi de anma günü bugün. Dolayısıyla önemli bir günde önemli bir ziyaret. Nisan ayında yayınlanacak rapor öncesi bu ziyaret, hem partimiz hem ülkemiz için anlamlı ve önemli oluyor" diye konuştu.
"Türkiye kendisini Avrupa ailesinin doğal üyesi hissetmektedir. Enteresan benim doğduğum sene, 1963 yılında AB'ye başvurumuzu yaptık ben 52 yaşıma geldim hala bu üyelik gerçekleşmedi, bunun üzüntüsünü de taşıyoruz bu arada" görüşünü dile getiren Altay, şunları kaydetti:
"Avrupa Parlamentosu'nun ve Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı, Türkiye ile ilgili kimi endişeleri konusunda biz de bunu makul görüyoruz ancak Türkiye ile yürütülen müzakereleri diğer ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye'ye bir parça haksızlık yapıldığını da görmekteyiz.
Üzülerek de söylememiz lazım ki son yıllarda Türkiye'de demokrasimizde bir daralma yaşanmakta, yargı siyasallaşmakta, devletin laik niteliği, laiklik ilkesi aşındırılmakta, dış politikada bir parça itibar kaybı yaşanmakta ve ekonomimiz bir risk altında. Türkiye'nin yeniden bölgede laik, saygın, arabulucu, yapıcı model ülke olması konusunda 7 Haziran seçimlerinde önemli bir dönemeçten geçeceğinin de altını çizmek lazım."
Konuşmasında hükümetin 2005 yılından itibaren AB'ye bakış açısını değiştirdiğini savunan Altay, şöyle devam etti:
"İktidar partisinin kimi uygulamaları, Batıda, Avrupa'da Türkiye'nin batıya dönük yüzünün yön değiştirdiği algısını yarattığını biliyorum ancak altını çizmemiz lazım; Türkiye'deki bütün vatandaşlarımız yani 77 milyon yurttaşımız kendisini Avrupa ailesinin bir üyesi olarak hissetmekte ve bir an önce de bunun gerçekleşmesini arzu etmektedir.
Hükümetin müzakerelerin başladığı 2005 Ekim ayına kadar Avrupa'ya dönük pragmatik yaklaşımının fark edildiğini biliyor ve görüyoruz. 2005'e kadar olumlu yaklaşımın bu tarihten sonra pragmatik bir anlayışa evrildiğini görüyoruz. CHP tüm üyeler gibi Türkiye'nin Kopenhag ve Maastricht kriterlerine uymasını, AB hukukunu benimsemesini kabul eder. Buna mukabil diğer ülkelerden istenmeyen koşulların tek taraflı olarak Türkiye'den istenmesi de CHP tarafından kabul edilebilir bulunmamaktadır."
Brok'un, AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü ve Van Milletvekili Nazmi Gür'den oluşan HDP heyetine yaptığı ayrı ayrı ziyareti ise basına kapalı olarak gerçekleşti.
Heyeti ilk olarak, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural kabul etti.
MHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Tuğrul Türkeş'in de yer aldığı kabulde Vural, heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretin çok önemli bir dönemde yapıldığını ifade eden Vural, "Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinin açıkçası bitmeyen senfoniye dönüştüğü bir ortam içerisinde ve Türkiye'nin demokrasi, hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ekseninde birçok tartışmanın olduğu ve seçim öncesi dönemde yapılan bu ziyaret bu bakımdan oldukça önemli" dedi.
Heyet adına konuşan AFET üyesi ve İngiltere Parlamentosu üyesi Amjad Bashir, ziyaret etmekten memnuniyet duyduğu Türkiye'ye bir kez daha gelmekten dolayı mutlu olduğunu ifade etti.
Delegasyonun Başkanı Brok'un, ziyaretin yönlendirmesini kendisine bıraktığını anlatan Bashir, ziyaretinin amacını şöyle anlattı:
"AB için de sizin için de çok ilginç bir dönemden geçiyoruz. Hepinize seçimler öncesinde başarılar dilerim, umarım sizin için iyi sonuçları olan bir seçim olur ve seçimlerden sonra daha farklı bir pozisyonunuz olur, sizin için daha pozitif bir sonuç olur. Genel olarak AB-Türkiye süreci nasıl ilerleyecek, siz ne yapmayı düşünüyorsunuz onu öğrenmek isteyeceğiz."
Heyet Başkanı Brok ise bir gazetecinin Türkiye'de hükümetin demokrasi ve insan haklarına yönelik politikaları ve tutuklu gazeteciler ile ilgili görüşünü sorması üzerine şunları söyledi:
"Biz de ziyaretimizde aynı şekilde bu soruları soruyoruz. Türkiye'de oluşan gelişmeler neler, onları takip etmeye çalışıyoruz, sizin geçen hafta ve bu hafta içerisinde gerçekleşen İç Güvenlik Paketi ile görüşmelerinizi ve tartışmalarınızı aynı şekilde takip ediyoruz ve biz de bununla ilgili sorular soruyoruz.
İç güvenlik paketinizde güvenlik ve özgürlükler konusunda ve onlar arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendirdiğinizi öğrenmeye çalışıyoruz farklı taraflarla görüşerek. Biz bu paketle beraber şiddet ve teröre karşı mücadeleyi destekliyoruz fakat bunun temel haklar ve özgürlükler ve ifade özgürlüğüne zarar vermeyecek şekilde gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu gelişmelerin AB'ye göre o boyutta da düşünülmesi, değerlendirilmesi önemli. Karşılanması gereken Kopenhag Kriterleri var, hukukun üstünlüğünün, demokrasinin, ifade özgürlüğünün olması gerekiyor."
Heyet, daha sonra CHP'de Grup Başkanvekili Altay, Bursa Milletvekili Turhan Tayan ve Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan ile görüştü.
Engin Altay, kabulde yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bizim için çok özel ve anlamlı bir günde bu ziyaret gerçekleşti. Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100. yılını kutluyoruz. Bu vesile ile bütün geçmiş savaşlarda ölen şehitlerimizi de anma günü bugün. Dolayısıyla önemli bir günde önemli bir ziyaret. Nisan ayında yayınlanacak rapor öncesi bu ziyaret, hem partimiz hem ülkemiz için anlamlı ve önemli oluyor" diye konuştu.
"Türkiye kendisini Avrupa ailesinin doğal üyesi hissetmektedir. Enteresan benim doğduğum sene, 1963 yılında AB'ye başvurumuzu yaptık ben 52 yaşıma geldim hala bu üyelik gerçekleşmedi, bunun üzüntüsünü de taşıyoruz bu arada" görüşünü dile getiren Altay, şunları kaydetti:
"Avrupa Parlamentosu'nun ve Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı, Türkiye ile ilgili kimi endişeleri konusunda biz de bunu makul görüyoruz ancak Türkiye ile yürütülen müzakereleri diğer ülkelerle mukayese ettiğimizde Türkiye'ye bir parça haksızlık yapıldığını da görmekteyiz.
Üzülerek de söylememiz lazım ki son yıllarda Türkiye'de demokrasimizde bir daralma yaşanmakta, yargı siyasallaşmakta, devletin laik niteliği, laiklik ilkesi aşındırılmakta, dış politikada bir parça itibar kaybı yaşanmakta ve ekonomimiz bir risk altında. Türkiye'nin yeniden bölgede laik, saygın, arabulucu, yapıcı model ülke olması konusunda 7 Haziran seçimlerinde önemli bir dönemeçten geçeceğinin de altını çizmek lazım."
Konuşmasında hükümetin 2005 yılından itibaren AB'ye bakış açısını değiştirdiğini savunan Altay, şöyle devam etti:
"İktidar partisinin kimi uygulamaları, Batıda, Avrupa'da Türkiye'nin batıya dönük yüzünün yön değiştirdiği algısını yarattığını biliyorum ancak altını çizmemiz lazım; Türkiye'deki bütün vatandaşlarımız yani 77 milyon yurttaşımız kendisini Avrupa ailesinin bir üyesi olarak hissetmekte ve bir an önce de bunun gerçekleşmesini arzu etmektedir.
Hükümetin müzakerelerin başladığı 2005 Ekim ayına kadar Avrupa'ya dönük pragmatik yaklaşımının fark edildiğini biliyor ve görüyoruz. 2005'e kadar olumlu yaklaşımın bu tarihten sonra pragmatik bir anlayışa evrildiğini görüyoruz. CHP tüm üyeler gibi Türkiye'nin Kopenhag ve Maastricht kriterlerine uymasını, AB hukukunu benimsemesini kabul eder. Buna mukabil diğer ülkelerden istenmeyen koşulların tek taraflı olarak Türkiye'den istenmesi de CHP tarafından kabul edilebilir bulunmamaktadır."
Brok'un, AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü ve Van Milletvekili Nazmi Gür'den oluşan HDP heyetine yaptığı ayrı ayrı ziyareti ise basına kapalı olarak gerçekleşti.
